@Orhan-Cabarov Aynen kardeş.
İleti
-
RE: New York
@ibrahimasar İnşallah abicim. Orada trafik daha hızlı aktığı için, Bronx'ta iyi fotoğraf çekilecek bir yer tespit edememiş, arabayı durduramamış, Bronx'ta hiç fotoğraf çekememiştim. Arkadaşlar "Orada görülecek bir şey yok" dedikleri için, Staten Island'a da hiç gitmemiştim. Senden de, Manhattan dışında, Bronx ve Staten Island'dan fotoğraf rica edelim o zaman :)
Vaktiyle, San Diego'ya turneye gelen bir Broadway kumpanyasının, 2. Dünya Savaşı'yla ilgili bir gösterisine gitmiş, birlikte gittiğim Türk kız mızmızlanmaya başlayınca, yarıda çıkmak zorunda kalmıştım. Bir kere de, San Diego'ya, sezon öncesi hazırlık maçına gelen L.A. Lakers - Phoenix Suns maçına gitmiştim. Shaq'le Kobe, bütün maç bench'te oturdukları halde, oyuna hiç girmemişti. Ama Lakers'da Payton'la Malone'u, Suns'da Nash'le Stoudemire'ı dünya gözüyle gördük hamdolsun. İkinci Amerikalı kız arkadaşımın benden habersiz bilet alıp, bana "sürpriz" yaptığı San Diego Padres - San Francisco Giants maçında, beyzboldan hiç anlamadığım, o spora pek de ilgi duymadığım için, o sırada hot dog sırasında olmasam, 762 home run ile home run rekortmeni Barry Bonds'un 600. home run'ını da dünya gözüyle görmek nasip olacaktı. O olmadı. Kızcağız "Ben de seninle bekleyeceğim" diye ısrar ettiği için, onun başını da yakmış olduk. Yazık oldu :) Allah'tan hot dog'lar fena değildi :D Yine de, oralara kadar gitmişken, orijinal yerinde bir büyük Broadway yapımı, bir de (orada bulunduğum tarih itibariyle) regular season maçı görsek fena olmazdı...
Bunlar olmadan yaşayabilirim ama, New York'ta yaklaşık 150 müze, 1.500 sanat galerisi var. Üstelik, bazıları, insanlık tarihinin en önemlileri arasında. İşte onlardan faydalanmak lazımdı. Onun olmadığı iyi olmadı. Bir dahaki sefere inşallah...
-
RE: Trump'ın Göçmenlik ve Çalışma Vizelerini 31 Mart 2021'e Kadar Durdurma Kararı (1 Ocak 2021)
@crazycells @gucarslan Öncelikle, aydınlatıcı cevaplarınız için çok teşekkür ediyorum.
Vizenin daha 9 senesi var. Turist vizesi. Gezerim diye almıştım. Onlar hastalık konusunda benden titiz diye (Hastalık başladığından beri, Türkiye'deki anne ve babalarını ziyaret etmeye bile gelmediler. Eskiden, en fazla 2 ayda bir gelirlerdi), Amerika'daki arkadaşlara "Ben geliyorum" deyip, uçağa atlayıp gidemiyorum ama, mucize eseri evrak talebi zamanında gelir, ben evrakları zamanında gönderebilir, evrak onayı zamanında gelir ve dosya numaram da yine mucizevi şekilde current olmaya yaklaşırsa (ve o zamana kadar yasaklar uzatılmamış, yeni yasaklar getirilmemiş, ya da hastalık nedeniyle uçuşa engel başka tedbirler alınmamış olursa), arkadaşlara "Ben geliyorum" demeye bahane olur diye düşünüyorum. Gitmişken gezmezsem namerdim :)
Bu durumda da, KCC'ye "Ben mülakata Amerika'da girmek istiyorum" derdini anlatmanın güçlüğü ortaya çıkıyor. DS-260'ı açtırıp, mülakat yerini değiştirmek icap eder diye tahmin ediyorum. Ama teknik olarak mülakat yerinin değiştirilebileceğinden de, "Amerika" olarak güncellenebileceğinden de, bunun kabul göreceğinden de emin değilim. Sonra, "Velev ki mülakat yerini Amerika olarak değiştirdik, peki bu durumda sağlık raporunu nereden alacağız?" sorusu gündeme geliyor. Var mıdır forumda B1/B2'den green card'a AoS yapılmasıyla ilgili soruların cevaplarını bulabileceğim bir başlık?
-
RE: DV2022 Bekleme Odası
2016'dan beri kılına dokunmadığım 40 santim sakal var. 13. denememde, Trump Başgan döneminde, bir virüsün dünyada 1 milyon kişiyi öldürdüğü sene, 38.000. sıradan kazandım. Totem olarak işe yarayacağını garanti edemem. Ama turist vizesine aynı sakalla başvurduğum, vize mülakatına aynı sakalla girdiğim, vizeme aynı sakallı fotoğrafı bastırdığım, Amerika'ya aynı sakalla girdiğim ve hiçbir sorun yaşamadığım (hatta sakalın lafı bile edilmediği) için, sakalın negatif hiçbir etkisi olmadığını garanti ederim. Sakallara özgürlük!
-
RE: New Jersey
@aliarmgn Çıktı; (virüs, Trump ve yüksek dosya numarası sağ olsun) hala gelemiyorum! Sorun da o ya zaten :)
Bu cevabı, hazır bir kez daha fırsatını bulmuşken, bir türlü gönlüme göre vermeyen evrene, bir kez daha çemkirmek için yazdım :D Yoksa, söylediğiniz şeyi çok iyi anladım. Vizemi cebime koyabilirsem, mutlaka haber veririm. İlginiz ve desteğiniz için çok teşekkür ederim.
Sizin karşınıza çıkan fırsatı değerlendirebilmiş ve benim hala içinde bulunduğum döngüden kendinizi kurtarabilmiş olmanızı okumaktan ise, büyük bir memnuniyet duydum. Daha iyisi için olan uğraşınızda size başarılar diliyor, Allah'tan, gönlünüze göre vermesini temenni ediyorum.
Yine kendime pay çıkarmak gibi olmazsa, darısı da inşallah benim başıma... :)
-
RE: DV2021 Goodluck V Biden Davası (Mayıs 2021)
@Orhan-Cabarov KCC'nin talep ettiği belgeleri soruyor.
-
RE: New York
@ibrahimasar Turistik olarak gidebileceğime ben de inanıyorum (Hatta daha dün gece, Amerikalı yenge, bana geçen sene bu zamanlar Coney Island'da çektiğimiz fotoğraflardan gönderip, "Uzun süre sonra, bugün çocukları tekrar akvaryuma götürdük. Aklımıza sen geldin. Hele şehirdeki 1+1'den kurtulup, banliyöde ferah bir eve geçelim; seni tekrar davet edeceğiz" dedi; sağ olsun). Ama green card'dan, gerçekten hiç ümidim yok.
New York'ta hepi topu 28 gün kaldım. Hepi topu (hepsi Türk asıllı) 3 tane New York'luyla temas ettim. Gördüklerimi anlatırım. Ama tabii ki, 3 tane örnekten kural çıkmaz. Zaten 3 izlenim de birbirinden o kadar farklı ki, kural çıkarılabilecek bir durum da yok ortada.
Maddi durumu iyi olmayan ve aile bütünlüğü bozulmamış olan örnek (Manhattan'da yaşayan, maddi durumu iyi olan Türk arkadaşların evine, ev işleri ve çocuk bakımına gelen, Brooklyn'de, kocası ve yetişkin oğluyla birlikte yaşayan Türk abla), işten eve dönüp, yorgunluktan, televizyon karşısında bayılıyor. Pek bir yere çıkmıyorlar. Ama abla akıllılık edip, Trump öncesinde, kardeşi ve onun ailesini de yanına almış. Birbirlerine gidip gelerek sosyalleşiyorlar.
Maddi durumu iyi olan ve aile bütünlüğü bozulmamış olan örnek (Manhattan'da yaşayan, maddi durumu iyi olan, ama bir eş ve iki çocuk sahibi olduğu için, evden işe, işten eve yaşam tarzını benimsemiş Türk arkadaş (hatta onun Amerikalı eşi bile)), işten eve dönüp, yorgunluktan, televizyon karşısında bayılıyor. Her hafta sonu, Amerikalı yengenin Queens'deki ailesine; (pandemi öncesinde) senede 4 defa, Türk arkadaşın İstanbul'daki ailesine ziyarete gidiyorlar. Altlarında Mercedes, ceplerinde 1 milyon Dolar var. Coney Island'daki akvaryuma bile, benden tam bir sene sonra, anca gidebilmişler. Ben oradayken, bir hafta içi, bir hafta sonu çıkmaya kalktılar. Yorgunluktan perişan olduklarını ben kendi gözlerimle gördüm.
Maddi durumu iyi olan ve aile bütünlüğü bozulmuş olan örnek (Karısıyla iki çocuğunu Glen Ridge'deki malikanede bırakıp, kendisi Manhattan'da kiraya çıkmış olan, maddi durumu yukarıda bahsettiğim kardeşi kadar iyi olan Türk arkadaş), haftanın 3-4 günü feneri başka yerde söndürüyor. Eskiden hemen yandaki apartmanın altında bar varmış. O zaman feneri her gece başka yerde söndürüyormuş. Kentsel dönüşüm münasebetiyle, yandaki apartman boşaltılmış. Bar kapanmış. Bizimki mağdur olmuş. Bir keresinde 5.000 Dolar hesap ödediğine ben şahidim. O ortamda değildim ama, hesap slibini gördüm. Hesap içeriği yoktu ama, ben yekun tutanın yenenler değil, mekan ve içilenler olduğunu düşünüyorum.
New York'ta bulunduğum süre zarfında, maddi durumu iyi olmayan ve aile bütünlüğü bozulmuş olan örnek görmedim.
Başka başlık altında olduğu gibi linç edilmeden önce, New York'ta sınırlı süreyle kaldığımı, sınırlı sayıda kişiyle temas ettiğimi, yalnızca temas ettiğim örnekleri anlattığımı, bu kadar küçük bir örnek kümesinden hareketle genellemeler yapılamayacağını, zaten örneklerin birbirinden bu denli farklı olması hasebiyle, durumdan da hiçbir sonuç çıkarılamayacağını tekrar etmek isterim.
Özetle, "dolu dolu New York hayatını yaşayabilme" imkan ve ihtimali, maddi durum, yaşam tarzı ve kişisel tercihlere göre çok fazla değişiklik gösteriyor. Tek ve mutlak bir kanaat oluşturmak mümkün değil.
-
RE: DV2022 Bekleme Odası
Ben göbekli bir kardeşinizim. Tampa, FL doğumlu, Amerikan vatandaşlığından, vergi oranlarını çok yüksek bulduğu için kendi isteğiyle çıkmış (ve sonradan, vergi oranlarını “uygun” bulduğu için, Çekya’dan oturma izni almış), kendisi de göbekli bir arkadaşım, “Florida’ya gitme. Florida, Los Angeles gibidir. Göbekliler mutlu olamaz” tavsiyesinde bulunmuştu. Florida’da “huzur” aramak için, bu da bir kriter olabilir. Bizdeki gibi göbek varsa, bunu da göz önünde bulundurmanızı tavsiye ederim :)
Geçen yılbaşında New York, NY’tayken, beni misafir eden arkadaşlara yeni yıl hediyesi bakıyordum. Üzerinde “TOO DUMB FOR NY; TOO UGLY FOR LA” yazan bir tişörte denk geldim. Çok hoşuma gitti. Tam olarak benim durumumu özetlediği ve yukarıdaki anekdodu abideleştirdiği için, forumdaşlarla da paylaşmak isterim. Yerleşilecek yerin seçiminde, mutlu olmak da bir hedefse, bu da bir kriter olabilir :)
New York, NY’ta yaşayan, karı – koca ayrı ayrı, senede yarım milyon Dolar kazanan arkadaşlarım bile, Hawaii’nin ne kadar pahalı olduğundan şikayet ediyorlardı. Balayına gitmişler; o kadar “tatlı” hatıraya rağmen, acısını unutamamışlar :)
New York, NY’a turistik amaçlarla gittim. Hiç de sevmedim. Soranlara, “İstanbul’da nefret ettiğimiz her şeyi al. Binle çarp. New York o” diye özetliyorum. Ama gidebilirsem, yanında aylarca beleşe kalabileceğim arkadaşım New York’ta. İş isteyebileceğim birkaç arkadaşımdan biri ve muhtemelen de o işi bana verebilecek tek arkadaşım New York’ta. Daha önceki paylaşımlarımda, Amerika’da bir destek sisteminin öneminden bahsetmiştim. Benim New York’ta kurulu bir destek sistemim var. Muhtemelen, en yoğun Türk nüfusunun yaşadığı yerlerden oldukları için, New York ve Los Angeles yazan arkadaşların, buraları tercih etmelerinin sebebi, onların da oralarda kurulu destek sistemlerinin bulunmasından kaynaklanıyor olabilir. Yoksa, benim hayalim de Los Angeles (Yirmili yaşlarımda çok istemiştim. İçimde kaldı). Ama orta ve uzun vadeli hayatım için Anchorage, Juneau ya da Seward, AK üzerinde duruyorum (Pek insan sevmiyorum da). Eyalet, günümüzde Türkler arasında çok popüler olduğu için, düşük bir ihtimal, Galveston ya da Corpus Christi, TX da olabilir (Ama suya kıyısı olmazsa, olmaz). Ama ilk gidişte, hiç sevmesem, istemesem de, mecburen New York, NY...
@sincapiton
Yemeği uçakta veriyorlar. İstersen, ekstra ücret karşılığında sandviç, kek, vs de satın alabiliyorsun. Alkol hariç, içecekler beleş. New York – İstanbul arasında iki ayda bir mutlaka uçan New York’lu arkadaşım, uyumak için ilaç alıyor. Ben yolculuk ve gözlem yapmayı seven bir insan olduğum için, uyumamayı tercih ediyorum. İlk paragrafta söylediğim gibi, göbekli bir kardeşinizim. Boy da var. Ben de rahat uçabilmek için, business uçmak da ikinci el araba fiyatı olduğu için, iki ekonomi alıyorum. Hem çift yemek yiyorum, hem de ekstra bagaja para vermiyorum. Hayattayken, kedimi de yanıma alıyordum. Tabii ona ilaç veriyordum. Ömründe bir kere ve tek yön gideceksen, bir kere için gözden çıkarılabilecek bir para bence. Türkiye’de bekleyenin kalacaksa ve sürekli gidip geleceksen, iş değişir. Ben tek tabanca olmanın rahatlığıyla yazıyorum...
-
RE: [Arşiv] DV2021 (2021 Green Card Lotosu) Asamalari
@hardrock İlginiz için çok teşekkür ediyorum. Artık ihtiyarladım. Hızlı akan şeyleri takip edemiyorum. Zaten telefonuma tek başıma Telegram indirip, onu kurabileceğimi / onun ayarlarını yapabileceğimi de zannetmiyorum. Adjustment of Status defterini kapatıp, davadan da ümidim azalınca, gamlı, çekilmez bir hal aldım. Hepsini becersem bile, siz beni atarsınız zaten gruptan :)
Gençlerden birini yakalayıp, Telegram işini halledebilirsem, belki o zaman ricacı olurum. Tekraren, ilginiz ve iyi niyetiniz için çok teşekkürler...
-
RE: New York
Dyker Heights, Brooklyn
Mahalle ahalisi, Noel zamanı, evlerini kolektif ve organize bir şekilde ışıklandırıp, bunu bir gelenek haline getirince, mahalle topyekun bir turist atraksiyonu haline gelmiş. Noel zamanı, hava karardıktan sonra, mahallenin ara sokaklarında, şehrin göbeğindeki cadde trafiği oluyor. Trafik sevmeyenlere tavsiye edilmez.








-
RE: DV2022 Bekleme Odası
@quikless 2021 lotosunda, vize sayısından (2018'e oranla) çok çok daha fazla insan seçildi. 55.000 vizeyi 132.000 kişi almaya çalışacak. 2018'in "sıkıntı"lı bulduğunuz kazanan sayısı, 2021'den daha düşüktü. Ona rağmen, vizesini alan son talihli 25.000 civarındaydı. Üstelik, Trump Başgan'ın executive order'ı yüzünden, mülakat süreci de normalden (şimdilik) en az 3 ay daha kısa sürecek (Çünkü 1 Ekim 2020 yerine, 1 Ocak 2021'de başlayacak ve yine 30 Eylül 2021'de bitecek). Trump Başgan yeniden seçilecek mi; executive order'ı uzatacak mı; mahkeme kararıyla yürütmesi durdurulan "public charge" gibi, vizeyi almayı zorlaştıracak abuk subuk yeni kurallar getirecek mi; hiçbirimiz bilemediğimiz için, hepimiz 2022'de şansımızı tekrar deniyoruz. Trump Başgan seçilmez; Biden başkan olursa, göçmenlik işleri illaki ferahlayacak, ama bu sefer de Türkiye'ye ambargolar, yaptırımlar gelecek; Dolar 20 Lira olacak. Demokrat Pelosi, şimdiden, Türkiye'nin adını, ambargodan, yaptırımdan kırılan Kuzey Kore'yle, İran'la birlikte anmaya başladı. Bu belirsizlik döneminde, başımızı sokacak bir delik bulabilirsek (2022 lotosunu, makul bir dosya numarasıyla kazanabilirsek), canımızı, malımızı kurtarmanın derdindeyiz.
-
RE: [Arşiv] DV2021 (2021 Green Card Lotosu) Asamalari
@smartcells Kesinlikle doğrudur. 39.000'li dosya numaralarına kadar işlenebilmesinden bahsediyorum. Örneğin, 2019 yılında 30.000'li dosya numaralarına kadar işlenebilmiş. 2018 yılında 25.000'li dosya numaralarına kadar işlenebilmiş. 2017 yılında 30.000'li dosya numaralarına kadar işlenebilmiş. 2020 ve 2021 "normal" yıllar olmadığı için, bu yıllara ait veriler bize "doğru"ları söylemiyor.
Bu dosya numaralarının tamamı Türkiye'de değil tabii ki. Aralarından, sizin dediğiniz kadarı Türkiye'de. 2020'nin ilk 3 ayında, bahsettiğiniz 1.700 - 2.500 kişi içinden, ayda yaklaşık 50 tanesine (aileleriyle birlikte yaklaşık 100 oluyor) vize verilebiliyormuş. Eylül 2020'de hakim "Verebildiğiniz kadar verin" emri verince, bu sayı ayda yaklaşık 150'ye (aileleriyle birlikte yaklaşık 300'e) çıkmış.
Sizin hatırınız için, ayda 500 vize bassınlar. Temmuz'un ilk haftası da benden olsun. Yine yalnızca 1.500 kişi gidebilecek. Sizin verdiğiniz sayılarla, 200 - 1.000 kişi (o da hepsi davacıysa ya da davalardan birinden "class action" kararı çıkarsa) dava sonucunu beklemeye devam edecek. Hesap gayet basit ve anlaşılabilir aslında. Lakin sorun değil.
-
RE: DV2022 Bekleme Odası
Allah sizin de şansınızı daim etsin.
Yaşadıklarımdan sonra, ben değiştirmek yerine boşaltmanın daha kesin ve garantili sonuç vereceğine kanaat getirdim. O günden beri hiç hayal kırıklığına uğramadım. * Arkadaşlık tavsiyesi değildir. *
-
RE: DV2021 Goh v. Blinken Davası (Mart 2021)
@gucarslan O olaydan haberim bile yok. Ama farkında dahi olmadan bir işe yaradığıma sevindim 🙂
-
RE: New York
Transmitter Park, Brooklyn (Daha doğrusu, Transmitter Park'tan Manhattan manzaraları... Yoksa, parkın kendisinde görülecek pek bir şey yok.)




-
RE: DV2022 Bekleme Odası
@ahmetty Konuyu uzatmak ya da kontekst dışına çıkarmak istemem ama, benim başıma gelenler (daha doğrusu, gelmeyenler), memleket bu kadar kutuplaşmadan önceydi. Zaten, ben o zaman siyasi fikirleri bugünkü kadar belirgin olan ya da bunları açıkça dile getiren bir insan değildim. Zaten, San Diego'daki Türkler de siyasi görüş olarak oldukça homojen ve o zaman için oldukça apolitik bir kitleydi. Hepimizin başka dertleri vardı. Memleketlimden yeterince destek görmemiş olmam hakkında türlü nedenler sayabilirim ama, en azından o zaman zarfı için kutuplaşmadan bahsedemem. Yanlış beyanda bulunup, kimsenin günahına girmiş olmak da, kimseyi yanlış bilgilendirmiş olmak da istemem.
Ama temenniye katılıyorum :) Allah hepimizin gönlüne göre versin inşallah...
-
RE: DV2021 Sürecinde Açılan Diğer Davalar (Haziran 2021)
@gucarslan, içinde söyledi: DV2021 Sürecinde Açılan Diğer Davalar (Haziran 2021)
sn. glazer'in davasına katılım dün itibariyle son buldu.
şuana kadar bildiğim sadece 1 (bir) arkadaşımız davaya katıldı.
eğer davaya forumdan görüp katılım sağlayan varsa, buradan bilgi vermesini rica ederim.katılımın az olduğu ve takibi zor olan bir dava / avukat olduğu için süreci çok yakından takip etme şansımız ne yazık ki olmuyor.
katılan herkese şimdiden bol şans diliyorum :crossed_fingers:
16 Haziran'da (davaya son katılım tarihinden bir gün sonra), Nicolette Glazer'dan, formlar, sözleşme, ödeme ve ifade gibi tüm formaliteleri 19 Haziran'a kadar tamamlamam halinde, davaya hala dahil olabileceğime dair bir e-mail aldım. An itibariyle bütün formaliteleri tamamladım. Glazer'lardan herhangi bir eksiğim olduğuna dair bir mesaj gelmediği takdirde, Glazer davasına benim de katılmış olduğumu söylemek yanıltıcı olmayacaktır diye tahmin ediyorum.
-
RE: DV2022 Bekleme Odası
@Drywall Bu cevap bana zannederim. Değilse, peşinen özür dilerim.
Şehir dışına giderken (üstelik birden fazla defa), "Her gün gel. Köpeğimi gezdir. Kakasını, eline geçirdiğin torbayla yerden alıp, çöpe at. Kum kabından kedilerimin kakasını temizle. Önlerine mamalarını, sularını koy. Kapıyı çek, çık" diye, garajında bir de SUV (anahtarı da garaj duvarında asılı) olan evinin anahtarını emanet eden insan, in miyim, cin miyim anlayamamışsa, zihinsel bir engeli var demektir.
Bana defalarca ve günler boyunca evini emanet edip gidiyorken, Türkiye'den, cismini bile görmediği insana sponsor olup, üniversitede yanına onu alıyorsa; benim bir lisans (İstanbul Üniversitesi Makine Mühendisliği), bir yüksek lisans (San Diego State University İşletme Yönetimi) diplomam varken, üstelik tecrübem de bulunan iş geliştirme pozisyonu için, yalnızca bir lisans (İstanbul Üniversitesi Elektronik Mühendisliği) diploması olan, iş geliştirme tecrübesi olmayan insana sponsor olup, su arıtma teknolojileri üreten şirketinde yanına onu alıyorsa, sorun güven sorunu da, liyakat sorunu da değil demektir. Sorunun ne olduğunu layıkıyla tespit etmek için fazla taraflıyım. Onu takdirlerinize bırakayım. Ama beni "güvenilmez" bulmasıyla alakalı olmadığını anlamış olacağınızı düşünüyorum. Zira, tekraren, evini, arabasını, eşyalarını, olmayan çocuklarının yerine koyduğu hayvanlarını emanet edip, günler boyu, millerce uzağa gidiyor.
Bu, cevapladığım kadar özel bir eleştiri değil, daha genel bir serzeniş ise, Ermeniler, Filipinliler, Vietnamlılar, herhangi bir vizeyle gelen memleketlilerini; Meksikalılar, vizeleri bile olmadan gelen memleketlilerini işe alıp, iş yerinde yatıp kalkmalarına izin veriyorlar. Hintliler, Çinliler, memleketlilerini üniversitede önce öğrenci, sonra asistan olarak yanlarına alıyorlar; burs veriyorlar. Tunuslular, Afganlar, memleketlilerine sponsor olup, yasal işlere yerleştiriyorlar. Neredeyse, bir bizim toplumda böyle şeyler olmuyor. Ben de tam olarak bunu söylemeye çalışıyor, hangi duygu ve düşünceler gerekçesiyle olmadığını neden ve sonuçlarıyla ve bütün açıklığıyla paylaştığınız için, size çok teşekkür ediyorum.
Edit: Aklıma şimdi geldi. Bir kere de, kendisinin işi olduğu ve benim araba da San Diego'dan Los Angeles'a gidip gelebilecek durumda olmadığı için, kendi cebimden araba kiralayıp, San Diego'dan Los Angeles'a yeğenini havaalanından almaya gittim. Yani, sadece evini, arabasını, hayvanlarını değil, yeğenini de emanet edebiliyor. Bir tek, kendisi iyilik yapamıyor. "Düzgün" olmadığımızdan herhalde...













