• Kategoriler
    • Güncel
    • Popular Topics
    • Best Posts
    • Kullanıcılar
    • Gruplar
    • Arama
    • Kayıt Ol
    • Giriş
    1. Ana Sayfa
    2. sir.altan
    3. En İyi
    Üyelik oluşturma, email adresi onayı veya foruma giriş konusunda sorun yaşayan üyelerimiz [email protected] adresine email gönderebilirler!
    S Çevrimdışı
    • Profil
    • Takip Edilenler 0
    • Takipçiler 16
    • Konu 10
    • İleti 1,083
    • Gruplar 1

    İleti

    Güncel En İyi Tartışmalı
    • RE: Avustralya hakkinda bilgiler ve deneyimler

      .australya ya ilk insan gocu 1782 yilinda baslamistir,ilk gelenler mahkumlar ve gorevlilerdir,dusunun ingiltereden 11 gemilik filo kalkiyor,eski zaman yelkenle giden gemiler,kimbilir kac ayda buraya gelmislerdir,komsu kapisi gibi olmadigi icin en azindan 2 yillik ihtiyaclarinida beraberlerinde getiriyorlar,yillar gecince normal goc basliyor,birinci ve ikinci dunya savaslarindan sonra multeci aliyorlar....ne yazikki 1967 yilina kadar australya hep beyaz irk politikasi uyguluyor,2 inci dunya savasindan sonra hadi bakalim sizde biraz insan alin diyorlar,avrupadan savasdan magdur olan insanlari getiriyorlar,gelenlerin cogu yunan kokenli ve italyan kokenli,gemi geliyor millet yeni insanlar geliyor diye rihtima kosuyorlar,bir de bakiyorlar kara kara giyinmis yunan kadinlari basi kasketli yunan ve italyan erkekleri,,millet yooo biz boyle insanlar istemiyoruz diye hukumete baski yapiyorlar,bundan sonra aldiklari insanlari baltik devletlerinden ve yakisikli erkek ve guzel kadinlardan seciyorlar

      .....1967 yilinda isci babasi olan bir basbakan mr, whitlam,dunyaya kapilarini aciyor,din irk,renk ayirimi yapmadan tum dunyadan insanlar almaya basliyor,ilk turklerde 1967 yilinda australyaya geliyorlar,bir ucak melbourne sehrine iniyor bir ucak sydney sehrine iniyor ve turkler bu iki buyuk sehirde kok salmaya basliyorlar,tecrubeme gore melbourne sehrinde yasiyan turkler daha iyi organize olmuslar,bir birlerine daha baglidirlar,internet, televizyonlar filan cikinca gerci kimsede eski bagimlilik kalmadi,yinede milli davamizda hep birlik olabiliyoruz.

      ....benim yasamakda oldugum eyaletin ismi newsouth wales dir bir nevi guney galler gibi,,,eyaletin topraklari turkiye topraklarina esittir..eyaletimizin nufus 8,164 milyon ve 5 milyon insan sydney sehri ve civarlarinda yasiyor,dusunun turkiye buyuklugunde bir eyalet 5 milyonu sehirde diger 3 milyonu diger bolgelerde yasiyor.
      ..daha eskilerde melbourne sehrinde is olanaklari daha coktu, ev fiatlarida sydneye gore ucuzdu..iste herkesin sevdigi bir yer vardir,bana desen git melbourne de yasa,hayir asla ben orda yasiyamam derim, orda yasiyan bir turkede git sydneyde yasa deseler kolay kolay razi olmaz

      ..turk toplulugunun buyuk kismi melbourne ve sydney sehirlerinde yasarlar perth sehrinde azinlik turk vardir,birde bazi tarim yapilan bolgelerde tarimla ugrasan turkler vardir,domates yetistirilen yerler, uzum baglari olan yerler

      ...cok cok uzun yillar evvel australyada altin aranmaya baslanmis,kontratli olarak cok chinli maden iscisi gelmis,bir kismi kalmis bir kismi geri donmus,ama halen asyali toplumu cogunluktadir..australya koca bir kita ilk zamanlarda tasimaciligin develerle yapilacagi dusunulmus,ic bolgeler icin hukumet develer getirmeye karar vermis,sonra develerin dilinden en iyi anliyanlar afganlilarmis yine sozlesmeli olarak afganli deveciler getirmisler,onlardanda kimileri australyali kadinlarla evlenerek kalmislar kimisi geri dondurulmus,
      ,australyanin belli bir bolgesinde binlerce deve hala basi bos olarak dolasmaktadirlar,ayni sekilde atlarda vardir,hukmet bunlari kontro altinda tutmaya calisiyor,arasirada galiba arap ulkelerine deve satiliyor

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Green Card Kazanınca Ailenizin Tepkisi Ne Oldu?

      ...green card kazanan sahis evin tek oglu ise ve anna/babasiyla ayni evde yasiyorsa,bilhassa anne oglundan ayrilmak istemez,bazi aileler turkiyede kendilerinin iyi durumda olduklarini dusunup evlatlarini yurt disina gondermek istemezler, bazi ailelerde ileriyi iyi gorenlerdir.cocuklarinin yurt disina gidip yasamalarini normal gorebilirler.gercek olarak ailenin dagilmasi iyi degildir ama ister istemez gunun hayat sartlari dogdugun yerde degilde doydugun yerde yasa diyor.ben oylesine yazdim,elbet green card kazana arkadaslardan bazilari buraya cevap yazabilirler

      Göçmenlik Sohbetleri içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Amerika anılarım...

      ilk defa san francisco ya gitmistik, tabiki gitmeden evvel otellere baktim,butceye gore otel ariyorum, bir tane buldum sehir merkezi ama ara bir sokakta, review yazarlar ,yazilari okumaya basladim, otel fena degil ama sokak tenha ve pis cok issiz gucsuz insan var gelip gidenlerden devamli para istiyorlar,filan millet iyi seyler yazmamis,aman biraz daha para verelim de daha emniyetli bir otelde kalalim dedim...

      ..oglum pahali bir spor ayakkabi istemisti,amerikada daha ucuzmus,biraz dolastik,markali pahali ayakabiyi aldik,gittigim otelde otel odalarinda genellikle kasa ararim,paramizi pasaportlarimizi kasaya koymak iyi oluyor,,,,ayakkabiyi aldik otel odasina geldik,nerden aklima geldiyse ne olur ne olmaz diye pahali ayakkabiyida kasaya koydum,hatirladikca gulerim.

      Gündem ve Sohbet içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya hakkinda bilgiler ve deneyimler

      ...australyada eger sabahin korunde kalkip ise gitmiyorsaniz kis aylarinda oldugunuzu hissetmezsiniz,haziran, temmuz ve austos kis aylaridir,eylul de yari kis sayilir.kis ortasinda isi geceleyin 3-4 dereceye kadar duser,sabahleyin 9,00 dan sonra 10-15 arasi olur,kendimin 3-4 tane kalin montgomerim vardir,hatirlari kalmasin diye yilda bir defa hepsini giyerim,disari cikacaksak ince montlarla cikariz,her seye ragmen usuyenlerde coktur.bir iki sefer dunurlerim gelip 6 sar ay kaldilar, hep kis aylarini merak ederlerdi,son geldiklerinde bir yil kaldilar,kis aylarinda bir gun sakadan kisla araniz nasil gidiyor diye sordum,ne kisindan bahsediyorsun gibi yuzume baktilar.

      .sydneyden 130 km uzaklikta blue mountains mavi daglar vardir,bazen buralara kar duser....australyanin en yuksek dagi 2200 metredir,karli daglar diye gecer,sydney e 500km uzakliktadirlar,kar buraya yagar,kayak tesisleri vardir,birde tasmanya adasina yagdigini zannediyorum, turkiyeden geldigim icin bazi sabahlarda kar ayazini hissederim ve yakinlara kar yagmis derim....isinma bakimindan evlerde elektrik sobalari ve klima kullanilir,country side yani bazi ic bolgelerde yasiyanlar odun sobasi yakarlar,ormanlik agaclik bol oldugu icin cogu oduna para varmez,benim evde de yavas yanan kocaman bir odun sobasi var ama 10 yildir hic yakmadim kulleriyle filan ugrasmak zor geliyor.

      .gunesli bolge oldugu icin sicak suyumuz solar isitma ile olur,10 yildirda yine catilara elektrik ureten solar paneller konuluyor,yalniz bu uretilen elektrik depolanamiyor,gunduz kullaniliyor veya elektrik idaresine satiliyor,haftada bir eve telefon gelir sizede solar bagliyalim derler...karli daglara snowy mountain derler yakinlarinda tabi buz gib akan nehir vardir..karli daglari gormek kismet olmadi,kis mevsiminde hafta sonu otubus turlari oluyor...sydneye yakin olan mavi daglar katomba kasabasindadir,gercekten her taraf mas mavi gibidir,sydneye ugrayan bu daglara da gider, orman icin patika yurume yollari vardir,tepeden tepeye giden telefrik vardir, birde eskiden komur madencilerini asagiya indiren bir iki vagonluk tren vardirbelki 50-60 metre iner ama dimdik bir inis..kucuk trenle inilince orman icinde guzel gezinti yapilir,istenilirse asagidaki kucuk keci yollarindan baska kisimlara cikilir,burda birde 3 tane kocaman kaya vardir,adlarina 3 sisters denir yani 3 kiz kardes,bir aborgine efsanesidirler..

      ...eski zamanlarda aborgine kabilelerinden baska bir kabileden 3 genc bu kizlara asik olurlar,babalarindan isterler, baba hayir olmaz ben baska kabileye kiz vermem der.delikanlilarin babalarida o zaman savas cikaririz der, kizlarin babasi hemen kabilenin buyucusune kosar,savas cikacak aman benim kizlarimi tas yap der, buyucude kizlari tas yapar,buyucu de savasta olur,iste o gunden bu gune 3 kiz kardes orda tas olarak kalirlar,net uzerinden three sister diye yazarsaniz karsiniza cikar australyanin kodu au dur,au yazinca australyaya baglanirsiniz.kalin saglicakla...

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya hakkinda bilgiler ve deneyimler

      ...YOLLAR...

      .sehirler arasi yollara high way denir kisaca hwy olur,surat 90-ile 100 km arasinda degisir, bu hwy larin bazi bolgelerine freeway denir bunlarda surat limiti 110 km dir yolun durumuna gore tabelalarla surat belirtilir en yuksek surat limiti 110 km dir.sehir ici ,sehir girisi sehir cikisi buyuk caddelere road denir kisaca rd. denir.yine sehir icinde hizli baglanti yollari vardir,pek trafik lambalari bulunmaz bu yollara motorway denir bu yollar paralidirlar,trafik ofisinden alinan E-TAG dedigimiz kucuk cihazlar vardir arabada aynanin altina yapistirlir,tabi buna para yukleriz,motorway a girislerde ve cikislarda direk uzerinde sensorlar vardir,arabadaki tag oter ve otomatik olarak parasini alir,devamli motorway leri kullananlar forum doldurup paralarini geriye alabiliyorlar,nakit para alan giseler yoktur, E-tag olmadan gecilirse kamera plakayi tesbit eder ve eve 10 dolarlik ceza faturasi gelir.

      ..caddelerden sonra mahalle sokaklarina street denir,2 km den 5-6 km uzunlukta olanlari vardir,yine bazi yollara meshur bir kisinin ismi verilmistir misal olarak johnn adam drive, yahut henry lawson drive gibi.yine bazi ara sokaklara avenue denir,bazi sokaklar vardir bir yarim ay gibidirler bunlara crescent denir,kucucuk cikmaz sokaklar vardir place denir,yine incecik ve kucuk sokak vardir bunlara line denir...
      ...yol uzerinde okul varsa okul saatlerinde surat 40 km dir tabelalar vardir,kameralar vardir,sehir ici yollarda surat 60 ile 70 km arasinda degisir,bazi yerlerde sabit surat kameralari vardir,bir cok trafik isiklarindada kazalari onlemek icin surat kontrol kameralari konmustur,kirmizda gecenin resmini ceker,kirmizi isikta gecmenin cezasi 500 dolara yakindir hemde ehliyetten en azindan 3 puan gider.

      .....benzin istasyonlari genellikle ana ceddelerde olur, petrol station diye gecer,kisa olarakda servo da deriz,benzin cok kar birakmadigi icin benzin istasyonu adeta super market gibidir,yani icerde bas agrisi hapindan ekmeginden sutunden kahvesinden ne ararsan bulunur, evimin karsisinda bir yunanli komsu var sadece selamlasiriz, kadini veya kocasi olsun sabahleyin kosedeki benzinciye gidip kahve alirlar,makine kahvesi,allah allah ya bu insanlar kahve yapmasini bilmiyorlarmi derim..benzin fiatlari devamli degisir her zaman fiatlarda 20 cent oynar,bir kac gun pahali satarlar ondan sonra bir hafta veya daha fazla ucuz satarlar.... cok araba kullanmadigim icin ayda bir benzin alirim yakinimda iki benzinci var koseye gidip tabelalarina bakarim,ikisi birbirine rekabet yaparlar.bu gunlerde en ucuz etonollu benzinin litresi 1,25$..benzin istasyonlarinda self service dir, pompaya yanasip depoyu kendimiz doldurup iceri gider parasini oderiz,her benzincide 6 ile 8 pompa vardir..

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya hakkinda bilgiler ve deneyimler

      australya gocmenler...
      ..burda dunyanin her ulkesinden gelmis gocmenler vardir,genellikle once temporary gecici vize verilir 2 yil icinde permanent vize olur, evlenerek gelenlerin coguna hemen devamli oturma vizesi verilir, bes yil dolmadan vatandaslik muracaati yapilir.bazi insanlar vardir cok milliyetcidirler ben asla baska ulkenin vatandasi olmam deyip permanent vize ile hayatlarini surdururler, her haklardan faydalanirlar yalniz rey kullanamazlar.vatandas olmiyan kisi yurt disinda uzun yillar kalmak istiyorsa, geri donus vizesi alir bes yil kadar yurt disinda kalir gelirken problem olmaz.

      ...65 yasdan emekli olmak vardir,malulen emekli olmak vardir,eskiden malulen emekli olanlara devlet 3 ay disarda kalma imkani sagliyordu,australya parasi ile vatandasin oz kendi uilkesinde gecinmesi kolay oldugu icin, gidiyor 3 ay kaliyor,geri gelip 2 hafta australyada kaliyor yine gidiyor,hukumet bu durumu simdi 28 gune indirdi malulen emekli olan yilda sadece 28 gun yurt disinda kalabiliyor,cok ozel durumlarda forum doldurup ozel musaade almalari lazimdir.
      ..malulen emekli kisi,tamam arkadas ben bundan sonra gidip geldigim ulkede yasamak istiyorum parami oraya gonderin derse yine ozel forum dolduruluyor muayeneden filan geciyor,ondan sonra malulen emekli cok uzun yillar kendi ulkesinde kalabiliyor,bir yil sonra gelip aman burda 6 kalip geri gidecegim olmuyor.
      .....normal emekli kisi icinde yurt disi seyahatina 4 haftaya kadar soru sorulmuyor eger 4 haftadan fazla kalinacaksa,sosyal servise forum doldurmak gerekiyor,giris cikis yapan tum emekli vatandaslar sosyal servise bildiriliyor,bir yerde kacamak olmuyor.
      ...65 yasdan emekli olan kimsede rahatca baska ulkede yasiyabilir,istedigi kadar kalabilir,forum doldurmasi lazim,emekli maaslarinda biraz yan gelirler vardir onlar kesilir.
      birde disarda yasamak isteyen kisi gocmen kokenli ise australyada kac yil yasadigina gore gonderilecek maasda ayarlama yapilir.
      ....vatandas olmadan devamli oturma vizesi olan kisiler eger suc makinesi haline gelirlerse bir kac ihtardan sonra deport edilebilirler,birisi bir yasindayken gelmis,vatandas olmamis bir suru suclara karismis 40 yasinda adami deport ettiler.vatandas olmadan yasiyanlarinda kanunlara saygi duymalari lazimdir.

      ..uzunyillar evvel bir cok arakadasim biraz para yaptilar ve cocuklari bu ulkeye kaptirmayalim,gozleri acilmadan gidelim diye turkiyeye donduler bir kismi bir muddet sonra geri geldi,geri donmiyen ailelerin cogunun cocuklarida,biz australyada dogduk deyip bir zaman sonra ya evlenip geldiler yada bekar olarak geri geldiler,arasira eski arkadaslarimdan isitirim ya onun oglu geldi,digerinin kizi geldi gibi.

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya hakkinda bilgiler ve deneyimler

      ..australyada emeklilik...
      ..yukarlarda bahsetmistim zannediyorum....australyada 65 yasindan emekli olan kimse gocmen kokenli ise kendi ana vataninda yasiyabilir,forum doldurur,parasinini gonderilebilecegi bir banka hesabi gosterir,evvelden cek gonderiliyorldu simdi hala varmi bilemem....ilk 26 haftada normal emekli parasi odenir..ondan sonra bazi kesintiler olabilir,emekli olan yabanci kokenli kisinin 10 yil australyada yasamis olmasi lazimdir...eger 35 yil australyada yasamis ise hic problem yoktur.evli cift icin yillik 35,079$ ayrica o ulkede yilda 8000$ kazanma hakki vardir...
      ....yurt disina gidecek emekli diyelimki australyada 20 yil yasamis,35 yilin %20 si hesaplanip ona gore emekli ayligi gonderilir......bazi devletlerle sosyal anlasmalar vardir,ulkesine giden kisi orda saglik hizmetlerinden faydalanabilir.benim birader austria da 5 yil kalmisti,yasi 65 olunca ordan mektup geldi forum doldurdu ve austria hukumeti ayda 150 dolar kadar emekli parasi gonderiyor,bu para burdaki aldigi maasa tesir etmiyor.bu anda asset deriz,evimizden baska olan paramiz esyamiz 400bin dolara cikarilmis yani 100 binlik arabamiz olabilir mucevherlerimiz olabilir hisse senetlerimiz olabilir,bunlar 400 bini bulmadikca emekli maasina zarar gelmez.iki kisi iki haftada 300 dolarda kazanabilirler.

      ..superannuation,adeta emekli ikramiyesi gibidir,is yeri supere oder calisan kendine gore oder,bu paralar devletin guvenli kurumlarinca isletirler,ekonominin iyi oldugu zamanlarda islenen para iyi faiz veya gelir getirir ve yatirilan para devamli artar....kendim 10 yil resmi isde calistim is yeri ve kendim super odedim,2006 yilinda isimi biraktim,bir muddet sonra superden mektup geldi, ee siz odemiyorsunuz ne yapacagiz dediler, bende param sizde kalsin faizde istemiyorum isletilmesinide istemiyorum,dedim okay dediler 52,000 $ vardi 2008 yilinda ekonomik kriz oldu,yillik statement gonderirler aha baktim benim para 45.000 OLMUS, 7 Bin kaybim oldu buyuk paralari olanlar buyuk kaybettiler
      ..58 yasina girince super parayi cekip kullanma haklari vardir,ya da super devam eder, emekli olduktan sonrada devam ettirebilinir.ben parami superden alip bankaya koydum cok az faiz veriyor ama saglam ellerde,bu anda faiz oranlari cok dusuk oldugu icin alti aylik faizle 4 litre zeytinyagi bile alamam...sosyal servisin adi CENTRELINK dir butun islemler bu kurmdan yurutulur, ev sattik baska ev aldim emekli icin buraya bildirmeye mecburuzdur, araba degistirdik yine bildirecegiz,1000 dolarlik bir degisiklik olursa bildir diyor..bir cok devletlerde emeklilik primi odiyerek emekli olunur,burda emeklilik primi olmadigi icin emekli maasi tamamen devletin kesesinden cikiyor o yuzdende emekli maasi odedikleri kisileri kontrol altinda tutuyorlar.
      ....issizlik ve hastalik odenekleride bu kurumdan yapilir.is arayanlar once buraya muracaat ederler,issizlik haftaligina baglanirlar, centrelink issizleri ozel firmalara devreder,bu firmalar once is aramasini ogretirler,sonra haftada 3 gun buraya geleceksin ve beraberce is arayacagiz derler,olmaz gelemem dersen issizlik maasi kesilir.ozel is aratma firmalari gercekten is aratirlar, internetten gazetelerden sari sahifelerden is aranir,is arayan sahsilarin durumlarini centrelink e bildirirler.emekli kislere gri renkli pension karti verilir her iki yilda dogum tarihinde yenilenir,bazi uzman doktorlara gidince emekli karti sorulur,ilk defa bir eczaneden ilac aliniyorsa emekli karti sorulur,emekli karti olunca ilaclarin fiati duser....
      ....bazi supercare diye ozel firmalar vardir,parani bana ver sana her hafta maas verecegim derler,ama ne kadar garantilidirler allah bilir.bazi firmalar turer dunyanin her yerinde vardir,biz iyi isletmeciyiz investment denir,, bakin bankalar %1 faiz veriyor ama biz size %10 faiz verecegiz derler, efendim bizde super beyinler var para isletmesini cok iyi biliyor gibi reklamlari vardir,inanan cok olur tum paralarini yatirirlar, sonunda sirket ya iflas eder yada sirket yoneticisi sirra kadem basip ortadan kaybolur.....paranin bankada durmasi daha emniyetlidir derim.

      bir australya dolari 6 liranin ustunde,kari koca turkiyeye tasinsak, senelik 35,000 aud 210,00 tl. eder,valla kral maasi olur.

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      ..gavur olduk gari...

      ...dun ben ne zaman australya vatandasi olmustum diye merak edip vatandaslik belgesini bulup baktim,kendim daha erken zannediyordum ama 1983 yilinda olmusum..geldigimiz yillarda australya vatandasligina ozenen pek yoktu,bazi devlet islerinde vatandaslik araniyordu,turkler arasinda vatandas olan azdi,vatandas oldunmu abi,yok be kardesim gavurmu olacagim,yok ya ben baskasinin tebasina gecmem.vatandas matandas olmam ben turkum yav gibi tepkiler aliyorduk,vatandaslik alanlarada iyi gozle bakmiyorlardi,hemen hemenn her hakkimiz var vatandaslik niye..
      ..1982 yilinda ilk defa turkiyeye gidiyorum gelisim uzerinden 8 yil gecmis.australya gumrugunde o zamanlar benden yasli bir gumruk memuru turk pasaportuma cikis damgasi vururken yuzume< bakip hala australyaya guvenemedinizmi> dedi, bir sey diyemedim,ciktik gittik geri geldik,iste o gumruk memurunun soyledigi sey beni cok etkiledi, gelir gelmez forum bulup doldurdum vatandaslik muracaati yaptim,kisa bir zaman sonra mulakata cagirdilar bir kac basit soru okay dediler, bir kac ay sonrada bir belediyeden davetiye aldik,,,, aksam bu saatte belediyenin bu binasinda bulunun diye,,,, coluk cocuk gittik,kahve buskuvit verdiler, yemin ettikten sonra vatandaslik belgesini vereceklermis,,,, ellerimize birer incil verdiler elimizi koyduk ve australya hukumetine bagli kalacagimiza yemin ettik,galiba bir din adami soyluyor bizde tekrar ediyoruz,sonra pek hatirlamiyorum belediye baskanimi yoksa yardimcisimi bir bir cagirip,tebrik edip vatandaslik belgemizi verdi,bahcemize ekelim diye birerde kucuk fidan verdiler boylece vatandas olduk,ondan sonra turk pasaportunu bir koseye attim ve bir daha yenilemedim.

      .1982 yilinda internet yok ucak biletleri icin acentalar var turkler kafile halinde yolcu gonderiyor, en azindan 3 aktarma,benim ilk gittigim yilda yeni bir hava yollari australyaya seferler yapmaya baslamis galiba filipin hava yollari olur,yine bir turk acenta biletlerimizi ayarladi, galiba 7 erkek ve bir kac kadin gurup olduk bir ikisi evli,ilk durak taylandin bang kong sehri, ucakta alkol bol bizim turkler ucagin arkasinda toplanip kafayi cekmeye basladilar,gariban erkek hosteside kafaya almislar onada iciriyorlar,bang kong a varinca adami ucaktan sedye ile aldilar icmesini bilmeyen hostes fazla kacirmis......
      ..bang kong sehrinde 9 saat bir sonraki ucagi bekliyecegiz, turk genclerden biri gumrukcuyu bulup ya biz disari cikip sehri gezebilirmiyiz dedi, adam okay dedi, cikis yerine gidip cikis yaptik adamin bildigi taksici varmis onuda cagirdi iki takside 7 kisi sehire ciktik,biraz dolastik yemek yedik,bekar gencler var,bizi masaj salonuna gotur dediler, gittik,ben ve genc bir arkadas vardi biz bir kenarda oturduk diger evli bekar kendilerine genc kadinlar tarafindan masaj yaptirdilar..+ s.

      ....bang kong dan sonraki durak o zamanki ismiyle bombay di sonra isim degistirilip mumbai oldu yani hindistana ugradik,ucaktan terminala yuruyoruz sicak yagmur yagiyor, gerci hava alanindan disari cikmadik ama gariban bir hindistan gordum,iste daha sonra dubai ve istanbul...wollongong sehrinden genc bir aile vardi birde bebeleri var, giderken memur cantam vardi acele ile anahtari evde unutmusum, yolda genc hanimin sac tokasini alip kilidi acmistim, tesaduf olarak geriye donerken ayni aile ile bulustuk, genc adam dolar bozdurmus ve cebine 20.000 den fazla tl koymus, yollarda bekleme var bebe ac turk parasi gecmiyor,bende dolar vardi bebe icin yiyecekler aldim yardimci oldum.

      ..bayan yegenimin bir kibrisli aile dostlari var,kibrisli bayan kocasina surpiriz yapmis kaynanasini kayinpederini kayinbiraderini ve esini australyaya turist olarak getirmis,bizim yegende hepsini yemege davet etmis, bende tesaduf olarak gittik, kibrisli misafirlerle sohbet ettik, kayin babaya eeee buraya turk pasaportu ilemi yoksa kibris turk pasaportu ile mi geldiniz dedim. adam yok arkadasim bizde gavur olduk yunan pasaportu ile geldik dedi, bende takma kafana arkadasim bende 30 yild kadar evvelinde gavur oldum dedim,kibris turk pasaportu hic bir yerde gecmiyor,adamlar turk vatandasi degil turk pasaportu alsinlar mecburen kibris cumhuriyeti pasaportu aliyorlar.turk politikasinin aci gercegi.

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      ....ilk 12 yilda galiba 5 tane filan ikinci el araba degistirdim,tabiki kaybeden hep ben oldum,cok tamir paralari verdim,kimilerini kendim tamir ettim, bir araba dokulmeye baslayinca ard arda dokulur,bir yer tamir edilir baska ariza cikar,malum o yillarin arabalarinda cok paslanmada oluyordu....bir kac senem biraz issizlik birazda part time calismalarla gecti,bir yil basi sonrasi yine issizim,calisacak insan icin her zaman is var,ne varki uzun yillar demir isinde calistim toz toprak,yag, demir tozu, zimpara tasi tozu,filan soyle bana uyacak temiz is ariyorum...

      ..subat ayi basiydi, arkadasimin evinde sohbet ediyoruz, konu1100 km uzaklikta olan uzum baglarindan acildi,bir kac turk arkadas gidip mildura kasabasindan uzum baglari almisti,genellikle sultaniye uzumu yetisiyor,birisinin damadi orda yasiyormus arkadas adami aradi, efendim bu hafta uzum kesme isi basliyormus,uzum kesmeye gecici isciler gelir, wat yapanlar gelir,arkadasim benden yasli ve emekli, hadi gidip bir iki hafta calisalim dedi,kendisi daha evvel gitmis biraz tecrubesi var.
      .benim arabayla iki kisi gidecegiz, ogleden sonra saat 3.00 de filan yola ciktik,hic durmadan yakit ikmali yapip gece 3 veya 4 de orda olduk,arabada uyuduk,carsidan yiyecek bir seyler aldik,uzum kesmek icin kucuk bicaklar varmis onlardan aldik,,,ee nerde is bulacagiz,baglari dolasip soracagiz,sokak sokak ciftlikleri dolasmaya basladik,bir italyan bagci benim elemanim var ama yegenim eleman ariyor dedi,tarif etti gittik, 24 yasinda genc bag sahibi olmus,,tamam dedi anlastik bize yatacak ve banyo yapacak yer gosterdi,baglarda mevsimlik isciler icin yatacak yer olurmus,bizden baska iki kisidaha var biri hirvat digeri sirpli o zamanlar iyi arkadamislar boyle islerde calisiyorlarmis,
      ..kucuk plastik kovalar var kestigimiz uzumleri kovalara dolduracagiz,gunun sonunda en bastaki asma kutugune kac kova yaptigimizi yazacagiz, bu arada bag sahibide traktor ile kovalari topluyor ve bir yere seriyorlarmis,sabah gunes dogarken baga giriyoruz, 9 da bir 15 dakika cay molasi,yine kesmeye devam,arasira bicaklari bileylemek lazim, cay molasinda ev sahibi cay ve buskuvit getiriyor,aklet ve kisa pantolon ile calisiyoruz havada 40 derece sicaklik var ama rutubetli sicak olmadigi icin bezdirmiyor,iki kisi gunde 100-110 kova kadar yapiyoruz,tabi gunun sonunda tursumuz cikmis sekilde eve gidiyoruz banyo yemek,saat 5 den sonra her yer kapandigi icin carsiya gitme sansimizda yok gibi,galiba bir veya iki gun yagmur yagmisti o zaman carsiya cikmistik.
      ...o bogenin cok acayip bir topragi var yumusak kahverengi toprak,dizlerim yere degince terle beraber toprak yapisiyor, kova hesabi calistigimiz icin ne kadar cok kova doldurursak o kadar para var,tabi makine degiliz arasira bicagi parmaklarimizada vuruyoruz....10 gun kadar uzum baginda calisip adamn uzumlerini kestik,sonunda bir ik sise bira getirdi,nakit olarak paramizi odedi, usulen vergi kesmesi lazimmis bir kac dolar vergi kesti.
      .....kasabaya geldigimiz zaman bir nehir kenari vardi, park var baktim bir kosede bir kamyonet gibi araba birde normal kadinli erkekli 7-8 kisi var adeta kamp yapmislar muzik calip sarap iciyorlar tabiki aborgine yerlileri,isimiz bitti geri donuyoruz yine ayni yerden gectik bizim gurup yine orda,dunya umurlarinda degil,devlet issizlikparasi veriyr onlarda agaclar altinda hayatlarini yasiyorlar.

      ....bir arkadasim temizlik isine baslamis bir kac is yeri almis,samimiyiz eleman ariyorum dedi, iyi ama ben bu islerden anlamam,takma kafana ben ogretirim dedi,gerci basit is yalniz polish makineleri var onlari kullanmak ilk etapta zor oluyor,bir kac gun arkadas is ogretti, ondan sonra buyuk bir is yerinin bir kisim ofislerini temizlemeye basladim aksamlari 3 saatlik is,is bulma kurumuna bildirdigim icin verdikleri issizlik maasinda ayarlama yaptilar.boylesi daha cok hosuma gitti, tabi yinede soyle temelli calisilacak guzel bir is olsa calisirim tembel degilim...

      ....diger bir arkadasimin oglu deri isleri ithal etmeye basladi kayis cuzdanlar kadin cantalari filan,hem kendi pazarlarda satiyor hemde dukkanlara veriyor,arkadasim bir gun geldi, ya bizim oglan turkiyeye askere gidecek 2 ay kalacak iste pazar gunleri minubusu pazara goturup ayni zamanda yaninda calisan cocuklarin basinda dururmusun dedi,kiramadim, okay dedim pazar sabahlari dolu minubusu flemington marketine goturuyorum iki yerde tezgahlari var birinde hanimi duruyor digerindede ben duruyorom isler iyi satis yapan bir iki delikanli var.bir iki ay boyle yaptik biraz pazarciliga ozendim diyebilirim.

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      ......bizim australyaya geldigimiz yillarda alim gucu o kadar cok yuksek degildi,son 20-25 yildir alim gucu cok iyi diye dusunuyorum....hangi evin garajina baksaniz,cesit cesit takimlar bulunur, bahce aletleri, tazyikli su ile yikama makineleri,otlari copleri ufleyen motorlar.cesit cesit elektrikli testereler aletler.her evde bir kac merdiven yine her evde bir iki televizyon,ve bilgisayar.dokuntu arabalara binen yok gibi.

      ..burda bebelerde kucuk,yasta spora baslarlar her kesin sevdigi spor vardir,kulupleri vardir,cocuk hangi sporu severse bir kulube yazilir,futbol olarak maclar sanki gercek lig gibi oynanir, 9 yasinda benim delikanliyida bir takima yazdirdim onceleri yari saha kucuk kale filan oynuyorlar,elemeli finalli maclar oluyor,ilk oynadigi takim hopeless yani is yoktu, sezon bitince baska bir takimin denemelerine goturdum kabul ettiler,5-6 yil ayni takimda oynadi eh cumartesi gunleri hadi cocugu maca gotur,tabi analar babalar gelir saha kenarindan cocuklara destek verirler bende ayni tabi,cocuklar mac kazanirlarsa coguna kola alirdim, kazanmadiklari zamanda iyi oynadiniz kolayi hak ettiniz derdim.,cocuk sahada oynarken anne ve baba icinde iyi olur hem temiz havaya cikiyoruz, diger ailelerle tanisiyoruz...
      ....simdi iki tane delikanli torunum var, biri galiba 12 ye girdi ikiside futbol oynuyorlar,bu sezon gidip maclarini izlemek kismet olmadi biraz tembellestim zannediyorum.

      ..bir gun oglum geldi, baba/ anne arkadasimin kopegi yavruladi iki haftalik cok sirin yavrulari var bir tane alalim, yok olmaz ben kopek filan istemiyorum, kopek gelmis camasirhanede yuva yapilmis,henuz iki haftalik buyumeyen cinsinden yavru,yavas yavas buyudu cok akilli kopek,baktik besledik bizede eylence oldu,biraz zaman gecti yine oglum geldi baba arkadasimin kopegi yavruladi ama ana kopegi araba ezmis hadi bir yavru alalim yahu bir kopek yeter, hadi birde kurt kopegi aldik buda kucucuk bebe,oldu evde iki kopek.bir kac yuz metre otede bos bir arazi vardi,icinden ince dere gecer, aksam uzeri olunca kopekleri cikarip orda kosturuyordum....cok akilli kopekler, bahce kapim var demir kapi eve gelince onu acip arabami bahceye cekiyorum, bu kopekler cok uzaktan benim kokumumu aliyorlar yoksa arabanin sesinimi taniyorlar,yani geldigimi hissediyorlar ve evin bir kosesine gidip saklaniyorlar,ben bahce kapisini acip iceri giriyorum sonra bahce kapisini kapatiyorum o zaman kopekler kosup geliyorlar,ustume atliyorlar tabi bende onlarla biraz oynuyorum

      ....once marketcilikten basliyalim,flemington diye buyuk pazar yeri var,ustu kapali uzun binalar bir kac tanesinde toptancilik meyva sebze satiliyor,bir tanesinde cumartesi gunleri sadece meyva ve sebze satiliyor, pazar gunleri ise meyva ve sebze haricinde pazarlarda satilacak her sey var.arkadasin oglunun iki yerde tezgahlari var, o zamanlar pazar gunu pazara cok insan geliyor otobus turlari ile diger yakin sehirlerden gelenler oluyor,ben bir iki ay tezgahlardan birine baktim,is sahibi askerligini yapip geldi, bu sefer hatunu ortadan kayboldu,,,,abi ben bu isleri devredecegim kosedeki tezgahlarinin kirasini ver ve calistir dedi, onun mallarini satacagim,iyi bir deniyelim dedik,bir iki ay deri esyalar cuzdanlar anahtarliklar cantalar filan sattik, hmmmm fena degil....yine delikanli abi yerlerimi ve isimi satiyorum,istersen kiraladigin yeri sana ucuza veririm dedi,hava parayla yer aliyoruz mal sahibi degiliz, diger baska tezgahini baska bir turk arkadasa satti,bir kac ay satis yaptim fena degil iyi oyleyse iki tezgahi ben alayim dedim,bankaya gittik evi ipotik yapip kredi aldik,market tezgah yerleri iyi parayla satiliyor,magazalarin bile tezgahlari vardi,gerci gec uyandik,bir yerde isi bilenler iyi parayla yerlerini satip pazardan cikiyorlar cogu yahudi,bizde aksine pazara giriyoruz, 35.000 dolar hava parasi verip market yeri aldik, ayrica markete kira odeyecegiz ev kirasi gibi her ay basinda odenecek ondan sonra ister gel tezgah ac ister acma, 3-4 ay her sey iyi gitti,is sahibi delikanli isinide baska iki turk arkadasa iyi parayla satti, taylandda mallar yaptirip getiriyor..

      ..... o zamanlar cumartesi saat 13,00 de her yer kapanirdi pazartesi sabah acilirdi, milletde cumartesi pazar pazarlara giderdi,hukumet karar almis, eh alis veris merkezlerini cumartesi tam gun yapalim ,pazar gunleride yarim gun yapalim demisler,yahudiler uyanik adamlar pazardaki yerlerini iyi parayla sattilar,,5-6 ay eh taksidimizi cikariyoruz, ticaret kredisi yuksekti, bir kac ay sonra %22 ye cikardilar milletin anasi agladi.
      .....diger bir arkadasim temizlik isi yapiyor,arasirada onun isinde calisiyorum,bir gun ben islerimi satip turkiyeye gidecegim dedi--- bir muddet iyi para yapti turkiyede yatirim yapacak,,eeee, sen bizimsin gel sana bir kac is yeri satayim,sen yabanci degilsin..part time temizlik isinde calisiyorum biraz bilgim var,ama ingilizcem cok kuvvetli degil,gittik bankaya 40.000 dolarda temizlik isi icin kredi aldik,borcsuz harcsiz yasarken kendimizi probleme attik.

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      ..bana market yerini satan sahis arkadasimin ogluydu, ticarete giristi isleri iyi gitti,disardan mal yaptirip getiriyor ve magazalara pazarcilara satiyordu,turkiyede cok yatirim yapti,yabanci bir hanimla yalnis evlilik yaptigini dusunuyorum,iki kizlari oldu,benim onun tezgahlarina baktigim zamanda ihanete ugradi,icerden vuruldu,kadin ortadan kayboldu,annesi ve babasi turkiyeye temelli olarak donmuslerdi,bebeleride gonderdiler,arkadasda islerini tasviye edip gitti, buyuk isini yine bildigim iki turk aldi.ekonomik krizmi oldu bende anliyamadim bir zaman sonra cantalarin cuzdanlarin yuzune bakan olmadi devir alanlar bir nevi iflas ettiler....

      ..ana isi devir alanlardan biri eski arkadasimdir gerci 10 yildan fazla gorusmeyi kestim arasira hatunlar bir birleriyle konusurlar,pazarci arkadasin cocuklari australyaya gelmisler,, pazarci arkadas islerini satip turkiyeye gitti, sonra kari koca yine bir araya geliyorlar,,,,,bir kac ay evvel eski arkadasim surpriz bir ziyaret yapti,kahvemizi icerken eskilere dogru gittik, konu o pazarci arkadasdan acildi, cocuklari geldi karisi geldi dedi, eee kendi niye gelmiyor dedim, bilmiyormusun yahu cok oldu kendini intihar etti dedi,birden shok oldum cok uzuldum,mali durumu cok iyiydi,,,,bir babanin bir ogluydu yazik etmis kendine....

      ....pazarciliga basladim,ilave temizlik isi aldim 3 tane araba kamyon galerisi,bir tane cimen kesme makineleri satan ve tamir eden fabrika bir tanede fayans cini tile deriz satan bir depo gunluk olarak temizlemeye basladik tabi resmen sirket kurduk,posta kutusu kiraladik.,bir ikide eleman tuttum,eh is adami olduk artik, sosyal servise gidip hatunun emekliligini iptal ettirdim....bir veya birbucuk yil pazarcilik fena degildi,hele cristmas yaklasirken cok satis yapardik,cumartesi ve pazar gunleri alis veris merkezleri acilinca pazar isleride yan yatti gibi,sabah 7,00 de gidip tezgahimizi hazirliyoruz saat 17,00 ye kadar kari koca tezgah basindayiz yani temiz olarak 50 dolar kazanirsak sansliyiz..millet pazara geliyor, geliyor ama bir dondurma yiyip ona buna bakip bir sey almadan gidiyor,tezgah yerlerini bir kac sefer satisa cikardim hic alici cikmadi..ilk zamanlar australyalilar pazarlik nedir bilmezlerdi, bir seyi beyendilerse pazarliksiz alirlardi,sonra onlarda pazarlik etmeye alistilar.bir ayakkabi fabrikasindan hatali ayakkabilari almaya basladim,yani ise ayakkabida ilave ettim,fabrika sahibi iyi adamdi sat oyle para getir derdi, epeyi factorycsecond ayakkabi sattim....

      ..iste kapildik akintiya gidiyoruz,temizlik isine basladik 3 ay sonra bir kamyon galerisi muduru telefon edip,ay sonunda isine son veriyoruz dedi, her halde yaptigimiz isi beyenmemis,iki ay gecmedi yine baska bir galeri den telefon geldi ay sonunda isine son veriyoruz dedi,, bunlarda bir kontrat yok devlet isi degil ozel is,kisa zaman icinde iki temizlik isi kaybettim,arasira kapi kapi is yerlerini dolasip is kartimi birakiyorum ama ariyan soran nadir, hali yikama makinem var turkler arasinda biraz ev halilari yikadim...marketten darbe yedik temizlikten darbe yedik gelirimiz iyicene azaldi bankadan kredi aldim borc odemeye mecburum yoksa evim elden gider,
      ....bir sene gecmedi bir is yeri efendim biz kucuk bir yere tasinacagiz, haftada 3 gun temizlik yaparmisin,okay yapariz, yine diger bir is yeri ayni sekilde kuculluyoruz haftada 3 gun istiyoruz filan,,,,evet geciniyoruz ama SIKINTILI bir gecinme oluyor,temizlik isini kari koca beraber yapmaya basladik, pazara ayni beraber gidiyoruz...
      ....bir tane buyuk araba galerisi vardi,iyi is yapiyorduk sag olsunlar 10 yil filan bizi tuttular ,bende fazla zam istemedim,10 yil sonunda nazikce ordanda kovulduk..

      ..insanlara bir seyler verdikce daha cok isterler....temizlik icin is yeri aldim her taraf pislik icinde tuvaletler pis masalar tozlu mutfaklar yag icinde,iyi temizlemeye baslayinca, oooo her kes cok memnun cok iyi temizlikciler iyi is yapiyor diyorlar, temiz gormeye alisiyorlar, ama sonrada bir yerde bir sinek pisligi gorseler mudure sikayet ediyorlar,boyeldir bu isler.
      ....temizligini yaptigim bir is yeri fayans depusu onlarda kuculduler haftada 2 veya 3 gun gidiyorum, fatura veriyorum 3 ay bekletiyorlar yahu hepsi 250 dolar bile degil,bir gun mudurlerine yahu benim faturalar niye bu kladar gecikiyor dedim, ertesi gun adam isime son verdi, elimde iki is kaldi. iki is ve pazarcilikla 9 yil filan devam ettik,ne diyelim ne olduk ne dirildik,kit kanaat gecindik,inislerimiz cikislarimiz oldu,faizler yavas yavas dusmeye basladi, bir ara borc odiyemiyecegim diye korkup evimi satisa cikardim daha uzak bolgeden ucuz ev alip borctan kurtulmak istiyordum,piyasalarda durgunluk var evim bir yil markete kaldi satilmadi,bazen iyi olmus diye dusunuyorum.
      .arkasi gelir ,kalin saglicakla

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      bu gun biraz degisik seyler olsun.
      .australya eskiden guler yuzlu insanlarin ulkesiydi,simdi yine oyle sayilir,sokakta yururken millet birbirini selamlar,ben hep hello good day derim,bazen selam vermek isteriz adam kafasini obur tarafa cevirir,bazi gocmen guruplarindan olanlar yapiyor,
      .australya sakin bir ulkedir, dunyanin her yerinde oldugu gibi burdada suclar islenir,evler soyulur is yerleri soyulur,is yerlerinden koruma diye harac alinir,kadinlar oldurulur, tecavuze ugrarlar,sucun her turu vardir,uyusturucu ceteleri vardir,kucuk capli saticilari vardir,diger ulkelere gore suclar azinliktadirlar.

      ...sydneyde meshur opera binasi vardir, yapilirken bir milli piyango cikarmislar binaya yardim olsun diye o zaman parasiyla buyuk ikramiye, bir sahis kazaniyor,baska birisi kazananin kucuk oglunu kacirip fidye istiyor, ne yazikki cocugu oldurmus,adami yakalamislar,buyuk olaylardan biri.... commonwealth diye devletler toplulugu vardir,baskanlari ingiltere kralicesidir, galiba her yil bir devlette toplanirlar,simdi irili ufakli toplumlarla sayilari 80 kadar olmus,ingiltere harbe giderse arkadakilerde yardimci olurlar, iste bir yil bu toplanti sydneyde yapildi,toplantinin yapilacagi otelin yakininda bir cop bidonuna bomba konmus patladi galiba bir copcu ile bir polis sehit oldu.
      .....sydneyde doktor cheng diye meshur bir kalp doktoru vardi kalp nakli yapiyordu,bir kac malezyali adamdan buyuk para harac istiyorlar,adam dusunuyor, derken lanet ceteciler adami bir koseye kistirip kursunladilar,buyuk uzmani harcadilar, katiller yakalandi tabi ama ne fayda..
      .....5-6 yil kadar evvel iran rejiminden kacan bir salak sydneye gelmis ,devlet kucak acmis,bir gun sydneyde buyuk mahkemelerin oldugu bolgede bir kahveye giriyor,av tufegi getirmis calisanlari ve kahvede oturanlari rehin aliyor,ne istedigide belli degil,daha sonra perdeleri filan kapattiriyor,gece yarisi polis baskin yapiyor terrorist ve olduruluyor bu arada iki kiside kurban olup yasamlarini yitiriyorlar.
      .....her ulkeye geldigi gibi burayada yurt disindan uyusturucu geliyor,ne kadar onlem alinsada yinede geliyor,bagimli cok sayilir,uyusturucu ticareti lubnanli araplarin elinde,bol bol birbirlerini kursunluyorlar.ic bolgelerde marijuanas denen bitki yetistiriliyor turkce olarak tam ismini bilmem sigara gibi sarilip icilen lanet,bazi bolgelerde ev icinde buyuk isiklandirma ile bu bitkileri yetistiriyorlar,marijuanas bazi ulkelerde kontrollu serbest,burda satisi yasak icenlere pek kimse bir sey demiyor.
      ....evvelki yillarda evler daha cok soyulurdu,televizyonlar videolar calinirdi,simdilerde ev soygunlari daha az,arabalar yine caliniyor, daha cok bazi klasik arabalar vardir, parcalari bulunmaz,parca icin klasik arabalar calinir.
      .....bu oturdugum eve yeni tasinmistim bahce on tarafa yola yakin 5 tane cam agaci alip diktim kucuk kucuk agaclar fidan gibi, bir sabah baktim besi birden gitmis,sonra yenilerini alip ektim kocaman oldular,

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      ....demir fabrikasinda calisirken valiant marka station arabam vardi,coluk cocuk kampa gitmek icind iyi oluyordu, 245 cc motor var,mubarek araba benzin yakmiyor sanki benzin iciyor,haftada is icin 250 km yol yapiyorum,, bir gun dusundum ya kucuk motorlu bir araba alirsam daha az benzin parasi veririm filan,ise gidip geliken yol kenarina konmus kucuk iki kapili bir araba gordum yaninda durdum baktim temiz araba gorunuyor,is yerindeki arkadasim tamircidirde arabalardan anlar, hadi gidip bu arabaya bir bakalim dedik,vitesli araba,bir kac yildir kendim vitesli araba kullanmadigi icin arkadas arabayi surdu bakti, cok iyi dedi.alalim oyleyse dedik sahibiyle anlastik bir gun sonra para getirip arabayi alacagim, araba is yerine cok yakin, arkadasimada yarin sadece senin arabayla gelelim,sen alacagim arabayi getirirsin bende senini dedim, oyle yaptik arabayi aldik,sabaha karsi is bitti eve donuyoruz aldigim araba arkadasin altinda ucuyor sanki,hmmmm iyi araba almisiz diye sevindim
      .....bir iki hafta gecti araba hep beni yolda birakmaya basladi, oraya bak buraya bak,karburetore bak bujileri temizle, bakiyorum bujiler yag kaplaniyor temizliyorum bir kac gun sonra ayni hesap ise giderken yollarda kalmaya basladim, uye oldugum yol servisi var cagiriyorum,o zamanlar cep telefonu filan yok,,,,gercekte arabanin motoru olmus bitmis,benim arkadas nasil anlamadi hayret ettim...

      .....bir gece isden donuyoruz galiba sabah 4,00 paydos ettik kucuk arabadayim bizim muhitlerde calisan iki arkladas var onlarida evlerine birakacagim,her hafta araba paylasimi yapiyoruz. muhite biraz yaklastim,arkamdan bir araba sellektor yapti, bu tehlike var demek,allah allah ne istiyor bu adam dedim,kenara cekip durdum acaba arabamdami bir sey var,sellektor yapan araba 50=-60 metre otede duruyor icinden kimse cikmiyor, ford arabalarinin babalarindan ford fairlane araba,neyse yola devam ediyorum biraz sonra ayni araba uzunlari yakiyor yine duruyorum,icinden kimse cikmiyor, ilk arkadasi evine biraktim,araba hala pesimizde,auburn semtine geldim ordada diger arkadasi evine biraktim araba yine pesimde,,,auburnda yol uzerinde polis karakolu vardi,biraz geriye park ettim ince uzun bir tornavida vardi onuda belime sokup karakola yurumeye basladim arkamdaki arabadan izbandut gibi bir adam indi,yaklasti ozur dilerim arkadas oraya gitmene luzum yok dedi, ben detektifim dedi,, allahin cezasi niye beni takip ediyorsunki,, auburn muhitinda bir ev soyulmus,yanlari mavi ustu beyaz bir arabayi tarif etmisler detektifde onun icin pesime dusmus,neyse eve gittim, auburnda evine biraktigim arkadasda diger arabanin pesimde oldugunu gorunce atlamis arabasina beni takip etmeye baslamis ben degisik yola saptigim icin gorememis ve evime kadar gelmis evimin onunde arabami gorunce geri donmus...

      .....australyada 3 sefer hakim karsisina ciktim,birincisi kucuk balik yakalamaktandi,arkadas kurbani olmustuk 25 dolar ceza odemistik tabi bir gunde isimizden kaybetmistik.....kucuk torona arabamin motoru gitmis 8 aylik rego var,en iyisi ben bu arabayi satayim dedim 200 dolara gazeteye koydum,sabahin er saatinde biri geldi, 170 dolara arabayi aldi, evine kadar goturdum,adam araba alip satarmis,kanun olarak araba alan ve satan kisi 7 gun icinde trafik ofisine bildirmeye mecburdur,ben bos ver ya adam bildirir, arabayi ustuna alir dedim,ben kendime baska araba aldim, arabayi sattiktan bir kac ay sonra eve mahkeme kagidi geldi, sehir icinde mahkemeye davet ediliyoruz,araba bir yerde park cezasi yemis ve ceza odenmemis,ruhsat hala benim uzerime polis mahkemeye vermis,yakin karakola gittim bu nedir dedim,boyle boyle biz bir sey yapamayiz mahkemeye git hakime derdini anlat dediler,araba bir galerideymis, neyse polisde arabayi uzerimizden cikardik.

      ..mahkeme gunu gittik bir bayan hakim boyle ufak tefek davalara bakarmis topluca salondayiz,sira bana geldi iste araba cezasi yemissin odememisssin filan, hakime hanim ben arabayi aylarca evvel satmistim filan,hakim kanun maddesini okudu,iste trafik ofisine bildirmen lazim filan dedi,cezayi affetti,eh bu da bana ders oldu,araba sattigim zaman hemen gidip trafik ofisine bildirdim, benim kucuk araba bir kac icinde bir kac el degistirmis,kimin ceza yedigide belli degil.

      ....pazarciliga baslayinca mavi renkli toyota minibus almistim bes yila yakin kullandim o dokuldu ben tamir ettim,ettirdim akuyu bosaltiyordu 3-4 sefer oto elektrikcisine goturdum problemi bulamadilar,...temizligini yaptigim buyuk araba galerisi evime yakin ve ana yol uzerinde 3 gidis 3 gelisli yol ordan cikinca bir km otesinde yan yol ayriliyor benim evimin sokagida bu yan yol uzerinde, sola donus yapmamiz lazim.yan yola yaklasinca yerde donus oklari var donus icin ayri bant line yapmislar, trafik lambasi var, isimiz bitti atladik arabaya yol kavsagina geldik,donus bantina girip lambanin yol vermesini bekliyorum onumde kucuk bir araba var,arkama bir station araba geldi icinde bir kac kisi var,bir kac saniye gecti gecmedi arkamizda koca bir patlama oldu,station benim arabaya vurdu ben onumdeki arabaya vurdum 1,5 tonluk arabam bircucuk araba boyu ileri gitti, yani dort araba birbirine girdi,ortalik ana baba gunune dondu, cankurtaranlar itfaiyeler polis arabalari benim minibusun onunde ve arkasinda ozel yapilmis tamponlar vardi,kendime baktim bir sey yok hatuna baktim bir sey yok indik cimenlerin uzerine oturduk,station arabadaklier yaralandi station arabaya vuran yaralandi,cankurtaran gorevlileri bize baktilar bir seyiniz yokk dediler, komsulardan biri battaniye getirip hatunun uzerine sardi,benim minibusun onu ve arkasi iyi darbe yedi,station hurdaya cikti zannediyom,,,, arkamdaki arabaya carpan bir australyali hapishaneden yeni cikmis arkadasiyla uyusturucu almislar, bindikleri arabanin on caminin yarisi renksiz plastikle bantlanmis, adamda ehliyet yok araba ruhsatsiz yani adam yola cikmis kafa kiyak hangi bantta gittigini bilmiyor
      ....ne olur ne olmaz diye hatunuda hastaneye goturduler,4-5 kisi hastanelik oldu, yine allah korumus kimse agir yaralanmamis.itfaiyeciler yerlere talas filan bir seyler doktuler ne olur ne olmaz benzin filan ondan sonra arabani cekebilirsin dediler,yavas yavas arabayi kullanarak eve geldim bu da son seferi oldu,iki gun sonra yakindaki karakola gidip durumu sordum kim suclu arabanin sigortasini kim odiyecek filan,ordakiler bilmiyorlar arastirdilar baska karakoldan ekipler gelmisler,baslarindaki polisle telefonla konustum, en arkadaki adamin durumnu anlatti,sigortasi filan yok dedi,simdi ayvayi yedik iste,bir kac ay evvel biri arabama arkadan vurmustu, adam inkar etti polise bildirdim sigortaya bildirdim sigorta masrafimi odedi, ama arabada cok pas varmis bu sefer arabanin sigortasini iptal ettiler, third party deriz degisik sigorta bir kaza yaparsdak sigorta sadece karsi tarafin masrafini odiyecek,bende tek tarafli sigorta yaptirmistim bir nevi sigortasiz gibi olduk.

      .....5-10 gun sonra polis memuru paul telefon etti,kaza yapan vatandas kayiplara karismis mahkemeden yakalama emri cikartacagim mahkemeye gelirmisin dedi,okay dedik mahkeme gunu gittik durumu hakime anlattik,adam kacmis gitmis yakalansada alacagimiz bir sey yok,hic bir seyi olmiyan adamdan ne alinirki....
      evimin yakinlarinda bir kaportaci vardi, ya gel bu arabaya bir bak yapilacak durumu varsa yapalim dedim, adam geldi, yapilir ama astari yuzunden pahali olur degmez dedi,konusurken sigortan filan yokmu diye sordu... yook, third party var,iyi third parti varsa biraz para aliriz dedi, allah allah hic duymamistim,yaparim ama 500 dolar alirim dedi,arap kaportaci isimi halletti sigortadan adamlari filan varmis her halde 2000 dolar para geldi 500 unu kaportaciya verdim.pazarcilik yapiyoruz 3000 dolara hemen baska bir munubus aldim,oda son sahibini bulmus oldu..

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      ....1995 yilinda belediyenin kadrolu iscisi olduk,kisimda eleman az mesai cok,sef george de benim temiz is yaptigimi ogrendi,zaten bir bucuk yil casual calismistim,arkasina bicak saplamiyacagimida ogrendi....bu arada turkiyede babam hastalanmis gel gor diyorlar 9 yildir lanet islerim yuzunden gidememistim, adam yatalak olmus,allahtan annem ayni yasda olmalarina ragmen daha saglikliydi ve babama bakti, yakinda bacilarimdan biride oturuyordu her ikisi,babama bakmislar,adamda kafa yerinde ama vucut gitmis,kaslar artik ise yaramiyor kalkamiyor, fazla hareket yapamiyor,bir ara fenalasmis doktor adam gidiyor cenaze islerine baslayin demis, telefon geliyor bir sey yapamiyorum...
      .....1996 yilinda oglum ehliyet aldi henuz 17 yasinda,hem otomatik vites hemde normal vitesli araba kullanmasini ogretmistim,bu arada belediyede bir senem doldu,sef george a sef babam hasta turkiyeye gitmek istiyorum dedim,bir yil dolunca 4 haftalik senelik izin oluyor.problem yok dedi,market ve temizlik isini hatunla ogluma birakip 4 haftaligine turkiyeye gittim,aradan 10 yil gecmisti,ilk defa bu kadar arayi acmistim,bir yerde mecbur olduk gidemedik girismis oldugum is elimi ayagimi bagladi.
      ...tabi her gidisde sudan cikmis balik gibi oluyoruz,cok seyler degismis,fazla gezmeden 4 haftayi anam ve babamla gecirdim,bu arada komsumun oglu 18- 19 yaslarinda,ben cuma gunu yola ciktim, pazar gunu cocuk garajimi soyuyor,bayagi takim vardi calmis uyusturucu bagimlisi bu ara kendi anasi babasida ingiltereye gitmisler kendi evlerinide soyuyor.....
      ..bir hafta sonra pazartesi gunu,hatun marketten biriken parayi kucuk canta ile yatak altina koyuyor,aksam uzeri temizlik isine gidiyorlar, firsatci kopek komsu cocugu bu sefer eve giriyor parayi goturuyor oglumun bazi markali giyecekleri vardi onlari goturuyor.hirsizlikta cok usta nerden girdi nasil girdi polisler bir parmak izi bulamadilar.altin kolye filan vardi onlarda gitmis,biraz altin bilezik vardi onlari bankada tutuyorduk, sansliymisiz, sigorta biraz calinanlarin paralarini odedi, ama nakit paranin isbati zor oldugu icin odemedi..yani 10 senede bir tatil yaptik, donuste burnumuzdan geldi garajda 20 bin dolarlik mal var iyiki onlari goturmemis.. oglan bagimli,diger kardesine oglum soruyor kardesin nerde diyor, teyzemin yaninda ciftlikde calisiyor diyor, oglan hapishanede yatiyormus,alismis girip cikti girip cikti,cogu zaman kapimin karsisinda dikiliyor,olurmusun oldururmusun.

      ....1997 yilini baslarindaydik bir kac gunluk tatile gittim,is yerinden cok ariyorlar, sef george yi bulamazlarsa beni ariyorlar,bende telefonumu bir kac gunlugune kapattim,eve geldik bir iki saat sonra telefon caldi, turkiyedeki kizim ariyor, baba dedem bir kac gun evvel vefat etti diyor,iyiki gidip son defa gormusum.bu gunlere kadar gerek kendi ailemden gerek karimin ailesinden 15-16 kisi vefat etti,hep sonradan haber aldik,hatunun kalbi iyi degil diye onun tarafida hemen haber vermiyordu.

      ......1997 yilinda pazarcilik isi beni iyicene biktirdi,pazar gunleri george mesai veriyor market icin gidemiyorum,neyse yine pazar yerlerini stall deriz satiliga cikardim bir hindistanli geldi, 3000 dolar teklif etti, al git dedim,eee market ofiside satislardan komisyon alirmis iki stall icin 800 dolar markete odedik elimize 2200 dolar kaldi, 9 yil evvel 35,000 dolar vermistim tabi faizi ile beraber ne kadar odedik allah bilir,alan adam iki hafta muddet verdi bende her seyi yari fiatina koydum ona ragmen fazla bir sey satamadik,pazarcilik iside boyle bitmis oldu, ama elimde bir suru cuzdan deri canta anahtarlik ve ayakkabi kaldi..

      ..sefim george cok iyi bir adam,islerimiz cogalmaya basladi elemanlarda artmaya basladi,adam kalp hastasi arasira hastanelik oluyor, bir iki hafta gelemiyor,depo sefi george olmadigi zamanlar temizlikcilere sen bakacaksin sen idare edeceksin dedi, yazili imzali bir kagit verdi, bir nevi ekip basi olduk, olduk ama team leader kadrosu yok,bu sayede george olsada olmasada team leader ucreti vermeye basladilar,durum bir hayli duzelmeye basladi mesai cok,belediyenin parasi cok....yilbasi yaklasirken ben biraz evvel izine cikip kamp yapiyorum, ben gelince george gidiyor,bu arada bir iki araba degistirdik,pazarcilik isi bitince minibusu sattim,gerci para etmez yine birisi aldi, nissan navara diye dual cabinli pic up aldim,kamp icin iyi oluyordu, arkasina canopy koydurduk yani kapandi.

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      ....hayat devam ediyor belediye isi fena degil,belediyenin cok binalari var toplum merkezleri komsuluk merkezleri spor sahalarindaki soyunma odalari, ozurluler icin bakim evleri bir kac cocuk yuvasi,,bazi yerler her gun temizleniyor bazi yerler kullanilisina gore haftada bir veya iki sefer bazi yerleri sadece 3 ayda bir genel temizlik yapiyoruz.bir sabah bir kutuphaneyi temizliyorduk,kapi onunde iki adam belirdi temiz giyimli filan...bir tanesi benim yanimda calisana altan nerde diyor oda beni gosteriyor, adam belediyedeki buyuk seflerden biriymis,yanima geldi elini uzatip tebrikler dedi, elinde,karton gibi kagit, siz toplum odulune layik goruldunuz size sertefika veriyoruz dedi. kagidi verdi, sevinip tesekkur ettim...

      ...neyse belediyeye sonra devam ederiz,,,oglumin gemini arabasi parcalandi, bur ara kendisinide bir ise yerlestirdim,cumartesi pazar ve paazartesi gunleri saat 15,30 da basliyan gece isi 3 gunluk calisma bir haftalik calismaya bedel oluyor, buyuk bir super marketin dagitim deposu....normal isci olarak basladi sonra daha iyi pozisyona geldi, bu arada okudu avukat oldu,ama isinide birakmadi iki isi birden yurutmeye basladi, ne varki kolay kolay hafta sonlari olmadi, yani ailece uzun yillar hafta sonu yasiyamadilar. bu sene nisan ayinda sirket eleman azaltmaya baslamis,tabi iyi maas verdikleri kisilerden basliyorlar,piyango ogluma da vurmus senide cikariyoruz demisler mayisin ilk haftasinda isi bitti, tabi 22 yillik tazminati verdiler....oglumda bir oh cekip en sonunda hafta sonlarini colugumla cocugumla gecirebilecegim dedi..

      ...bir tane eski model range rower araba aldik 8 silindir bir yil kadar bindik dokuldukce dokuluyor,hep ikinci el araba almanin zararlarini yasiyoruz, tabiki her ikinci el araba kotu degildir, dusuk km araba olur yasi genc araba olur.bu arabayida yok pahasina sattik, oglum baaabbaaaa yeni bir araba aldim ama param yok bankadan para alacagim kefil olurmusun dedi,bankaya telefon edip tamam dedim,burda cocuklar 25 yasin altinda olduklari zamanlarda arabalarinin sigorta pirimleride yuksektir,yeni soferlerin arabalari hep ya annelerinin ya da baba larinin uzerinedir, hatun araba kullanmadigi icin benim cocuklarimin arabalarida 25 yaslarina gelene kadar hep benim uzerime ruhsatli olmuslardir.....mitsubishi lancer diye ozel edition arabalar yapmis evo3, oglum bunlardan bir tane bulmus, satani zor yakaliyor neyse anlasip 24.000 e arabayi aliyor tabi ruhsat benim uzerime,araba turbo 1800 motor var ama cok hizli...

      ..arabayi oglum kullaniyor polisler pesinde bazen bahaneden durduruyorlar,bir gun ben aldim carsiya ciktim bakiyorum arabanin etrafinda polisler var, oglum kullanirken polis durduruyor yaklasirken eli tabanca uzerinde yaklasiyor, cezada yazmiyorlar,bir seferinde polis bu araba kimin diye soruyor oglanda babamin arabasi emanet aldim diyor, sakaci polis senin baban rev head mi diyor.....bir seferinde bir detektif arabayi durduruyor,oglan guzel konusur, sonunda detektif anlatiyor, arabayi bir italyan asilli sahistan almistik, araba daha evvel calinmis bir gunde 4 soygun yapilmis ve araba terkedilmis,sebeb oymus, daha sonra plakayi filan degistirdik,yine polisler uzaktan uzaktan gozlediler.
      ..... bir gun evin onune cekici kamyon geldi,baktim lancer araba uzerinde, arabayi indirdi, oglumun bir kac arkadasida var, evim biraz bayir yukari, arabayi bayir yukari itip garajin onune getirdiler, oglum on kaputu kaldirip motoru gosterdi, motorun her iki tafafinda kocaman delik olusmus,motoru patlatmis.boyle bir sey de ilk defa basimiza geldi, neyse ikinci el motor alip koydurduk,,, araba<, fast four.> ISIMLI bir araba magAzininde cikti.resim ceken magazine koyan allandirip ballandirmis,guzel arabaydi...
      ...bir gun kiz arkadasina gidiyor arabayi evin onune birakip sinemaya gidiyorlar,donuste araba yok, calmislar,gitti araba.... sigortaya bildirdik. sigortadan eve adam geldi araba benim uzerime -ya bana sorma ogluma sor en son o kullaniyordu dedim. oglan sigorta detektifine anlatti, sonra paramzi odediler.

      .....bu arabalardan bir kac yil sonra macclaren diye bir modelini yaptilar,cok az yapmislar,kiymetini bilen tutmus,bulunmiyan bir araba, gecen yil adelaide sehrinde biri bu arabalardan bir tanesini satiyormus,oglum arastirdi araba orijinal hic bir sey degistirilmemis yani klasik araba olmus,, 40,000 aud odeyip arabayi aldi, garajinda oturuyor,araba durdugu yerde para kazaniyor.arabayla sokaga cikarsa arabadan inmeden dolasip geliyorlar,parcalari icin her zaman calinabilecek arabalar.
      ..amerikada oldugu gibi australyadada klasik araba meraklilari coktur,garajlarinda milyonluk arabalar olanlar coktur,eski mustanglara cok masraflar ederler arabalar sahane olur..

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      ....belediyede calisirken iki gun elektrikcilik kursu gorduk,ilk yardim kursu gorduk,yanginda kurtarma ve yangin sondurme kursu gorduk,elektrik kursu elektrikli aletleri test yapma amacliydi,baska seyler icinde biraz bilgimiz oldu..work cover diye zannediyorum isimli kurulus var is kazalarini onlemek icin is yerlerini denetler,,,is yerlerinde belli yillara eletrikli aletlerin testleri yapilmasi lazimdir....belediye icinde bir cok elektrikli aletleri test yapmam icin gorevlendirdiler.
      .....sefim george ile bir temizlik malzemesi satan dukkana gitmistik,dukkan sahibi ve bir bayan var,tanistik, george arasira burdan belediye icin temizlik malzemeleri aliyor, adamin fiatlari biraz pahali,mesuliyet var...

      ...belediyeninn yine ozurlu kisileri baktiklari bir binasi var, work cover buraya gelip inceleme yapacakmis, gun veriyor,aman altan sen sabahleyin oraya git butun elektrikli aletleri test yap dediler,binanin gorevlisine haber vermisler hazir beni bekliyorlar,sabahleyin makineyi alip gittim,sef hos geldin dedi,, temizlik malzemeleri satan dukkanda gordugum bayan burda,burda calisiyormus, sefi sabahleyin elektrikci gelecek demis, kadin beni gordu sefine donup ya ben bu adami taniyorum bu elektrikci degil belediyede temizlikci, biliyorum ben onu diyor,sefi bir sey soyleyip kadini gonderdi, bende gulmekten yere yatacaktim,neyse tum aletleri test yaptim bir su isiticisi urn deriz kahve ve cay icin sicak su kazani diyelim, testte negatif cikti green kart yapistiramadim ve adama bunu bir muddet ortadan kaybet dedim.

      ....aileden uzaklarda olmak bazen zordur. baldizimin esi benden 2 yas buyuk rahatsizdi, 2001 yilinda vefat etti, gec haber aldik, 2002 yilinda benle yasit olan kayinbirader, bir kac ameliyat gecirip vefat etti,gec haber aldik, 2003 yilinda kayinpeder bir hayli yasliydi o vefat etti 3 yil ust uste acilar yasadik..

      meshur ingiliz sozu vardir --make ends meet--bizde soyle boyle biraz asagi biraz yukari bir omur gecirdik sayilir,bazen her seyler dengeli oldu,bazen maddi sikintimiz oldu,ama sonunda guzel gunlere geldik sayilir.

      yine meshur bir ingilizce tekerleme vardir,manasini hala cozmus degilim..---put your money,where your mouth is.----

      .....belediyede calisiyorum bir tane mekodonyali casual calisan var kiralik eleman 6 aydan fazla calisti, bir gun ya altan benim permanent olma sansim yokmu dedi,george ile konusayim dedim , george a bahsettim iyi caliskan adam dedim falan filan iyi oyleyse permanent yapalim dedi, george depo sefine gidip, eh biz mekadonyaliya bob derdik takma isim bobu kadroya almak istiyorum diyor,depo sefi dusuneyim diyor, bir gun sonra depo sefi bizim ofise gelip, george ben dusundum tasindim size bir degil iki eleman lazim diyor,adam sanki bizim isimizi bizden daha iyi biliyor,baska kisimda calisan bir adamin oglu varmis belediyeye almak icin firsat bekliyorlarmis,eh george ne desin sef oyle diyor,24 yasinda bir ayyasida kadroya kattilar cocuk temizlikten anlamaz torpil var tabi, george mulakat yapiyor, mecburen cocuga top puan veriyor....daha sonra cocugun babasinida kadroya alip boss yaptilar,bir muddet sonrada depo sefi ve cocugun babasini mecburi izine gonderip islerine son verdiler,belediyeden izinsiz ozel detektif kiralayip sendikaciyi takibe aldirmislar, fatura gelincede iki adami gonderdiler.

      .....bir zaman gecti ekibimize 3 eleman daha lazim dediler lokal gazeteye ilan verildi, bu sefer hindistanli boss var onunla calisiyorum, bir kac kisiye mulakat yapiyorlar,bir tane irakli bir ozi birde vietnamliyi beyeniyorlar, irakli temizlikten anliyor, benim yasima yakin, adam sonralari bas belasi oldu,ozi adam iyi delikanli karisi birakmis iki cocuguyla kalmis suya sabuna karismaz....vietnamli zayif ince ufak tefek bir adam takma adi jimmy, adam tiyatroda rol yapsa yuzde yuz oskar alir yani, o kadar cok saf koylu numarasi yapiyorki, jimmi yarin senin istirahat gunun ise gelmiyeceksin, oglen olur ,jimmy gelir altan ben yarin ise gelmicem dimi evet jimmmy, paydos zamani olur jimmy yine gelir altan ben yarim gelmiyorum degilmi, evet jimi yarin evde kal... adam 5-6 ay kadar tam saf koylu rolu yapti,vietnamdan tekneyle filan kacmislar falan filan, 6-7 ay sonrada saf jimmy gitti kurt jimmy geldi.

      .....iraklida karisindan ayrilmis oglu hapisteymis, mahkeme salonunda polisler dovmus filan,galiba biraz bagimliymis metadon kullanip vaz gecmis,adam bir gun efendi oluyor guzel guzel konusuyor,ertesi gun kucuk cocuk gibi sex manyagi,nerden buldunuz boyle adami diyorum, 3 aylik deneme devreleri var.3 ay sonunda bu adam nasil diye bana sordular gonderin problem yaratir dedim,george birakin calissin dedi....
      ......ofisin yaninda marangoz hane var, benim malzeme depom var depoya yuruyorum birisi irakliyi kizdirmis, serit testere var acti dugmesini testereyi calistirdi, parmagini uzatiyor kesicem kendimi diyor adama zor yapistim bir elimle testereyi kapatmaya calisiyorum diger elimle irakliyi tutuyorum,neyse uzaklastirdim adami basladi cocuk gibi aglamaya, kafada yalnis olan bir seyler var, diger arkadaslara anlattim, biraksaydin kesseydi kendini dediler, belediyey epey problem verdikten sonra,istifa edip gitti..kalin saglicakla.

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      ..adelaide sehrine gidiyoruz....

      34 yasimda yakin gozlugu kullanmaya basladim,ilerki yaslarda uzak mesafe icinde problem varmis, yollarda uzun mesafelerden tabelalari okuyamiyorum,katarakta olusmus onu yillar sonra farkina vardim,,,2005 yilinda bes yillik ehliyetimin yenileme zamani geldi,goz testi yapiyorlar basit bir iki harf oku gibi, ne olur ne olmaz diye gozlukcuye gidip muayene oldum ve uzun mesafe gozlugu yaptirdim, ondan sonra gittigim yollarda tabelalari daha yakindan okumaya basladim..

      ...adelaide dogru giderken bir kasabada mola vermistik bir iki shop var bir tanesi ucuz chin mallari satiyor 2 dolarlik shop deriz girdik iceri, alacagim bir sey yok derken gozume capi 10 santime yakin bir buyultec ilisti, hah iste harita okumaya iyi olur diye 2 dolar verip aldim,,,,,victoria eyaletinden cikip south australya eyaletine girmek uzereyim ilerde yol uzerinde bir kac kat apartman buyuklugunde araba tekeri var,plastiktenmi yapilmis betondanmi bilemiyorum ama dev teker, eyalete girerken her halde bu tekerin icinden gececegiz diye dusundum, tekere yaklasinca yol kesilmis kenarda kucuk bir bina var oraya mecburi yonlendiriliyoruz, gittik yaklastik, disari bir adam cikti,merhaba, merhaba, nerden geliyorsun sydneyden,hmmm adamda resmi uniforma var,ac arabanin kapilarini, ac arabanin bagajini actik, iceri bakti sonra bagaja bakti,bir kac sovan ve domates galiba bir ikide elma vardi,hapsini aldi masa uzerine koyup bicagi ile dograyip cope atti,meyva sinegi gelmesin diye eyalete meyva sebze sokmuyorlar, eyvallah dedik...

      ......bir hayli araba surdukten sonra sehir hudutlari icine girdik evler filan basladi, arasira haritaya bakiyorun yol sasirmiyayim diye deniz kenarina yakin bir yere gidecegim, oralarda manevi yegen oturuyor, BIG4 diye karavan parklari var orda bir tane varmis bir gunluk yer ayirtmistim, yakinda baska var ordada iki gunluk yer ayirmistim,galiba ilk gun icin yer yoktu.... sehire girdik onume kocaman bir gobek cikti gobegin icinden saga donmem lazim donemedim, sola dondum,bir caddede epey gittim,kucuk bir carsiya geldim,ne dukkani oldugunu hatirlamiyorum kucuk bir dukkan birde genc bir bayan tezgahtar vardi,benim masa ortusu gibi buyuk sehir haritasini alip iceri girdim,yardimci olurmusunuz ben nerdeyim, suraya gitmek istiyorum dedim, kiz once bant alip haritanin acilmis yerlerini bantladi,ac katla harita katlama yerlerinden ayriliyor, sonra kiz bir high light kalemi aldi sari veya yesil, bulundugumuz yerden basladi ve gidecegim yere kadar yollari cizdi,her yolun bir numarasi var,kiza yardimci oldugu icin tesekkur ettim,esnaflik yapanlar tezgahtarlik yapanlarin yuzleri her zaman guler... shopdan ciktik ve haritayi hatunun kucagina verdim yol numaralarina dikkat edeceksin ve bana soyliyeceksin dedim,,,,,,

      .... yollarda giderken bir suru eski model arabalar gormustum 1920 lerin 1930 larin arabalari, bazilarinda sofer vardi kagni arabasi gibi gidiyorlasdi, bazilarida romork uzerindeydiler. AFL diye spor var degisik bir spor grand finali adelaide sehrinden iki takim kazanmis final orda oynanacakmis, eski model arabalarda resmi gecit yapmak icin gidiyorlarmis.
      ......harita ile gide gide kalacagimiz karavan parkina geldik iyi temiz yerler ama fiatlari pahali,dinlendik bir seyler yedik banyo yaptik,sonrada yegenin esini aradim,tamam amca ben gelir sizi alirim dedi,bir saat sonra filan geldi, yalnislikla bir gun sonra kalacagim karavan parkina gitmis ismimi soylemis, o sahis yarin gelecek demisler, sonra bizim karavan parkini bulmus,,,,gittik yegenin evine iki akraba gibi sarildik kucaklastik.... sohbet ettik, dikkat edince hala evliligin sallandigini gordum.... kirada oturuyorlar yeni ev almislar biraz icini duzeltiyorlarmis, amca dedi yeni evde hic acilmamis yatak var battaniye var tuvalet var,karavan parkina para verme orda kal dediler iyi dedik,bir gun sonra gidecegim karavan parkina telefon edip iptal yaptirdim..... telefon sarji bitmek uzere damadin telefon araba sarjini sordum getirdi,tesaduf iste benim charder onun telefonunu calistirdi onunkide benimkini boylece chargerleri degistirdik......
      .. ertesi gun iki araba ana merkezi dolastik eskiden kucuk koy yeri gibi derlerdi epey buyumus genislemis,arabalari biraz arizali, benim arabaya binelim diyorum 3 cocuk var yalniz birakmak istemiyorlar, ertesi gun 7 kisilik bir araba kiraladilar,hemen hemen sehirin gorulecek yerlerini gorduk sayilir.nereye gitsem hep home sweet home derim,cocuklara soruyorum, burdanhic bir memnun degil babam bizi buraya getirdi sadece ormanlari goruyoruz diyorlar.iki gun beraber gecirdik,iki gece bos evlerinde kaldik, ucuncu sabah yine beraber kahvalti ettikten sonra yola ciktik,, glen elg diye guzel bir sahil kismi var cafe leri var bir gun evvel hadi burda birer kahve icelim dediler, ictik kendileri alismis simsiyah bir kahve,midemizi bozdu,sehir hic hosuma gitmedi ama soyleyecek bir sey yok, biz adelaide sehrine gidecegiz dedikleri zaman, queensland eyaletinin brisbane sehri var, adelaide den daha iyidir ve devamli gelisiyor is olanaklarida coktur dedim,kafaya takmislar bir kere.....cocuklara biraz para SIKISTIRDIK ve kahvaltidan sonra vedalasip ayrildik,gelirken sehire giris bir hayli uzun surmustu ama donus yolu asagidan olunca bes alti dakika sonra kendimizi hwy de bulduk.
      ..adelaide sehrini gordukmu gorduk iste........ilerlerde great ocean road diye bir yer var, maksadim o yolu gormek..

      .......ana yoldan bir yere geldik bir yol direk melbourne sehrine gidiyor diger yolda asagilardan deniz kenarindan gidiyor,ana yoldan ayrilip deniz kenari yoluna saptik australyanin bir numarali yolu.

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      .sydneye donuyoruz....

      adelaide sehrinden ciktiktan sonra bir muddet gittik,niyetim great ocean road a gitmekdi.bir aci kahvenin kirk yil hatiri olur derler,bizde adelaide sehrinde siyah bir bardak kahve icmistik midemizi alt ust etti,sehirden uzaklastiktan sonra iki yol ayrimina geldik, deniz kenarini tercih edip saga dondum...ilerlerde deniz gozukuyor sanki bataklik gibi yerler deniz icinde agaclar filan gibi solgun bir hava var, adeta icim karardi,yol bombos,gelen giden yok, biraz gaza yuklenebilirim ama ne olur ne olmaz diye normal suratle gidiyorum, epey yol gittim bir motorsikletci postaci gecti birde araba,guya devletin bir numarali ana yolu,belki 60-80 km filan gittik, gercekten icim sikildi,ilk kasabada durup bir kahve icerim diyorum, yol kenarlarinda bir metre yuksekliginde kare tahta direkler var, kimi yerde 3 tane kimi yerde iki tane kimi yerde bir tane,10 santime 10 santim tahta direkler beyaza boyanmislar yukari uclarina dogruda kirmizi bir hac istavroz var, allah allah diyorum nedir bu direkler...

      ..kucuk bir kasabaya geldik, malum country derler fazla bir sey yok, bir benzinciye girdim, bir kenarda termosumdan kahve yaptik,benzin doldurdum,benzinciye yoldaki direklerden bahsettim, nedir onlar dedim,onlar olum direkleri dedi, anlamadim, bir direk varsa orda kaza olmus bir kisi olmus, iki direk varsa iki kisi olmustur dedi....
      ...great ocean road a girmekten vaz gectim ,en iyisi ic bolgelerden gideyim dedim, haritami actim,, mount gambier diye bir kasaba var,tamam geceyi orda geciririz dedim,biraz yavas biraz hizli ogelden sonra mount gambier kasabasina geldik,burasida ufak bir yer, bir karavan parki bulduk yerlestik, yemegimizi pisirdik, biraz yuruyus yaptik,birisine burda gorulecek yer varmi diye sordum, biraz ilerde mavi gol var dedi....

      ..sabah erkenden hazirlanip yine yola koyulduk kasabadan cikmadan evvel mavi golu buldum,kucuk bir kratermis, 40-50 metre derinligi varmis,insanlarda havuz gibi yuzuyorlarmis,biraz golun etrafinda dolastim,o zamanlar halen filmli kameralar oldugu icin kamerami almamistim,pek resim cekme sansimiz olmadi...bu bolgelerde ballarat diye bir kasaba vardir, zamaninda tam altin madencilerinin kasabasiymis ve vahsi bati gibiymis,,,hadi bakalim birazda balarat kasabasini gorelim dedim, burda at yarislari filanda yapilir,buraya gelene kadar yol uzerinde kucuk kucuk kasbalarda mola verdik gorulecek yer varsa gorduk,, ogleden sonra ballarata geldik, karavan park kitabindan ucuz karavan parki bulmaya calisiyorum, bir tanesine girdim, bir tane kabin var dedi,okay tutalim dedim,tugladan bir kabin,kabinin karsisinada disari tuvalet koymuslar,,buralarda yakin bir yer varmis esas madencilerin oldugu bir yer aksam hava kararinca tursitler icin show yapiyorlarmis,iste haydutlar cikip saga sola ates ediyorlarmis filan,gorecek fazla bir sey yok bir anit yapmislar onu gorduk, bir zamanlar madenciler ile polis catismis,bir iki kisi olmus, anit yapmislar.,ballarat kasabasindan sonra yolun yarisi bitmis gibi oldu, bir gece daha bir yerde kalmamiz lazim, bizim eyaletin sinir kasabasi olan albury diye bir kasba var, en iyisi geceyi orda geciririz dedim....daha evvel ucuz buldugum bir karavan parkina telefon edip yer varmi yokmu diye sordum, acayip sesli bir bayan cikti, yer cok bekliyoruz dedi,arasira hatunu kizdirmak isterim, oh be daha gormeden kadinin sesine asik oldum dedim.

      .erken saate ballaratdan ayrildim,karavan park sahibi 10 dolar deposit istemisti,erken gidecegim filan dedim, ofisi biraz gec aciyoruz beklemen lazim dedi, bekledik 10 dolarimiz aldim,bundan sonra sinir kasabasi olan albury e direksiyon kirdik, 450 km filan yol var,buyuk ana yol olmadigi icin fazla basilmiyor,ama victoria eyaletinin yollari gercekten sahaneydi ne cukur var nede baska bir sey,malum yol kenarlari ciftliklerle dolu,,,albury kasbasina gelene kadar bir iki yerde durduk, arabayi soguttuk, kahve ictik bir seyler atistirdik,country life derler memleketi biraz daha yakindan gorduk. albury wodonga buyuk sehirdir,kalacagim karavan parki sehir cikisinda,zar zor parki bulduk ofise gittim telefonla konustugum bayan, bir kabin anahtari verdi,sabah giderken anahtari icerde biraka bilirsiniz dedi,, epey kabin var ama hepsi bos,aldik anahtari kabine gittik, sanki mubarek kabin hic havalandirilmamis, hatun bu arada sesine asik oldugun kadini beyendinmi dedi, hmm 120 kiloluk filan var dedim,kadin ofisde oturmakdan sismis olmali.
      ..kabine girdik kokuyor kapilari pencereleri actik koku gider diyoruz,on tarafda oturuyorum bakiyorum musteri geliyor 15 dakika sonra toparlanip gidiyorlar,butun kabinler hep havasiz kalmislar,bizde gidelimmi gitmiyelimmi diye biraz dusunduk alt tarafi bir gece kalacagiz,bir kac musteride geldiler sonra toplanip geri donduler.,yanimdaki kabine 4 kisilik aile geldi galiba baba ogul gelin kaynana yerlestiler, sizinkide kokuyormu dedim kokuyor ama bir gece lakip gidecegiz baska yer aramaya degmez dediler station araba birda arkasinda yuklu remork var,nereye gidiyorsunuz dedim, south australya eyaletinin meshur brossa valley diye iyi uzum yetisen bolgesi vardir,saraphaneleri vardir, komsu o taralara gidiyoruz oralari gorecegiz dedi,biraz lafladik her kes isine dondu..

      ..kokuyor mokuyor derken mecburi geceyi kabinde gecirdik ve sabahleyin yola ciktik,gidiyorum gidiyorum yol hep tek bant, allah allah iki bantli yol olmasi lazim diyorum,bir yerde yolu biraz sakin gordum ve 120 yapmaya basladim, o sirada telefonum caldi, hemen yavaslayip kenara cektim,iyiki cekmisim bira ilerde polis otosu birisini durdurmus her halde ceza yaziyordu,telefonda belediyeden tabelaci arkadas jonh ariyor, otaraflara gidiyorum demistim nerelerdesin diye merak ettim diyor,bende iyiki aradin az daha surat cezasi yiyecektim dedim,biraz lafladik ve yola devam,bir saat sonra filan buyuk ekspress yola ciktik, altimda 8 silindir araba var, hadi biraz basim bakalim dedim 140 km ye kadar ciktim ve normale dondum, epeydir 110 km uzerine cikmamistim..yol 550 km..durmadan 250 km yaptim yine yol uzerinde yass diye bir kasaba var, evvelden ana yol uzerindeydi sonra by pass yaptilar,ana yoldan ayrilip yass kasabasina geldik, bir kenarda parki var tuvaletleri var info burosu var,bir saate yakin burda dinlendik,bir daha durmamak sartiyla yola ciktik yasdan sonra cogunlukla free way 2 veya 3 bant olur surat 110 km,bende hep 100-110 yapip aksam uzeri eve geldik tabi uzerimizde 10 gunluk yolculugun yorgunlugu var.

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      australyada bir omur gecti oyle, boyle gecti sayilir,gunler cok hizli gelip geciyor,benim gibi yaslilarda omurden yiyorlar.

      ...turkiyede insanlar 40 yasinda emekli oluyorlardi,bende turkiyede yasasaydim 25 yil calisip 48 yasimda emekli olabilirdim,australyaya geldik emekli yasi 65....belediyede calisiyorum 2005 yilinda 10 yilimi doldurdum ve 13 haftalik izini hak ettim,bu ara yas da 59 oldu 32 yila yakin australyada calistim 5 yil turkiyede calistim, australyada mesaili calistiklarimi hesaplarsam bir kac yil daha ilave edebilirim..turkiyede bir daire vardi kiracilarla ugrasamiyoruz,en iyisi satalim dedik, 1999 yilinda deprem o bolgeyide sallamisti,bu yuzdende daire fiatlari bir hayli dusukdu,aileden birisi musteri oldu 50.milyar e sattik o zamanlar dolar orani fena degildi,elimize 47,000 aud filan gecti..

      .....simdiye dek hep ikinci el arabalara binmistim emekli olursam ikinci el arabalarla ugrasmak istemiyorum deyip brandnew araba almaya karar verdim, toyotalarin dual kabin kucuk ute kamyonet diyelim onlardan almaya karar verdim workmen diye modeli var 23,000 dolar filan, adi ustunde is arabasi,koltuk derileri filan adi,daha evvel temizligini yaptigim galeriye gittik oglumda geldi,oglum baba biraz para ver biraz daha iyisini alalim dedi,,,fiati 33,000 e 4 litre motorlu daha iyisini almaya karar verdik, saticilarin sefi beni iyi taniyordu iceri gidip sefimle konusayim belki indirim filan yapariz dedi,10 dakika sonra gelip senin icin 2000 dolar indirim yaptik dedi,,oglumun her yerde arkadaslari var bir taneside baska bir araba galerisinde kredi islerine bakiyor,ona sormus,toyota bu arabalarda 2000 doloar indirim yapiyor demis,cunku sezon sonu filan geliyor, benim satici eddie de sana 2000 dolar indirim yaptik diyor, isine gelirse...aldik arabayi vitesli araba...ilk defa klimasi olan bir arabam oldu.
      ..bu arada ev borcumda bitmek uzereydi cok az bir borc vardi onuda odedim,,araba yeni borc yok oyleyse is hayatina veda edelim dedim... christmas

      yaklasiyordu,bende doktoruma gittim cok hastalik payim var idare edermisin dedim, problerm yok 4 hafta 4 hafta calisamaz raporu veririm dedi, bir seferde usulen rontgene gittik guya belim agriyor,belimde kireclenme gorundu......ara ara hastalik paylarimi kullandim ara ara senelik izinimi kullandim ve hemen hemen bir yil calismadan maasimi aldim,her sey bitince gidip istifami verdim, bir kac sefer arayip sordular, gel haklarini verelim cik dediler ama bir suru hastalik gunlerim var onlari odemiyorlar,gunun sonunda bir yila yakin zaman sonra istifami verip ayrildim, ama belediyeden basima gelen agridan ancak 10 yil sonra kurtulabildim..

      ...belediyeden ayrilma belgesi aldik, para gelmesi lazim bu sefer sosyal servise gittik issizlik parasi alacagiz,bazen bir isi kendimiz birakirsak 3 ay kadar odeme yapmiyabiliyorlar,hatunada para odemeleri lazim, randevu verdiler forum doldurduk bir kac soru,bir yerde paran varmi,banka defterimde cok az miktar para birakmistim,bir hafta icinde issizlik maasina bagladilar,lakin bir defter verip 3 ay is arayacaksin baktigin yerleri buraya yazacaksin dediler, hatunun saglik problemi var dedim, ona bir muddet sorgusuz sualsiz issizlik parasini odediler......
      .....3 ay arasira bazi yerler gidip is sordum is yok tabi, zaten calisacak olsam isimi birakmam.3 ay bitti gel bakalim buraya dediler, is aramayi ozel sirketlere vermisler,benide bir ozel sirkete devrettiler,,,,ayni binanin icinde sayilir gittik, efendim iki hafta her gun saat 9,00 da burda olacaksin aksam 3 veya 4 e kadar, iki tane bayan var,ise sifirdan baslayip is aramasini ogretiyorlar bayagi kurs goruyoruz, resume filan yazdik,kimi zaman video izledik, is yeri sahiplerinle konusmayi ogrendik,sari sahiflerden gazete ilanlarindan is aradik, 2 hafta sonra haftada bir kac gun gelip is arayacaksin dediler.,boyle 2007 mayisina kadar devam ettik....nisan ayinda mayis ayi icin turkiyeye tatile gitmeye karar verdik 3 aylik bir tatil olsun dedik,gitmeden iki hafta evvel biz yurt disina gidiyoruz diye issizlik kurumuna forum doldurduk,4 hafta evvelinden doldurmak lazimmis,,kimse bir sey demedi.

      ......2004 yilinda buyuk kizim ve damat temelli olarak australyaya geldiler bizim eve yerlestiler,ayaklarinin uzerlerinde durana kadar sahip ciktim, bir yil ingilizce kursuna gitmesi icin damada tavsiyede bulundum ve gidip iyi ingilizce ogrendi..2005 yilinda dede olduk ilk torun dunyaya geldi..

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      .1996 yilindan itibaren, turkiye tatillerime hep malezya hava yollari ucaklariyla gittim,programli tatillerde indirim zamanlarini bekledim, indirim yaptilar bilet aldim kimi zaman 6 ay evvelinden kimi zaman 8 ay evvelinden,indirim olunca karimizda cok oluyor, avrupada yaz sezonu baslayinca bilet fiatlarida yukseliyor.uzun yillar turkiyeye gitmemisiz sonra 6 ay evvelinden bilet almisiz bazen askerlikde gun sayar gibi oluyoruz.

      ..2014 yilinda yine turkiye icin 5-6 ay evvelinden indirimli bilet almistim,mayisin ortalarinda veya ilk haftasinda gidecegiz, aylardan mart gece bir ruya goruyorum,ucak var ucaga binecegiz ama savas ucaklarinda pilotlar icin asma merdiven vardir,bende bu asma merdivenle ucaga bir turlu cikamiyorum,allah allah ne bicim ruyadir bu diyorum,sabahleyin haberleri izliyoruz chine gitmekte olan malezya ucagi havada kayboluyor mh 370 iki yil ucak arandi hala bulunmus degil,birden moralim bozuldu. bu ruya beni o zamanlar cok etkilemisti...daha evvelde 2007 tatil donusunde ucak kalkmadan ariza yapmisti,

      ..2014 yilinda gunumuz geldi sydneyden bindik ucaga ilk durak malezya galiba 4 saat kadar orda bekliyecegiz, gece yarisi boarding yaptik,bizim kisma bakan bir hostes var,uyku sersemimi yoksa bir seymi kullanmis ne istesek asabi yuzle cevap veriyor,istedigimiz seyi cok gec getiriyor,lanet olsun dedim bir daha bunlarin ucagina binmem,geri donuste fazla problem yasamadik, australyaya geri donduk kisa bir zaman sonra ukrayna uzerinde malezya ucagi roketle vurulup dusuruldu,,,,benimde malezya hava yollari macerasi bitmis oldu, ondan sonra galiba istanbul seferlerini kaldirdilar sirket iflasin ucuna gelmisti..

      .....2007 yili turkiyeye giderken iki hafta evvelinden biz tatile gidiyoruz issizlik parasi istemiyoruz diye forum doldurmustum,,,benim bolgedeki ofislerinde bir cok vietnam kokenli memur calisiyordu, bir tanesi isleri karistirmis, ne halt ettiyse borclu cikarmis, eve mektup gonderiyorlar telefon ediyorlar oglum konusuyor, dept collector diye acentelar vardir borclularin kapilarina adamlarini gonderirler esyanizi alacagiz arabanizi alacagiz filan derler,bu vietnamli memur salak herif birde dept collector bulmus adam da eve telefon filan ediyor....biz geri donduk oglum anlatti, ilk isim sosyal servise gitmek oldu, her seyi kitabina uygun yaptigimi soyledim vietnamli adam icin kim bu adam mahkemeye verecegim dedim, ismini soylemediler,para almadigimiz halde bizi borclu cikarmislar..immigration ofisi emeklilerin giris ve cikislarini sosyal servise bildirir,tehdit eden adami buldum sakin evimin civarina filan yaklasma kotu oluruz, sosyal servis yalnislik yapmis dedim...

      .....sosyal servisde durumu duzelttiler,tekrar issizlik odenegine bagladilar,eee beles issizlik yok yine seni bir is bulma sirketine verecegiz onlar ilgilenecekler dediler fairfield denen bir muhite gonderdiler ozel is bulma ofisi issize is bulurlarsa hukumetten extra parada aliyorlar,haftada bir kac gun bu ofise gitmeye basladik, yine is ariyoruz,is aradigimiz firmalarin isimlerini yaziyoruz...hatuna pek dokunmuyorlar, emekli olma durumu var malulen emekli olma forumu aldim, aile doktoru doldurdu,forumu sosyal servise verdik,bir kac gun sonra randevu verdiler gittik, birde kibris kokenli turk tercuman getirmisler,bir kac soru filan adam doktor raporunu aldi, okay gidin dedi, ertesi gun telefon edip hatunu malulen disability emekli yaptik dediler....

      .....bir muddet fairfield deki is arama ofisine gittim,usulen oyunumuzu oynadik, telefon et, fax gonder falan filan, dizimde biraz kireclenme vardi, ben normal calisamam dedim, bu sefer baska bir yere gonderdiler,,,,,bir kac yildir bilgi sayar kullaniyorum ama fazla bir bilgim yok, tafe diye yetiskinler icin kollejler var IT ogrenmek icin yazildim,issiz oldugum icinde para almiyorlar, haftada bir 3 gun 6 ay gidip bir seyler ogrendim, yani 60 yasimdan sonra talebe oldum,issizlik yine beni pek bos birakmadi,is arayacaksin, bu defa dizimde ariza var diye hafif is aratmaya basladilar gelenler hep guya ozurlu issizler,mecburen gidiyoruz...

      6 aylik bilgi sayar kursunu bitirdim ama sinifi gecemedim bazi seyler kafama girmedi ona ragmen bilgi sayar hakkinda cok bilgim oldu,bir yillk baska bir kurs vardi ona yazildim basladik ama bu kada zor bana gore zor tabi, birde bir onumdeki bilgisayara bakiyorum birde karsidaki ekrana uzak yakin gozluk var birini cikar digerini tak olmuyor, 3 ay filan bu kursa gittim baktim altindan kalkamiyacagim ve biraktim,ogrenmek cok guzel bir sey ama bir yasdan sonra zor oluyor, zaten fazla bir tahsilim yok,sahane bir ingilizcemde yok,hatun emekli oldu aradan bir yil filan gecti,bir sansimizi deniyelim dedik,hatunun bakicisi olmak icin forum doldurdum,doktorumda yardimci oldu,iki hafta sonra sorgusuz sualsiz benide carer bakici emeklisi yaptilar, haftaligimada 50 dolar fazladan para odemeye basladilar, boylece sosyal servisin elinden kurtulmus oldum, temmuz ayindada yine ilave 600 dolar yardim yapmaya basladilar,bu yardim halen devam ediyor..

      ... 65 yas gelene kadar bakici emeklisi olarak kaldim ondan sonra normal yasdan emekli oldum, bakicilik yine devam etti, halende devam ediyor.

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • 1 / 1