• Kayıt Ol
    • Giriş
    • Arama
    • Kategoriler
    • Güncel
      • Popüler Konular
      • Beğenilen İletiler
    • Popüler Konular
    • Beğenilen İletiler
    • Takip Duvarı
    • Takip Edilen Başlıklar
    • Yer İmleriniz
      • Kullanıcılar
      • Gruplar
    • Kullanıcılar
    • Gruplar
    • Harita
    • Takvim
    • Social Media
      • Facebook Group
      • YouTube Channel
      • Facebook Page
      • Twitter Page
      • Instagram Page
    • Arama
    1. Ana Sayfa
    2. sir.altan
    Üyelik oluşturma, email adresi onayı veya foruma giriş konusunda sorun yaşayan üyelerimiz [email protected] adresine email gönderebilirler!
    S
    • Profil
    • Takip Edilenler 0
    • Takipçiler 16
    • Konu 10
    • İleti 1076
    • En İyi 811
    • Tartışmalı 8
    • Gruplar 1

    sir.altan

    @sir.altan

    2559
    İtibar
    907
    Profil Görüntülemeleri
    1076
    İleti
    16
    Takipçiler
    0
    Takip Edilenler
    Katılım Tarihi: Son Çevrimiçi Zamanı:
    Konum australia

    sir.altan Takip etme Takip Et
    ⭐⭐⭐

    sir.altan tarafından gönderilen en iyi iletiler

    • Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      ...konuyu acip acmamak icin biraz tereddut ettim,forum kurallarina uymazsa yonetici arkadaslar silebilirler...yazacagim seyler sahifeler dolusu olabilir,nerden baslayip nereye geldim gibi..

      ....australyada eski bayramlarin bir tadi vardi,son bir kacyildir bayraminda tadi tuzu kalmadi,bilhassa virus dolayisiyla insanlar cok SIKI-FIKI olmak istemiyorlar.bayram hafta ici olunca bayramlasmak zor oluyor,bayramlasma kucaklasma hafta sonuna kaliyor,kendi cocuklarimdan bir 500 metre otede otururlar,kari koca calisiyorlar erken gidip gec geliyorlar,ancak cumartesi aksam uzeri bana geldiler yedik ictik bayramlastik,emekli ve calismiyan insanlar bir birlerine gidip gelebiliyorlar,yinede eski tutkunluk cok azaldi,,,

      ...aksam saat 20.00 yi gecmisti cocuklarimi ugurladim,malum mevsim sonbahar hava erkenden karariyor,bizde pijamalari giymek uzereydik kapinin zili calindi,kapida 3 kisi iki kadin islam usulu kapanmislar birde zayif ve yasli adam,kadin ve kizini zor tanidim adamin kizi ve torunuydular,,10 yila yakin yildir gormedigim kisilerdi,bazi sebeblerden baska bir sehire gitmislerdi,uzun zaman gorusmuyorduk, adam hastalanmis, bir kac aylik omur bicmis doktorlar,onlarda bir muddet icin sydneye gelmisler,adami taniyamadim,zayiflamis suzulmus zorla konusan zorla adim atan adam....bu adam benden 9 yas buyuktu,australyada ilk tanismis oldugum aile dostumdu,36 yil yedigimiz ekmek ictigimiz su ayri gitmemis gibiydi,2010 yilinda esi vefat etti,her zaman bacim dedigim bir hanimdi,cocuklar miras pesine dusunce aileleri dagildi...
      ..oturduk bir iki saat sohbet ettik,adam gercekten hasta kalbine pace maker koymuslar bogazinda kanser var,sarildim gozlerim yasardi,adami fazla yormadan biraz eskilere gittik,neler yapmistik neler yapmamistik,birbirimize baktik ve koskoca bir omuru yitirdigimiz anladik. ne derler bir yerde( hayat hikayelere ) gider.....iste iyisiyle kotusuyle,tatlisiyla acisiyla australyada bizim hayatimizda hikayelere gitmis...uzun bir hikaye 47 yili bulan bir gurbet hikayesi...

      ..hayatta kimseyi kandirmadim,internet uzerindede ben buyum suyum diye yazmadim,tahsilim orta iki terk,,,elimden geldigi kadar kendimi yetistirmeye calistim,hala da bir seyler ogrenmeye calisiyorum.yasim 75 oldu grampi old man....askerden sonra bir alman firmasinda ofis isi buldum,isimi iyi yapiyordum,dikkatli yapiyordum seflerim sevdiler,daha mesuliyetli kisma verdiler tabi maasimizda yukseldi,ne varki artan maas hic bir zaman artan zamlari karsilamiyordu,kimse istedigi hayati yasiyamiyordu,bu arada evlendik birde kizmiz oldu,turkiye kendi vatanimiz ama siyasicilik cok, dincilik cok,aile dostu secmek zor.....1967 yilinda avusturyadan abim australyaya goc etmisti...hikayesini soyle anlatir, austria gazetelerinde bir ilan cikmis, gunesli ve sicak bir ulkede yasamak istemezmisiniz gibi,,,hemen muracaat etmis ve gocmen olarak istegi kabul edilmis kisa zaman sonra ucakla australyaya gonderilmis....1972 nin sonlari veya 1973 yilinin baslarinda abime mektup yazip, imkanin varsa benim ve ailem icin istek yap dedim,kendiside orda yalniz oldugun icin istek yapti,bir muddet sonra ankara konsolosluguna cagirildik,mulakata girdik doktor muayenesine girdik.mulakatta seytanca bir soru sordular,australyada ne kadar kalmak istiyorsun veya kalacaksin diye,valla ne kadar musaade ederseniz o kadar kalirim dedim,sen memurluk yapiyorsun orda ne is yapacaksin, yine valla ne is olursa yaparim,burdaki isim hep makineler arasinda dolasmakla oluyor biraz makinelerden anlarim filan...mulakat bitince yakindaki bir saglik merkezine gonderildik, kan testi yapildi rontgen cekildi.konsolosluk doktoru muayene etti....hatunun kalbinde problem buldu,iyi degil gidin EGS cektirin dedi,cektirdik gercekten problem var zaten daha evvel huylaniyorduk,yine de doktordan allah razi olsun,esinin kalp problemi var diye bizi geri cevirmedi,,siz gidin zamani gelince biz sizi ariyacagiz dediler.
      .....ayni calistigim is yerinden bir arkadasda ayni gun mulakata cagirilmis,hatunu cok kapaliydi,onada orda ne kadar kalacaksin diye sormuslar, oda biraz para yapip donecegim demis ve red yemis.
      .devami gelecek...

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      ....australya tum dunyadan gocmen alimina 1967 yilinda basladi,zaten 1970 lerde filan australyayi bilen taniyan yoktu,australyayi avusturya ile karistiriyorlardi,cehennemin dibindeki bir ulke,askerligimi yaptiktan sonra muracaat etmedigim icin de cok pismandim bizim mahalleden bir tanidigin oglu gitmisti,benden yasli biriydi,,gonderdigi mektuplarda pek iyiden bahsetmiyormus,kimileri ya orda cok zehirli yilanlar var timsahlar var, yerlileri adam yiyorlarmis filan,efsanemi efsane,australyaya gidecegimi anama babama soyleyince bilhassa anam cok uzulmustu,ah evladim sen el memleketlerde yapamazsin ziyan olursun diyor arasira agliyordu.australya konsolosluguna gittigimiz zaman bir iki brosur vermislerdi,baska hic bir bilgi yoktu,hep kulaktan duyma seyler dinliyorduk.
      ......Sansimiz varmis 1973 yilinin sonlarina dogru konsolosluktan mektup geldi istegimizi kabul etmisler ve bize bir senelik dusunme,tasinma goc etme zamani veriyorlar,bir yili kim bekler.en kisa zamanda pasaportumuzu cikardik, o zamanlar emniyet amirligi galiba istanbul sirkecideydi,hatunu ve cocuguda bir pasaporta sigdirdilar,kendi imkanlariyla is bulmus diye yazdilar,o zamanlar gocmen kelimesi kullanilmiyordu isci olarak gurbete gidiliyordu.....karli bir kis gununde trenle ankaraya gidip pasaportumu verdim,ilk pasaportumdur hatira olarak hala saklarim.zannedersem vize vurup posta ile bize gonderdiler,pasaportun arka sahifesine 3 tane pul yapistirmislardi,vize numarasi varmiydi yokmuydu bilemiyorum....
      ........ pasaportu cikardik devamli oturum vizesini aldik,geriye ucak bileti kaldi,nasil gidilir nerden gidilir bilemiyorumki,o zamanlar australyaya turkiyeden dogru durust ucak gitmiyordu,cepte bilet parasida yok,biraderin evinde telefon yok,eh mektupla bilet istedik gidince calisip odiyecektim, sag olsun kisa bir zaman sonra pan-amerikan ucagi ile gitmek icin biletlerimiz geldi acik bilet,taksimde pan-amerikan ofisine gidip gun ayirdik,27 ocak 1974,,,,,babamin evinde oturuyordum, kiz kardeslerimden biri kocasiyla kavga edip baba ocagina donunce bende kiraya cikmistim kiraya ciktim bir kac ay sonra australya vizesi cikti,,,kisa zamanda esyalari elden cikarttim gideriz diye fazla bir esya almamistik kimisini sattik kimisini hediye ettik,belki bir gun geri geliriz diye bazilarini emanet biraktik,baldiz hanima bir iki sey birakmistik yorgan veya battaniye olabilir kadin geri geliriz diye 40 yil saklamis.

      ...yolculuga 3 hafta kala is yerinde istifami verdim, baska bir imalat kisim sefi degerli abi vardi benim isi ona devrettiler bende 3 hafta icinde elimden geldigi kadar isi ogrettim,yaptigim is fabrikanin is takibiydi,nerde ne is yapiliyor ne zaman teslim edilmesi lazim,is normalmi gidiyor yoksa geridemi filan, 5-6 kisilik bir guruptuk,bir kisim isi hazirlar is imalathanelere gider geri takibi bana duser, gerci basimda bir alman birde turk sef var,ama is benim omuzlarimda donuyor.
      ....fabriklanin ticari sefi vardi sydneyde uzaktan kuzeni varmis,bir sise raki alsam gotururmusun diye sordu,memnuniyetle dedim, iki sise raki parasi verdi bir sisede kendine al dedi, galiba bir sise parasini geriye verdim.bilmedigim bir yere iki sise raki ile gitmek,zaten uzerimde bir manevi baski ve heyecan var...

      .....son maasimi aldim yatak odasi takimini sattim cebimde bir miktar para oldu,ee australyada turk parasi gecmiyor tabi,gercek olarak o gunlerde australya dolarinida kimse tanimiyordu, yine o gunlerde doviz burolari diye bir sey yoktu,dovizler ya merkez bankasindan yada baska resmi bankalardan aliniyor,merkez bankasina gittim bir kacyuz dolar amerikan dolari almak istiyorum dedim, bir bayan gorevli isci olarak gidiyorsaniz doviz alamazsiniz ve 100 tl den baska para da cikaramazsiniz dedi,ee napicaz dedim,herkes nasil yapiyorsa sende oyle yap dedi.,cattik belaya valla.....sehir icinde bir bankada osmanli bankasi olacak amca oglu kuzen muhasebeci olarak calisiyordu,birde ona ugrayip fikir alayim dedim, gittik cayini ictik,baska bir arkadasina sordu, turistik olarak 800 dolara kadar alabilirsiniz kimse bir sey diyemez dedi,,,hmm iyi haber,para ve pasaport yanimdaydi hemen 400 amerikan dolari aldim,pasaporta islediler,acayip gunlerdi o zamanlar bir simitcide 10 cent cikti diye cocugu mahkemeye vermislerdi.
      ..arkasi gelir...

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      ..25 aralik hristiyan dunyasinin en buyuk dini bayramidir, christmas denir,aylarca evvel hazirliklar yapilir, bir cok evlerin duvarlari bahceleri isiklarla donaltilir,cesit cesit sekiller yapilir,yarisma bile yapilir,kendim 29 ocakta australyaya geldim hala bayramin etkileri vardi her taraf isil isil di,turkiyede elektrik kisintilari oluyordu,burda isil isil carsilari gorunce,elektrik durumu iyi olmali dedim.

      .....sydney hava alanindan ayrilip biraderin evine geldik, kendisi daha evvel sehir icinde bir kibrisli. vatandasin evinde oturuyordu adam oda oda evini kiraya vermis,birader uzaklarda 9.000 dolara ev bulmus uzak filan demeden almis, australyaya ilk gelen vatandaslarimiz turkiyenin ayni bolgelerindense iki aile birlesip bir ev kiralayip beraber yasiyorlardi,tabi bazilarinin suyu cikiyor,iki ailenin bir arada yasamasi zordur, ama biraz para yapalim diye insanlarimiz bir cok seylere katlaniyorlardi.

      ..hava alnindan eve geldik biraz dinlendik biraz uyuduk aksam uzeri biraderin bir kac aile dostu hos geldine geldiler tanistik,yil 1974 ne turk gazetesi var,ne turk radyosu var, ne de turk televiztonu var,turkiyeden gelenler canli haber kaynagi oluyor,tabi bizede turkiye hakkinde sorular soruyorlar,ne derler bir koy var uzakta gelmesekde gitmesekde o koy bizimdir..... cay kahve bira ictik ve sistik, evi dolasiyorum yatak odalari var banyo var mutfak var ama tuvalet yok, allah allah garibime gitti,kucuk yegenlerden birini yakalayip evlat tuvalet nerde dedim cocuk arka bahcede kucuk bir kulube gibi yeri gosterdi, hmmm tuvalet ordaymis diye yurudum kapiyi actim, anaaa icerde teneke cop bidonu gibi bir bidon var uzerine bir tuvalet kapagi konmus iste tuvalet, o zamanlar o bolgeye tuvalet kanallari gelmemis her kes ihtiyacini tenekeye yapiyormus haftada bir sefer kamyon gelip tenekeyi bosaltiyormus,neyse iki yila kalmadan kanallar acildi tuvaletler baglandi,...

      ....turkiyedeyken kucuk pilli bir radyom vardi gelirken onuda valize atmistim turkiyede radyom yatagin bas ucunda durur sabahleyin acip dinlerdim,zaten bir tane radyo istasyonu vardi,,,,yattik uyuduk sabahleyin kalktim, radyomu actim, eeeyyy radyodan baska sesler geliyor,baska bir dunyadan baska bir dunyaya gittigimiz o sabah gercek olarak anladim...bir iki gun dinlendik biraderin bir arkadasi geldi hadi gel is ariyalim dedi, islerin cogu flemington auburn silverwater bolgesinde, raki getirdigim sahisda auburn bolgesinde oturuyormus evine gidip hanimina rakiyi verdim kadin ingilizmis, adamda emlakcilik yapiyormus adami sonradan gordum,bir kac fabrika dolastik is bulamadik, o zamanlar kapi kapi dolasip is araniyordu,fabrika coktu,issiz olan azdi.

      ..bir hafta filan oturduk, oralarda yine kibrisli bir arkadas varmis ford fabrikasinda eleman alma islerine bakiyormus,birader ile misafirlige gittik,cay kahve filan isden bahsettik, adam ben evde is konusmam pazartesi fabrikaya gelin dedi, ford araba imal eden fabrika homebush denen bir bolgede, pazartesi gunu fabrikaya gittik o arkadasi gorduk, tamam elemana ihtiyacimiz var aliyoruz dediler, ertesi gun ise basladik is tulumu filan verdiler, 40 saatten fazla calisma maas haftalik brut 52 dolar,,araba fabrikasi montaj isi, araba boyahaneden cikinca bant uzerine yuruyor her kes bir yerde duruyor araba onune gelince takacagi seyleri takiyor sallanmak yok cunku bant durmadan gidiyor biri arabadan cikiyor diger eleman giriyor icine disina herkes bir sey takiyor,banada bir is verdiler, sabahleyin 15 dakika kahvalti cay molasi oglenleyim 30 dakika yemek molasi gerisinde tam gaz calismaya devam.. tv programlarinda araba fabrikalarini goruyorum simdi her seyi robotlar yapiyor,bir araba ancak 5-6 kisinin eli degiyor.
      ..60 kilonun altindayim zayifim,iki hafta sonra bileklerim agrimaya basladi, 5 yildir kalem kagitla ugrasmistik,burda fabrika isi yapiyoruz,gece saat 2-3 olur bileklerim agrimaya baslar uyanirim uyuyamam....
      .....biraderin evinde iki hafta kaldik, ev onlara yetmiyor,bir hafta sonu evden ayrildilar geldiklerinde size ev bulduk dediler, turklerin gettosu olan auburn bolgesinde eski bir tanisiklari varmis,adam evinin bir kismin bolmus bir oda tuvalet mutfak yapmis,icinde kiraci varmis cikiyormus,bizde girelim dedik gittik evi gorduk,ev sahibi ismail abi, ankara civarlarindanlar, ev kirasi 20 dolar,elektrik su ev sahibine ait,,,K-mart diye bir magaza vardi gittik bir iki battaniye carsaf filan aldik,
      ... o yillarda cok gocmen geldigi icin her tarafta ikinci el ev esyalari satan dukkanlar vardi, yine birine gittik bir yatagiyla karyola,bir gardorop bir yemek masasi aldik,mecburen ikinci el esya ile yasma basladik, dukkan sahibi australyali keci sakalli agzinda piposu iri yari bir adam,adam esyalari getirecek gittim kamyoneti var yukledi, gec arabaya otur dedi, sofer koltugunun yaninda koca bir kopek,kendi arabam yok mecburen kopegin yanina oturup kiralik eve kadar geldik..

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      ...bilgi sayarima dinle diye bir album yapip yuklemistim,bazen kulakligimi takar bir album secerek dinlemeye baslarim,simdide oyle yaptim,,hem muzik dinliyecegim hemde bir seyler karaliyacagim,okuyanlar insallah okurken SIKILMIYORLARDIR...2005 yilina kadar pek turkce ile ugrasmadim yabanci gazeteler okur yabanci muzik dinlerdim,ingilizce yazimda felaket,2003 veya 2004 yillarinda forumlara dadandim ve tekrar turkce yazip okumaya basladim, tabi yillardir turkce ve ingilizce birbirine karisti,gerek turkce gerek ingilizce olarak bazen yazdigim gelime dogrumu diye dusunuyorum,gerci bir cok kelimeler avrupa dillerinden turkcemize girmis...

      .....her gun bir seyler yazmaya calisiyorum ilgi duyup okuyanlara tesekkur ederim..
      .....turkiyede calistigim sirkette seflerin gorevlilerin cogu ya almanyada yetismis ya da almanyada tahsil yapmis insanlardi,bir abimiz vardi,australyaya gidecegimi biliyor, bak kardesim avrupalilar temiz giyinen insanlari takdir ederler,sende gittigin yerde takim elbiseni giy kravatini tak oyle gez dolas edi,eyvallah abi dedim.
      ....australyaya geldik, blacktown diye bir bolgede alis veris merkezi var,birader oraya goturdu,iste biraz shoplara filan bakiyoruz insan cok ,kadinlara bakiyorum kisacik sortlar,ustlerinde acik sacik kisa kolu t-shirtler filan erkeklere bakiyorum cogunda yine kisa pantolon short,kimin ayaginda tokyo tellik var,yani millet yari ciplak,gerci mevsim yaz, turkiyedeki abinin soyledikleri aklima geldi gulmeye basladim.gerci bir muddet kendim takim elbise giyip kiravat taktim....bir kac yil gecmisti,is yerinde elim hafifce kesildi doktora gittik bir kac gunluk istirahat verdi,raporu is yerine goturmem lazim, giydim takim elbisemi is yerine gittim,kucuk bir fabrika ofise girip raporu veriyorum mudur pozisyonundaki sef gordu, takim elbiseli kravatli gorunce hayrola altan cenazeyemi gidiyorsun diye sordu.

      .....ford araba montaj fabrikasinda calismaya basladim,auburn bolgesine yerlestik kucuk tek odali evde oturuyoruz,ev sahibine abi bana tv ve buz dolabi lazim dedim, carsida beyaz esya satan bir magazaya gittik,adaminda ingilizcesi yok gibi nasil anlattiya anlatti,imzaladik bir kagit aksam uzeri eve kucuk bir tv ve boyu bir metreyi gecmiyen bir buz dolabi getirdiler,bilmiyordum aldigim seylere faizde odemisim.

      .ev sahibimin eside calismiyor ev kadini,bir gun benim hatunu alip hadi sana is ariyalim diyor,kadin daha evvelden calismis,bir plastik fabrikasina gidiyorlar,hatunu ise almislar,hatunda calismaya basladi,iki gun sonra baktim hatun isi birakip eve gelmis,ne oldu diye sordum, fabrikada makinelerden biri bozulmus veya durmus,eh ustalardan biride hatunun eline supurgeyi verip hadi sende buralari supuruver demis,hehe heh he , hatunun agirina gitmis isi birakip eve donmus.
      ..bir kac gun sonra ev sahibi hanim benim hatunu alip homebush bolgesinde olan buskuvit fabrikasina goturmus,sansi yaver gitmis burdada ise almislar,o zamanlar zaten etrafta bir kac buyuk fabrika vardi kadinlar buskuvite erkekler bir kac degisik fabrikaya giderlerdi,hatun buskuvit fabrikasinda 3 yil filan calisti orasida bant isiydi,hizli isler.
      .....australyaya gidecegim diye turkiyede biraz ingilizce ogrenmeye calismistim kitaplari cok sacma bir sistemdi gelmis zaman misli gecmis zaman gelecek zaman gibi,her seyden cok kelime ogrenmeye calistim ,galiba turkiyeden kucuk ingilizce turkce bir sozluk almistim.ingilizcede kendi ogrendigim kadariyla diger bir sey demek icin another denir other denir.....ford fabrikasina girdik isciler multikulturel,yuguslavyadan gelenlerde coktu,o zamanlar hepsine yugoslav derdik,bir tanesi bir sey gosteriyor, adavan adavan diyo,oburune nadavan nadavan diyor, ya arkadas ben yugoslavca bilmiyorum ingilizce konus diyorum, ya ingilizce konusuyorum diyor. another kelimesine adavan deyip duruyor,cok garibime gitmisti,,, tren istasyonunda tren bekliyorum biri karsi perondaki genci taniyormus nasilsin iyimisin filan diyorlar,sonra si,yaa diye bagiriyor allah allah si yaaa bu da nesi yahu, eh bazen jeton gec dusuyor,,, megerse see you diyormus,australyaya gelinde buranin ingilizcesinin daha baska oldugunun farkina vardim gerci dogru durust ingilizcem yok..

      ....hatun ise girdi oda haftada 43 dolar filan haftalik aliyor, biradere bilet borcumuz var onu oduyoruz....o zamanlarda bu gunku gibi cocuk yuvalari yoktu,cocuklar 5 yasinda okula basliyorlar ,bizim kiz 2 yasini biraz gecti,calismayipda evde oturan teyzeler nineler varsa gidip rica ediyorduk ya bizim cocuga bak iste haftada 10-15 dolar verelim filan,oyle insanlar vardi ve evde cocuk bakiyorlardi.....bu gunku aklim olsa birakmam ama o zamanlar mecburduk,simdiyse her kosede bir kindergarten var,hukumetde ailelere yardim ediyor.
      .ev sahibime gelen giden dostlari sayesinde bizde turklerle tanisip arkadaslik kurmaya basladik,malum herkesi aile icine getiremezsiniz,ford fabrikasinda calisirken benim bileklerimde iyi agirmaya basladi,cunku sekiz saat hic durmadan anahtarla tornavida ile bir seyler yapiyoruz arabanin kaportasina bir seyler takiyoruz,dayanamaz hale gelince kisim bosunu cagirip ben isi birakiyorum dedim, henuz australyada 3 ayligim, oda gitti daha buyuk sefini cagirdi, buyuk sef australyali,adam anlatmaya basladi,anlatti ben dinliyorum ne derse yes diyorum,anlati anlatti ve adam cekti gitti,usulen bir hafta evvelden bildirmek lazimmis bende oyle yaptim,isden ayrilmama iki gun kalmisti, bosa benim yerime adam buldunmu ofise bildirdinmi diye sordum,iste yarim yamalak ingilizce,elimden geldigi kadar ogrenmeye calisiyorum,,,bizim turk arkadaslarin ilk isleri arabalarina teyp taktirip turkce muzik dinlemek olurdu,ben teyp filan taktirmadim hep australya radyolarini dinleyip kelime ogrenmeye calistim,kucuk cocuk komik kitaplari alip okumaya basladim.
      .....kisim sefi sen ne diyorsun gibi bir sey yapti,yakinda kibrisli bir genc calisiyordu onu cagirip tercumanlik yapmasini istedi,ben isi birakacagimi soylemistim dedim,adam yine gidip buyuk sefi cagirdi, sef asik suratla geldi,kibrisli arkadas tercumanlik yapiyor,ilk isi birakacagimi soyledigim zaman adam yanima gelip konusmustu.. sen iyi calisiyorsun senin maasina zam yapacagim gitme, isini baska kisima alacagim gitme demis bende hep yes yes demisim,mahcup olduk tabi anlamamisim ozur dilerim ama isimi birakacagim dedim, sef suratini asip gitti,icinden bir seyler soylemistir...

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      ....5 yila yakin calismakta oldugum is yerinden hem sevinc hemde uzuntu icinde ayrildim,isim icabi fabrikanin her kosesini dolastigim icin her kesi tanirdim,hemen hemen 200 den fazla eleman ile vedalastim....kiralik ev bosaltip bir haftaligina yine baba ocagina donduk,pazar gunude australyaya gitmek icin ucaga binecektik, o zamanlar ataturk hava alaninin adi yesilkoydu...bir iki kisi hanimin ailesinden geldi,anam geldi carsiya inip bir minibuse bindik,eski pendik kadikoy minibusleri,sofere size 100 lira versem hava alanina gidermisin ve ayni zamanda bu insanlari geri getirirmisin dedim kabul etti,tabi bir hafta icinde es dost akrabalarla vedalastik.ilk zamanlar vedalasmak iyi geliyordu,sonraki turkiye tatillerimde hic vedalasmak istemedim,vedalasarak ayriliyoruz ve bir sonraki gelisimizde vedalastigimiz kisinin yasamini yitirdigini ogreniyoruz
      ..........hava alanina geldik ilk defa yurt disina cikiyoruz uzerimde korkunc heyecan var,aman bir aksilik cikmasin aman geriye donmiyelim diye...valizi verdik pasaporttan gectik,o zamanlar hava alani cok iptidai ve duzensizlik icindeydi.....ucak alandan uzakta bir yerde bekliyormus galiba yuruyerek gittik o seyyar merdivenlerden konulmus ucaga cikmadan saga sola bakindik,ilerde tel orguler var,baktim orgulerin arkasinda bizimkiler var son defa el salliyorlar,kendimizde duygulandik, duygulanmamak elde degilki her seyi arkada birakip bambaska bir ulkeye gidiyoruz. ve bir daha kismet olurda ne zaman geri doneriz,ne zaman ailemizle kucaklasiriz.

      .....pazar aksam uzereydi 27 ocak ucagimiz havalandi,vallahi kac yere indik kalktik hatirlamiyorum yani kadikoy pendik dolmuslari gibi indi kalkti,en azindan 6 tane diye hatirliyorum,hep ayni ucagami bindik degisik ucaklarami bindik onuda hatirlamiyorum,ayni ucak olmasi kuvvetle muhtemel,hindistan veya pakistanda tren vagonlari ustunde seyahat eden yolculari gormustum....
      .....ucakta turk olarak 2 bekar birde cocuklu bir bayanla tanistim, bayan balkan gocmenlerinden olacak turkcesi pek iyi degildi,australyaya daha evvelden gelmis,diger iki arkadasda ilk defa geliyorlar,bir tanesi izmirliydi,aslinda ailesi ile gelecekmis pasaport alirken yalnislik olmus hanimi ve cocugunu yazmamislar....in kalk in kalk iyi bir yolculuk yaptik, bir ulkenin hava alanindaydik salonda bekliyoruz ucak sirketinin kucuk ofisini gordum kapida bir gorevli var,adama aciz biz gibi midemi gosterdim,adam giti bir bufeden drink ve sandovicler getirdi,gerci ucaklarda yiyecek veriyorlar.

      ....pazar aksam uzeri veya ogleden sonra turkiyeyi vatani terk ettik, sali 29 ocak sali sabahi sydney hava alanina indik,birader almaya geldi,iki cikis kapisi var yalnis kapiya gitmisler ben baska kapidan ciktim ,biraderi buldum diger kapidan cikan yolculari gozluyorlar.hava alaninda ucaktan inince pek zorluk cekmedik,gumruk memuru galiba pasaporta yapistirilan pullari aldi,australyaya gidecegiz diye turkiyede biraz ingilizce ogrenmeye gayret etmistim,calistigim is yeri alman firmasiydi her seyin ismi almanca o yuzden cat pak almanca da ogrenmistim,hala aklimda bir kac kelime kalmistir.

      .welcome to australia. o zamanlar yeni gocmenlere new australian derlerdi,fazla irkcilik olmasin diye nazik lisan kullanilirdi.....biraderin kucuk bir hilman arabasi vardi,ingiliz arabasi,mount druitt diye bir semtte oturuyormus hava alaninda 30-35 km uzakta,bindik arabaya saga sola baka baka mt,druitt e gittik.
      ..devami var.

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • Amerika anılarım...

      .....2009 yili evliligimizin 40 inci yil donumuydu,ne yapalim nereye gidelim derken,bir hava yolu sirketi hawaii icin biletlerinde indirim yapmisti,tamam iste oraya gidelim deyip bilet aldik ve bu sayede amerika ile ilk tanismamiz oldu.Australya pasaportumuz oldugu icin net uzerinden esta vize aldik,o zaman 9 dolarda vize parasi odedik,bir kac dakikada vizemiz net uzerinden onaylandi....ucuz biletle gittigimiz icin ucakta ancak su icebiliyoruz,10 saatlik yolculuktan sonra honolulu sehrine indik,,,time line diye bir sey vardir,iki kutup arasinda hayali bir cizgi yaratmislar,ucakla giderken bu cizgiyi gecince bir gun geriye gidiliyor,diyelimki pazar aksam uzeri ucak kalkti 10 saat uctuktan sonra yine pazar sahabi erken saatte hawaii de olduk,giderken kazaniyoruz donuste kaybediyoruz.
      ....ucaktan inerken aloha hawaiiye hos geldiniz diye selamlandik,ucakta bir karantina formu vermislerdi ne var ne yok isaretledik,yiyecek gida bakimindan,buskuvit kuru badem ve cikolata vardi, pasaport gorevlisine soyledim karta bir kirmizi daire cizdi, cikis kapisina yaklasirken baska bir gorevli karta bakti ve cikis kapisini gosterdi.aloha welcom to hawaii..

      ....o zamanlar hawaii japon kayniyordu,her tarafta japonca tabelalar,turizm sektorunde calisan herkes az cok japonca biliyordu,japonlarin bir numara seyahat yeriymis hawaii. waikiki bolgesinde guzel bir otelde kaldik o zamanlar 150 australya dolari geceligiydi,waikiki bolgesi zaten sehirin kalbi sayilir,her yer renkli ve turist kayniyor,bol bol gezdik bir kac tura katildik.sayili gunler cabuk geciveriyor,guzel ve tatli hatiralarla sydney e donduk,daha sonraki yillarda 5 defa daha gittik,amerikanin en sevdigim yeri hawaii oldu,cunku orda turist nimet oldugu icin turislere cok deger veriyorlar....bahsis vermeyide burda ogrendik,bazilari nerde benim tip diye soruyor,bahsis almak ve vermek geleneksel olmus.

      Gündem ve Sohbet içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • Avustralya hakkinda bilgiler ve deneyimler

      **merhabalar,australya baslikli bir konu actim,her gun buraya bir seyler karalamak istiyorum,forum kurallarina uymazsa yoneticiler silebilirler.

      ....internetteki nickim uzun yillardir sir. altan.1974 yilinda biraderimin yapmis oldugu istek ile australyaya geldik,iste o zamandan bu zamana omrumuzu bu guzel ulkede gecirdik,meslek sahibi cocuklar yetistirdik,simdide emekliligin tadini cikarmaya calisiyoruz...hadi emeklilik dedik konua ordan basliyayim....emeklilik yasi 65 idi,simdi 66 veya 67 olabilir.emeklilik sistemi ingiltere ve bazi avrupa devletleriyle aynidir, 65 yasina gelen her kes resmen emekli olabiliyor,insanlari devlet emekli yapar,omru hayatinda hic calismamis insanda devletten emekli olur 65 yasina kadar calismis insanda emekli olur.
      ...emekli olunurken bir varlik testi yapilir,neyin var neyin yok,icinde yasadiginiz evi saymazlar bunun haricinde 280 bin dolara kadar varlik sahibi olabilirisiniz, bunlar ev esyalari mucevher,bankada para otomobil,sirket hisseleri gibi seyler olabilr bunlarin tutari 280 bini gectimi emekli maasinda kesintiye gidilir,cok gelir varsa emekli maasi odenmiyebilinir..
      ....emekli maasi kadin ve koca icin ayri ayri verilir,para her iki haftada bir bankaya yatirilir,ickici koca varsa kadin benim parami baska hesaba yatirin diyebilir.bu an emekli olmus evli ciftler icin kisi basi iki hafta da 700 aud odenir,emekli kartlariyla ilaclarda indirim yapilir,doktorlara hastanelere para odenmez,,uzman doktorlarin bazilari hastasindan muayene parasi alirlar,devlet odenen paranin bir miktarini hastaya geri oder.
      ......rahatsizligi ve ozuru olan genc yasdaki insanlarda malulen emekli edilirler,65 yasina gelincede resmen emekli yapilirlar.emekli olunca oturdugumuz ev kendimizinse emekli maasi ile rahat rahat gecinilir.**

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      .yazmaya devam edelim
      ..ilk yapilacak islerden biri banka hesabi acmak,benim geldigim yillarda devletin sigortasi yoktu,saglik hizmetleri bakimindan ozel sigortalardan birine uye olup aidat yatirmak lazimdi,genellikle bir is yerinde calisiyorsaniz maasinizdan kesilip yatiriliyor,bende ise baslayinca bir sigortaya uye oldum,australyaya geldigim yilda bir 20 lik paket sigara 1 dolar filandi,750 gramlik sise bira sigaradan ucuzdu,hafta sonu bir sise bira alir icerdim,australyalilar biracilardir,cok severler,evvelden her kosede bir pub birahane vardi,isden ciken birahaneye ugramadan evine girmezdi,kimilerinde bilardo masasi olur.
      ....geldigim yil australya dolari amerikan dolarindan ustundu,turkiyeden getirdigim amerikan dolarlarini cevirince kaybim oldu, galiba bu gunlerde amerkan dolarinin 70 centini alabiliyoruz..
      evlerin cogu bahcelidir cogunun arka bolumlerinde garaj vardir,son 15 - 20 yildir arka bahcelere granny flat yapma hastaligi basladi,cogu garajini degistirip tek goz odali granny flat yapiyor,kiraci koyuyor,amerikada dairelere condo diyorlar,burda flat veya unit deniyor,granny flat da goya yasli anne ve babalar icin,belediyeler 60 metre kareye kadar granny flat yapma musaadesi veriyor.

      ....ev sahibimin arka bahcesinde bir arabalik garaj var,bakiyorum ara sira turk ustalar geliyor bir seyler yapiyor,napiyorsun ismail abi dedim flat yapip kiraya verecegim dedi,eh hayirli olsun.australyaya geldigim yilda televizyonlar siyah beyazdi,turkiyede televizyonumuz olmamisti o yillarda tv luks sayiliyordu, yaz aylarinda deniz kenarina iner cay bahcelerinde bir bardak cay icip bedava tv izlerdik,australyada aldigim ilk tv siyah beyazdi bir yil sonra filan renkli tv geldi,eh herkes aliyor bizde mecburen renklisini aldik,televizyonun iki dugmesi var,biri ses ayari digeri kanal degistirma,tak tak cevir,mubarek televizyonu 20 yil kullandim 3 cocuk onla buyuduler o zamanlar 4 tane tv kanali vardi, bir tanesi abc 2nci kanal devlet kanali guzel tarafi hic reklam kesintisi olmazdi,,,,bir muddet sonra sbs diye bir kanal daha ilave oldu buda gocmen kanali oldu,italyan yunan filmleri gostermeye basladi,kisa bir zaman sonra birde sbs radyosu cikti,haftada iki gun bir saat de turklere yayin sansi verdiler,mubarek radyo kanali bir solcularin eline gecer ates sacarlar,degisir sagci muslumanlarin eline gecer onlarda degisik yayin yaparlar,yillardir hic bir sekilde tarafsiz yayin izleme sansimiz olmadi.

      ...yeni gelen gocmenler icin aksamlari okullarda bedava ingilizce dersleri veriyorlardi,ne hikmetse gitmedim gitseydim bir seyler ogrenirdim...inat ettim kendi kendime ogrenecegim dedim,her milletin aksani baskadir, kulaktan duyma ingilizce zor oluyor tabi,ingilizcem yoktu ama bir devlet dairesine isim dusse veya doktor avukat filan diyelim hic bir sekilde tercuman kullanmadim,dilimin dondugu kadar anlatmaya calistim kimi zaman onlar benim soyledigimi anlamadi,bende onlarin dediklerini anlamadim. ne yapalim her zaman kazanamayiz,ingilizce kolay bir lisan degildir,bilhassa yazma bakimindan zordur.....karyola basliginda radyo vardi yatagima uzandigim zaman radyoyu acardim birkanal talk back programi yapardi sakin sakin onu dinler arayanin ne istedigini spikerin ne soyledigini anlamaya calisirdim cok da faydasi oldu..

      ...ford fabrikasindan ayrildim arabam yok is aramam lazim arkadaslara filan soruyorum bir iki hafta issiz kaldim,birader gelmisti isden ciktim dedim,atla arabaya dedi, yakinlarda kendisinin daha evvel calismis oldugu bir fabrika varmis oraya gittik,mudurun adi joe,baba joe derlermis birader joe yi gordu kardesime is ariyorum dedi,sag olsun joe hemen yarin baslasin dedi, arkadan birader biraz kizararak bende is ariyorum dedi, iyi o zaman sende yarin basla dedi,birader baska bir isde calisiyormus bir hafta sonra basladi,,bazen dusundugum zaman o gunlerin altin gunler oldunu zannediyorm ya da sans mi bize yardim ediyordu, is aramaya gidiyoruz joe mudur sen ne is yaparsin meslegin filan varmi diye sormuyor.allah razi olsun,fabrinan adi email idi,ne zaman e-mail kelimesi gecse hep o fabrikayi hatirlarim,biraz daha dusuk haftalikla emailde ise basladim,hep yasli oziler var iyi insanlar onlarla konusunca ingilizcemde ilerlemeye basladi.

      ....eski yillarda sirketler paralari hazirlar hazir zarflarin icinde uzerinde isim yazili fabrikaya getirirler mudurde iscilere haftaliklarini dagitirdi,cok sonra banka sistemi geldi paralar bankaya yatmaya basladi.guvenlik sirketleri isci paralarini is yerlerine getirirken soyulurlardi...
      .....ev sahibim ismail abi garajin insaatini bitirdi ve cocuksuz bir turk ailesine kiraya verdi,gerek kira icin evi bolmek yahut bahceye granny flat yapmak icin belediyeden musaade almak lazimdir,plan yapilir belediyeye gonderilir,belediye planlari yakin komsulara gonderip itiraz lari olup olmadiklarini sorar....eh bir evde 3 aile yasiyor, o zamanlar turkler birbirlerine bagli ziyaret misafirlik cok oluyor,evin onu arabalarla doluyor, kimi insanlar vardir sakin sakin konusurlar,biz turklerin konusmalari ya din uzerine ya da siyaset uzerine olur,konusurken munakasalar olur.

      ...bir muddet sonra garajda oyuran aile cikti, bir kac gun sonra baktim 4 cocuklu bir aile geldi tek goz oda garaj.gelen aile konunun basinda bahsettigim yasli adam ferat abiydi.coluk cocuk turkiyeye gitmisler arsa alip ev yapmaya baslamislar sonra adamin midesinde problem olmus turkiyede midesini almislar,mecburen geri gelmisler kalacak yer yok,ismail abide gecici olarak bunlari garaja yerlestiriyor....aradan kisa bir zaman gecti bir gun kapida iki iyi giyimli adam belirdi hayrola filan belediyeden geliyorlarmis, eve gelen giden cok oldugu icin birde her halde cok gurultu oldugu icin komsulardan biri belediyeye sikayet etmis olmali,adamin biri burasi legal degil 4 hafta icinde burdan cikin dedi,oturdugum yer ve garaj musaadesiz yapilmis,garajdakilerede ayni seyi soylediler ev sahibine ceza verdilermi bilemiyorum.
      .....cok yakin baska bir sokakta yine ikiye bolunup iki daire yapilmis bir ev buldum buda ekten puften bir sey sahibi yunanli, evi tam ortadan uzunlamasina bolmus ,mubarek adam ortaya sanki kartondan duvar koymus yandaki oksurunce bizden duyuluyor.evin icinde yuruyunce yerler sallaniyor, ne yapalim ucuz diye tuttuk,zaten fazla esya yok tasindik.

      ..o gunlerde sutculer vardi, ekmekciler vardi, meyva suyu satanlar vardi, sutler cam sisede,sutcu kapiya ugrar sut almak istiyorsak haftada iki sise birak deriz,adam bos siseleri alir dolusunu birakir, hafta sonu sutle beraber bos kucuk bir zarf birakir sut alanda parayi zarfa koyup bos sisenin altina koyar,kimsede sut parasi calmazdi,guzel gunlerdi,,, bizim oralarda bir sutcu vardi at arabasiyla sut satiyordu elinde sepeti kapi kapi dolasir sut birakir, ati alistirmis bir islik calar at yurur gider bir islik calar at durur, oz amanlar boyle araba bollugu trafik yoktu,simdi her soak araba dolu.
      ..bazi belediyeler her 6 ayda bir cop gunu yaparlar istenmeyen copu ve esyayi kaldirima birakacaksin gunu gelince belediye toplayacak,ilk gittigim zaman rastgelmistim biraz yuruduk atilanlara bakiyorum hepsi bir servet,bir tane calar saat gormustum alip epey kullanmistim...arkasi gelir.

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      ..kendimin kucuklugumden beri et ve sut ile aram iyi degildir,yemek icinde hic et yemem,mangalda sert pismis et ve kofte olarak yerim,yumusak eti cignerken migdem bulaniyor,cocuklugumde kendi ineklerimiz vardi,kendi sutumuzu icerdik sut deki kaymak da bana bir tiksinti vermisti,sutu ancak kahve icinde icerim.
      ..
      .vel hasil australyaya geldik etin bol oldugu bir ulke et yemek lazim,hmmm ama kasaplarda hep domuz etide satiliyor her cesit et var ama,yabanci kasaba guven yok tabi, auburn bolgesinde bir kasap varmis,biraz carsinin disinda,ev sahibi oraya git dana de adam anlar dedi,kasap macar asilliymis turkler, dana ve inek etini ogretmisler,dana eti dana kiymasi,bir kac sefer gidip et aldik,

      ....daha sonra ogrendik homebush bolgesinde koca bir mezbahane var et kesim ve satim yeri,bazi sabahlari oraya gitmeye basladik halka acik bir yer ayagimiza plastik tellik basimiza plastik sapka takiyorduk,etler cengellerde asili tam koyunmu istersin yarim koyunmu istersin, tam inek veya danami istersin hepsi var,birde elle cevrilen kiyma makinesi aldik, arasira bu salaneye gidip etimizi aldik,daha sonra bu mezbaha kapandi o bolgeye olimpic tesisler yapildi...eehh henuz pastirma sucuk gibi seyleri tanimiyoruz,abdullah kasabi diye biri yabanci biriyle ortak olup kasap actilar,sonra ortagini savdi,turk kasapi oldu adam sucukda yamaya basladi,para kazanmaya baslayincada yoldan cikti,ikinci hatun almis sonra ickili araba kullaniren trafik kazasinda hayatini kaybetti.daha sonra bir kac turk kasabi ve marketi acildi.

      .....biz turkiyede calisirken seflerimize ve buyuklerimize karsi saygiliydik hele is yerlerinde mudurlere seflere saygi bambaskaydi efendim veya ahmet bey mehmet bey gibi konusurduk,ayni sekilde sokakda buyukerimize abi amca teyze kelimelerini kullanirdik bir nevi orf adet saygi...burda ikinci isimde calisiyorum,tezgahimin karsisinda kucuk bir odada seflerden biri calisiyor,ismi call gibi bir seydi, iscilerden biri geliyor hey call diye adama sesleniyor, adam cevap veriyor baskasi geliyor hey mate bakarmisin diyor... arasira f... li kelime kullaniyorlar,allah allah bu nasil kultur diyorum,ben adama bir sey soracagim efendim yerine sir diyorum, adam bana sir filan deme adimla cagir diyor,yasli adama ismiyle hitap etmeyi gururuma yediremiyorum,cok degisik bir kultur iste is yerindede veya sokakta olsun 18 yasindaki bir delikanli babasi yasindaki kisiye ismiyle hitap ediyor,alisilmis duzen kimsenin umurunda degil.bazen benim oglumda kayinpederine hey belesci der, turk degil..

      ...eh, meyva sebzede lazim,biraderin yaninda otururken ana yol ,uzerinde buyuk bir manav vardi,auburn bolgesinde pek manav yok,sydneyin icinde paddys diye bir market varmis,bir nevi pazar hem pazarlik esyalar satiliyor hemde meyva sebze,bir market arabasi alip bir kac sefer trenle oraya gittik,daha sonra araba alinca arabayla gittik,meyvayi box ile aliyoruz,patatesi sovani cuvalla aliyoruz.....bir muddet sonra yakinimiza flemington bolgesine buyuk buyuk toptanci meyva sebze binalari yapildi,cumartesi gunleri meyva sebze pazar gunleride pazarlik esyalar satilmaya basladi,ah flemington ah yaktin beni,sebebi ilerdeki yazilarda gelecek,,bu markette hem kilo ile aliniyor hemde boxlar ile yani karton kutular icinde,saat 13,00 de meyva marketi kapaniyor saat 11.00 den sonra gidince mallar ellerinden ciksin diye ucuzlatiyorlardi,hemde paarlik yapiyorduk.

      australyaya geldik ama sehirin icini bilmiyorum, o yillarda nufus az, araba sayisi az, birader bir iki sefer arabasiyla sehir icine goturdu,bazi yerler parasiz park, bazi yerlerde park makineleri var 20 cent atip saatlerce kaliniyordu,bazi yerlerde hala var zannediyorum en son saati iki dolardi,,,,sehir icinde bir cok buyuk binalarin altinda ozel araba parklari vardir,tabi simdi saati 10-15 dolardan asagi degildir,serbestce park yapilacak yer bulmak zordur.bir seferinde sehirin en yuksek binasinin tepesine cikip sehire baktik,simdi o bina en kucuk bina olarak kaldi... bir seferinde anzac gunuydu yine sehire gittik ve eski ve yeni askerlerin gecit torenlerini izledik o gunlerde birinci dunya savasindan kalma gaziler vardi,cok yasli olanlari ustu acik arabayla torene katilirlardi. o anzan gununde anzac gununun ne manaya geldigini anladik,geliboluyu filan hatirladik.

      .....bir gun auburn carsisinda dolasiyorum yasli bir aile dostu hanim fatma teyze de carsida dolasiyor,beni gordu ,kucuk bir nalburiye dukkaninin onundeyiz,altan dedi burdan maydonoz tohumu soracagim ismini bilmiyorum yardim edermisin dedi...bir yildir filan burdayiz,yahu kendimde maydonozun ismini bilmiyorum,utandim kadina yardimci olamadim,is yerlerinde filan cantamda devamli kucuk sozluk olur bakarim.. o gunden sonra yazamasakda ingilizce ogrenmeye daha cok calistim...

      evde bir film izliyorum,, adamin biri appreciate dedi,ama soylerken a harfini yutuyorlar bende pricate anladim,ne diyor bu adam diye sozlukde aramaya basladim boyle bir kelime yok gibi, ertesi gunu is yerinde birine sordum,a harfine bakacaksin dedi ondan sonra bulup manasini anladim.ingilizcede kelimenin basindaki bir cok harf soylenmez,,, wrong ,knives bunlara benzer kelimelerde bastaki harf yutulur.

      .....benim australyaya geldigim yillarca her kes ehli keyf idi, cumartesi gunu saat 13.00 olunca hayat dururdu, yani tum carsilar kapanir,acik yer olarak birahaneler olurdu,daha evvelden ickiyi sigarayi ekmegi almak lazimdi...1990 yilina dogru once cumartesi gunleri tam gun yaptilar, sonra pazar gunlerini ogleye kadar yapalim,ilgi gorurse tam gun acariz dediler yani super marketler alis veris merkezleri filan,kisa bir zaman sonra her sey tam gun oldu,alis veris merkezleri icin pazar gunu saat 16.00 ya kadar acikti,simdi saat 17.00 de kapaniyor, ama gida satan super marketler uzun saatler acik..
      ....evvelden cumartesi ogleden sonra her yer kapandigi icin persembe gunleri alis veris merkezlerini saat 21.00 e kadar acik tutuyorlardi, erkek berberler haric tabi..

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      ..sydney australia, cumartesi sabahi saat 7,25,serin bir sabah,merak edip newyork zamanina baktim ordada cuma aksam uzeri saat 17,25,,14 saat filan zaman farki olmali

      ...daha evvel den yazi hazirlamadigim icin yazarken biraz daldan dala atlar gibi oluyorum....internetin olmadigi zamanlarda millet ikinci el esya alir ve satardi,ayni zamanda ikinci el arabalar filan, persembe sabahlari cikan trading post diye bir gazete vardi,her sey bunda bulunurdu..ikinci el araba alip satan insanlar sabahin korunde gazeteciye gidip gazete alirlardi....
      ....australyaya turkler geldi,hos geldiler,bazi kisilerle tanistik,kimi kadinlar kocalarini aldatiyor, kimi erkekler kadin pesinde,hep boyle insanlardan uzak kalip boylelerinin toplumuna girmedik.
      ..sydneyin meshur bir kac tane piknik yeri vardi, biri prospect golu,gol bir nevi sehire su verme depoloma yeriydi etrafina pik nik yerleri yapmislar millet rahatca gelip mangalini yakiyor, eyleniyor, couluk cocuk rahatca kosup oynuyordu,,birde 60 km kdar uzakta warragamba baraji vardi,cok guzel bir yerdi,tepe bir yerde pik nik sahasi genis bir alan araba parki icin problem yok,,,,kenarlarda barbeku yapmislar,beton mangal diyelim altinda odunlar var,yak atesi kizart eti,yine barbekulerin yanlarinda kaynayan sicak sular var su kazani koymuslar al sicak suyu cayini demle,bulasigini yika ne guzel gunlerdi onlar,bir kac aile birlesip giderdik,kadinlar bir kenara oturup lak lak ederler erkekler bir kenarda kagit oyunlari tavla oyunlari oynardik,sohbet ederdik guzel bir gun gecirirdik..

      ..sydney icinde deniz kenarlarindada piknik yerleri vardi,plajlarin bir kismi agaclikdir,bir masa isgal edip hem piknik olur hemde denizde yuzulur,kafa dengi aile dostlari olunca hafta sonlarida iyi olurdu,pinik yapmaya gitmezsek sirayla bir arkadasa misafir olurduk.....
      ....auburn bolgesinde turk cok ama cogu ingilizce bilmiyor,bankalar eczaneler turk kizlari calistiriyorlar.iki tanede turk doktoru gelip ortak muayene acmislardi,turkler baska doktorlara gitmezlerdi, eskiden gelen yaslilar hala turk doktorlarina giderler, daha sonralari baska doktorlar geldi,cocuklar buyuyup ailelere tercumanlik yapmaya baslayinca turk tercumanlarda fazla ihtiyac kalmadi.

      ..ford fabrikasindan sonra girdigim fabrika metal isleri yapiyor, fabrika catilarina veya duvarlarina bir nevi havalandirma sistemi yapiyor tabut gibi bir seyler yapardik,agir is yoktu, her kes yavas calisiyor,acele is yok ustalar kimseye aman acele et demiyorlar,kendim alismisim hizli calismaya digerlerinin iki gunde yaptiklari isi yarim gunde yapiyorum,ustalar gelip bir kac sefer yavas calis diye ikaz ettiler bende modaya uydum,,,yeni australyaliyiz fazla dil yok,,,calistigim tezgahin karsisindaki sef gelir gel benle der hadi bu kamyonu bosaltmaya yardim et.,hadi bu kamyonu doldurmaya yardim et,, baska zaman gelir hadi sen giyotinle sac kesen ustaya yardim et,fabrikanin comezi olduk,nerde adam lazimsa oraya gonderiyorlar,is hafif ve keyfi calisma bende itiraz etmiyordum.

      ..ayni is yerinde calisan iki bayan vardi,biri benim turk oldugumu ogrenince yanima geldi, fabrika calisanlari onlari abla kardes biliyorlarmis,megerse ana kiz mislar anne olan yanima geldi, bizi burda kiz kardes olarak biliyorlar biz anne ve kiziz aman kimseye bir sey soyleme dedi,benim problemim degil calistigim muddetce kimseye soylemedim....
      ..australyada bir yilimiz oyle boyle gecti,araba zaruri ihtiyac,is yerine otobusle gidiyordum,,,bir araba galerisinde guzel bir araba gordum, yarim yamalak pazarlik ettik,hem pesin para verecegim hemde borca girecegim arabadanda pek anlamam,arabayi almaya niyetlendim, biradere bahsettim soyarlar seni dedi, trading post gazetesinden kucuk iki kapili ford cortina 69 model vitesli bir araba bulduk, kucuk 1600 motor var,curugu carigi yok 750 dolara aldik,aldik ama ehliyet yok,motor trafik ofisine gidip ogrenci ehliyeti aldim, o zamanlar basitti bir kac soru sordular.ogrenci ehliyeti olunca araba kullanmak icin yaninda usta sofer olmasi lazim,yahutta sofer okullarindan kurs alinacak,,tanidik arkadaslar filan vardi, cogu zaman yanima oturdular bende araba kullandim,turkiyede motorsikletim vardi,vitesli araba icin zorluk cekmedim...
      .....bir muddet sonra Direksiyon testi icin gun aldim,motor trafige gittim test yapacak adam bir kac soru sordu sonra bin arabaya dedi, yakinda bir iki sokak dolasip geldik,gel iceriye dedi,arabayi park edip ofise yururken arabaya baktim kaldirimdan yarim metreden disarda, himm daha iyi park etmesini ogrenememisim dedim,saolsun ehliyeti verdiler, o zamanin ehliyetleri kagit parcasiydi A4 kagidinin yarisi kadar bir ehliyet resim filanda yok...
      ....simdiki ehliyet durumlari degisti, bilgisayarda 40 tane filan soru soruluyor,toplam olarak 300 soru var bunlardan 40-42 soruluyor 3 tane yalnis olunca bilgisayar durup gir biraz daha ogrende gel diyor,daha sonrada direksiyon testi yapiliyor...15 yil kadar evvel kamyon ehliyeti almaya niyetlenmistim hemen hemen sorularin hepsini ezberledim tabi bir kac ay zamanimi aldi, ilk testte kaybettim daha sonra bir daha bilgisayar testine girdim bu sefer gectim,ya bu yasdan sonra kamyon ehliyetini ne yapacaksin diye vaz gectim...
      .....trafik ofisina RTA denilirdi 10 yildir isim degistirdi simdi service oldu,bilgi sayar trafik bilgi testi icin degisik dillerde test yapiliyor,yeni gelen gocmenlere kolaylik oluyor..
      ....19 aralik gunu araba ehliyeti aldim 25 aralik christmas buyuk bayram, bir kac gun tatil,yeni ehliyetli kisi arabanin onune plakanin yanina ve arkaya kirmizi P harfi kucuk plaka koyar,digerleri arabadakinin yeni ehliyetli sofer oldugunu anlar,bir yil bu plastik P harfi tasinir simdi 3 yil oldu,bir yil kirmizi diger yillarda mavi ve yesil olarak konuluyor ve yeni soferin alkol kullanma hakki sifir.
      .....ehliyeti aldik, ev sahibim ve bir iki aile newcastle sehrine gidecegiz dediler 180 km uzakta,orda bir hemserileri varmis aile problemleri varmis, iyi o zaman bende sizinle geleyim dedim,takildim peslerine, 4 araba ana yolda gidiyoruz hava cok sicak,uzerimde aklet var,yukardan asagi sarkan emniyet kemerinide asagi indirdim bir belimdeki tutuyor,baktim yanimda bir araba korna caliyor kocaman bir ford araba, cek kenara diyor allah allah bu adam ne istiyor diyorum,neyse cektik kenara,markasiz polis otosuymus,adam yanima geldi senin kemerin bagli degil dedi, asagi gosterip bak bagli iste dedim, olmaz cok tehlikeli, kayis omuzdan asagi olacak dedi ve bana 20 dolar ceza yazdi,ehliyeti aldik bir hafta sonra ilk cezamizi yedik.... 3gunluk macerali bir newcastle gezisinden sonra eve donduk, yolda araba bir kac sefer istop etti,,,hararet gosteriyor,megerse radyotor termostati bozukmus calismiyormus,ilk tamir isimizde boyle basladi.

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan

    sir.altan tarafından gönderilen son iletiler

    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      ....7-8 gun evvel oglumu ailesini hava alanina birakmistim,dun aksam onlari hava alanindan almak yine bana dustu, havada biraz yagmurluydu etraf karanlik,mevsim kis oldugu icin hava erken karariyor,bir yerde anladimki bu yasdan sonra geceleri araba kullanmak bana gore degil.Hava alanina gitmeden bir yerde bekledim ucak indikten sonra hepsi hazir olunca oglum telefon ediyor, oglum telefon etti, bizim valizlerimiz cikmak uzere sende gel dedi,gidecegim 10 dakikalik yol,motorway,gittim 15 dakika musaadeli yolcu alma yeri var, baktim bizimkiler yok, telefonla aradim, tamam son valizide aldik geliyoruz dediler,onlar hizli hizli geliyorlar 4 valiz var saatime baktim 15 dakikanin dolmasina iki dakika kalmis, torunlar kucaklasmak istiyor,cabuk cabuk atlayin arabaya dedim,15 dakika dolmustur diye oglum kartini cikardi,neyse boom gate e geldik bileti makineye verdik kol kalkti,iyi dedik 10 dolar vermekten kurtulduk,yani bir dakika gecse yarim saatlik para aliyorlar.

      .....gelin hanim ya baba bu sefer hawaii yi cok pahali bulduk her sey guzel ama her seyler cok pahali olmus, bir daha gitmeyiz dedi...neyse arabayi oglum kullandi sag saglim evlerine geldik, ordanda ben kendi evime geldim...

      .....bir ay kadar evvel evimin onune sokaga bir araba parketmis kucuk mazda bir hafta araba yerinden kimildamadi iki hafta gecti ayni,allah allah calinmis araba olmasin dedim, 3 hafta gecince belediyeye telefon ettim,eger arabanin ruhsati bitmisse 7 gun icinde kaldirin diye sari kagit yapistiriyorlar, araba gitmezse kendileri aliyorlar,
      ,,,,,belediyede bir alem once bant cikiyor bunu istiyorsan ikiye onu istiyorsan bu numaraya bas filan,ben 4 numaraya bastim biraz bekledim bir bayan cikti aksani guzel, anlattim arabanin plaka numarasini verdim, oooo coktan expire olmus dedi,yani rego bitmis, tamam ilgileniriz ,birisini gonderirim dedi, bir iki gun sonra geceleyin araba gitti, sahibimi aldi yoksa belediyemi cektirdi bilmiyorum,bizim sokagin bir ucu ana yola ciktigi icin bir cok arabalar kestirme olsun diye bu sokagi kullaniyorlar,bazen aynalarimiz kiriliyor,bir iki komsumda cok araba var nereyi bos bulurlarsa parkediyorlar.....

      ...Australyada tehlikeli hayvanlar var derler, orumcekler yilanlar kopek baliklari, timsahlar, gercekten hepsi var,fakat en tehlikeli olanlarida kopek baliklaridir,iki hafta evvel sydney icindeki bir plajda 35 yaslarinda bir bayan yuzerken kopek baligi saldirisina ugradi,kadinin yuzdugu yer boyunu bile gecmemis,neyse etrafta bir kac kisi varmis yardima kosmuslar kadin yaralandi ama olmedi,,,,,devlet 70 tane plaji tariyacak durone IHA sistemi kuracakmis sirf kopek baliklari icin.,

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      .....Kendim kucuk yasdan beri futbol hastasiyim,sokak aralarinda plastik toplarla mac yapardik,,,Australyada oglum 8-9 yaslarindayken kulube yazdirdim 4-5 yil defans elemani olarak oynadi,sonra basketbola dondu, adam oldu evlendi 2 erkek oglu oldu,,,bebelerin popolarinda bez varken top tekmelemeye basladilar ayni sekilde yuzme dersleri aldilar,en buyugu 16 yaslarinda iki yil evveline kadar bir kac degisik kulupte oynadi,cocuklarin futboluda cok ciddidir yani mahalle maclari gibi olmuyor,hakemi var saglikcisi var normal antremanlar var,,,,, son iki yildir iki delikanli sydney olympic takiminda oynuyorlar..Gurupta 15 takim var,takim deplasmana giderse bir kac yas gurubuyla gidiyor....bu sezon takim home graund yani kendi sahasini bizim eve yakin olan bir spor sahalarina aldi, turubunlu stad hem futbol oynaniyor hemde atletik yarismalar filan oluyor....

      ....iki hafta evvel oglum telefon etti baba bu hafta cocuklarin maci burda bu saatte gel, gelen takim newcastle jets,ana takim ligde oynuyor, ayni zamanda takimin kiz oyuncularida var onlarda pazar gunleri oynuyorlar,newcastle jet iyi takim guzel mac olacak dedi, mac 4,45 de basliyor,gittik bir onceki macta kucuk torunun takimi galip gelmis,,,,buyuk torunun maci basladi, devamli atak yapiyorlar ama gol yok,birinci devre bir gol yediler, ikinci devre bir kac gol atariz diyoruz,ikinci devre ortalarina dogru bizimkiler iki gol daha yediler, bende ogluma donup gercekten iyi mac oluyor hadi bana eyvallah deyip eve yurudum.,newcastle takimi 180 km uzaktan geliyor, garibanlarin bolgelerine yakin bir takim varmis diger 13 takim sydney civarlarindan....

      ..daha evvel kucuk torunun macina gittim,bir tane afrikali oyunculari var,cocugun babasi tam fanatik, mac baslar baslamaz bagirmaya basliyor mac bitene kadar susmuyor, allah oyle bir ses vermis ki iki km uzaktan duyulur yani,adam bagirirken bende donup kim bu crazy dedim millet guldu iyiki adam biraz uzaktaymis,
      ..gecen hafta yine oglum telefon etti, baba bu hafta yine burda oyniyacagiz buyuk oglanin maci heyecanli olur gel dedi,,,, eeeeee gecen hafta heyecanli olacakti 3 gol yediler bu hafta gelmiyorum dedim, cumartesi oynadilar pazar gunude hawaii ye gidecekler evlerinden alip hava alanina goturdum, buyuk oglan ah be dede dun maca gelmen lazimdi mac cok iyi gecti 5-5 berabere kalmislar.
      ....benim torunlar benim boyumu gecmek uzereler benim boyum 1,66 cm,,,, sahaya cikiyorlar takim arkadaslari ve rakip takim oyunculari bir hayli uzun boylular,yas gurubu ayni ama baya iri ve saglam oyuncular,bende oyuncular arasinda benim torun nerde diye bakiyorum.

      ..kucuk torunun takiminin kalecisi biraz uzun boylu,iki sezon evvel mac bitmis,oglan gecerken hakeme bir omuz atmis,cocuga bir sene futboldan men cezasi vermisler. kalin saglicakla

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: World Cup 2026 - FIFA Dünya kupası

      .kanada son saniyelerde attigi golle 16 ya kaldi, bu arada ingiltere krali charles skotland icin uzuntulerini bildirirken kanada ingiltere ve australyaya da bol sanslar diledi.

      Gündem içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: World Cup 2026 - FIFA Dünya kupası

      ....video yu parca parca izledim, oooo my gooooddd..gercekten et mamulleri porsiyonlari kocaman kocaman.....Bazi insanlar vardir onlerine ne
      konursa tabaklari yalarcasina silip supururler, 2019 yilinda turkiyede tatil yapiyoruz konyada mevlana turbesine yakin hic isimli otelde kaliyoruz sabahleyin tepsi icinde masalara kahvalti getiryorlar, karsimdaki masada bir adam var onune tepsiyi getirdiler, her sey var,adam bir iki dilim bir sey yedi kalkti ve bana yahu o kadar cok sey getirmislerki karnimdan evvel gozum doydu dedi.

      Gündem içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: World Cup 2026 - FIFA Dünya kupası

      ....australya takimi gurup ikincisi olarak 32 ye kaldi, gelecek cuma gunu misir takimi ile oynayacaklar,australya saati ile sabaha karsi0,3.00 olabilir,turkiye elenince australyayi destekliyecegim burasida benim vatanim sayiliyor.....gecenlerde izledigim bir mac di galiba kanada ile isvec veya isvicre oynuyordu baktim butun stad kipkirmizi renge burunmustu,dunya devletlerinde bir zenginlesme var zannediyorum oynanan her maca cok seyirci geliyor,internette okumustum bir stadda bir bardak biraya 40 dolar istemisler.

      Gündem içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: World Cup 2026 - FIFA Dünya kupası

      ..en beyendigim mac ingiltere ve hirvatistan maciydi futbol sevenler icin cok heyecanliydi, bir sonraki macta ingiltere gana karsisinda basarili olamadi,bu gun persembe,bu gun ve yarin cok mac var yani gurup maclari bitiyor,32 takima kalanlarin maclari daha heyecanli olacagini dusunuyorum. cuma gunu australya paraguay ile turkiyede amerika ile oyniyacak, oziler ve turkler her ikiside benim takimim sayilir,turkiye takimi eve donecek o garanti,gidebildigi kadar ozileri destekliyecegim yani izleyecegim....dunya kupasi finallerine katilmak bir basaridir,avrupadan asyadan bir cok takim katilamadi,,her takima basarilar.

      Gündem içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      ..Sydney de petrol fiatlari bir hayli dustu E10 etanol litresi $1,55 civarlarinda 95 oktan$ 1,75 cent civarlarinda,bir iki ay evvel basbakanimiz petrol fiatlarindan 26 cent vergi dusmustu,fiatlar boyle kalirmi yoksa uste vergi gelirmi allah bilir.

      ....2026-2027 mali yilinda australya hukumeti 185,000 gocmen alacakmis bu rakkamin 150 bini nitelikli yani sanatkar veya okumus takimindan skilled people deniliyor ve bu 150 bin kisi simdiden icerdeymis,her hangi bir sekilde gelip kalici oturum muracaati yapmis olanlardir, geriye kalan 30 binlink kontenjanda aile birlestirmeleri icin filan.
      ..Australyaya en cok hindistandan chinden ve phlippinlerden geliyorlarmis yani buyuk gocmen kitlesi bu ulkelerden....Australyanin bazi sehirlerini gezdim bazi gorulecek yerlerini gordum,kita turkiyenin 10 misli buyuklugunde her yeri gorme imkanimiz yok,ne maddi imkanimiz nede zamanimiz olur...Birkac ay evvel you tube izliyordum,gulsah isimli bayan motorsikletle butun australyayi geziyor,merak edip takip etmeye basladim kizcagiz adim adim kitayi gezdi, onun sayesinde merak ettigim bir cok bolgeyide videosundan gordum.
      Western australia eyaletinde albany adli bir kasaba var bu motorlu kiz orayada gitti,birinci dunya harbi baslayinca australyali askerlerde canakkaleye gonderilmek uzere bu kasabadan gemilere bindirilmisler tarihi orda basliyor,birinci dunya harbi bittikten sonra bu kasabanin limanina ataturkun heykelini dikmisler hala duruyor,52 yildir burdayim o heykeli o kiz sayesinde duymus oldum.

      ..kalin saglicakla

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: World Cup 2026 - FIFA Dünya kupası

      ......gercekten hayalkirikligimiz cok buyuk oldu,ailece oturduk mac izledik hop oturduk hop zipladik ama sonunda sukutuhayale ugradik, fatura kime kesilir allah bilir,Arda guler sahada bos bos gezindi,hocanin onu oyundan alip daha aktif olacak bir oyuncu koymasi lazimdi......bu macera bitti sayilir umutlarimizi iki sene sonraki avrupa kupasina sakliyalim.bu kupada en cok sevdigim sey kocaman kocaman ulke bayraklariydi,onlari diken ve hazirlayanlar sagolsunlar.

      Gündem içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: World Cup 2026 - FIFA Dünya kupası

      ......amerikada basketbol. basebol ve amerikan futbolu on siralardadir ve cok seyirci cekerler,MLS Soccer benim kanaatima gore cok seyirci cekmiyor,bu anda dunya kupasi maclarina bakiyorum stadlar tiklim tiklim tiklim dolu,,,,,bu dunya futbolu sayesinde bazi sehirlerin iyi para yapacaklarini dusunuyorum,hafta sonu australya amerika ve turkiye paraguay maclari var,bekliyelim ve gorelim.

      Gündem içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      ..Yeniden merhabalar.

      ....zaman zaman you tube de australyaya nait klipler goruyorum,tabiki para kazanmak amaciyla yapilan videolar,baktigimiz zaman hersey guzel ve renkli gozukuyor..Australya 40 yil evveline kadar ruyalar ulkesiydi,ama artik degil,doga guzellikleri var inkar edilemez,guzellikler genellikle sahildedirler yani deniz kiyilari guzel uzun ince kumlu plajlari filan bazi bolgelerde az orman vardir,cok orman yoktur agaclik coktur orman olmadigi icin bush denir..

      ...Parasi olan icin gezilecek gorulecek yerleri cok,ama hic bir zaman avrupaya benzemez.......Australyaya gelen kisi evlenerek bir ailenin yanina geliyorsa sanslidir, diger sekilde tek basina gelip veya coluk cocukla gelip yeni bir ulkede yeni bir duzen kurup hayata sifirdan baslamak istiyorlarsa cok zordur.....Gecerli bir meslek yoksa is bulmak zordur,basit iki odali dairelerin haftalik kirasi 500-600 dolar arasindadir, bahceli bir ev kiralamak 800 dolar filan civarlarlarindadir. kadin ve kocanin beraberce is bulup calismalari lazimdir..

      ....sydneyin uzak semtlerinde 900- ve bir milyon dolar arasi alinacak evler bulunur,sehire yaklastikca ev fiatlarida cok artar,diyelimki sehire 30 km lik daira cercevesinde 1.3 milyon dolardan asagi ev bulmak zordur.satilik evler pahali ve gun gectikcede pahalilaniyor, turkiye gibi parsellenmis arsalar yoktur,parasi olanlar eski ev alip yenisini yapiyorlar.....

      .....Benim gelin hristiyan ortodox,balkanlardan,,,,,25 aralik onlarin christmas bayramlaridir, bir bayramda amcama gidecegiz demisti,gitmisler amcasinin yengesinin bayramlarini kutlamislar, iki haftaya yakin zaman sonra yine amcama gidiyoruz bayramlarini kutlayacagiz diyorlar, yahu cristmas da gitmisdiniz.... Amcanin hanimi katolikmis, 25 aralikda katoliklar christmas kutluyorlar, on gun sonrada ortodox olanlar christmas kutluyorlarmis....Bir ana din iki branc bir bayrami iki hafta ara ile kutluyor.
      ..kalin saglicakla

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan