• Kategoriler
    • Güncel
    • Popular Topics
    • Best Posts
    • Kullanıcılar
    • Gruplar
    • Arama
    • Kayıt Ol
    • Giriş
    1. Ana Sayfa
    2. ibrahimasar
    3. En İyi
    Üyelik oluşturma, email adresi onayı veya foruma giriş konusunda sorun yaşayan üyelerimiz [email protected] adresine email gönderebilirler!
    I Çevrimdışı
    • Profil
    • Takip Edilenler 1
    • Takipçiler 31
    • Konu 8
    • İleti 1,688
    • Gruplar 1

    İleti

    Güncel En İyi Tartışmalı
    • RE: DS-160 formu (turist vizesi için aile başvurusu)

      @uslanmaz, içinde söyledi: DS-160 formu aile basvurusu

      Merhabalar! B1 ve B2 vize başvurusunu her aile bireyi (eş ve Çocuklar) için ayrı ayrı yapacağımı, ödemeler ve randevu için de aynı durumun geçerli olduğunu anladım doğrumu anlamışım acaba?

      Ana başvurucu siz iseniz, kendiniz için DS 160 formunu doldururken birlikte seyahat edeceğiniz kişiler olarak aile diye seçip eş, varsa çocuk bilgilerini giriyorsunuz. Siz formunuzu bitirip imzaladığınızda (yanılmıyorsam) diğer sizinle seyahat edecek kişiler için tek tek yeni birer DS 160 formu otomatik açılıyor ve seyahat ile ilgili genel bilgiler bu forma otomatik aktarılıyor.
      Ais kaydı oluştururken grup oluşturma seçeneği giriyorsunuz ve sizin ds 160 formunuz ile grubunuzu oluşturup pasaport vs bilgilerini girdikten sonra, gruba kişi ekleyerek eşinizin varsa çocuğunuzun da ds 160 numaralarını tek tek pasaport vs bilgilerini girerek ekliyorsunuz. Randevu aldığınızda kaç kişi iseniz aynı tarih ve saate tek seferde randevu oluşturuluyor otomatik olarak. Ödemeyi hatırladığım kadarıyla ayrı ayrı her bir ds 160 numarası ile yapıyorduk. Vize görüşmesine aile olarak tek seferde camekanlı banko önünde giriliyor.

      Ziyaretçi ve Turist Vizeleri (B1/B2 ve C) içinde yayımlandı
      I
      ibrahimasar
    • Toronto

      Toronto, Kanada'nın en büyük şehri ve ticaret merkezi, Ontario eyâletinin başkentidir.

      Nüfusu yaklaşık 6 milyondur ve genelde İngilizce konuşulur. Nüfusunun %54'ünü göçmenler oluşturur; Chinatown, Greektown, Koreantown, Little Italy, Little Portugal gibi azınlık mahalleleri vardır.

      Gelişmiş bir ulaşım ağına sahiptir; yeraltında alışveriş merkezleri ve metro istasyonları vardır. Son derece güvenli bir yerdir, suç oranları çok düşüktür. Niagara şelaleleri'ne, Ottawa, Montreal, ABD'ye oldukça yakındır.

      En önemli simgesi "CN Tower"'dır. "Rogers Centre" (eski adıyla "Skydome") şehrin merkezindedir. Güneyinde Ontario Gölü vardır. Dünyanın en büyük hayvanat bahçelerinden biri olan "Toronto Zoo" doğusundadır.

      Şehrin futbol ve basketbol takımları ABD'de görev yapar.Basketbol takımı NBA'de, futbol takımı ise NFL'de oynar. Aynı zamanda ülkenin de tek beyzbol takımı olan bluejays de oyunlarını burada oynamaktadır.

      Şehirde gelişmiş bir kütüphane sistemi vardır. Her mahallede kütüphane bulunmaktadır ve özellikle soğuk havalarda insanlar vaktinin çoğunu kütüphanelerde geçirmektedir.

      alt metni

      Kanada içinde yayımlandı
      I
      ibrahimasar
    • RE: Amerika'da toplumun bir parçası nasıl oluyoruz ?

      @se-du Siz her ne kadar Amerikaya yerleşmiş kişilere de sormuş olsanız, bir kaç yurt dışı tecrübesine sahip olarak kendimce yanıtlamak isterim.
      Öncelikli olarak heryerde bahsedilen, Amerikadaki dostlukların, iş arkadaşlıklarının vs yüzeyselliği, eğer bulunduğunuz yerde sizi rahatsız edecek seviyedeyse, bu gerçekliği kabul etmekle işe başlayın. Sadece size karşı değil, 50 yıllık komşularına da aynı muameleyi etme potansiyelindeki kişilerden kendinize karşı extra samimiyet beklememekte fayda var. İlk bir kaç ay kendinizi oraya ait hissedememek normal. Ben yurtdışı tecrübelerimde 1-2 haftada atlattım bu süreci. Ben burada doğmuş gibiyim diyerek, hiç dilini bilmediğim, ne anlatmak istediğini anlamadığım o ülkenin yerlisiyle, kanka muhabbeti yapmaya giriştiğimi hatırlıyorum. Orada doğmuş gibi umursamaz, fütursuz ve rahatlıkla sokaklarda This is Libya, ve ya Qatar ya da Afghanistan... diyordum. This is Amerikaya çok uzak değilsiniz. Kafayı kırın biraz. Ben burada doğdum. Güneş sisteminde döne döne soğuyan toprak topun üzerinde, suyun o tarafında yaşadım bir müddet.. Sıkıldım, şimdi de suyun bu tarafında yaşayorum. Bu cennet benim cennetim değil mi, burdanda sıkılırsam başka yere giderim rahatlığına erişin önce. Burak Kut gibi karşıdan gelen Beyaz Amerikalıya ''Give me Five'' yapın. Kafanıza göre birilerini illa bulacaksınız.

      Göçmenlik Sohbetleri içinde yayımlandı
      I
      ibrahimasar
    • RE: Coronavirus (COVID-19)

      Forum sizlerin diye bir şey olamaz, forum herkesin. İşinize yaradığı kadar vakit geçirip gitmek veya gitmemek sizin tercihiniz olur. Forumun kapısı herkese açık.

      İnsanları görmezden gelmeyi günlük hayatta yapamıyorum. Benzer olarak forumda da engelle özelliğini kullanmak istemiyorum.

      Gss prim borcunu ödemek zorunlu demenizle, forumun engelle özelliği olduğunu belirtmeniz aynı kapıya çıkıyor. Zaten biliniyor. Siz biraz da farklı açılardan anlamaya çalışsanız? Beni de çok düşünüp engelle diye tavsiye vermektense siz yazdıklarınıza dikkat etseniz, fena mı olur?

      Sayın @azuleverde , diğer pek saygın forum sakinleri dostlarımız, arkadaşlarımız, kaderdaşlarımız. Engelleme üzerine başlayacak ufak bir tespit yapmak istiyorum. Bir kaç ay öncesine kadar 5-6 forum sakini ile kiminin saygısız, kiminin empatisiz, kiminin atarlı yazmalarından (bana ve ya başkalarına) ötürü uyarıp düzeltmeye, sakinleştirmeye, nötr leştirmeye çalışıyordum. Birazdan anlatacağım şeyler üzere bunu yapmaktan vazgeçtim ve kendilerini engelledim. Yakın zamanda sadece birinin engelini kaldırdım. Bu engellemeler vesilesiyle forumda daha eğlenceli zaman geçiriyorum ve keyif alıyorum.

      Ben de sizin gibi insanları engellemekten, görmezden gelmekten haz etmiyorum. Fakat bazen kafa yapınız kişilerle uyuşmayabiliyor. Ne yapsanız da aynı frekansı tutturamıyorsunuz. Bu kişilerin herşeye muhalif, mutlak bir cevabı, kışkırtıcı yorumları ve akıl almaz bir cahiliyet halleri olabiliyor. Eminim onlar da karşıtlarını böyle tanımlıyordur ama genele bakarsak azınlıkta olan, kişisel gelişimleri boyunca belki de etraflarında hor görülmüş, kompleks sahibi ve çatışma kültüründen beslenen bu insanların sosyal hayattaki tek eğlenceleri bu gibi görünüyor. Onlara hararetli cevaplar verildikçe keyifleniyor ve ciddiye alındıkları için seviniyorlar. Arkalarına yaslanıp, sanki çok önemli bir olaymış gibi dur bakayım kim ne cevap verip kızmış - kızacak diye hevesle bekliyorlar.

      Son tespitime gelince bu insanların gerçekten Green Card a başvurduğuna inanmıyorum. Tutumlarından anlaşılıyor ki vizyon sahibi değiller ve yer değiştirecek cesaretleri de yok. Amerikaya gitmeyi de orada yaşamayı da düşünmüyorlar. Onların gözünde Amerika düşman, bizler de birer vatan hainiyiz. Neyi övdükleri, neyi yerdiklerine bakarsanız bildiğin TROL bu kişiler. Ben sadece onları engellemekle kalmıyor, onlara alıntılı yazılan cevap mesajlarını da okumuyorum. Enerji emecek insanların hayatımda yeri yok. Sizlere de aynını tavsiye ederim. Engelleyin gitsinler. Layık oldukları muamele bu. Bir de ne yazık ki onlar bu mesajı görecek ama ben onların cevaplarını görmeyeceğim :)

      Gündem içinde yayımlandı
      I
      ibrahimasar
    • RE: Dolar Çıldırdı

      @mahmutenis, içinde söyledi: Dolar Çıldırdı

      valla öyle yada böyle amerikaya gidicem herkesin dediği sebeplerden gidicem ben 30 yaşındayım 50 liralık işi yapmayan adamlar var oyüzden motorumu kendim tamir ediyorum arabamıda (1968 taunus) kimseden hayat dersi istemedim.etin kilosu poundu diye kafa yapan arkadaşlar vardı yalan bn yaşadım biliyorum.burda kalkıp yarım saatlik çalışma diye insanları giremicekleri yüke sokmayın bn yaşadım Amerika’da biliyorum etin fiyatı baktım youtubeda poundu 7 dolar kilosu 20 dolar yapıyo..yalan..bnm istediğim belli ortada bi hata var eee napıcaz ne öneriyorsunuz kahve muhabbeti yapacağınıza çözüm bulalım.dolar niye düşsün hakkı buymuş faizle olmaz diyorum.@ibrahimasar bnde birim fiyatı kullanıyorum ama kriter meselesi odaklanmayı engelliyo Amerika’da 20 dolar iyi kullanırsan 500 dolar bile eder.senin gibi adamlar derken keşke bnm yarım olsanız.bn hepinizden fazla gitmek istiyorum ama ağzım kurumasın diye de devlete daha iyisini bilmeden sallamıyorum.
      Savaş Cebeci et fiyatı bakın

      Senin gibi adamlar diye bir laf etmedim. Ama senin gibi olsam intihar ederdim. Yarın kadar olmayı hayal bile edemiyorum. Etin kilosu olsun 20 ($) burada 100 (TL) ama aklın bunu bile almıyor. @semavi çekiyor görüyoruz demişsin. Kadir e biz çek paylaş diyoruz da olmaz yazıktır günahtır diyor. Bildiğimiz adamı sanki bizleri özendirecek videolar çekiyormuş gibi yermişsin. Yapmıyor ama yapsa çok iyi olur. Yapanın da ellerine sağlık. Suları ve cızır cızır yağları süzülen mangaldaki etleri, son model arabaları, geniş konforlu evleri gördükçe ortaçağ Türkiyesinin köleleri olduğumuzu anlıyoruz. Ağzımız kuru olduğundan hükümete saydırmıyoruz. Ömrümüzün yarısında bunlar baştaydı. Bir boklarını görmedik, onu diyoruz.

      Gündem ve Sohbet içinde yayımlandı
      I
      ibrahimasar
    • RE: DV2021 Bekleme Odası

      @ahsenaydgdu, içinde söyledi: DV2021 Bekleme Odası

      @ibrahimasar abi inşallah sana çıkar yaa gerçekten artık vakti olsunn 🙏🏼🙏🏼 orda küçük bi türk marketin olur sana geliriz alışverişe ay ne güzel 😊😊 Dakikada hayal kurulur senaryo yazılır 💁🏻💁🏻

      O ne kız beddua eder gibi. 4 duvar arasında mı yaşıyim Amerikada da 18 saat. Ben daha saatleri belli olan bir iş yapmak istiyorum. Hatta ben pek işe gitmeyeceğim kendi işimde. Laundry gibi, bir bozukluk makinesi, 30 yıkama 25 kurutma makinesi kurup gelen kağıt dolarını 25 c ye çevirsin, yıkasın kurutsun alıp gitsin. Bir meksikalı abla alırım ortalığa göz kulak olacak, ben de arada gider kontrol ederim ortalığı. Tamam işte. Market açıp Türklerle uğraşamam. :) Laundry gibi Carwash ve ya Gas Station da olabilir. Orada işe katılımım yükselir belki ama mesai saatlerim belirli olur. Dış mekanda olurum. Belki de kendi işimi hiç yapmam. Maaşlı bir işte çalışırım. Belki mesleğime geri döner Elektronik kompenent ihracatı yaparım Türkiyeye.. Çok hayal kuruyorum, kızmasın kimse sonra. :) Hayal kurun arkadaşlar. Bol bol hayal kurun. Olmayınca bir daha kurun. Nasılsa bir şeyler gerçekleşecek. Evren bu hislerin bir karşılığını teslim edecek bizlere.

      Yeşilkart (Greencard) ve Göçmenlik içinde yayımlandı
      I
      ibrahimasar
    • RE: Greencard çıkmadan ABD'ye adapte olmak

      @Abraham-Trust

      Seneee geçen sene... Yok yok, 2001.. Bir arkadaş vasıtasıyla, Kanada diye bir ülke olduğunu öğrendim. O Alberta Edmonton da yaşıyordu. Sonra Torontoya taşındı. Dil eğitimi ile gidip kalıcı hale gelmek üzere girişimlere başlamıştı. Ben o sene üniversiteyi bırakıp çalışma hayatına dönmüştüm.

      İş olarak Karaköy piyasasında elektronik malzeme tedariği alanında çalışıyordum. Birlikte oraya gidip geldiğimiz bir abi, Kanada göçmen alacakmış, bi bak ilgilen dediğinde, istiklal caddesindeki Kanada konsolosluğunun bulunduğu binayı buldum. Girişte koca koca harflerle bir kağıda yazı asmışlardı. ''Kanadanın işçi aldığına yönelik söylentiler asılsız olup göçmenlik konuları için cicca.gov ... gibi bir site adresi.. Adrese girip bir baktım ki Kanadanın en kalın zamanları, Express entry henüz yok o zaman ama, üniversite mezuniyeti, dil şartı, bilmem ne kadar masraf için para... Dil okuluyla gitmek en güzeli.

      Ama yol gösterenimiz yok, hazır paramız yok. Hakikaten cahiliz. Yaş 21. Kanada eğitim fuarı var bir yerde, oraya gittik, okul fiyatları kalın kalın. Hep acenteler stand açmış, biriyle tanıştık. Taksimde ofisleri var, gittik. Anasının nikahını istiyorlar evrak ve para olarak. Bende ikisi de yok. Patron sigortamı yapmıyor. Maaşı zorla alıyorum..

      Derken bir gün, piyasada tv satan bir dükkanın önünden geçerken, vitrinde televizyon açık, canlı yayında 2. uçak WTC nin 2. kulesine çarpıyor.

      O zaman Amerika diye bir ülke olduğu geldi aklıma. Olay her ne kadar acı, bazı karanlık yönleri olan bir komplo, kimin ne yaptığına dair net kanıtları olmayan bir olay da olsa, görüntüler korkunç ve toz bulutunun içinden kaçmaya çalışan amerikalıların çaresizliğini hissettim o an. Başladım amerikayı araştırmaya. Küçük bir çocukken en büyük ablamın bir arkadaşı, üniversiteyi de azerbaycanda okumuş olup, posta yolluyla GC ye başvurmuş ve kabul edilmişti. Gitmişti sonra. Aklımd abu anı ile şimdi detaylarını hatırlamadığım bir zamanda bir başvuru yapıp sarı zarfı beklemeye başladım.

      Bir yandan da farklı yolları araştırıyordum. Elektronik piyasasını kriz sebebiyle terk edip, 2002 yılında, ablamın muhasebeciliğini yaptığı Kalkavanların bir tersanede çalışmaya başladım. Bu firmanın gemi lojistik işi de vardı ve amerikaya nakliye yapıyorlardı. Patronun yiğeniyle bayağı samimi idim, Elektronikçi olduğumu öğrenince New York ofisinde daimi bir istihdam yapabileceğimizi söyledi. Çalışma izinleriyle falan uğraşmadan giden geminin birinde gidersin, limana çıkınca ofise geçersin, arada da giriş çıkış yaparsın, oradaki elektronikçimiz olursun diye bayağı işi ciddiye bindirdik. Pasaportumu çıkardım, hazırlıklara başladım. Annem olayı çakozlayınca ablama ''kızım bu gider, dönmez, yollatma'' deyiverdi. Ablamın müdahalesiyle amerika işi suya düştü..
      2003 yılında yeniden GC başvurdum. Sonra 2005 de bir firma (muhtemelen dolandırıcı) ile 5 yıllık (güya) başvuru yaptım. Beni ne arayan ne soran oldu. Arada evlendim, çocuğum oldu, onların resimlerini nasıl yükleriz ki falan, adamlara gönderdim ama onlar '' he yaw he he'' demiş bi kenara atmışlardır evrakları. Bu süreçte mükerrer başvuru olup da diskalifiye olmayayım diye ben ayrıca başvuru yapmadım. Ayrıca evlilik hayatının mali yükleri, iş hayatının sorunları, 2008 in mortgage krizi, Türkiyedeki mali ve siyasi krizler, iş bulma sorunsalları felan, uğraşacak vaktim olmadı.

      2006-2012 yılları arasında Afganistan, Katar, Libya ve Irak da iş deneyimlerim oldu. Afganistandayken amerikalı askerlerle çalıştığımızdan, onlara bol bol gc üzerine sorular sorabildim ama oradaki şartlarda orduya yazılmak, belki de mazlum afganları öldürmek gibi görevlendirmeler olabileceğinden rafa kaldırdım. Zannediyorum 2009 da DV2010 ile başlayarak her sene kesintisiz müracaat ettim. GC henüz çıkmış değil.

      2007 de hurriyetusa web sitesinde e2 vizesi ile yatırımcı olarak amerikaya gelebilmek üzere satılık bir dönerci ilanı sayesinde e2 vizesini tanıdım. Mali olarak gücümüz yetmediğinden bir başlangıç yapamadım ama yıllar yılı bu vizeyi alabilmek için araştırma yaptım.

      2018 sonunda turist vizesi ile 2016 dan beri sanfranciscoda yaşayan, giriş çıkış yaparak durumunu devam ettiren bir tanıdığın tavsiyesiyle biz de karı koca başvurup red aldık. Ardından 2019 da, 2015 den beri işlettiğimiz markette işler kötü gittiğinden dükkanı eşime bırakıp korsan taksiye başladım. Yaz boyu bodruma gelen korsan kullanan insanların büyük bir kısmı, amerikada akademisyen, avukat, elçilik çalışanı, öğrenci, shell çalışanı, e2 ile giden, gc ile giden, kaçak gidip bi şekilde legal olan, öğrenci vs yüzlerce kişinin öyküsünü dinleyince gene gaza geldim. Dükkanı biraz yoluna koyduk, para kazanmaya başladık. 2020 başında korona patladı. 2020 yazında da korsan yaptık. Yine aynı amerika öykülerini dinledim. Konsolosluklar kapandı ve beklemeye başladık. 2021 yazında işler daha iyi olmuştu. Korona bitmiş, turizm patlamış dükkanın işleri tavan yapmıştı. @denizci10 ile bulduğumuz şekerciler ile flörte başladık. Ağustos gibi onlarla anlaşıp peşinat verdik. Vizeler hala uzun süreçte randevu verdiğinden ve e vizelerinin görüşmeleri henüz açılmadığından, açıldığında da ciddi sıra olacağından aralık 2021 e ailece turist vizesine girdik. Gene red yedik. Şekerciklerdeki yatırımımızı geri çektik. Belki iyi ki de böyle olmuş.

      Bu dönemlerde amerika ile ilgili bir şeyler yapmaya çalışırken bir yandan da kanada için eğitim, kuzey kalkınma bölgesi teşvikleri, yatırım gibi alanlarla bir vize elde edebilir miyiz diye araştırdık hep.

      Mental olarak, ikiz kulelere saldırı olduğu zamandan beri istediğim bir şeydi. Eşim 2007 deki e2 zamanı da dahil pek gönüllü değildi. 2015 de bodruma yerleştiğimizde, bakış açısının biraz daha değiştiğini düşünüyorum. Hadi madem var öyle bir olanak, yap gidelim dedi. Bu esnada bile çok da gönüllü değildi de bana pes etmiş gibiydi. Fakat yıldan yıla onun da isteği arttı. Bence bunun sebebi Ankarada otururken, ev yaşantısı yoğun idi, çocukla ilgileniyor, ablasına oturmaya gidiyor, tabi ki evin iş yükü omuzunda ama dışarıdaki insanlarla teması az olduğundan, eve dışarıdan çalışıp kaynakları getiren (bendeniz) biri var. Bu yüzden halinden memnun idi. Sonra market vesilesiyle insanlarla çok yoğun muhatap olunca, haberleri daha fazla duyup, fiyat artışlarını görünce, birlikte izlediğimiz videolarda amerikadaki insanların yaşadığı, alışveriş yaptığı, yemek yemeye gittiği, gezdiği yerleri gördükçe, hevesi arttı. Kızımıza da orada iyi bir okulda eğitim aldırırız, iyi bir işi olur diye hayaller kurduk. Mental olarak hazırlanmaksa sadece hayaller bakımından değil, oraya gittik mi vasıfsız işçiyiz, ya bir sermaye ile pizza dükkanı açalım, en kolay en pratik en rağbet gören iş, ya arabayla doordash uber eats amazon dağıtıcılık yaparak çalışalım. günde 18 saat çalışalım elimize de 150-200 dolar para geçsin max. Ortalama 4-5 bin dolar geçsin elimize. Ayağımızı da yorganımıza göre uzatırız dedik. Ama hala hayaller cumartesi gerçekler ÇIKMAZ ayın son çarşambası.. Ne turist olabildik ne e2 yakalayabildik ne de GC. Umutluyuz. Bekliyoruz. Yaş 50 lere dayandı. Kalan çalışabilme zamanımız azaldı. Tam olarak vazgeçmedik ama hasta gibi de video izlemiyoruz. Bir dönem hepimiz aynı süreçten geçiyoruz. Gördüğümüz bir yeri Google map da buluyoruz. Oraya yakın ev okul iş olanaklarına bakıyoruz. Oranın denize nehire göle mesafesine bakıyoruz. Hafta sonu şuraya gider bi mangal yaparız diye düşünüyoruz. Craiglist de indeed de monsterde iş arıyoruz. Bir dönem tükenmişlik yağıyor üstümüze, olmayacak, hiç gerçekleşmeyecek. Dünyanın öbür yakasını göremeden göçüp gideceğiz deyip pes ediyoruz.

      Yaptığımız en olumlu şey, başvurulara ve yöntem aramaya devam ederken video izlemeyi BIRAKMAK oldu. Bizim açımızdan videolar, bizi buradaki hayatımızın gerçekliğinden kopartıp, bu sefer kesin olacak gibi bir algının içine sokuyor ve gerçekleşmeyince derin bir üzüntüye sebep oluyordu. Buradaki iş okul ev hayatımızın tümünü ıskalamamıza sebep oluyordu. O dönemde ardı ardına, saatlerce ve yüzlerce video izleyip her detaya hakim olma hastalığı tamamen bitti. Şimdi bir konu ilgimi çekse ve videoya tıklasam, sarmıyor, sıkılıyorum. Zamanında nasıl bunları saatlerce izlemişim diye şaşırıyorum. Çok da kapılmamak gerek bu videolara bence.

      Tabi hedefinde dirençli, bu videolar sayesinde bilenmiş, bir şekilde oraya bu sayede gitmeyi başarmış insanlar yok mudur, vardır tabi. Bize yaramadı sadece. Vize çıkmadı, gc çıkmadı. Meksika sınırından kaçak geçme durumumuz hiç yok. Bu durumda ya gc çıkacak ya ara ara turist vizesi deneyeceğiz, ya da kızı okula bi yere yazdırıp onun çatısı altında turist vizesi gibi bir şey almayı deneyeceğiz, ama kanada olur ama amerika olur. Belki de olmaz.. Ne diyim yaa.. Amma da yazdım. Kardeş sen de buraya kadar gözlerini yorup okudun, hakkını helal et. :)

      Göçmenlik Sohbetleri içinde yayımlandı
      I
      ibrahimasar
    • RE: DV2021 Bekleme Odası

      Iyi geceler. @Oktay-İbiş kardesim geldi aksam. Cay ictik sohbet ettik. Forumdan ilk yuz yuze tanismamiz gerceklesti. Zaten burada da ilk gunden pek samimi olduk birbirimizle. Forumda bir suredir devamsizligi var ama sebebi saglam. Tum forumdaslara son 40 kusur saatte sans diliyorum.

      Yeşilkart (Greencard) ve Göçmenlik içinde yayımlandı
      I
      ibrahimasar
    • RE: DV2022 Bekleme Odası

      Ben totem olarak bu sene uzun bir aradan sonra ilk kez top sakalımı kestim ve resmi öyle çektim. Yıllardır ilk kez sakalsız başvuru yaptım. La bu gençmiş alak işimize yarar derler mi acaba :)

      ibgc.jpg

      Yeşilkart (Greencard) ve Göçmenlik içinde yayımlandı
      I
      ibrahimasar
    • RE: DV2022 Bekleme Odası

      @kartalveat, içinde söyledi: DV2022 Bekleme Odası

      @ibrahimasar, içinde söyledi: DV2022 Bekleme Odası

      @MySea Ayda demir talaşı olsa maden olarak, acaba Amerika onun bir tırnakçığını almasına izin verir mi Türkiyenin. Adamlar Ayı çoktan registerlamıştır kendi üstlerine. Adamların mekiğiyle aya gidicen, toz toprak getiricen, onu da sana verecekler öyle mi? Hem radyoaktiftir ordan gelecek olan bok püsür, sokmasınlar dünyaya. Ya da 14 günlük karantina süresi uygulasınlar. Uğraşmayalım bi daha yeni bi korona şeyiyle.. :)

      Halkın büyük çoğunluğuna ay sonuna çıkaramayan bir iktidar mı aya çıkacak.?

      Yaw yerli araba dedi olmadı, yerli uçak dedi uçmadı. Şimdi aya gittik geldik işte diyecek. Bi de stüdyoda video patlatırlar, Nail Kolugüçlü diye bi Türktronot a ayda bir iki adım attırırlar videoda. Bu benim için küçük ama başganımın seçimler için büyük bir adımıdır. Bu çocuğa bi daha oy verin der. Marmaray sayesinde artık istediği an Boğazda balık yemeye gidebilecek Gaziosmanpaşalı gecekondu sahipleri ve duble yollar, osmangazi köprüsü ve yerli uçak sayesinde istediği an Gaziosmanpaşalıya Boğazda balık yerken eşlik edebilecek Çemişgezekli rençber memet bi kere daha reyizlerini destekleyip şad olurlar. Milli duygularıyla gözleri yaşaran göğüsleri kabaran aziz türk milleti 5 yıl daha bu cendereye razı gelir. Bu devran böyle sürer gider. Ekmeğe sürülecek hafıza yok bunlarda. Hiç bir yalanı hatırlamıyorlar ama 2001 doğumlu Aişe Merve Dindar bacımız 1945 deki karne ile ekmek, 74 deki ekmek yağ tüp kuyruğuna dair resimleri paylaşıp unutmadık o günleri diye paylaşımlar yapıyorlar. Afrikanın uzantısı, orta asyanın kısrak başı, arap yarım adasının üst yanı bu kara parçasında yaşayan ırk, layık olduğu yöneticiler tarafından güdülmeyi hakediyor.

      Yeşilkart (Greencard) ve Göçmenlik içinde yayımlandı
      I
      ibrahimasar
    • RE: DV2022 Bekleme Odası

      @JohnColt, içinde söyledi: DV2022 Bekleme Odası

      İnşallah bu sene extrem bir olay olurda hepimizi alırlar , Canı gönülden isteyen herkese nasip olsun... Kaç yıldır bekliyorum bilmiyorum ama gerçekten çok istiyorum , yaşımın verdiği dinamizmi kaybetmeden sıfır bi hayat kurmak istiyorum, bu sene bari olsun be , FBI mı bakacak CIA mı bakacak “ TAKE ME aloooo !! “

      Hepimizi alırlar deyince aklıma geldi, Babam rahmetli yıllarca Spor Toto-Spor Loto oynardı. 13+1 diye bi şey var. 13 maçın hepsini bilicen bir de alttaki 3 maçtan herhangi birini bilicen. Büyük ikramiyeyi alıcan. Adam bir kez 13+1 tutturdu. O hafta 20 bin kişi mi ne tutturmuş, çok belliymiş demek ki maçlar. Çok az bi para kazanmıştı o kadar kişiye bölününce. Kıssadan hisse... Bunun ne alakası var derseniz, Katara gittiğimizde İlker diye bir arkadaş dedi ki, hayal kırıklığına uğradım, her yan Türk, ben hiç olmaz zannediyordum dedi... Bence GC ye başvuran herkes kazanamasın. Öylesine başvuran, burada ömrümüzü tüketen, bu ülkeden kaçmayı düşünmemize sebep olan tipler, Amerikada Türk algısını yerlere, ayak altına düşürecek, haysiyetsiz, onursuz, ukala tipler kazanamasın. Çok amin.

      Yeşilkart (Greencard) ve Göçmenlik içinde yayımlandı
      I
      ibrahimasar
    • RE: DV2024 Sohbet Odası

      Madem ki büyü bozuldu. Benim hazırladığım oregoncuk da şu idi...

      Oregon , Amerika Birleşik Devletleri'nin kurucu devleti . Oregon, Columbia Nehri'nin sularını aldığı Washington eyaleti tarafından kuzeye sınırlanmıştır;
      Doğuda, sınırın yarısından fazlası dolambaçlı Yılan Nehri'nin oluşturduğu Idaho ve Cehennem Kanyonu ; güneyde, Oregon'un dağ ve çöl sistemlerini paylaştığı Nevada ve California ; ve batıda, Oregon'un batı topraklarının ılıman iklimini oluşturan Pasifik Okyanusu vardır. Başkent, eyaletin kuzeybatı kesiminde bulunan Salem'dir .
      14 Şubat 1859'da 33. eyalet olarak birliğe kabul edilen Oregon, nemli yağmur ormanları, dağlar ve batıdaki verimli vadilerden doğal olarak kurak ve iklimsel olarak sert doğu çöllerine kadar ürkütücü bir fiziksel çeşitlilik alanı içeriyor. Farklı jeolojik çağlara ve malzemelere sahip dağlar, platolar, ovalar ve vadiler, Columbia River Gorge, Oregon Caves National Monument, Crater Lake National Park, Cascade Range'in görkemli karla kaplı zirveleri gibi doğa harikaları dâhil olmak üzere sayısız kombinasyonda dizilmiştir. Merkezi Oregon "ay ülkesi" (1960'larda ABD uzay programında astronotlar için bir eğitim alanı olarak hizmet veren lav alanları). Oregon adının kökeninin Kızılderililere dayandığı düşünülmektedir.
      Batı ve kuzeydoğu Oregon'un ormanlık dağları, eyalet ekonomisinin geleneksel çekirdeğini sağladı. Birçok orman ürünü tesisi, ülkenin yumuşak ağaç kerestesinin büyük bir bölümünü, yumuşak kontrplaklarının çoğunu ve büyük miktarlarda sunta, kâğıt hamuru ve kâğıdı üretir. Ulusal olarak, Oregon, ağaç ürünleri üretiminde tüm eyaletler arasında en üst sıralarda yer almaktadır.

      istockphoto-1346531706-1024x1024.jpg

      0x0.jpg

      22413747039_234047d8b2_b.jpg

      Oregon iklimi
      Oregon'un iklimleri, kıyıdaki ılıman, ılıman deniz koşullarından, iç kesimlerde karasal kuraklık ve aşırı sıcaklık koşullarına kadar değişir. Okyanusa göre konum, hâkim rüzgâr ve fırtına yolları, topografya ve yükseklik başlıca iklim kontrol faktörleridir.
      Dar kıyı alanı ve sınırdaki dağ yamaçları denizden etkilenmiştir. Sıcaklıklar ılımlı: Temmuz sıcaklıkları ortalama üst yaklaşık 14 °C, Ocak sıcaklıkları düşük yaklaşık 5 °C. Yazlar nispeten kuraktır ancak mümkün olan güneş ışığının yalnızca yarısını alır; diğer mevsimler bulutlu ve yağışlıdır.
      Willamette, Umpqua ve orta Rogue nehirlerinin ovaları yazın daha sıcak, kışın biraz daha serindir ve kıyıdan daha az yağış alırlar. Temmuz sıcaklıkları, olası güneş ışığının yüzde 65 ila 70'i ile ortalama yaklaşık 21 °C; Ocak ortalamaları yaklaşık 4°C.
      Yağmur mevsimi, Ekim'den Nisan'a kadar uzanır.

      Ormanlar Oregon'un beşte ikisinden fazlasını kaplar. Eyaletin doğudaki üçte ikisinde, çeşitli yıllık çimenler ve kır çiçekleri ile birlikte kızılçam, büyük adaçayı ve batı ardıç hâkimdir . Blue-Wallowa dağlarında ve Cascades'in doğu yamaçlarında, acı çalı, yeşil manzanita ve otsu bitkilerden oluşan zemin kaplamalarıyla birlikte büyük kızılçam meşcereleri bulunur. Cascade, Klamath ve Sahil sıradağlarının batı yamaçları, meşcerenin yaşına bağlı olarak değişen derecelerde alt kat sarmaşıkları ve diğer ağaçlarla birlikte Douglas göknarı meşcereleriyle yoğun bir şekilde ormanlıktır. Nemli kıyı bölgesinin temizlenmiş alanlarında kızılağaç bulunur. Dağların alpin bölgelerinde karaçam, dağ baldıran otu ve alp göknarı bir arada bulunur ve Mavi Dağlarda dağ maunu bulunur .
      Oregon'un hayvan yaşamı, iklim bölgeleriyle ilgilidir. Daha az nüfuslu bölgelerde geyik gelişir ve doğudaki yüksek platoda antiloplar, dağ eteklerinde ise ayı ve tilki bulunur. Oregon'un kıyı suları deniz aslanlarına ve su samurlarına ev sahipliği yapar.

      USA-Oregon-Portland-Winter-2-800x533.jpg

      ccimage-shutterstock_358167083.jpg

      Nüfus bileşimi
      Oregonlular ağırlıklı olarak Avrupa kökenlidir ve Amerika doğumludur. Nüfusun yaklaşık onda biri Hispaniklerden oluşuyor. Az sayıda Asyalı, Yerli Amerikalı ve Afrikalı Amerikalı var. Roma Katolikleri en büyük tek dini mezhebi oluşturur, ancak tüm dini taraftarların yalnızca üçte birini oluşturur. Evanjelik Protestanlar, Metodistler, Baptistler, Presbiteryenler, Mesih'in Müritleri , Lutherciler ve Mormonlar diğer büyük dini mezheplerdir.

      Geleneksel olarak Oregon, ormanlarına ve çiftliklerine büyük ölçüde bağımlı olan kaynak odaklı bir ekonomiye sahipti. Ancak çeşitlendirme yoluyla çeşitli yeni endüstriler kurulmuş ve turizm, rekreasyon, ticaret ve hizmet faaliyetleri büyümüştür. 1950'de orman ürünleri imalatı, eyaletin işgücünün yaklaşık üçte ikisini istihdam ediyordu; bu rakam, büyük ölçüde bioteknoloji ve plastik ve yazılım üretimi de dahil olmak üzere diğer endüstrilerin büyümesi nedeniyle 1990'ların sonunda yaklaşık beşte bire düşmüştü . Asya ülkeleriyle yapılan ticaret, devletin ihracat gelirlerinin önemli bir bölümünü oluşturmaktadır.

      Oregon'un tarımsal arazi tabanı, hem ekili arazileri hem de otlakları içerir. Hayvancılık ürünleri, sığır ve buzağı başta olmak üzere toplam emtia değerinin üçte birine katkıda bulunur; süt ve kümes hayvanları ürünleri de önemlidir. Buğday önde gelen mahsuldür, ancak patates, arpa, armut, elma ve şaraplık üzüm de önemlidir. Oregon, fındık, nane, ahududu, böğürtlen ve loganberry üretiminde ülkenin önde gelen eyaletleri arasındadır. Karnabahar, kızılcık, şerbetçiotu, soğan, erik, kuru erik ve çilek gibi büyük ihracat mahsulleri üretir. Tarımın Oregon ekonomisi için göreli önemi, yüksek teknoloji üretiminin ortaya çıkmasıyla bir şekilde azaldı . Kentsel alanlar Willamette vadisinin çoğuna doğru genişledikçe ekin alanı azaldı.
      Eyalet arazisinin yaklaşık beşte üçü ticari kereste üretiyor (veya üretebiliyor). Kamu kurumları, Oregon'un ticari ormanlarının yarısından fazlasını ve geri kalanı özel mülk sahiplerini kontrol ediyor. Ek orman, vahşi doğanın korunması, rekreasyon ve diğer dışlayıcı kullanımlar için ayrılmıştır. 1980'lerde, yaşlı ormanları korumak amacıyla, federal mülkiyete ait arazilerde ağaç kesimi önemli ölçüde azaltıldı. 1971 tarihli Oregon Orman Uygulamaları Yasası, ülkede türünün ilk örneğiydi ve ağaç kesme işlemleri sırasında akarsular ve vahşi yaşam popülasyonları dahil olmak üzere doğal kaynakların korunmasını gerektiriyordu.
      Orman endüstrisi bir kereste üreticisi olarak başladı ve 1938'den beri Oregon yumuşak ağaç kereste üretiminde ülkeye liderlik ediyor. Ancak ürünler değişti ve 21. yüzyılın başlarında orman gelirinin yalnızca beşte ikisi keresteden geliyordu. Hasat edilen kütüklerin üçte birinden fazlası, orman ürünlerinin değerinin yaklaşık üçte birini oluşturan kontrplağa gidiyor. Kağıt hamuru ve kağıt fabrikaları ile sunta ve sunta fabrikaları geri kalanın çoğuna katkıda bulunur.

      22413747039_234047d8b2_b.jpg

      Drone.__72 DPI.jpg

      Multnomah Falls, Troutdale'in doğusunda , Corbett ve Dodson , Oregon , Amerika Birleşik Devletleri arasında, Columbia River Gorge'daki Multnomah Creek'te bulunan bir şelaledir. Şelaleye , Tarihi Columbia Nehri Otoyolu ve Interstate 84 üzerinden erişilebilir . Bazalt kayalıklarda iki katmana yayılan bu şelale, yüksekliği 189 m ile Oregon eyaletindeki en yüksek şelaledir. 1914'te inşa edilen Multnomah Creek Köprüsü , şelalenin altından geçiyor ve Ulusal Tarihi Yerler Sicilinde listeleniyor .
      Şelaleleri çevreleyen arazi, yirminci yüzyılın başlarında Simon Benson tarafından geliştirildi ve 1925'te bir patika, seyir köprüsü ve bitişik orman evi inşa ediliyor. Multnomah Falls Lodge ABD Pasifik Kuzeybatısında en çok ziyaret edilen doğal rekreasyon alanıdır.
      Şelale iki ana adımda düşer, 165 m üst şelaleye ve 21 m alt şelaleye bölünür ve ikisi arasında kademeli olarak 3 m yükseklik düşüşü olur. Şelalenin toplam yüksekliği geleneksel olarak 189 m olarak verilir.
      Karaçam Dağı'ndan gelen yeraltı kaynakları , diğer mevsimlerde dağın kar tabakasından gelen bahar akışı ve yağmur sularıyla zenginleşen şelale için yıl boyunca su kaynağıdır. Bu kaynak, Multnomah Deresi'nin kaynağıdır.
      Şelale yaklaşık 15.000 yıl önce bir asma vadinin sonunda oluştu ve Missoula selleri tarafından yaratıldı . Multnomah kabilesinin (şelalelerin adını aldığı) yaratılış hikayesine göre şelale, genç bir kadının Multnomah köyünü vebadan kurtarmak için kendini Büyük Ruh'a kurban etmesinden sonra oluşmuştur. Uçurum ve Multnomah halkları kurtarıldı. Ölümünden sonra, uçurumun üzerinden su akarak şelaleyi oluşturduğuna inanılıyor.

      Hood Dağı veya Wy'east, ABD'de bulunan Oregon eyaletinin en yüksek dağıdır ve bir yarı-faal stratovolkandır. Yüksekliği hakkında üç farklı ölçüm yapılmıştır, ikisinde 3.426 m, birinde ise 3.429 m çıkmıştır. . En son 1866 yılında patlamıştır. Gelecek 30 yıl içerisinde patlama olasılığı %3 ile %7 arasında ifade edilmektedir.

      Multmonah falls.jpg

      1930 larda Multmonah Şelalesi

      255020317_1958148947686516_6092255866636695539_n.jpg

      1900 ler Başı, Ahşap Tren Köprüsü

      Fossil_main_street.jpg

      Bütün Amerika jan janlı ambalaj kağıdı değil. Fossil Kasabası

      Yeşilkart (Greencard) ve Göçmenlik içinde yayımlandı
      I
      ibrahimasar
    • RE: DV2024 Sohbet Odası

      @Emrah-Borazan, içinde söyledi: DV2024 Sohbet Odası

      @charon pasaport zorunluluğu mahkeme kararıyla kaldırıldı. Tekrar getirebileceğini sanmıyorum

      Pasaport zorunluluğu, yasa değişip senatoya sunulmadan uygulandığı için mahkeme kararıyla kaldırıldı. Eşitliğe vs aykırı diye değil.
      Bununla ilgili bir yasa senatodan geçer ve onaylanırsa yeniden yürürlüğe girer.
      Pasaport konusu bizde biraz sorun, pasaportu olan vatandaş az, o yüzden canımızı sıkıyor. Avrupa ve asya gibi ülkelerde daha yoğun pasaport sahipliği. Yine de pasaport şartı onlarda da başvuru sayısına etki ediyor.
      Bizi alakadar eden sayı Avrupa, avrupaya ayrılan yaklaşık 30 bin vizeden 2-3 bini bize geliyor ortalama. Bizdeki pasaportsuz başvurup sürece katılmayanlar bize negatif etkide bulunuyor tabi. Pasaport şartının olduğu ilk sene toplam başvurular yarıdan aşağı düşmüştü diye hatırlıyorum. Çıkacaksa çıkacak bahanesinden ziyade, totalde 20 milyon başvurudan 12 milyon başvuru arasından çekilmek, bölgemizde 7 milyon başvuru yerine 3-4 milyon başvurudan çekilmek arasında ciddi bir şans artışı var.

      Ben bir de, komplo teorisyenlerinin, bilgilerinin çalınma riskine karşı pasaport bilgilerini vermekten çekinerek, bazı pasaport sahiplerinin de başvurmayabileceğini düşünüyorum. '' FBI bizi takip ediyorr'' hesabı.

      Bir başka küçük ihtimal de şu, yıllar içinde ülkemizde olduğu gibi pekçok ülkede gc aracılık firmaları, acentelere müracaat etmiş, 2-3-5 yıllık para ödeyip anlaşmış, sonradan bunlarla değil de kendi başvurmaya karar veren, yada unutup uğraşmayan insanlar vardır mutlaka. Bu aracılık firmaları, bizde pek başvuru yaptıklarını düşünmüyorum ama, başka ülkelerde, kişinin bilgileriyle sonraki yıllar da başvurabilir. Eğer kişi talihli olursa conf no için 100 dolar, form doldurmak için 100 dolar, randevu zamanı ver bi 300 dolar daha diye insanları sağmak için ellerindeki bilgiyi kullanmaya devam edebilirler. Pasaport şartı, bu firmaların elinde bilgi olarak bulunmadığında, bier numara sallamak işi çözmeyeceğinden, pek çok kişinin de aracı firmaya güvenip pasaport bilgilerini vermeyeceğinden bayağı bir sahte ve kontrolsüz başvuruyu eleyeceğini düşünüyorum.

      Ben kendi çapımda pasaport şartının bulunması konusunda olumlu düşüncedeyim. Mantıklı ve iyi olur.

      Yeşilkart (Greencard) ve Göçmenlik içinde yayımlandı
      I
      ibrahimasar
    • RE: [Arşiv] DV2020 Mulakat Deneyimleri

      @turcouz, içinde söyledi: DV2020 Mulakat Deneyimleri

      @ayvalik10 Aynen öyle, umarım heyecanları geçince forumu ve ahalisini hatırlarlar :)

      Doğru kelime bu işte. Heyecan. Düşünsene, kaynar suyla dolu bir kazana girdin çıktın. Şu an ilk düşüncen bu stresi atlatmak mı olur foruma bilgi vermek mi. Herkes, bir başkası kadar soğuk kanlı olamayabilir. Geç bilgi veren arkadaşların eleştirilip tenkit edilmesi, hiç durumla alakam yokken beni bile rahatsız ediyor. Dün de Gülden hanıma aynısı yapıldı. Biraz sabır. Ben de merak ediyorum. Siz talihli olduğunuz ve bir iki ay içinde aynı görüşmeye gireceğiniz için siz daha fazla merak ediyorsunuz. Ama bazı yorumlar çok kırıcı. Üzüm yemek isterken bağcıyı döver bir tutumda. O kadar sivrilmeye gerek yok. Yazmayacak olan bu tenkitten sonra da yazmaz. Yazacak olan heyecanı dinince elbet yazacaktır.

      Greencard Lotosu (Diversity Visa) Süreci içinde yayımlandı
      I
      ibrahimasar
    • RE: ABD polisinin sert müdahalesi sonucu olen siyahi adam

      @Rhonster, içinde söyledi: ABD polisinin sert müdahalesi sonucu olen siyahi adam

      @newman, içinde söyledi: ABD polisinin sert müdahalesi sonucu olen siyahi adam

      Bazi arkadaslarin neredeyse sevinc gosterileri yaptigi bu engelleme konusu ile ilgili bir animi paylasmak isterim.
      Part-time Masters yaparken research supervisor sayesinde full-time bir is bulmustum. Tam da research konumla ilgili oldugu icin birinden edingim bilgi ve tecrubenin digerine de faydasi oluyordu. Yoksa bilirsiniz part-time research cok zordur. Hersey harika fakat Wayne isimli bir Proje manager'im var ki kabus gibi cokmus ustume, rahat vermiyor. Tam depresyonluk bir durum. Birgun yine ofisin ortasinda, o is niye bitmedi, bu is niye olmadi ayni sorulari tekrar tekrar soruyor. Tek tek yanitlasamda o ayni sorulari hic yanitlamamisim gibi hala soruyor. Elimi ayagim titremeye basladi direk departman manager'inin ofisine paldir kuldur girdim. Mrs. Rodriquez sasirdi, sonra oturttu beni koltuga, kapiyi kapatti kendiside gelip oturdu, bak dedi, seni baska bir projeye veririm hic sorun degil ama Wayne gibi insanlar heryerde var. Onlarla gecinmeyi ogrenmem lazim cunku heryerdeler, demisti. :) 20 sene oldu hic aklimdan cikmaz. O gun bugundur ne zaman zor insanlarla ayni projede calismam gerekse Mrs. Rodriquez'in o sozlerini hatirlarim.

      Bence bu "engelleme" isleri hakikaten cok anlamsiz. Bir muddet sonra 'like', 'dislike' button'lari gibi amacinin disinda kisisel kullanilmaya baslanacak ve kisa bir sure sonra forum korler sagirlar birbirini agirlar moduna girecektir. Insan onurunu kirici, asagilayici mesajlar konu degilse, hic geregi yok bunlarin. Forumun geneli 30'lu, 40'li yaslarda, kendilerinden belli bir olgunlukta olmasi beklenen insanlar, farkli bir ses duyduklarinda hemen kacip kurtulmak yerine durup o fikirlerle beraber yasamaya calismalilar. Cunku begenmedikleri farkli dusunceler heryerde karsilarina cikacaktir. Kaldi ki bu arkadaslar ABD gibi 200 kusur etnik dilin kulturun icinde yasama hevesindeler. Bence cor zorlanirlar.

      Bu arada, irkcilik her yerde var ama Amerika konusu farkli. Ulke koloni olarak kurulmus, kolelik sistemi uzerinde yukselmis, siyah beyaz ayrimi yuzyillardir var orada. Bence her zamanda olacaktir. Iki tarafa da aidiyat hissetmeyen diger gocmenlerin siyah-beyaz tartismasinda nötr bir tavir takinmalari akillica olur.

      abi şahsen herkese zaten engel atmıyorum dediğin gibi olsaydı ilk seni engellemem gerekirdi :D senle o kadar zıt düştük tartıştık ettik ama sana engeli bastım mı hayır çünkü belirli bir saygı sevgi çerçevesinde ilerledik ama bazı arkadaşlar direk hakediyor bunu. engellediğim kişide zaten like dislike özelliklerini filan amacının dışında kullanmaya başlamıştı. üstüne o kadarda hakaret ediyor. sağolsun almayayım böyle düşük profilli arkadaşları.

      Ben şahsen üslubunu beğenmediğim, yazarken tepeden bakan, karşısındakini 5 para etmez gibi hakir gören, yazarken denge sağlayamayan 5-6 kişiyi engelledim. Herkesi engellemedigimiz gibi bu kişiler hakikaten bizi rahatsız ediyor ki engelliyoruz. Kimse bizim supervisorümüz değil. Katlanmak mecburiyetinde değiliz. Ben dükkanda bazen yaşıyorum. Güzel bir hayat yaşamak için Bodrum a yerleştim. Esnaflık ediyorum ama kimsenin kulu değilim. Dükkanda tavırlarını beğenmediğim kişi çevre esnaf da olsa komşu yerleşik de olsa kendisinin bana muamele ettiği gibi ona muamele ediyorum. Bir daha gelmiyor. Hanım kızıyordu ilk başlarda. Şimdi hak veriyor. En iyisini yapıyormuşsun diyor. Kimse için ömrünü torpuletmeye gerek yok. Tartışarak da düzelmez kimse. Bu kadar sivriyse uğraşmadan engelleyip forumun da hayatın da keyifli yönlerine odaklanacaksin.

      Gündem ve Sohbet içinde yayımlandı
      I
      ibrahimasar
    • RE: Amerika'ya gitme sebepleriniz ?

      Herkesin bildiği standarttan sapmak için. Hiç bir yer fazladan güllük gülistanlık değil. Ama görmek istiyorum. Eyalet eyalet gezmek istiyorum. Günlük 14 saat emek verip çalışınca elime geçen parayla istediğimi alabilmek, istediğimi yiyebilmek istiyorum. Kızımın iyi bir eğitim almasını, güzel bir meslek edinmesini istiyorum. Karavanla kanyonlarını derelerini milli parklarını keşfetmek istiyorum. Bir kanatlarım eksik, vadilerin üstünde uçmak istiyorum. Upuzun çayırlarda, yalınayak koşmak istiyorum. Saçlarım rüzgara konuk, yüzüm dağlara dönük... Ahmetin aradığı özgürlüğü damarlarımda hissedebilmek istiyorum.

      Göçmenlik Sohbetleri içinde yayımlandı
      I
      ibrahimasar
    • RE: DV2021 Başvuru Sayısı

      Yahu bir tahmini ve içimizdeki merakı paylaşıyoruz birlikte. hangi sayfada bir yorum yazılsa azarlayıcı bir cevabınız var. Anlıyorum ki forum yöneticisi ve ya eski kallavi üyelerden birisiniz. Ama sürekli insanlara ayar verecekseniz siz yazın, biz okuyup geçelim. Evet pasaport bilgisini kontrol eden bir mekanizma yok. Ama kazanan kişi o numarayı kanıtlayamazsa diskalifiye olacak. Bunu umursamayıp gene başvurabilir. 55 bin numaradan türkiye için 2500 kişi seçiliyorsa 1000 i alıyor zaten. 2500 ün 2000 i sahte pasaport bilgisi yazdıysa geri kalan basılmamış vizeler belki de geçen yıllarda olduğu gibi yeniden numara seçilip açıklanmasına sebep olacak. Hiç birini bilemiyoruz ki. Tahmin yürütüyoruz. Fikir alışverişinde bulunuyoruz.

      Yeşilkart (Greencard) ve Göçmenlik içinde yayımlandı
      I
      ibrahimasar
    • RE: [Arşiv] DV2022 (2022 Green Card Lotosu) Aşamaları

      @gucarslan, içinde söyledi: DV2022 (2022 Green Card Lotosu) Aşamaları

      @ayvalik10 aslında cevap vermeyecektim ama şahsıma ve diğer grup arkadaşlarıma "itham" edilen suçlama sebebiyle cevap vermek zorunda kalıyorum.

      ilk olarak, sonuçları açıklanmamış bir çekiliş üzerine fikir beyan ediyorsunuz. bu, benim DV2023 grubunu kurup onun hakkında fikir beyan etmem ile eşdeğer. hali hazırda kazanani dahi olmadığınız (ki inşallah olursunuz) bir çekiliş için buradaki insanlar hakkında ithamda bulunmanız çok yanlış sn. @ayvalik10

      DV2020 talihlileri, DV2021 grubunu kurup sonrasında bizlere devrettiler. çünkü çoğu kişi daha henüz neyin ne olduğunu bilmiyorumdu. birilerinin rehberliğine ihtiyaçları vardi ve bunu da DV2020'ye emek vermiş arkadaşlarımız yaptılar sağolsun.

      bizim de bunun dışında bir amacımız yok, olamaz da. derdimiz, bu ülkede çekilişi kazanan her arkadaşımızın ailesi ile birlikte vizesini alması. başka bir şey degil.. biz de DV2022 çekilişi sonrası gruba katılmış arkadaşlarımız arasından bu görevi üstlenmeyi kabul edenlere bayrağı teslim edip, desteğimizi her zaman olduğu gibi forumdan vermeye devam edeceğiz. hiçbir zaman bir grupta baki kalmak gibi bir gayemiz yok. tek derdimiz birilerine faydalı olmak.

      gelelim, DV2021 telegram grubundan insanlari attığımız yönündeki ithaminiza. bilgi sahibi olmadan, fikir sahibi olmak tam da bu olsa gerek. biz kimseyi haksız yere bir gruptan atmadık, atmayız da. çünkü grup bizim değil.. sadece biz "gönüllülük" esasına uygun bir görev üstlendik hepsi bu. sizden ricam o ifadenizi ya silin ya da tekzip girin. çünkü sadece beni değil, bir çok kişiyi tohmet altında bırakıyorsunuz.

      umarım yarın bir DV2022 talihlisi olarak yerinizi alir ve bizim de grubu size devretmemizi sağlarsınız.

      bir daha bu ve bunun gibi tatsız mukabelelere girmek istemiyorum. çünkü şuan tek derdimiz, bütün DV2021 talihlilerine vizelerini aldırıp size tertemiz bir çekiliş yılı birakmak.

      ışık sizinle olsun
      namaste!

      Dereyi görmeden paçayı sivamak bu olsa gerek. Umuyorum ki 2022 kazananı olurum. Telegram konusunda 2021 de ne tartışma yaşandı bilmiyorum ama grubu ilimli, insanları azarlamadan, ne yapacağını nasil yapacağını hatta nasil soracağını bilmeyene sabırla cevap verecek, zamanının ciddi bir kısmını buna ayırabilecek birilerine devretmeniz dogru olacak. Bunu zaten biliyorsunuzdur da, sürekli kavga çıkaran, sürekli insanları azarlayan, WhatsApp bekleme grubunu bile 3 günde darmadağın etmiş birinin telegram grubunu ayar veren vere idare etmesine tahammül edemez kimse. Benim de böyle bir grubu idare edecek zamanım bilgim tecrübem ve sabrım yok. Geçen senenin tecrübeli bir yöneticisi bu yıl uzunca süre kalıp tecrübesini aktarması 2022 kazananları için en faydalı yöntem. Ilimli bilgili ve bilmedigini sorarak öğrenmekten çekinmeyecek 1-2-3 yoneticiye güvenip arka planda da olsa beklemeye devam etmeniz cok daha uygun. Aksi halde kimse telegramin hedeflerinden sağlıklı bir şekilde faydalanamayacak ve insanlar ufak ufak kopup sürecini bağımsız sürdürmeye çalışacaktır.
      Forumda ve kazananların grubunda amacın "enn tecrübeli benim, herkes beni parmakla göstersin" olmadigi anlaşılsa bu konular hiç konuşulmaz.

      Greencard Lotosu (Diversity Visa) Süreci içinde yayımlandı
      I
      ibrahimasar
    • RE: Dolar Çıldırdı

      @nicely, içinde söyledi: Dolar Çıldırdı

      1- ABD'e gelmeyin demiyorum
      1 turkiyeden gitmek isteyenleri kaçmak Tayyip ve devlet dusmanligiyla itham ettiğiniz yorumunuzu gözden geçirin o zaman.
      2- Boş konuştuğumu düşünenler benimle muhatap olmasın lütfen, beni takmasın ve beni cahil, ve koyun oalrak görsün sıkıntı yok.
      2 ulu orta istediğinizi yazıp benimle muhatap olmayın demek komik.
      3- Ben ABD de suan teknoloji girşimimi büyütmek için ugrasıyorum hem TR de hemde ABD de sirketim var.
      3 başarılarınızın devamını diliyorum. Turkiyede de yurtdisinda da başarı gösteren insanlara Türk olsun yabancı olsun saygım sonsuz.
      4- Iktidar ile ilişkim 0 hiç bir ilgim yok, ben Türkiyeliyim, devlet yanlısıyım. Başta kim olursa olsun ben ülkem için yapıcı hareket ederim.
      4 biz de devletini seven insanlarız. İdarecilerin 19 yıllık yalanlarına doyduk sadece. Başta kim olursa olsun demiyoruz da başta bizi iyi yerlere sevkederken cukkasini da doldurmayan bir idareci olsun istiyoruz.
      5- ABD'e kaçmakdan bahsederken demek istediğim gitmeyin demek degildi, anlasanıza demek istiyorumki. Niyeti kaçmak olandan Türkiye ye fayda gelmez. Niyeti gidip sonrada günün birinde ülkesine dönüp iyi işler yapmak olan insanlara sözüm yok. Ben dünya insanıtım ülke önemsiz diyenlerede eyvallah onlar zaten bu konuda konuşmuyordur.
      5 niyetimiz kaçmak den ziyade insanca dünyanın neresine gidersek gidelim milletimiz olarak itibar görelim. Kaçanlar gri pasaport ile kaçıyor. Bizler yasal yollardan iyi işler yapabilecegimize inandığımız ülkelere göçmen olarak gitmek istiyoruz. Sonra turkiyeye donermiyiz donmezmiyiz bu herkesin kendi bileceği is. Buradan gitti. Bugun dönmeyi düşünmüyor diye genelleme yapıp ülkeye fayda gelmez demek çok peşin bir hüküm.
      6- Amerika'da yaşayan bir çok Türk sırf Tayyip Erdoğan'dan nefret ettiği için, Türkiye Devletine etmediği hakaret kalmıyor, her mecrada bunu goruyorum. Buradaki bazı mesajlarıda gördükçe aklıma tam olarak o kişiler geliyor bu sebeple burada bir kaç yazı yazdım.
      6 aslında Türkiye devletine hakaret etmiyor kimse. Hükumetin iç dış ekonomik ve insan hakları politikalarına hakaret ediliyor. Devlet değil hükumet bu ikisi ayrı şeyler. Kaldi ki ben yurtdisinda bulunduğum surede bir yabancının yağcılık yapma adına Tayyip Erdoğana hakaret etmesini de engelledim. Ama o kötü değil mi dediklerinde, bu sizi alakadar etmez, neticede benim ülkemin başbakanı o, sövemezsin dedim. Fakat Tayyip Erdoğan beni böyle savunur mu bilemem. Ve ya bir AKP li Kilicdaroglunu böyle savunur mu?
      7- Sizin umudunuz olmayabilir ancak tarih şuuru olan bir insan hiç bir devletin sonsuza dek güçlü kalamayacagını anlar.
      7 bilinen yakın tarih ve öngörülen yakın gelecek genel olarak bizleri alakadar ediyor. Bir gün yıkılacak diye amerikaya gitmemek Birgün düze çıkacak diye turkiyede beklemek her insanın kendi tercihi.
      8- Ben kaderci bir insanım ve bu dunyadaki yaşantımızın mukemmel olması herkesin süper yaşama hakkı olması vs gibi konuları çok umursamıyorum. Ben bu gün suriyede veya afrikada savaşın ortasında doğmuş olan bir insanda olabilirdim. Halime şükrediyorum ve belki mozoşist diyeceksiniz ama konfor alanımdan çıkmak için elimden geleni yapıyorum ve yapacağım.
      8 kendiniz ile ilgili düşüncelerinize yorum dahi yapmam. Size de başkaları için aynını tavsiye ederim.
      9- Eğer ülkedeki idarecilerden nefret ediyorsanız, değiştirmek için uğraşın çalışın madem bu kadar takıksınız şahsen ben olsam bunun için savaşırdım.
      9 bazılarımız savaşıyor. Yerel seçimde ilk büyük zaferimiz aldık. Genel seçimde de benzer bir tablo bekliyoruz.
      10- Binlerce yıllık dünyada biz bir karınca gibi bir şeyiz, fazla kasmayın akışına bırakın nede olsa belkide yarın ölüp gideceğiz.
      10 sefil ölmek ver rahat ölmek var. Elbette birer karınca gibiyiz. Ama dünya genelinde gücü elinde tutan bizi sefil ediyor diye biz de bunu hakettik demek değil. İnsanca yaşayıp insanca ölmek istiyoruz.

      Gündem ve Sohbet içinde yayımlandı
      I
      ibrahimasar
    • RE: DV2021 Bekleme Odası

      27 Benim uğurlu rakamım. Bu koç Grand Canyon'u görsün artık.

      alt metni

      Yeşilkart (Greencard) ve Göçmenlik içinde yayımlandı
      I
      ibrahimasar
    • 1
    • 2
    • 3
    • 4
    • 5
    • 63
    • 64
    • 3 / 64