• Kayıt Ol
    • Giriş
    • Arama
    • Kategoriler
    • Güncel
      • Popüler Konular
      • Beğenilen İletiler
    • Popüler Konular
    • Beğenilen İletiler
    • Takip Duvarı
    • Takip Edilen Başlıklar
    • Yer İmleriniz
      • Kullanıcılar
      • Gruplar
    • Kullanıcılar
    • Gruplar
    • Harita
    • Takvim
    • Social Media
      • Facebook Group
      • YouTube Channel
      • Facebook Page
      • Twitter Page
      • Instagram Page
    • Arama
    1. Ana Sayfa
    2. azuleverde
    3. En İyi
    Üyelik oluşturma, email adresi onayı veya foruma giriş konusunda sorun yaşayan üyelerimiz [email protected] adresine email gönderebilirler!
    • Profil
    • Takip Edilenler 3
    • Takipçiler 2
    • Konu 1
    • İleti 214
    • En İyi 172
    • Tartışmalı 0
    • Gruplar 0

    azuleverde tarafından gönderilen en iyi iletiler

    • Ecosia arama motoru

      https://www.ecosia.org/

      Daha önce duymadıysanız Ecosia isimli bir arama motoru var. Siz arama yaptıkça dünya üzerinde bir yerlerde ağaç dikilmesine katkıda bulunuyorsunuz. Ben kullanmaya başlayalı yaklaşık üç yıl oldu. İlk kullanmaya başladığım dönemlerde yaklaşık 56 aramanın 1 ağaca denk geldiği yazıyordu. Şimdilerde 45 aramanın 1 ağaca karşılık geldiği belirtiliyor.

      Arama yaptığınızda çıkan reklamlardan veya reklamlara tıklamanızdan gelir elde edildiği yazıyor. Ben çok az reklama denk geldiğimi hatırlıyorum. Türkiye'den fazla reklam verilmemesiyle ilgili olabilir.

      Microsoft Bing temelli bir arama motoru. Google kadar fazla ve sizi tatmin eden sonuçlar veremeyebiliyor ama isterseniz Google'a da geçiş yapabiliyorsunuz. More sekmesinden Google'a tıkladığınızda yazdığınız kelimeleri orada arıyor veya aradığınız kelimelerden sonra bir boşluk bırakıp #g yazıp aradığınızda direkt Google'da arıyor.

      Ben önce Ecosia'da arıyorum, biraz bakınıyorum, bir şey bulamazsam geçiş yapıyorum. Bunun yanı sıra biraz önce okudum hotel yazıp arama yapıp otel rezervasyonu yaparsanız yine ağaç dikilmesine katkıda bulunuyorsunuz. Sağ üst köşede ne kadar arama yaptığınızı gösteren bir sayaç var. Siz farkında olmadan sayaçtaki rakam artıp duruyor.

      Forumda herkes oldukça araştırmacı bir yöne sahip. Sadece forum üyeleri kullansa epey bir ağaç dikilir 🙂 🌳 🌿 🌍

      Google büyük çoğunlukla daha rahat ve daha tatmin edici geliyor ama Ecosia'yı kullanmaya ve ihtiyaç duyduğunuzda yukarıda bahsettiğim şekilde geçiş yapmaya alışınca kullanmak hiç sorun olmuyor. Tavsiye ederim.

      Gündem içinde yayımlandı
      azuleverde
      azuleverde
    • RE: Coronavirus (COVID-19)

      Başlığın amacından farklı iletilerim oldu seri bir halde, kusura bakmayın.

      Bugün 5. gün oldu bir işe girdim. Yukarıdaki bir iletide işsiz olduğum dönemlerden bahsetme gereği duymuştum ama bunu belirtmemiştim. Foruma çok fazla uğrayamıyorum diye iletilerim biraz ardı ardına oldu, konudan saptırdığım için bilgi almak isteyenlerin vaktini aldığım için özür dilerim.

      Yine konu dışı olacak ama bu son, düşünceli forum üyelerinin aklında kalmasın. Bulduğum iş mesleğimle ilgili. Yüksek lisans yaptığım alan ve İngilizce ve onun dışındaki yabancı dil bilgim işe alınmamda etkili oldu. Covid-19 salgını döneminde çok büyük sürpriz oldu.

      Umarın bu süreçte herkes salgınla ilgili gerekli önlemleri almaya sabırla devam ediyordur.

      Gündem içinde yayımlandı
      azuleverde
      azuleverde
    • RE: DV2020 bekleme odası

      @labrador sanırım çekilişle gitme şansı yakalamış insanlar gittiklerinde keşke daha çok hayatın içinde bulunsalar gibi bir şey demek istiyorsunuz, en azından ben öyle anladım. Bunu söyleyiş şekliniz ise biraz tepkili, sitemkâr sanki. Siz gittiğinizde daha dolu yaşayabilir, ne iş yapabileceğinizi daha iyi çözmüş olarak gidebilir ve de fırsatları daha iyi değerlendirebilirsiniz belki; belki de tam olarak böyle olmaz, siz de buradayken beğenmediğiniz durumların bir parçası olursunuz, az veya çok, bunlar yaşanmadan bilinemez. Bahsettiğiniz şekilde olan insanların neden öyle olduklarını anlamaya çalışmak lazım. Burada çok iyi iş tecrübeleri bile olsa (veya olmasa) oraya gittiklerinde ne iş yapabileceklerini hâlâ çözememeleri, örneğin oranın iş kültürüne, insanlarına ve daha birçok konuya yeterince aşina olamadıkları için bana çok olağan geliyor. Bir kişinin orada adam akıllı insan içine çıkması, kurslara, etkinliklere katılması gibi konular insanlar ekonomik özgürlüklerini kazandıktan, oradaki yaşayışa alıştıktan bir müddet sonra ancak gerçekleştirilebilecek deneyimler. Eminim kimse gittiğinde edilgen kalmak istemez, oranın yabancısı olduklarını hissetmek istemez, en az orada doğup büyümüş biri kadar hayatın içinde olabilmek ister. Ancak tüm bunlar için bir insan önce ekonomik özgürlüğünü kazanmalı ve bu durumu gelecek kaygısı en az olacak şekilde sürdürebilmeli. Bir insan orada edilgen kalıyorsa mutlaka bir sebebi vardır ve bunu anlamak gerekir. Bana göre bu durumda olan kişilere sitemkâr gözlerle bakmanız ancak onları ötekileştirmenize sebep olur. Kaldı ki sizin de bir gün öyle bir durumda olup olmayacağınızın hiçbir zaman garantisi yok, çünkü hayatın bin bir türlü hâli var. Bize burada düşen gidenlerin durumlarından, tecrübelerinden kendimiz için çıkarımlarda bulunmak ve oradaki veya daha sonra gelecek kişiler için faydalı olabilecek tecrübelerin bir parçası olmak. Bana göre bu sitemli olmakla pek mümkün görünmüyor. Genç yaşlardayken ileriki yaşları bizden önce yaşamış insanları daha çok anlamamız gerektiğini düşünürüm, bir bildikleri vardır elbet; veya yoktur, bilinmez ama kimin nasıl yaşadığı konusuna daha anlayışlı bakmanızı öneririm, çünkü kimin ne öyküsü, ne gibi yaşanmışlıkları olduğunu bilemezsiniz

      Yeşilkart (Greencard) ve Göçmenlik içinde yayımlandı
      azuleverde
      azuleverde
    • RE: Coronavirus (COVID-19)

      @Semihmete, içinde söyledi: Coronavirus (COVID-19)

      @Rookie 88 liralık GSS prim borcumu annem babam ödedi diyen bir çocuğa ne yazsam boş 😊

      aa bakın bu iletiniz de tuz biber oldu benim için.

      İnşaat mühendisi olarak lisans öğrenimimi tamamladıktan bir dönem sonra yüksek lisans öğrenimime başladım. Bu süreçte internet üzerinden yaptığım başvurular sonucu bazı iş görüşmelerine çağrıldım ancak hiçbiri olumlu sonuçlanmadı. En son iş görüşmemi, en iyi geçen iş görüşmemi, tam 2 yıl önce yaptım. Tam işe alınacakken o dönem dolar fırladı ve ben 2 yıl boyunca bir daha iş görüşmesine bile çağrılmadım. İnşaat sektörünün son dönemdeki durumunu bilmeyen yoktur.

      Bu süreçte 1.5 yıl boyunca her hafta dershanelere sınav gözetmenliğine gittim. 2 saat 15 dk'lık sınavlar için 15 tl ücret alıp, 5 saat sonraki akşam sınavını da bekleyip, arada öğle yemeğini koştur koştur gittiğim fakültenin yemekhanesinde yedim.

      Bu arada devlet zaten işsiz olan bana bir de gss borcu çıkarttı. Devlet, yetişmiş bir gencine iş ortamı sağlayamadı, ama borç çıkartmasını bildi. Bu süreçte bu borç adı altındaki şeyi kazandığım üç kuruş parayla ben de ödeyebilirdim, babamın emekli maaşından annem babam da ödeyebilirdi. Yukarıda sayın @frusciante 'nin de bahsettiği gibi, bazı insanlar karakterinden ötürü ne torpille işe girmeye çalışır, ne de anne ve babasından kendi gss borcunu ödemelerini istemeye, harçlık almaya yeltenmeye.

      88 lira size cüzi görünebilir, burada insanlar bunun saçmalığını sorguluyor.

      Ama yine de siz bazı çocuklara ne yazsanız boş. Hiç yazmasanız keşke!

      Gündem içinde yayımlandı
      azuleverde
      azuleverde
    • RE: Umutlu bekleyiş ve bir teşekkür

      @calibraturbo 14-15. başvurusunda çıkanları görüyoruz. Bunun bir çekiliş olduğunu biliyoruz ama hepimiz öyle ya da böyle bir gün mutlaka çıkacak sanıyoruz. Hâlbuki hiç çıkmayabilir de. Geçen yıl ilk başvurumdu. Forumda okuduklarıma benzer şekilde ben de tabii ki çıkacak hisleriyle Mayıs ayını getirdim. O dönemki hâlime umutlu bekleyiş yakıştırmasını yapabiliyorum ama bu sene hiçbir beklentim olmadan bekliyorum. Neredeyse yarı yarıya, çıkmasa daha iyi dediğim oluyor; bir çıksa keşke düşüncelerimin ağırlığı artıyor bir tam tersi. 4 aylık Amerika deneyimim, son 2.5 yıllık gitme isteğim ve ikinci kez başvuru sonucu bekleyişime dayanarak burada elimizdeki olanaklarla ne yapabildiğimizin daha önemli olduğunu düşünüyorum. Ki benim gitmeyi isteme sebeplerimin çoğu buradaki durumlarla ilgili. Yani burada elimdekilerle bir şeyler yapayım desem elimde çok az şey var ama ona rağmen bunu düşünüyorum. Çalışıyor olsan, iyi kötü iş gücüne katılmış olsan ve az da olsa bir ekonomik özgürlüğün olsa bu bekleyişin, başka seçeneğinin kalmadığını düşünmen gibi konular daha hafif olur gibi geliyor bana. İş ayırt etmeden bir işte çalışsan zihnini de daha iyi toparlarsın kanısındayım. O kadar okuduktan ve mezuniyetinin üzerine belli bir süre geçtikten sonra iş fark etmeksizin çalışmak kolay değildir biliyorum ama en azından sana yaramayan bir döngünün içindeysen sırf o döngüyü kırmak adına yapılabilir. 2015'te çalıştığım kafede 33 yaşında maliye mezunu bir abi vardı benim gibi garsonluk yapan. Ona bakardım ve ben asla bu şekilde yapamazdım derdim. O arada iş yerindeki durumlara baktı, çalışma şeklini yarı zamanlıya çevirdi, bir dershaneye yazıldı kpss'ye hazırlandı. Sonraları kafeye uğradıkça görüyordum ama en son ne yaptı bilmiyorum. Demek istediğim, o kendince bir çözüm bulmuştu ve bulduğu bir çözümün içindeyken de başka konular için çözümler bulmaya çalışıyordu. Bence doğru bir yaklaşım, kendini tüketmek yerine zamanını bir işte harcarken kendine çözümler üretmek. Türkiye'deki olumsuz kültürden etkilenmeyen, bununla ilgili kötü anısı olmayan ya da söyleyecek sözü olmayan insan yoktur sanırım. Kimisi iliklerine kadar yaşamıştır bunu kimisi daha yüzeysel. Senin yazdıkların da bunlara bir örnek ama ben özellikle "Alternatifim kalmadı bu seneden gayrı" cümlesi için yazmak istedim. Benzer durumda olan başkalarına da bakış açısı sunabilir veya sen durumuna bir çözüm bulursan başkaları için senin çözümün aydınlatıcı olabilir. Sayın @newman'in çalışma azmi ve mücadele ruhuyla ilgili yazdıklarına katılıyorum. Bana göre burada mücadele etmek çok daha güzel bir şey. Green card'la ilgili olarak da dediğim gibi belki de hiç çıkmayacak. Neden böyle bir şeyi bekleyerek zamanımı geçireyim ki? Onun yerine elimizdekilerle bir şeyler üretmek daha akıllıca geliyor. Naçizane... (:

      Gündem ve Sohbet içinde yayımlandı
      azuleverde
      azuleverde
    • RE: Coronavirus (COVID-19)

      Dün konuyu saptıran iletiler yazmak durumunda kalmıştım ve bundan rahatsızlık duymuştum. Konu daha faydalı olacak şekilde ilerlemiş, o yüzden yazmak istediklerimi tek bir iletide toplayacağım, kimseyi gereksiz yere oyalamamak adına. Başlığa dair az bilgi içerecek muhtemelen, isteyen hızlıca geçebilir de.

      Sayın @Semihmete . Dün size cevap yazmak için yaklaşık 1 saatimi harcadığımı sanıyorum. Amacım hiçbir zaman hoşuma gitmeyen bir ileti gördüm girip cevap yazayım sonra çıkayım olmadı. Ben yazdıklarınıza karşı argümanlarımı sundum. Varsa sizin de argümanınız siz de yazın. Ortaya bir laf atıp sonra hiçbir şey olmamış gibi devam ediyorsunuz. Bunu her zaman yapıyorsunuz. Birçok başlık altında yapıyorsunuz. Şuraya bir şey yazayım üş beş kişi debelensin dursun diye kasıtlı yaptığınız kanısındayım. Yoksa o kadar açıklamaya, laf anlatmaya rağmen insan yazdıklarına biraz dikkat ederdi. Kimsenin vaktini çalamazsınız. İletilerinizi ve tavrınızı benzettiğim @sinem isimli kullanıcının neden forumdan uzaklaştırıldığına bakarsanız sebeplerden biri de boş yere insanların bir sürü vaktini almasıydı. Ben açıklamalarımın hiçbirini sizi dışlamak ya da ötekileştirmek için yapmadım ama sizin tavrınız çözümün bir parçası değil.

      Sayın @Rhonster siz de güldürdünüz 🙂 ben de o dönem aynı kişinin bir video altındaki yorumuna denk gelmiştim. Refleksim kaçıp uzaklaşmak şeklindeydi. Türkiye'den gitmeyi isteme sebeplerinin mikro örneği gibi. Sınavınızda da başarılar dilerim, umarım istediğiniz gibi olur.

      Sayın @aysegul teşekkür ederim. Evde anne babaya bulaştırmayayım diye epey dikkat ediyorum. Maske, kedi gibi minimum alanda konuşlanma ve tek kullanımlık, otobüs düğmesine basma kağıtlarıyla her gün bir operasyon olarak geçiyor. Her gün git gel eldiven dayanmıyor, maske de öyle. Bez maskeyle yarışı götürüyorum. İş yerinde de şu an İngilizce ve Almancayla işi devam ettiriyorum. Portekizceye henüz rastlamadım ama olabilir de 🙂

      Sayın @Muhtaradana teşekkür ederim.

      Sayın @ibrahimasar bahsettiğiniz kişilerle ilgili ben de kendi içimde benzer tespitler yapıyorum aslında. Özel hayatlarında veya sosyal hayatlarında belki de zaten hor görülmüş ve dışlanmış olabilirler. Ben de tam bu noktada o kişi için ne yapabilirim, benim görüşüme göre uyum sağlayamadığı bir ortamda nasıl destek olabilirim kaygısıyla yazıyorum. Ukalalıktan uzak olduğumu düşünerek ve buna çabalayarak o bir kişiyi nasıl kazanabiliriz diye uğraşmaya çalışıyorum. Ama her iki her iki yaklaşımın da kendine göre geçerli sebepleri var. Biri doğru biri yanlış diyemiyorum o yüzden.

      İşimle ilgili iyi dileklerini belirten arkadaşlara tekrar teşekkür ederim. Okurken aynı şekilde düşünen ve iyi dileklerini beğenileriyle ifade eden tüm arkadaşlara da teşekkür ederim. Güzel bir haber olarak paylaşmak istemiştim.

      Çekilişe bu yıl üçüncü kez başvuruyorum. İlk iki yılki sonuçların etkisiyle bir şeye bu kadar umut bağlamak çok saçma kanaatine vardım ve bu yıl aynı heves ve heyecanla beklemiyorum. Salgın döneminde evde kalmanın da etkisiyle hiçbir şey vazgeçilmez değilmiş diye düşünmeye başladım. Umarım bekleyen herkesin gönlüne göre olur

      Gündem içinde yayımlandı
      azuleverde
      azuleverde
    • RE: Kadın Cinayetleri

      @HockeyUmpire2 bizim toplumumuza kadınların çok çok emeği olmasına rağmen toplumdaki yerleri bilinmiyor. Kadının adı gerçekten yok. Bunda herkes sorumlu. Daha bugün Şule Çet'in katili ceza aldı; ama ne zorla, ne kadar sosyal medya baskısı ve uğraşıyla. Yazık ki ceza aldığına sevinir haldeyiz. Bir yandan da acaba gerçekten ceza aldı mı, göstermelik mi, ne yapıp edip gözden uzak bir şekilde rahat bir ortamda bulundururlar mı gibi düşünmeden edemedim. O kadar güvensizim adalete maalesef. Belki de ceza herkese nasılsa o şekilde uygulanıyordur bilemiyorum ancak benim algım maalesef bu yönde. Daha bir önceki duruşmada hükümlünün annesinin kızınıza sahip çıksaydınız deyişini hatırlıyorum. Aklım almıyor...

      Başlık kadın cinayetleri ama şiddete yönelik şeyler paylaşıp kederimizden birbirimizi mi yiyelim ne yapalım sayın @Rhonster ? (: faydalı olması açısından bazı düşüncelerimi yazayım.

      Ben otobüste, metroda, herhangi kamusal alanda denk gelirsem üşenmeden ve uygun bir dille açıklamaya çalışıyorum. Bazen forumda da denk geliyorum. Bazı bildiklerimi buraya da yazayım, çünkü başka türlü bazı şeyler düzelmeyecek.

      Bana göre her şey dil ile başlıyor. Çok güzel bir dilimiz var ve gerekli anlamları karşılayabilecek kelimelerimiz var. Örneğin dili yanlış kullanmak kadınların toplumdaki yeriyle ilgili sorunları derinleştiriyor. Bir kadın ben bir bayanım diyor mesela, otobüste yer verilmesini bekliyor. Diyorum ki bayan değil kadınsınız. Kadın kelimesi bizde ayıpmış gibi bir algı var. Kadın demek cinsel deneyimle bağdaştırılıyor ve toplum içinde bilinçaltının da etkisiyle bayan diye kullanıyor insanlar.

      Bayan, Bay'dan türemiş bir kelimedir. Bunlara san denir. İngilizcedeki Mr. ve Mrs. gibi. Dilimizde bu bay ve bayan sanlarına ihtiyacımız olduğunu da düşünmüyorum. Hanım ve bey kelimelerini biz bu amaç için kullanıyoruz aslında. Birine nasıl erkek diyorsak kadına da kadın diyeceğiz, bu kadar basit. Bir de kız kelimesi var, bu da cinsel deneyime göre kullanılıyor. Kız çocuğu veya oğlan çocuğu deriz, bu doğrudur. Kadın kelimesi biyolojik cinsiyeti ifade etmez (bunun için dişi kelimesini kullanırız), bu kelime kadın kişisinin toplumsal cinsiyetidir. Siz bu kelimeden utanırsanız, bunu ayıp bir şey gibi görürseniz zaten kendi kendinizi ikinci plana atmış oluyorsunuz.

      Kadınlara yönelik bir dille yazdım ama tabii ki bunlara hepimiz dikkat edeceğiz. Bir kadın da masa taşıyabilir, bir kadın da evde matkap kullanabilir, priz tamir edebilir. Bu gibi şeyleri hayatımızın içine yerleştirdikçe bir şeyler düzelecektir. Zaman alacak belki ama hiçbir şey yapmamaktansa bazı adımlar atmak daha doğrudur bana göre

      Gündem ve Sohbet içinde yayımlandı
      azuleverde
      azuleverde
    • RE: [Arşiv] DV2020 (2020 Green Card Lotosu) Asamalari

      DV2020 talihlisi arkadaşlar adına sevindim. Umarım yüksek numaradaki arkadaşlara da vize kalır. Bu yıl salgın sebebiyle dünya genelinde gitmekten vazgeçen insanlar mutlaka olmuştur. Bir an önce vizelerinizi alıp salgının da kontrol altına alındığı bir dönemde gitmenizi dilerim.

      Greencard Lotosu (Diversity Visa) Süreci içinde yayımlandı
      azuleverde
      azuleverde
    • RE: [Arşiv] DV2021 (2021 Green Card Lotosu) Asamalari

      Seçilen arkadaşları tebrik ederim. Yeni bir ülkede yeni bir hayata başlama heyecanınız uzun yıllar sizinle birlikte olur umarım.

      İstemediğiniz ortamları, sahip olduğunuz veya olmak zorunda kaldığınız, değiştirmek istediğiniz bakış açılarınızı değiştirebileceğiniz bir süreç yaşamanızı temenni ederim.

      Greencard Lotosu (Diversity Visa) Süreci içinde yayımlandı
      azuleverde
      azuleverde
    • RE: San Diego

      @kingocali verdiğiniz bilgiler için teşekkürler, emeğinize sağlık. Hepsi gözlemlerinizden, deneyimlerinizden geldiği için bilgi sahibi olmak isteyenlere iyi bir kaynak olacaktır.

      Konuşa konuşa, daha iyi bilenden deneyim aktarımıyla öğrenmeyi hep değerli bulmuşumdur. Bu yönde verilen emeğe de saygım sonsuz. Forum buna olanak sağlayan yönüyle güzel bir oluşum oldu herkes için.

      Yazınızdan sonra San Diego'da yaşayasım geldi sayın @kingocali , özellikle iklim konusundaki avantajıyla ve -bir yıldır- İspanyolcaya ilgim dolayısıyla; ama yine de New York City'yi yedirmeyiz 🙂 bu kadar kapsamlı olmasa da bir NYC karşılaştırması bekliyoruz sayın @crazycells 🙂

      California içinde yayımlandı
      azuleverde
      azuleverde
    • RE: DV2022 Bekleme Odası

      Herkese merhaba. Bu yıl bana da çıkmadı. İlk iki yılın sırasıyla kesin çıktı bana düşüncesi ve bana kesin çıkmalı umudu bu yılki üçüncü başvurumda yerini daha sakin bir bekleyişe bırakmıştı. Özellikle ikinci yılki o çok umut bağlayışımın ardından yaşadığım hayal kırıklığı bana hiçbir şeye bu kadar bel bağlamamak gerektiğini öğretmişti. Bu yıl da onun etkisiyle, bir miktar heyecanlı olsa da, çoğunlukla sakin geçti.

      Bundan sonraki başvurularımda başvurduğumu unutup beklemeyi tercih edeceğim. Bekler halde veya gün sayarak süreci geçirmek bazı açılardan güzel (hayal kurmak, plan yapmak... ) ancak bu kadar beklemekle geçiremeyiz hayatı.

      Başvuru, bekleme ve sonuç sonrası sürecin herkes için yapıcı olmasını dilerim.

      Yeşilkart (Greencard) ve Göçmenlik içinde yayımlandı
      azuleverde
      azuleverde
    • RE: Çok tepkili insanlar var

      2 yıldır Green Card'a başvuruyorum. Yaklaşık 1.5 yıldır forumda yazılanları okuyorum. Aklıma geldiği kadarıyla örneğin sayın @aysegul'ün dediği şekilde, sayfalarca okudum, yüzlerce ileti okudum, bekleme odalarında insanların yaşadıkları olumsuzlukları okurken üzüldüm şeklinde bir okuma. Göz ucuyla değil ilgiyle, anlayarak, sevinerek, üzülerek, gerilerek vs. Sanıyorum ki forumdaki birçok kişi gibi. Daha önce 2011 yılında Work&Travel programıyla 4 aya yakın Pennsylvania eyaletinde yaşadım. Bugüne kadar katkı sunabileceğim herhangi bir konu, başlık, yorum vs. olmadığından, bir süre Amerika'da yaşamış, bir süreliğine de olsa belli başlı bazı gözlemler yapmış biri olmama rağmen üye olup herhangi bir şey yazmadım. Bugün JFK'den Brooklyn'e gidişle ilgili bir soru gördüm ve ona verilen cevaplarda metronun tavsiye edildiğini okudum. Kimse A treninin daha az güvenli olduğundan, E treninin daha uygun olacağından bahsetmemişti. Başta üye olup yorum yazmayı aklımdan geçirmedim ama sonra evham yapıp ya o kişi A trenini kullanır da başına bir şey gelirse (böyle bir şeyin olacağı kesin değil tabii ki ama başıma gelen bir olay A trenindeyken üstü başı pek temiz olmayan birinin benden içinde 25 cent kalmış metro kartımı istediğinde kartı vermediğim zaman küfürler yağdırmasıydı. Bundan birkaç gün sonra New York City'li birinin E treni daha güvenli A trenini kullanma demesiyle sonraki bütün seferlerde E trenini kullandım) diye düşünerek girip yorum yazdım. Biraz uzattım ama metrolarla ilgili söylediklerime açıklık getirmek istedim.
      Yine bugün bu başlığı gördüm ve bu kadar ileti yazılmış daha önce nasıl görmedim diye şaşırdım. Meğer başlık açılalı çok olmamış. İletileri okudum ve konuyla ilgili ben de görüşümü yazmak istedim. Umarım okuyanların bakış açısına katkı olur.
      1.5 yıldır forumu nasıl bir ilgiyle/tavırla okuduğumdan yukarıda bahsetmiştim. Bu şekilde okuyan kişilerden biri olarak maalesef üzülerek yazıyorum ki "bana göre" de forumda sayın @pakaji'nin bu başlıkta anlattığı gibi bir hava var. Forumdaki yararlı bilgileri asla yadsıyamam. Hatta sayın @crazycells'in anlayışını, yapıcı yorumlarını ve en çok da sabrını hayranlıkla ve örnek alarak takip ettim. Ben olsam şimdiye kadar 500 kişiyi engellemiş, yüzlerce yorumu silmiş ve en sonunda çıldırıp küçük bir diktatöre dönüşmüştüm eminim. Forumda benim de gözlemlediğim bu hava, forumun yararlı veya değil bütün varlığını belli yüzdelere bölersek örneğin %5'lik bir hacmi kapsar belki, ama bence çok sinsi, burayı okuyan insanları çok çok yanlış yönlendirebilecek bir hava. Herkes şunda hemfikirdir eminim, ben de kendimden biliyorum, üye olsa da olmasa da burada yazılanları yukarıda bahsettiğim tavırla okuyan birçok insan var. Burada yazılanlarla (Amerika'yla ilgili veya değil) yeni bakış açıları kazanan kişiler var. New York City'de metroda yaşadığım deneyimi bile bu yüzden açıklık getirerek yazma gereği duydum. Forum ortamı, yazı dili, kimlerin okuyacağını bilemezsin, nasıl anlaşılabileceğini bilemezsin, azami özen göstermek gerekir, diye düşündüm.
      Şunu da belirtmek isterim, bu demek değildir ki herkes yazdıklarına yüzde yüz özen göstermek zorunda. Çok dikkat ederek yazmaya çalışmama rağmen belki ben de bir yerlerde sonradan hatalı bulacağım bir üslup kullandım, şimdilik bilemem. Sayın @pakaji'nin üslubu da eleştirilmiş ama bana göre üslubunda bir sorun yok, sürü psikolojisi demesinde bile bence bir yanlış yok. Bu demek değildir ki istediğini diyebilir. Benim demek istediğim bu üsluba olan yaklaşım. Varsa diğer kişiler gözden kaçırdıysam kusura bakmayın, aklımda en çok kaldığı kadarıyla sayın @Sinem-Akçam sabırla yazmayı sürdürmüş ve bence yazışmalar iyi bir şekilde de devam etmiş. Bir durun bir dinleyin söyleyeceği bir şeyler var demiş. Örneklerim biraz tuhaf gelebilir ama bana şunu hatırlattı, ilkokulda burnu akan, kusan arkadaşlarımız olunca bazı öğretmenlerimiz o çocuğun elini yüzünü yıkardı. Bizim yaklaşmak istemediğimiz, görünce (bu forumda okuyunca) irite olduğumuz bir duruma iyi bir öğretmen çok başka yaklaşırdı. Bence doğrusu da oydu. Bu başlıkta da sayın @Sinem-Akçam'ın yaklaşımını buna benzettim. Her zaman bu şekilde olamıyoruz biliyorum/katılıyorum. Kendi adıma böyle bir yaklaşım gösterdiği, günlük hayatta her zaman görmediğimden bana bunu hatırlattığı için teşekkür ederim. Sayın @crazycells'in dediği gibi sayın @pakaji bir trol bile olsa bence önemli bir konuya değiniyor. Evet çoğu kişi değinme şeklini doğru bulmuyor ama her ne kadar üslubun eleştirildiği söylense de bana göre usulün değil de esasın daha önemli olduğu bir konu bu. Ben de sanırım içten içe forumdaki ortamı, burada bulunan kişileri (her ne kadar şahsen tanımasam da, sanal bir ortam da olsa) sevdiğimden, yanlış olduğunu düşündüğüm bir şeyi görünce direkt tepki veriyorum. Bir dakika, bu konuyu atlamayın, bence önemli, bir daha düşünün refleksleriyle yazıyorum.
      Ne yapılabilir? Çok genel olarak ve naçizane şunu tavsiye edebilirim. Birçok kişi dikkat ediyordur belki ama gördüğüm kadarıyla dikkat etmeyen kişiler de olabiliyor. Bir şeye yorum yazacağımız zaman durup bir düşünelim. Bu yoruma gıcık olarak, içten içe sinir olarak, dalga geçerek mi yorum yazmak üzereyim? Bunun muhakemesini yapıp öyle yorum yazalım. Eğer bu haldeysek bekleyelim belki altına daha yapıcı bir yorum gelir, bizim duygusal tepkilerimiz değişir, okuduğumuz bir niyet varsa belki bu artık kaybolur.
      Son olarak 1.5 yıldır forumu okumanın sonucunda aklımda kalan/şu an aklıma gelen birkaç şeyi eklemek isterim. Yazdıklarımın bu kısmında forumun aile/birleştirici yönü ön planda benim için. Sayın @Senay-Sirin'in hem Amerika hem Türkiye ile ilgili birçok yorumu, örneğin sayın @serkanist'e bir konuda Ege'ye tayin isteyin, ortamınızı değiştirin şeklinde yaptığı bir yorum; sayın @sadriabi'nin Türkiye'de belli bir yaşanmışlığın ardından, bazı alışkanlıklar kolay değişmiyor, bazen hafta sonları çalışmadığımda kendimi suçlu hissediyorum yorumu; sayın @arnblt'un ismini hep arnbit gibi okuduktan sonra bir gün aslında oğlunun ismi olduğunu yazdığı zamanki yorumu; yazdıklarını hatırladığım ama şu an kullanıcı adı aklıma gelmeyen ve buraya ekleyemediğim daha birçok kişinin yazdıkları keyifle, bakış açısı kazanarak, örnek alarak okuduğum yorumlardı. Umarım burayı 1.5 yıldır okumam sadece bana fayda sağlamamış olur ve kendimce ortaya çıkardığım sentezler buraya bir katkı sağlar.
      Buraları okuyan herkesin her şey gönüllerince olsun isterim.
      Bu arada yaşım pek küçük olmasa da burada bahsettiğim birçok kişi benden büyük, sayın dediğime bakmayın lütfen, her ne kadar şahsen tanımasam da herkesi abi-abla olarak görüyorum. Herkese sevgiler.

      Gündem ve Sohbet içinde yayımlandı
      azuleverde
      azuleverde
    • RE: DV2022 Sonuç Odası

      @AgeGuns sayın @AgeGuns bahsettiğiniz çekiliş çeşitlilik vizesine ait, bu bir yarış değil rakip olamayız, öznel kurallarla en iyiye(neye göre?) ulaşan en çok isteyene(kime göre?) verilen bir vize değil bu. herkesin en... olduğu bir insan topluluğu oluşturulamaz.

      Belirli kuralları var ve bence amacına da uygun, bu kurallara göre başvurulur ya çıkar ya çıkmaz. En çok isteyeni, ne çok hak edeni gibi bir şey yok ki buna dair bir beklenti de oluşsun.

      Yeşilkart (Greencard) ve Göçmenlik içinde yayımlandı
      azuleverde
      azuleverde
    • RE: Ecosia arama motoru

      @HockeyUmpire2 değil mi 🙂 Forum kullanıcılarının iyi bir katkı yapacağını düşünüyorum. Ben bir günde yüze yakın arama yaptığım zamanları hatırlıyorum. Düşünün ki o aramaları zaten yapacağım. Oturduğum yerden ancak bu kadar iyi katkıda bulunabilirdim sanırım.

      Doğaya katkıyla da sınırlı kalmıyor ki sadece bu bile yeter aslında. Aklımda en çok kalan örneği yazayım. Yapılan ağaçlandırmalar bir bölgede rüzgarı ve ısıyı dengelediği için toprağı tarıma elverişli hale getirmiş. Tarımla birlikte bölge kadınlarına istihdam ve ekonomik özgürlük olanağı doğmuş. Hiç aklıma gelmezdi mesela bunun gibi bir zincirleme reaksiyon vereceği. Doğa aslında birçok çözümü kendi içinde veriyor, biz insanlar hayatı zorlaştırıyoruz

      Gündem içinde yayımlandı
      azuleverde
      azuleverde
    • RE: California

      @caglaror rica ederim. Toplumun depremi yaşamayan kesimi çabuk unutuyor ama benim aklım çıkıyor binaların halini gördükçe, hele de İstanbul'a gittiğim zaman. Türkiye için çok ciddi bir konu aslında ama deprem bilincimiz çok zayıf maalesef.

      California'da örneğin sizin bulunduğunuz bölge tahmin ettiğim gibiymiş. Evlerin ahşap olması hem doğa hem de deprem güvenliği açısından iyi bir şey aslında. Sizin evinizin çok sallanması durumu (hatalı bir imalât yoksa) bizim çoğunlukla yapılarda uygulamaya çalıştığımız esnek davranış modeline (sünek davranış modeli de denir) bir örnek. Üst katta oturduğunuz için herhangi bir sarsıntıyı daha çok hissediyorsunuz ama yatay taşıyıcı elemanların (ör. kirişler) yetersiz oluşundan da kaynaklanabilir.

      Evet dediğiniz doğru, burada kullanılan değer de Richter ölçeğine göre. Yanlış hatırlamıyorsam Richter de California'da yaşamış bir bilim insanıydı. Ve evet büyüklük artışı logaritmik tabanda ifade edilir, bu gibi detayları başka disiplinlerden kişiler pek bilmez genelde şaşırttınız beni (:

      Ben herhangi bir depremi o kadar şiddetli yaşamadım ama öğrenciliğim sırasında tanıştığım kişileri dinledikçe, empati yaptıkça, depremi de daha çok öğrendikçe biraz biraz anlamaya başladım insanların neler hissettiğini. O yüzden verdiğiniz örnekte nasıl bir halde olabileceğinizi çok iyi anlıyorum. Depremi yaşamış birinin tepkileriyle yaşamamış birinin tepkileri çok farklı. Depremden konuşurken konuşma şekilleri bile çok farklı. Doğal afetler içinde insanları uzun yıllar en çok etkileyen deprem sanırım.

      Tabii her doğal afet gibi buna da uygun yaşamak elimizde. Çözümler çok zor değil, biraz bilinçlenip buna göre hareket etmeyi birçok açıdan yeterli buluyorum ama en büyük pay her zaman idarelere ve yerel yönetimlere düşüyor

      California içinde yayımlandı
      azuleverde
      azuleverde
    • RE: Greencard çekiliş başvurusunda pasaport zorunluluğu geliyor

      Bir şeyi çok isteyince o şeyi kendimize hak görüyoruz. Ben çok istiyorum bu çekiliş bana çıkmalı diye ifade etmiyoruz belki ama en çok isteyene çıksın, gerçekten isteyene çıksın, gerçekten isteyip gittiğinde oraya adapte olmayı en çok başarabilecek insana çıksın diye ifade ediyoruz. Çekilişe bu düşünceyle bakınca çıkmadığı zaman hayal kırıklığı daha çok oluyor gibi geliyor bana; başka kriterler getirilmesini isteyip olmadığını görünce de hakeza.

      ABD'de yaşama ve çalışma isteğiniz varsa, gerekli bazı temel şartları da sağlıyorsanız, başvurabilirsiniz. Bu sene bu temel şartlara bazı pasaport bilgileri eklendi. Bunun dışında kim neden başvurmamalı, orada yaşama ve çalışma isteğinizin büyüklüğü nedir, gittiğinizde ne kadar adapte olabilirsiniz, ne kadar süre yaşarsınız... Bana göre bunları ölçemeyiz veya bilemeyiz. Sayıları bilmiyorum ama çeşitlilik vizesi için çekiliş yoluyla vize verilmesi her yıl ABD'nin verdiği vizelerin sadece bir bölümü. Talihli olup olmayacağın belirsiz bir çekilişe sürekli başvurup sonuç beklemek kadar, başvurduğun süre boyunca örneğin bir iş başvurusuna kabul edilmek için kendini donanımlı hale getirmek de bir seçenek. Biz tabii ki ister istemez hep kolay olana yöneliyoruz ama adı üstünde çekiliş bu, çok da anlam yüklememek, daha doğrusu çıkmadığında çok fazla hayal kırıklığına uğramamak lazım. Çıkarsa çıkar, çıkmazsa başka yollar, başka ülkeler denenebilir

      Yeşilkart (Greencard) ve Göçmenlik içinde yayımlandı
      azuleverde
      azuleverde
    • RE: Son depremler

      İstanbul Silivri açıklarında bugün saat 14.00 civarında 5,7 büyüklüğünde deprem olmuş. Depremi hissedenlere geçmiş olsun. Depremle ilgili en büyük sorunumuz maalesef kendi elimizle inşa ettiğimiz yapılar. Deprem aslında doğal bir zenginliğin sonucu.

      Türkiye ve yakın çevresindeki depremleri şu adresten takip edebilirsiniz: http://www.koeri.boun.edu.tr/scripts/lst7.asp Deprem olduktan kısa bir süre sonra burada görülüyor (5-10 dk arası).
      Facebook kullanıyorsanız şu sayfayı da takip edebilirsiniz: https://www.facebook.com/KandilliObservatory/

      Eğer binanızın depreme karşı dayanıklılığından şüphe duyuyorsanız bunun incelenmesi için İnşaat Mühendisleri Odasına veya üniversitelere başvurabilirsiniz (tercihen kamu üniversiteleri). Kısa vadede ise eğer dolaplarınız, vitrinleriniz, televizyonunuz, kitaplığınız vs. duvara sabitlenmemişse ertelemeden onları yapabilirsiniz, hatta çok geç olmadan yapın lütfen.

      Deprem bir anda olur. Binanızın veya bulunduğunuz zeminin durumuna göre deprem anında evin içinde bile bir yerden bir yere hareket edebilecek zamanınız olmayabilir. Yapabileceğiniz en iyi şey panik olmadan, hızlı hareket edip, evin içinde kedinizi güvenli bir yerde tutmanız. Yatak, kanepe, çamaşır-bulaşık makinesi yanına cenin pozisyonunda kıvrılmanız binanın çökmesi veya hasar görmesi durumunda sizi enkazdan bir nebze de olsa koruyabilir.

      Bunun dışında sarsıntının geçtiğini anladıktan sonra yine vakit kaybetmeden merdivenleri kullanarak binayı terk etmelisiniz. Bugünkü deprem kendini epey hissettirmiş anladığım kadarıyla. Yıkıcı olmadığı sürece insanlar için bir tecrübe oluyor. Bugünkü gibi bir depreme korkmadan bu gözle de bakabilirsiniz.

      Daha önce depremi yaşamış ve hissedilir sarsıntılarda yine aynı korkuyu yaşayan herkese tekrar geçmiş olsun.

      Gündem içinde yayımlandı
      azuleverde
      azuleverde
    • RE: Göçmen Vize ile ABD'ye ilk giriş

      @newman sayın @newman bu yeni bir dil öğrenmeye çalışırken benim de hep aklıma gelen bir yol. Aslında çok da yapılabilir geliyor ama bilmiyorum kendi kendine buna benzer bir öğrenme yoluyla dilini ilerleten var mıdır? Ben henüz beceremedim ve aslında biraz da çaba harcamayışıma bağladım.

      Sayın @emre aslında İngilizceyi hiç bilmiyor değilsinizdir. Naçizane tavsiyem, evet kendinizi İngilizce bilmiyor kabul edebilirsiniz belki ama bunu söylemeyin kendinize veya en azından İngilizceyi çok iyi bilmediğinizi İngilizce söylemeye çalışın (: bu bir başlangıç olsun. I can not (kısa yazılışı: can't) speak English well, bizdeki karşılığıyla İngilizceyi iyi konuşamam/konuşamıyorum diyebilirsiniz. Bana dil öğrenirken en çok fayda sağlayan, insanlarla yüz yüze etkileşimde bulunabileceğim sınıf veya sohbet ortamları oldu. Forumun da bu ortamlara benzer yönünü düşünerek size buradan yardımcı olmaya çalışalım, araştırınca şu başlığı buldum forumda belki size de faydası olur: https://yesilkartforum.com/forum/topic/2126/i̇ngilizce-yi-nasıl-öğrenmeye-çalışıyorsunuz/2
      (Bu araştırmayı siz de yapabilirdiniz ama öğrenme sürecindeki o etkileşimi sağlayabilmek adına faydası olur umarım)

      Tüm süreçlerinizde kolaylıklar dilerim

      Yolculuk içinde yayımlandı
      azuleverde
      azuleverde
    • RE: Ecosia arama motoru

      @FreeWoRLD kesinlikle katılıyorum sayın @FreeWoRLD keşke burada da yasayla düzenlenmiş bir halde olsa. Haberde dikilen ağaçların sadece %10'u bile hayatta kalsa bu iyi bir şey gibi bir açıklama vardı. Hiçbir şey mükemmel bir sonuç vermeyebilir ama harcanan çaba çok güzel.

      Bireysel çabayla bir şeyler yapsak diye düşünüyorum ama yeterli olmuyor. Devlet gerçekten burada devreye girmeli. Yasayla düzenlenmeli. Örneğin plastik poşetler konusunda bireysel çaba gösteren insanlar mutlaka vardı ama yasayla düzenlenince herkesi ilgilendiren bir konu oldu. Gerçi bu sefer de ücretsiz olan poşetlerin kullanımı çok artmış ama en azından yasanın etkisini görmüş olduk (:

      Gündem içinde yayımlandı
      azuleverde
      azuleverde
    • RE: Göçmen Vize ile ABD'ye ilk giriş

      @caglaror sizin tecrübelerinize tam karşılık gelmeyecektir belki ama sevdiğim bir sanatçıdan duyduğum ve beğendiğim bir söz var eklemek isterim, "I don't feel guilty about any of my pleasures."

      Size en uygun seçenekleri en iyi yine siz değerlendirebilirsiniz. Umarım aldığınız kararların üzerine bir de onların doğruluğunu veya yanlışlığını kendinize yük etmiyorsunuzdur.

      Ben sadece yazdıklarını okuyarak kendisi hakkında fikir edindiğim kişilerin tek tek ne yazdıklarına bakarak değil de tüm yazdıklarından nasıl bir karaktere sahip olduğuna dair edindiğim izlenime göre sözlerinden anlam çıkarmaya yatkınım. Örneğin köşe yazarları veya yazarların, bir açıdan da bu forumda yazan kişilerin. Umarım forum ve kişilerin foruma bakış açısı kişilere zarar vermekten çok fayda sağlıyordur.

      Keşke dededen maddi miras kalsaydı da her şeyi her yerde rahatça yapabilseydik ama zaman içinde kendi değerlerinizi (mirasınızı) oluşturduğunuzdan günün sonunda rahat edeceğinize eminim (:

      Tüm süreçlerinizde kolaylıklar dilerim

      Yolculuk içinde yayımlandı
      azuleverde
      azuleverde
    • 1
    • 2
    • 3
    • 4
    • 5
    • 8
    • 9
    • 1 / 9