• Kayıt Ol
    • Giriş
    • Arama
    • Kategoriler
    • Güncel
      • Popüler Konular
      • Beğenilen İletiler
    • Popüler Konular
    • Beğenilen İletiler
    • Takip Duvarı
    • Takip Edilen Başlıklar
    • Yer İmleriniz
      • Kullanıcılar
      • Gruplar
    • Kullanıcılar
    • Gruplar
    • Harita
    • Takvim
    • Social Media
      • Facebook Group
      • YouTube Channel
      • Facebook Page
      • Twitter Page
      • Instagram Page
    • Arama
    1. Ana Sayfa
    2. Haliax
    Üyelik oluşturma, email adresi onayı veya foruma giriş konusunda sorun yaşayan üyelerimiz [email protected] adresine email gönderebilirler!
    • Profil
    • Takip Edilenler 7
    • Takipçiler 9
    • Konu 2
    • İleti 142
    • En İyi 88
    • Tartışmalı 0
    • Gruplar 0

    Haliax

    @Haliax

    250
    İtibar
    940
    Profil Görüntülemeleri
    142
    İleti
    9
    Takipçiler
    7
    Takip Edilenler
    Katılım Tarihi: Son Çevrimiçi Zamanı:
    Konum San Francisco

    Haliax Takip etme Takip Et

    Haliax tarafından gönderilen en iyi iletiler

    • RE: ABD'ye Yeni Taşınmış Göçmenlerin İlk Aylardaki Deneyimleri

      @R-Mutt Icten ve derin paylasim icin tesekkurler. Yazdiginiz her seye noktasi virgulune kadar katiliyorum. ABD'de gocmenlik ozelinde yazdigim, gocmenligin izdiraplari, bedelleri ve degip degmeyecegi uzerine olan bir yazimi paylasmak isterim. Linki su.

      Ne oluyor arkadaşlar? Çevremde, ister Green Card’lı olsun ister F1 vizesiyle burada bulunanlar olsun, herkes bir buhran içinde Amerika’da hayatta kalmaya çalışıyor. Evet, “hayatta kalmaya çalışıyor” diyorum. Çünkü burada hayatını sorunsuz ve stressiz sürdüren çok az insan tanıdım, en azından kendi çevremde.

      Evet, cunku su an adi konmamis bir global ekonomik kriz ve durgunluk var. Son 3 yilda gelenler icin zamanlama maalesef problemli. Trump'in gelisiyle de isler ve gidisat maalesef daha da kotu. Kisa-orta vade icin ne yazik ki umutlu ve optimist olmak icin cok fazla sebep yok, gercekci olmak gerekirse. Trump yonetiminin gorevi devretmesini beklememiz gerekecek. Pandemi sonrasi asiri alim furyasindan sonra neredeyse her sektor personel konusunda daralmaya gitti. Son 2-2.5 yildir is piyasalari asiri rekabetci ve durgun. ABD ozelinde egitim ve deneyim eksikligi de boyle bir ortamda fazlasiyla dezavantaj. Ama ABD'de 10+ yildir yasayan insanlara bakarsaniz, cogunun halinin vaktinin ve keyfinin yerinde oldugunu gorursunuz. Eger vasifli, egitimli ve adanmis kisiler iseler. Yani, normal sartlarda da belli bir refaha ermek ve hayat standardi insa etmek zaman aliyordu, ama simdi kriz ortamindan dolayi daha cok zaman alacak ve daha zorlu olacak. Ama eninde sonunda mumkun mu? Bence evet, fazlasiyla.

      1.5 yıl önce buraya geldiğimde İngilizcemi geliştiririm, okula yazılırım, kendime yatırım yaparım diye hayaller kuruyordum. Ama geçim kaygısı, çalışmak zorunda kalmak derken buna hiç vakit ayıramadım.

      Anlasilabilir. Ilk birkac yil sil bastan sifirdan bir hayat insa etme mucadelesiyle geciyor. Hayat bilgisi edinimi, sifirdan bir altyapi ve kimlik insa etme ve gerekli araclara sahip olma. Ama bu hayat insa etme ve hayatla mucadele etme safhasinin vizyoner dusunme ve davranma kismini bloke etmemesi elzem. Buyuk resmi akildan cikarmamak lazim. Bugunler icin calisirken, yarinlari insa etmeye devam etmek gerekli. Refah ve mutlu bir gelecek icin gerekli olan vasiflari, egitimleri ve becerileri arkaplanda edinmek ve onlara yatirim yapmak gerekli. Her sey dengeli bir sekilde yurumeli. Bu yazi benim ABD'de gocmenlik ozelinde en ufuk acici ve isabetli buldugum yazidir. Fazlasiyla icgoruye ve umut verici ogutlere sahip.

      Konuşma dilinde belli bir seviyeye gelmiş olsam da, “Amerikalı” biriyle arkadaşlık kurmanın ne kadar zor olduğunu yeni yeni anlamaya başladım. Üstelik bunun sadece bana özel olmadığını, İngilizcesi çok iyi olanların bile benzer sıkıntılar yaşadığını gördüm.

      Gayet hakli ve isabetli gozlemler. San Francisco ve Bay Area ozelinde konusmam gerekirse burada da durum ayni. Gecen sene Nisan ayindan beri sosyallige tam gaz odaklanmis durumdayim. Sadece Meetup uzerinden 15'in uzerinde etkinlige katildim. Neredeyse her hafta yabanci/Turk etkinliklere katiliyorum. Gercekten de Amerikalilarda genel bir yapmaciklik, yuzeysellik ve mesafeli olma problemi var. Turkler daha samimi, icten ve sicak. Burada da kulturlerin yapisi ortaya cikiyor. Kurt Lewin isimli psikologun kulturler arasi etkilesimi anlatmak icin buldugu analojiyi anlatan bir yazi var. Okunmasini tavsiye ederim. Kisaca, seftaliye (Ornegin, ABD'de California ve Florida gibi eyaletlerdeki insanlar) benzeyen kulturlerdeki insanlar daha guleryuzlu, arkadas canlisi ve havadan sudan konusmayi seven insanlardir diyor. Tipki seftali gibi yuzeyde, disardan bakildiginda yumusak ve cezbedici gorunurler diyor. Ama bir isirik aldiginizda sert bir kabuga toslarsiniz diyor. Yani, derinlesmek, samimilesmek, yakinlasmak zordur diyor. Ama imkansiz demiyor. Kendi sahsi deneyimim uzerinden soylemem gerekirse de oyle. Istisnai Amerikalilar da var. Derin, zeki, bilincli, samimi. Onlari bulmak lazim. Analojinin diger tarafinda ise hindistan cevizine benzeyen kulturlerdeki (Ornegin, ABD'de New York, Boston gibi eyaletlerdeki insanlar) insanlar ise pek gulmez, soguk ve yer yer kabadir diyor. Distan bakildiginda sert bir kabuk vardir, o kabugu asmak zordur deniyor. Ama bir kere asildi mi, tipki hindistan cevizinin ici gibi, cok yumusak ve sicak bir cekirdegi oldugu fark edilir diyor. Yani, tanismak, konusmak vs. zordur, ama bir kere tanisilip samimiyet edinildi mi, devami gelir, gerisi kolaydir diyor. ABD icinde bile cok farkli kulturler ve aliskanliklar var. Apayri dunyalar var. Kesfetmek ve deneyimlemek gerek.

      Buradaki yaşam biçimini ve insan ilişkilerini tanıdıkça, kendimi buraya daha fazla yabancı hissetmeye başladım.

      Gayet dogal. Alisma sureci. Bu baslikta oldugu gibi, kultur sokunun asamalari. Zaman ve adanmislik gerek. Cunku hicbir ulke mukemmel degil, hayat hicbir yerde utopik degil. Ve unutmayin, bugun bu halinizle TR'ye donseniz bile, fazlasiyla pisman olma ve yakinacak sey bulma ihtimaliniz var.

      Amerika’daki bireyselci zihniyetin, bizim gibi daha kolektif düşünen doğu toplumlarıyla ne kadar zıt olduğunu fark ettikçe bu yabancılık hissi daha da derinleşiyor. İnsanlar sanki otomatik pilottaymış gibi, yüzeysel ilişkiler içinde yaşıyorlar. Gerçek bir bağ kurmak, samimi bir sohbet etmek neredeyse imkânsız gibi. Ve bazen düşünüyorum… Belki de bu zihniyete hiçbir zaman tam anlamıyla sahip olamayacağım. Belki de bu yüzden kendimi hep bir “misafir” gibi hissedeceğim.

      Haklisiniz. Ama isin iyi yani, Amerika evrensel bir ulke. Dunyanin Birlesmis Milletler'i gibi. Her kulturden, her ulkeden insan var. Aradiginiz tarzda iletisimi ve yaklasimi olan milletlerle yakinlasabilirsiniz. Turk olur, Azeri olur, Italyan olur, Latin Amerikalisi olur, olur da olur. Opsiyon eksikliginin olmadigi bir ulke varsa, o da Amerika. Tadini cikarin.

      Öyle bir yaşta geldim ki (26), ne tam Türkiye’de kendimi var edebildim ne de burada. Günlerim Uber ve Lyft gibi işler yaparak geçiyor. Belki bu yazıdan sonra “başka iş ara” diyenler olacaktır. Ama FedEx, Amazon, Hertz gibi yerlerde de çalıştım. Hepsinde benzer sıkıntıları yaşadım.

      Hemfikirim. Giris seviyesi ve vasifsiz islerin genel problemi bu maalesef. Daha nitelikli ve potansiyelli, gelecege donuk islere ve kariyer firsatlarina kademeli olarak gecis yapmak gerekli.

      İşin en garip ve düşündürücü tarafı ise, Türkiye’deki arkadaşlarımın gündelik hayatlarının benimkinden daha dolu ve daha mutlu geçiyor gibi görünmesi.

      Nostalji ve anlik duygu durumlarinin da etkisiyle, davulun sesi uzaktan hos geliyor. Onun bir illuzyon oldugundan emin olabilirsiniz. Ve unutmayin, herhangi bir anda sizin yerinizde olmak icin canini vermeye hazir milyonlar var TR'de.

      Sahi, biz burada ne yapıyoruz? Özellikle buraya gelmeden önce belli bir iş tecrübesi olmayan ya da Türkiye’deki işini burada yapamayan insanlar için soruyorum: Amerika’ya garsonluk, Uber şoförlüğü, dasher’lık, kasiyerlik, Amazon’da depo işçiliği yapmak için mi geldik? Bu işler geçici mi? Eğer geçiciyse, o süre zarfında biz neler kaybediyoruz?

      Evet, gecici bir sureligine o isleri yapiyoruz. Ugruna okyanuslari ve kitalari asip geldigimiz o idealleri kovaliyoruz. Mutlulugun pesinden kosma, ruya gibi bir hayat yasama ve kendimizi gerceklestirme idealleri. Refah, medeni, demokratik ve mutlu bir yasam surme istegi. Bunlarin pesinden kosarken, ve bunlari kovalarken yasadiklarimiz kolay ve hafife alinacak turden degil kesinlikle. Agir bedeller odetiyor, buyuk tavizler verdiriyor, ve cokca da yipratiyor. Ama, her kahramanin hikayesinde ortak olan bir sey vardir. Zafer ve ihtisam, mucadele ve zorlukla gelir. Insan ancak bu sekilde guclenebilir, icsel olarak zenginlesebilir ve donusebilir. Ancak bu sekilde kendi hikayesinin kahramani olabilir.

      Biz Amerika’da ne yaşıyoruz?

      Kendi hikayemizin kahramani olmaya calisiyoruz. Daha da onemlisi, Amerikan Ruyasi'ni kendimiz icin gercek kilmaya calisiyoruz. 😉

      Amerika Birleşik Devletleri'nde Yaşam içinde yayımlandı
      Haliax
      Haliax
    • RE: ABD'ye Yeni Taşınmış Göçmenlerin İlk Aylardaki Deneyimleri

      @istalin Mr. Yavuz, dediklerinde sonuna kadar, noktasina virgulune kadar hakli. Gocmen olmayan, yabanci bir ulkede bir basina hayat mucadelesine sil bastan atilmamis hic kimse anlayamaz o sozlerin ne kadar gerceklik payi icerdigini ve altin degerinde oldugunu. ABD ozelinde 10 milyon km2'ye yakin yuzolcumunde, 335+ milyon nufusun oldugu, kita boyutunda bir ulkede sifir bilgi birikimi ve yol yordamla gercek anlamda TEK BASINIZA sifirdan bir hayat insa etmenin yeri geldiginde ne kadar zor ve zorlayici oldugunu kelimelerle tarif etmek mumkun degil. Yeri geldiginde ne kadar agir bedeller odettigini, psikolojinizi ve kararliliginizi ne kadar yogun sinava tuttugunu ve de ne kadar buyuk tavizler vermeniz gerektirdigini hicbir YouTube videosu, forum mesaji ve sosyal medya paylasimi aktaramaz. Is basa dusunce, bizzat deneyimleyince anlasilabilir yalnizca.

      ABD, devler ve sampiyonlar ligidir. Yasayinca farkina varilan cok ince detaylara sahip bir zorluk seviyesine sahiptir. Internette hicbir yerde bahsi gecmeyen o gerceklerden birini ben 2.5 yila yaklasan seruvenimde bizzat yasayarak ogrendigim icin, tecrubeyle sabitleyip, pratikte test ettigim icin gonul rahatligiyla aktarabilirim. Rekabet o da. Romantik, sosyal ve kariyer anlaminda. TR'den aliskin olmadiginiz cok katmanli ve ust seviyeli yogun ve cetin, amansiz bir rekabet seviyesi. Aksan, ulkenin tarihine ve kulturune ozgu bilgi birikimi eksikligi, o bolgeye ozgu yeterli yasanmislik olmadigi icin edinmesi epey uzun suren ve mesakkatli olan hayat bilgisi eksikligi gibi. Bunlari okuyunca teorik ve havada kaliyor tabii. Yasamadan anlasilmiyor.

      Ha, Amerikan Ruyasi'nin gercek olma ihtimali hic mi yok? ABD'de refah, medeni, kaliteli ve demokratik bir hayat hic mi mumkun degil? Fazlasiyla mumkun, ve de tamamen kisinin sansina, basarisina ve adanmisligina bagli. Cunku aslolan geldiginiz ulkede kim oldugunuz ve neler basardiginiz degil, bu yeni ulkede kime donustugunuz ve nelere ulasabildiginiz. Arnold Schwarzenegger gibi gocmen olarak geldigi ulkede once sampiyon bir vucut gelistirici, ardindan Hollywood yildizi, sonrasinda California valisi ve en nihayetinde de yasayan bir efsaneye donusen kisiler pek tabii oldugu gibi; akli dengesini yitiren, sansi bir turlu yaver gitmeyen, negatif ayrimciliga ugrayan, bes parasiz sokaklara dusen ve evsiz kalanlar da var.

      Ikisinin ortasindaki hayatlar da fazlasiyla oldugu gibi, akillardan cikarilmamasi gereken ise, ABD'nin ekstrem bir ulke oldugudur. Uclarda hayatlar yasattigidir. Ve en nihayetinde bunun tamamiyle subjektif bir hayat ve gocmenlik deneyimi olacagidir. Degip degmeyeceginin, Turkiye'de biraktiklarinizdan fazlasini burada bulup bulamayacaginizin, hur yasayanlarin ve kahramanlarin yurdunda uzun bir hayatta kalma ve hayat insa etme mucadelenizin ardindan o pesinden cok kostugunuz mutluluga kavusup kavusmayacaginizin belirsiz olacagi ve garanti olmayacagidir.

      Ama kesin olan sey ise su; gocmenlik, hayatimda yasadigim icin sukrettigim, ama bir daha asla bir benzerini yasamak istemeyecegim bir macera. Hayatta yalnizca bir kez deneyimlemeye katlanilabilecek turden bir deneyim.

      Bu vesileyle kendi hayatlari ve dunyalari icin bir davasi ve mucadelesi olan, hayallerinin ve mutlulugun pesinden kosan tum cesur ve kudretli gocmenlerin mucadelesini kutlar ve kutsar; muzaffer olmalarini, en nihayetinde butun bunlara degdi diyebilmelerini dilerim. Yeni vatanlarinda bir omur mutlu, huzurlu ve ait hissetmelerini umarim.

      Amerika Birleşik Devletleri'nde Yaşam içinde yayımlandı
      Haliax
      Haliax
    • RE: Amerika'da Green Cardla Yaşayanların Tecrübeleri

      @MySea Benim sorunum kendisinin öznel ve göreceli deneyimlerinin, genelgeçer ABD kaidesiymiş gibi aktarmasında. Bu çok sık yapılan bir hata. 330 milyonluk nüfusu, 10 milyon km2 toprağı olan, 50 devletten oluşan bir devletler topluluğundan bahsediyoruz. Hangi Amerika arkadaş? Amerika denmesindense spesifik olarak eyaletin ve şehrin belirtilmesi ve deneyimlerin, gözlemlerin bu eyaletle/şehirle sınırlı olduğunun belirtilmesi taraftarıyım. Ayrıca her şey beklentilerde ve yaşam standartlarında bitiyor. Kendisi sanki herkes ABD’ye ilk gidişinde SF, NY veya Washington D.C.’ye taşınıp 1+1 eve $2000 ödemek zorundaymış gibi yansıtmış. Kendisinin yaptığı en basit tabirle dezenformasyon ve propagandadır. İster isteyerek yapmış olsun ister istemeyerek. Dolayısıyla bu videoyu izleyen insanlarda ABD boktan, TR’de nasıl bir cennette yaşıyormuşuz da haberimiz yokmuş gibi bir algı oluşuyor. Framing effect’de son nokta. Ama bu dediklerimden tam tersini yapılmasını desteklediğim gibi bir mana çıkarılmasın. Yani ABD’nin sadece iyi yönlerini gösteren, aşırı optimist, polyannacı bir tablo çizilmesine de karşıyım. Gerçekçi ve objektif olunmalı, sonuçta işin ucunda insanların hayatları, gelecekleri var. Hayal satarak ya da hayattan soğutarak onlara iyilik yapmış olunmuyor.

      Amerika Birleşik Devletleri'nde Yaşam içinde yayımlandı
      Haliax
      Haliax
    • RE: California

      @Haliax, içinde söyledi: California

      @Haliax, içinde söyledi: California

      San Francisco, California’da 9. ayina girmek uzere olan ve henuz gecen hafta taze bir sekilde suca maruz kalmis birisi olarak; sucun deneyimlerimi, algimi ve dusuncelerimi nasil etkiledigini paylasayim, biraz da dert yanayim istedim.

      Delivery yapmak icin kiraladigim bir Prius var. Bu Prius’u henuz 2 haftadir kullaniyorum, ondan once 2 ay Civic, ondan da once 5 ay bir baska Prius kiralamistim. Satin almak yerine kiralamamin sebebi gerek Reddit’te, gerekse de forum ortamlarinda Prius’un catalytic converter’inin calindigini okumamdi. Yine onca arabanin icinden Prius kiralamamin sebebi, gecici olarak yaptigim delivery isleri nedeniyle hem yakit verimliliginin cok yuksek olmasi, hem de dayanikli olmasi.

      Asagi yukari 5.5 aylik toplam Prius kiralama surecimin sonunda, her ne kadar oldukca guvenli, sakin ve huzurlu bir mahallede yasasam da, evimin onune park ettigim arabamdan catalytic converter gecen hafta maalesef calindi. Arabanin anormal bir sekilde kukremesi ve arabanin altindaki parcalardan bariz bir sekilde calindigi belliydi.

      Watch jakhqw | Streamable

      Watch jakhqw | Streamable

      Watch this video on Streamable.

      alt metni

      alt metni

      Arabayi sahibine goturdum, sigortayla konusuldu, araba tamir edildi ve ek koruma takildi.

      Sigorta parayi odedi, uzerine duseni yapti. Buraya kadar her sey olumlu, sevindirici. Deductible nedeniyle claim yaptigim icin $250 odemem gerekti. Aylik $162 odedigim, full coverage oldugu iddia edilen bir sigortam var. Ama anladigim kadariyla claim basina yine de para odeniyor. Henuz yeterince arastirma yapmadigim, bilgimin ve deneyimimin olmadigi konu.

      Geldik zurnanin zort dedigi yere. Hem galeri sahibine, hem tanidiklara, hem de ulasabildigim herkese ne yapmam gerektigini, mutlaka durumu polise bildirip tutanak tutturmak istedigimi, giden parcalarin ve paranin umurumda olmadigini; umursadigim tek seyin, suclularin yanina kar kalmamasi, adaletin yerini bulmasi oldugunu soyledim. Cunku “Dunya bu haldeyse, kotuluk yapanlardan degil, ona seyirci kalanlardan” diye dusundugumu belirttim. Naiflik pahasina bile olsa. Cunku insan; bildigi, tanidigi her seyi ve herkesi birakip, bir basina dunyanin obur ucuna gocunce, kendi geri kalmis; medeniyetsiz ve yozlasmis ulkesinin aksine, yeni gittigi gelismis, “medeni” ve hukuk dolu ulkede, islerin farkli olmasini ve islemesini istiyor, umuyor.

      Tum olumsuz yorumlara ve polis vakit kaybi tavsiyelerine ragmen, ayni gun aksam eve donunce saat 6-7 gibi ev sahibimle polis karakoluna gittik. Karakol freeway’in dibinde, acayip gurultulu ve pek kalabalik olmayan bir yerdi. Sirada iki uc kisi, iceri girilmeyen, sadece bir pencere olan ic kisimda da tek bir polis memuru vardi. Memur biz iceri girince direkt bizi cagirdi ve durumu sordu. Durumu acikladigimizda internetten raporda bulunursak daha rahat olacagini ve ozunde ayni sey oldugunu soyledi.

      Bu olduktan sonra icten ice bir bok olmayacagini anlamistim. Ev sahibim eve dondukten sonra kamera kayitlarina bakti ve olayin oldugu saati ve ani yarim da olsa bulabildi. Sans bu ya, evin onune park eden kamyonet kameranin gorus acisini blokladigi icin hirsizlar arabadan indikten sonrasi karamboleydi. Plaka ve yuzleri de gorunmuyordu.

      https://streamable.com/vbm0b5

      https://streamable.com/py7dbd

      Bunun uzerine daha yakin ve iyi bir acidan arabaya dogru bakan 3-4 kamerasi olan komsuyla iletisime gectik. Kendisi “ne demek, tabii ki kontrol edip size haber verecegim” dese de, birkac saat sonra “kameramda bir sey bulamadim” yalanini soylemesi cok surmedi.

      alt metni
      alt metni
      alt metni

      Ki kulliyen yalan ve imkansiz. Arabayla kameralarin arasinda 3-4 metre ya var ya yok, ev sahibimin kamera kayitlarinda, onun kamerasinin hirsizlarin hareketi nedeniyle flaslari yaktigi ve kayda basladigi gorunuyordu. Anlayacaginiz o ki, polis bir, komsu iki hayal kirikligi yaratti.

      Ama asil hayal kirikligi yaratan, 800 bin civari nufusu olan; dunyanin en evrensel, refah ve modern kentlerinden biri olan San Francisco’da, polisin adeta iflas etmesi, suclularin kendi hukumranligini istedikleri gibi surdurmesi, durust ve iyi niyetli insanlarin ise polisten umutlarini keserek, “enayilik” ve cezalandirilmislik hissiyle kendi baslarinin caresine bakmalari. Diger gelismis ve refah ulkelerin birkac kati nufusa sahip metropollerinden (Paris, Berlin, Londra) kat kat daha fazla suc oranlarina sahip olmasi. ABD icinde bile Chicago gibi Gotham’i aratmayan suc cehennemini bile sollayip zirvelere oynamasi.

      Bu demek degil ki Bati Avrupa veya diger gelismis ulkelerdeki metropoller mukemmel. Ama ABD kentlerinde esine az rastlanir turden kronik bir suc problemi var. Yuksek nufusa sahip olup gorece az suca sahip olan kentlerin sayisi bir elin parmagini gecmiyor. Bir ornek ise San Diego.

      11.000 KM otede, 10 saat geride, pratikte gerek refah, gerek imkanlar, gerekse de potansiyel acisindan TR’den onlarca yil ileride olan ulke, yine de sucu engelleyip, kurallari uygutayip, adaleti tecelli ettiremiyor.

      Tipki Turkiye’de oldugu gibi, burada da cakallik yapanlar, her turden kurali surekli olarak cigneyenler fazlasiyla var. Butun bunlari gordukten sonra buraya “Buyuk Turkiye” demeye basladim. Cunku cok fazla inkar edilemez benzerlik var. “Medeniyet ve gelismislik” kavramlarini sorgulatacak kadar.

      Ornegin, “medeni ve gelismis” ulkede, gupegunduz sokak ortasinda onlarca insanin muhtelif uyusturucularla kendinden gecmesini, ustelik polis karakolu ve belediye meclisinin onunde, bekler misiniz?

      alt metni

      Toplu tasimasinin asiri pis, tuhaf, ve de tehlikeli olmasini? Peki ya sokaklarinda (sehir merkezi dahil), aksinin yapilmasini soyleyen ve bizzat kanunun numarasini belirten onca uyariya ragmen pek cok bilimum insan ve hayvan diskisi dahil her turden copun ve atigin bulunmasini? Hatta sirf bu durum icin site yapilmasini?

      alt metni

      alt metni

      Sehrin her yerinde surekli kargo/paket calinmasini ve insanlarin surekli bundan yakinmasini? Arabanizda camlar patlatilip icindekiler calinir diye gonul rahatligiyla hicbir sey birak(a)mamanizi, ve sehrin adeta her yerinde boy boy “Magdur olmak istemiyorsaniz arabanizda kati suretle hicbir sey birakmayin” yazilmasini?

      alt metni
      alt metni

      Iste butun bu sorular donup, dolasip, toplanip, “medeniyet ve gelismislik” kavramlarini sorgulamaniza sebep oluyor. Gore gore, kirila kirila, arastira arastira, yasaya yasaya, alismaniza ve adapte olmaniza sebep oluyor. Anliyorsunuz ki, insan, her yerde insan. Kusurlar, her ulkede fazlasiyla var. Gelmeden once arastirdiginiz, gordugunuz o butun istatistikler, endeksler ve raporlar, kendi anekdot ve deneyimlerinizle taslarin yerine oturmasini sagliyor. Daha kirgin, ama daha olgun ve deneyimli bir sekilde hayatiniza ve gocmenlik yolculugunuza kaldiginiz yerden devam etmek icin ugrasiyorsunuz.

      Ve ben, gelmek icin ayri, kalmak icin ayri bedeller odedigim ve odemeye devam ettigim bu ulkede, butun bu olan bitenlere ragmen, her seyin daha iyiye gidecegine, bu ulkenin icinde gercek anlamda “medeni ve gelismis” yerler ve insanlar bulabilecegime dair inancimi koruyorum, korumaya calisiyorum. Naiflik pahasina bile olsa.

      Serinin devamini getireyim, son olan bitenleri aktarayim istedim.

      Bu yaziyi yazmamin uzerinden butun Amerika deneyimimin ve cogunlukla harika giden gocmenlik seruvenimin aniden, ve beklenmedik bir sekilde tepetaklak olmasi, dibe vurmasi gibi seyler gerceklesti.

      Yasadiklarimi anlatmadan once ABD’ye gelmeden once ABD’den donenleri, is bulamama, her seyin ters gitmesi, bir turlu duze cikamama gibi durumlardan bahsedenleri pek kaale almayan, anlattiklarini gercek disi olmasa bile, abarti bulan biri oldugumu belirtmek isterim. Bunu da hicbir konuda fanatik ve bagnaz olmayan, en gonulden bagli oldugu konu ve kisilere karsi bile elestirel, objektif ve notr yaklasan biri olarak yapardim. Ama insanin duyup okumasiyla, birebir, bizzat yasamasi bambaska seylermis.

      Dil okulu kapsaminda ogrenci vizesiyle geldigim ABD’de acentamin sayesinde kendim arasam bulamayacagim kadar konforlu, guvenli ve keyifli bir ailenin yaninda, aile yani konaklama seklinde pembe ve sirin bir evde yasiyordum.

      alt metni

      Evdeki odalari kiralayan aile tam o evin karsisindaki asil evlerinde kaliyor, benim kaldigim evi ise tamamen ogrencilere, acentalar araciligiyla kiraliyorlardi. 10 aylik balayi gibi gecen bol samimiyet, yakinlik ve evdeki ogrencilerle dolu dolu unutulmaz anilarin ardindan ev sahiplerinin maskeyi dusurup gercek yuzlerini gostermeleri uzun surmedi. $30’lik isitici masrafi yuzunden, ki 10 ay boyunca her ay kirayi eksiksiz ve erkenden yatiran; sorumlu, durust ve duzenli, adeta ruya gibi bir kiraci olmama ragmen, evden kovulmus oldum. Butun olay da benim yaz kis sogugu ve ruzgariyla unlu olan S.F.’de, aksamlari isitici acilmasini talep etmemdi. “Masrafli” olarak gorulup, engelimle alay edilip, turlu hakaretler esliginde evden cikarildim. Turkiye gibi geri kalmis ve sefil ulkelerde bile olan basit konforlarin burada “luks” ve “asiri masraf” olarak gorulmesi sadece gulunc.

      Evden ayrilmamla olaylarin yokus asagi artan bir hizla yuvarlanip gitmesi uzun surmedi. Hayatimda hic yasamadigim, yasacagima dahi ihtimal vermedigim pek cok seyi, cok kisa sure icinde yasadim, yasamak zorunda kaldim. DoorDash yapmak icin kiraladigim arabada, kira suresi bitmeden once 5 gun uyudum. Hic tanimadigim, gorunus olarak yaniltici bir sekilde guven vermeyen ve suphe uyandiran, ama aslinda icten ice iyi niyetli olan Agrili ve Meksika sinirindan ulkeye girmis biriyle, 3 haftadan fazla, berbat bir odada kalmak zorunda kaldim.

      alt metni

      Varos ve mide bulandirici bir banyoda, igrenerek banyo yapmak zorunda kaldim. Geceleri butun ilaclamalara ragmen bana misin demeyen bocekler, daha dogrusu bed buglar yuzunden asagilik hissederek, yarim yamalak ve isiriklarla dolu bir sekilde uyumak zorunda kaldim.

      Turk restoranlari, In-N-Out, Chipotle, Shake Shack, Applebee’s, McDonalds, Starbucks da dahil, akliniza gelen gelmeyen 200’un uzerinde sirkete bulasikcilik dahil basvurdum ve simdiye kadar da hepsinden de red yedim. Isvicre’deki bir sirkete remote olarak calismis bir yazilim muhendisi olarak pek hayal ettigim ve bekledigim isler ve kariyer olmasa da, yine de hayatta kalabilmek ve sifirdan bir hayat kurabilmek icin butun bu durumlara katlandim, goz yumdum.

      alt metni
      alt metni
      alt metni
      alt metni

      Bir sekilde hem para kazanayim hem de mesgul olayim diye kiraladigim motorun egzozu trajikomik bir sekilde calindi ve kendime ait olan UberEats hesabiyla yaptigim motorlu delivery macerasi da tamamen zararla sonuclandi.

      alt metni

      Bunlari kendimi acindirmak ya da pes ettim demek icin yazmiyorum. Hayatin bir gercekleri ve de gocmenlik surecimin bir parcalari olduklari icin, butun ciplakligiyla, sansurlemeden ve utanmadan yaziyorum.

      Cunku anladim ki, her insanin gocmenlik hikayesi, essiz ve kisiye ozgudur. Sadece ama sadece onu yasayanlar anlayabilir. Asla ama asla, yargilamamak gerekir.

      Isitme kaybim nedeniyle yasadigim, TR’den farkli olarak burada yasamayacagimi dusundugum ama yine de yasadigim negatif ayrimciliklara; krizlere, travmalara ve kayiplara ragmen, gelmek icin ayri, kalmak icin ayri bedeller odedigim ve odemeye devam ettigim bu ulkede, butun bu olan bitenlere ragmen, her seyin daha iyiye gidecegine, bu ulkenin icinde gercek anlamda “medeni ve gelismis” yerler ve insanlar bulabilecegime dair inancimi koruyorum, korumaya calisiyorum. Naiflik pahasina bile olsa.

      Her sey her daim kotuye gitmiyormus. Hayatta krizler oldugu kadar, mujdeler de oluyormus. Dipler oldugu gibi, ansizin dipten cikislar da oluyormus. Onemli olan; dip goruldugunde, her sey bitmis, her sey imkansiz gorundugunde bile, umudun her zaman oldugunu animsamakmis. Cunku; hayat varsa, umut da varmis.

      Bu yasadiklarimin ardindan sosyal medyadan tanistigim Deniz isimli bir tanidigimin araciligiyla sehrin en merkezi ve turistik yerlerinden biri olan, Painted Ladies’e yakin bir yerde bulunan havali mi havali bir Victorian evinde oda bulup orada yasamaya basladim. Gerek ev sahibi, gerek kaldigim oda, gerekse de evin konumu, tek kelimeyle efsanevi.

      Bu surecte @caglaror, Deniz isimli tanidigimin ve annemin cok destegi ve yardimi oldu. Onlarin da katkisiyla Adobe’nin San Francisco ofisinin mutfaginda ise girdim, 3. haftami bitirdim. Isin mutfagindan baslamis oldum. 🙂

      Yaptigim is bulasikcilik da olsa, asil isim olan muhendislik mulakatlarina hazirlanmam icin gerekecek olan konforu ve zamani bana saglayacak. Adobe’de calismanin yan haklarinin, imkanlarinin ve isin istikrarli ve stabil bir gelir ve is saatleri sunmasinin (DoorDash’a kiyasla ilac gibi), ayrica calistigim ekibin de iyi olmasinin hatrina, isi katlanilabilir bulmaya calisiyorum, katlaniyorum. Butun bunlarin hepsi de daha parlak, daha mutlu yarinlar icin. Degmesi ve gerceklesmesi umuduyla!

      California içinde yayımlandı
      Haliax
      Haliax
    • RE: Amerika'da Yaşanacak Eyalet ve Şehrin Seçimi

      Öncelikle ABD'de yaşamadığımı belirteyim. Ben de sizin gibi green card ile ABD'ye taşınıp ABD'de sıfırdan yeni bir hayata başlayacak biri olarak; kendi araştırmalarımı, gözlemlerimi ve fikirlerimi paylaşayım. Her şeyden önce bence gerçekçi olunmalı. ABD konusunda önceden olumlu ya da olumsuz herhangi bir önyargıya sahip olunmamalı. Bu önyargılardan kastım; filmlerin framing effectinin yarattığı "ütopik ülke ABD", Hollywood etkisinin "tozpembe" perspektifi veya gidip de dönen kişilerin sürekli karalama yapıp, zihinlerde ABD'nin dünyanın en kötü ülkesi olarak yer edinmesine sebep olmaları gibi. Hiçbiri olmamalı, tamamen nötr olunmalı. Onun dışında olası Kültür Şoku'na hazırlıklı olunmalı, çünkü değil bir ülkeden ötekine taşınmak, aslında bir şehirden diğer şehre taşınıldığında bile adaptasyon süreci zor olabiliyor ve aynı ülke içinde bile "kültür şoku" yaşanabiliyor. Detay için:

      https://yesilkartforum.com/forum/topic/1696/kultur-soku/

      Bir de bence gidilmeden önce en az birkaç ay idare edecek para ve yetkin olunan alanda, mesleği ilk başta yapamama ihtimaline karşı kişinin delivery, Lyft vb. gibi işleri yapmaya hazır olarak gitmesinde fayda var. Çünkü bir laf vardır, "Hayat, siz planlar yaparken başınıza gelenlerdir" diye. O açıdan sürprizlere de açık olmak lazım. 😛

      Kısaca 2 başlık altında inceleyebiliriz eyalet/şehir seçimini:

      1- Veriler, 2- Beklentiler.

      1-) Veriler:

      Eyaletin gelir vergisi oranı

      Eyaletteki işsizlik oranı

      Eyaletteki benzin vergisi/benzin fiyatları(Elektrikli araba düşünenler yormasın kendini 😛 )

      Eyaletteki satış vergisi oranları

      Eyaletteki suç oranı

      Eyaletteki enflasyon

      Eyaletteki yaşam maliyeti

      Eyaletin demografik yapısı

      Eyaletteki doğal afetlerin durumu(fay hattı, kasırga vs.)

      Eyaletteki iş olanakları ve sektörlerin dağılımı/durumu

      Araştırmalar sonucu eyaletleri bu ve buna benzer verilerle karşılaştırdıktan sonra en çok öne çıkan eyaletlerin bu sefer de en popüler şehirlerini üstteki kriterlere göre tekrar kıyaslamak gerekiyor bence. Mesela Texas eyaletindeki 3 popüler şehri kendi içinde kıyaslamak: Austin, Houston ve Dallas. Aynı eyaletteki bu 3 şehir arasında bile muazzam farklılıklar var. Austin IT alanında öncü, bir diğeri bir başka alanda. Houston'a kasırga gelebiliyor, Austin'e gelmiyor, gibi. Bu tarz kriterler sonucu epey eleme yapılacağı için, filtreden geriye birkaç eyalet ve şehir kalacaktır.

      https://yesilkartforum.com/forum/topic/393/amerika-da-yaşayanlardan-yaşam-maliyeti-örnekleri/ (Yaşamak istediğiniz eyaletin/şehrin yaşam maliyetleri hakkında fikir vermesi için)

      Ardından 2. başlığa geliyoruz.

      2- Beklentiler

      Beklentiler doğrudan kişinin yaşam tarzı, düşünme şekli ve inançları tarafından şekillendiği için çok önemli. Mesela sizin için neler önemli? Hangi işi yapacaksınız? Gündelik hayatınız nasıl geçiyor, eyaletin size nasıl bir hayat sağlamasını bekliyorsunuz? Nasıl bir iklim seversiniz, iklim sizin için önemli mi? Hangi görüş size yakın, muhafazakar mısınız modern mi? Şehir insanı mısınız, köy insanı mı? Hareketli bir hayat mı istersiniz, sakin mi? Bu tarz sorulara doğru, gerçekçi ve içten bir cevap verdikten sonra elde kalan eyaletler içinden en çok hangisi kişiye uyuyorsa, o eyalet ve şehri bir de orada yaşayanların, kişinin kafa yapısına benzer kafada olan insanlardan dinlemekte fayda var. Bu konular hakkında faydalı olduğunu düşündüğüm birkaç kaynak:

      https://yesilkartforum.com/forum/topic/1642/eyaletlerin-vergi-oranlari

      https://seyler.eksisozluk.com/green-card-aldiktan-sonra-abdde-hangi-sehre-yerlesmek-gerekir

      https://seyler.eksisozluk.com/green-card-kazandiktan-sonra-abdye-ne-kadar-parayla-gidilmeli

      Eyaletler içinde yayımlandı
      Haliax
      Haliax
    • RE: California

      San Francisco, California’da 9. ayina girmek uzere olan ve henuz gecen hafta taze bir sekilde suca maruz kalmis birisi olarak; sucun deneyimlerimi, algimi ve dusuncelerimi nasil etkiledigini paylasayim, biraz da dert yanayim istedim.

      Delivery yapmak icin kiraladigim bir Prius var. Bu Prius’u henuz 2 haftadir kullaniyorum, ondan once 2 ay Civic, ondan da once 5 ay bir baska Prius kiralamistim. Satin almak yerine kiralamamin sebebi gerek Reddit’te, gerekse de forum ortamlarinda Prius’un catalytic converter’inin calindigini okumamdi. Yine onca arabanin icinden Prius kiralamamin sebebi, gecici olarak yaptigim delivery isleri nedeniyle hem yakit verimliliginin cok yuksek olmasi, hem de dayanikli olmasi.

      Asagi yukari 5.5 aylik toplam Prius kiralama surecimin sonunda, her ne kadar oldukca guvenli, sakin ve huzurlu bir mahallede yasasam da, evimin onune park ettigim arabamdan catalytic converter gecen hafta maalesef calindi. Arabanin anormal bir sekilde kukremesi ve arabanin altindaki parcalardan bariz bir sekilde calindigi belliydi.

      Watch jakhqw | Streamable

      Watch jakhqw | Streamable

      Watch this video on Streamable.

      alt metni

      alt metni

      Arabayi sahibine goturdum, sigortayla konusuldu, araba tamir edildi ve ek koruma takildi.

      Sigorta parayi odedi, uzerine duseni yapti. Buraya kadar her sey olumlu, sevindirici. Deductible nedeniyle claim yaptigim icin $250 odemem gerekti. Aylik $162 odedigim, full coverage oldugu iddia edilen bir sigortam var. Ama anladigim kadariyla claim basina yine de para odeniyor. Henuz yeterince arastirma yapmadigim, bilgimin ve deneyimimin olmadigi konu.

      Geldik zurnanin zort dedigi yere. Hem galeri sahibine, hem tanidiklara, hem de ulasabildigim herkese ne yapmam gerektigini, mutlaka durumu polise bildirip tutanak tutturmak istedigimi, giden parcalarin ve paranin umurumda olmadigini; umursadigim tek seyin, suclularin yanina kar kalmamasi, adaletin yerini bulmasi oldugunu soyledim. Cunku “Dunya bu haldeyse, kotuluk yapanlardan degil, ona seyirci kalanlardan” diye dusundugumu belirttim. Naiflik pahasina bile olsa. Cunku insan; bildigi, tanidigi her seyi ve herkesi birakip, bir basina dunyanin obur ucuna gocunce, kendi geri kalmis; medeniyetsiz ve yozlasmis ulkesinin aksine, yeni gittigi gelismis, “medeni” ve hukuk dolu ulkede, islerin farkli olmasini ve islemesini istiyor, umuyor.

      Tum olumsuz yorumlara ve polis vakit kaybi tavsiyelerine ragmen, ayni gun aksam eve donunce saat 6-7 gibi ev sahibimle polis karakoluna gittik. Karakol freeway’in dibinde, acayip gurultulu ve pek kalabalik olmayan bir yerdi. Sirada iki uc kisi, iceri girilmeyen, sadece bir pencere olan ic kisimda da tek bir polis memuru vardi. Memur biz iceri girince direkt bizi cagirdi ve durumu sordu. Durumu acikladigimizda internetten raporda bulunursak daha rahat olacagini ve ozunde ayni sey oldugunu soyledi.

      Bu olduktan sonra icten ice bir bok olmayacagini anlamistim. Ev sahibim eve dondukten sonra kamera kayitlarina bakti ve olayin oldugu saati ve ani yarim da olsa bulabildi. Sans bu ya, evin onune park eden kamyonet kameranin gorus acisini blokladigi icin hirsizlar arabadan indikten sonrasi karamboleydi. Plaka ve yuzleri de gorunmuyordu.

      https://streamable.com/vbm0b5

      https://streamable.com/py7dbd

      Bunun uzerine daha yakin ve iyi bir acidan arabaya dogru bakan 3-4 kamerasi olan komsuyla iletisime gectik. Kendisi “ne demek, tabii ki kontrol edip size haber verecegim” dese de, birkac saat sonra “kameramda bir sey bulamadim” yalanini soylemesi cok surmedi.

      alt metni
      alt metni
      alt metni

      Ki kulliyen yalan ve imkansiz. Arabayla kameralarin arasinda 3-4 metre ya var ya yok, ev sahibimin kamera kayitlarinda, onun kamerasinin hirsizlarin hareketi nedeniyle flaslari yaktigi ve kayda basladigi gorunuyordu. Anlayacaginiz o ki, polis bir, komsu iki hayal kirikligi yaratti.

      Ama asil hayal kirikligi yaratan, 800 bin civari nufusu olan; dunyanin en evrensel, refah ve modern kentlerinden biri olan San Francisco’da, polisin adeta iflas etmesi, suclularin kendi hukumranligini istedikleri gibi surdurmesi, durust ve iyi niyetli insanlarin ise polisten umutlarini keserek, “enayilik” ve cezalandirilmislik hissiyle kendi baslarinin caresine bakmalari. Diger gelismis ve refah ulkelerin birkac kati nufusa sahip metropollerinden (Paris, Berlin, Londra) kat kat daha fazla suc oranlarina sahip olmasi. ABD icinde bile Chicago gibi Gotham’i aratmayan suc cehennemini bile sollayip zirvelere oynamasi.

      Bu demek degil ki Bati Avrupa veya diger gelismis ulkelerdeki metropoller mukemmel. Ama ABD kentlerinde esine az rastlanir turden kronik bir suc problemi var. Yuksek nufusa sahip olup gorece az suca sahip olan kentlerin sayisi bir elin parmagini gecmiyor. Bir ornek ise San Diego.

      11.000 KM otede, 10 saat geride, pratikte gerek refah, gerek imkanlar, gerekse de potansiyel acisindan TR’den onlarca yil ileride olan ulke, yine de sucu engelleyip, kurallari uygutayip, adaleti tecelli ettiremiyor.

      Tipki Turkiye’de oldugu gibi, burada da cakallik yapanlar, her turden kurali surekli olarak cigneyenler fazlasiyla var. Butun bunlari gordukten sonra buraya “Buyuk Turkiye” demeye basladim. Cunku cok fazla inkar edilemez benzerlik var. “Medeniyet ve gelismislik” kavramlarini sorgulatacak kadar.

      Ornegin, “medeni ve gelismis” ulkede, gupegunduz sokak ortasinda onlarca insanin muhtelif uyusturucularla kendinden gecmesini, ustelik polis karakolu ve belediye meclisinin onunde, bekler misiniz?

      alt metni

      Toplu tasimasinin asiri pis, tuhaf, ve de tehlikeli olmasini? Peki ya sokaklarinda (sehir merkezi dahil), aksinin yapilmasini soyleyen ve bizzat kanunun numarasini belirten onca uyariya ragmen pek cok bilimum insan ve hayvan diskisi dahil her turden copun ve atigin bulunmasini? Hatta sirf bu durum icin site yapilmasini?

      alt metni

      alt metni

      Sehrin her yerinde surekli kargo/paket calinmasini ve insanlarin surekli bundan yakinmasini? Arabanizda camlar patlatilip icindekiler calinir diye gonul rahatligiyla hicbir sey birak(a)mamanizi, ve sehrin adeta her yerinde boy boy “Magdur olmak istemiyorsaniz arabanizda kati suretle hicbir sey birakmayin” yazilmasini?

      alt metni
      alt metni

      Iste butun bu sorular donup, dolasip, toplanip, “medeniyet ve gelismislik” kavramlarini sorgulamaniza sebep oluyor. Gore gore, kirila kirila, arastira arastira, yasaya yasaya, alismaniza ve adapte olmaniza sebep oluyor. Anliyorsunuz ki, insan, her yerde insan. Kusurlar, her ulkede fazlasiyla var. Gelmeden once arastirdiginiz, gordugunuz o butun istatistikler, endeksler ve raporlar, kendi anekdot ve deneyimlerinizle taslarin yerine oturmasini sagliyor. Daha kirgin, ama daha olgun ve deneyimli bir sekilde hayatiniza ve gocmenlik yolculugunuza kaldiginiz yerden devam etmek icin ugrasiyorsunuz.

      Ve ben, gelmek icin ayri, kalmak icin ayri bedeller odedigim ve odemeye devam ettigim bu ulkede, butun bu olan bitenlere ragmen, her seyin daha iyiye gidecegine, bu ulkenin icinde gercek anlamda “medeni ve gelismis” yerler ve insanlar bulabilecegime dair inancimi koruyorum, korumaya calisiyorum. Naiflik pahasina bile olsa.

      California içinde yayımlandı
      Haliax
      Haliax
    • RE: Amerika'da Yazılım Geliştiricisi Olarak İş Aramak ve Yapılabilecek Hazırlıklar

      Cok uzun zamandir hayalini kurdugum, duslerimi susleyen bir surece kisa bir sure once basladim.

      Yaklasik 1 ay once ilk defa ABD'de, San Francisco Bay Area'da Back End Engineer olarak is basvurulari yapmaya basladim. Turkiye'de once TR'nin en buyuk start-up'larindan birinde, sonra da Isvicre kokenli bir teknoloji start-up'inda ise girdim ve asagi yukari 1 yila yakin sektor deneyimim var. ABD'ye gelmeden once Amazon'dan, geldikten kisa bir sure sonra da Silicon Valley Bank gibi sirketlerden mulakat teklifleri almistim ama pozisyonlar icin sponsorluk teklif edilmedigi icin ve o zaman calisma iznim olmadigi icin o firsatlari degerlendirememistim.

      Is basvuru surecimi surada durustce ve seffafca, asama asama paylasiyorum.

      Yorum, oneri vs. yapmak isteyen, sureci beraberce takip etmek isteyen herkesi beklerim.

      Bilişim Teknolojileri içinde yayımlandı
      Haliax
      Haliax
    • RE: Amerika'da yaşayanların sosyal hayatı

      @Drywall Dediklerinize katılmıyorum. İnsanlar Türkiye'de doğdu diye Türkiye'de ölmek, Türkiye'ye hapsolmak zorunda değil. Üçüncü milenyumun ikinci on yılında, Dünya hiç olmadığı kadar birbirine yakın, hiç olmadığı kadar bir bütün halde. Dolayısıyla Dünya Türkiye'den ibaret değil. Kişinin aylık geliri 15 bin lira bile olsa, gerek alım gücü, gerek hayat standartları gerekse de dolar bazındaki geliri üzerinden bakıldığında, Türkiye'de aylık 50.000+ TL (Hoş, bence ne kadar kazanılırsa kazanılsın yine de değmiyor) kazanmadıkça Türkiye'de yaşamaya değmiyor. Neden? Çünkü bu ülkenin tarihi krizlerle dolu. Siyasi, ekonomik, askeri ve gündelik krizlerle. Ne dünü bugünden iyiydi, ne de yarını bugünden iyi olacak. Dolayısıyla insanların konfor alanından çıkıp, daha iyi bir hayat ve gelecek hayaliyle yeni maceralara atılmak istemeleri ve bunun peşinden koşmaları kadar doğal bir şey olamaz. Birkaç veri sunayım:

      Öncelikle yukarıda bahsettiğim krizlere dair sadece son 7 yılın bir kesitini sunayım ki durumun vahameti açığa çıksın:

      Dünya Mutluluk Endeksi (Sayfa 27'ye bakabilirsiniz), Türkiye, Libya-Honduras-Kazakistan-Pakistan-Tacikistan ve Karadağ gibi ülkelerin bile gerisinde, tam olarak 79. sırada:

      https://s3.amazonaws.com/happiness-report/2019/WHR19.pdf

      2019 İnsani gelişme endeksinde ise Türkiye yine çok gerilerde, Brunei'nin, Umman'ın, Arjantin'in, Uruguay'ın, Romanya'nın, Karadağ'ın, Barbados'un, Palau'nun bile gerisinde, tam olarak 59. sırada.

      https://www.wikiwand.com/tr/İnsani_Gelişme_Endeksi

      Yolsuzluk algısı endeksinde Türkiye'nin durumu çok vahim. (Yolsuzluk ve torpilin artık yeni norm haline gelmesiyle bu sonuç şaşırtıcı değil.) 180 ülke arasından, TR, tam 91. sırada. Neredeyse tüm geri kalmış ülkelerden bile geride. Bu haritaya baktığınızda ileri&gerçek demokrasinin olduğu ülkelerdeki yolsuzluğun minimum seviyede olduğunu rahatlıkla görebilirsiniz.

      https://www.transparency.org/en/cpi/2019/results/

      https://www.wikiwand.com/en/Corruption_Perceptions_Index

      TR'nin CDS primi (kabaca borçlunun borcunu ödeyememe riskinin yüksekliği) her zaman yüksekti ama hiç bu kadar yüksek olmamıştı. TR, Kırılgan Beşli'nin daimi üyesi olarak hayal kırıklığına uğratmıyor ve yine bu konuda da zirvelere oynuyor, gelişmiş ülkelerin CDS'si hep 10-100 arası. TR'nin son zamanlarda hep 500+. 700'e yaklaşmışlığımız var. Bu, kabul edilebilir ve normal bir durum değil:

      https://i.imgur.com/ICC3Rq0.png

      Sovereing CDS

      Türkiye $ bazındaki ekonomik hacim sıralamasında 19. sıraya geriledi. 2023'te ilk 20'de olacak mı o bile belli değil. Kişi başına düşen 9 bin $ gelir ile, Meksika'dan bile kötü bir durumda:

      Bu son zamanlara has olan bir durum da değil. TR tarihi boyunca hiç gelişmiş ve refah bir ülke olamadı ne yazık ki. Kişi başına düşen gelir ($ bazında) sıralamasında TR hep istikrarlı bir şekilde daha da geriye gidiyor. Şu video acımasız gerçekliği tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor (1960-2019 yıllarını kapsıyor):

      Sadece kişi başına düşen milli gelirle de sınırlı değil, TL de uzun vadede hep dolara karşı değer kaybetme eğiliminde. Alttaki grafikte TL'nin 18 yılda ne kadar değer kaybettiğini görebilirsiniz:

      https://i.imgur.com/8yQo5hl.png

      2014'te yazılmış ve hâlâ geçerliliğini koruyan bir yazı:

      2023 Yılında Türkiye Ekonomisi En Büyük 10 Ekonomiden Birisi Olabilir Mi?

      Dolayısıyla tüm bu bilgiler ışığında, Türkiye'de kalmak için rasyonel tek bir sebep bile göremiyorum. Vatan, doğduğunuz toprak parçası değil, değer gördüğünüz, ait olduğunuzu hissettiğiniz, seçtiğiniz yerdir bana göre. Ve yine bence; her insan medeni, refah ve gelişmiş bir ülkede yaşama, çocuklarını bu ülkede, güzel bir gelecek düşüyle hayata getirme hakkına sahip. Ne mutlu bu hayalin peşinden koşup ona sahip olabilenlere!

      Amerika Birleşik Devletleri'nde Yaşam içinde yayımlandı
      Haliax
      Haliax
    • RE: California

      ABD’ye ilk defa uc gun once gelmis biri olarak, S.F. hakkindaki ilk izlenimlerimi yazayim.

      S.F.’in mimarisine, estetigine ve karakteristigine bayildim. Boyle birbirinden guzel binalar, mahalleler ve ortamlar varken yerli halkin cogunun mutsuz ve nesesiz olmasini beklemek gercek disi olurdu. Daha sadece Embarcadero, Fisherman’s Wharf, Lombard St., Golden Gate Park, Japanese Tea Garden taraflarina gidebildim. Meshur In-N-Out’dan bir double double, Ton’y’s’den de kafam kadar porsiyonlu dilim NY Cheese gomdum. McDonalds’da ilk defa gercek anlamda etin tadini alabildim, hem de yogun bir sekilde. Bu yemeklerin hepsi birbirinden lezzetli ve organikti, TR’ye kiyasla.

      TR’deki kaostan, halkin mutsuzlugundan, nesesizliginden, kasintiligindan sonra bu halkin umursamazligi, cilginligi, nesesi ve mutlulugu cok iyi geldi. Mutluluklari yuzlerine yansiyor, cogu hep guluyor.

      Cok cilgin aktiviteler ve etkinlikler vardi sehir merkezinde. Jesus Loves You’cu siyahi misyoner/evanjelist ablalardan, Tofas ceteleri gibi toplanip 1000 dB motor gurultusuyle etrafindaki herkesin kulagini kanirtan ve kendine sovduren motor cetelerine, ciplak gay’lerine, kizilay dagitmis gibi adim basi gorulen Tesla’larina, rengarenk ve evrensel bir dunya var burada.

      California içinde yayımlandı
      Haliax
      Haliax
    • RE: Dr. Mehmet Öz 8 Kasım 2022'deki Senatör seçiminde Cumhuriyetçi parti adayı

      Oz'u TV'de ilk kez bir programda gördüğümden beri kendisi hakkındaki fikirlerim hiç değişmedi. Kendisini son derece sahte, yapmacık ve itici buluyorum. Bu konu, Oz'un siyasete girerken ruhunu nasıl şeytana sattığını ve makyavelistliğini gözler önüne serdiğinin güzel bir özeti olmuş.

      Gündem içinde yayımlandı
      Haliax
      Haliax

    Haliax tarafından gönderilen son iletiler

    • RE: Texas, Austin

      Genel bir prensip olarak bizzat gormediginiz, yerinde incelemediginiz herhangi bir seye uzun sureli bir baglilik taahhut etmemenizi tavsiye ederim. Gerekirse gecici olarak Airbnb veya uygun fiyatli hotel/hostel’lerde konaklayin, oradayken bizzat gorerek karar verin. ABD’de de dolandiriciligin, sahtekarligin ve usulsuzlugun ne kadar yaygin ve siradan oldugunu gorunce sasiracaksiniz.

      Texas içinde yayımlandı
      Haliax
      Haliax
    • RE: Amerika'da Yaşanacak Eyalet ve Şehrin Seçimi

      @Karagoz Ben de San Francisco’da yasiyorum. Zamaninda kendim kazandim bahsedilen tutarlari, ordan biliyorum. Herkesin deneyimi kendine. Her sey subjektif ve degisken en nihayetinde. Onemli olan saatlik ne kadar kazanildigi. Uber Black ile saatlik averaj $40-45 kazaniliyor burda. Normal rideshare isleri $30 bandinda. Siki ve istikrarli calisanlar icin kazanmasi zor paralar degiller. S.F.’de bu isleri yapan Turkler genelde gunde 10-12 saat falan calisiyor. Kazanan kazaniyor. Bunlar brut gelirler tabii en nihayetinde. Masrafiyla gelen isler olduklari icin kar durumu farkli.

      Eyaletler içinde yayımlandı
      Haliax
      Haliax
    • RE: Amerika'da Yaşanacak Eyalet ve Şehrin Seçimi

      @Karagoz Belli basli buyuk kentlerde catering teslimatlariyla mumkun. Her zaman degil tabii.

      Eyaletler içinde yayımlandı
      Haliax
      Haliax
    • RE: Amerika'da Yaşanacak Eyalet ve Şehrin Seçimi

      @hDundar Los Angeles, Hawaii ve Florida disinda yazlari gercek anlamda yaz yasanan ve okyanusa yakin olan pek opsiyon aklima gelmiyor. Nem konusunda emin degilim. Yerinizde olsam L.A.’e odaklanirdim. Metropol oldugu icin daha fazla imkan ve firsat var. Hawaii ve Florida gibi yerler imkan ve firsat acisindan eksik.

      Eyaletler içinde yayımlandı
      Haliax
      Haliax
    • RE: Amerika'da Yazılım Geliştiricisi Olarak İş Aramak ve Yapılabilecek Hazırlıklar

      @CaliGirl-0 2-3 yildir is garantisi diye bir sey yok. Degil bootcamp mezunlari, dunyanin en iyi okullarindan mezun olanlar bile is bulmakta buyuk zorluk cekiyor. Tam bir kriz ve kaos ortami var.

      Bilişim Teknolojileri içinde yayımlandı
      Haliax
      Haliax
    • RE: ABD'ye Yeni Taşınmış Göçmenlerin İlk Aylardaki Deneyimleri

      @R-Mutt Icten ve derin paylasim icin tesekkurler. Yazdiginiz her seye noktasi virgulune kadar katiliyorum. ABD'de gocmenlik ozelinde yazdigim, gocmenligin izdiraplari, bedelleri ve degip degmeyecegi uzerine olan bir yazimi paylasmak isterim. Linki su.

      Ne oluyor arkadaşlar? Çevremde, ister Green Card’lı olsun ister F1 vizesiyle burada bulunanlar olsun, herkes bir buhran içinde Amerika’da hayatta kalmaya çalışıyor. Evet, “hayatta kalmaya çalışıyor” diyorum. Çünkü burada hayatını sorunsuz ve stressiz sürdüren çok az insan tanıdım, en azından kendi çevremde.

      Evet, cunku su an adi konmamis bir global ekonomik kriz ve durgunluk var. Son 3 yilda gelenler icin zamanlama maalesef problemli. Trump'in gelisiyle de isler ve gidisat maalesef daha da kotu. Kisa-orta vade icin ne yazik ki umutlu ve optimist olmak icin cok fazla sebep yok, gercekci olmak gerekirse. Trump yonetiminin gorevi devretmesini beklememiz gerekecek. Pandemi sonrasi asiri alim furyasindan sonra neredeyse her sektor personel konusunda daralmaya gitti. Son 2-2.5 yildir is piyasalari asiri rekabetci ve durgun. ABD ozelinde egitim ve deneyim eksikligi de boyle bir ortamda fazlasiyla dezavantaj. Ama ABD'de 10+ yildir yasayan insanlara bakarsaniz, cogunun halinin vaktinin ve keyfinin yerinde oldugunu gorursunuz. Eger vasifli, egitimli ve adanmis kisiler iseler. Yani, normal sartlarda da belli bir refaha ermek ve hayat standardi insa etmek zaman aliyordu, ama simdi kriz ortamindan dolayi daha cok zaman alacak ve daha zorlu olacak. Ama eninde sonunda mumkun mu? Bence evet, fazlasiyla.

      1.5 yıl önce buraya geldiğimde İngilizcemi geliştiririm, okula yazılırım, kendime yatırım yaparım diye hayaller kuruyordum. Ama geçim kaygısı, çalışmak zorunda kalmak derken buna hiç vakit ayıramadım.

      Anlasilabilir. Ilk birkac yil sil bastan sifirdan bir hayat insa etme mucadelesiyle geciyor. Hayat bilgisi edinimi, sifirdan bir altyapi ve kimlik insa etme ve gerekli araclara sahip olma. Ama bu hayat insa etme ve hayatla mucadele etme safhasinin vizyoner dusunme ve davranma kismini bloke etmemesi elzem. Buyuk resmi akildan cikarmamak lazim. Bugunler icin calisirken, yarinlari insa etmeye devam etmek gerekli. Refah ve mutlu bir gelecek icin gerekli olan vasiflari, egitimleri ve becerileri arkaplanda edinmek ve onlara yatirim yapmak gerekli. Her sey dengeli bir sekilde yurumeli. Bu yazi benim ABD'de gocmenlik ozelinde en ufuk acici ve isabetli buldugum yazidir. Fazlasiyla icgoruye ve umut verici ogutlere sahip.

      Konuşma dilinde belli bir seviyeye gelmiş olsam da, “Amerikalı” biriyle arkadaşlık kurmanın ne kadar zor olduğunu yeni yeni anlamaya başladım. Üstelik bunun sadece bana özel olmadığını, İngilizcesi çok iyi olanların bile benzer sıkıntılar yaşadığını gördüm.

      Gayet hakli ve isabetli gozlemler. San Francisco ve Bay Area ozelinde konusmam gerekirse burada da durum ayni. Gecen sene Nisan ayindan beri sosyallige tam gaz odaklanmis durumdayim. Sadece Meetup uzerinden 15'in uzerinde etkinlige katildim. Neredeyse her hafta yabanci/Turk etkinliklere katiliyorum. Gercekten de Amerikalilarda genel bir yapmaciklik, yuzeysellik ve mesafeli olma problemi var. Turkler daha samimi, icten ve sicak. Burada da kulturlerin yapisi ortaya cikiyor. Kurt Lewin isimli psikologun kulturler arasi etkilesimi anlatmak icin buldugu analojiyi anlatan bir yazi var. Okunmasini tavsiye ederim. Kisaca, seftaliye (Ornegin, ABD'de California ve Florida gibi eyaletlerdeki insanlar) benzeyen kulturlerdeki insanlar daha guleryuzlu, arkadas canlisi ve havadan sudan konusmayi seven insanlardir diyor. Tipki seftali gibi yuzeyde, disardan bakildiginda yumusak ve cezbedici gorunurler diyor. Ama bir isirik aldiginizda sert bir kabuga toslarsiniz diyor. Yani, derinlesmek, samimilesmek, yakinlasmak zordur diyor. Ama imkansiz demiyor. Kendi sahsi deneyimim uzerinden soylemem gerekirse de oyle. Istisnai Amerikalilar da var. Derin, zeki, bilincli, samimi. Onlari bulmak lazim. Analojinin diger tarafinda ise hindistan cevizine benzeyen kulturlerdeki (Ornegin, ABD'de New York, Boston gibi eyaletlerdeki insanlar) insanlar ise pek gulmez, soguk ve yer yer kabadir diyor. Distan bakildiginda sert bir kabuk vardir, o kabugu asmak zordur deniyor. Ama bir kere asildi mi, tipki hindistan cevizinin ici gibi, cok yumusak ve sicak bir cekirdegi oldugu fark edilir diyor. Yani, tanismak, konusmak vs. zordur, ama bir kere tanisilip samimiyet edinildi mi, devami gelir, gerisi kolaydir diyor. ABD icinde bile cok farkli kulturler ve aliskanliklar var. Apayri dunyalar var. Kesfetmek ve deneyimlemek gerek.

      Buradaki yaşam biçimini ve insan ilişkilerini tanıdıkça, kendimi buraya daha fazla yabancı hissetmeye başladım.

      Gayet dogal. Alisma sureci. Bu baslikta oldugu gibi, kultur sokunun asamalari. Zaman ve adanmislik gerek. Cunku hicbir ulke mukemmel degil, hayat hicbir yerde utopik degil. Ve unutmayin, bugun bu halinizle TR'ye donseniz bile, fazlasiyla pisman olma ve yakinacak sey bulma ihtimaliniz var.

      Amerika’daki bireyselci zihniyetin, bizim gibi daha kolektif düşünen doğu toplumlarıyla ne kadar zıt olduğunu fark ettikçe bu yabancılık hissi daha da derinleşiyor. İnsanlar sanki otomatik pilottaymış gibi, yüzeysel ilişkiler içinde yaşıyorlar. Gerçek bir bağ kurmak, samimi bir sohbet etmek neredeyse imkânsız gibi. Ve bazen düşünüyorum… Belki de bu zihniyete hiçbir zaman tam anlamıyla sahip olamayacağım. Belki de bu yüzden kendimi hep bir “misafir” gibi hissedeceğim.

      Haklisiniz. Ama isin iyi yani, Amerika evrensel bir ulke. Dunyanin Birlesmis Milletler'i gibi. Her kulturden, her ulkeden insan var. Aradiginiz tarzda iletisimi ve yaklasimi olan milletlerle yakinlasabilirsiniz. Turk olur, Azeri olur, Italyan olur, Latin Amerikalisi olur, olur da olur. Opsiyon eksikliginin olmadigi bir ulke varsa, o da Amerika. Tadini cikarin.

      Öyle bir yaşta geldim ki (26), ne tam Türkiye’de kendimi var edebildim ne de burada. Günlerim Uber ve Lyft gibi işler yaparak geçiyor. Belki bu yazıdan sonra “başka iş ara” diyenler olacaktır. Ama FedEx, Amazon, Hertz gibi yerlerde de çalıştım. Hepsinde benzer sıkıntıları yaşadım.

      Hemfikirim. Giris seviyesi ve vasifsiz islerin genel problemi bu maalesef. Daha nitelikli ve potansiyelli, gelecege donuk islere ve kariyer firsatlarina kademeli olarak gecis yapmak gerekli.

      İşin en garip ve düşündürücü tarafı ise, Türkiye’deki arkadaşlarımın gündelik hayatlarının benimkinden daha dolu ve daha mutlu geçiyor gibi görünmesi.

      Nostalji ve anlik duygu durumlarinin da etkisiyle, davulun sesi uzaktan hos geliyor. Onun bir illuzyon oldugundan emin olabilirsiniz. Ve unutmayin, herhangi bir anda sizin yerinizde olmak icin canini vermeye hazir milyonlar var TR'de.

      Sahi, biz burada ne yapıyoruz? Özellikle buraya gelmeden önce belli bir iş tecrübesi olmayan ya da Türkiye’deki işini burada yapamayan insanlar için soruyorum: Amerika’ya garsonluk, Uber şoförlüğü, dasher’lık, kasiyerlik, Amazon’da depo işçiliği yapmak için mi geldik? Bu işler geçici mi? Eğer geçiciyse, o süre zarfında biz neler kaybediyoruz?

      Evet, gecici bir sureligine o isleri yapiyoruz. Ugruna okyanuslari ve kitalari asip geldigimiz o idealleri kovaliyoruz. Mutlulugun pesinden kosma, ruya gibi bir hayat yasama ve kendimizi gerceklestirme idealleri. Refah, medeni, demokratik ve mutlu bir yasam surme istegi. Bunlarin pesinden kosarken, ve bunlari kovalarken yasadiklarimiz kolay ve hafife alinacak turden degil kesinlikle. Agir bedeller odetiyor, buyuk tavizler verdiriyor, ve cokca da yipratiyor. Ama, her kahramanin hikayesinde ortak olan bir sey vardir. Zafer ve ihtisam, mucadele ve zorlukla gelir. Insan ancak bu sekilde guclenebilir, icsel olarak zenginlesebilir ve donusebilir. Ancak bu sekilde kendi hikayesinin kahramani olabilir.

      Biz Amerika’da ne yaşıyoruz?

      Kendi hikayemizin kahramani olmaya calisiyoruz. Daha da onemlisi, Amerikan Ruyasi'ni kendimiz icin gercek kilmaya calisiyoruz. 😉

      Amerika Birleşik Devletleri'nde Yaşam içinde yayımlandı
      Haliax
      Haliax
    • RE: ABD'ye yeni gelenler icin kredi karti tavsiyeleri

      Kira odeyen herkesin Bilt Mastercard'i arastirip edinmesini siddetle tavsiye ederim. Online portallardan kredi kartiyla odeme yaptiginizda normalde alinan 3%'luk islem ucretinden feragat ettigi gibi, odediginiz kiralarla puan ve cashback da kazanabiliyorsunuz. Yillik ucreti olmayan bir kart icin fazlasiyla iyi faydalari ve avantajlari var. Mortgage odemelerinden de puan kazanilabiliyormus diye duydum ve okudum ama o konuda yeterince bilgim yok, onu da arastirmanizda fayda var.) arastirip edinmesini siddetle tavsiye ederim. Online portallardan kredi kartiyla odeme yaptiginizda normalde alinan 3%'luk islem ucretinden feragat ettigi gibi, odediginiz kiralarla puan ve cashback da kazanabiliyorsunuz. Yillik ucreti olmayan bir kart icin fazlasiyla iyi faydalari ve avantajlari var (Dining'e 3x puan vermesi, Lyft'e 5x puan vermesi, foreign transaction fee olmamasi, purchase protection vs. gibi daha bir suru ozelliginin olmasi). Mortgage odemelerinden de puan kazanilabiliyormus diye duydum ve okudum ama o konuda yeterince bilgim yok, onu da arastirmanizda fayda var.

      Bankacılık içinde yayımlandı
      Haliax
      Haliax
    • RE: ABD'ye Yeni Taşınmış Göçmenlerin İlk Aylardaki Deneyimleri

      @istalin Mr. Yavuz, dediklerinde sonuna kadar, noktasina virgulune kadar hakli. Gocmen olmayan, yabanci bir ulkede bir basina hayat mucadelesine sil bastan atilmamis hic kimse anlayamaz o sozlerin ne kadar gerceklik payi icerdigini ve altin degerinde oldugunu. ABD ozelinde 10 milyon km2'ye yakin yuzolcumunde, 335+ milyon nufusun oldugu, kita boyutunda bir ulkede sifir bilgi birikimi ve yol yordamla gercek anlamda TEK BASINIZA sifirdan bir hayat insa etmenin yeri geldiginde ne kadar zor ve zorlayici oldugunu kelimelerle tarif etmek mumkun degil. Yeri geldiginde ne kadar agir bedeller odettigini, psikolojinizi ve kararliliginizi ne kadar yogun sinava tuttugunu ve de ne kadar buyuk tavizler vermeniz gerektirdigini hicbir YouTube videosu, forum mesaji ve sosyal medya paylasimi aktaramaz. Is basa dusunce, bizzat deneyimleyince anlasilabilir yalnizca.

      ABD, devler ve sampiyonlar ligidir. Yasayinca farkina varilan cok ince detaylara sahip bir zorluk seviyesine sahiptir. Internette hicbir yerde bahsi gecmeyen o gerceklerden birini ben 2.5 yila yaklasan seruvenimde bizzat yasayarak ogrendigim icin, tecrubeyle sabitleyip, pratikte test ettigim icin gonul rahatligiyla aktarabilirim. Rekabet o da. Romantik, sosyal ve kariyer anlaminda. TR'den aliskin olmadiginiz cok katmanli ve ust seviyeli yogun ve cetin, amansiz bir rekabet seviyesi. Aksan, ulkenin tarihine ve kulturune ozgu bilgi birikimi eksikligi, o bolgeye ozgu yeterli yasanmislik olmadigi icin edinmesi epey uzun suren ve mesakkatli olan hayat bilgisi eksikligi gibi. Bunlari okuyunca teorik ve havada kaliyor tabii. Yasamadan anlasilmiyor.

      Ha, Amerikan Ruyasi'nin gercek olma ihtimali hic mi yok? ABD'de refah, medeni, kaliteli ve demokratik bir hayat hic mi mumkun degil? Fazlasiyla mumkun, ve de tamamen kisinin sansina, basarisina ve adanmisligina bagli. Cunku aslolan geldiginiz ulkede kim oldugunuz ve neler basardiginiz degil, bu yeni ulkede kime donustugunuz ve nelere ulasabildiginiz. Arnold Schwarzenegger gibi gocmen olarak geldigi ulkede once sampiyon bir vucut gelistirici, ardindan Hollywood yildizi, sonrasinda California valisi ve en nihayetinde de yasayan bir efsaneye donusen kisiler pek tabii oldugu gibi; akli dengesini yitiren, sansi bir turlu yaver gitmeyen, negatif ayrimciliga ugrayan, bes parasiz sokaklara dusen ve evsiz kalanlar da var.

      Ikisinin ortasindaki hayatlar da fazlasiyla oldugu gibi, akillardan cikarilmamasi gereken ise, ABD'nin ekstrem bir ulke oldugudur. Uclarda hayatlar yasattigidir. Ve en nihayetinde bunun tamamiyle subjektif bir hayat ve gocmenlik deneyimi olacagidir. Degip degmeyeceginin, Turkiye'de biraktiklarinizdan fazlasini burada bulup bulamayacaginizin, hur yasayanlarin ve kahramanlarin yurdunda uzun bir hayatta kalma ve hayat insa etme mucadelenizin ardindan o pesinden cok kostugunuz mutluluga kavusup kavusmayacaginizin belirsiz olacagi ve garanti olmayacagidir.

      Ama kesin olan sey ise su; gocmenlik, hayatimda yasadigim icin sukrettigim, ama bir daha asla bir benzerini yasamak istemeyecegim bir macera. Hayatta yalnizca bir kez deneyimlemeye katlanilabilecek turden bir deneyim.

      Bu vesileyle kendi hayatlari ve dunyalari icin bir davasi ve mucadelesi olan, hayallerinin ve mutlulugun pesinden kosan tum cesur ve kudretli gocmenlerin mucadelesini kutlar ve kutsar; muzaffer olmalarini, en nihayetinde butun bunlara degdi diyebilmelerini dilerim. Yeni vatanlarinda bir omur mutlu, huzurlu ve ait hissetmelerini umarim.

      Amerika Birleşik Devletleri'nde Yaşam içinde yayımlandı
      Haliax
      Haliax
    • RE: Engelli Bireyler için Göçmen Vize Süreçleri

      @Abdullah-birgücü Hayir.

      Yeşilkart (Greencard) ve Göçmenlik içinde yayımlandı
      Haliax
      Haliax
    • RE: Amerika'da Yazılım Geliştiricisi Olarak İş Aramak ve Yapılabilecek Hazırlıklar

      @Haliax Resume'yi Nisan sonunda guncelledim. Relocation kismini cikarip Adobe'nin mutfaginda halihazirda calismakta oldugum isi yazdim. TR'de aile sirketindeki alakasiz isi de ekledim. Ona ragmen 100'e yakin basvuruya yaklasmis halimle bile daha mulakata giremedim. Eszamanli olarak IT Support turevi islerine de basvurdum bu surec boyunca, sagli sollu red yemis oldum sadece. Komedi. Simdiye kadar Bay Area'daki muhendislik islerine ve benim yetkin oldugum stack ile ilgili ilan yayinlayan sirketlerin islerine basvurmustum. Bu saatten sonra ayrica ABD capinda remote islere de basvuracagim. Su asamada baska bir kente (Bay Area disinda) veya eyalete tasinma istegim ve dusuncem yok. Bakalim neler olacak. Fazlasiyla yipratan, yoran ve biktiran bir surec. Sonunda muzaffer olmam ve her seyin daha iyiye gitmesi, butun bunlara degmesi dilegiyle.

      Bilişim Teknolojileri içinde yayımlandı
      Haliax
      Haliax