• Kayıt Ol
    • Giriş
    • Arama
    • Kategoriler
    • Güncel
      • Popüler Konular
      • Beğenilen İletiler
    • Popüler Konular
    • Beğenilen İletiler
    • Takip Duvarı
    • Takip Edilen Başlıklar
    • Yer İmleriniz
      • Kullanıcılar
      • Gruplar
    • Kullanıcılar
    • Gruplar
    • Harita
    • Takvim
    • Social Media
      • Facebook Group
      • YouTube Channel
      • Facebook Page
      • Twitter Page
      • Instagram Page
    • Arama
    1. Ana Sayfa
    2. sir.altan
    Üyelik oluşturma, email adresi onayı veya foruma giriş konusunda sorun yaşayan üyelerimiz [email protected] adresine email gönderebilirler!
    S
    • Profil
    • Takip Edilenler 0
    • Takipçiler 15
    • Konu 10
    • İleti 1063
    • En İyi 800
    • Tartışmalı 8
    • Gruplar 1

    sir.altan

    @sir.altan

    2508
    İtibar
    897
    Profil Görüntülemeleri
    1063
    İleti
    15
    Takipçiler
    0
    Takip Edilenler
    Katılım Tarihi: Son Çevrimiçi Zamanı:
    Konum australia

    sir.altan Takip etme Takip Et
    ⭐⭐⭐

    sir.altan tarafından gönderilen en iyi iletiler

    • Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      ...konuyu acip acmamak icin biraz tereddut ettim,forum kurallarina uymazsa yonetici arkadaslar silebilirler...yazacagim seyler sahifeler dolusu olabilir,nerden baslayip nereye geldim gibi..

      ....australyada eski bayramlarin bir tadi vardi,son bir kacyildir bayraminda tadi tuzu kalmadi,bilhassa virus dolayisiyla insanlar cok SIKI-FIKI olmak istemiyorlar.bayram hafta ici olunca bayramlasmak zor oluyor,bayramlasma kucaklasma hafta sonuna kaliyor,kendi cocuklarimdan bir 500 metre otede otururlar,kari koca calisiyorlar erken gidip gec geliyorlar,ancak cumartesi aksam uzeri bana geldiler yedik ictik bayramlastik,emekli ve calismiyan insanlar bir birlerine gidip gelebiliyorlar,yinede eski tutkunluk cok azaldi,,,

      ...aksam saat 20.00 yi gecmisti cocuklarimi ugurladim,malum mevsim sonbahar hava erkenden karariyor,bizde pijamalari giymek uzereydik kapinin zili calindi,kapida 3 kisi iki kadin islam usulu kapanmislar birde zayif ve yasli adam,kadin ve kizini zor tanidim adamin kizi ve torunuydular,,10 yila yakin yildir gormedigim kisilerdi,bazi sebeblerden baska bir sehire gitmislerdi,uzun zaman gorusmuyorduk, adam hastalanmis, bir kac aylik omur bicmis doktorlar,onlarda bir muddet icin sydneye gelmisler,adami taniyamadim,zayiflamis suzulmus zorla konusan zorla adim atan adam....bu adam benden 9 yas buyuktu,australyada ilk tanismis oldugum aile dostumdu,36 yil yedigimiz ekmek ictigimiz su ayri gitmemis gibiydi,2010 yilinda esi vefat etti,her zaman bacim dedigim bir hanimdi,cocuklar miras pesine dusunce aileleri dagildi...
      ..oturduk bir iki saat sohbet ettik,adam gercekten hasta kalbine pace maker koymuslar bogazinda kanser var,sarildim gozlerim yasardi,adami fazla yormadan biraz eskilere gittik,neler yapmistik neler yapmamistik,birbirimize baktik ve koskoca bir omuru yitirdigimiz anladik. ne derler bir yerde( hayat hikayelere ) gider.....iste iyisiyle kotusuyle,tatlisiyla acisiyla australyada bizim hayatimizda hikayelere gitmis...uzun bir hikaye 47 yili bulan bir gurbet hikayesi...

      ..hayatta kimseyi kandirmadim,internet uzerindede ben buyum suyum diye yazmadim,tahsilim orta iki terk,,,elimden geldigi kadar kendimi yetistirmeye calistim,hala da bir seyler ogrenmeye calisiyorum.yasim 75 oldu grampi old man....askerden sonra bir alman firmasinda ofis isi buldum,isimi iyi yapiyordum,dikkatli yapiyordum seflerim sevdiler,daha mesuliyetli kisma verdiler tabi maasimizda yukseldi,ne varki artan maas hic bir zaman artan zamlari karsilamiyordu,kimse istedigi hayati yasiyamiyordu,bu arada evlendik birde kizmiz oldu,turkiye kendi vatanimiz ama siyasicilik cok, dincilik cok,aile dostu secmek zor.....1967 yilinda avusturyadan abim australyaya goc etmisti...hikayesini soyle anlatir, austria gazetelerinde bir ilan cikmis, gunesli ve sicak bir ulkede yasamak istemezmisiniz gibi,,,hemen muracaat etmis ve gocmen olarak istegi kabul edilmis kisa zaman sonra ucakla australyaya gonderilmis....1972 nin sonlari veya 1973 yilinin baslarinda abime mektup yazip, imkanin varsa benim ve ailem icin istek yap dedim,kendiside orda yalniz oldugun icin istek yapti,bir muddet sonra ankara konsolosluguna cagirildik,mulakata girdik doktor muayenesine girdik.mulakatta seytanca bir soru sordular,australyada ne kadar kalmak istiyorsun veya kalacaksin diye,valla ne kadar musaade ederseniz o kadar kalirim dedim,sen memurluk yapiyorsun orda ne is yapacaksin, yine valla ne is olursa yaparim,burdaki isim hep makineler arasinda dolasmakla oluyor biraz makinelerden anlarim filan...mulakat bitince yakindaki bir saglik merkezine gonderildik, kan testi yapildi rontgen cekildi.konsolosluk doktoru muayene etti....hatunun kalbinde problem buldu,iyi degil gidin EGS cektirin dedi,cektirdik gercekten problem var zaten daha evvel huylaniyorduk,yine de doktordan allah razi olsun,esinin kalp problemi var diye bizi geri cevirmedi,,siz gidin zamani gelince biz sizi ariyacagiz dediler.
      .....ayni calistigim is yerinden bir arkadasda ayni gun mulakata cagirilmis,hatunu cok kapaliydi,onada orda ne kadar kalacaksin diye sormuslar, oda biraz para yapip donecegim demis ve red yemis.
      .devami gelecek...

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      ....australya tum dunyadan gocmen alimina 1967 yilinda basladi,zaten 1970 lerde filan australyayi bilen taniyan yoktu,australyayi avusturya ile karistiriyorlardi,cehennemin dibindeki bir ulke,askerligimi yaptiktan sonra muracaat etmedigim icin de cok pismandim bizim mahalleden bir tanidigin oglu gitmisti,benden yasli biriydi,,gonderdigi mektuplarda pek iyiden bahsetmiyormus,kimileri ya orda cok zehirli yilanlar var timsahlar var, yerlileri adam yiyorlarmis filan,efsanemi efsane,australyaya gidecegimi anama babama soyleyince bilhassa anam cok uzulmustu,ah evladim sen el memleketlerde yapamazsin ziyan olursun diyor arasira agliyordu.australya konsolosluguna gittigimiz zaman bir iki brosur vermislerdi,baska hic bir bilgi yoktu,hep kulaktan duyma seyler dinliyorduk.
      ......Sansimiz varmis 1973 yilinin sonlarina dogru konsolosluktan mektup geldi istegimizi kabul etmisler ve bize bir senelik dusunme,tasinma goc etme zamani veriyorlar,bir yili kim bekler.en kisa zamanda pasaportumuzu cikardik, o zamanlar emniyet amirligi galiba istanbul sirkecideydi,hatunu ve cocuguda bir pasaporta sigdirdilar,kendi imkanlariyla is bulmus diye yazdilar,o zamanlar gocmen kelimesi kullanilmiyordu isci olarak gurbete gidiliyordu.....karli bir kis gununde trenle ankaraya gidip pasaportumu verdim,ilk pasaportumdur hatira olarak hala saklarim.zannedersem vize vurup posta ile bize gonderdiler,pasaportun arka sahifesine 3 tane pul yapistirmislardi,vize numarasi varmiydi yokmuydu bilemiyorum....
      ........ pasaportu cikardik devamli oturum vizesini aldik,geriye ucak bileti kaldi,nasil gidilir nerden gidilir bilemiyorumki,o zamanlar australyaya turkiyeden dogru durust ucak gitmiyordu,cepte bilet parasida yok,biraderin evinde telefon yok,eh mektupla bilet istedik gidince calisip odiyecektim, sag olsun kisa bir zaman sonra pan-amerikan ucagi ile gitmek icin biletlerimiz geldi acik bilet,taksimde pan-amerikan ofisine gidip gun ayirdik,27 ocak 1974,,,,,babamin evinde oturuyordum, kiz kardeslerimden biri kocasiyla kavga edip baba ocagina donunce bende kiraya cikmistim kiraya ciktim bir kac ay sonra australya vizesi cikti,,,kisa zamanda esyalari elden cikarttim gideriz diye fazla bir esya almamistik kimisini sattik kimisini hediye ettik,belki bir gun geri geliriz diye bazilarini emanet biraktik,baldiz hanima bir iki sey birakmistik yorgan veya battaniye olabilir kadin geri geliriz diye 40 yil saklamis.

      ...yolculuga 3 hafta kala is yerinde istifami verdim, baska bir imalat kisim sefi degerli abi vardi benim isi ona devrettiler bende 3 hafta icinde elimden geldigi kadar isi ogrettim,yaptigim is fabrikanin is takibiydi,nerde ne is yapiliyor ne zaman teslim edilmesi lazim,is normalmi gidiyor yoksa geridemi filan, 5-6 kisilik bir guruptuk,bir kisim isi hazirlar is imalathanelere gider geri takibi bana duser, gerci basimda bir alman birde turk sef var,ama is benim omuzlarimda donuyor.
      ....fabriklanin ticari sefi vardi sydneyde uzaktan kuzeni varmis,bir sise raki alsam gotururmusun diye sordu,memnuniyetle dedim, iki sise raki parasi verdi bir sisede kendine al dedi, galiba bir sise parasini geriye verdim.bilmedigim bir yere iki sise raki ile gitmek,zaten uzerimde bir manevi baski ve heyecan var...

      .....son maasimi aldim yatak odasi takimini sattim cebimde bir miktar para oldu,ee australyada turk parasi gecmiyor tabi,gercek olarak o gunlerde australya dolarinida kimse tanimiyordu, yine o gunlerde doviz burolari diye bir sey yoktu,dovizler ya merkez bankasindan yada baska resmi bankalardan aliniyor,merkez bankasina gittim bir kacyuz dolar amerikan dolari almak istiyorum dedim, bir bayan gorevli isci olarak gidiyorsaniz doviz alamazsiniz ve 100 tl den baska para da cikaramazsiniz dedi,ee napicaz dedim,herkes nasil yapiyorsa sende oyle yap dedi.,cattik belaya valla.....sehir icinde bir bankada osmanli bankasi olacak amca oglu kuzen muhasebeci olarak calisiyordu,birde ona ugrayip fikir alayim dedim, gittik cayini ictik,baska bir arkadasina sordu, turistik olarak 800 dolara kadar alabilirsiniz kimse bir sey diyemez dedi,,,hmm iyi haber,para ve pasaport yanimdaydi hemen 400 amerikan dolari aldim,pasaporta islediler,acayip gunlerdi o zamanlar bir simitcide 10 cent cikti diye cocugu mahkemeye vermislerdi.
      ..arkasi gelir...

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      ..25 aralik hristiyan dunyasinin en buyuk dini bayramidir, christmas denir,aylarca evvel hazirliklar yapilir, bir cok evlerin duvarlari bahceleri isiklarla donaltilir,cesit cesit sekiller yapilir,yarisma bile yapilir,kendim 29 ocakta australyaya geldim hala bayramin etkileri vardi her taraf isil isil di,turkiyede elektrik kisintilari oluyordu,burda isil isil carsilari gorunce,elektrik durumu iyi olmali dedim.

      .....sydney hava alanindan ayrilip biraderin evine geldik, kendisi daha evvel sehir icinde bir kibrisli. vatandasin evinde oturuyordu adam oda oda evini kiraya vermis,birader uzaklarda 9.000 dolara ev bulmus uzak filan demeden almis, australyaya ilk gelen vatandaslarimiz turkiyenin ayni bolgelerindense iki aile birlesip bir ev kiralayip beraber yasiyorlardi,tabi bazilarinin suyu cikiyor,iki ailenin bir arada yasamasi zordur, ama biraz para yapalim diye insanlarimiz bir cok seylere katlaniyorlardi.

      ..hava alnindan eve geldik biraz dinlendik biraz uyuduk aksam uzeri biraderin bir kac aile dostu hos geldine geldiler tanistik,yil 1974 ne turk gazetesi var,ne turk radyosu var, ne de turk televiztonu var,turkiyeden gelenler canli haber kaynagi oluyor,tabi bizede turkiye hakkinde sorular soruyorlar,ne derler bir koy var uzakta gelmesekde gitmesekde o koy bizimdir..... cay kahve bira ictik ve sistik, evi dolasiyorum yatak odalari var banyo var mutfak var ama tuvalet yok, allah allah garibime gitti,kucuk yegenlerden birini yakalayip evlat tuvalet nerde dedim cocuk arka bahcede kucuk bir kulube gibi yeri gosterdi, hmmm tuvalet ordaymis diye yurudum kapiyi actim, anaaa icerde teneke cop bidonu gibi bir bidon var uzerine bir tuvalet kapagi konmus iste tuvalet, o zamanlar o bolgeye tuvalet kanallari gelmemis her kes ihtiyacini tenekeye yapiyormus haftada bir sefer kamyon gelip tenekeyi bosaltiyormus,neyse iki yila kalmadan kanallar acildi tuvaletler baglandi,...

      ....turkiyedeyken kucuk pilli bir radyom vardi gelirken onuda valize atmistim turkiyede radyom yatagin bas ucunda durur sabahleyin acip dinlerdim,zaten bir tane radyo istasyonu vardi,,,,yattik uyuduk sabahleyin kalktim, radyomu actim, eeeyyy radyodan baska sesler geliyor,baska bir dunyadan baska bir dunyaya gittigimiz o sabah gercek olarak anladim...bir iki gun dinlendik biraderin bir arkadasi geldi hadi gel is ariyalim dedi, islerin cogu flemington auburn silverwater bolgesinde, raki getirdigim sahisda auburn bolgesinde oturuyormus evine gidip hanimina rakiyi verdim kadin ingilizmis, adamda emlakcilik yapiyormus adami sonradan gordum,bir kac fabrika dolastik is bulamadik, o zamanlar kapi kapi dolasip is araniyordu,fabrika coktu,issiz olan azdi.

      ..bir hafta filan oturduk, oralarda yine kibrisli bir arkadas varmis ford fabrikasinda eleman alma islerine bakiyormus,birader ile misafirlige gittik,cay kahve filan isden bahsettik, adam ben evde is konusmam pazartesi fabrikaya gelin dedi, ford araba imal eden fabrika homebush denen bir bolgede, pazartesi gunu fabrikaya gittik o arkadasi gorduk, tamam elemana ihtiyacimiz var aliyoruz dediler, ertesi gun ise basladik is tulumu filan verdiler, 40 saatten fazla calisma maas haftalik brut 52 dolar,,araba fabrikasi montaj isi, araba boyahaneden cikinca bant uzerine yuruyor her kes bir yerde duruyor araba onune gelince takacagi seyleri takiyor sallanmak yok cunku bant durmadan gidiyor biri arabadan cikiyor diger eleman giriyor icine disina herkes bir sey takiyor,banada bir is verdiler, sabahleyin 15 dakika kahvalti cay molasi oglenleyim 30 dakika yemek molasi gerisinde tam gaz calismaya devam.. tv programlarinda araba fabrikalarini goruyorum simdi her seyi robotlar yapiyor,bir araba ancak 5-6 kisinin eli degiyor.
      ..60 kilonun altindayim zayifim,iki hafta sonra bileklerim agrimaya basladi, 5 yildir kalem kagitla ugrasmistik,burda fabrika isi yapiyoruz,gece saat 2-3 olur bileklerim agrimaya baslar uyanirim uyuyamam....
      .....biraderin evinde iki hafta kaldik, ev onlara yetmiyor,bir hafta sonu evden ayrildilar geldiklerinde size ev bulduk dediler, turklerin gettosu olan auburn bolgesinde eski bir tanisiklari varmis,adam evinin bir kismin bolmus bir oda tuvalet mutfak yapmis,icinde kiraci varmis cikiyormus,bizde girelim dedik gittik evi gorduk,ev sahibi ismail abi, ankara civarlarindanlar, ev kirasi 20 dolar,elektrik su ev sahibine ait,,,K-mart diye bir magaza vardi gittik bir iki battaniye carsaf filan aldik,
      ... o yillarda cok gocmen geldigi icin her tarafta ikinci el ev esyalari satan dukkanlar vardi, yine birine gittik bir yatagiyla karyola,bir gardorop bir yemek masasi aldik,mecburen ikinci el esya ile yasma basladik, dukkan sahibi australyali keci sakalli agzinda piposu iri yari bir adam,adam esyalari getirecek gittim kamyoneti var yukledi, gec arabaya otur dedi, sofer koltugunun yaninda koca bir kopek,kendi arabam yok mecburen kopegin yanina oturup kiralik eve kadar geldik..

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      ...bilgi sayarima dinle diye bir album yapip yuklemistim,bazen kulakligimi takar bir album secerek dinlemeye baslarim,simdide oyle yaptim,,hem muzik dinliyecegim hemde bir seyler karaliyacagim,okuyanlar insallah okurken SIKILMIYORLARDIR...2005 yilina kadar pek turkce ile ugrasmadim yabanci gazeteler okur yabanci muzik dinlerdim,ingilizce yazimda felaket,2003 veya 2004 yillarinda forumlara dadandim ve tekrar turkce yazip okumaya basladim, tabi yillardir turkce ve ingilizce birbirine karisti,gerek turkce gerek ingilizce olarak bazen yazdigim gelime dogrumu diye dusunuyorum,gerci bir cok kelimeler avrupa dillerinden turkcemize girmis...

      .....her gun bir seyler yazmaya calisiyorum ilgi duyup okuyanlara tesekkur ederim..
      .....turkiyede calistigim sirkette seflerin gorevlilerin cogu ya almanyada yetismis ya da almanyada tahsil yapmis insanlardi,bir abimiz vardi,australyaya gidecegimi biliyor, bak kardesim avrupalilar temiz giyinen insanlari takdir ederler,sende gittigin yerde takim elbiseni giy kravatini tak oyle gez dolas edi,eyvallah abi dedim.
      ....australyaya geldik, blacktown diye bir bolgede alis veris merkezi var,birader oraya goturdu,iste biraz shoplara filan bakiyoruz insan cok ,kadinlara bakiyorum kisacik sortlar,ustlerinde acik sacik kisa kolu t-shirtler filan erkeklere bakiyorum cogunda yine kisa pantolon short,kimin ayaginda tokyo tellik var,yani millet yari ciplak,gerci mevsim yaz, turkiyedeki abinin soyledikleri aklima geldi gulmeye basladim.gerci bir muddet kendim takim elbise giyip kiravat taktim....bir kac yil gecmisti,is yerinde elim hafifce kesildi doktora gittik bir kac gunluk istirahat verdi,raporu is yerine goturmem lazim, giydim takim elbisemi is yerine gittim,kucuk bir fabrika ofise girip raporu veriyorum mudur pozisyonundaki sef gordu, takim elbiseli kravatli gorunce hayrola altan cenazeyemi gidiyorsun diye sordu.

      .....ford araba montaj fabrikasinda calismaya basladim,auburn bolgesine yerlestik kucuk tek odali evde oturuyoruz,ev sahibine abi bana tv ve buz dolabi lazim dedim, carsida beyaz esya satan bir magazaya gittik,adaminda ingilizcesi yok gibi nasil anlattiya anlatti,imzaladik bir kagit aksam uzeri eve kucuk bir tv ve boyu bir metreyi gecmiyen bir buz dolabi getirdiler,bilmiyordum aldigim seylere faizde odemisim.

      .ev sahibimin eside calismiyor ev kadini,bir gun benim hatunu alip hadi sana is ariyalim diyor,kadin daha evvelden calismis,bir plastik fabrikasina gidiyorlar,hatunu ise almislar,hatunda calismaya basladi,iki gun sonra baktim hatun isi birakip eve gelmis,ne oldu diye sordum, fabrikada makinelerden biri bozulmus veya durmus,eh ustalardan biride hatunun eline supurgeyi verip hadi sende buralari supuruver demis,hehe heh he , hatunun agirina gitmis isi birakip eve donmus.
      ..bir kac gun sonra ev sahibi hanim benim hatunu alip homebush bolgesinde olan buskuvit fabrikasina goturmus,sansi yaver gitmis burdada ise almislar,o zamanlar zaten etrafta bir kac buyuk fabrika vardi kadinlar buskuvite erkekler bir kac degisik fabrikaya giderlerdi,hatun buskuvit fabrikasinda 3 yil filan calisti orasida bant isiydi,hizli isler.
      .....australyaya gidecegim diye turkiyede biraz ingilizce ogrenmeye calismistim kitaplari cok sacma bir sistemdi gelmis zaman misli gecmis zaman gelecek zaman gibi,her seyden cok kelime ogrenmeye calistim ,galiba turkiyeden kucuk ingilizce turkce bir sozluk almistim.ingilizcede kendi ogrendigim kadariyla diger bir sey demek icin another denir other denir.....ford fabrikasina girdik isciler multikulturel,yuguslavyadan gelenlerde coktu,o zamanlar hepsine yugoslav derdik,bir tanesi bir sey gosteriyor, adavan adavan diyo,oburune nadavan nadavan diyor, ya arkadas ben yugoslavca bilmiyorum ingilizce konus diyorum, ya ingilizce konusuyorum diyor. another kelimesine adavan deyip duruyor,cok garibime gitmisti,,, tren istasyonunda tren bekliyorum biri karsi perondaki genci taniyormus nasilsin iyimisin filan diyorlar,sonra si,yaa diye bagiriyor allah allah si yaaa bu da nesi yahu, eh bazen jeton gec dusuyor,,, megerse see you diyormus,australyaya gelinde buranin ingilizcesinin daha baska oldugunun farkina vardim gerci dogru durust ingilizcem yok..

      ....hatun ise girdi oda haftada 43 dolar filan haftalik aliyor, biradere bilet borcumuz var onu oduyoruz....o zamanlarda bu gunku gibi cocuk yuvalari yoktu,cocuklar 5 yasinda okula basliyorlar ,bizim kiz 2 yasini biraz gecti,calismayipda evde oturan teyzeler nineler varsa gidip rica ediyorduk ya bizim cocuga bak iste haftada 10-15 dolar verelim filan,oyle insanlar vardi ve evde cocuk bakiyorlardi.....bu gunku aklim olsa birakmam ama o zamanlar mecburduk,simdiyse her kosede bir kindergarten var,hukumetde ailelere yardim ediyor.
      .ev sahibime gelen giden dostlari sayesinde bizde turklerle tanisip arkadaslik kurmaya basladik,malum herkesi aile icine getiremezsiniz,ford fabrikasinda calisirken benim bileklerimde iyi agirmaya basladi,cunku sekiz saat hic durmadan anahtarla tornavida ile bir seyler yapiyoruz arabanin kaportasina bir seyler takiyoruz,dayanamaz hale gelince kisim bosunu cagirip ben isi birakiyorum dedim, henuz australyada 3 ayligim, oda gitti daha buyuk sefini cagirdi, buyuk sef australyali,adam anlatmaya basladi,anlatti ben dinliyorum ne derse yes diyorum,anlati anlatti ve adam cekti gitti,usulen bir hafta evvelden bildirmek lazimmis bende oyle yaptim,isden ayrilmama iki gun kalmisti, bosa benim yerime adam buldunmu ofise bildirdinmi diye sordum,iste yarim yamalak ingilizce,elimden geldigi kadar ogrenmeye calisiyorum,,,bizim turk arkadaslarin ilk isleri arabalarina teyp taktirip turkce muzik dinlemek olurdu,ben teyp filan taktirmadim hep australya radyolarini dinleyip kelime ogrenmeye calistim,kucuk cocuk komik kitaplari alip okumaya basladim.
      .....kisim sefi sen ne diyorsun gibi bir sey yapti,yakinda kibrisli bir genc calisiyordu onu cagirip tercumanlik yapmasini istedi,ben isi birakacagimi soylemistim dedim,adam yine gidip buyuk sefi cagirdi, sef asik suratla geldi,kibrisli arkadas tercumanlik yapiyor,ilk isi birakacagimi soyledigim zaman adam yanima gelip konusmustu.. sen iyi calisiyorsun senin maasina zam yapacagim gitme, isini baska kisima alacagim gitme demis bende hep yes yes demisim,mahcup olduk tabi anlamamisim ozur dilerim ama isimi birakacagim dedim, sef suratini asip gitti,icinden bir seyler soylemistir...

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      ....5 yila yakin calismakta oldugum is yerinden hem sevinc hemde uzuntu icinde ayrildim,isim icabi fabrikanin her kosesini dolastigim icin her kesi tanirdim,hemen hemen 200 den fazla eleman ile vedalastim....kiralik ev bosaltip bir haftaligina yine baba ocagina donduk,pazar gunude australyaya gitmek icin ucaga binecektik, o zamanlar ataturk hava alaninin adi yesilkoydu...bir iki kisi hanimin ailesinden geldi,anam geldi carsiya inip bir minibuse bindik,eski pendik kadikoy minibusleri,sofere size 100 lira versem hava alanina gidermisin ve ayni zamanda bu insanlari geri getirirmisin dedim kabul etti,tabi bir hafta icinde es dost akrabalarla vedalastik.ilk zamanlar vedalasmak iyi geliyordu,sonraki turkiye tatillerimde hic vedalasmak istemedim,vedalasarak ayriliyoruz ve bir sonraki gelisimizde vedalastigimiz kisinin yasamini yitirdigini ogreniyoruz
      ..........hava alanina geldik ilk defa yurt disina cikiyoruz uzerimde korkunc heyecan var,aman bir aksilik cikmasin aman geriye donmiyelim diye...valizi verdik pasaporttan gectik,o zamanlar hava alani cok iptidai ve duzensizlik icindeydi.....ucak alandan uzakta bir yerde bekliyormus galiba yuruyerek gittik o seyyar merdivenlerden konulmus ucaga cikmadan saga sola bakindik,ilerde tel orguler var,baktim orgulerin arkasinda bizimkiler var son defa el salliyorlar,kendimizde duygulandik, duygulanmamak elde degilki her seyi arkada birakip bambaska bir ulkeye gidiyoruz. ve bir daha kismet olurda ne zaman geri doneriz,ne zaman ailemizle kucaklasiriz.

      .....pazar aksam uzereydi 27 ocak ucagimiz havalandi,vallahi kac yere indik kalktik hatirlamiyorum yani kadikoy pendik dolmuslari gibi indi kalkti,en azindan 6 tane diye hatirliyorum,hep ayni ucagami bindik degisik ucaklarami bindik onuda hatirlamiyorum,ayni ucak olmasi kuvvetle muhtemel,hindistan veya pakistanda tren vagonlari ustunde seyahat eden yolculari gormustum....
      .....ucakta turk olarak 2 bekar birde cocuklu bir bayanla tanistim, bayan balkan gocmenlerinden olacak turkcesi pek iyi degildi,australyaya daha evvelden gelmis,diger iki arkadasda ilk defa geliyorlar,bir tanesi izmirliydi,aslinda ailesi ile gelecekmis pasaport alirken yalnislik olmus hanimi ve cocugunu yazmamislar....in kalk in kalk iyi bir yolculuk yaptik, bir ulkenin hava alanindaydik salonda bekliyoruz ucak sirketinin kucuk ofisini gordum kapida bir gorevli var,adama aciz biz gibi midemi gosterdim,adam giti bir bufeden drink ve sandovicler getirdi,gerci ucaklarda yiyecek veriyorlar.

      ....pazar aksam uzeri veya ogleden sonra turkiyeyi vatani terk ettik, sali 29 ocak sali sabahi sydney hava alanina indik,birader almaya geldi,iki cikis kapisi var yalnis kapiya gitmisler ben baska kapidan ciktim ,biraderi buldum diger kapidan cikan yolculari gozluyorlar.hava alaninda ucaktan inince pek zorluk cekmedik,gumruk memuru galiba pasaporta yapistirilan pullari aldi,australyaya gidecegiz diye turkiyede biraz ingilizce ogrenmeye gayret etmistim,calistigim is yeri alman firmasiydi her seyin ismi almanca o yuzden cat pak almanca da ogrenmistim,hala aklimda bir kac kelime kalmistir.

      .welcome to australia. o zamanlar yeni gocmenlere new australian derlerdi,fazla irkcilik olmasin diye nazik lisan kullanilirdi.....biraderin kucuk bir hilman arabasi vardi,ingiliz arabasi,mount druitt diye bir semtte oturuyormus hava alaninda 30-35 km uzakta,bindik arabaya saga sola baka baka mt,druitt e gittik.
      ..devami var.

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • Amerika anılarım...

      .....2009 yili evliligimizin 40 inci yil donumuydu,ne yapalim nereye gidelim derken,bir hava yolu sirketi hawaii icin biletlerinde indirim yapmisti,tamam iste oraya gidelim deyip bilet aldik ve bu sayede amerika ile ilk tanismamiz oldu.Australya pasaportumuz oldugu icin net uzerinden esta vize aldik,o zaman 9 dolarda vize parasi odedik,bir kac dakikada vizemiz net uzerinden onaylandi....ucuz biletle gittigimiz icin ucakta ancak su icebiliyoruz,10 saatlik yolculuktan sonra honolulu sehrine indik,,,time line diye bir sey vardir,iki kutup arasinda hayali bir cizgi yaratmislar,ucakla giderken bu cizgiyi gecince bir gun geriye gidiliyor,diyelimki pazar aksam uzeri ucak kalkti 10 saat uctuktan sonra yine pazar sahabi erken saatte hawaii de olduk,giderken kazaniyoruz donuste kaybediyoruz.
      ....ucaktan inerken aloha hawaiiye hos geldiniz diye selamlandik,ucakta bir karantina formu vermislerdi ne var ne yok isaretledik,yiyecek gida bakimindan,buskuvit kuru badem ve cikolata vardi, pasaport gorevlisine soyledim karta bir kirmizi daire cizdi, cikis kapisina yaklasirken baska bir gorevli karta bakti ve cikis kapisini gosterdi.aloha welcom to hawaii..

      ....o zamanlar hawaii japon kayniyordu,her tarafta japonca tabelalar,turizm sektorunde calisan herkes az cok japonca biliyordu,japonlarin bir numara seyahat yeriymis hawaii. waikiki bolgesinde guzel bir otelde kaldik o zamanlar 150 australya dolari geceligiydi,waikiki bolgesi zaten sehirin kalbi sayilir,her yer renkli ve turist kayniyor,bol bol gezdik bir kac tura katildik.sayili gunler cabuk geciveriyor,guzel ve tatli hatiralarla sydney e donduk,daha sonraki yillarda 5 defa daha gittik,amerikanin en sevdigim yeri hawaii oldu,cunku orda turist nimet oldugu icin turislere cok deger veriyorlar....bahsis vermeyide burda ogrendik,bazilari nerde benim tip diye soruyor,bahsis almak ve vermek geleneksel olmus.

      Gündem ve Sohbet içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • Avustralya hakkinda bilgiler ve deneyimler

      **merhabalar,australya baslikli bir konu actim,her gun buraya bir seyler karalamak istiyorum,forum kurallarina uymazsa yoneticiler silebilirler.

      ....internetteki nickim uzun yillardir sir. altan.1974 yilinda biraderimin yapmis oldugu istek ile australyaya geldik,iste o zamandan bu zamana omrumuzu bu guzel ulkede gecirdik,meslek sahibi cocuklar yetistirdik,simdide emekliligin tadini cikarmaya calisiyoruz...hadi emeklilik dedik konua ordan basliyayim....emeklilik yasi 65 idi,simdi 66 veya 67 olabilir.emeklilik sistemi ingiltere ve bazi avrupa devletleriyle aynidir, 65 yasina gelen her kes resmen emekli olabiliyor,insanlari devlet emekli yapar,omru hayatinda hic calismamis insanda devletten emekli olur 65 yasina kadar calismis insanda emekli olur.
      ...emekli olunurken bir varlik testi yapilir,neyin var neyin yok,icinde yasadiginiz evi saymazlar bunun haricinde 280 bin dolara kadar varlik sahibi olabilirisiniz, bunlar ev esyalari mucevher,bankada para otomobil,sirket hisseleri gibi seyler olabilr bunlarin tutari 280 bini gectimi emekli maasinda kesintiye gidilir,cok gelir varsa emekli maasi odenmiyebilinir..
      ....emekli maasi kadin ve koca icin ayri ayri verilir,para her iki haftada bir bankaya yatirilir,ickici koca varsa kadin benim parami baska hesaba yatirin diyebilir.bu an emekli olmus evli ciftler icin kisi basi iki hafta da 700 aud odenir,emekli kartlariyla ilaclarda indirim yapilir,doktorlara hastanelere para odenmez,,uzman doktorlarin bazilari hastasindan muayene parasi alirlar,devlet odenen paranin bir miktarini hastaya geri oder.
      ......rahatsizligi ve ozuru olan genc yasdaki insanlarda malulen emekli edilirler,65 yasina gelincede resmen emekli yapilirlar.emekli olunca oturdugumuz ev kendimizinse emekli maasi ile rahat rahat gecinilir.**

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      .yazmaya devam edelim
      ..ilk yapilacak islerden biri banka hesabi acmak,benim geldigim yillarda devletin sigortasi yoktu,saglik hizmetleri bakimindan ozel sigortalardan birine uye olup aidat yatirmak lazimdi,genellikle bir is yerinde calisiyorsaniz maasinizdan kesilip yatiriliyor,bende ise baslayinca bir sigortaya uye oldum,australyaya geldigim yilda bir 20 lik paket sigara 1 dolar filandi,750 gramlik sise bira sigaradan ucuzdu,hafta sonu bir sise bira alir icerdim,australyalilar biracilardir,cok severler,evvelden her kosede bir pub birahane vardi,isden ciken birahaneye ugramadan evine girmezdi,kimilerinde bilardo masasi olur.
      ....geldigim yil australya dolari amerikan dolarindan ustundu,turkiyeden getirdigim amerikan dolarlarini cevirince kaybim oldu, galiba bu gunlerde amerkan dolarinin 70 centini alabiliyoruz..
      evlerin cogu bahcelidir cogunun arka bolumlerinde garaj vardir,son 15 - 20 yildir arka bahcelere granny flat yapma hastaligi basladi,cogu garajini degistirip tek goz odali granny flat yapiyor,kiraci koyuyor,amerikada dairelere condo diyorlar,burda flat veya unit deniyor,granny flat da goya yasli anne ve babalar icin,belediyeler 60 metre kareye kadar granny flat yapma musaadesi veriyor.

      ....ev sahibimin arka bahcesinde bir arabalik garaj var,bakiyorum ara sira turk ustalar geliyor bir seyler yapiyor,napiyorsun ismail abi dedim flat yapip kiraya verecegim dedi,eh hayirli olsun.australyaya geldigim yilda televizyonlar siyah beyazdi,turkiyede televizyonumuz olmamisti o yillarda tv luks sayiliyordu, yaz aylarinda deniz kenarina iner cay bahcelerinde bir bardak cay icip bedava tv izlerdik,australyada aldigim ilk tv siyah beyazdi bir yil sonra filan renkli tv geldi,eh herkes aliyor bizde mecburen renklisini aldik,televizyonun iki dugmesi var,biri ses ayari digeri kanal degistirma,tak tak cevir,mubarek televizyonu 20 yil kullandim 3 cocuk onla buyuduler o zamanlar 4 tane tv kanali vardi, bir tanesi abc 2nci kanal devlet kanali guzel tarafi hic reklam kesintisi olmazdi,,,,bir muddet sonra sbs diye bir kanal daha ilave oldu buda gocmen kanali oldu,italyan yunan filmleri gostermeye basladi,kisa bir zaman sonra birde sbs radyosu cikti,haftada iki gun bir saat de turklere yayin sansi verdiler,mubarek radyo kanali bir solcularin eline gecer ates sacarlar,degisir sagci muslumanlarin eline gecer onlarda degisik yayin yaparlar,yillardir hic bir sekilde tarafsiz yayin izleme sansimiz olmadi.

      ...yeni gelen gocmenler icin aksamlari okullarda bedava ingilizce dersleri veriyorlardi,ne hikmetse gitmedim gitseydim bir seyler ogrenirdim...inat ettim kendi kendime ogrenecegim dedim,her milletin aksani baskadir, kulaktan duyma ingilizce zor oluyor tabi,ingilizcem yoktu ama bir devlet dairesine isim dusse veya doktor avukat filan diyelim hic bir sekilde tercuman kullanmadim,dilimin dondugu kadar anlatmaya calistim kimi zaman onlar benim soyledigimi anlamadi,bende onlarin dediklerini anlamadim. ne yapalim her zaman kazanamayiz,ingilizce kolay bir lisan degildir,bilhassa yazma bakimindan zordur.....karyola basliginda radyo vardi yatagima uzandigim zaman radyoyu acardim birkanal talk back programi yapardi sakin sakin onu dinler arayanin ne istedigini spikerin ne soyledigini anlamaya calisirdim cok da faydasi oldu..

      ...ford fabrikasindan ayrildim arabam yok is aramam lazim arkadaslara filan soruyorum bir iki hafta issiz kaldim,birader gelmisti isden ciktim dedim,atla arabaya dedi, yakinlarda kendisinin daha evvel calismis oldugu bir fabrika varmis oraya gittik,mudurun adi joe,baba joe derlermis birader joe yi gordu kardesime is ariyorum dedi,sag olsun joe hemen yarin baslasin dedi, arkadan birader biraz kizararak bende is ariyorum dedi, iyi o zaman sende yarin basla dedi,birader baska bir isde calisiyormus bir hafta sonra basladi,,bazen dusundugum zaman o gunlerin altin gunler oldunu zannediyorm ya da sans mi bize yardim ediyordu, is aramaya gidiyoruz joe mudur sen ne is yaparsin meslegin filan varmi diye sormuyor.allah razi olsun,fabrinan adi email idi,ne zaman e-mail kelimesi gecse hep o fabrikayi hatirlarim,biraz daha dusuk haftalikla emailde ise basladim,hep yasli oziler var iyi insanlar onlarla konusunca ingilizcemde ilerlemeye basladi.

      ....eski yillarda sirketler paralari hazirlar hazir zarflarin icinde uzerinde isim yazili fabrikaya getirirler mudurde iscilere haftaliklarini dagitirdi,cok sonra banka sistemi geldi paralar bankaya yatmaya basladi.guvenlik sirketleri isci paralarini is yerlerine getirirken soyulurlardi...
      .....ev sahibim ismail abi garajin insaatini bitirdi ve cocuksuz bir turk ailesine kiraya verdi,gerek kira icin evi bolmek yahut bahceye granny flat yapmak icin belediyeden musaade almak lazimdir,plan yapilir belediyeye gonderilir,belediye planlari yakin komsulara gonderip itiraz lari olup olmadiklarini sorar....eh bir evde 3 aile yasiyor, o zamanlar turkler birbirlerine bagli ziyaret misafirlik cok oluyor,evin onu arabalarla doluyor, kimi insanlar vardir sakin sakin konusurlar,biz turklerin konusmalari ya din uzerine ya da siyaset uzerine olur,konusurken munakasalar olur.

      ...bir muddet sonra garajda oyuran aile cikti, bir kac gun sonra baktim 4 cocuklu bir aile geldi tek goz oda garaj.gelen aile konunun basinda bahsettigim yasli adam ferat abiydi.coluk cocuk turkiyeye gitmisler arsa alip ev yapmaya baslamislar sonra adamin midesinde problem olmus turkiyede midesini almislar,mecburen geri gelmisler kalacak yer yok,ismail abide gecici olarak bunlari garaja yerlestiriyor....aradan kisa bir zaman gecti bir gun kapida iki iyi giyimli adam belirdi hayrola filan belediyeden geliyorlarmis, eve gelen giden cok oldugu icin birde her halde cok gurultu oldugu icin komsulardan biri belediyeye sikayet etmis olmali,adamin biri burasi legal degil 4 hafta icinde burdan cikin dedi,oturdugum yer ve garaj musaadesiz yapilmis,garajdakilerede ayni seyi soylediler ev sahibine ceza verdilermi bilemiyorum.
      .....cok yakin baska bir sokakta yine ikiye bolunup iki daire yapilmis bir ev buldum buda ekten puften bir sey sahibi yunanli, evi tam ortadan uzunlamasina bolmus ,mubarek adam ortaya sanki kartondan duvar koymus yandaki oksurunce bizden duyuluyor.evin icinde yuruyunce yerler sallaniyor, ne yapalim ucuz diye tuttuk,zaten fazla esya yok tasindik.

      ..o gunlerde sutculer vardi, ekmekciler vardi, meyva suyu satanlar vardi, sutler cam sisede,sutcu kapiya ugrar sut almak istiyorsak haftada iki sise birak deriz,adam bos siseleri alir dolusunu birakir, hafta sonu sutle beraber bos kucuk bir zarf birakir sut alanda parayi zarfa koyup bos sisenin altina koyar,kimsede sut parasi calmazdi,guzel gunlerdi,,, bizim oralarda bir sutcu vardi at arabasiyla sut satiyordu elinde sepeti kapi kapi dolasir sut birakir, ati alistirmis bir islik calar at yurur gider bir islik calar at durur, oz amanlar boyle araba bollugu trafik yoktu,simdi her soak araba dolu.
      ..bazi belediyeler her 6 ayda bir cop gunu yaparlar istenmeyen copu ve esyayi kaldirima birakacaksin gunu gelince belediye toplayacak,ilk gittigim zaman rastgelmistim biraz yuruduk atilanlara bakiyorum hepsi bir servet,bir tane calar saat gormustum alip epey kullanmistim...arkasi gelir.

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      ..kendimin kucuklugumden beri et ve sut ile aram iyi degildir,yemek icinde hic et yemem,mangalda sert pismis et ve kofte olarak yerim,yumusak eti cignerken migdem bulaniyor,cocuklugumde kendi ineklerimiz vardi,kendi sutumuzu icerdik sut deki kaymak da bana bir tiksinti vermisti,sutu ancak kahve icinde icerim.
      ..
      .vel hasil australyaya geldik etin bol oldugu bir ulke et yemek lazim,hmmm ama kasaplarda hep domuz etide satiliyor her cesit et var ama,yabanci kasaba guven yok tabi, auburn bolgesinde bir kasap varmis,biraz carsinin disinda,ev sahibi oraya git dana de adam anlar dedi,kasap macar asilliymis turkler, dana ve inek etini ogretmisler,dana eti dana kiymasi,bir kac sefer gidip et aldik,

      ....daha sonra ogrendik homebush bolgesinde koca bir mezbahane var et kesim ve satim yeri,bazi sabahlari oraya gitmeye basladik halka acik bir yer ayagimiza plastik tellik basimiza plastik sapka takiyorduk,etler cengellerde asili tam koyunmu istersin yarim koyunmu istersin, tam inek veya danami istersin hepsi var,birde elle cevrilen kiyma makinesi aldik, arasira bu salaneye gidip etimizi aldik,daha sonra bu mezbaha kapandi o bolgeye olimpic tesisler yapildi...eehh henuz pastirma sucuk gibi seyleri tanimiyoruz,abdullah kasabi diye biri yabanci biriyle ortak olup kasap actilar,sonra ortagini savdi,turk kasapi oldu adam sucukda yamaya basladi,para kazanmaya baslayincada yoldan cikti,ikinci hatun almis sonra ickili araba kullaniren trafik kazasinda hayatini kaybetti.daha sonra bir kac turk kasabi ve marketi acildi.

      .....biz turkiyede calisirken seflerimize ve buyuklerimize karsi saygiliydik hele is yerlerinde mudurlere seflere saygi bambaskaydi efendim veya ahmet bey mehmet bey gibi konusurduk,ayni sekilde sokakda buyukerimize abi amca teyze kelimelerini kullanirdik bir nevi orf adet saygi...burda ikinci isimde calisiyorum,tezgahimin karsisinda kucuk bir odada seflerden biri calisiyor,ismi call gibi bir seydi, iscilerden biri geliyor hey call diye adama sesleniyor, adam cevap veriyor baskasi geliyor hey mate bakarmisin diyor... arasira f... li kelime kullaniyorlar,allah allah bu nasil kultur diyorum,ben adama bir sey soracagim efendim yerine sir diyorum, adam bana sir filan deme adimla cagir diyor,yasli adama ismiyle hitap etmeyi gururuma yediremiyorum,cok degisik bir kultur iste is yerindede veya sokakta olsun 18 yasindaki bir delikanli babasi yasindaki kisiye ismiyle hitap ediyor,alisilmis duzen kimsenin umurunda degil.bazen benim oglumda kayinpederine hey belesci der, turk degil..

      ...eh, meyva sebzede lazim,biraderin yaninda otururken ana yol ,uzerinde buyuk bir manav vardi,auburn bolgesinde pek manav yok,sydneyin icinde paddys diye bir market varmis,bir nevi pazar hem pazarlik esyalar satiliyor hemde meyva sebze,bir market arabasi alip bir kac sefer trenle oraya gittik,daha sonra araba alinca arabayla gittik,meyvayi box ile aliyoruz,patatesi sovani cuvalla aliyoruz.....bir muddet sonra yakinimiza flemington bolgesine buyuk buyuk toptanci meyva sebze binalari yapildi,cumartesi gunleri meyva sebze pazar gunleride pazarlik esyalar satilmaya basladi,ah flemington ah yaktin beni,sebebi ilerdeki yazilarda gelecek,,bu markette hem kilo ile aliniyor hemde boxlar ile yani karton kutular icinde,saat 13,00 de meyva marketi kapaniyor saat 11.00 den sonra gidince mallar ellerinden ciksin diye ucuzlatiyorlardi,hemde paarlik yapiyorduk.

      australyaya geldik ama sehirin icini bilmiyorum, o yillarda nufus az, araba sayisi az, birader bir iki sefer arabasiyla sehir icine goturdu,bazi yerler parasiz park, bazi yerlerde park makineleri var 20 cent atip saatlerce kaliniyordu,bazi yerlerde hala var zannediyorum en son saati iki dolardi,,,,sehir icinde bir cok buyuk binalarin altinda ozel araba parklari vardir,tabi simdi saati 10-15 dolardan asagi degildir,serbestce park yapilacak yer bulmak zordur.bir seferinde sehirin en yuksek binasinin tepesine cikip sehire baktik,simdi o bina en kucuk bina olarak kaldi... bir seferinde anzac gunuydu yine sehire gittik ve eski ve yeni askerlerin gecit torenlerini izledik o gunlerde birinci dunya savasindan kalma gaziler vardi,cok yasli olanlari ustu acik arabayla torene katilirlardi. o anzan gununde anzac gununun ne manaya geldigini anladik,geliboluyu filan hatirladik.

      .....bir gun auburn carsisinda dolasiyorum yasli bir aile dostu hanim fatma teyze de carsida dolasiyor,beni gordu ,kucuk bir nalburiye dukkaninin onundeyiz,altan dedi burdan maydonoz tohumu soracagim ismini bilmiyorum yardim edermisin dedi...bir yildir filan burdayiz,yahu kendimde maydonozun ismini bilmiyorum,utandim kadina yardimci olamadim,is yerlerinde filan cantamda devamli kucuk sozluk olur bakarim.. o gunden sonra yazamasakda ingilizce ogrenmeye daha cok calistim...

      evde bir film izliyorum,, adamin biri appreciate dedi,ama soylerken a harfini yutuyorlar bende pricate anladim,ne diyor bu adam diye sozlukde aramaya basladim boyle bir kelime yok gibi, ertesi gunu is yerinde birine sordum,a harfine bakacaksin dedi ondan sonra bulup manasini anladim.ingilizcede kelimenin basindaki bir cok harf soylenmez,,, wrong ,knives bunlara benzer kelimelerde bastaki harf yutulur.

      .....benim australyaya geldigim yillarca her kes ehli keyf idi, cumartesi gunu saat 13.00 olunca hayat dururdu, yani tum carsilar kapanir,acik yer olarak birahaneler olurdu,daha evvelden ickiyi sigarayi ekmegi almak lazimdi...1990 yilina dogru once cumartesi gunleri tam gun yaptilar, sonra pazar gunlerini ogleye kadar yapalim,ilgi gorurse tam gun acariz dediler yani super marketler alis veris merkezleri filan,kisa bir zaman sonra her sey tam gun oldu,alis veris merkezleri icin pazar gunu saat 16.00 ya kadar acikti,simdi saat 17.00 de kapaniyor, ama gida satan super marketler uzun saatler acik..
      ....evvelden cumartesi ogleden sonra her yer kapandigi icin persembe gunleri alis veris merkezlerini saat 21.00 e kadar acik tutuyorlardi, erkek berberler haric tabi..

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      ..sydney australia, cumartesi sabahi saat 7,25,serin bir sabah,merak edip newyork zamanina baktim ordada cuma aksam uzeri saat 17,25,,14 saat filan zaman farki olmali

      ...daha evvel den yazi hazirlamadigim icin yazarken biraz daldan dala atlar gibi oluyorum....internetin olmadigi zamanlarda millet ikinci el esya alir ve satardi,ayni zamanda ikinci el arabalar filan, persembe sabahlari cikan trading post diye bir gazete vardi,her sey bunda bulunurdu..ikinci el araba alip satan insanlar sabahin korunde gazeteciye gidip gazete alirlardi....
      ....australyaya turkler geldi,hos geldiler,bazi kisilerle tanistik,kimi kadinlar kocalarini aldatiyor, kimi erkekler kadin pesinde,hep boyle insanlardan uzak kalip boylelerinin toplumuna girmedik.
      ..sydneyin meshur bir kac tane piknik yeri vardi, biri prospect golu,gol bir nevi sehire su verme depoloma yeriydi etrafina pik nik yerleri yapmislar millet rahatca gelip mangalini yakiyor, eyleniyor, couluk cocuk rahatca kosup oynuyordu,,birde 60 km kdar uzakta warragamba baraji vardi,cok guzel bir yerdi,tepe bir yerde pik nik sahasi genis bir alan araba parki icin problem yok,,,,kenarlarda barbeku yapmislar,beton mangal diyelim altinda odunlar var,yak atesi kizart eti,yine barbekulerin yanlarinda kaynayan sicak sular var su kazani koymuslar al sicak suyu cayini demle,bulasigini yika ne guzel gunlerdi onlar,bir kac aile birlesip giderdik,kadinlar bir kenara oturup lak lak ederler erkekler bir kenarda kagit oyunlari tavla oyunlari oynardik,sohbet ederdik guzel bir gun gecirirdik..

      ..sydney icinde deniz kenarlarindada piknik yerleri vardi,plajlarin bir kismi agaclikdir,bir masa isgal edip hem piknik olur hemde denizde yuzulur,kafa dengi aile dostlari olunca hafta sonlarida iyi olurdu,pinik yapmaya gitmezsek sirayla bir arkadasa misafir olurduk.....
      ....auburn bolgesinde turk cok ama cogu ingilizce bilmiyor,bankalar eczaneler turk kizlari calistiriyorlar.iki tanede turk doktoru gelip ortak muayene acmislardi,turkler baska doktorlara gitmezlerdi, eskiden gelen yaslilar hala turk doktorlarina giderler, daha sonralari baska doktorlar geldi,cocuklar buyuyup ailelere tercumanlik yapmaya baslayinca turk tercumanlarda fazla ihtiyac kalmadi.

      ..ford fabrikasindan sonra girdigim fabrika metal isleri yapiyor, fabrika catilarina veya duvarlarina bir nevi havalandirma sistemi yapiyor tabut gibi bir seyler yapardik,agir is yoktu, her kes yavas calisiyor,acele is yok ustalar kimseye aman acele et demiyorlar,kendim alismisim hizli calismaya digerlerinin iki gunde yaptiklari isi yarim gunde yapiyorum,ustalar gelip bir kac sefer yavas calis diye ikaz ettiler bende modaya uydum,,,yeni australyaliyiz fazla dil yok,,,calistigim tezgahin karsisindaki sef gelir gel benle der hadi bu kamyonu bosaltmaya yardim et.,hadi bu kamyonu doldurmaya yardim et,, baska zaman gelir hadi sen giyotinle sac kesen ustaya yardim et,fabrikanin comezi olduk,nerde adam lazimsa oraya gonderiyorlar,is hafif ve keyfi calisma bende itiraz etmiyordum.

      ..ayni is yerinde calisan iki bayan vardi,biri benim turk oldugumu ogrenince yanima geldi, fabrika calisanlari onlari abla kardes biliyorlarmis,megerse ana kiz mislar anne olan yanima geldi, bizi burda kiz kardes olarak biliyorlar biz anne ve kiziz aman kimseye bir sey soyleme dedi,benim problemim degil calistigim muddetce kimseye soylemedim....
      ..australyada bir yilimiz oyle boyle gecti,araba zaruri ihtiyac,is yerine otobusle gidiyordum,,,bir araba galerisinde guzel bir araba gordum, yarim yamalak pazarlik ettik,hem pesin para verecegim hemde borca girecegim arabadanda pek anlamam,arabayi almaya niyetlendim, biradere bahsettim soyarlar seni dedi, trading post gazetesinden kucuk iki kapili ford cortina 69 model vitesli bir araba bulduk, kucuk 1600 motor var,curugu carigi yok 750 dolara aldik,aldik ama ehliyet yok,motor trafik ofisine gidip ogrenci ehliyeti aldim, o zamanlar basitti bir kac soru sordular.ogrenci ehliyeti olunca araba kullanmak icin yaninda usta sofer olmasi lazim,yahutta sofer okullarindan kurs alinacak,,tanidik arkadaslar filan vardi, cogu zaman yanima oturdular bende araba kullandim,turkiyede motorsikletim vardi,vitesli araba icin zorluk cekmedim...
      .....bir muddet sonra Direksiyon testi icin gun aldim,motor trafige gittim test yapacak adam bir kac soru sordu sonra bin arabaya dedi, yakinda bir iki sokak dolasip geldik,gel iceriye dedi,arabayi park edip ofise yururken arabaya baktim kaldirimdan yarim metreden disarda, himm daha iyi park etmesini ogrenememisim dedim,saolsun ehliyeti verdiler, o zamanin ehliyetleri kagit parcasiydi A4 kagidinin yarisi kadar bir ehliyet resim filanda yok...
      ....simdiki ehliyet durumlari degisti, bilgisayarda 40 tane filan soru soruluyor,toplam olarak 300 soru var bunlardan 40-42 soruluyor 3 tane yalnis olunca bilgisayar durup gir biraz daha ogrende gel diyor,daha sonrada direksiyon testi yapiliyor...15 yil kadar evvel kamyon ehliyeti almaya niyetlenmistim hemen hemen sorularin hepsini ezberledim tabi bir kac ay zamanimi aldi, ilk testte kaybettim daha sonra bir daha bilgisayar testine girdim bu sefer gectim,ya bu yasdan sonra kamyon ehliyetini ne yapacaksin diye vaz gectim...
      .....trafik ofisina RTA denilirdi 10 yildir isim degistirdi simdi service oldu,bilgi sayar trafik bilgi testi icin degisik dillerde test yapiliyor,yeni gelen gocmenlere kolaylik oluyor..
      ....19 aralik gunu araba ehliyeti aldim 25 aralik christmas buyuk bayram, bir kac gun tatil,yeni ehliyetli kisi arabanin onune plakanin yanina ve arkaya kirmizi P harfi kucuk plaka koyar,digerleri arabadakinin yeni ehliyetli sofer oldugunu anlar,bir yil bu plastik P harfi tasinir simdi 3 yil oldu,bir yil kirmizi diger yillarda mavi ve yesil olarak konuluyor ve yeni soferin alkol kullanma hakki sifir.
      .....ehliyeti aldik, ev sahibim ve bir iki aile newcastle sehrine gidecegiz dediler 180 km uzakta,orda bir hemserileri varmis aile problemleri varmis, iyi o zaman bende sizinle geleyim dedim,takildim peslerine, 4 araba ana yolda gidiyoruz hava cok sicak,uzerimde aklet var,yukardan asagi sarkan emniyet kemerinide asagi indirdim bir belimdeki tutuyor,baktim yanimda bir araba korna caliyor kocaman bir ford araba, cek kenara diyor allah allah bu adam ne istiyor diyorum,neyse cektik kenara,markasiz polis otosuymus,adam yanima geldi senin kemerin bagli degil dedi, asagi gosterip bak bagli iste dedim, olmaz cok tehlikeli, kayis omuzdan asagi olacak dedi ve bana 20 dolar ceza yazdi,ehliyeti aldik bir hafta sonra ilk cezamizi yedik.... 3gunluk macerali bir newcastle gezisinden sonra eve donduk, yolda araba bir kac sefer istop etti,,,hararet gosteriyor,megerse radyotor termostati bozukmus calismiyormus,ilk tamir isimizde boyle basladi.

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan

    sir.altan tarafından gönderilen son iletiler

    • RE: World Cup 2026 - FIFA Dünya kupası

      ....bu dunya kupasinda benim favorilerim,yani tahminim birincilikle fransa, sonra ispanya daha sonra guney amerikadan arjantin olabilir, 4 duncu olarakda almanyayi dusunuyorum, tabi top yuvarlakdir derler..fransizlarda genclesmis takim var, finale kadar gideceklerini zannediyorum,bir yerde butun takimlara basarilar dilemek lazim....australyanin pek fazla sansi olmaz,turkiye hakkinda bir sey diyemem, koklu takimlara dis sokturduler, kucuk takimlara yenildiler

      Gündem içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: World Cup 2026 - FIFA Dünya kupası

      ....hazirlik maclari gercekten supriz oluyor,fransanin yenildigi gibi, bizim saatimizle bu sabah ingiltere ve yeni zellanda maci vardi, ingiltere takimina bakiyorm 3 tane beyaz diger oyuncularin hepsi siyah derili..... buyuk takimlarBelki hazirlik maclarinda fazla enerji sarfetmek istemiyorlardir

      Gündem içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      ......En buyuk torunum kiz, bir kac ay evvel 21 inci yas gununu kutladik,evleri yakindi adeta cocuk elimizde buyudu,onun icinde turkcesi sahane sayilir,tabi yazmasi o kadar iyi olamaz,diger iki torun erkek, 15 ve 16 yaslarindalar buyugu yakinda ogrenci araba kullanma ehliyeti almak uzere......

      .....Benim ve hatunun bir iki yas gununu disarda kutladik, cocuklarim organize etmisler,torunlarin yas gunleride kimi zaman evde arka bahcede kimi zaman disarlarda bir yerde yapildi,...En buyuk cocugum kiz, 55 yaslarina girmek uzere,,,, bir kac yil evvel bende yas gunumu disarda kutlamak istiyorum diyerek yakin muhitteki bir kore restaurantina organize yapiyor, aile icinde olacak cocuklarim ve torunlarim yabanci yok,....Gittik restorana binanin besinci katinda,acik taracali yer, et lokantasi gibi bir yer,kendin pisir kendin ye usulu, masalarin ortalarina kucuk mangal konuyor, icinde 4 komur ve et pisiyor,adamlar gurup gurup aliyorlarmis her gurup icin 2 saat,,,,ben et yemem her kes etini kizartmaya basladi, bende sagda solda et haricinde ne bulduysam atistirmaya basladim....

      ......Once kapidan girince bizimkilerin masasini bulduk, damat oturuyor, yaninda bir delikanli var, bir aile dostlari vardi onlarin ogluna benzettim,cocuk degisik aksanla ingilizce konusuyor iri yari delikanli,merak edip delikanliya sen kimsin diye sormadim,iki masa 11 kisi,her kes yeyip iciyor...

      .....Biraz zaman gecti ,masada delikanli ve bizim kiz torun var,kiz torun yanima gelip, dede seni erkek arkadasimla tanistirayim, bu jame dedi, icimden whaaaaaaaaat diye bagirmak geldi ama kendimi tutamadim,anasi babasi kabul etmis, delikanli damadin yaninda oturup sohbet ediyor,neyse jame ile tokalastik,fazla yuz vermedim....

      ....Yedik ictik doyduk elhamdulullah, ben doydummi bilmiyorum cunku et den baska fazla bir sey yok,saat geldi evlere donuyoruz, hatuna donup ya hatun gordunmu torunumuzun buyudugunun farkinda bile olamamisiz dedim...

      ..kizimin evinde bir kac sefer jame yi gorduk biraz sohbet ettik......Zaman gecti kzim evini satti , tamira muhtac eski ev aldi,evi yenileme surecinde bize misafir oldular,hemen hemen ev yenileme bitti sayilir yani 18 ay filan surdu,bir cok isi kendileri yapiyorlar, normal islerinden sonra eve gidip saatlerce ugrasiyorlar,.....
      .....Bize tasinirlarken torunu karsima alip, bak evlet bizim eve erkek arkadas getirmek yok yasak,bizim evde kanunlar baska dedim,,,,,, ama dede eskiden dayim kiz arkadasi i getirmis filan diyor, o eskidendi,ondan ben mesulum ama senin anan ve baban var senden sorumlu olamam,her zaman evde olmuyoruz, tatile gidiyoruz filan..

      ....Gecen ay anneler gunuydu, oglum gelinim ve iki erkek torun ellerinde cicek ile geldiler,eh bizim kiz torunda evde hep beraber oturuyoruz, bu arada erkek torunlara donup, bakin bir gun kiz arkadasiniz olursa sakin bu eve getirmeyin,bu evin kurallari baskadir dedim,asla musaade etmem,kiz torun duyunca biraz gulumsedi,,,

      ..hayat boyle iste, kendi cocuklarimizin buyuduklerini gorebiliyoruz ama bazen torunlari hala kucuk cocuk gibi goruyoruz, erkek torunlar benim boyumu gectiler, yahu diyorum daha dun sizleri kucagimda salliyordum ne cabuk buyudunuz.

      ..kalin saglicakla

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Vancouver

      Vancouver sehiri kucuk sayilir yani merkez,tren fiatlari fena degil.sehir merkezi deniz kenarinda ismi aklima gelmiyor,karsi tarafa bir yere vapurlar calisiyor,,,,bir dere uzerinde iki kopru var galiba biri granville koprusu,bunlardan birinden gecince asagida,farmers market var her gun acik vakit gecirmek icin gidilebilinir, ayrica koprunun ayagi altinda kucuk iskeleler var nehiri karsidan karsiya geciren kucuk tekneler var komik bir tekneler,,vakit varsa bir bisiklet kiralayip sehir merkezi etraflarinda tur atilabilinir.

      Kanada içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      ..solohart devam.

      ....Adnan ben boyle isler yapmiyorum ama bir kac arkadasim var deyip arkadaslarini aramaya basladi,bilgi aldi,,,,,amcaaa eeeee,,,,, yeni kazan ve paneller koymanin maliyeti size 6400 dolar,700 dolarda devlet yardim ediyormus,yok devenin gozu, 11 yilda panelmi gider, gitti iste,,,ne yapalim ne yapalim derken, en iyisi elektrikli su kazani koymaya karar verdik maliyet 3000 dolar filan,,,,,Oglum sucu tesisatci arkadasini aradi, tamam sali gunu gelip kazani koyariz dedi,300 litrenin ustunde kazan off peak calisir yani bazi saatlerde elektrik gelir ve su isitmasi daha ucuza gelir.

      .....Sali gunu iki eleman geldi evin yan tarafina mutfakdan borular cikardilar 10 veya 12 milimlik bakir borular,bir araba geldi kazani getirdi, kazanyerine kondu altina kucuk saglam beton block kondu,biraz zaman gecti bir araba daha geldi, iki kisi bunlarda elektrikciymisler, elektrik saati ve sigortalar kutusu yakindaydi ordan elektrik alip kazana bagladilar,...

      ..Sali ogleden sonra sicak suyumuz oldu.....Gun persembe, iki gun sonra evde bes kisi var iki kisi odalarinda evden calisiyor, torun odasinda uni dersleri calisiyor, ben alt katta tv izliyorum, hatun ust katta tv izliyor,ogle saatleri tak diye ceyran kesildi, herkes odasindan cikiyor baba elektrik kesildi diyecekler,torun odasinin kapisini aciyor, yukardan asagi sular akiyor,eyvah evi su basiyor,suyun aktigi yerde klima kontrol kutusu var,gomme dolap icinde su buraya gelince,kutunun icine girmis,elektrik ve su beraber oluyor, evi aldigim zaman emniyet switch koydurmustum en ufak tehlikede elektigi kesiyor,cok faydasi oldu, sokaga cikip ana musluktan suyu kapattim. tavandanbir hayli su akiyor,allah allah,kizim kazan koyan yapan adami aradi, tamam yarim saate kadar elemanimi gonderiyorum dedi,yerde hali var bayagi islanmis,havlular bezler islakliklari temizledik.

      .....bir bakir boru asagidan yukari sicak su paneline cikiyor,su tanki panellerden daha yuksekde,isinan su da su tankina gidiyor, su tankindanda bir bakir boru asagiya iniyor ve su kullanilan bolgelere dagiliyor,,,,,kazan koymak sucular gelinde butun musluklari actik, ve catida kazanda hic su kalmadi, adam panellere giden boruyu kesmis ve uclarini ezdikten sonra lehimlemis,,kazandan asagi gelen boruyuda kesmis alt kismini ezip lehimlemis,kazandan asagi gelene bir sey yapmamis,bir yerde hakli kazanda su yok ve kazana suda gitmiyor......kazani koyan adam geldi merdivenle tavan arasina cikti borulara bakiyor, kizimda yolda ana muslugun basinda telefonla konusuyorlar,kizim yavas yavas muslugu aciyor su filan gelmiyor. neyse adam ucu acik borunun ucunu ezip lehimledi, her sey okay dedi.....elektrik supurgem var su da cekiyor alip tavan arasinda kalmis sulari temizledim, haliyi baya emdirdim....

      ..olmiyacak sey oluyor, her halde panellerde bir miktar su kalmis,panel asagida oldugu icin bosaltma imkani yok,sicak bir gundu her halde gunes enerjisiyle panelde kalan su isiniyor ve kazana gidiyor kazandanda tavan arasina akiyor,hic akla gelmiyecek bir sey,sucu gelmeden evvel tavan arasina cikip bakmistim ucu acik olan borudan sicak su damliyordu.

      .kalin saglicakla

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      .....2013 senesinin son gunleri,2014 mayisinda turkiyeye tatile gidecegiz,ucuz bilet bulup 7 ay evvelinden almistim,tatil icin para biriktiriyoruz,bir gun hatun, ya adam ust katta buralardan gurultu geliyor dedi,yanyana iki banyo tuvalet var,allah allah dedim, catida gunes enerjisiyle isinan solohart su kazani ve panelleri var 30 yillik filanmislar,sabah disari ciktim evden yola gelen su borusu var catidan akan sular icin, baktim bayagi su akiyor,ama yagmur yok, biraz uzaklasip catiya baktim oohhooo acayip sekilde su akiyor,su kazani delinmis olmali,bir kac hafta epeyi su bosa gitmis,iki misli su faturasi odemistik,

      ...tam tatil zamani kucuk esnaf sahsi is yapanlar yani sanatkarlar filan tatile cikarlar,yeni tesis kuracak adam ariyoruz,neyse bu arada damat catiya cikti musluk varmis kapatti,zar zor su tesisatcisi bulduk geldiler ve kazan ve panellerini yenilediler,3800 dolar odedik, birazda devlet yardim ediyor...

      aradan 11 yil gecti bu ara ev kalabalik 6 kisiyiz 5 kisi her gun banyo yapiyor,catidaki su fazla isinmiyor takviye olarak elektrik bagliyoruz, bir aksam uzeri kucuk kizim ya baba buralardan ses geliyor duyuyormusun dedi,isitme cihazi kullaniyorum, sabahleyin bakarim, su sesi degilse, tahta kurtlari termite evi kemiriyorlardir dedim, sabahleyin yol kenarina cikip biraz uzaktan catiya baktim,kiremitlerin bir bolumu piril piril parliyor,yani su akiyor,,,,, bu sistemler hemen hemen 30 yil garantili,bizimkini koyali 11 yil oldu.
      .....oglumun suc isleri yapan arkadasi var onu ariyor, persembe gelirim cuma gelirim derken gelmiyor,yine oglumun adnan isimli arap cocukluk arkadasi var hem elektrikci hemde sucu,adnani ariyor, adnan pazar gunu gelirim,sucu cagirmayin kucuk bir sibob bozulmustur 100 dolarlik is sucu gelirse 500 dolar ister filan.

      ,,pazar gunu adnan geldi elinde kurbacik anahtari ve parca cikti catiya,iki daika gecmeden asagiya indi, kotu haber panel patlamis,tum sistemin degismesi lazim dedi...bir hayli canimiz sikildi.

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Amerika'da sigara fiyatları

      .....Australya duty free sigara isini kaldirdi,ne disariya gidene nede iceriye gelene sigara satiliyor,baska ulkeden alip getirmekde gumruk vergisine tabi,yani bir karton getirseniz vergi odersiniz,sadece 20 tanelik bir paket ve birde acilmis paket serbest......Australyada sigaralar kapali raflar arkasinda yani sigarayi kimse gormuyor,bir yerde isimleri ve fiatlari vardir..20 tanelik en ucuz sigara 30 dolar civarlarinda,turk lirasiyla 1000 liraya yakin,yolda yururken filan bazi insanlardan sigaran varmi bir tane verirmisin diye soran oluyor,kullanmiyorum diyorum,kullansamda sigara isteyene 2 dolarin varsa bir tane verebilirim derim.googleden baktim, en ucuz 20 tanelik paket $37,75 olmus

      ....Kendim 30 yil sigara kullandim,simdi dusundugum zaman 30 yil parami havaya uflemisim,hem kendime hemde cevremdekilere zarar vermisim,hayat tecrubesi olan bir sahis olarak sigarayi birakin derim,sonunda kazanan siz olursunuz

      Alışveriş ve Mutfak içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      ..24 mayis pazar sabahi,disarsi oldukca serin,bir hafta sonra kis mevsimine girecegiz.

      .Ausatralya haberlerine gore cok yakinda suriye multeci kamplarindan 7 kadin ve 14 cocuk australyaya getirilecekmis,malum ISIS terroristleri.

      ...Australyada soccer maclari hem puanla hemde finallerle oynaniyor, dun aksamda final oynandi, oynandi ama australyada oynanmadi,iki yil evvel yenizellandadan Auckland takimi australya ligine girdi, a-league diyoruz,ve yeni zellanda takimi grand final oynamayi kazanmis, sydney fc takimi ile auckland da final oynadilar auckland maci 1-0 kazandi ve lig kupasini yeni zellandaya goturdu, hani dagdan gelip bagdakini kovmus gibi oldu.

      .....Bazi insanlarin dunyalari hapishanelerde gecer orayi yurt olarak belirlemislerdir, dis dunyada rahat edemezler,,bir ay kadar evvel 50 yaslarina yakin bir aborgine adam ceza evinden cikiyor, alice spring denen bolgede kamplari var oraya gidiyor ve bir kac gun sonra 5 yasindaki kiz cocugunu olduruyor rape varmi fazla aciklamadilar, adam yakalandi ve geri hapishaneye gonderildi,5 yasindaki yavruya yazik oldu,cocukda kendi insanlarindan,..

      .....bu sabah erkenden bazi amerikan tv kanallarina baktim bir tanesinde petrol krizinin 2028 e kadar surecegini soyluyordu, anladigima gore fiatlarin cok dusmeyecegi,petrol uretenlerin trump a inanmadiklari filan...

      ...bu haziran ayi icinde gitmek istedigim bir tatil yeri vardi biletler cok pahallanmisti, dun sabah bilet fiatlari arastirirken virgin hava yollarinin sitesine girdim, gelecek sene ocak ve mart aylari icin deal yapmislar 14 saatlik bir satis,north queensland cairns sehri icin baktim iki kisi gidis donus 595 dolar, belirlenen bolgeden koltugumuzu sectik, 23 kiloda check in bagaj var,hemen kaptim bileti, simdi 10 ay beklemek var.
      .kalin saglicakla.

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      ..Gecen yil haziran ayinda 6 gunluk bir tatil yapmistim,kis mevsiminde yaz tatiliydi, gitmis oldugum yer north queensland eyaleti, ulkenin yukarlari,Cairns sehiri, sydneyde sicaklik 18-20 dereceyken yukarlarda 26 derece filan, gittigimiz yerde gunduzleri kisa kollu T-SHIRT ile dolasmistik,aradan bir yil gecti yine tatil yapmayi dusundum,5-6 hafta evvel north queensland cairns bolgesi icin ucak bilet fiatlarina bakmistim, iki kisi icin 600 dolar civarlarinda,bir yil evvel 507 dolara gitmisim, fena degilmis dedim, ama karar vermedim..Birde bize 1100 km otede baska bir tatil bolgesi var ordada ayni ayda gunduz sicakligi 20 derece, aksamlari serin oluyor,burayi bos verelim dedim..

      .....2 gundur jetstar hava yollarindan bilet fiatlarina bakiyorum,hemen hemen gecen yil ki gibi ayni tarihlerde gidip gelecegiz,karsima cikan fiatlar cep yakan cinsinden oldular,gecen yil 507 dolara gidip gelmisiz,simdiyse 1088 dolar istiyorlar,bu biletde sadece 7 kilo yuk tasima hakkimiz var, carry-0n cantasi, koltuk secersek,check in valiz goturursek extra fiat odiyecegiz. guzel guzel heveslenirken hevesimiz kursagimizda kaldi.

      ..kalin saglicakla

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      ..Yenge.-2-

      ..yukarlarda yengemden bahsetmistim abinin esi.

      .....oturmus oldugu apartmasn dairesi cok agir koku icinde, yegenim bir an once temizlikci bulalim daireyi temizletelim, yatak atilsin hali yikansin diyor.Bir muddet icin biraderimi yanima almistim,birader ben bu kadini bilirim parasini zarflara koyup bir kosede saklar,muhakkak bir yerde parasi vardir, temizlikci gelmeden evi arayalim dedi.

      ..okey dedik, bende filitreli sanayi maskesi var onu yanima aldim, biraderede ince bir hemsire maskesi verdim,gittik daireye,birader on salonda aramaya basladi, daha az koku var,bende maskemi takip iki yatak odasini taramaya basladim, milim milim, santim santim her yeri her seyi aradim taradim, bir elbisenin cebinde 50 dolar buldum..
      ..Rahmetli kadin belki 20 senelik elektrik, su, belediye faturalarini cok kiymetli evrak gibi saklamis.....biraderde onlara bakarken zarf bulmus, 4-5 bin dolar filan,sonra cocuklarina verdi..para bulduk isimiz bitti eve geldik, uzerimizdeki giyecekler camasir makinesine bizde banyoya girdik.

      .....Ev temizlenecek ama evde cok luzumsuz esyalar var,birader hadi bu iside halledelim dedi, yine ayni sekilde daireye gittik,balkon var ama guvercinler gelmesin diye sineklik tel ile kapanmis, merdivenlerin oldugu yerde balkon gibi yer var cami aciliyor.Birader 40-50 litrelik siyah plastik torba poset almis,tabi maskeleri taktik, ne olur ne olmaz diye giderken garajimdan uzun bir halati arabama koymustum,ise yaramayan seyleri bir bir torbalara dolduruyoruz,gardoraptan bir kadin omuz cantasi buldum, baktim etiketi uzerinde hic kullanilmamis,attim torbaya,biraz sonra ayni canta karsima geldi, allah allah yahu ben bu cantayi torbaya atmadimmi diye tereddute girdim, torbayi actim cantayi cikardim ikiside ayni ikiz cantalar,ayni sekilde bir cift canta daha buldum, kadin bir canta beyenmis almis, sonra unutmus olmali ayni cantadan bir tane daha almis,boylece 7-8 tane hic kullanilmamis cantalari torbaya attim.Torbalar doldu.merdivenlerden asaiya in cik bizim gibi yaslilar icin zor olacak,biraderi asagiya gonderdim, ben torbalari iple asagiya gonderecegim sen cozup kenara koyacaksin dedim, oyle yaptik, bir bir torbalari iple asagi sarkittim,,,, bende kamyonet vardi, biraderinde kucuk station vagon arabasi, torbalari arabalarimiza doldurdk. bir kac km otede salvation army, hayir kurumu magazasi var, oraya goturduk,arka kapisindan boyle seyleri aliyorlar, hepsini buraya bagislayip geri eve geldik, ayni sekilde ustumuzdekiler, camasir makinesine kendimiz, banyoya....

      ...Kisa bir zaman sonra yegen eve temizlikci gonderiyor, yataklar atiliyor ev temizleniyor,hali yikaniyor, yegen para odemeden evvel bir bakim deyip daireye gidiyor, haliyi pek beyenmiyor, temizlikciyi bulup sikayet ediyor, temizlikci adam,ozel hali yikayicisi getirdim, 340 dolar para odedim diyor, yegende makbuzunu gosterirsen parasini oderim diyor,temizlikci hali yikama faturasini gosteremeyince yegende parasini odemiyor, adam mahkemeye vermis, yegen mahkemeye gidyor, ben parasini odemiyecegim demiyorum sadece hali yikama faturasini gormek istiyorum diyor, temizlikci fatura gosteremeyince hakim yegeni hakli buluyor....bir muddet sonra miras islemleri yapilip daire satildi 3 kardes parayi bolustuler..birader turk kanunlarina gore evliydi ama australya kanunlarina gore bosanmisti,kendisine soru soran olmadi, zaten mirasdan hak isteyecek karakterde biri degil.
      ..kalin saglicakla.

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan