@efe-boyunda Öncelikle, ilginiz ve değerli fikrinizi paylaştığınız için çok teşekkür ediyorum.
Çok mantıklı bir şey öneriyorsunuz. Eminim forumda, bu fikirden faydalanıp, başarıya koşacak onlarca insan vardır. O anlamda, fikriniz kuşkusuz çok değerli. Lakin, benim imkan ve kabiliyetlerim özelinde, kendi namıma tehlikeli bulduğum ve tam da kaçınmaya çalıştığım türden bir riske çok güzel bir örnek olmuş. Müsaade buyurursanız, ben o yönünden faydalanmak isterim. Şöyle ki, Türkiye'de, bunca yıl boyunca iç mimarlık yapmış olsam (tabii, eğitimim de o alanda olsa); piyasadaki talepler, trendler nelerdir, hakim olsam; hangi iş, hangi sırayla, hangi ustaya yaptırılır; kaç kişilik iştir, kaç gün sürer, kaça mal olur; işin iyisi neye, kötüsü neye benzer; ustanın dilinden nasıl konuşulur bilsem; o işi Türkiye'de defalarca yapmış olmanın tecrübe ve özgüvenine sahip olsam, auction'dan, o an için iyi durumda olmayan bir gayrimenkul devralıp, onu doğru kişilere, doğru sırayla, doğru maliyetle, talep ve trendlere uygun şekilde tadil ettirip, sonra doğru fiyata satmaya çalışmanın ticari riskini alırım. Almam çok mantıklı, almamam çok mantıksız olur. Lakin, bu senaryoda, benim sahip olduğum tek şey para. Gereken diğer, bence paradan çok daha önemli vasıfların hiçbirine sahip değilim. İşte bu yüzden, bu fikri kendi hayatımda uygulanamaz ve açıkçası, tek atımlık barutum olduğu için ( Amerika'da bir ev alacak kadar param var. Ama evi aldıktan sonra, tamirata, tadilata, hatta karnımı doyurmaya ayıracak param kalmıyor :) ), bir o kadar da tehlikeli buluyorum (İşin altından kalkabileceğime güvensem, evi aldıktan sonra kredi çekerim, arkadaşımdan borç alırım; o tadilatın parasını bir şekilde denkleştiririm; o ayrı).
Ben Türkiye'de, İsveç'ten su ve atıksu pompası ithal edip, yurt içinde satan bir şirkette satış mühendisliği yaptım. Satışta ne kadar başarısız olduğumu gördüm. Bundan 15 sene önce, kimse ne olduklarını bile bilmezken, üç boyutlu yazıcı ve tarayıcılar ithal edip, yurt içinde satan bir şirkette ithalat müdürlüğü yaptım. Taşıyıcı bantlar ve güç iletim kayışları imal eden bir şirkette ihracat müdürlüğü yaptım. Amerika'da ithalat - ihracat rejimi bambaşka. Ne yolunu bilirim, ne yordamını. Basketbol okulunda pazarlama müdürlüğü yaptım. Basketbol okulunu pazarlasan ne olur; pazarlamasan ne olur? :D Dolayısıyla, benim Amerika'ya doğrudan nakledilebilecek ve orada işime yarayacak hiçbir tecrübem yok maalesef :(
Amerika'dayken, sizin bahsettiğiniz işi yapan Amerikalı bir çift tanımıştım. Hem bu al-sat vesilesiyle bütün ülkeyi geziyor, hem de çok güzel para kazanıyorlardı. Lakin, Amerika'da doğmuş ve büyümüş (el emeği ve / veya ustalık gerektiren işleri yaptırmak çok pahalı olduğu için, Amerikalılar, genç yaştan itibaren, kendi musluklarını tamir etmeyi, kendi fayanslarını döşemeyi, hatta duvar falan yıkıp, evlerini genişletmeyi öğrenerek yetişiyorlar) ve bu işi uzun zamandır yapmakta olduklarından, ellerinden "iş" geliyor; işin, yasal olarak ruhsatlı bir ustaya yaptırılması gerekmeyen büyük kısmını kendileri yapıyordu. Bende öyle beceriler de yok maalesef :(
Ben çok güzel rapor yazarım. Şahane sunum yaparım. İhale dosyaları, destek başvuruları, kuralları ve formatı belli her türlü arz ve talep metninin hazırlanmasında bir numarayım. Ama tecrübeli olduğun, iyi bildiğin bir işin olmayınca, bu "beceri"lerin hepsi değersiz, hepsinin içi boş. Yukarıda saydığım şeyleri iki dilde, aynı kalitede yaparım. Ama söyleyecek bir şeyin olmadıktan sonra, Amerikalı gibi İngilizce konuşsan ne olur; on dil bilsen ne olur?
Green card ısrarım da, şu sebepten: Cebimde green card'ım olursa, bir işte başarısız olursam, başka bir işe geçerim; iyi bir iş bulamazsam, birkaç dandik işe aynı anda girerim; yasal olduktan ve vergimi verdikten sonra, kimse ne iş yaptığımla uğraşmaz hesabı yapıyorum. Yatırımcı vizesinde ise, iş planı hazırlıyorsun, kaynak gösteriyorsun, projeksiyon yapıyorsun, gelir beklentini beyan ediyorsun. Bana uygun olduğunu düşünmediğim için, derinlemesine araştırmadım ama, bir sene sonra "He he, ben bu işi beceremedim. Dükkanı kapatıp, Uber'cilik yapmaya karar verdim" dediğinde, vizenin kafana göre iş değiştirmene izin vereceğini hiç zannetmiyorum.
O yüzden, vizemi cebime koyabilirsem, New York; koyamazsam, Balıkesir ya da Tekirdağ :) Green card çekilişlerine de, olana ya da ölene kadar devam... :D