@MySea, içinde söyledi: Yurt dışındaki Türklerin dayanışma eksikliği
@ibrahimasar Hocam birde soyleleri var: Yardimci oluyorsunuz, yol gosteriyorsunuz ve hatta evinizin kapilarini aciyorsunuz; ve nihayetinde, sizinle isleri bittigi anda, sorunlari cozuldugu anda, artik ne selam kaliyor ne de arayip sorma...
O bahsettiğim, sizi tanıyanın ya da tanımayanın yaşadığı olumsuz durumlara örnek bir hikaye de bu. Her insan güncel hayatında buna benzer pek çok olumsuz tecrübe yaşıyor maalesef. İletişim eksikliği mi dersiniz. Kişilik bozukluğu mu dersiniz...
Kısaca ben de bir örnek vereyim. Ankaradan işten ayrıldım, Bodruma yerleşeceğim. İstanbuldaki borca batmış ama elime doğmuş yiğenime bir destek olup, onuda buraya getirip çekip çevirme, borçlarını kapatma, hayatını bir düzene sokma, bir birimize destek olup çalışıp geçinme planlarıma karşılık, yiğenimin, burada çalışırken, kendi mesaisi esnasında iş yerinden para tırtıklamayı, elde ettiği bu parayla tam karşıma kendi dükkanı açmayı, o döneme kadar elde ettiğimiz müşterileri kendine yöneltip beni batırmayı planladığını öğrendim. Sonra neden böyle bir plan yaptığını sorduğumda ''ölene kadar seninle mi çalışıcam, boynuz kulağı geçer'' cevabı aldım. Ulan benim kabahatim ne. Niye beni batırıyosun, git ötede oyna :) Tabi getirmedim arkadaşı. Selamı sabahı kestim. Ablamla aram açıldı, neden götürmedin diye. Annem ayrı afra tafra yaptı. Ortada fol yok yumurta yok. Demek ki adamın bizde bir kuyruk acısı var. E şimdi, ben bu adamı mı amerikada el üstünde tutayım. Bu başımıza gelen olumsuz tecrübelerden sadece biri. Enişteden, kayın biraderden, abladan arkadaştan, komşudan, baldızdan, bacanaktan, burada ara ara görüştüğümüz müşteriden... kazık yemediğimiz kimse kalmadı. Ama biz akıllanmıyoruz. Toleransımız yüksek. Her seferinde canımız yanıyor. Kızıyoruz, küsüyoruz. Sonra yardıma muhtaç yaralı bir kuş görünce elimiz ayağımız boşalıyor.. Alemin enayisi dedikleri var ya. Biziz işte o :)