Merhabalar tekrardan herkese.
Böyle bir başlığın olduğunu farketmemin akabinde tecrübemi yazmak istedim.Tecrübemde bazı hususlar bazı arkadaşların başına gelebilir.Haberiniz olsun.Zira bir kısmımızın bildiği üzere bu değerli fırsatı turist vizesi gibi kullananlar var ve sınır görevlileri bu durum karşısında bazı germe senaryoları uyguluyorlar.Benim başıma film geldi.Bilginiz olsun.
Hikayemize başlayalım.
Hong Kong'ta ayın 9'u pasaportumu alabileceğimi dair ABD
konsolosluğunun mailini almamın akabinde hızlı bir şekilde Washington D.C 'ye
️ bilet aldım.
Türkiye
'de çalışmak için bir haftadan kısa bir sürem kalmıştı.O süre zarfında "Evde boş oturacağıma,Amerika'da samimi tanıdığım yok en azından bu kısıtlı sürede hızlıca gir-çık yaparak en azından kartların basılma sürecini başlatayım,onlar olmadan yaşanan sıkıntıları bir nebze olsun tolere edeyim." dedim.Strateji süreç bitince bitmiyor maalesef 

Fiyat avantajından yararlanmak maksatlı önce Katar
Doha akabinde oradan Washington D.C ' ye Qatar Airways ile uçuş gerçekleştirdim.Toplam 22 saat aradaki beklemelerle 36 saat süren yorucu bir sürecin akabinde Washington Dulles Havaalanı 'na indim.Sabah erken saatlerdi.Çok sıra yoktu.Greencard'lılar ve vatandaş bölümü ayrıydı.Ben daha kartım yok diye kendimce yorumlayıp turist bölümünden girdim.Buraya yazmışlar elbet ama kafada bir sürü şey varken illaki bir kaç detay kaçıyor çok mühim değil.3 görevli vardı.En sağdakisi aşırı ciddi durup çoğu kişiyi geriyordu.Ortadaki ve soldaki dengeliydi.
Beni ortaya aldılar.Benim gibi sarı zarflı Etiyopya
kökenli 25-30 yaşlarında biri sınır görevlinin yanına gitti.İletişim kuramadı yabancı dilinden dolayı sanırım görevli Etiyopyalı biri var mı? diyerek yardım istedi sıradan.Yardım edildi.Direk geçirdi onu neredeyse hiç bir şey sormadı.Sonra bana sıra geldi.
Klasik bir kaç kelime hal hatır sorduk birbirimize.Sarı zarfı uzattım ve talihli olduğumu söyledim.Hızlıca fotoğrafımı çekti.Ne yapacağımı sordu.Kendisine şuan bir kaç günlüğüne geldiğimi,döneceğimi söyledim.
Bana " Neden dönüyorsun bu vize burada yaşaman için verildi ? " dedi.Bende " Zaten burada yaşamak istiyorum önce bazı temeller inşa etmeliyim.Daha sonra temelli geleceğim " dedim.
Bana " Burada Hong Kong
yazıyor.Türkiye'den neden almadın ? " dedi. "Türkiye'deki konsolosluk yavaş bir şekilde çalışmakta.Randevu alamayacağımı anlamamın akabinde ABD konsolosluklarına mail attım Hong Kong'taki kabul etti " dedim.Bir şey söylemedi.
"ABD ' de arkadaşın var mı? " sorusunu yanlış duydum.Akraban var mı dedi ? sandım." Hayır yok " deyince, " Bu yazdığın adrestekiler kim ? " dedi.
Orada kafam karıştı sadece Çünkü Türkçede yaşça akraba olmayan samimi büyüklerimize arkadaş değil daha çok tanıdık deriz.İngilizcede karşılığı var mı ? diye düşünürken aklıma gelmeyince " Arkadaşlarım " dedim. Diyalog akabinde
" Arkadaşın var mı ? diye sormuştum hayır dedin "
" Üzgünüm akraba anladım ben. "
" Kim Bunlar "
" Annemin yakın arkadaşları "
" Nereden tanışıyorlar ? "
" İstanbulda beraber büyüdüler akabinde Georgia'ya 30 sene önce taşındılar "
" Onları tanıyor musun ? "
" Evet her birini tanıyorum.İstanbul'a her 2 senede bir gelirler " dedim ve isimlerini söyledim.
" Adresi değiştirmek ister misin ? "
" Hayır değiştirmek istemiyorum "
Sözleri ve bakışlarıyla germeye çalıştığını biliyordum.Asla göz temasını kaçırmadım ve bükülmeyip dik durarak sakin bir şekilde kendisiyle konuşuyordum.Sadece akraba arkadaş bölümünde biraz patladım.Gerilmedim zira doğru sizseniz yanlışınız yoksa endişelenmenize gerek yoktur.Vizeyi kurcalıyor.Alttan yukarıdan bakıyordu.Benim için sıkıntı yok üzerindeki altın oranına bile bakabilirdi.Pasaportta koca konsolosluğun kapı gibi oturum vizesi varken niye gerileyim?
Biraz evraklara bakarak kendi kendine "Bilmiyorum kardeşim kulağa mantıklı gelmiyor.Pasaportu alacağım.Bir süre bekle,geri geleceğim " dedi.Pasaportu bi kutuya koydu.Yerinden ayrılıp , gözden kayboldu.Bende "Pekala sorun yok " dedim.
Bu sohbetimiz takribi 5 dakika felan sürmüştür.Hatırladığım kadarıyla yazdım.
O gün sıradayken kimsede öyle bir şey olmadı sadece benim başıma geldi.Beklerken arkadaki bekleyenlere bakmadım.Mahçup durmadım ve sakince bekledim.5 dakika sonra geldi " Kusura bakma emin olmam lazım " dedi
"Sorun yok işini yapıyorsun,bende olsam bende aynı şeyleri yaparım " deyince biraz mutlu oldu anlayışımı görünce.
Kabininden çıktı beraber bir yere doğru gittik.Kırmızı çizgiyi takip etmemi istedi.Tartışmadık.Kabalaşmadık."Kendine iyi" bak diyerek ayrıldı.Odaya girdim.Görevliye zarfı uzattım.
" Bu ne " dedi
" Amerikan Konsolosluğu bu zarfı sınır görevlilerine vermemi istedi "
Zarfı açıp bilgileri bilgisayara girince yüzü çok şaşırdı.Sanki dehşetül vahşet bir şey görüyormuş gibi yapıyordu.Şefini çağırdı.Bende içimden "Sakın gülme Berkay inanıyormuş gibi yap" diyordum.Çünkü etrafımda bi tiyatro dönüyordu.Şefi bilgisayara bakınca oda bayağı şaşırdı.
Oturmamı istediler.O sırada Afganistan
'dan greencard ile gelmiş genç bir kişiye bazı evrakları vermişlerdi doldurması için.Bazı sorularda kafası karışıyordu kendisine yardımcı oluyordum tamamlası için stresliydi.
İsmimle beni çağırdı şefleri.Bana neden Hong Kong
'tan bunu aldığımı,Washington'da kaç gün kalacağımı vb aynı soruları sordu aynı cevapları verdim.Biraz daha hazırlıklı farklı şeyler söyledim.
" Benden daha iyi biliyorsunuz.Buraya işlemleri ilerletmek için geldim.Beni SSN olmadan kim işe alacak?Kartı almak ortalama 1 ay sürüyor. Mantıksız bir şey söyledim mi şuan tecrübenize danışıyorum." cümlelerimi hatırlıyorum bazı sorularına karşı.
Planımı mantıklı buldu ve son olarak ekledi. " İşlemlerini bitirdik.Sen artık şuandan itibaren bu ülkede oturum sahibi bir yerleşiksin.Ülkeden çıkmamalısın " bende uzatmamak için "Evet haklısınız ülkenin parçası olmak istiyorum ve ikinci geldiğimde dönmeyeceğim.Teşekkür ederim desteğiniz için "
Eşyalarımı alıp kendisiyle gelmemi istedi.Bir kapıya doğru gittik.Açıldı ve yanındaki görevliye bir şeyler söyledi.Pasaportumu geri verip,ayrıldı.O andan itibaren ABD
topraklarına resmen girdim ve ailemi aradım internete bağlanıp.
Ben bunu "önceden alıştırma ve farkındalık kazandırma merasimi " olarak yorumluyorum.Dönmeyeceksin ve burada yaşayacaksın! tiyatrosunu yaşatmak istediler.Kısmende doğru yapıyorlar.Onlara hak veriyorum bende olsam bende yapardım.
Resmi ortaya ana hatlarıyla koymaya çalıştım.Küçük detayları eklemedim.Biraz uzun olduysa mazur görün.Saygılarımla.
🧿



halledebiliyorsunuz.Miktarın benim alma süremle ilgisi yok önceliklerim farklıydı sonra buna odaklandım.
