• Kategoriler
    • Güncel
    • Popular Topics
    • Best Posts
    • Kullanıcılar
    • Gruplar
    • Arama
    • Kayıt Ol
    • Giriş
    1. Ana Sayfa
    2. azuleverde
    3. En İyi
    Üyelik oluşturma, email adresi onayı veya foruma giriş konusunda sorun yaşayan üyelerimiz [email protected] adresine email gönderebilirler!
    azuleverdeA Çevrimdışı
    • Profil
    • Takip Edilenler 3
    • Takipçiler 2
    • Konu 1
    • İleti 214
    • Gruplar 0

    İleti

    Güncel En İyi Tartışmalı
    • RE: Trump' ın göçmenlik Yasası :)

      @bydoski merhaba. Şu konuda konuşulmuştu diye hatırlıyorum, iletileri tekrar okumadım ama bir bakın isterseniz: https://yesilkartforum.com/forum/topic/142/yeni-göçmenlik-tasarısı-kazananları-nasıl-etkiler

      Gündem ve Sohbet içinde yayımlandı
      azuleverdeA
      azuleverde
    • RE: DV2022 Sonuç Odası

      @reader tebrikler sayın @reader , hey gidi (: sürecinizde kolaylıklar dilerim.

      Buradan takip ederiz artık

      Yeşilkart (Greencard) ve Göçmenlik içinde yayımlandı
      azuleverdeA
      azuleverde
    • RE: Kadın Cinayetleri

      @yapay-zeka Özgecan'dan sonra bir şeyler değişir diye düşündüğümü hatırlıyorum 4 sene önce. Saflık

      Gündem ve Sohbet içinde yayımlandı
      azuleverdeA
      azuleverde
    • RE: Pasaport ne zaman çıkarılmalı

      @eyupcanus merhaba. Eğer çekilişi kazandığınızı öğrenirseniz DS-260 formunu doldurmanız gerekecek, burada da pasaport numarası gerekiyor, ona göre uygun bir tarihte pasaport çıkartmanız lazım. Aklınıza gelen birçok soruya forumda biraz gezinerek cevap bulabilirsiniz. Konu başlığı açmadan önce biraz forumda araştırma yapmanızı öneririm.

      Yeşilkart (Greencard) ve Göçmenlik içinde yayımlandı
      azuleverdeA
      azuleverde
    • RE: Coronavirus (COVID-19)

      @knnrn, içinde söyledi: Coronavirus (COVID-19)

      @gokcell, içinde söyledi: Coronavirus (COVID-19)

      gokcell logged out...
      mezartasi.JPG

      @gokcell gitti forum bitti :)

      Neyse dalga geçiyoruz ama bu bir hastalık, hastalıkla dalga geçilmez. Vazifemizi de yapalım:
      http://www.psikoterapi.com/narsisistik-kisilik-bozuklugu-cesitleri-2/

      Nasıl teşhis koyabildiniz?

      Biri hoş olmayan bir şey söyledi evet, hatalı bazı eylemlerde de bulundu evet. Eğer karşımızda gerçekten tabir edilen şekilde kişilik bozukluğu olan biri varsa bile bunu forum ortamında, konunun uzmanı dahi olsa, kişiyi görmeden kimse teşhis edemez.

      Bahsettiğiniz şekilde bir kişilik bozukluğu olduğunu düşünüyorsanız bile burada link paylaşmak o kişiye yardımcı olamaz, aksine tüm bu sözlerin kişiyi üzmekten öteye gidemeyeceği kanısındayım.

      Hepimizin en ufak bir aykırılıkta içimizi döküp verdiğimiz tepkilere ne demeli? Hepimiz kendimizi de sorgulamayı unutmamalıyız.

      Sadece sayın @gokcell özelinde söylemiyorum, düşene bir de biz tekme vurursak hiçbir şey düzelmeyecek. Hataysa yanlışsa düzeltilir veya çözümü bulunur, uzatmanın alemi nedir?

      Sözlerimi bu iletiyi alıntılayarak yazdım ama sadece bu ileti özelinde söylemiyorum sayın @knnrn belirmek isterim.

      Gündem içinde yayımlandı
      azuleverdeA
      azuleverde
    • RE: Forumdaki guncellemelerden dolayi kesintiler yasanabilir!

      Tüm emekleriniz için teşekkürler

      Yeşilkart Forum'a Özel içinde yayımlandı
      azuleverdeA
      azuleverde
    • RE: Coronavirus (COVID-19)

      @Semihmete ne kadar pozitifsiniz :smiling_face_with_smiling_eyes: herkes aslında biliyor gss prim borcunu ödemek zorunda olduğunu :smiling_face_with_smiling_eyes: ancak burada ne kadar anlamsız bulduklarını belirtmişler :smiling_face_with_smiling_eyes: sizden iyi olmasın forumda sinem isimli bir kullanıcı vardı düşünceleriniz ve tarzınız çok benziyor :smiling_face_with_smiling_eyes: umarım yüzde yüz benzemiyordur :smiling_face_with_smiling_eyes:

      Gündem içinde yayımlandı
      azuleverdeA
      azuleverde
    • RE: Amerika'ya gitme sebepleriniz ?

      Gitme sebepleriyle ilgili aklımda olan bir düşünceyi paylaşmak isterim. Çok gerekli olur mu bilmiyorum ama bahsedeceğim konuya dair çoğunlukla söylenenlerden aksi yönde bir görüş olduğu için tartışırsak belki bakış açımıza katkı sağlar.

      Birçok iletide çocuğumun daha iyi şartlarda yaşaması, çocuğumun daha iyi bir eğitim alması, gitmeyi düşünmezdim ama çocuklar için düşünmeye başladım gibi sebepler yazıldığını görüyorum. Evli değilim; çocuğum yok, olsaydı daha farklı düşünür müydüm bilmiyorum ama Türkiye'deki eğitim sisteminde yetişmiş biri olarak sözlerimi Amerika'da daha iyi yetişsin diye düşündüğünüz çocuğunuzun sözleri gibi görebilirsiniz belki. Ana baba olarak sizler benim göremediğim açılardan bakabiliyor olabilirsiniz; ben de kendimi çocuklarınızın bu eğitim sisteminden geçmiş, lisans eğitimini bitirmiş ve de lisansüstü eğitimin bir kısmını görmüş hâli gibi düşünerek yazmak istiyorum (:

      Ben gitme sebepleri olarak kişilerin öncelikle kendilerini değerlendirmesinden yanayım. Demek istediğim, orada yaşamayı gerçekten istiyor muyum, oradaki insanların sahip olduğu kültürü, yaşayışı, hayat anlayışını benimseyerek yaşayabilir miyim? Diyelim ki bu dediklerimizi bir şekilde sağlayabileceğimize kanaat getirdik veya gidince üstesinden geldik, sorun olmadı. Bir de acaba buranın havasını, suyunu, yemeklerini, muhabbetini, aklınıza gelen burada sevdiğiniz şeyleri gerçekten bırakmak ve orada bulamamak sizin için kısa veya uzun vadede kabul edilebilir, sorun olmayan konular olacak mı? Çocuklar için gitmeyi düşünüyoruz diye yazılanları okuyunca bende bazen ana babalara dair şu sözlerle ifade edebileceğim bir his oluşuyor, bir fedakârlık olarak: "çok da sevmeyeceğiz sanki, burayı da çok özleyeceğiz, çoğu zaman ne oralı ne de tam olarak buralı gibi olacağız ama ne yapalım çocuklar için her şey feda". Bu arada gitme isteği aslında kendisi için olup da çocuklarını öne sürenleri buna dâhil etmiyorum. O insanları burada her şeye bir kılıf bulan, her söylenene bir cevabı olan kişiler olarak görüyorum. Gitmeyi istemelerinin, bulundukları çevrede muhtemelen tepkiyle karşılanacağını düşündüklerinden, sen niye gitmek istiyorsun denince "işte ne yapalım eğitim sisteminin durumu belli, çocuklar için..." diyorlar gibi geliyor bana. Bunu bahsettiğim fedakârlık durumuna dahil etmiyorum.

      Şunu belirtmemde fayda var, insanlar gitmek isterken tek bir sebebi göz önünde bulundurmuyorlar elbette. Hem bizim için iyi olur, hem çocuklar için; biraz daha huzurlu bir ortamda oluruz, daha çok gelirimiz olur, doğayla daha çok iç içe yaşarız gibi birçok sebebi düşünüyorlar. Benim bu iletiyi yazmadaki amacım bu istekler arasından çocuklarla ilgili olana kendimce bir yorum ve açıklık getirmek; yeterince doğru ifade edebilirsem de konuyla ilgili görüşlerin paylaşılmasını sağlamak, ki insanların düşüncelerine bir katkı olabilsin.

      Bana göre daha iyi bir eğitim alsın diye düşündüğünüz çocuklarınız burada da iyi bir eğitim alabilir. Evet burada çok eksikler var, dediğim gibi Türkiye'deki eğitim sisteminde yetişmiş biri olarak bunları söylüyorum. Ben hep devlet okullarında okudum. Türkçenin kurallarını da, İngilizceyi de, edebiyatı da matematiği de çok fedakâr öğretmenlerden öğrendim. Ailem bu öğretmenleri bulmak için uğraşmadı. Ben önce ailemin bana verdiği emekle, sonra da bu öğretmenlere denk gelmekle veya denk geldiğim öğretmenlerden iyi şeyler almayı bilerek bir şeyler öğrendim. Evet şu an çok faydasız olduğunu düşündüğüm öğretmenlerim de oldu, bana hiçbir katkısı olmayan, hatta zararı olduğunu düşündüğüm sınıf arkadaşlarım, onların etkiledikleri sınıf ortamları oldu. Üniversitede çok hırsları olan, bize pek de değer vermeyen hocalarım oldu ama aynı zamanda çok kıymetli, bana çok şey katan hocalarım da oldu. Ortak birçok şeyi paylaştığımız birçok arkadaşım oldu. Ana dilimde birçok muhabbet ettiğim, birlikte birçok anı biriktirdiğim arkadaş, eş dost akraba içinde bulundum.

      Konu Amerika'da yaşamaya gelince, üniversiteden sonra burs kazanıp, gittiği üniversitede araştırma görevlisi veya direkt araştırmacı olarak çalışan arkadaşlarım oldu. Ben onlar kadar başarılı olamadım ama baktığınız zaman aşağı yukarı aynı yerlerde okuduk, İngilizceyi, matematiği aynı yerlerde öğrendik. Onlar bana göre biraz daha fazla çalıştılar, kendilerine akademik açıdan daha fazla şey kattılar ve konu yurt dışında yaşamaya veya Amerika'ya gitmeye gelince o çalışmalarının karşılığıyla gittiler. Evet eğitim sistemimiz yeterli değil ama gitme motivasyonu da çocukların geleceği, eğitimi olmamalı diye düşünüyorum. Eğer burada aile içinde çocuğunuz için yeterince güzel, bilinçli bir ortam yaratırsanız, çocuklarınız kötü olan eğitim sisteminde bile var olan iyi insanlarla karşılaşıp, kendilerini yeterince donanımlı yetiştirerek sizin Amerika'ya gidip onlara vermek istediğiniz hayatı ve belki de daha iyisini veya fazlasını onlar kendilerine kurabilirler inancındayım. Giden arkadaşlarım (sizin daha iyisini yaşasın dediğiniz çocuklarınız) o başarıyı çok özel formüllerle veya özel okullara giderek, özel dersler alarak sağlamadı. Örneğin okul hayatı konusunda belki biraz daha bilinçli ana baba (burada da bu siz oluyorsunuz) sayesinde, mesela ben ders çalışma konusunda kendi halime bırakılmışken veya tembellik yaparken, onlar böyle bir durumla karşılaştıklarında, ki karşılaşmışlardır, tembellik yapmışlardır, aşağı yukarı aynıyız, uygun şekilde müdahale edilen bir aile ortamında bulundular.

      Yukarıda da yazdığım gibi, gitmek isterken elbette sadece çocuklar göz önünde bulundurulmuyor, gitmek için birçok sebep var. Çocuklar için gitmek çocukları bir yandan da buradaki kültürün güzel yanlarından, buradaki aile ortamından, değerlerden uzakta bırakmak aslında. Çocuklar buradaki kültürün içinde büyüse hayatları mahvolacak değil elbet, siz de sonuçta buradaki kültürde büyüdünüz, Amerika'ya gitseniz yaşayamayacak mısınız veya orada bir hayat kurabilecek kadar çalışmayı başaramayacak mısınız? Elbette bunları yapabileceksiniz. Neden çocuklar burayı öğrenerek, burada da birçok değer kazanarak büyümesin ki? Oruç olanlar kusura bakmasın, bir ev yoğurdundan, doğal tereyağından, köy peynirinden, bir haşhaşlı börekten, halk ekmeğinden, oruç olsa da olmasa da bir iftar çadırına gidip insanlarla birlikte yemek yemekten; bağlamadan, sazdan, halk türkülerinden, halk danslarından, kemençeden, akordeondan, halaydan, horondan; büyüklerin küçüklere yaptığı şakalardan, kuzenlerinden, anneanneden, dededen yani aklınıza gelebilecek tüm bu şeylerden neden uzakta kalsın ki? Ailem beni küçükken Amerika'ya götürseydi muhtemelen bu kafa yapısına sahip olmazdım ama oldu da Türkiye'deki güzellikleri görme fırsatım oldu ve bir şekilde şunu dedim, neden beni buradaki güzelliklerden mahrum bıraktınız, neden ben burada yaşayamadım, neden burayı deneyimleyemedim, belki de ben okulda başarılı olup bir gün kendim gidecektim Amerika'ya?

      Son kez tekrar edip birkaç şey de ekleyip bitireyim istiyorum. Tabii ki gitme sebepleri sadece çocuklar değil. Herkes de sebepleri yüzde yüz ona indirgediğini söylemiyor. Sadece çocuklar için gitme konusunda fikrimi belirtmek ve konu başlığına dair genel görüşlerimi bir miktar aktarabilmek istedim. Vakit de geç olduğu için çok fazla dönüp yazdıklarıma bakamayacağım. Umarım doğru bir şekilde ve yeterince ifade edebilmişimdir. İyi ve güzel şartlarda yaşamak herkesin temennisi ve hakkı elbette. Ben de birçok sebepten ötürü çoğu zaman gitmek istememe rağmen pek çok zaman da burada her konuda elimizdekilerle neler yapabildiğimizin daha önemli olduğunu düşünürüm. Bu yılki çekiş sonuçlarının açıklanmasına saatler kala yazdığım bu iletimi eğer sonuçlar istediğiniz gibi çıkmazsa hem çocuklarınız hem de kendiniz için teselli edici, rahatlatıcı bir bakış açısı olarak da görebilirsiniz belki. Değişik görüşler yazıldıkça konu daha da anlaşılır, daha faydalı olacaktır eminim. Bunun için de vakit ve enerji lazım elbette. Umarım yazdıklarımla kimsenin çok vaktini almamışımdır. Herkese sevgiler...

      Göçmenlik Sohbetleri içinde yayımlandı
      azuleverdeA
      azuleverde
    • RE: Coronavirus (COVID-19)

      @FreeWoRLD rica ederim. Sizin adınıza sevindim. Umarım mümkün olduğu kadar çok kişi hastalığa yakalanmadan bu süreci tamamlar. Bugüne kadar dikkat edenler aynı performansı devam ettirir

      Gündem içinde yayımlandı
      azuleverdeA
      azuleverde
    • RE: Amerika'ya gitme sebepleriniz ?

      @frozen sayın @frozen ben de sizin iletinizi okumuştum sonra girdiğimde silinmiş olduğunu gördüm, halbuki bana göre negatif bile değildi, keşke herkes sizin gibi ince düşünse.

      Bence çok abartılmadığı, aklıma gelen en iyi örnek bu olduğu için veriyorum iktidardaki partinin her yaptığını savunan, yanlışlarını da anlamayan kişilerin yaptığı gibi bir fikir belirtme anlayışı olmadığı sürece olumlu veya olumsuz her görüşü konuşmalıyız. Bana göre genel olarak negatif olduğunu düşünse bile bir kişi fikrini yazmalı, ancak buradan nasıl etkileneceğini forum üyeleri kendileri ayarlamalı. Örneğin okurken forum ortamı, yazı dili gibi etkenleri de hesaba katmalı. Nasıl ki yazarken dikkat ediyorsak okurken de en doğru şekilde anlayabilmek için dikkat etmeliyiz

      Göçmenlik Sohbetleri içinde yayımlandı
      azuleverdeA
      azuleverde
    • RE: Coronavirus (COVID-19)

      @cnpist, içinde söyledi: Coronavirus (COVID-19)

      Covid basligi altinda bir ise girme haberi guzeldir. Hayirli olsun, bol kazanclar dileyelim.

      Teşekkür ederim sayın @cnpist , ben de öyle düşünerek yazmıştım, belirtmedim ama siz benim yerime de ifade etmiş oldunuz.

      Evde otururken hem iyi hem de kötüydü, şimdi ise zormuş şu dönemde tedirginlikle işe gitmek. Çalışmak zorunda olan herkese kolaylıklar dilerim.

      Gündem içinde yayımlandı
      azuleverdeA
      azuleverde
    • RE: Amerika'ya gitme sebepleriniz ?

      Sayın @saulgoodman sayın @newman 'in alıntıladığınız cümlesine siz benim baktığım açıdan farklı bakmışsınız. Bana göre trafik magandaları Türkiye'de de var, Amerika'da da var gibi nicel bir karşılaştırma, veri sadece. Sayın @caglaror 'un dediği gibi delilik derecesini veya benim ifade etmek istediğim şekliyle niteliğini ben de bilemem mesela. Bu yüzden gitme sebepleriyle ilgili her ne kadar kişisel tecrübelere ve yorumlara çok önem versem de bunlardan yola çıkarak fikir edinirken dikkat etmeye çalışıyorum. Sayın @newman 'in dezenformasyonla ilgili söylediğine katılıyorum. Sosyal medyada, günlük hayatta, çevremizde kaçımız Türkiye'nin hali ortada, Türkiye bitti, imkanınız varsa gidin gibi cümleler duymuyoruz, bize bunu düşündürten paylaşımlar görmüyoruz? Kendi adıma daha kötüsü, bunu ben de yapıyorum. Ve tüm bunlar bizim için gitme sebeplerinin bir parçası oluyor. Ben de bu durumları, doğru bulmuyorum demek tam anlamıyla ifade etmiyor, doğru olabilir; ancak (özellikle bunların insanlar üzerindeki etkisini) sağlıklı bulmuyorum.

      Sahip olduğumuz bu algıdan sonra burada ne yapsak mutlu olamıyoruz. Burada yapabileceğim hiçbir şey kalmadı, gitmekten başka seçeneğim yok gibi yorumlar duyuyoruz. O süreçte buradaki hayatı da kendimize zehir ediyoruz. Ben de her ne kadar bilerek veya bilmeyerek bu algıyı destekleyen biri olsam da, bunu fark ettikten sonra kendimi bu durumdan kurtarmaya çalışıp, insanlara da anlatmaya çalışıyorum. Ne kadar fikir belirtsek de en nihayetinde herkes kendi tecrübesini yaşayacak. Tek kaygım ben de dahil insanlar doğru verilere ulaşabilsin, ulaştıkları bilgileri doğru okuyabilsin, doğru kararlar verebilsin; sağlıksız durumlardan yola çıkarak karar vermesin

      Göçmenlik Sohbetleri içinde yayımlandı
      azuleverdeA
      azuleverde
    • RE: Coronavirus (COVID-19)

      @ibrahimasar katılıyorum, herkesin şartları elverdiğince kendine göre bir yaklaşım tarzı oluyor, herkesin elinden gelenin en iyisini yapabilmesi her zaman temennim.

      Bunun dışında, iletilerinizi okuduğum kadarıyla espri anlayışınız ve o yöndeki düşünce durumunuz (sense of humor ve state of mind demek istiyorum, İngilizce daha güzel karşılıyor ) hiçbir koşulda formundan bir şey kaybetmez umarım :)

      İyi dilekleriniz için de teşekkür ederim. İşe giderken ve gelirken hiçbir yere dokunmadan maratonu tamamlamayı öğrendim. Aynı şekilde gün içinde yüzüme dokunmamayı da. Bu sefer de üzerime, kıyafetime bulaşmış mıdır acaba şüphesi oluyor. Yine de azami ölçüde dikkat edeceğiz artık, yapacak başka bir şey yok. Siz de çok dikkat edin. El yüze değmesin, onun dışında havadan gelme ihtimalini de maskeyle durdurmaya çalışıyoruz. Umarım arkadaşınız da bir an önce sağlığına kavuşur

      Gündem içinde yayımlandı
      azuleverdeA
      azuleverde
    • RE: amerika'da yillarini gecirip "artik ulkeme doneyim" diyen var mi? varsa, neden bu karari verdiniz?

      @newman haha teşekkür ederim sayın @newman , Voltaire'i severim (: onun kadar olamam ama onca aydının insanlığa kazandırdıklarını mümkün olduğu kadar (bir zahmet) üzerimde taşımak isterim. (bu arada unutmuşum bir ekleme yapayım, bahsettiğiniz söz Voltaire'e ait değil ama genelde ona atfedilen bir söz diye biliyorum, sevdiğim bir sözdür).

      Eksi konusunu da anlamıyorum. "like-dislike" gibi görülüyor sanırım ama yazılanları göremiyorum ben insanlar nasıl okuyor da eksi veriyor :)

      İnsanlar foruma yazarken çok rahat davranıyor. Günlük hayatta birbirlerinin yüzüne karşı vermeyecekleri tepkileri burada çok rahat verebiliyor. Anlamıyorum anne-babaya nasıl yaklaşılıyor örneğin veya sizin gibi görüşünün beğenilmediği, kafa yapısının uyuşmadığı, yaşa göre tepki verilmelidir demiyorum ama diyelim ki yaşı büyüklere, ne tepki veriliyor acaba? Hiç mi tahammül edilmiyor, de ki tahammül gerektiriyor, otobüste şurada burada? Sonra en az bir kişi bile olsa işte bu insanlar yüzünden gitmek istiyorum diyebiliyor, halbuki yapılan çıkarım sağlıklı değil. ABD'de veya Türkiye'de yıllarını geçirip başka yere gitmeye karar verirken yapılan çıkarımların sağlıklı olması gerekiyor.

      Artık bu gibi forumlar, sosyal medya toplumun dijital çağdaki ortamları. Toplum gerçekte henüz isteyene istediğin tepkiyi verdiğin bir hale dönüşmedi bana göre. Ben iletilerinizi değerli buluyorum. Yazdıklarınızdan cımbızla kelime çekip söylemiyorum bunu. Katarsise düşmediğinizi düşünüyorum. "mutlu son" veya "beklenen son" hissini almıyorum sizin yazdıklarınızdan. Herkes filmin sonunun "olması gerektiği gibi" bitmesini beklediği, hep buna yönelik konuştuğu zaman başka bir yerden gelen bir fikir algılanamıyor, dikkate bile alınmıyor. Bana göre kimseyi ABD'de veya Türkiye'de iyi bir hayat beklemiyor, insanlar iç huzurunu yakalayamadığı veya algılardan kurtulup yeterince sağlıklı sebepler bulamadığı sürece

      Göçmenlik Sohbetleri içinde yayımlandı
      azuleverdeA
      azuleverde
    • RE: Coronavirus (COVID-19)

      @ibrahimasar başınız sağ olsun, çok üzüldüm... bir süre sonra iyileşti yazarsınız diye umarak yazmıştım, çok üzücü geride kalanlara sabır dilerim. Herkes çok dikkat etsin lütfen

      Gündem içinde yayımlandı
      azuleverdeA
      azuleverde
    • RE: amerika'da yillarini gecirip "artik ulkeme doneyim" diyen var mi? varsa, neden bu karari verdiniz?

      @newman bana göre de iç huzur önemli konu sayın @newman ve birçok konuda karar verirken üzerine düşündüğüm bir konu.

      Game of Thrones dizisini hiç izlemedim. Bilgisayardan açıp dizi film gömeyim, şu kadar bölüm izledim şu sezonu bitirdim gibi bir olayım hiç olamadı :) çok nadir, arada bir film seyrederim. Diziyle ilgili yazdıklarınızı kafamda canlandırmaya çalıştım, muhtemelen unutmayacağım ama benim için spoiler oldu sayılmaz çünkü diziyi izler miyim bilmiyorum :)

      Demek meşhur Game of Thrones'ta da bu tema kendine yer bulmuş. Oldukça pahalı emek harcanan bir dizi diye biliyorum. Dur şunun şurasına da şu temayı ekleyelim diye haybeden koymamışlardır sanırım. Popüler kültürün etkisiyle bende diziye karşı bir merak oluşmuyordu ama bu bahsettiğiniz durum ilginç geldi.

      Ben de size hayal meyal aklımda kaldığı kadarıyla bir film önerisinde bulunayım. Üniversite birinci sınıfta okulun sinema salonunda bir film gösterilmişti. İngilizce adını bilmiyorum, Türkçe adı ise yanlış hatırlamıyorsam Uzaklara Gidelim'di. Çok az sahne hatırlıyorum ama filmin tadı, yurtdışında yaşamayı düşünmediğim zamanlarda bile bana düşündürdükleri ve hissettirdikleri hâlâ aklımdadır. Muhtemelen bulup tekrar izleyeceğim ama henüz fırsat olmadı.

      Aklımda kalanlar, filmin başında bir çift çocukları olacağını öğrenir. Yaşayacakları yere karar vermek için kadının hamileliği boyunca gezerler ama her gittikleri yerden ayrılırlar, gittikleri yerlere kadın bir türlü ısınamaz, karar veremez. En son büyüdüğü eve giderler ve oraya karar verir. En çok kadının bir yandan elma yerken karnı burnunda araba kullandığı sahneyi, arabayı durdurup arabadan çıkıp elmayı fırlattığı sahneyi, bir de en son vardıkları evin kullanılmayan virane gibi bir yer olduğu sahneyi hatırlıyorum. Burada da dizide bahsettiğinize benzer bir tema işlenmişti ve dediğim gibi yurt dışında yaşama fikrinin bende yer etmediği zamanlarda bile güzel şeyler düşündürtmüştür.

      Son olarak Doğan Cüceloğlu bir kitabında çocukluk insanın ana vatanıdır diyordu. Ne kadar hayal kırıklığı, acı-tatlı tecrübe yaşarsanız yaşayın insanın dönüp sırtını dayadığı yer çocukluğudur, ana vatanıdır diyordu. Bu yüzden iyi bir çocukluk geçirmiş olmanın öneminden bahsediyordu. Dediğiniz şekilde insanlar da bir nevi ana vatanlarına dönüyor belki de

      Göçmenlik Sohbetleri içinde yayımlandı
      azuleverdeA
      azuleverde
    • RE: İnşaat Mühendisliği

      @Nesih-KORKUT, içinde söyledi: Insaat Muhendisligi

      merhalar size sorularım olacak amerikada goldsboro adlı inşaat şirketine iş başvurusu yaptım ve bana geridönüş yapıldı ilk olarak böyle bir şirket var mı amerikada ?
      davetiye mektubu da göndermişler ingilizcem düşük seviyede orda çalışma şansım olur mu ?
      inşaat mühendisliği iş imkanları ve çalışma şartları nasıl ? bilgi verirseniz sevinirim

      Foruma üye olan veya üye olmadan okuyan arkadaşlar için, gerçekte bu isimde bir şirketin olmadığı anlaşılmıştır. Konuyla ilgili sayın @FreeWoRLD 'ün paylaşımını ve ilgili başlığı okumanızı öneririm: https://yesilkartforum.com/forum/topic/2575/is-teklifleri-ile-dolandiricilik-uyarisi

      Bu iletiye cevap verirken dolandırıcılık olabileceği kaygısıyla yazdığımı hatırlıyorum ancak bu kaygımı açıkça belirtmemiştim. Bundan sonra bunun gibi bir kaygım olursa daha açık yazacağım. Umarım bu iletiden etkilenerek forumdan veya dışarıdan kimse konuyla ilgili mağdur olmamıştır.

      Mühendislik ve Mimarlık içinde yayımlandı
      azuleverdeA
      azuleverde
    • RE: Amerika'da göçmen olmalı mıyım? (Kararsızlıklar / Artılar ve Eksiler)

      @Sefa sayın @Sefa çok güzel yazmışsınız yüreğinize sağlık (:

      Hele şu cümleyi çok sevdim: "Green Card bana, doğru trene binme fırsat mı sunuyor yoksa, zaten ben doğru trendeyim de yanlış trende olduğum hissine mi kapılıyorum?" Sürekli sorguladığım bir durumu çok güzel ifade etmişsiniz.

      İçimizde yazarlar da varmış diyorum artık (: aklımda kaldığı kadarıyla sayın @HockeyUmpire2 'nin dediği gibi, forumda yok yok (:

      Göçmenlik Sohbetleri içinde yayımlandı
      azuleverdeA
      azuleverde
    • RE: California

      @ayvalik10 sayın @ayvalik10 bu haber vesilesiyle Amerika'da depremin en çok etkili olduğu yerle ilgili bilgilerim dahilinde katkı sunmuş olayım.

      California'nın genelinde yapılaşma ve yapı çeşitliliği ne durumda bilmiyorum ama örneğin konutlar tipik müstakil evlerse deprem açısından çok da endişelenecek bir durum yok. Apartman komplekslerinin de Türkiye'deki kadar çok katlı olduğunu sanmıyorum, bu yüzden bunlar için de çok endişelenecek bir durum yoktur sanırım (deprem = can kaybı değil, deprem = yapı hasarı = can kaybı olabilir ancak).

      Hastane, okul gibi kamu binaları da yapı önem katsayısının yüksek olduğu yapılar. Bunlar için de depreme daha dayanıklı inşa ediliyorlar diyebiliriz.

      Köprü, viyadük ve barajlar için ise bu yapılar olası bir hatanın telafisi için çok yüksek maliyet gerektirebilen yapılar. Bu yüzden inşa edilirken daha güvenli tarafta kalınır. Bu ne demek, örneğin normalde daha az yük taşıyacağı biliniyorken faya yakın bir yerde konumlanacaksa deprem etkileri düşünülerek sanki daha fazla yük alacakmış gibi güvenli tarafta kalınarak tasarlanır ve inşa edilir.

      Şehir merkezinde ise gökdelenler mevcut. Bunlar için de sanılanın aksine depremden çok rüzgar yükü etkili. Yani bu yapılar olası büyük bir depremden ziyade sürekli veya dönemsel maruz kaldıkları rüzgar yükleriyle daha çok baş etmek zorundalar.

      Deprem, çarpık kentleşme ve usulüne uygun inşa edilmeyen yapılar varsa endişe edilecek bir konu. Türkiye çok çok acıdır ki bunun iyi bir örneği. California'daki fay hattının varlığı (San Andreas fayı) eğer yapılaşmada büyük yanlışlar yoksa deprem açısından çok endişe edilecek bir durum değil. Aksine fay hatlarının varlığı örneğin sıcak su kaynakları açısından bir zenginliktir. Halk bununla yaşamayı öğrenmişse, deprem yönetmelikleri buna uygun hazırlanmışsa ben endişe edecek bir durum görmüyorum.

      California bölgesi için okuduğum, duyduğum kadarıyla aşırı sıcaklar ve buna bağlı orman yangınları çok daha tehlikeli doğal afetler.

      Bir de son olarak haberde yanlış ifade edilmiş, sayın @caglaror da o şekilde kullanmış. Teknik açıdan depremin büyüklüğünden bahsederiz, yani 5.6 büyüklüğünde bir deprem denmesi gerekirdi. Depremin şiddeti ise o bölgeyi, insanları vs. nasıl etkilediğidir. Örneğin Japonya'da 8.9 büyüklüğünde deprem oluyor, bir iki yapıda hasar var, can kaybı ve yaralı yok. Bu durumda deprem çok şiddetli değil. 1999 Gölcük-Adapazarı depremi ise çok şiddetliydi. O depremi yaşayıp yıllar sonra bile deprem denince kötü olan, en ufak bir sallantıda panik olan insanlar biliyorum.

      Son bir not, ev alırken fayansına, alçısına bakmayın, betonarme projesine erişip bir bilene veya İnşaat Mühendisleri Odasına danışın veya evi/binayı bir bilenle gezin. Çok alışıldık gelmiyor ama özellikle fay hatlarının yakın olduğu illerde oturanlar buna daha çok özen göstermeli.

      California içinde yayımlandı
      azuleverdeA
      azuleverde
    • RE: Houston'a gidenler, gitmek isteyenler, olumlu olumsuz yönlerini tartışalım

      @damladav bir keresinde ben de kaldırımda can havliyle koşan bir sincap görmüştüm şehir merkezinde. İnsanlar bir yandan sincabı yakalamaya çalışırken bir yandan da "find a tree, find a tree" diye tepkiler vermişti. Benim kaldığım yerde de sincaplar, tavşanlar, ateş böcekleri çoktu. Ayrıca su birikintileri olan yerlerde de kazlar oluyordu. Burada yazılanları da okuyunca her bölgede farklı farklı hayvanların çoğunlukta olabileceğini görüyorum ama bunun yanında daha önemlisi insanların yaşadıkları yerlerin doğadan kopmamış olduğunu görmek oluyor veya insanlar bir bölgeye yerleşirken oranın doğasını tamamen dışlamıyorlar. Houston da büyük bir şehir olmasına rağmen bu duruma örnek sanırım.

      Texas içinde yayımlandı
      azuleverdeA
      azuleverde
    • 1 / 1