@orlandogücü kardeş haddime değil fikir vermek, şöyle yap, böyle yap demek. ben sadece kendi tecrübe ve düşüncelerimi paylaşırım, kendim için yaptıklarımı, yapacaklarımı söylerim sebepleriyle. onun dışında "mutlak doğru" diye bişi yoktur. haa tartışırım, fikrimi savunurum ama o kadar.
ben 50 yaşındayım, 30 seneden beri de yurt dışına gidip geliyorum. hatta 2 günlük Brüksel'i saymazsan ilk gittiğim yerdir ABD. Hiç gitmediysem 20 defa ABD'ye gitmişimdir. Paran olsa dahi gitmeyeceğin yerlere de gittim. Kimi iş için, kimisi seyahat. Afganistan'da kaldım 2 yıl, Taliban dahi kaçırdı beni ama o ayrı ve güzel bir hikayedir (hoş o an güzel değildi elbet, bildiğin altıma işedim)
hiç ama hiçbir zaman da yurt dışında yaşama isteğim olmadı, düşünmedim. 30 yaşında NATO Belçika'da askerken emrinde olduğum ABD Komutanı (ki ondan 5 sene sonra ABD GK Başkanı oldu) "seni Pentagon'a alalım" dedi orda gösterdiğim "onlara göre" bir kaç başarıdan dolayı. 2 saniye bile düşünmedim, "hayır" dedim ki adamın bana sunmuş olduğu yazılı şartlar vardı ben ve ailemi kapsayan (evli değildim).
onun dışında da bir çok defa şans çıktı karşıma, ABD ya da başka ülkelerde oturum/çalışma/vatandaşlık hakkı almak için ama 1 kere olsun düşünmedim. Sadece bir defa Japonya için düşündüm o da sonradan vazgectim (bayılıyorum kültürlerine de, ülkelerine de)
çalkantılı kariyer hayatım oldu, inişli çıkışlı. bir çok meslek yaptım, 4 milyar dolarlık şirketin üst yöneticilerinden biri de oldum, 2-3 yıl işsiz gezip çocuğuma bir çikolata alamayacak duruma gelmişliğim de oldu. LA'de Sean Connery ile yemek yemişliğim de var (tamamen şans), dediğim gibi Afganistan'da Taliban ile sıkıntılarım da.
Bunları öyle hava olsun falan diye anlatmıyorum, asla öyle düşünme. Göstermek istediğim şey iyi zamanlarda da, kötü zamanlarda da hiçbir şekilde yurt dışında yaşama hayalim olmadı. Kaldı ki değerlendirmiş olsaydım teklifleri belki şu an çok farklı konumlarda olabilirdim. Ama ben diyeyim "Vatan-Millet-Sakarya", sen de "sıla", diğeri desin "yemedi". Bunların içinde aslında en doğrusu "yememiş" olması. Zira vatandan, aileden, alıştıklarından, kültüründen vs vs uzak olmak yemedi işte. Yoksa GC ne zaman çıktı, 1991 sanırım, ilk günden beri biliyordum. Olmuş 30 sene, her yıl başvursaydım herhalde çıkmış olurdu ki başvurmama bile gerek yoktu.
"Geldin 50 yaşına, nerden çıktı peki şimdi bu ABD sevdası?" Benim tek sebebim var, o da kızım. Ona bir gelecek sağlamak... insan gibi yaşayacağı, otobüse bindiğinde arkadan birinin gelip dayamayacağı, kadın diye aşağılanmayacağı, çalıştığı takdirde emeğinin karşılığını alacağı, acaba işten kovulursam naparım diye endişe duymayacağı, hem ekonomik hem eğitim-kültür sıkıntısı olmadan çağdaş bir dünya insanı olmasını sağlamak tek amacım. "bunu burada yapamaz mısın?" vallahi hocam kimse bana bunu söylemesin, net yapamazsın. Paran olsa da yapamazsın. Bunu sağlamak için paradan çok daha farklı şeyler lazım maalesef. Haa ABD öyle güllük gülistanlık mı? Kesinlikle hayır. Ama çalışkansan farklı.
(uzun oldu, daha asıl konuya giremedik, 2. bölümde yazayım (mı?)