• Kategoriler
    • Güncel
    • Popular Topics
    • Best Posts
    • Kullanıcılar
    • Gruplar
    • Arama
    • Kayıt Ol
    • Giriş
    1. Ana Sayfa
    2. kingocali
    3. En İyi
    Üyelik oluşturma, email adresi onayı veya foruma giriş konusunda sorun yaşayan üyelerimiz [email protected] adresine email gönderebilirler!
    kingocaliK Çevrimdışı
    • Profil
    • Takip Edilenler 0
    • Takipçiler 25
    • Konu 0
    • İleti 319
    • Gruplar 1

    İleti

    Güncel En İyi Tartışmalı
    • RE: Amerika'da Günlük Yaşamdaki Farklılıklar

      @tugbafurkan

      Rica ederim. Giderayak, aklıma 3 madde daha geldi:

      1. Kiralama şirketinden aracı teslim alırken, kısa - uzun farların, sinyal ve stop lambalarının çalışıp çalışmadığını bir kontrol etmenizi tavsiye ederim. Polis, lambalarından herhangi biri çalışmayan araçlara karşı hassastır; durdurur.

      2. Yola çıkmadan önce, aracı teslim aldığınız görevliden, yakıt deposunun kapağının pratik bir şekilde nasıl açılıp kapandığını öğrenin. Benzinciler self servistir (California'da en az 20 yıldır öyle. New York'ta, 20 yıl önce pompacı olarak çalışan arkadaşlarım olsa da, şimdi orada da öyle olduğunu duydum. Diğer eyaletlerde de öyle olduğunu zannederim). Büyük ihtimalle, kendiniz açıp kapamak zorunda kalacaksınız.

      3. Belki Türkiye'den ayrılmadan önce, bir benzinciye gidip, pompanın nasıl çalıştığını öğrenmek de faydalı olabilir. Zira, dükkan kısmı kalabalıksa, ya da gece geç vakitse, kasadaki görevli, kasayı bırakıp, size yardımcı olmaya pek yanaşmayabilir. (Temel olarak, depo kapağını açıp, hortumu contaya kadar sokup, tetiğe basıyorsunuz. Dolum tamamlandığında, tetik otomatik olarak ilk konumuna dönerek, yakıt akışını otomatik kesiyor. Ödemeyi doluma başlamadan önce pompa numarası belirterek görevliye, ya da kredi kartıyla doğrudan pompaya yapabiliyorsunuz. Ama mobil teknoloji de entegre olduktan sonra, pompanın teknolojisi de illaki değişmiştir. Pompada mobil ödeme konusunda tecrübem yok. Elektrikli ve hibrit araçlar konusunda da tecrübem yok.)

      Tekraren, güvenli yolculuklar. Her şey gönlünüzce olsun... Ve, ihtimal düşük olsa da, darısı başımıza...

      Kültür ve Hobi içinde yayımlandı
      kingocaliK
      kingocali
    • RE: Neden Amerika

      @gustavofring Kanada da, Avustralya da, en yüksek puanı (skilled labor almak istediği için) iş tecrübesine veriyor. Bizim memlekette iki ana dil, üç üniversite diplomasıyla yeterince kalifiye bulunmadığımız için, iş bulamıyor, tecrübemizi arttıramıyoruz. O yüzden de tecrübe puanlarını alamıyoruz. Tecrübe puanları olmadığı zaman, yüksek lisans da yapmış olsan, Fransızca da bilsen, toplam puanın, göçmenlik için gereken puan sınırını geçmiyor (skilled labor istedikleri için, ona göre ayarlamışlar).

      İkinci olarak, Kanada'nın da (Maden Mühendisi, Cevher Hazırlama Teknisyeni, vs), Avustralya'nın da (Marangoz, Duvar Ustası, Sıvacı, vs), ihtiyaç duyduğu, öncelik verdiği meslek grupları var. Mesleğimiz onlardan biri değil.

      Yani, Kanada'yı, Avustralya'yı sevmediğimizden, beğenmediğimizden, istemediğimizden değil, Amerika'ya göçmek için, "şanslı" olmak yettiğinden senelerdir çekiliş kovalayıp duruyoruz.

      Yoksa, Kanada sosyal devlet; Avustralya yeryüzündeki cennet. Keşke kendimizi beğendirebilsek de, oralara gidebilsek...

      Gündem ve Sohbet içinde yayımlandı
      kingocaliK
      kingocali
    • RE: Kanada/Amerika Dil okulu için tavsiyeler/fikirler/düşünceler

      @Nothing-Man

      Ortaokul & Lise: İSTEK Vakfı, Özel Acıbadem Lisesi
      Lisans: İstanbul Üniversitesi, Makine Mühendisliği, Sınıf Birincisi
      Birinci Dil Okulu: San Diego State University, American Language Institute, English for Academic Purposes
      İkinci Dil Okulu: San Diego State University, American Language Institute, Pre-MBA
      Birinci Yüksek Lisans: San Diego State University, İşletme Yönetimi
      İkinci Yüksek Lisans: İstanbul Üniversitesi, Pazarlama Yönetimi, Sınıf Üçüncüsü

      Kendimi, yüksek teknoloji ürünlerinin pazarlaması (otomotiv, savunma, havacılık, uzay sanayilerinde olur; girişimlerde olur) için yetiştirmiştim. Amerika'daki dil okulu, yüksek lisans, asistanlık ve staj ile Türkiye'deki ikinci işimin sonuna kadar, her şey plana uygun gidiyordu. Sonra kariyer geliştirecek işler bulamamaya, para kazanmak için plana aykırı işlere girip çalışmaya başlayınca, oyun bitti. İnterdisipliner bir "meslek" olunca, daha doğrusu, bir meslek olmayınca, toparlaması da imkansız. O yüzden, bırakın, Uber'ciliği, Amazon Flex'çiliği biz yapalım :)

      Okul çok; gittiğim yer çok; gördüğüm şey çok. Yaş da var. O yüzden, arkadaş çok; hayat tecrübesi çok. Keşke iş tecrübesi hakkında da aynı şeyi söyleyebilseydim :) O zaman bu konuşmayı hiç yapmıyor olurduk :D

      İyi dilekleriniz için teşekkür ediyor, ben de size başarılar ve bol şanslar diliyorum...

      Göçmenlik Sohbetleri içinde yayımlandı
      kingocaliK
      kingocali
    • RE: [Arşiv] DV2021 (2021 Green Card Lotosu) Asamalari

      @Orhan-Cabarov 1. Senin evrakın onaylanmış olduğu için, 2. Muhtemelen her zamanki kararsız, soru sorar üslupla yazdığın için sana bu cevabı veriyorlar kardeş. Sen yine üstatların ne cevap vereceğini bekle ama, bence, KCC'ye kararlı bir şekilde mülakat yerini değiştirmelerini talep eden son bir e-mail at (Örneği aşağıda). Yine sonuç çıkmazsa, artık mülakat yeri değişikliğini unut ve bütün enerjini davaya odakla. Ben olsaydım böyle yapardım.

      "Dear Consular Officer,

      I am a citizen of Azerbaijan, who had been lawfully residing in Turkey. As U.S. Embassy Ankara is not scheduling Diversity Visa interviews, I decided to move back to Azerbaijan and continue with the processing of my Diversity Visa in my homeland. As U.S. Embassy Tbilisi is the post in charge of processing Immigrant Visas for the citizens of Azerbaijan, I kindly ask if you could change the place of my interview to Tbilisi, instead of Ankara.

      Many thanks and kindest regards,

      Orhan Cabarov"

      Başına, case number'ını, tam adını, doğum tarihini eklemeyi de unutmazsan, bu iş ancak, yukarıda örneklediğim gibi, şu an nerede olduğuna dair son derece muğlak, ama ne istediğine dair bir o kadar net ifadelerle çözülür. Yukarıdaki metni hızlıca yazdım. Sen yine üzerinde biraz düşün. Benden daha bilgili ve tecrübeli insanların da fikrine danış. Ondan sonra, son bir e-mail daha at. Hala aynı cevap geliyorsa, kafanı boşalt ve artık yalnızca davaya odaklan.

      @fortuneormisfortune İnşallah sizin dediğiniz gibi olur. Ama çözümü, sorunu bizzat kendisi yaratmış bulunan kurumdan beklemek, benim risk yönetimi anlayışımla örtüşmüyor. O yüzden, önce dava açarak Kuvvetler Ayrılığı İlkesi'nin varlık sebebini yerine getirmesini beklemek, ardından da Adjustment of Status deneyerek, bugüne kadar en azından benim kişisel sorunumun bir parçası olmamış bir kurumda (USCIS) şansımı denemek, bana daha rasyonel geliyor. İşim olmasa bile, günün sonundaki ödülümün, mümkün olan her yolu denemiş olmanın vereceği iç huzuru olacağını düşünüyorum. Herkesin çözüm yoluna saygı duyuyorum. Allah gönlünüze göre versin.

      Greencard Lotosu (Diversity Visa) Süreci içinde yayımlandı
      kingocaliK
      kingocali
    • RE: New York

      Grand Central Terminal, New York

      55.jpg

      56.jpg

      57.jpg

      58.jpg

      59.jpg

      60.jpg

      61.jpg

      62.jpg

      63.jpg

      64.jpg

      65.jpg

      66.jpg

      New York içinde yayımlandı
      kingocaliK
      kingocali
    • RE: San Diego

      Columbia University (Kampüs üniversitesi. Benim o güne kadar gördüğüm bütün Amerikan üniversitelerine, hiçbir nizamiye ya da kimlik kontrolü olmaksızın, özgürce girilip çıkılabiliyordu. Bunun kapısının önünde güvenlik kulübesini görünce (ki, Rockefeller University'de hem güvenlik kulübesi, hem nizamiye vardı), hiç şansımı zorlayıp, içeriye girmeye çalışmadım. Karşılaştırılabilen bir büyüklük olsun diye, burada MBA programının yıllık ücreti yaklaşık $80,000.)

      81585897_10158565994817908_7272988655726100480_o.jpg

      New York University (Şehir üniversitesi. Şehrin göbeğinde, binalarca, bloklarca devam ediyor. Burada da MBA programının yıllık ücreti yaklaşık $80,000.)

      81946409_10158557792917908_7547896803534831616_o.jpg

      81255839_10158557792967908_7080054137764708352_o.jpg

      81450793_10158557792997908_4652344081521836032_o.jpg

      81828529_10158557793077908_5682879887438774272_o.jpg

      82202544_10158557793122908_3261445744782999552_o.jpg

      81638099_10158557793212908_8425557775446179840_o.jpg

      81705958_10158557793272908_1580954298898972672_o.jpg

      81969348_10158557793332908_3624978700203720704_o.jpg

      81235355_10158557793397908_2077445169627529216_o.jpg

      82048589_10158557793537908_6054984858847936512_o.jpg

      San Diego State University (Kampüs üniversitesi. Kapı - pencere yok. İsteyen istediği gibi giriyor; çıkıyor. Kütüphaneden, bilgisayar laboratuarından yararlanıyor. MBA programının yıllık ücreti yaklaşık $20,000.)

      1. Fotoğraf: Kampüs girişi. Karşısında simetriği var. 2000'lerde, bu meydandan Metropolitan Transit System'ın otobüsleri kalkardı. 2010'lardan beri, bir seviye altından, Metropolitan Transit System'ın tramvayları kalkıyor.

      2. Fotoğraf: Hepner Hall. Burada Social Work bölümü var. 1931 yapımı. Kampüsün en ikonik binası.

      3. Fotoğraf: İşletme Fakültesi binası. Her sene kampüste mutlaka bir inşaat olur. Bu bina da 2010'larda yenilendi.

      4. Fotoğraf: Amerikan futbolu takımının antrenman sahası. Maçlar, Chargers 2017'de Los Angeles'a taşındığından beri, SDCCU Stadium'da (benim zamanımdaki adıyla, Qualcomm Stadium'da) oynanıyor. California State University mütevelli heyeti ve San Diego belediye başkanının onayıyla, SDCCU Stadium ve çevresi San Diego State University'ye tahsis edildi. Hem stadyum artık Aztec Stadium olacak, hem de çevresine bir lisansüstü kampüsü yapılacak. İnşaat bu sene başladı.

      5. Fotoğraf: Basketbol salonu. Maroon 5, Tool, Pantera konserlerinin yapıldığı, NBA maçlarının yapılabileceği kalitede bir salon.

      6. Fotoğraf: Fitness salonu. Hayatımda gördüğüm en büyük, en kapsamlı, en eksiksiz spor salonu. Hem tüm öğrencilere, hem de dışarıdan gelenlere açık. Benim zamanımda, öğrenciye aylık ücreti $9 idi. Bugün öğrenciye $15, dışarıdan gelenlere $35.

      79384706_10158494397467908_563543693995278336_o.jpg

      79260395_10158494397907908_4747743375409545216_o.jpg

      79585606_10158494397617908_6178409269608579072_o.jpg

      79405187_10158494397562908_4062131956333150208_o.jpg

      79370327_10158494397762908_8396344284072116224_o.jpg

      79353110_10158494397827908_6673665281404960768_o.jpg

      California içinde yayımlandı
      kingocaliK
      kingocali
    • RE: Yüksek lisans icin gerekli belgeler

      (Kendim dahil) Toplam 6 kişi adına, Amerika'da toplam 9, İngiltere'de toplam 13 üniversiteye, toplam 5 doktora, toplam 17 yüksek lisans başvurusu yaptım.

      Genel izlenimim odur ki, İngilizce konuşulan bir ülkeden, İngilizce konuşulan bir ülkeye gönderilen transkriptler, kesinlikle mühürlü zarfta gitmeli. İngilizce dışı dil konuşulan ülkelerde, İngilizce transkript alınabiliyorsa, kesinlikle mühürlü zarfta gitmeli. İngilizce dışı dil konuşulan ülkelerde, İngilizce transkript alınamıyorsa, bazı üniversiteler, transkripti kesinlikle mühürlü zarfta talep ettiğinden (üniversiteden üniversiteye değişiyor; sizin başvurmayı düşündüğünüz üniversitelerin taleplerine bakmanızda fayda var), transkripti üniversitenin verdiği dilde alıp, tercümesini yaptırıp, üniversiteden, verdiği orijinal transkript ve yaptırdığınız tercümesini aynı zarfa koyup mühürlemelerini talep edebilirsiniz. Yeminli tercümana çevirtip, noter onayı yaptırırsanız, itiraz edemezler. Başvuracağınız üniversitenin mühürlü zarf talebi yoksa, zaten çevirisiyle transkripti birbirine zımbalayıp göndermeniz yeterli. Benim, üniversite talep ettiği başvuru belgeleri arasında aksini talep etmediği için, mühürsüz zarfta gönderdiğim transkriptler (ve çevirileri) arasında kabul edilmeyen hiç olmadı. Tekraren, başvuracağınız üniversitenin transkriptleri nasıl talep ettiğine bakın lütfen.

      Referans mektupları konusunda, 2010'dan beri başvurduğum hiçbir üniversite, yazılı, imzalı referans kabul etmiyor. Sizden, başvuru formunda, referans talep edeceğiniz hocalarınızın isim ve iletişim bilgilerini vermenizi istiyor. O iletişim bilgileri uyarınca, hocalarınıza mail atıp, mail içinde kendilerine bir link vererek, o linkteki referans formunu online olarak doldurmalarını talep ediyor. Hocalarınızdan yazılı olarak referans mektubu almaktan ziyade, kendilerinden, başvuracağınız okullardan (onlara da hangi okullar olduğunu bildirmeniz, o okullardan gelen mail'lere karşı hassasiyetlerini arttıracaktır) kendilerine mail olarak gönderilecek referans formlarını dolduracaklarına dair sözlü taahhüt almanız daha gerçekçi olacaktır. Yine tecrübem odur ki, hocalardan hem yazılı referans mektubu vermeleri, hem de kendilerine gönderilen online formu doldurmaları rica edildiğinde, "E yazılısını verdik ya!" şeklinde tepki veriyorlar. Sonra, Amerika'daki üniversite yalnızca online referans kabul ettiğinden, hocaya türlü yakınlıklar, şirinlikler yapmak gerekiyor. Başvurmayı düşündüğünüz üniversitelerin, referansı da nasıl talep ettiğine bir bakın derim. Ama %99 ihtimalle, online olduğunu göreceksiniz. O yüzden, hocalardan mektup almak yerine, sözlerini ve iletişim bilgilerini alın. Başvurduğunuz üniversite, size referans talebini hocanıza gönderdiğini haber verdiğinde, mutlaka siz de hocanızla iletişim kurup, kendinizi ve referans talebinizi hatırlatın.

      Okulun ilk yılına dair tüm masraflarınızı karşılayabilecek kadar mevduatınız olduğunu belgeleyen banka dokümanlarını (çoğu banka İngilizce veriyor; vermezlerse, bunu da çevirtmeniz gerekir) ya da size burs veren kurumun eğitiminize ayırdığı bütçeyi ve ödeme taahhüdünü belgeleyen kurum dokümanlarını (devlet İngilizce veriyor; sizin bursiyeri olduğunuz kurum vermiyorsa, bunu da çevirtmeniz gerekir) da yanınıza almayı unutmayın. Bunlarda mühürlü zarf koşulu yok.

      Şimdiden hayırlı olsun. Başarılar...

      Yüksek Lisans ve Doktora içinde yayımlandı
      kingocaliK
      kingocali
    • RE: DV2022 Bekleme Odası

      @clourpoint Kötü deneyim paylaşanların -- ben dahil -- hepsi, başlarına ne geldiğine ya da gelmediğine dair somut örnekler verdiler. İyi deneyim paylaşanlar ise, onlara reaksiyon olarak, genel ifadelerle yanıt verdiler. Keşke iyi deneyim paylaşan arkadaşlar da somut örnekler verseler de, Türk toplumu arasında nasıl iyilikler yapılabildiğine dair de fikir sahibi olabilsek. Bence güzel örnekler de gelmeye başladığında (arkadaşlar iyi tecrübelerini bizden esirgemez ve paylaşırlarsa), çekinceleriniz bir nebze olsun hafifleyecektir.

      Benim bizzat şahit olduğum %5'lik iyilik diliminin içinde, San Diego'da çalışan Türk bir akademisyenin, kendisine Türkiye'den ulaşan iki akademisyene sponsor olarak, San Diego'da işe girmelerine yardımcı olması var (Şirketinde işe aldığı kişi yeğeniydi. Akrabalık bağı "yüzünden" yapılan iyilikleri "iyilik"ten saymıyorum). Aynı üniversitenin başka bir bölümünde çalışan, başka bir Türk akademisyenin, puanları yüksek lisans programına kabul edilmeye yetmeyen, ancak kendisine referans olması için günlerce kapısında yatan bir Türk öğrenci adayına "Lanet olsun. Al şu referans mektubunu; götür, Admissions'a ver" demesi var (Referansı ile, aday, programa kabul edildi). Doktor kocası ile birlikte San Diego'ya gelip, San Diego'da kocasından ayrıldıktan sonra, yasadışı yollarla San Diego'da kalmaya çalışan başka bir Türk'le evlenerek, onun San Diego'da yasal olarak kalmasına yardımcı olan Türk hemşire var. Son olarak, bahsettiğim ilk Türk akademisyenin yardımıyla San Diego'ya gelen Türk akademisyenlerden birinin, dil okulunda öğrenci olup, San Diego'da kalmak isteyen bir hanımefendiyle evlenerek, kendisinin San Diego'da yasal olarak kalmasına yardımcı olması var.

      75'te 4. Şahsen benim başıma da hiç gelmedi. Ama, yok mu? Var.

      Yine şahsen, kendi hayatımda, sizin ürettiğiniz çözümü benimsiyorum. Ama şu ana kadar, somut olarak, hep kötü örneklere maruz kaldığınız için, sizin durumunuzda hüküm vermek için erken olabilir. İyi tecrübeler beyan eden arkadaşlar da somut örnekler vermeye başladığında, moralinizin düzelebileceğine inanıyorum. Hem yaşanmış, gerçek ve somut kötü örnekleri (bence bunlardan yeterince okudunuz), hem de arkadaşlar lütfedip paylaşırlarsa, yaşanmış, gerçek ve somut iyi örnekleri okuduktan sonra karar vermenin daha sağlıklı olacağına inanıyorum.

      Son olarak, "Neden yapmıyorlar?" sorunuza cevap bulabildiğimizde, "Almanya'da 2 milyon, Fransa'da 700 bin, Hollanda'da 500 bin, İngiltere'de 400 bin, Amerika'da 300 bin, Avusturya ve Belçika'da 250 bin Türk var. Buralardaki (belki Amerika ve Fransa hariç) sayıları çok daha az olan Ermeniler, Rumlar, Yahudiler diaspora örgütlenmelerini kurmuş; tek yumruk gibi hareket ediyor, birbirlerini kolluyor, hatta yaptıkları lobicilik faaliyetleriyle memleketlerine bile fayda üretiyorken, biz neden yapamıyoruz?" büyük sorusunu da cevaplamış olacağız. Zira, iki sorunun cevabı da aynı, ama ne olduğunu kimse bilmiyor.

      Yeşilkart (Greencard) ve Göçmenlik içinde yayımlandı
      kingocaliK
      kingocali
    • RE: [Arşiv] DV2021 (2021 Green Card Lotosu) Asamalari

      @electronics-ege, içinde söyledi: DV2021 (2021 Green Card Lotosu) Asamalari

      @kingocali Bir Dv22 talihlisi yazdıklarınızı dikkatli şekilde takip ediyor. Bilin istedim :folded_hands:

      Madem adam yerine koyup okuyan var, "gelecek nesillere" naçizane bir tavsiyem daha olacak. Şu anki görünüş itibariyle, ben Ankara'nın DV2022 "talihli"lerine de, DV2021 "talihsiz"lerine yaptığı muameleyi reva göreceğini tahmin ediyorum. İnşallah yanılırım. Ama yanılmazsam, DV2022 talihlileri, özellikle de en geç Şubat'ta Amerika'ya gidip Adjustment of Status başvurusu yapma imkanı olmayanlar, Curtis Morrison'ın DV2022 hakkında açacağı ilk davaya mutlaka katılsınlar.

      [Buraya, bir itiraf.com paragrafı sıkıştırayım: Jacob v. Biden davasından ilk haberdar olduğumda, internete girip, Curtis Morrison'ı araştırdım. YouTube videolarına baktım. Tipini bir acayip, konuşmasını bir tuhaf, konuşmasının içeriğini pek hafif buldum. CV'sine baktım. Whittier Law School mezunu olduğunu gördüm. Okul, baro sınavından geçebilen ve iş bulabilen mezunlarının oranı çok düşük olduğu için kapatılmış. Dava içeriğine baktım. Mağdur kim varsa doldurmuş. Class action hayalleri kurmuş. Bana kapsamı aşırı geniş, yasal dayanağı bir o kadar zayıf geldi. Charles Kuck'a baktım. Kelli felli adam. Brigham Young ve Arizona State mezunu. Emory ve Georgia'da profesör. AILA'nın eski başkanı. Kongrede ve basında çok defa bilirkişi olarak görüşüne başvurulmuş. Greg Siskind'e baktım. Kelli felli adam. Vanderbilt ve Chicago mezunu. 7 tane kitap yazmış. Amerikan Barosu Dergisi'ne kapak olmuş. Kongrede ve basında çok defa bilirkişi olarak görüşüne başvurulmuş. Davaya baktım. DV ve müvekkil odaklı. Aklıma Goh v. Blinken yattı. Ona başvurdum. Vurmaz olaydım. Zira, "Never judge a book by its cover" tavsiyesi adeta bende vücut buldu.]

      Goh v. Blinken davasının avukatları, namıdiğer ImmPact Litigation Team, ya da bileşenlerine ayrılmış haliyle Kuck & Baxter, Siskind & Susser ve Joseph & Hall, hem bütün parayı (Başvuru tarihine göre, 1.500 - 2.002 Dolar) en başından peşin alıyorlar (Curtis Morrison ve Rafael Urena, 500 Dolar önden, 1.000 Dolar göçmen vizesiyle Amerika'ya girişte alıyor), hem davayı açtıkları anda aldıkları parayı "kazanılmış" sayıyorlar (Curtis Morrison ve Rafael Urena, 500 Dolar'ı davayı açtıklarında "kazanılmış" sayıyor; bakiye 1.000 Dolar'ı yalnızca davayı kazanırlarsa alıyor), hem müvekkillerine "Ucuza toplu avukatlığınızı yapıyoruz. Bize şahsi sorularınızla gelmeyin. Gelirseniz ek ücrete tabi" diyorlar (Curtis Morrison ve Rafael Urena, müvekkillerinin sorularını şahsen cevaplıyor; bütün müvekkillerine, onlarla ilgilenecek birer asistan atıyor), hem 300 Dolar'ı bassan bile, sana keyifleri olunca, isteksizce ve yarım yamalak cevap veriyorlar (Curtis Morrison ve Rafael Urena, müvekkillerinden biri bir şey yazınca, vakitli cevap veriyor, ya da verebilecek başka bir yetkiliye yönlendiriyor), hem de, yalnızca dava işleriyle ilgileniyor; müvekkilin dava sürecinde ne yapması gerektiğiyle ilgili hiçbir eylem ya da tavsiyede bulunmuyorlar (Curtis Morrison ve Rafael Urena, müvekkillerin yapması gerekenleri çoğu kez aldıkları vekaletnameyle kendileri yapıyor; kendileri yapmaları mümkün olmayanları da, müvekkilleriyle iletişime geçerek, onların (vakitli ve eksiksiz) yapmalarını sağlıyor).

      ImmPact Litigation Team'le iletişim kurabilmek, sorularıma cevap alabilmek için, 1 hafta önceden 300 Dolar'lık ödemesi yapılarak randevusu alınmış telefon görüşmesinde anlaştığımız şekilde 1.100 Dolar para vereceğim. Hizmet sözleşmesini, ben kendilerine 3 defa hatırlatma e-mail'i attıktan sonra, 13 günde; online ödeme portallarının linkini, ben kendilerine 2 defa hatırlatma e-mail'i attıktan sonra (link talebi, ilk 3 hatırlatma e-mail'inde de vardı), 8 günde (toplamda 21 günde) gönderebildiler. 3 hafta peşinde koştuktan sonra, bugün ödememi yapabildim de, sorularımı yazabildim. Allah bilir, onlara da ne zaman cevap verecekler...

      ImmPact Litigation Team'i tavsiye etmiyorum. Danışmanlık için ödediğim toplam 1.350 Dolar'ı helal etmiyorum. Dava için ödediğim 1.500 Dolar'a da, davanın sonucuna göre bakacağız...

      Greencard Lotosu (Diversity Visa) Süreci içinde yayımlandı
      kingocaliK
      kingocali
    • RE: New York

      Rockefeller University, New York (Kampüs üniversitesi)

      118.jpg

      New York University, New York (Şehir üniversitesi)

      119.jpg

      120.jpg

      121.jpg

      122.jpg

      123.jpg

      124.jpg

      125.jpg

      126.jpg

      127.jpg

      128.jpg

      Columbia University, New York (Kampüs üniversitesi)

      129.jpg

      New York içinde yayımlandı
      kingocaliK
      kingocali
    • RE: California

      @Ist-to-NY Emlak fiyatlarına bakıyorum. New York'tan, New Jersey'den ucuz. Kiralara bakıyorum. New York'tan, New Jersey'den ucuz. Gıdaya bakıyorum. New York'tan, New Jersey'den ucuz. Berbere bakıyorum. New York'tan, New Jersey'den ucuz. Yaşam masraflarının çok daha yüksek olduğu eyaletler var (Çok daha düşük olduğu eyaletler olduğunu da göz ardı etmiyorum; yalnızca, imkan bolluğunun, yaşam tarzı ve kalitesinin denk olduğu yerlerle karşılaştırmaya çalışıyorum). Kimsenin oralardan şikayet ettiğini görmüyorum.

      California'nın "pahalı" algılanmasının temel sebebinin vergi oranları olduğunu zannediyorum. Ama ben bu vergi işinin biraz abartıldığını düşünüyorum. Evet, diğer eyaletlerle karşılaştırınca yüksek (Yüksek olduğu tartışma götürmez). Ama biz Türkler, böyle karşılaştırmalı şeylerden haddinden fazla etkileniyoruz nedense. Örnek veriyorum: Türkiye'de sıvı yağ fiyatları uçtu, gitti. Arkadaş diyor ki, "Nasıl yiyeceğiz?" Yaw arkadaş, 30 TL idi; 50 TL oldu. 50 milyon Dolar olmadı ki! Evet, aşırı arttı. Ama bir oturuşta 50 TL'lik yenen bir şey değil bu zaten; yani, yiyemeyeceğin bir durum yok ortada. Bu kadar dramatik olmaya gerek yok.

      California'daki vergi işi de biraz böyle. California'ya sonradan gitmiş insanlar, verdikleri vergiyi diğer eyaletlerle karşılaştırıyorlar. Fazla geliyor (Fazla olduğu tartışma götürmez). Sonra, genelde Texas'a taşınıyorlar. Ama California'da doğmuş, California'da büyümüş arkadaşlarıma bakıyorum. Hepsi California'da yaşamaya devam ediyorlar. Evleri var. Arabaları var. Sağlık sigortaları var. Hiçbiri de öyle "zengin" falan değil. Mesela, biri toplu taşıma şirketinde planlamacı, diğeri inşaat şirketinde pazarlamacı, eski yengeniz belediyede sosyal hizmetler görevlisi. Maaşla çalışan, ekstraları, primleri falan olmayan, gayet orta direk insanlar...

      Özetle, bu vergi işine karşılaştırmalı değer üzerinden değil, mutlak değer üzerinden bakarsak, bence California'da "yaşayamamak" için bir sebep yok. Zaten kendi beyanına göre ve kazanılmış para üzerinden tahsil edilen bir şey bu. Bizdeki gibi, "İş yerini açtın; kazansan da, kazanmasan da bu vergiyi ödeyeceksin" durumu yok. "Bir birim arabaya, iki birim vergiye para vereceksin" durumu yok. "KDV'nin ÖTV'sini ödeyeceksin" durumu yok. Her alışverişinde ateşle imtihan edilen biz Türkler'in, bu vergi işine karşı bağışıklığının daha yüksek olması lazım aslında...

      California içinde yayımlandı
      kingocaliK
      kingocali
    • RE: Amerika'da MBA yapmak?

      @denizci10 Öncelikle, pandemi yokmuş gibi cevap vermek durumundayım. Zira, pandemiden sonra işlerin nasıl yürüdüğüne dair en ufak fikrim yok. Umarım vereceğim bilgiler pandemiden dolayı güncelliğini çok kaybetmemiş olur ve işinize yarar.

      Sonralıkla, Amerika'da yaşın mevzu olduğunu hiç görmedim. Hatta, Amerika'ya 32 yaşında gelip, 33 yaşında dil okulu, 35 yaşında Grossmont College'da General Education alanında ön lisans, 39 yaşında California State University San Marcos'ta Computer Science alanında lisans, 43 yaşında Southern States University'de MBA bitiren, sonra da Amerika'da kalan arkadaşım var.

      En son olarak da, MBA başlığı altında yazdığınız için, MBA yapmak istiyormuşsunuz gibi; hangi alanda yüksek lisans yapmak istediğinizi belirtmediğiniz, ama hangi alanın mezunu olduğunuzu belirttiğiniz için, kendi alanınızda yüksek lisans yapmak istiyormuşsunuz gibi iki ayrı cevap vereceğim -- ki, zamanında düşünmediğim bir olasılık için, bir iterasyon daha yapmak zorunda kalmayalım.

      MBA yapmak istediğiniz varsayımıyla: SDSU'da ALI (American Language Institute) adında bir enstitü var. Çok geniş kapsamlı bir dil okulu. International Business English gibi, Teaching English as a Second Language gibi, Teaching English as a Foreign Language gibi programları olduğu için, 40'lı, 50'li yaşlarında bile öğrencileri var. ALI, English for Academic Purposes ve Pre-MBA programlarından birine (ya da ikisine birden) başvurur, program(lar)ı devamsızlık yapmadan ve başarıyla tamamlamayı, TOEFL ve GMAT zorunluluğunu oraya gittikten sonra yerine getirmeyi taahhüt ederseniz, SDSU'daki MBA programına şartlı kabul sağlıyor. Ona uygun bir I-20 yolluyor. Konsolosluk da, hem dil okulunu, hem de yüksek lisansı SDSU'da yapacakmışsınız gibi bir vize veriyor. İngilizce'deki "sıkıntı"nızın seviyesine göre, 1 dönemde mi, 2 dönemde mi halledersiniz; kendiniz karar verir, ona göre başvuru yaparsınız. Mesela, benim özel okuldan 7 senelik sağlam bir İngilizce temelim vardı. Ama hiç İngilizce pratiğim, hiç hayat tecrübem yoktu. Evimden, ailemden ilk kez uzak kalacaktım; tek başıma ilk kez yaşayacak, kendi işimi ilk kez kendim görecektim. Hem yeterli İngilizce pratiğini kazanmak, hem de geçiş dönemini nispeten hafif atlatmak için ALI'a iki dönem gitmeyi tercih ettim. Önce English for Academic Purposes (EAP), sonra Pre-MBA programlarına yazıldım (Şartlı MBA kabulüm, bunlarla birlikte geldi zaten). Pre-MBA'i beklemeden, EAP'nin sonunda TOEFL'a ve GMAT'e girdim. İkisini de ilk denememde hallettim. Pre-MBA'e kafam rahat gittim. Ertesi dönem de, tüm şartları sağlamış olduğum için, direkt MBA'e başladım. ALI, GMAT skoru 540'ın (SDSU'nun MBA programına girmek için gereken minimum skor. Ortalama 610) altında olan, ama devamsızlığı olmayan, ödevlerini zamanında ve eksiksiz teslim etmiş, çalıştığı, çabaladığı her halinden belli olan öğrencileri için, SDSU Graduate Business Advisor'a referans mektubu yazabiliyor. Her şeyiniz dört dörtlükse ve bir GMAT'e takıldıysanız, önünüzü açabiliyor. GPA konusunda, Amerikalı öğrenciler için minimum 2.85, uluslararası öğrenciler için minimum 3.00 (Ortalama 3.40) istiyorlar. Ama sitede "should" denmiş; "must" denmemiş. CV'niz, iş veren(ler)inizden alacağınız referans mektupları, sizin yazacağınız niyet beyanınız sağlam olursa, bunun da esnetilebileceğinden eminim. Bunun örneğini de, bir sonraki başlıkta vereceğim.

      Kendi alanınızda yüksek lisans yapmak istediğiniz varsayımıyla: Öncelikle, bir önceki paragrafta anlattığım şartlı kabul süreci, MBA dışı yüksek lisanslar için de aynen geçerli. Yalnızca, Pre-MBA programı yerine, Pre-Masters programına (Benim zamanımda yoktu; artık var) kayıt olacaksınız; GMAT yerine, GRE'ye gireceksiniz. Sürecin geri kalan tüm aşamaları aynı.

      Ben MBA'e girmeye çalışırken, yine SDSU'nun Elektrik ve Bilgisayar Mühendisliği bölümünde (ikisi aynı bölüm) yüksek lisansa girmeye çalışan bir Türk arkadaş vardı. Erzurumlu'ydu. Lisansı Doğu Akdeniz Üniversitesi Elektrik - Elektronik Mühendisliği bölümünde bitirmişti. GPA'i, GRE'si, neredeyse hiçbir şeyi programa girmeye yetmiyordu. Ama arkadaşta (kelimelerimi dikkatli seçmeye çalışıyorum) "medeni cesaret" vardı. Bölümünde Türk hoca olduğunu keşfetmiş (o zaman bir tane vardı); tabiri caizse, günlerce adamın kapısında yattı. "Hocam, bana referans ver" diye ısrarcı oldu. Adam da sonunda dayanamadı; verdi. Oğlan programa kabul aldı. Bir şekilde de bitirdi. Babam (İstanbul Üniversitesi'nde 3000 göstergeli öğretim görevlisi) ayda 300 milyon, annem (İstanbul Üniversitesi'nde 3600 göstergeli öğretim görevlisi) ayda 400 milyon, Deloitte'ta çalışan yeni mezun (Bilkent Üniversitesi İşletme) arkadaşım ayda 560 milyon, Good Year'da çalışan yeni mezun (Boğaziçi Üniversitesi Yönetim ve Bilişim Sistemleri) arkadaşım ayda 1 milyar 300 milyon kazanırken, Ericsson'da ayda 5 milyara işe girdi. Özetle, doğru kişiden alınacak referans mektubu, epey bir kapı açıyor.

      İyi haber şu ki, şu an SDSU'nun Elektrik ve Bilgisayar Mühendisliği bölümünde 4 Türk öğretim üyesi var. Lazım olursa diye, bölüm directory'sinin linkini aşağıya bırakıyorum.

      https://electrical.sdsu.edu/people/faculty

      Umarım faydalı olabilmişimdir...

      Yüksek Lisans ve Doktora içinde yayımlandı
      kingocaliK
      kingocali
    • RE: B1/B2 Ziyaretçi Vizeleri Mülakat Deneyimleri ve Görüşme Detayları

      Tarih: Aralık 2019

      Giriş Limanı: JFK Uluslararası Havalimanı

      Görevli: Beyan edeceklerin olduğunu söylemişsin. Ne getirdin?
      Ben: Kavrulmuş Antep fıstığı ve kıvamlanana kadar kaynatılmış üzüm suyu kaplı kavrulmuş ceviz ( O sırada, cevizli sucuk getirdiğimi anlatmaya çalışıyorum :D Hayvan arkadaşım, "Gelirken getirmemi istediğin bir şey var mı?" diye sorduğumda, isteye isteye cevizli sucuk istedi :) 28 gün bedavaya evinde kalacağım için, eşek gibi götürmek zorunda kaldım :D Başkası olsa, hayatta götürmem :) ).
      Görevli: Bekle. Ne? :D
      Ben: Getirdiğim her şey ya kavrulmuş, ya da kaynatılmış. Zaten vakumlu ambalaj içinde, 10 saattir, eksi bilmem kaç derecede uçuyor. İçinde canlı hiçbir şey olmadığına seni temin ederim :)
      Görevli: New York'a ilk gelişin mi?
      Ben: San Diego'ya ve San Diego'dan iki aktarma dışında ilk.
      Görevli: Ne yapmayı planlıyorsun?
      Ben: Yemek, içmek, gezmek, alışveriş, arkadaş ziyaretleri... Bilirsin, bütün paket :)
      Görevli: Sen nasıl aksansız konuşuyorsun böyle?
      Ben: Resmi cevap; ilk yüksek lisansımı San Diego'da yaptım. Orada üç küsur sene yaşadım. Gerçek cevap ise; XXXX isminde bir kız arkadaşım vardı. Ağzımdan çıkanların yarısını anlamaz, diğer yarısıyla da dalga geçerdi. Her söylediğimi defalarca düzeltmek zorunda kaldığım için, kızı bıraktım. Ama bu tecrübe, bana İngilizce'yi öğretti :D
      Görevli: Evet, yaparlar :D Güm (Vizenin karşısındaki sayfaya giriş damgasını bastı.) Birleşik Devletler'e tekrar hoş geldin :)
      Ben: Teşekkürler adamım :) Yaptığın şeyi takdir ediyorum...

      Ziyaretçi ve Turist Vizeleri (B1/B2 ve C) içinde yayımlandı
      kingocaliK
      kingocali
    • RE: [Arşiv] DV2021 (2021 Green Card Lotosu) Asamalari

      @gucarslan, içinde söyledi: DV2021 (2021 Green Card Lotosu) Asamalari

      sn. @kingocali merhaba,
      bizden bir arkadaş bu davaya katıldı. kendisinden detayları alıp ilgili dava başlığına aktarmaya çalışacağım. umarım faydası olur..

      16 Haziran'da (davaya son katılım tarihinden bir gün sonra), Nicolette Glazer'dan, formlar, sözleşme, ödeme ve ifade gibi tüm formaliteleri 19 Haziran'a kadar tamamlamam halinde, davaya hala dahil olabileceğime dair bir e-mail aldım. An itibariyle bütün formaliteleri tamamladım. Glazer'lardan herhangi bir eksiğim olduğuna dair bir mesaj gelmediği takdirde, Glazer davasına benim de katılmış olduğumu söylemek yanıltıcı olmayacaktır diye tahmin ediyorum.

      Edit: Başka davalarda da davacı olmaya izin verilen, tabiri caizse, onları "tamamlayıcı" nitelikteki DV2021 Regulatory Challenge Litigation isimli davaya katıldım. Zira, halihazırda Goh v. Blinken davasının da davacısıyım.

      Greencard Lotosu (Diversity Visa) Süreci içinde yayımlandı
      kingocaliK
      kingocali
    • RE: New York

      Battery Park, New York

      212.jpg

      213.jpg

      214.jpg

      215.jpg

      216.jpg

      217.jpg

      218.jpg

      219.jpg

      220.jpg

      New York içinde yayımlandı
      kingocaliK
      kingocali
    • RE: DV2021 Goodluck V Biden Davası (Mayıs 2021)

      Son Dakika!

      Yargıç Mehta, kendi baktığı DV-2021 davaları (Goh v. Blinken ve Goodluck v. Biden kesin; bugün yargıç olarak atandığı Bade v. Blinken davasının da bunlara eklenmesi muhtemel) için, 19 Temmuz'da ortak duruşma yapma kararı verdi!

      Toplam davacı sayısı 26.500'leri bulmamış olsa, davacılar için iyi haber derdim. Şu an işler tehlikeli...

      IMG_20210625_005026.jpg

      Greencard Lotosu (Diversity Visa) Süreci içinde yayımlandı
      kingocaliK
      kingocali
    • RE: New York

      Battery Park'tan Statue of Liberty (ve arka planda, Port of New York & New Jersey) manzarası...

      221.jpg

      222.jpg

      223.jpg

      224.jpg

      225.jpg

      226.jpg

      227.jpg

      228.jpg

      229.jpg

      230.jpg

      New York içinde yayımlandı
      kingocaliK
      kingocali
    • RE: DV2021 Rosales v. Biden Davası (Ocak 2021)

      @Orhan-Cabarov, içinde söyledi: DV2021 Rosales v. Biden Davası (Ocak 2021)

      @gucarslan Mehta neden bizim tarafta değil hocam? Bunca haksızlığı görmüyor mu anlamıyorum. Karar vermek için daha neyi bekliyor.😔

      Daha önce, toplam 11 davada, toplam 31.500 davacı olmasının, davalardan davacılar lehinde karar çıkmasını zora soktuğu yönündeki fikrimi beyan etmiş, bazı forumdaşlardan tepki görmüştüm. Ama zaten programın toplam kapasitesi 55.000. Normal senelerde dahi 30.000'li dosya numaralarına anca geliyorlar.

      Nicolette Glazer da, her Zoom toplantısında aynı fikri beyan ediyor. Hiçbir yargıcın, özellikle de Mehta'nın, uygulanabilir olmayan hiçbir karar vermeyeceğini üzerine basa basa vurguluyor.

      Curtis Morrison class tanımını revize etmek istediğinde, hükümet avukatları bu fırsatın üzerine atladı. Daraltılmış bir class tanımının kendilerini bütün davalardan kurtaracağına bel bağladı. Dava açmış bütün avukatlara aynı daraltılmış class tanımını teklif ettiler: "Evrak onayı almış olanlar" (Hükümet avukatının, hem de Cara Alsterberg'ün, davacı avukatlara gönderdiği e-mail metnini de paylaşmıştım forumda bir yerlerde).

      Allah'tan, Morrison dahil hiçbir davacı avukat, bu teklifi kabul etmedi. Ama eşeğin aklına karpuz kabuğu düştü bir kere. Artık her gelişmede, karşımıza "evrak onayı almış olanlar" teziyle gelecekler. Bunun önüne geçebilecek tek merci de yargıçlar.

      Ama onlar da "uygulanabilir" bir karar arayışında oldukları için, davacılar olarak işimiz zor. Ben, yine forumdaşlardan tepki görmek pahasına, yargıçların da "evrak onayı almış olanlar" fikrine daha yakın olacaklarını düşünüyorum. Herkesin evrak onayı alamamış olmasını da hastalığa bağlayacaklar. DV-2021 talihsizleri hariç herkes, başını yastığına koyduğunda huzur içinde uyuyacak...

      Greencard Lotosu (Diversity Visa) Süreci içinde yayımlandı
      kingocaliK
      kingocali
    • RE: New York

      Union Square Park, New York

      241.jpg

      242.jpg

      243.jpg

      244.jpg

      245.jpg

      New York içinde yayımlandı
      kingocaliK
      kingocali
    • RE: DV2021 Goh v. Blinken Davası (Mart 2021)

      @gucarslan, içinde söyledi: DV2021 Goh v. Blinken Davası (Mart 2021)

      @kingocali o kadar umutsuluğa kapılmayın..
      bakarsınız sondan başlarlar biz de faydalanırız bu karardan :)

      Biz, DV-2021 davacıları olarak, class talebi olmayan, hatta olan tek class talebi reddedilen davalardan class kararı çıkartmayı başarmış, talihsizliğiyle, Amerikan hukuk sistemini değiştirmiş bir nesiliz. Bir 💩tan (Şair, bu kıtada, chocolate mousse'e atıf yapmaktadır) faydalanamayız 😀

      Greencard Lotosu (Diversity Visa) Süreci içinde yayımlandı
      kingocaliK
      kingocali
    • 1
    • 2
    • 3
    • 4
    • 5
    • 14
    • 15
    • 3 / 15