Long Island City, Queens


Afiyet olsun @ibrahimasar :) Ölmez, sağ kalırsak, yarın karşılaştırmalı görseller serisinin son paylaşımını yapacağım. O da, kelimenin tam anlamıyla "ağzımıza layık" olacak inşallah :D
@Orhan-Cabarov Manhattan'ın, yalnızca benim gördüğüm ve arkadaşlarımın yaşadığı kısımları için geçerli. Hele diğer borough'ları hiç bilmem. New York tecrübem, toplam 28 günlük turistik bir seyahat ve orada yaşayan arkadaşlarımdan duyduklarımdan ibaret ne yazık ki. Çok biliyormuş gibi ahkam kesmek istemem. Ama San Diego'dan sor; ne istersen söyleyeyim 🙂
@Sefa Aman efendim, estağfurullah. Elimizden geldiği, dilimiz döndüğünce...
Beni New York'ta misafir eden arkadaş, bana bir ABD hattı alacaktı. Ben yanına gittikçe, o hattı kullanacaktım. Unuttu. (Paraya sıkışık bir zamanımda gittiğimden) Bütün masraflarımı o karşıladığı için (Elim rahatlayınca, kendisinin öyle bir talebi olmamasına rağmen, benim için yaptığı tüm masrafları geri ödedim), hatırlatmaya da yüz bulamadım. Eğer sorunuz, "Mi9 ABD hattıyla çalışıyor mu?" şeklindeyse, bu sorunun cevabını bilmiyorum.
Ama gitmeden önce, Turkcell'i arayıp, roaming'i açtırmıştım. Dönüşte 1.000 Lira'ya yakın fatura ödedim ama, Mi9'a takılı Turkcell hattımı hem New York'ta, hem New Jersey'de, hem de California'da çatır çatır kullandım :) Gerçi Turkcell de, mobil iletişim hizmetini Amerikalı şirketten alıp, müşterisine satıyor; dolayısıyla, müşteri her halükarda Amerikan şirketinin şebekesini kullanıyor ama, Mi9, aracı başka bir kuruluş olmadan, doğrudan Amerikan şirketinin şebekesine bağlanabiliyor mu; bu konuda tecrübe sahibi değilim maalesef.
Umarım sorunuzun özünü kavrayabilmiş ve bilgim dahilinde doğru cevaplayabilmişimdir. Cevaplayamadıysam, teknolojiyle arası harika olmayan orta yaşlı bir adamın anlayacağı dile sadeleştirip, tekrar deneyin lütfen :)
@kingocali, içinde söyledi: New York
Upper East Side, New York
(San Diego başlığı altında fotoğrafları görmüş ve metni okumuş olan arkadaşların affına sığınarak) İlk iki fotoğrafta, en solda görülen 15 katlı bina, New York'ta yanında kaldığım Türk arkadaşın 1+1 condo'sunun bulunduğu bina. Binanın tamamı condo'lardan oluşuyor. Kiralık daire yok. Her katta yaklaşık 10 daire var; 15 kattan, 150 dairelik bir apartman. Ayıp olmasın diye, arkadaşa kaça aldığını sormadım. İçinden fotoğrafları çektiğim 1+1 apartment ise, abisinin yaşadığı, tamamı apartment'lardan oluşan 20 katlı bir binada bulunuyor. Satılık daire yok. Her katta yaklaşık 10 daire var; 20 kattan, 200 dairelik bir apartman. İçinden fotoğrafları çektiğim 1+1'in aylık kirası $3,900.
Google Drive'da yerim kalmamıştı. Gmail, "Gelecek yeni mail'lere yer kalmadı" uyarısı verip duruyordu. KCC'den gelecek mail'i kaçırmamak için, nasılsa telefonda bir kopyası duruyor diye, Drive'daki bütün fotoğraf yedeklerini sildim. Meğer telefonda hiçbir şey durmuyormuş. Paylaşabileceklerimin dışında, Amerika'daki hayatın hem iyi, hem kötü; hem güzel, hem çirkin; hem gerçek, hem palavra yan ve yönlerini belgelemek için çektiğim ne fotoğraflar gitti. İçinden fotoğrafları çektiğim 1+1'in bulunduğu binanın fotoğrafı da, maalesef, giden fotoğraflar arasındaydı. Ama dış görünüş ve yaşam tarzı olarak, fotoğraflarda en solda görülen binadan bir farkı yok.
Gayrimenkul fiyatlarının fahiş olduğu İstanbul'da nasıl otopark problemi varsa, gayrimenkul fiyatlarının fahiş olduğu New York'ta da otopark problemi var. Apartmanların otoparkı yok. Apartmanlar dikey mimari ile inşa edilmiş olduğu için, sokaklarda da, o kadar kat malikine yetecek park yeri yok. O yüzden, girişimciler, 3-4 apartmanda bir, bir arsa satın alıp, üzerine katlı otopark dikmişler. Nitekim, ilk iki fotoğrafta, karşıdaki sokağın içinde, yanında kaldığım arkadaşın yaşadığı binanın hemen arkasındaki 3 katlı bina, bir katlı otopark. Lakin, aylık ücreti $700. O sebepten, evlerine yılda toplam $1,000,000 giren Türk arkadaşım ve Amerikalı eşi bile, son iki fotoğrafta görülen araçlarını, 5 blok aşağıdaki, aylık ücreti $200 olan katlı otoparka bırakıyorlar. Eşi beni dolaştırırken, kendi gözlerimle şahit oldum. Bir eline 1,5 yaşındaki kızın arabasını, diğer eline 3,5 yaşındaki oğlanın elini alıyor; yükünü de sırtına vuruyor; o soğukta, hiç üşenmeden 5 blok yürüyor. Alışveriş de yaptığı zaman, kızın hepsini taşıyacak eli kalmıyor. "Ben olmadığım zaman ne yapıyorsun?" diye sorduğumda, "Zor oluyor ama, hallediyorum bir şekilde" deyip, gülüyor. 1. New York'ta yaşam planlarken, arabanız da olacaksa, otopark ücretlerini de hesaba katmakta fayda var. 2. Upper East Side'da, altınızda Mercedes, cebinizde $1,000,000'la böyle yaşayacaksanız, o green card'ı yakın; hiç gitmeyin Amerika'ya :D
Not: Parasal büyüklükler, Amerikan notasyonuyla yazılmıştır. Türk notasyonuna çevirmek için, virgül gördüğünüz yere nokta, nokta gördüğünüz yere virgül koyunuz.
New York'taki arkadaşlar (abi - kardeş), pandemi başladığından beri ilk defa İstanbul'a geldi. Ben de, fırsattan istifade, "Ayıp olursa olsun" dedim; Manhattan'da ev sahibi olana, Upper East Side'daki 1+1'ini kaça aldığını sordum. $650,000'a almış. Westchester'da baktığı müstakil evler de, 1.5 - 2 milyon Dolar arasındaymış. Merak edenler için, vaktiyle eksik bıraktığım bu bilgiyi, geç de olsa tamamlamış olayım...
@Ist-to-NY 4 tane California'da, 1 tane New York'ta, (yüksek lisanstan) yeni mezun olduklarında mühendis olarak iş bularak kalmış Türk arkadaşım var. 15 senedir ilk işlerini buldukları yerde yaşıyorlar. Yalnızca California'dakilerden biri, o da Ülker Grubu'nda Supply Chain Director olarak iş bulduğu için geri döndü. Oradakiler, gelebilecekleri en iyi yerlere geldiler. Gül gibi yaşayıp gidiyorlar. Darısı başınıza inşallah...
Fiyatı biraz tuzludur ama, Hollywood Bulvarı’nda Hollywood Roosevelt var. Big Bus’ın ilk durağına da yürüme mesafesinde. Los Angeles’ı Big Bus’la gezer (Hollywood, West Hollywood, Beverly Hills, Santa Monica, La Brea, Melrose; görülmesi gereken her yerine de götürüyor), otele verdiğiniz parayı, taksi, Uber, Lyft, araba kirası masraflarından kurtararak telafi edersiniz. Los Angeles’ta, Beverly Hills dışında her yer sıkıntılı. Evsizler, müptelalar; sokaklar gerçekten nahoş. Ama Hollywood en azından turistik. Kimse kimseye yan gözle bakamıyor. En fazla, para isteyip, vermeyince arkandan küfür edebiliyorlar. Bir de “en ana” cadde olduğu için, sürekli polis devriyesi geçiyor. Bütçe varsa, kulaklarınızı da duyabileceklerinize tıkarsanız, Hollywood üzmez. Beverly Hills dışında, o korkunç sokak manzaralarını, Los Angeles’ın istisnasız her yerinde göreceksiniz zaten. Maalesef onun kaçarı yok. İyi yolculuklar ve iyi tatiller.
Olay aynı değil, ama süreç benzer diye yazıyorum. Amerika'da yüksek lisansa gitmesine yardımcı olduğum bir genç vardı. İsmi "Ahmet Özdemir" gibi, "Mehmet Öztürk" gibi, Türkiye'de binlercesi bulunan bir isimdi. F1 öğrenci vizesine başvurdu. Normalde 1-2 gün, bilemedin 1-2 haftada bitecek süreç, aynı isimde başka bir Türk vatandaşı vize ihlali yaptığı ve konsolosluk ikisinin aynı kişi olmadığından emin olmak istediği için, tam 2 ay sürdü. Sonunda vizeyi verdiler. Ama bu anekdotta: 1. Genç, gerçekten olduğundan şüphe ettikleri kişi değildi. 2. İsim nedeniyle çıkan sorun hariç, gencin hiçbir hatası ya da eksiği yoktu.
Sizin durumunuzda: 1. Gerçekleşmiş, ama unutulmuş bir başvuru var. 2. Kötü niyetli olmasa da, hatalı bir beyan var. Sizin durumunuz nasıl sonuçlanır, bilemem. İnşallah gönlünüzden geçtiği gibi sonuçlanır.
@ibrahimasar Big Bus'taki rehber abi, "Siz şimdi New York metrosunu metro sistemi zannediyorsunuz ama, o metro değil, tren sistemi. Metroyu şehrin altından geçirmedik; şehri tren sisteminin üzerine inşa ettik" demişti. Gerçekten de, yapılaşmanın daha seyrek olduğu Harlem'da, trenler ve raylar yüzeye çıkmıştı. Belli ki, uzak olmayan gelecekte, kara araçları ve yolları da yapılaşmanın altında kalacak. Ama küresel ısınma ve buzulların erimesi yüzünden, 2100 yılında sahil şehirlerinin sular altında kalacağını düşünürsek, o girişte daha çok adam ölür abi. Zaten virüsler, vs de böyle devam ederse, bundan sonra her günümüz I Am Legend olacak... :)
@ibrahimasar Biden gelirse, Türkiye'ye daha çok yaptırım uygulanacağı kesin. Ama umarım onun hükümeti, oligarklar dururken, Türkiye'den isteyip, hükümete yaptıramadıklarının acısını sivil halktan çıkarmaya çalışmayacak kadar "yetişkin-zekalı" olur.
@newyorker Son derece zarif, bir o kadar da gerçekçi bir temenni olmuş. Teşekkür ediyorum. Hepimiz için inşallah. @DORUK Sizde 20 sene önceki heves ve enerjimi görüyorum. Allah gönlünüze göre verir inşallah.
Kimsenin, hele ki içinde bulunduğumuz belirsizlik ortamında, sıranın 38.000'e gelip gelmeyeceğini öngörmesini bekleyemeyeceğimin farkındayım; o sebeple, sorumu düzeltmek ve biraz daha somutlaştırmak isterim: Forumda, geçmiş yıllarda, dosya numarası 35.000 ve üzerinde olup, başvuru sürecini zamanında tamamlayarak, Green Card'ını cebine koymuş tanıdığı, bildiği olan var mıdır? Bir de şansımı öyle deneyeyim. İlginize teşekkür ederim.
@ibrahimasar Tren fotoğrafları Çarşamba günü dedim. Vallahi kötü bir şey söylemedim :)
Adamlara 33.000 TIR silah gönder. Biz "Arkadaş, şu teröristleri silahlandırma. Sonra o silahları bize karşı kullanıyorlar" deyince, "Onlar terörist değil; bizim ortağımız. O silahların hepsinin seri numarası bizde kayıtlı. O silahlar yalnızca IŞİD'e karşı kullanılacak" de. Sonra "ortak"ların o silahlarla Türkiye'ye sızıp, eylem hazırlığı yapsın. Sonra "Türkiye'de terör eylemi olacak" diye yaygara kopar; temsilciliklerini kapat. Hedef de biz olalım; mağdur da biz olalım. Amerikan hükümetini de tebrik etmek lazım. Hem her haltı eden, hem de sürekli mağdur olmayı başaran bizimkilerden geri kalmadılar maşallah. Vallahi helal olsun!
@ibrahimasar Image diye bir kısım görürsem, ekleyeceğim inşallah :)
Öyle bir imkan varsa, kesinlikle University of California San Diego! Forumda herkes kurdan şikayet ediyor diye, ben durumdan vazife çıkardım da, onun için ekonomik çözüm önerdim. Yoksa, UCSD'ye gidebilecek kızı SDSU'ya gönderip de, geleceğiyle oynamayalım yani :)
@crazycells Ben yalnızca, somut verilere dayanarak, bir ihtimal olup olmadığını öğrenmeye çalışıyordum. Cevabınız beklentimi fazlasıyla karşıladı. Çok teşekkür ediyorum.
@malik Benim bildiğim kadarıyla yok. Hepimiz hala beklemedeyiz. Ama o alandaki gelişmeleri benden çok daha yakından takip eden, konu hakkında benden çok daha bilgili olan, forumda benden çok daha kıdemli @gucarslan @crazycells gibi arkadaşlar varken, tecrübe sahibi olmadığım bir konuda ahkam kesmekten imtina ederim.
İlgi duyduğunuz konunun detayları aşağıdaki başlıkta tartışılıyor. Arzu ederseniz, o başlığı takip edebilir, sorunuza en doğru cevabı, konunun uzmanı arkadaşlardan alabilirsiniz.
@ibrahimasar İnşallah. Sizin hakkınızda da hayırlısı neyse, o olsun. Yeğenim üniversiteye başlamadan, olur da, San Diego işi olursa, San Diego State University'nin Elektrik ve Bilgisayar Mühendisliği bölümünde (ikisi aynı bölüm) 4 tane Türk hoca var. Onlarla iletişime geçmenizi tavsiye ederim. Okul, San Diego'nun en ekonomik iyi okulu (Ya da, bakış açısına göre, en iyi ekonomik okulu). Hem devlet üniversitesi, hem de 2010'larda koydukları hedef ve yürüttükleri istikrarlı politikayla, en iyi okullar listesinde sürekli yükseliyor. Okulun gelişimini şu linkten takip edebilirsiniz:
https://newscenter.sdsu.edu/sdsu_newscenter/news_story.aspx?sid=78162
Hocalara ise, şu linkten ulaşabilirsiniz:
https://electrical.sdsu.edu/people/faculty
Restoran işine gelince, fast food tarzı bir şey olacaksa (pilavcı, kanatçı, dönerci, köfteci, dürümcü, ızgaracı, vs), üniversite öğrencilerinin sıkça gittiği mall'lardan birinde (ya da, umarım işler iyi giderse, hepsinde birden) olmasını tavsiye ederim. Grossmont Center olur. Mission Valley Mall olur. Zorlarsan, Fashion Valley Mall olur.
Daha kapsamlı, şık bir şey olacaksa, San Diego'nun en liberal, yeniliklere ve yabancı kültürlere en açık, (en olmasa da, yeterince) zengin mahallesi olan Hillcrest'i tavsiye ederim. Peşinen uyarayım: Hillcrest, kategorik olarak gay mahallesidir. San Francisco'da Castro neyse, San Diego'da Hillcrest odur. Ama aklına öyle pislik yuvası bir yer gelmesin. Kimsenin kimseye karışmadığı, dönüp arkasına bakmadığı bir yer sadece. Hiçbir aşırılık yok. Dünyanın her yerinden, envaiçeşit mutfak, çok sayıda restoran var. İşini iyi yapanların hepsi iyi iş yapıyor. Konum olarak, 5. Cadde'nin Hillcrest kesimini ya da University Avenue'nun Hillcrest kesimini tavsiye ederim. 5. Cadde biraz daha pahalı, University Avenue biraz daha ucuz olur. University Avenue olursa, 4. Cadde'deki Sultan Baklava'yla arana da biraz mesafe koymuş olursun; birbirinizin işini engellemezsiniz.
Şık mekan için, Hillcrest dışında, 5. Cadde'nin Gaslamp Quarter kesimi olur. Ama hem daha pahalı olur, hem oralarda o kadar kültürel çeşitlilik yok. Tutunamama riski daha fazla olur.
Şık mekan için, Hillcrest ve Gaslamp Quarter dışında, La Jolla olur. Prospect Street ve ondan dallanıp budaklanan bütün ara sokaklar olabilir. Ama muhtemelen, buralar daha da pahalı olur; kültürel çeşitlilik daha da az olduğu için, tutunamama riski daha da fazla olur.
Özetle, özünde gay mahallesi olmasına takılmazsan, Hillcrest'te başarı ihtimalin daha yüksek olur. Tabii her şey, ne kadar çok yatıracağın ve ne kadar çok çalışacağınla doğru orantılı.
Tekraren, hayırlısı neyse, o olsun. Saygılar...
@fortuneormisfortune @Orhan-Cabarov İkinci sorunun da otomatik cevabı "Hayır". Ama normal bir yılda ve süreç bu kadar ilerlemeden yapanlar ve başarılı olanlar var. Bu yıl, başka göçmen vize türleri için yapanlar ve başarılı olanlar var. Bu yıl, çeşitlilik vizesi (DV) için deneyenler var; ancak, henüz sonucunu bilmiyoruz. Muhtemelen öğrendiğimizde de, kopyalamak için çok geç olacak. Bu nedenle, siz de benim gibi Ankara'nın 30 Eylül'e kadar DV işlemi yapmayacağına kesin olarak kanaat getirenlerden iseniz, ilk deneyenlerden olmakta fayda var. Tabii, risk tamamen deneyene ait.