San Diego
-
@kingocali, içinde söyledi: San Diego
@ibrahimasar Bende öyle bir baht var ki, 13. denememde kazanıyorum. Ama onda da öyle bir başkana, öyle bir zamana, öyle bir sıra numarasına denk geliyor ki, kazanınca da gidemiyorum. Ama 10 senelik vizem var. Sen restoranı aç; en kötü, turist olarak gelir, yine yerim; sözüm olsun abi 🙂
Hocam Trump gitti gider zaten. 13 ün uğurlu olduğunun yürüyen kanıtısın sen. Ben de 17-18 yıldır başvuruyorum. Bu sene belki diye diye ömrümüzün yarısı gitti. Sen ne güzel kazanmışsın. Hayırlısıyla olur biter, gider yerleşirsin inşallah. Şu an Amerikada değil misin peki? Hakikaten öyle güzel detaylı vermişsin ki 2-3 kez okudum. Sen tam Amerikalı olmuşsun :)
-
@ibrahimasar Hepimizin gönlüne göre olur inşallah. Nerede? :D 3 küsur sene ve turistik seyahatler dışında, komple İstanbul'dayım. Hatta, artık tam İstanbul'a lanet ettim; her şeyimi sattım; güneye yerleşmeye hazırlanıyordum; çekilişi kazandığımı öğrendim. Ne olacak, bilemediğimden, bir yere de gidemedim. Kilitlendim; kaldım. Allah'tan, her şeyi 6,78'den Dolar'a bağlamıştım. Yani, şu lanet olası virüs, şu lanet olası sarı virüs ve şu lanet olası case number olmasa, zemin de top oynamaya o kadar müsait ki; bu sene gidemezsem hakikaten yazık olacak...
-
@kingocali, içinde söyledi: San Diego
ten ya
Gidersin gidersin, gönlünü ferah tut, bak her şey senden yana. Ucuz rakamdan dolarını almışsın. Toplanıp gitmeye hazırsın. Biz de Bodruma yerleşmeyi erteledik yıllarca. Şimdi 5-6 yıldır buradayız. Seneye yazın kızın okul durumuna göre İzmire yerleşeceğiz. Eğer GC çıkarsa hiç yerimizden kıpırdamadan sürece kendimizi hazırlayacağız. San Diegonun küçük silikon vadisi olabileceği emareleriyle bahsettiğin üzere, kızım yazılım mühendisliği okumak istiyor. San Diego bu yüzden de bizim için iyi tercih. Bir de siz 3 yıl kalmışsınız, bizim deyimimizle, çarşı neresi? İnsanlar mall ların dışında nerede piyasa yapıyor. Türk Lokantamızı hangi lokasyonda kurmamızı tavsiye edersin? Tam cadde söylesen, 3-4 ayrı yoğun lokasyon versen, araştırmak isterim. Sen bu sene git. Seneye de biz peşinden geliriz inşallah.
-
@ibrahimasar İnşallah. Sizin hakkınızda da hayırlısı neyse, o olsun. Yeğenim üniversiteye başlamadan, olur da, San Diego işi olursa, San Diego State University'nin Elektrik ve Bilgisayar Mühendisliği bölümünde (ikisi aynı bölüm) 4 tane Türk hoca var. Onlarla iletişime geçmenizi tavsiye ederim. Okul, San Diego'nun en ekonomik iyi okulu (Ya da, bakış açısına göre, en iyi ekonomik okulu). Hem devlet üniversitesi, hem de 2010'larda koydukları hedef ve yürüttükleri istikrarlı politikayla, en iyi okullar listesinde sürekli yükseliyor. Okulun gelişimini şu linkten takip edebilirsiniz:
https://newscenter.sdsu.edu/sdsu_newscenter/news_story.aspx?sid=78162
Hocalara ise, şu linkten ulaşabilirsiniz:
https://electrical.sdsu.edu/people/faculty
Restoran işine gelince, fast food tarzı bir şey olacaksa (pilavcı, kanatçı, dönerci, köfteci, dürümcü, ızgaracı, vs), üniversite öğrencilerinin sıkça gittiği mall'lardan birinde (ya da, umarım işler iyi giderse, hepsinde birden) olmasını tavsiye ederim. Grossmont Center olur. Mission Valley Mall olur. Zorlarsan, Fashion Valley Mall olur.
Daha kapsamlı, şık bir şey olacaksa, San Diego'nun en liberal, yeniliklere ve yabancı kültürlere en açık, (en olmasa da, yeterince) zengin mahallesi olan Hillcrest'i tavsiye ederim. Peşinen uyarayım: Hillcrest, kategorik olarak gay mahallesidir. San Francisco'da Castro neyse, San Diego'da Hillcrest odur. Ama aklına öyle pislik yuvası bir yer gelmesin. Kimsenin kimseye karışmadığı, dönüp arkasına bakmadığı bir yer sadece. Hiçbir aşırılık yok. Dünyanın her yerinden, envaiçeşit mutfak, çok sayıda restoran var. İşini iyi yapanların hepsi iyi iş yapıyor. Konum olarak, 5. Cadde'nin Hillcrest kesimini ya da University Avenue'nun Hillcrest kesimini tavsiye ederim. 5. Cadde biraz daha pahalı, University Avenue biraz daha ucuz olur. University Avenue olursa, 4. Cadde'deki Sultan Baklava'yla arana da biraz mesafe koymuş olursun; birbirinizin işini engellemezsiniz.
Şık mekan için, Hillcrest dışında, 5. Cadde'nin Gaslamp Quarter kesimi olur. Ama hem daha pahalı olur, hem oralarda o kadar kültürel çeşitlilik yok. Tutunamama riski daha fazla olur.
Şık mekan için, Hillcrest ve Gaslamp Quarter dışında, La Jolla olur. Prospect Street ve ondan dallanıp budaklanan bütün ara sokaklar olabilir. Ama muhtemelen, buralar daha da pahalı olur; kültürel çeşitlilik daha da az olduğu için, tutunamama riski daha da fazla olur.
Özetle, özünde gay mahallesi olmasına takılmazsan, Hillcrest'te başarı ihtimalin daha yüksek olur. Tabii her şey, ne kadar çok yatıracağın ve ne kadar çok çalışacağınla doğru orantılı.
Tekraren, hayırlısı neyse, o olsun. Saygılar...
-
@kingocali verdiğiniz bilgiler için teşekkürler, emeğinize sağlık. Hepsi gözlemlerinizden, deneyimlerinizden geldiği için bilgi sahibi olmak isteyenlere iyi bir kaynak olacaktır.
Konuşa konuşa, daha iyi bilenden deneyim aktarımıyla öğrenmeyi hep değerli bulmuşumdur. Bu yönde verilen emeğe de saygım sonsuz. Forum buna olanak sağlayan yönüyle güzel bir oluşum oldu herkes için.
Yazınızdan sonra San Diego'da yaşayasım geldi sayın @kingocali , özellikle iklim konusundaki avantajıyla ve -bir yıldır- İspanyolcaya ilgim dolayısıyla; ama yine de New York City'yi yedirmeyiz :) bu kadar kapsamlı olmasa da bir NYC karşılaştırması bekliyoruz sayın @crazycells :)
-
https://www.youtube.com/channel/UClcLjYwwekEazY86KbY2Juw
San Diego'da yaşayan pek tatlı bir çift. Videolar da yardımcı olabilir.
-
@azuleverde Genelde, "Sen de New York'u amma gömdün ha!" diyen arkadaşlara, 6'şar fotoğraflık iki seri gösteriyorum. Konu kapanıyor. Bir de fotoğraf eklense şuraya... :)
Bu arada, gidebilirsem -- ki, muhtemelen gidemeyeceğim -- ben de (mecburiyetten) New York'a gidiyorum. Yanlış anlaşılmasın... :D
-
@kingocali, içinde söyledi: San Diego
York'a gidiyorum.
Buraya fotoğraf ekleniyor. İmage kısmına tıkla, mavi kaplanmış uzantı yazısı çıkacak, fotoğrafı masa üstünden sürükleyip oraya bırak. Gönder e bas. Fotoğrafın sağında solunda kalan harfleri düzenle sonra. Ben öyle yapıyorum. Ayrıca bahsettiğin semtlerin hepsini başım ağrımıyorken güzelce inceleyeceğim. Biz de Universty of Sandiego Californiya nın bölümlerini gözden geçirdik hep. State uni ye de bakarım. Yiğenin bi şekilde oralarda okuyacak inşallah. GC ile ve ya GCsiz.
-
@ibrahimasar Image diye bir kısım görürsem, ekleyeceğim inşallah :)
Öyle bir imkan varsa, kesinlikle University of California San Diego! Forumda herkes kurdan şikayet ediyor diye, ben durumdan vazife çıkardım da, onun için ekonomik çözüm önerdim. Yoksa, UCSD'ye gidebilecek kızı SDSU'ya gönderip de, geleceğiyle oynamayalım yani :)
-
@kingocali
1. resimde gösterilen yerler
1- birine cevap vereceğinde
2- konuya bir şeyler yazacağında tıkla ve 2. resimde gözüken yer açılsın.
Sonra gösterilen alana eklemek istediğin resim/fotoğrafı sürükle ve bırak. Kendi otomatik hallediyor.

-
Özetle New York...






Özetle San Diego...






Teşekkürler @hadi-BE . Sayende, forum kuralları arasında yüklü miktarda fotoğraf paylaşılmasına bir mani yoksa, hem New York'tan, hem San Diego'dan çok daha fazla fotoğraf paylaşabilirim.
Bu arada, Google Drive'da yerim kalmamıştı. Gmail, "Gelecek yeni mail'lere yer kalmadı" uyarısı verip duruyordu. KCC'den gelecek mail'i kaçırmamak için, nasılsa telefonda bir kopyası duruyor diye, Drive'daki bütün fotoğraf yedeklerini sildim. Meğer telefonda hiçbir şey durmuyormuş. Paylaşabileceklerimin dışında, Amerika'daki hayatın hem iyi, hem kötü; hem güzel, hem çirkin; hem gerçek, hem palavra yan ve yönlerini belgelemek için çektiğim daha ne fotoğraflar gitti. Elimizdekilerle idare edeceğiz artık :(
-
@kingocali, içinde söyledi: San Diego
a ne fotoğraflar gitti.
Vay babam vay... New York New York muş San Diego da San Diego imiş harbiden. İnsanın New York a bakınca başı dönüyor, gözü korkuyor, o devasa binalar üzerime çöker mi diye. Adamlar kaçak katı çıkmışlar da çıkmışlar... Ben fotoğraflarımı önemli e olsa önemsiz de olsa mutlaka bilgisayarda yedekliyorum. Bir de Facebook da kendime özel paylaşıyorum, ücretsiz ve kimsenin erişemediği bir yedekleme alanı oluyor bana. Çok üzüldüm giden fotolarınıza. Bir de bir tek bana mı öyle geliyor, herkes anlıyor mu, bir resim görünce, işte bu resim Amerikada çekilmiş diyebiliyorum. Fotoğraf öyle renkli, öyle canlı.. Makinaların, telefonların o ground da ayarları mı değişiyor. Aynı kişi aynı makinayla-telefonla başka bir resim çekiliyor. Oda içinde, dış mekan görünmüyor, Ya da mahalle arası bir yer, evlere baksan bura mı ora mı belli değil, ama fotoğrafa bakınca diyorum bu resim Türkiye'de çekilmiş.
Üniversite konusunda University of California San Diego ilk tercihimiz. Ama hiç bir bağayıcı şartlanmamız yok. O ne isterse, nereye gücümüz yeterse. -
@ibrahimasar Ben öyle depremden, ya da binaların üstüme yıkılmasından korkmadım ama, New York sokaklarında dolaşırken, şehrin büyüklüğünden, soğukluğundan, yabancılığından, o bahsettiğin "göz korkusu"nu iliklerime kadar hissettim. Şehir bana çok düşmanca geldi. Kendimi hiç "hoş gelmiş" hissetmedim. Türk arkadaşın Amerikalı, hem de New York'lu eşine "intimidating" ve "unwelcoming" kelimelerini bolca kullandım. San Diego'ya indiğim zaman ise, kendimi resmen "evimde" hissettim.
Amerika fotoğrafları konusuna da, vaktiyle, başka bir bakış açısından kafa yordum. "Ben neden hep Amerika'da geçen filmleri seviyorum da, Amerika dışı yabancı sinema bana bu kadar itici geliyor?" diye düşündüm. Çünkü New York'ta, Los Angeles'ta geçen bir film seyrediyorsun; için açılıyor. Londra'da, Moskova'da geçen bir film seyrediyorsun; kasvetten için kararıyor. Al Pacino'nun Insomnia isimli bir filmi vardır. Alaska'da geçer. Onda da Londra'da çekilmiş gibi bir kasvet, bir iç sıkıntısı... Sebeplerini, 1. Güneş ışınlarının geliş açısına, 2. Havadaki bulutluluk ve nem oranına (New York'ta geçip, iç açan filmlerin, New York'ta havanın güzel olduğu mevsimde çekilmiş olması bir tesadüf değil. California'da zaten Santa Ana rüzgarları bütün bulutlarla nemi alıp, okyanusa süpürüyor), 3. Amerikan şehirlerinin, şehir planlamacılığı kavramı ortaya çıktıktan sonra kurulmuş nispeten yeni şehirler olmasına, 4. Adamların zengin olup, şehirlerini, sokaklarını, binalarını, evlerini güzelleştirecek ışıklandırma, heykel, fresk, oyma - kakma gibi lükslere para harcayabilmesine bağladım. Ana kara Amerika'nın kendisi komple fotojenik :)
Son olarak, her şey gönlüne göre olsun yeğenimin...
-
Downtown Manhattan



Downtown San Diego



-
@kingocali Bu resimleri bir de New York başlığına atmalısın.
-
@ibrahimasar Şimdi burada, "karşılaştırmalı" kisvesi altında paylaşıyorum. New York başlığına atarsam, bilmediğim yerden sorarlar :)
-
Aşağıdaki fotoğrafta, en solda görülen 15 katlı bina, New York'ta beni misafir eden Türk arkadaşın 1+1 condo'sunun bulunduğu bina. Binanın tamamı condo'lardan oluşuyor. Kiralık daire yok. Her katta yaklaşık 10 daire var; 15 kattan, 150 dairelik bir apartman. Ayıp olmasın diye, kaça aldığını sormadım. İçinden fotoğrafı çektiğim 1+1 apartment ise, abisinin yaşadığı, tamamı apartment'lardan oluşan 20 katlı bir binada bulunuyor. Satılık daire yok. Her katta yaklaşık 10 daire var; 20 kattan, 200 dairelik bir apartman. Aylık kirası $3,900 olan 1+1 daire, işte bu, içinden fotoğrafı çektiğim daire. Bu dairenin bulunduğu binanın fotoğrafı ise, maalesef, kaybolan fotoğraflar arasındaydı. Ama dış görünüş ve yaşam tarzı olarak, fotoğrafta en solda görülen binadan bir farkı yok.

Gayrimenkul fiyatlarının fahiş olduğu İstanbul'da nasıl otopark problemi varsa, gayrimenkul fiyatlarının fahiş olduğu New York'ta da otopark problemi var. Apartmanların otoparkı yok. Apartmanlar dikey mimari ile inşa edilmiş olduğu için, sokaklarda da, o kadar kat malikine yetecek park yeri yok. O yüzden, girişimciler, 3-4 apartmanda bir, bir arsa satın alıp, üzerine katlı otopark dikmişler. Nitekim, karşıdaki sokağın içinde, beni misafir eden arkadaşın yaşadığı binanın hemen arkasındaki 3 katlı bina, bir katlı otopark. Lakin, aylık ücreti $700. O sebepten, evlerine yılda toplam $1,000,000 giren Türk arkadaşım ve Amerikalı eşi bile, aşağıda fotoğrafları görülen araçlarını, 5 blok aşağıdaki, aylık ücreti $200 olan katlı otoparka bırakıyorlar. Eşi beni dolaştırırken, kendi gözlerimle şahit oldum. Bir eline 1,5 yaşındaki kızın arabasını, diğer eline 3,5 yaşındaki oğlanın elini alıyor; yükünü de sırtına vuruyor; o soğukta, hiç üşenmeden 5 blok yürüyor. Alışveriş de yaptığı zaman, kızın hepsini taşıyacak eli kalmıyor. "Ben olmadığım zaman ne yapıyorsun?" diye sorduğumda, "Zor oluyor ama, hallediyorum bir şekilde" deyip, gülüyor. 1. New York'ta yaşam planlarken, arabanız da olacaksa, otopark ücretlerini de hesaba katmakta fayda var. 2. Upper East Side'da, altınızda Mercedes, cebinizde $1,000,000'la böyle yaşayacaksanız, o green card'ı yakın; hiç gitmeyin Amerika'ya :D


Aşağıdaki fotoğrafta görülen 2 katlı binalar kompleksi ise, San Diego'da benim yaşadığım 1+1 apartment'ın bulunduğu binalar kompleksi. Fotoğrafta görülmüyor ama, yaya kapısının solundan devam eden duvarın devamında, 5'i alt, 5'i üst katta, toplam 10 daire ve bir garaj kapısı, sağından devam eden duvarın devamında, 5'i alt, 5'i üst katta, toplam 10 daire ve bir garaj kapısı var. Kompleks, tamamı duvarlar, bir şifreli yaya kapısı ve iki uzaktan kumandalı garaj kapısı ile çevrilmiş, yaklaşık 5.000 metrekare alan üzerine yerleştirilmiş, ikisi "I", ikisi "U", biri "O" şeklinde, hepsi ahşaptan ve 2 katlı 5 binadan oluşuyor. Binaların üç tarafı komple açık garaj, bir tarafı yaya ve garaj kapılarıyla çevrili. "I" şeklindeki binaların arasında, "U" ve "O" şeklindeki binaların ortasında, ortak kullanım alanları ve süs bahçeleri var; "U" şeklindeki binalardan birinin ortasında ise, bir yüzme havuzu bulunuyor. Fotoğrafta, havuzun bir köşesi görülüyor. İşte bu apartmandaki bir 1+1'in aylık kirası $1,450. New York'taki, dikey mimari ile inşa edilmiş bir apartmandı; bu, yatay mimari ile inşa edilmiş bir apartman. Onda da 150 - 200 daire vardı; bunda da 150 - 200 daire var. Onda 1+1'in aylık kirası $3,900 idi; bunda 1+1'in aylık kirası $1,450. Onda otopark yoktu; bulursan da, ekstra ücrete ($200 - $700) tabiydi. Bunda otopark var. Üstelik beleş. San Diego'da yer bol olduğu için ("Yer bolluğu", "yer yokluğu" mevzuuna, başka bir gün, ayrıca gireceğim. Elimdeki belgeler de çok çarpıcı olacak), apartmanların, müstakil evlerin, alışveriş merkezlerinin, hastanelerin, liselerin, üniversitelerin, aklınıza gelebilecek her yerin mutlaka otoparkı var. Üstelik hepsi beleş (Edit: Üniversitelerde, uzun süreli parklar ücretli olabiliyor). Bunun tek istisnası Downtown. Orada otopark, kaldırım kenarı da olsa, katlı otopark da olsa ücretli.

San Diego'da beni misafir eden Amerikalı arkadaşın $190,000'a aldığı 1+1 condo'sunun bulunduğu, yine yatay mimari ile inşa edilmiş, ahşaptan, 2 katlı binanın fotoğrafı da, maalesef, kaybolan fotoğraflar arasındaydı. Ama dış görünüş ve yaşam tarzı olarak, yukarıdaki fotoğrafta görülen binadan bir farkı yok. Benim yaşadığım apartment'ta, uzaktan kumanda ile girilen açık garaj var. Amerikalı arkadaşın condo'sunun ise, kendi driveway'i var. Aşağıda fotoğrafları görülen güzelliği oraya bırakıyor. Müstakil evlerde ise, küçük olanlarda, genelde yalnızca driveway, büyük olanlarda ise, genelde driveway + kapalı garaj oluyor.
San Diego'da beni misafir eden Amerikalı arkadaş, San Diego'nun toplu taşımasını planlayan Metropolitan Transit System'da çalışıyor ( Metropolitan Transit System'da çalışıyor. İşe arabayla gidip geliyor. Toplu taşımanın yeterli olmadığının kanıtı :) ). Hem condo'sunu, hem GT'sini, dişiyle, tırnağıyla kazıyarak aldı. İki defa kanseri yendi. Kız highway'e bir çıkıyor. Bütün camları indiriyor. Rüzgar saçlarının içinden geçerken, motorun sesini dinliyor (Bunun belgelerini de, "yer bolluğu", "yer yokluğu" mevzuunun içinde paylaşacağım). İşte böyle yaşayacaksanız, benim green card hakkımı da siz alın; gönül rahatlığıyla gidin Amerika'ya :D


-
New York'ta, gayrimenkul fiyatları o kadar fahiş, kullanmaya o kadar "yer yok" ki, adamlar, aynı alana, aynı anda, farklı işlevler yüklemek zorunda kalmışlar. 1. fotoğrafta, çevreyolunun (FDR Drive), üniversitenin (Rockefeller University), kelimenin tam anlamıyla "içinden" geçtiğini görüyorsunuz. 2. fotoğraf, Park Avenue. Yüksek binalar. Aralarından yol geçiyor. Normalin dışında bir şey yok. 3. fotoğrafta, yolun ortasında iki bina olduğunu görüyorsunuz (Önde Helmsley Building, arkada MetLife). 4. fotoğrafta, binaların gerçekten yolun ortasında olduğunu görüyorsunuz. Yolun nereden geçtiğini gösteren fotoğraf, maalesef, yine kaybolan fotoğraflar arasında. Ama lütfen üşenmeyin. Google Maps'te, "Park Avenue & 46th Street, New York" yazın; 360 derece street view'a geçin; kendi etrafınızda bir dönün; yolun nereden geçtiğini kendi gözlerinizle görün. Ben ömrümde böyle saçma şey görmedim :)




Oysa, San Diego'm öyle mi? "Yer bol" olunca, girersin bağlantı yoluna (1. fotoğraf). Atarsın 2'ye (2. fotoğraf). Atarsın 3'e (3. fotoğraf). Çıkarsın highway'e (4. fotoğraf). Hissedersin rüzgarı saçlarında... Dünkü paylaşımı okuyanlar anladı ;)




Son olarak, ilk paylaşımımda, Türk restoranları konusunda New York'un hakkını teslim ettiğim gibi, yolların kalitesi konusunda, memleketin de hakkını teslim etmek durumundayım. Bizim memleketteki yolların kalitesi, Amerika'nın benim gördüğüm her yerindeki (San Diego, CA; Riverside, CA; Orange, CA; Los Angeles, CA; Ventura, CA; Santa Barbara, CA; New York, NY; Brooklyn, NY; Queens, NY; Bronx, NY; Westchester, NY; Essex, NJ) yollara, öyle 3-5 değil; 1.000 basar! Çatlaklar, yarıklar, açılmalar, ayrılmalar, çukurlar... Patates tarlası gibi Amerika'daki yollar!
-
Columbia University (Kampüs üniversitesi. Benim o güne kadar gördüğüm bütün Amerikan üniversitelerine, hiçbir nizamiye ya da kimlik kontrolü olmaksızın, özgürce girilip çıkılabiliyordu. Bunun kapısının önünde güvenlik kulübesini görünce (ki, Rockefeller University'de hem güvenlik kulübesi, hem nizamiye vardı), hiç şansımı zorlayıp, içeriye girmeye çalışmadım. Karşılaştırılabilen bir büyüklük olsun diye, burada MBA programının yıllık ücreti yaklaşık $80,000.)

New York University (Şehir üniversitesi. Şehrin göbeğinde, binalarca, bloklarca devam ediyor. Burada da MBA programının yıllık ücreti yaklaşık $80,000.)










San Diego State University (Kampüs üniversitesi. Kapı - pencere yok. İsteyen istediği gibi giriyor; çıkıyor. Kütüphaneden, bilgisayar laboratuarından yararlanıyor. MBA programının yıllık ücreti yaklaşık $20,000.)
-
Fotoğraf: Kampüs girişi. Karşısında simetriği var. 2000'lerde, bu meydandan Metropolitan Transit System'ın otobüsleri kalkardı. 2010'lardan beri, bir seviye altından, Metropolitan Transit System'ın tramvayları kalkıyor.
-
Fotoğraf: Hepner Hall. Burada Social Work bölümü var. 1931 yapımı. Kampüsün en ikonik binası.
-
Fotoğraf: İşletme Fakültesi binası. Her sene kampüste mutlaka bir inşaat olur. Bu bina da 2010'larda yenilendi.
-
Fotoğraf: Amerikan futbolu takımının antrenman sahası. Maçlar, Chargers 2017'de Los Angeles'a taşındığından beri, SDCCU Stadium'da (benim zamanımdaki adıyla, Qualcomm Stadium'da) oynanıyor. California State University mütevelli heyeti ve San Diego belediye başkanının onayıyla, SDCCU Stadium ve çevresi San Diego State University'ye tahsis edildi. Hem stadyum artık Aztec Stadium olacak, hem de çevresine bir lisansüstü kampüsü yapılacak. İnşaat bu sene başladı.
-
Fotoğraf: Basketbol salonu. Maroon 5, Tool, Pantera konserlerinin yapıldığı, NBA maçlarının yapılabileceği kalitede bir salon.
-
Fotoğraf: Fitness salonu. Hayatımda gördüğüm en büyük, en kapsamlı, en eksiksiz spor salonu. Hem tüm öğrencilere, hem de dışarıdan gelenlere açık. Benim zamanımda, öğrenciye aylık ücreti $9 idi. Bugün öğrenciye $15, dışarıdan gelenlere $35.






-
-
New York'un bir konuda daha hakkını teslim etmek durumundayım. Coney Island'da plaj gibi plajı var. Ama 1. Sezonu çok daha kısa, 2. San Diego'dakilerin eline pek su dökebilecek gibi değil. Takdimimdir...
Coney Island Beach









San Diego'daki durum ise...
Ocean Beach (Arkadaş işten çıktıktan sonra gidebildik.)


Pacific Beach (Arkadaş işten çıktıktan sonra gidebildik.)

Mission Beach (Bunu ucundan yakalayabildik.)




La Jolla Beach (Daha önce görmüştünüz ama, kontekste oturtalım.)






Hello! It looks like you're interested in this conversation, but you don't have an account yet.
Getting fed up of having to scroll through the same posts each visit? When you register for an account, you'll always come back to exactly where you were before, and choose to be notified of new replies (either via email, or push notification). You'll also be able to save bookmarks and upvote posts to show your appreciation to other community members.
With your input, this post could be even better 💗
Kayıt Ol Giriş
Benzer Başlıklar
14
Çevrimiçi60.8k
Kullanıcı5.1k
Konu534.9k
İletiPowered by NodeBB | Copyright © 2026 Yesilkart Forum








