@chromium Ve inanılır gibi değil ama bakın bunun suçlusu kimmiş;
@chromium Ve inanılır gibi değil ama bakın bunun suçlusu kimmiş;
@gokce-taskiran (B1/B2) Ziyaretçi Vizeleri: İŞ, TURİZM, TIBBİ TEDAVİ içinde söyledi:
@daydreamer Eğer vizeniz 2007 Mayıs sonrası alınmış ise zaten standart prosedür posta başvurusudur. Bu şekilde vizesini aldığım bir dolu insan oldu.
Başvurunun ve vize tesliminin posta yoluyla tamamlanacağı hangi aşamada belli oluyor?
@volkanu Teşekkürler. Zaten ısrarla "bazı durumlarda" diye belirtmelerinden çok pis huylanmıştım :)
@volkanu (B1/B2) Ziyaretçi Vizeleri: İŞ, TURİZM, TIBBİ TEDAVİ içinde söyledi:
@daydreamer benim vizem nisan 2018'de bitti
ocak ayında sanırım yeniden görüşmeye gittim herhangi bir sıkıntı olmadı.Bitmeden de giderseniz ve geçerli sebebiniz varsa sıkıntı olacağınız düşünmüyorum.
Teşekkürler. Konsolosluk sayfasında, eğer henüz geçerli bir vizeniz varsa veya vize sürenizin bitmesinin üzerinden 12 aydan fazla zaman geçmediyse ve ilk başvurunuzda idari işleme kalmadıysanız bazı durumlarda mülakata girmenize gerek olmadan yeniden vize alabilirsiniz şeklinde bir açıklama vardı, o yüzden sormuştum. Bu şekilde vize alan oldu mu diye.
@dustyblue (B1/B2) Ziyaretçi Vizeleri: İŞ, TURİZM, TIBBİ TEDAVİ içinde söyledi:
@daydreamer (B1/B2) Ziyaretçi Vizeleri: İŞ, TURİZM, TIBBİ TEDAVİ içinde söyledi:
@DustyBlue Vize için bir sebep mi?
evet yani 1 sene once 10 yıllık vize almışsınız neden yenıden vıze ıstıyorsunuz eskısını ıptal edıp dıyebılırler sonuçta.
Yanlış anlamışsınız, ben vize süresi dolduktan sonraki 12 ay içerisinde ya da vize süresinin bitmesine az bir süre kala tekrar başvuran oldu mu diye soruyorum.
Geçerli B1/B2 vizesi varken veya, vize süresi dolduktan sonraki ilk 12 ay içerisinde yeni vize başvurusu yapıp, mülakata çağrılmadan sadece posta yoluyla pasaportunu gönderip ikinci bir 10 yıllık vize alan oldu mu acaba?
Ciddi ciddi 2 hafta kaldı değil mi ya? Zaman ne çabuk geçiyor...
Yukarda uzuun uzun açıkladım. Daha fazla açıklayacağım birşey yok.
"Gelen her suriyelinin(veya afgan özbek vb) mutlaka yabancı kimlik no su belgesi ve geçmişte ve halihazırdaki durumu aşıları, saglık drumları ve geçmişleri, vs hepsi kayıt altında"
:) tamam sıkıntı yok o zaman
@sinem DV2020 bekleme odası içinde söyledi:
ülkemize göçen "göçmenler" ile aniden oluşan şartlar dolayısıyla gelmek zorunda kalan "mülteciler" arasında insan kalitesini veya niyetlerini ölen bir cihaz keşfedildi de ben mi duymadım? Aksaray gibi göçün yogun hissedildigi bir yerde adım başı özbek afgan suriyeli ile karşılaşıyoruz bunlardan bazıları birikimleriyle gelebilmiş dükkan açmışlar ticaret yapıyorlarken bazıları bir igne alamadan kaçmak zorunda kalmış zamanında dr ögretmen hakim tüccar iken şimdilerde konu komşunun taşınırken elden çıkardıgı iki çekyat bir halı ile zemin ya da bodrum katlarını bile 500-600 tl isteyen zalim ev sahipleri(bu evsahipleri türk bu arada) ile cebelleşen insanlar haline gelmişler devletin yardımları ise kısıtlı bir süre idare ediyor çogu bombalar altında can veren abi abla ve akrabasının bir anda ortada kalan çocuklarını da sahiplenerek kaçırmışlar Türkiye'ye .. Nereden biliyorsun derseniz Sivil Toplum Gönüllüsüyüm bir buçuk yıldan fazladır bu gözler neler gördü ve bu kulaklar neler duydu. Biraz zahmet buyurup bir STK da yarım gün gönüllü çalışın hatta haftada 1 çalışın yerinde görün ondan sonra konuşun. Öyle "arap sevici", "pis suriyeliler", "ekonomimiz mahvoldu ", " Hep hükümetin suçu"... Bunlar inanın çok havada kalıyor ve sırıtıyor...Altını çizerek söylüyorum: Durumu iyi olanlar olmayanlara yardım etmedigi sürece bu dünya hiç bir şekilde düzelmeyecek. Abd kanada ingiltere avusturalya nereye giderseniz gidin.... Düzelmeyecek.
1- Burada "arap sevici", "pis suriyeliler" ifadelerini tek kullanan siz oldunuz şu ana kadar. Onun dışında kimsenin böyle sıfatlar kullandığını görmedim.
2- Popülist cümleler, hamasi nutuklar kulağa güzel geliyor ama insani yardım başka şey, ülkenin sınırlarını kontrolsüzce açıp milyonlarca insanın tek bir denetim olmaksızın sınırlardan girişine izin vermek başka şey. Bizim hükümeti suçlamayalım da Yeni Zelanda kabinesini mi suçlayalım.
3- Duvara konuşuyormuş gibi hissediyorum ama sıkılmadan tekrar belirteyim. Öyle savaştan kaçan 50-100 bin zor durumdaki insandan bahsetmiyoruz; Düzce Kastamonu Uşak Niğde Kırklareli Bitlis Rize Amasya Siirt Bolu Nevşehir Kars Kırıkkale Hakkari Bingöl Burdur Yalova Karaman Karabük Kırşehir Erzincan Bilecik Sinop Çankırı Bartın Iğdır Artvin Gümüşhane Kilis Ardahan Tunceli ve Bayburt'un tüm ilçe ve köyleriyle birlikte toplam nüfusu kadar insanın sorgusuz sualsiz ülkeye alınmasından bahsediyoruz!
4- Madem amaç yardım etmek ve savaştan kaçanları top saldırılarından, öldürülmekten kurtarmaktı, orada savaş hala devam ediyor şimdi niye kapattık kapıları? Niye bir 5 milyon kişi daha almıyoruz? Var mı bunun cevabı? Ya da madem bir limit vardı ve bir yerden sonra daha fazlasını kabul edemiyorduk bu limit 6-7 milyon mu olmalıydı
@gokcell Doğru. Zaten sistemin doğası gereği o şekilde olması gerekir çünkü amaç adı üzerinde "çeşitlilik" sağlamak. Önemli olan nokta ise kabul edilen yasal göçmenlerin niteliğinden daha çok sayısı. Toplam nüfusa oranlandığında her yıl o kadar küçük bir rakamı ülkelerine kabul ediyorlar ki bunun için bile o kadar titizlenmeleri, ülkelerinin yapısına gösterdikleri özen açısından hayranlık uyandırıyor.
Ne yazık ki Türkiye'ye son birkaç yıl içinde sınırlardan hiçbir kontrol olmaksızın alınan sığınmacı sayısı, ABD'nin bugünkü sistem aralıksız devam etse bile en az 100 senede kabul edeceği sayıya eşit :(
Bu arada "O insanları yerinden yurdundan eden kim? Madem sömürmek için insanları yerinden yurdundan edip ülkesine kondun afedersin eşşek gibi o paraları Türkiyeye verecek ve gık demeyeceksin" yazılmış ama kimsenin Türkiye'ye para verdiği filan da yok, verilen üç otuz paranın binlerce kat fazlası ne yazık ki fakir ülkemizin sınırlı kaynaklarından karşılanıyor. Kahramanlık yapacağız diye ülkenin geleceğini mahvediyor çok sevgili yöneticilerimiz. (çoğul kullanmam da sadece lafın gelişi)
@sinem DV2020 bekleme odası içinde söyledi:
diger yandan sevgili @tanti arkadaşımın oy için ve gelecek paralar için düşüncesine katılmıyorum. Çünkü 1- Suriyeliler oy kullanamıyor Keza Afgan ve Özbekler de... Eger şartları saglayıp vatandaş olmamışlarsa tabii.. 2- Gelen paralar sadece o insanlara degil ülkemizin gelecegine bir yatırımdır + o paraların gelmesi haktır. O insanları yerinden yurdundan eden kim? Madem sömürmek için insanları yerinden yurdundan edip ülkesine kondun afedersin eşşek gibi o paraları Türkiyeye verecek ve gık demeyeceksin! Üstelik Türkiye o toprakları yavaş yavaş temizleyip alıp insanları geri yerleştirecek (yıllara yayarak) ve sen buna da gık diyemeyeceksin. Kısır ve insanlık dışı hesapların dönüp yüzüne çarptıgında da aglamayacaksın. Ne demişler: Kendi düşen aglamaz.... Umarım bu sözlerin o insanları yerinden edenlere oldugunu ifade edebilmişimdir. :) Saygılar.
Yanlış bildiğiniz konular var, bu bahsettiğiniz sığınmacıların akla hayale gelmeyecek şekilde nasıl vatandaş yapıldığına bizzat şahidim. İşim gereği inşaatlarımızda pek çok taşeron firmayla çalışıyoruz. Hepsi de ağırlıklı olarak Suriyeli ve Afgan işçi çalıştırıyorlar. Son 3 aydır nasıl inanılmaz bir hızda hiçbir kanun kural tanımadan vatandaşlığa geçirildiklerini görseniz diliniz tutulur. Son furya 3 ay kadar önce oldu, birden tüm işçiler izin istemeye başladılar ve öğrendik ki Ankara'nın pek çok semtinde karakollarda isim listeleri yazmaya başlamışlar. Güya o listelerle vatandaşlık vereceklermiş sığınmacı olarak ülkede bulunanlara. Güldük geçtik, inanmayın öyle şey olmaz dedik. Ama oluyormuş, Türkçeyi iyi bilenler akşama kadar kendi bazı dernek yöneticileriyle telefonla görüştüler, herkes birbirine haber verdi. Çok yoğun çalıştılar, birçoğu gitti karakolda bu işle ilgilenen polisleri bulup isim yazdırdılar. Yetişemeyenler araya birilerini sokmaya çalıştılar filan. Sonra da süreci gün gün takip ettiler. Listeler karakoldan kaymakamlığı gitmiş, bu hafta isimler valiliğe ulaşmış, valilik onaylamış, bu hafta nüfus müdürlüğüne göndermişler filan diye sürekli haberleştiler, biz de şaşkınlıkla izledik. Sonra birer ikişer ellerinde yeni kimliklerle ağzı kulaklarında gelmeye başladılar. Ben bile daha yeni kimlik almadım bu arada :) Bir iki tanesi hemen pasaport alıp Afganistan'a gitti, kaçak oldukları için uzun zamandır ülkeyi terk edemiyorlarmış. Hatta bir tanesi elinde yeni kimliğiyle sırıta sırıta geldiğinde 4 senedir bizimle çalışan bir genç, "abi bu İran'dan geleli daha 15 gün oldu, şansına vatandaşlık aldı, ben bile alamadım daha" demişti. Bu yazdıklarımın hepsi gözlerimle gördüğüm şeyler. O yüzden ben "Eğer şartları sağlayıp vatandaş olmamışlarsa tabi" denilmesini anlamsız buluyorum. İçişleri bakanı ara ara çıkıp bir önergeye cevap olarak "kanunlarımıza göre son 5 yılda sadece bilmem şu kadar kişi vatandaş olmuştur" filan diye açıklama yaptığında da "hadi ordan!" diyorum sadece. Bu arada insanları yerinden yurdundan etme meselesinde de herkesten çok bizim günahımız var ne yazık ki. Vizeleri bile kaldırıp ortak bakanlar kurulu düzenleyecek kadar yakınlaştığımız bir ülkeye birdenbire savaş ilan edecek kadar düşman olup, bir de başkentlerinde namaz kılma sevdasına düşüp, onun bunun gazıyla iç savaşlarına hem de en üst düzeyde müdahale edip mezhep savaşına destek çıkınca ortalık bugünkü hale geldi.
@gokcell DV2020 bekleme odası içinde söyledi:
@ahmet-34 dvlotterystate.gov. Buradaki dv neyin kisaltmasi olaki "Diversity" yani cesitlilik. Gitmek istediginiz ulke Diversity nin oldugu bir yer. O zaman Amerikaya gidince de vay su Filipinlilerden biktim, hay bu zenciler ne pis adamlar, her yeri Koreli almis, Araplar burdada mi var offf ufff, falan da filan olmazsin insallah kazaninca.
Diversity yani "çeşitlilik" için her yıl tüm dünyadan sadece 55000 kişiyi o da binbir nazla, çok ciddi soruşturmalar sonucu eleyerek, seçerek ülkelerine kabul ediyorlar. 55 bin nerede 5,5 milyon nerede? Benim canım ülkeme seneler boyu sorgusuz sualsiz milyonlarca insan kabul ettiler. Böyle göçmenlik de olmaz, böyle sığınmacılık da olmaz. Buna olsa olsa işgal denebilir
Gerçi unganlara 10 dakikalık muayene için 3-5 bin lira ödedikten sonra 20 lira çok gelmemiştir ama neyse :)
@yalta DV2019 Mulakat Deneyimleri içinde söyledi:
Düzen Laboratuarı yanında ücretli otopark
Bu otopark a aracı 11:05 de bıraktım. Düzen lab. işimiz 13:05 de bitti, otoparka10 TL ücret ödedim.Amerika Büyükelçiliği Giriş Kapısı
Aracı bırakınca 10 TL verdim 1.5 saat sobra 10 TL daha verdim 😂
Çüş demek isterim ama @crazycells kızar şimdi, terbiye sınırları içerisinde kalarak verilebilecek bir tepki bulamıyorum böyle fırsatçılara. ( ) siz boşluğu doldurursunuz!
Eveet, işte size en güzel bekleme taktiği. Son 16 günü geçirmek için en güzel yol; hadi bakalım herkes başlasın ds260 doldurmaya...
@ayvalik10 Dv2020 sonuçları bekleme teknikleri içinde söyledi:
@daydreamer ben parmağımı kaldırayım hazır kayıtlı bilgisayarda
Aslında şaka yapmıştım :) :) :) peki case number olmadan ilerleyip, önceden doldurulup kaydedilebiliyor mu o form ds160'da olduğu gibi?
@entelman Dv2020 sonuçları bekleme teknikleri içinde söyledi:
Çekilişi unutun ve sonuçlara birkaç gün sonra bakın. Bu şekilde yapmıştım ben.
Ohooo, o sürede herkes DS260'ı filan doldurmuş göndermiş olur çoktan :)