@denizci10 Öncelikle, pandemi yokmuş gibi cevap vermek durumundayım. Zira, pandemiden sonra işlerin nasıl yürüdüğüne dair en ufak fikrim yok. Umarım vereceğim bilgiler pandemiden dolayı güncelliğini çok kaybetmemiş olur ve işinize yarar.
Sonralıkla, Amerika'da yaşın mevzu olduğunu hiç görmedim. Hatta, Amerika'ya 32 yaşında gelip, 33 yaşında dil okulu, 35 yaşında Grossmont College'da General Education alanında ön lisans, 39 yaşında California State University San Marcos'ta Computer Science alanında lisans, 43 yaşında Southern States University'de MBA bitiren, sonra da Amerika'da kalan arkadaşım var.
En son olarak da, MBA başlığı altında yazdığınız için, MBA yapmak istiyormuşsunuz gibi; hangi alanda yüksek lisans yapmak istediğinizi belirtmediğiniz, ama hangi alanın mezunu olduğunuzu belirttiğiniz için, kendi alanınızda yüksek lisans yapmak istiyormuşsunuz gibi iki ayrı cevap vereceğim -- ki, zamanında düşünmediğim bir olasılık için, bir iterasyon daha yapmak zorunda kalmayalım.
MBA yapmak istediğiniz varsayımıyla: SDSU'da ALI (American Language Institute) adında bir enstitü var. Çok geniş kapsamlı bir dil okulu. International Business English gibi, Teaching English as a Second Language gibi, Teaching English as a Foreign Language gibi programları olduğu için, 40'lı, 50'li yaşlarında bile öğrencileri var. ALI, English for Academic Purposes ve Pre-MBA programlarından birine (ya da ikisine birden) başvurur, program(lar)ı devamsızlık yapmadan ve başarıyla tamamlamayı, TOEFL ve GMAT zorunluluğunu oraya gittikten sonra yerine getirmeyi taahhüt ederseniz, SDSU'daki MBA programına şartlı kabul sağlıyor. Ona uygun bir I-20 yolluyor. Konsolosluk da, hem dil okulunu, hem de yüksek lisansı SDSU'da yapacakmışsınız gibi bir vize veriyor. İngilizce'deki "sıkıntı"nızın seviyesine göre, 1 dönemde mi, 2 dönemde mi halledersiniz; kendiniz karar verir, ona göre başvuru yaparsınız. Mesela, benim özel okuldan 7 senelik sağlam bir İngilizce temelim vardı. Ama hiç İngilizce pratiğim, hiç hayat tecrübem yoktu. Evimden, ailemden ilk kez uzak kalacaktım; tek başıma ilk kez yaşayacak, kendi işimi ilk kez kendim görecektim. Hem yeterli İngilizce pratiğini kazanmak, hem de geçiş dönemini nispeten hafif atlatmak için ALI'a iki dönem gitmeyi tercih ettim. Önce English for Academic Purposes (EAP), sonra Pre-MBA programlarına yazıldım (Şartlı MBA kabulüm, bunlarla birlikte geldi zaten). Pre-MBA'i beklemeden, EAP'nin sonunda TOEFL'a ve GMAT'e girdim. İkisini de ilk denememde hallettim. Pre-MBA'e kafam rahat gittim. Ertesi dönem de, tüm şartları sağlamış olduğum için, direkt MBA'e başladım. ALI, GMAT skoru 540'ın (SDSU'nun MBA programına girmek için gereken minimum skor. Ortalama 610) altında olan, ama devamsızlığı olmayan, ödevlerini zamanında ve eksiksiz teslim etmiş, çalıştığı, çabaladığı her halinden belli olan öğrencileri için, SDSU Graduate Business Advisor'a referans mektubu yazabiliyor. Her şeyiniz dört dörtlükse ve bir GMAT'e takıldıysanız, önünüzü açabiliyor. GPA konusunda, Amerikalı öğrenciler için minimum 2.85, uluslararası öğrenciler için minimum 3.00 (Ortalama 3.40) istiyorlar. Ama sitede "should" denmiş; "must" denmemiş. CV'niz, iş veren(ler)inizden alacağınız referans mektupları, sizin yazacağınız niyet beyanınız sağlam olursa, bunun da esnetilebileceğinden eminim. Bunun örneğini de, bir sonraki başlıkta vereceğim.
Kendi alanınızda yüksek lisans yapmak istediğiniz varsayımıyla: Öncelikle, bir önceki paragrafta anlattığım şartlı kabul süreci, MBA dışı yüksek lisanslar için de aynen geçerli. Yalnızca, Pre-MBA programı yerine, Pre-Masters programına (Benim zamanımda yoktu; artık var) kayıt olacaksınız; GMAT yerine, GRE'ye gireceksiniz. Sürecin geri kalan tüm aşamaları aynı.
Ben MBA'e girmeye çalışırken, yine SDSU'nun Elektrik ve Bilgisayar Mühendisliği bölümünde (ikisi aynı bölüm) yüksek lisansa girmeye çalışan bir Türk arkadaş vardı. Erzurumlu'ydu. Lisansı Doğu Akdeniz Üniversitesi Elektrik - Elektronik Mühendisliği bölümünde bitirmişti. GPA'i, GRE'si, neredeyse hiçbir şeyi programa girmeye yetmiyordu. Ama arkadaşta (kelimelerimi dikkatli seçmeye çalışıyorum) "medeni cesaret" vardı. Bölümünde Türk hoca olduğunu keşfetmiş (o zaman bir tane vardı); tabiri caizse, günlerce adamın kapısında yattı. "Hocam, bana referans ver" diye ısrarcı oldu. Adam da sonunda dayanamadı; verdi. Oğlan programa kabul aldı. Bir şekilde de bitirdi. Babam (İstanbul Üniversitesi'nde 3000 göstergeli öğretim görevlisi) ayda 300 milyon, annem (İstanbul Üniversitesi'nde 3600 göstergeli öğretim görevlisi) ayda 400 milyon, Deloitte'ta çalışan yeni mezun (Bilkent Üniversitesi İşletme) arkadaşım ayda 560 milyon, Good Year'da çalışan yeni mezun (Boğaziçi Üniversitesi Yönetim ve Bilişim Sistemleri) arkadaşım ayda 1 milyar 300 milyon kazanırken, Ericsson'da ayda 5 milyara işe girdi. Özetle, doğru kişiden alınacak referans mektubu, epey bir kapı açıyor.
İyi haber şu ki, şu an SDSU'nun Elektrik ve Bilgisayar Mühendisliği bölümünde 4 Türk öğretim üyesi var. Lazım olursa diye, bölüm directory'sinin linkini aşağıya bırakıyorum.
https://electrical.sdsu.edu/people/faculty
Umarım faydalı olabilmişimdir...