Değerli arkadaşlar merhabalar
28.08 (duyurunun yapıldığı gün) tarihinden bu yana sürecin akıbetiyle ilgili oldukça fazla konuştuk. İlk iki gün bazı arkadaşlarımızın hızlı aldığı aksiyonlar ve yaşadıkları küçük deneyimler üzerinden tahminler, senaryolar ve spekülasyonlar yapıldı. Ancak gözlemlediğim kadarıyla bu paylaşımlar üzerinden çok geçmemiş olmasına rağmen bazı arkadaşlarımız bunlardan haberdar değil. Başlık da aynı sorularla biraz tekrara düşmeye başladı. Bu nedenle, duyuru gününden itibaren yapılan yorumları, spekülasyonları ve farklı bakış açılarını toparlayıp özetlemek istiyorum. Belki böylece tekrar eden sorular azalır ve herkes gündemi yakalayabilir.
28.08.2025 – Duyuruda belirtilenler
- Yeni politika hayata geçirilirse, önceki “physical presence” (fiziksel olarak bulunma) şartını geçersiz kılacak ve bazı kritik değişiklikler getirecek.
- Görüşmeler artık ikamet edilen ülke (veya vatandaşlık ülkesi) ile sınırlandırılacak. Sadece sağlık vb. sınırlı istisnalar olacak.
- Elçiliği kapalı olan ülkelerde yaşayanlar için belirlenmiş “atanmış elçilikler” kullanılacak.
- Randevu alındıktan sonra yapılan “post to post transfer” (dosyanın bir elçilikten diğerine taşınması) artık doğrudan konsolosluklar aracılığıyla yapılamayacak. Bu talepler KCC’ye yönlendirilecek. (Duyuruda NVC deniyor ama DV için bu büyük ihtimalle yanlış bir ifade.)
- Yer değişikliği talebi için ikamet veya vatandaşlık gibi kanıt sunmak gerekecek.
- Bu değişiklikler DV2025 dosyalarını veya halihazırda randevusu verilmiş dosyaları etkilemeyecek. Ancak DV2026’dan itibaren geçerli olacak.
- 1 Kasım’dan önce mülakat almış olanların randevuları genellikle yeniden planlanmayacak veya iptal edilmeyecek.
Forumdaki yorumlar ve olası senaryolar
Özellikle üçüncü maddeden itibaren açıklanan kurallar bizleri ilgilendiriyor. Buradaki P2P transfer ifadesinden kasıt, dosya current olduktan sonra yapılan klasik transferler. Eskiden bu, doğrudan konsoloslukla iletişime geçilerek yapılabiliyordu. Artık bu tamamen devre dışı bırakıldı ve dosya taşıma taleplerinin KCC’ye iletilmesi gerektiği açıkça belirtiliyor.
KCC bu talepleri, duyuruyla getirilen yeni kısıtlamalara göre değerlendirecek. Yani transfer talep eden kişilerin, dosyasını taşımak istediği ülkede oturumu ya da vatandaşlığı olması istenecek.
Olası senaryolar:
- KCC mevcut durumda taşınmış dosyalara dokunmaz. Süreci karmaşıklaştırmamak adına eski taşıma işlemleri geçerli sayılabilir. Ancak konsolosluklar yeni regülasyonlara dayanarak oturum kartı vb. belgeler talep edebilir.
- KCC dosyalara dokunmaz, konsolosluklar da geçmişte olduğu gibi devam eder. Bu en iyimser senaryo olur ve vizelerimizi sorunsuz alırız.
- KCC tüm dosyaları otomatik olarak ikamet edilen ülke postlarına yönlendirir. (En olası senaryo bu gibi gözüküyor. Çok düşük ihtimal ise KCC’nin bunu yaparken eş zamanlı olarak konsolosluklara “kapasitenizi artırın” talimatı vermesi.)
- Konsolosluklara geniş bir inisiyatif alanı bırakılır. Konsolosluklar talimatları uygularken esneklik gösterebilir, bazıları dosyaları geri göndermeyebilir veya farklı çözümler üretebilir.
Sonuç
Senaryolar çoğaltılabilir, ancak ortak nokta şu: Henüz ne biz ne de konsolosluklar sürecin nasıl işleyeceği konusunda net bilgiye sahip değiliz.
Önümüzdeki günlerde yapılacak açıklamaları beklemekten başka çaremiz yok. Özellikle Viyana’da randevusu planlanmış olup iptal edilen arkadaşlarımız için gelecek yanıtlar sürecin gidişatını gösterecek.
Yeni kuralların ve talimatların nasıl uygulanacağını gördükçe tablo daha da netleşecek. O zamana kadar sakin kalalım, gereksiz e-postalarla kurumları darboğaza sokmayalım (en azından bu haftayı bekleyelim) ve @gucarslan’ın dediği gibi “kervanı yolda düzelim.”