Eşim bugün " bu kadar mı kaçmak istiyorsun?" Diye sordu. Sanırım kendisi kalma niyetinde, neyse ona değil greencard bana çıkarsa sorun yok mesele ona çıkıp bana çıkmaması. Ona çıkarsa bana giriş yaptırdıktan sonra nereye isterse gidebilir. Çocuklarda kendi kararlarını kendileri verebilir. O kadar net. Ayrıca sorunun cevabı
istediğim kaçmak değil, sadece fırsatları yakalamaları. Ama kendisi bu cevabı asla benden duyamayacak, onun soruş şekline benim aynı tavırla cevap vermem kan çıkartır. En güzeli 7 Mayısı bekleyip görelim.
İleti
-
RE: DV2023 Sohbet Odası
-
RE: DV2023 Sohbet Odası
@ahsenaydgdu, içinde söyledi: DV2023 Sohbet Odası
Arkadaşlar gerçekten yine birisine çıkacağını hissettiğimi @hascerob ablacım ceren ablaya söyledim. Ekran görüntüsünü aldım söylediğim tarihiyle beraber çıkarsa buraya ekranı atayım zaten çok kaldı bende sabırsızlıkla bekliyorum. Çıkmazsa eğer üzüntü olmaması beklenti olmaması için şimdi söylemiyim diyorum ama kalbimden geçen tanıdık herkese çıkması yönündedir 💜
Kalan zaman hep kim olduğunu düşünücem, artık uyku girmez gözüme. Günde 2 fincan kahve içerim, bu da en az iki fal demek benim için. Üşenmem oturur incelerim kendi kendime yorum yaparım o derece böyle şeylere takığım
-
RE: DV2023 Sohbet Odası
Merhaba forum ailem,
Bugün günlerden St. Petersburg (Florida)

St. Petersburg, Florida, Amerika Birleşik Devletleri'nin Florida eyaletinde bulunan bir şehirdir. Kısa ismi St. Pete olarak geçer. St. Petersburg, Kuzey Amerikalı ve Avrupalı kişiler tarafından bir tatil yeri olarak, politikacılar için de bir duello şehri olarak bilinir.

Yılın ortalama 361 günü güneşli olan şehir, kesintisiz Şubat 1967 ile Mart 1969 arasında 768 gün boyunca güneşli olması ile Guinness Dünya Rekorlar'ı arasına girmiştir.

-
RE: DV2023 Sohbet Odası
@birisi, içinde söyledi: DV2023 Sohbet Odası
Keşke hep böyle masum kalsalar
Ya ne masumu hep köylü kurnazı bunlar benimkiler beni hep kandırıyor yada ben kıyamıyorum neyse bilemedim 😀
-
RE: DV2023 Sohbet Odası
@OrlandoGücü, içinde söyledi: DV2023 Sohbet Odası
Hadi bi el atın arkadaşlar, çekilişten önce 1.000 sayfa olsun diyen totemci sayısı 3 oldu 😂😂 arkadaşları üzmeyelim
Akşam 7ye doğru kilitlenme olur aynı gönderiyi gitmedi görüp defalarca paylaşan olur yoğunluk kilitlenme derken totem üzerine gönderi yağmuru totemi olur
-
RE: DV2023 Sohbet Odası
@dytmelek, içinde söyledi: DV2023 Sohbet Odası
@gariban, içinde söyledi: DV2023 Sohbet Odası
Kızıma bugün çekiliş olduğunu kazandığımızda amerikaya gidebileceğimizi anlatmaya çalışıyordum dinlemeden kalktı gitti valiz hazırlıyor, bu da onun totemi olsun sesimi çıkarmayacağım
🧚♀️ 🤗Ne güzel hayal dünyaları var, kıyamam 🥰 Benim kızlarım da öyle birisi Bahçeli ev hayali kuruyor diğeri köpek alacağız değil mi diye pazarlık yapıyor 😅🤩
Ay böyle çocuklu aileler bir araya gelse, gençler bir grup ne bileyim bekarlar olsun yeni evliler çeşit çeşit mahalleler kursak çin mahalleri gibi
-
RE: DV2024 Sohbet Odası
@ibrahimasar, içinde söyledi: DV2024 Sohbet Odası
@ilkerkaynar90, içinde söyledi: DV2024 Sohbet Odası
@tufank tamamda neden forum yönetimi bunu görmüyor yani.. Forum moderatörlerine sesleniyorum kalmış şunun şurasında 4 gün bu ayvalık denen adamın terslemelerinden saçma sapan tarikatçı cemaatçi paylaşımlarından dolayı insanlar forumdan soğudu.. şuraya her girdiğimde birisini terslediğini görüyorum insanlar forumun arama kısmında bulamadığını dahi sorsa bu agresif tavırla karşılaşmayı haketmiyor. Bu konuda başlarda ne güzel planlar yapıyorduk buluşma planlarımız vardı tatlı sohbetler ediyorduk.. bu adam ne zaman birisini tersleyecek diye kimse beklemiyordu hergün aynı vaka.. 5 sayfa okuyorum adamın 3 kişiye ters cevap verdiğini görüyorum yetmiyor sürekli dini içeriklerle ilişkili şeyler paylaşıyor.. ben bunları görmek için girmiyorum buraya neden önlem almıyorsunuz @crazycells @gucarslan
Artık uzun uzun yazayım dedim hergün aynı şey.. paylaştığı adam feto güçlüyken feto şiiri okumuş gavs güçlüyken gavs şiiri okumuş kalkmış burda osmanlı anlattığı video paylaşılıyor ne alakası var bunun green cardla ? Neyi empoze etme derdinde ?Forumda kendisinin bir dokunulmazlığı var. Anlaşılmayacak şekilde agresif tutumları mazur görülüyor. Ben de kendisini engelleyenlerdenim. Her zaman söylerim, konuşulmasından rahatsız olduğunuz konuşmaları (hakaret küfürden bahsetmiyorum, temcit pilavı gibi tekrar tekrar konuşulan, bize göre gereksiz ama adamın aklına takılmış bir sorudan, araştırılmış ve bulunamamış ya da araştırılmadan laaap diye ortaya sorulmuş sorulardan bahsediyorum) Eğer vereceğiniz bir bilgi, yönlendirebileceğiniz bir konu, paylaşacağınız bir tecrübe varsa güzelce yanıtlayın. Yoksa okumayın bile. Neden ortamı gerip insanları tersleyip üzüyorsunuz. Bana da kızıyorlar bazı şeyleri tekrar konuşuyorum falan diye. Yaa konuşmak istiyorum konuşuyorum. Havanın nasıl olduğunu bilmiyormuyuz da karşımızdakine havalar da bir ısınmadı diye muhabbet açıyoruz. Konuşmak, insanın en büyük ihtiyaçlarından biridir.
Genellemeye bakacak olursak, bu tepkiyi veren insanlarda, kendisini ortamdaki en tecrübeli ve donanımlı kişi sanma hastalığı var. Bir diğer hastalık, bunu en çok, en eskiden beri, en donanımlı ve araştırarak ben istiyorum. Doğal olarak en çok hak eden benim diye bir düşünce var. 15-20 yıldır bekliyorum. Dün duyup başvuran adama bugün çıkmış, hiç bişey de bilmiyor. Neden böyle diye bir agresiflik var. O yüzden konuşarak anlaşmak ve makul bir sohbet sürdürmek mümkün değil. Crazycells in tecrübelerine dayanarak, engellemek benzeri durumlarda daha fazla kin ile geri dönüp tekrar daha büyük rahatsızlık verilmesine sebep oldu, engellemek çözüm değil diyor. Ben de 1. engellemede bu tarz insanların agresif bir tepki verebileceğini düşünsem de 2. ve 3. engellemenin kesin çözüme katkı sağlayacağına inanıyorum.Sn. @crazycells @gucarslan size @ayvalik10 için rahatsız ediyorum forumdan üyeleri kaçırmakta bir haftalığına yasaklansa foruma huzur gelecek gibi hazırladığı dosyayı sürekli paylaşıyor bu beni de biraz rahatsız etti sanırım kendi hazırladığı için kimsenin yapamayacağını düşünüyor kendisinin iyi niyetli olduğuna eminim ama sıkıntılarını forumdaki üyeleri azarlayarak giderip huzuru kaçırmakta. Dosyası faydalı da olabilir ama pişirip pişirip insanların önüne koyuyor ki nitekim sonuçlar açıklanmadı bu tutumuyla üyeler hazırlık yapmaya kendilerini mecbur hissettirmekte sonuçta ortada daha bu yıl için kazanan yok ben bu hazırlığı da doğru bulmuyorum isteyenler diyerek cümlesine başlaması daha uygun hemen hazırlayın tavrı da biraz geriyor yine de en doğru kararı siz verirsiniz ama 1 kişi için 10larca kişi gidiyor tadını kaçırdı forumun bu sohbet sayfasıyla biraz daha meşgul olur ve @ayvalik10 için bir önlem almanızı rica ediyorum Saygılarımla...
-
RE: DV2024 Sohbet Odası
@Hayri-Sozen, içinde söyledi: DV2024 Sohbet Odası
Amerika'ya gidince 3 sey canimizi sikacak
1- Yalnizlik
2- Istemediginiz islerde calismak
3- Istahimiza uygun ev yemegi yapan restorantlarin olmamasi1-ailemle giderim
2-istediğim işi kendim kurarım
3-yemeğimi de kendim yaparım
🤣🤣🤣🤣🤣🤣 -
RE: HNBS XXX Kaybedenler Klübü... Sizinle Daha Önce Serişmişmiydik?
yıl 2003 uluslararası bir program dahilinde lise öğrencisi olarak seçilerek Almanya'ya götürüldüm 1 ayı orada geçirdim ve ne kadar güzel bir yer olduğunu gördüm, insanlara saygı, sokaklar temiz evler süper vatandaşa değer veriliyor. dedim geri dönmek istemiyorum zorla geri getirdiler neymiş kalırsam programın adı lekelenirmiş deport yiyecekken çekip aldılar. Neyse döndüğümde bir düş kırıklığı ve araştırmalara daldım sonucunda greencard internette bir sitede buldum sitenin aracılığıyla başvurdum yıllar sonra bir daha denedim yok. sonra vazgeç dedim kendime içimde hep bir amerikan rüyasıyla birlikte iş bul evlen çoluk çocuk derken terslikler baş gösterdi eşime anlattım en sonunda dedim madem işimiz gücümüz denk gelmiyor gidelim buralardan böyle bir hayalim var araştır tamam dedi. tam yine aynı siteye gidecekken youtubeda baktım kendimiz başvurabiliyoruz bunca yıl boşa başvurmamışız. Bazen hayaller için farklı yollar denemek gerekir dedik bu sefer de kaçak gidenlere imrendik, asla çocuklarımı o yollardan geçiremem diyerek yasal deneyelim ve ilk kanada başvuru ile reddimizi de aldık. Artık hayal kurmuyorum para pulda da gözüm yok zaten bu yıl için çocuklar kurtulsun bizim tek derdimiz buydu ama yine olmadı. Kısmetten öteye köy yokmuş ne yapalım artık tükendim benden geçiyor eski gücümüz kalmadı insan gücü gerektiren iş yapabileceğimi sanmıyorum zaten de çıkmıyor hayırlısı bu diyerek bundan sonra isteyerek başvuru yapanlar kategorisinden öylesine başvuranlar kategorisine geçiyorum. Bu yıl HNBS olunca üzülemedim bile ama içimde bu sene kazananlarda bir gariplik olduğunu söylüyor, yinede umarım tüm kazananlar mülakat alır ve gider, az da olsa forumdan arkadaşlarımıza çıkmış olması sevindirici. Hepiniz esenlikle kalın ve bir gün hayallerinize kavuşacaksınız farklı yollar deneyin.
-
RE: DV2025 Sohbet Odası
vay be greencard bekleyerek bir ömür tükettik ama yine buradayız, günaydın hepimize
-
RE: DV2025 Sohbet Odası
bakıyorum herkes dönmüş foruma, hadi bakalım bu sene bari bikaç eski müdavime çıksın
-
RE: Kanada Turist Vizesi Başvurusu
@denizci10 bizde 4 kişilik aile için 11 Ağustosta online başvurumuzu tamamlayıp 17 Ağustosta VFSGlobal Ankarada turist vizesi biyometrik verdik, halen beklemedeyiz. Sizin sonucunuz hakkında bir gelişme olup olmadığını merak ettim haftaya 2 ay bitecek ama az önce https://www.canada.ca/en/immigration-refugees-citizenship/services/application/check-processing-times.html adresinden tahmini sonuçlanma gün sayısını 112 olarak gösterdi, yıkıldım resmen. GCda yeniden başvurumu da bugün yaptım ama artık hiç umudum yok takip etmeyeceğim sadece mayısta sonuçlara bakmayı planlıyorum. Sizi bir E2 vize grubu içinde takip ediyordum ama bir sürtüşme yaşadık başka birinin tavrı hoşuma gitmedi zaten E2 vizesine de sıcak bakmıyorum. Ayrıca sizin için danışmanlık firmanız hayırlı uğurlu olsun yeni gördüm. Sürecinizi ve durumunuzu merakımdan yazıyorum, örnek olduğunuz ve forum içi yaptığınız bilgilendirmelerden dolayı da ayrıca teşekkür ederim. Yurtdışını aileme göstermeyi çok istiyor ingilizce olan bir yere gitmeyi tercih ediyoruz ama bu gidişle zor gibi yeşil pasaportlarımızı aldık olmazsa bir Almanya, İsviçre veya Hollanda düşüneceğiz. Yeter ki eşim ve çocuklarım bu duyguyu yaşasın, görsün öğrensin farklı ülkeleri kültürleri.
-
RE: Green Card Kazanınca Ailenizin Tepkisi Ne Oldu?
@erkand, içinde söyledi: Green Card Kazanınca Ailenizin Tepkisi Ne Oldu?
Sorum greencard kazananlara ailenize bu durumu açıklayınca tepkileri ne oldu
Ailem ve kardeşlerim bana cephe oldular, yani öldüler benim için aylardır görüşmüyoruz. Duysalar çok sevinirler gider de artık zırnık koklayamaz diye. :beaming_face_with_smiling_eyes:
-
RE: [Arşiv] DV2022 Mülakat Deneyimleri
@boraozc, içinde söyledi: DV2022 Mülakat Deneyimleri
Bizim tecrübemiz biraz kulağı tersten göstermek gibi oldu. O yüzden CEAC'ta “Issued” ibaresini görene kadar tecrübemizi paylaşmak için bekledim. Hikâye biraz uzun oldu, bu sebeple teşekkürleri baştan paylaşayım:
- Sayın @gucarslan 'a, -nasıl başardığını bilemediğim- sonsuz sabrı ve enerjisiyle her soruya cevap verdiği, her yardım çığlığına hızır gibi yetiştiği ve en doğru yönlendirmeleri yaptığı için;
- Sayın @funnelweb ’e, hazırladığı özet tabloyla hayatımızı aşırı derecede kolaylaştırdığı için;
- Sayın @smartcells ’e, sürekli pozitif enerjisi ve yaptığı istatistikler ile süreci her daim canlı tuttuğu için;
- Ve tabi ki sayın @crazycells ’e, böyle bir oluşuma ön ayak olduğu ve canlı tutmayı başardığı için;
- ayrıca burada paylaşılan en ufak bilginin bile ne kadar değerli olduğunu bilerek paylaşım yapan bütün forumdaşlara çok teşekkür ederim.
Forumdaki bilgi ve tecrübelerden çokça faydalanmış birisi olarak, bu tecrübeyi yazarken amacım, benzer durumu yaşayacaklar için “Acaba” kaygısına düşmeden cevap bulabilecekleri bir ileti oluşturmaktı ancak fazla coştum sanırım, biraz uzun oldu :D Neyse, benim için de ileride okuyup umarım güzelliklerle hatırlamam için de bir hatırat gibi oldu.
Bu kadar detaya ihtiyaç duymayacak veya okumak istemeyecekler için (süreç boyunca, toplum olarak okuma alışkanlığımızın maalesef ne kadar da az olduğunu defalarca tecrübe ettim) özet geçeyim:
3 kişilik bir aile olarak önce mülakat, sonra muayene şeklinde gelişen sürecimiz:
- 3 mart Perşembe günü mülakat ve arkasından hemen muayene, eksik evrak temini;
- 4 mart Cuma günü muayene raporları ile eksik evrak ve pasaportları, konsolosluk bölgesindeki PTT’den kargoya verme;
- 8 mart Salı günü evrakların konsolosluğa ulaşması;
- 14 mart Pazartesi günü CEAC’ta “Refused” olan statünün “Administrative Processing” olarak güncellenmesi;
- 15 mart Salı günü CEAC’ta statünün “Issued” olarak güncellenmesi.
Biraz(!) detay okumak isteyenleri ise aşağıya alayım:
Mülakat (3 Mart 2022 Perşembe 08:45):
Bizim mülakat sürecimiz, sanırım çalışma hayatımızdaki en yoğun döneme denk geldi. Üstüne bir de en yoğun mülakat dağıtılan döneme de denk geldiği için, sağlık randevumuzu ancak mülakat günü için alabildik. (Daha doğrusu öncesinde aldığımız randevuya özel sebeplerden gidemeyince, en yakın muayene tarihini 11 Mart’a bulabildik. Her gün her saat takip ile, 3 martta oluşan bir boşluğa, asıl talihli olan eşim adına randevu aldık. Unganlar’dan hepimizin bu randevu ile muayeneye gelebileceğini teyit edince, bu tarihte muayene olacak şekilde kendimizi ayarladık. Tabi ki benim ve 2 yaşındaki kızımızın adına farklı tarihler için randevu kaydımız vardı, bu kayıtlar önemli.)2 mart’ta negatif PCR sonuçlarımızı aldık. 2 kopya olarak yedekli bir şekilde, mavi kapaklı dosyalara takılı ve her birey için ayrı ayrı poşet dosyalara konarak sıralanmış olan gerekli evrakları, pasaportları, diplomaları, 1422. Defa kontrol ettikten sonra, bilgisayar çantasının en korunaklı yeri olan bilgisayar bölümüne yerleştirdim. Bilgisayar normal tarafta kaldı tabi ki, onun önem derecesi bu durumda epey düşüktü çünkü :face_with_raised_eyebrow:
2 mart çarşamba akşam saat 18:00’de İstanbul’dan Ankara’ya doğru yola çıktık. Yağmur, kar, çamur demeden saat 22:00 civarında kalacağımız otele giriş yaptık. Yollar ve kaldırımlar temizdi, kar yağışı olmuş ama erimişti, güzel yağmurlu bir hava vardı. Zaten kaldığımız otel konsolosluğa 400-500 metre mesafede olduğu için, içimizdeki heyecanla sabahı beklemeye başladık. Fakat sabah kalktığımızda bembeyaz bir Ankara bizi bekliyordu. Konsoloslukta sıkıntı yaşamayacak şekilde giyinip, başladık karda yürümeye. Greencard talihlisi olduğumuzu öğrendiğim ilk günden itibaren, her türlü seyahatimizde bize en güvenli çanta içerisinde eşlik eden pasaport, diploma gibi evraklarımız, artık sıradan bir poşetin içinde ve korunaksız durumdaydı.:face_screaming_in_fear: Kar yağışı altında ve küçük kızımın biriken karlarda yürümekte zorlanması neticesinde, kucağımda yaklaşık 13 kilo ile, saat 08:15 sularında konsolosluk kapısına vardık.
Konsolosluk girişinde biraz kuyruk vardı, sıraya girdik. Tabi biz şemsiye falan hiçbir şey almamıştık girişte sıkıntı yaşamamak için. (Zaten küçük çocuğu olanlar bilirler, mobilizasyon bu gibi durumlarda aşırı zor.) Neyse, sağolsun sırada bekleyen puantiyeli şemsiyesi olan hanımefendi (eğer aramızda ise selam olsun) kızımla eşimi şemsiyenin altına davet etti. Zaten 1-2 dakika geçmeden, çocuklu olan var mı diye sorulması ve sıradaki arkadaşların bizi göstermesi üzerine, güvenlik girişinde bulduk kendimizi. Bir de güvenlik görevlisinden “Siz neden öne gelmiyorsunuz, bu yavrucak bekletilir mi hiç” minvalinde tatlı sert azar işittik :) Sağolsun, çok yardımsever şekilde pasaportları ve listeyi kontrol etti; hepimiz adına yalnızca ben covid formunu doldururken eşimle kızımı hemen iç bölüme geçirdi. Formu doldurduktan sonra birlikte x-ray’den geçtik ve artık içerideydik. Bence şu çok güzel: Güvenlik görevlileri, sizden cidden stres alıyor, o kadar güleryüzlüler ki, AVM’ye girerken bile daha fazla stres olduğumu hissettim.
Görüşme bölümüne girdiğimizde, hemen bir beyefendi pasaportlarımızı istedi ve barkodları yapıştırarak bize sıra numaramızla birlikte iade etti. İçerisi geniş, muhtemelen covid sebebiyle yeni tesis edilmiş olan taze hava sisteminden de mütevellit ferah bir yer. Doğduğu hafta pandemi ilan edilen ve bir karantina çocuğu olarak dünyaya gelen kızımın, “bu kadar insan ne yapıyor? ablalar abiler de var” bakışları ve söylenmeleri ile zaman çabucak geçti ve ücret ödeyeceğimiz bankoda sıra numaramız yandı. 990 doları nakit ve tam olarak ödedik. Bir sonraki sıramız yandığında evrakları vermek üzere gittik.
Benim gibi detaycı ve biraz da takıntılı biriyseniz, burada işler karışabiliyor. Yabancı ama çok iyi Türkçesi olan görevli hanımefendi, pasaportların üçünü birden istedi. Ve her evrakı da benzer şekilde, sırayla ama üçümüz için aynı anda talep etti, (doğum belgeleri vb). Böyle olunca, poşet dosyalara ayrı ayrı evrakları sıralamış olan ben, tek tek içlerinden aynı türdekileri çıkarmak için gereğinden fazla efor sarf etmiş oldum :) Eşimin diplomasının ve diploma ekinin orijinal ve fotokopilerini verdik. Diploma eki için "bu nedir" diye sordu. Diplomada yazan bilgilerin ve bölümle ilgili detayların İngilizce olarak açıklandığı belge olduğunu söyledim; orijinalini geri vererek “hesabınızda 30k$ üzeri para varsa önemli değil” dedi. Anlam veremedim parayla ilgisine açıkçası. Bununla birlikte diploma fotokopisini de geri verdi; dedim bunu almayacak mısınız, aldım ya dedi. "Bir kontrol edebilir misiniz, çünkü fotokopisi bende" dedim. Kontrol ettiğinde eşimin diplomasının arkasına, benim askerlik belgemin fotokopisini koyduğunu fark etti. Fotokopiyi de verdikten sonra, evrak kısmını standart dışı başka bir durum olmadan geçtik. Mali belgeler kısmında, eşimin hesap dökümü, tapu fotokopisi (orijinalini istemedi), ilave olarak benim hesap dökümümü de ekledik. Eşim mülakatı Türkçe yaparsa daha rahat edeceğini söyledi.
Bizim sağlık raporumuz olmadığından, "nasıl olsa buradan çıkışta vizeyi alamayacağız, asıl koşuşturmaca bizi orada bekliyor" psikolojisiyle sıra numaramızı bekledik. Bu arada konsolosluk görevlileri, bütün çocuklara boyama kalemi ve defteri dağıttı, ince bir düşünce. Çünkü biz yanımıza bir iki kitap almıştık ancak bekleme esnasında sıkılmalar baş göstermişti, hızır gibi yetiştiler sağolsunlar :)
Sıra numaramız yandığında, sarışın hanımefendi konsolosun önüne gittik. Maske ve mikrofon/hoparlör kombinasyonu nedeniyle her ne kadar sesi anlamakta zaman zaman zorlansak da, yemin ederek ve parmak izi vererek görüşmeye başladık. (Çocuk için annenin parmak izini aldılar) Konsolos hanım kendisi Türkçe sorular sordu. Aslına bakarsanız, neredeyse soru sormadı. Ben kucağımda kızımla bir adım arkada, eşim önde olacak şekilde aşağıdaki sorular geldi:
- Amerika’da nereye gideceksiniz? *California.
- Neden? * Arkadaşımız var.
- Daha önce Türkiye dışında yaşadınız mı? *Hayır.
- Ne iş yapmayı düşünüyorsunuz? *Mesleğimizi devam ettireceğiz. (ikimiz de mühendisiz)
- Eşiniz? * O da.
- İngilizce konuşabiliyor musunuz? *Evet (Bu soru da Türkçe tabi)
Bu sorular arasında sürekli bilgisayara notlar girme ve beklemeli oldu. Sonra meşhur beyaz AP kağıdını aldı ve Medical Exam kısmını işaretledi ve ME yazdı. Buraya kadar her şey beklediğim gibi, hatta daha az soruyla geçmişti. Fakat forumdaki bütün tecrübeleri geçmişten gelerek okumuş olan beni gerecek durum şimdi geldi:
Medical exam sonrası bir satıra bir şeyler yazdı. Dedim ne oluyor, çünkü eksik başka hiçbir evrağımız yok. Eşim tabi bu detayı görmediği için daha rahat ama ben üzerimde mont, kucakta 13 kilo, terliyorum. Tam bu esnada konsolos hanım kalktı arka tarafa doğru birkaç adım gitti, geri döndü kağıdı aldı tekrar gitti. Birileriyle konuştu, o kağıdı atıp yeni bir kağıtla geldi. İçimden dedim “Tamam ya, yanlışlıkla yazdı, şimdi sadece ME yazıp gönderecek bizi” Fakat yine aynı şekilde yazdı. Cama iyice yaklaşıp ne yazdığını okudum, ME altındaki diğer satıra kızımın ve benim adımı yazmıştı. Sonra eşime açıkladı:
- Sağlık raporlarınız yok. Ayrıca kızınızın ve eşinizin doğum belgeleri eksik, onları da göndermeniz lazım.
Sürece ben daha hakim olduğum için, konsolos hanımın benimle göz teması kurmasını fırsat bilerek; eşimin vukuatlı nüfus kayıt örneğini 3 kopya verdiğimizi ve üçümüzün de isminin yazılı olduğunu belirttim. "Bu şekilde olmaz, sizinkiler ayrı ayrı gerekli" dedi. Ben garantici yapımla, her ihtimale karşı kendiminkini de getirmiştim tabi. Dedim benimki yanımda, hemen verebilirim, olur dedi, verdim, AP kağıdından benim adımı sildi. Buraya kadar sorunsuz Türkçe devam ediyoruz hala ama burada işler değişti:
- Ben: Kızımız 18 yaşından küçük olduğu ve onun adına belgeyi alamadığımız için eşimin belgesini verdik.
- K: Bu çok standart bir belge, neden alamıyorsunuz, burada doğmadı mı??
- Ben: Hayır, burada doğdu ancak küçük olduğu için e-devlet şifresi alamıyoruz, onun adına V.Nüfus kayıt örneği alamıyoruz.
- K: (Bir anda yüzü değişip gerilerek) Neden? Sizin kızınız değil mi?
Ah dedim bu iş böyle gitmeyecek, döndüm İngilizce’ye, detaylıca açıkladım tekrar neden e-devletten alınamadığını, o yüzden anneninkini verdiğimizi vs. Bir dakika dedi, içeride çalışanlardan Türk bir beyefendiyi çağırdı, biraz uzakta konuşmaya başladılar. Bu arada mikrofon kapalı değildi sanırım, duyabiliyordum konuşmaları ve bu beyefendi de benim anlattığımın birebir aynısını anlatarak, “Dilerseniz anneninkini kabul edebilirsiniz ya da gidip nüfus müdürlüğünden ıslak imzalı alıp getirebilirler.” dedi. (Nüfus müdürlüğünden alınabileceği o esnada benim aklıma gelmemişti; gelse yanlış anlamanın önüne geçip o birkaç saniyelik gerilme olmazdı :) )Sonra ikisi de cama geldiler; Türk olan beyefendi bize durumu izah etti, hemen yakında nüfus müdürlüğü olduğunu, hızlıca alıp getirebilirsek vizemizi alabileceğimizi söyledi. Ben de bizim zaten sağlık raporumuz da eksik deyince, o zaman onunla gönderirsiniz veya konsolos hanım anneninkini kabul eder, kendisinin takdiri dedi. Teşekkür ettik, o ayrıldı. Konsolos hanım sağlık raporu ile birlikte bu belgeyi de göndermemizi, belgeler kendilerine ulaştıktan sonra yaklaşık iki gün içerisinde pasaportlarımızı göndereceklerini söyledi ve biz de teşekkür ederek bankodan ayrıldık. (Tahminimce, bizim sağlık raporumuz eksik olmasaydı, Türk olan beyefendinin açıklamasına da istinaden, eksik evrak durumumuz olmaksızın eşimin belgesini kızım için de kabul edecekti.)
Böylece, 8:45 olan randevumuz için 08:15 sularında kapısına gittiğimiz konsolosluktan, 09:45 civarında işlemlerimiz bitmiş şekilde ayrıldık.
Buradan çıkar çıkmaz otele gidip, telefon ve Unganlar için gerekli evrakları alarak, hemen muayene olmaya gittik.
Muayene (3 Mart Perşembe 10:20):
Unganlara geldiğimizde, herkesin anlattığı o meşhur iş hanı gibi olan binanın asansörlerine binerek 4.kata çıktık. Öncelikle; bu kadar karışık, kalabalık, gürültülü, her önüne gelenin gidip soru sorduğu, 72 milletten insanın girip çıktığı, küçücük bir yerde, olağanüstü bir sabır ve sistemle ve yalnızca 2 kişi olarak bu işi devam ettirebilen, çalışan hanımefendilere selam ve saygılar olsun. Umarım karşılığını alıyorsunuzdur.10:20 olan randevumuza 10:45 civarı ancak gidebildik fakat sorun olmadı. Muayenehanenin içerisi tam anlamıyla ana-baba günüydü. İçeriyi görünce, keşke 48 saat değil de son 12 saat içerisinde alınmış negatif PCR test sonucu isteseler diye düşünmedim değil. Biz girdikten sonra, pasaportlarımızın içerisine evraklarımızı koyarak vermemizi istediler. Poşet dosyalarda ve sıralı olan evrakları hızlıca koydum (burada evrakları ayırmış olmam işe yaradı :) ) Pasaportları ve evrakları verip beklemeye başladık, sıramız gelince çağırdılar, fotoğraflarımızı çektiler. Burada soyadımızın yanlış yazıldığını görünce düzelttirdim, kontrol etmenizde fayda var.
Önce kan vermek için 5.kata, sonra akciğer röntgeni için 3.kata yönlendirildik. Düzen Lab daha sakin ve sessizdi, eşimle birlikte kanlarımızı verdik, röntgeni çektirdik. 2 kişi için 95 dolar karşılığı kredi kartı ile ödeme yaptık. Tekrar muyenehaneye gittiğimizde saat 11:40 civarındaydı. 12:30’da muyayene için tekrar gelmemizi söylediler. Aradaki zaman az olduğundan, hemen aşağıda olan pastane/cafe gibi yerde oturup, bir şeyler atıştırmayı tercih ettik. (Karda arabayla gitseniz ayrı dert, taksiye binseniz küfür yiyeceğiniz mesafede ancak 2 yaşındaki çocuk kucağınızda adeta uzayan yollarda geçen koşuşturmaca sonrası burada oturmak çok iyi geldi. Konsolosluk işinin bitmiş olmasının rahatlığıyla bu süreci yürütmek de farklı bir duyguymuş.)
12:30’da yukarı çıktığımızda önce ben girdim muayeneye, klasik soyunup önlüğü giydim. Handan hanım muayene için geldi, hiç hastanede yattın mı, ameliyat oldun mu diye sorduğunda röntgenleri yanıma almadığımı fark ettim:man_facepalming_light_skin_tone: (Sekreter hanemfendiler, kolumda bulunan platinlerin röntgenini “doktora gösterirsiniz” diyerek geri vermişlerdi.) Dedim 20 sene önce kolumu kırdım ameliyat oldum, izleri burada, röntgeni içeride. "Neden platini çıkarmadılar?" diye sordu; dedim gerek görmediler, birlikte yaşamaya devam ediyoruz. Kimseyi öldürmek istemediğimi, bunalımlı olmadığımı, herhangi bir uyuşturucu kullanmadığımı vs söylerken bir sol iki sağ olmak üzere üç adet şı oldum. "Dövme piercing var mı?" dedi, dövmemi gösterdim. "Ameliyat izin dışında, vücudunda başka yara var mı?" dedi, bacağımda çocukluktan kalan düşme izler olduğunu söyleyip gösterdim gülerek, tebessümle önemli olmadığını söyledi. "Görüşme ne zaman?" diye sordu; oradan geliyoruz, randevu bulamadık bugüne kaldık dedim; geçmiş olsun diyerek odadan çıktı. Sonra eşim girdi muayeneye, ona da 3 aşı yapılmış aynı şekilde, ikimizin de herhangi bir geçmiş aşı kaydı yoktu zaten. Sonrasında 2 yaşındaki kızımızı eşimle birlikte muayeneye aldılar. Kızımızın hem devletteki, hem özel aşıları tamdı. E-devlet aşı kartı, hastane defteri ve doktorumuz tarafından kaşe imzalı bütün aşılarını gösterir belgeyi götürmüştük. Herhangi bir aşı yapılmadı.
Bu işlemler bittiğinde saat 13:15 civarıydı ve aşırı yoğunluk devam ediyordu. Eşimin akciğer röntgeninin düzgün çekilemediğini, tekrar çektirmemiz gerektiğini söylediler. Herhangi bir tüberküloz verem vs geçmişimiz olmamasına rağmen, en stresli yer bu akciğer filmi sonucu. İster istemez bir gerildik, gidip yeniden çekildi. Bize saat 14:00-14:30 gibi gelmemizi, ödemeyi o zaman yapacağımızı söylediler. Biz de buradan çıktık.
Baktım nüfus müdürlüğü taksiyle 7-8 dakika, hemen atladık taksiye, nüfus müdürlüğüne gittik. Şansıma yarım saat sonrasında randevu vardı, hemen sıra alıp beklemeye başladım. Nufüs müdürlüğüne girmeyeni dövüyorlarmış(!), o yüzden kıpırdayacak yer yoktu. Yaklaşık 1,5 saat burada bekledikten sonra, nihayet kızım adına ıslak imzalı ve kaşeli nüfus kayıt örneğini aldım. Saat 15:00’i biraz geçerek Unganlara döndük.
İçerisi sakinlemişti. Önümüzde, yine bizim gibi 3 kişilik bir aile vardı, çocukları daha büyük tabi. Hanımefendinin akciğerinde leke görülmüş, onunla ilgili prosedürü anlatıyordu görevli hanım. Çok moralleri bozuldu, her ikisi de sağlıkçıymış, acaba ne olabilir diye daha da üzüldüler, ufaklık da korktu annesine bir şey oldu diye, ağlamaya başladı vs derken biz de etkilendik tabi görünce, tedirgin de olduk. Umarım hanımefendinin herhangi bir olumsuz durumu yoktur, bir an önce prosedürü sağlıklı bir şekilde atlatıp, yeni yaşamlarına doğru yelken açabilirler.
Bizim sıramız geldiğinde, herhangi bir sorun olmadığını, yarın saat 15:00’ten sonra raporlarımızı alabileceğimizi söylediklerinde derin bir oh çektik içimizden. 3 kişi için 600 dolar karşılığı toplam ücretimizi kredi kartı ile ödedik ve ayrıldık. (Hem Unganlar’da, hem de Düzen Lab’da TL öderken kurdan dolayı zarar etme gibi bir durumunuz olmadığını; buradan kar etmek gibi bir amaçları olmadığını gönül rahatlığıyla söyleyebilirim.)
8 Mayıs gecesi, yıllardır başvurduğumuz çekilişin, şansımıza eşimle her ikimizin de ayrı ayrı talihli olduğumuzu öğrenmemiz akabinde detaylarına düştüğümüz; aylardır kafamda yüzlerce kere canlandırdığım, senaryolar oluşturduğum bu sürecin, sabah 7:00’de uyanmamız ve akabinde 15:00’te konsolosluk+muayene bitişi şeklinde yıldırım hızıyla bitmesi, bir boşluk duygusu yarattı. Kar ve soğuğa aldırmadan, Kuğulu Park’a giderek kızımızı oradaki kuğularla ve ördeklerle tanıştırdık. Baya yorulmuşuz.
Akşam AIS üzerinden eksik evrakla ilgili kaydımızı yaptıktan sonra, (önemli not: AIS’e giriş yaptığınızda sağ üstteki devam et butonuna basınca bu ekran geliyor) çıktıları otelden rica ederek aldım, dosyaya koydum.
4 mart günü tam 15:00’te Unganlara girdim, sakindi ortalık. Raporlarımız hazırmış, teslim aldım. Teşekkürlerimi ve sabır dileklerimi sunarak ayrıldım. Doğruca PTT Aşağı Ayrancı şubesine gittim. (Burada önemli bir not: AIS'te ek belge göndereceğim diye kayıt yaptığınızda, orada bu belgeyi gönderebileceğiniz PTT şubelerinin listesinin olduğu bir link var, oraya mutlaka bakın, her şubeden gönderim yapılamıyor, zaman kaybetmemek adına önemli) Kırtasiyeden korumalı zarf alarak, içerisine sağlık raporları, pasaportlar, nüfus kayıt örneği ve AIS çıktılarını koyduktan sonra, gişeden gönderimi yaptım.
Belgeler, araya giren haftasonu ve pazartesi akşamı akıbetini sorduğumuzda “eyvah evrak kayıp mı acaba” gerginliği yaşatan PTT görevlisi sonrasında, 8 Mart Salı günü konsolosluğa teslim edildi. Burada da bekleyişin ardından, nihayet 15 mart Salı günü CEAC’da durumumuz “Issued”a döndü.
Bu sürecin %95’inin beklemek ve sabretmek olduğunu söyleyenlerin bir bildiği var, tecrübe ediyorsunuz :D
Umarım ABD’ye göçme ve yerleşme konusunda da güzel tecrübelerimiz olur ve paylaşarak bizden sonrakilere aktarım sağlayabiliriz.
Forumun kıymetini bilmek, en azından okumak lazım...
Sevgilerle!
@boraozc sizi tebrik ederim yeni hayatınızda başarılar
Sayın @gucarslan sağlık muayenesi mülakattan sonra olabiliyor mu?
Bu soruyu DV2023 Sohbet Odasına alıntılayıp soracaktım ama bulamadım burada sadece mülakatların sayfası olduğunu biliyorum ama merak ettim
-
RE: Memurluk mu Amerika mı?
Ben 11 yıllık, eşim 14 yıllık memur. Geçen seneye kadar çıksın basar istifayı gideriz diyorduk. Bu sene eski istek kalmadı, olursa bakarız modundayız. Artık cesaretimiz eskisi gibi değil, girişimcilik kalmamış tek derdim çocuklarımı sağlıklı büyütebilmek. Çıkmaz ama velev ki kazandık çocukların isteği doğrultusunda hareket ederiz. Maddi durumumuz el verir, mülakatları geçersek ücretsiz izinle gideriz, çocukların keyfi yerindeyse kalırız, değilse döneriz. Şartları değerlendirmek lazım artık hiçbir şey düşünmek istemiyorum, hayal kurmak bile istemiyorum. 6 Şubatta bir deprem oldu binlerce kişi hayalleriyle yok oldu, hiç dertlenmeye gerek yok hayatı akışına bırakmak lazım her şekilde mutlu olmanın bir yolu vardır.
-
RE: DV2021 Bekleme Odası
@Oktay-İbiş dolar almış başını gitmiş, gc çıksa da gitmek için hazırda para lazım. Ben bu parayı sıkıntı etmeye başladım
-
RE: DV2021 Bekleme Odası
@Kedicik1616 ben geçen sene çıkacak diye çok heveslenmiştim. Çıkmadı, nitekim hayat devam ediyor
-
RE: DV2021 Bekleme Odası
https://www.cargurus.com/Cars/l-Used-Maserati-Levante-d2415
keşke gc bana çıksa, keşke bu araba benim olsa :)