Sevgili Buket, daha önce de söyledim; azmin insanlara örnek olacak.
Sezen ablanın da dediği gibi,
"Bir şarkı gibiyim, umutlu, taze,
Bir bahar sabahı gibi
Bir şarkı gibiyim, umutlu, taze
Bir bahar sabahı gibi
Gülümse…”
Sevgili Buket, daha önce de söyledim; azmin insanlara örnek olacak.
Sezen ablanın da dediği gibi,
"Bir şarkı gibiyim, umutlu, taze,
Bir bahar sabahı gibi
Bir şarkı gibiyim, umutlu, taze
Bir bahar sabahı gibi
Gülümse…”
@serhank tebrikler serhan. Yeni hayatınızda da mutluluklar dilerim.
Arkadaşlar hepimizin ortak paydası vizesini almak ya da birilerinin almasına yardımcı olmak. En azından benim açımdan konu bu.
Herkesin her emeği çok kıymetli bu süreçte, vizesini alıp almamasından da bağımsız. Her yol elbette denenmeli. Ben kendi gözlemimi söyledim, söylemeye de devam edeceğim. Tweet atmak 3 saniyelik iş, atın tabi ki. Asla itiraz etmem, etmiyorum. Ama tweet atıp ankaranın insafını beklemenin “kendimce” yanlış olduğunu düşünüyorum.
Kişisel polemiklere girmek istemem ama bence 22 kazananları için de videonun tweetlerin hiçbir etkisi olmadı. Mart ayında verilen toplu mülakatın tweetlerle alakası yoktu. Elbette bunu ispatlayamam, ama etkisi olsa benim mantığıma göre martta verdikleri toplu mülakatı sonraki aylarlada da verirlerdi. Ne düşündü ankara yani, şu kadar tweet geldi o yüzden martta 300 mülakat vereyim, nisanda yine 50 vereyim mi dedi?
Kaldı ki 22 performansı 23 ve 24 e göre zaten iyiydi. Oradaki problem, submit tarihinden kaynaklandı. 3K alamadı evet ama 20küsür K aldı vizesini ankara’dan erken submit ettiği için.
Ben yineliyorum, herkesin bu uğurda yaptığı her şeye saygı duyuyorum, destekliyorum. Ama ankara’yı “gaza getirmek”tense kendimize gaz vermenin, yapamam dediğimiz şeyleri bile yapmanın, denenmesinin tarafındayım.
@Serkan-Kaya evliliğinizin gerçek bir evlilik olduğunu kanıtlayabilirseniz herhangi bir sorun olmaz. Onlarca deneyim var benzer durumda olan arkadaşlarım yazdığı. Lütfen onları da okuyun.
@ahuramazda kendi adıma kıyası, bir önceki yıla göre yapıyorum. Bence siz de öyle yapmalısınız. Ben 23 kazananı olduğum için 22 yılı kazananları ile ilgili hemen hemen tüm istatistiklere hakimdim. Eğer işe yaramış olsa, en azından 22 kazananlarına verdikleri mülakattan daha fazla mülakat verirlerdi. Ki 22 yılı oldukça sıkıntılıydı. Biz tweet mail video hazırlayıp gönderdiğimiz zamanlarda bu eylemimiz işe yarasa, en azından o aradaki 2 ayı boş geçmezlerdi. Önceki aylara göre aynı sayılarda mülakat vermeye devam ettiler. Benim açımdan yeterli bir kıyas bu.
Ama yine söylüyorum karar sizin, elbette yapın. Ama bunları yaparken sadece “ankara’nın mülakat vermesini ummak” dışında da bir şeyler yapmaya çalışın.
Birkaç ayda oturum alabilen insanlar oldu. Bilmiyorum detayları ama alabildiler. Yine geçen sene bir arkadaşımız finlandiyaya taşındı dosya taşıyabilmek için. Vizelerini de aldılar ama sonra vizeyi yaktıkar ve finlandiya’da yaşamaya karar verdiler. Süreç maalesef böyle
@ahuramazda oldukça haklı ve yerinde tespitleriniz var hocam bence de. Benzer yolları izlemiş biri olarak naçizane tavsiyelerim olacak size; mail veya tweet işe yaramıyor maalesef. Geçen sene onbinlerce tweet attık. Hashtagler oluşturduk. Hatta videolar çekip bunları paylaştık. Senato üyelerine, göçmenlik hukuku avukatlarına hatta başkana mailler attık. Ankara’nın yerinde bir taş olsa vicdana gelir bir aksiyon alırdı ama almadı. Dediğiniz yöntemlere bağışıklık kazanmışlar. Umurlarında değil maalesef, değiliz. İstediğiniz kadar birlik olup hareket edelim deyin, bu toplu organizasyonlara katılacak kişi sayısı 20-30’u geçmiyor. Ama sanmayın ki sizlerle birlikte bu organizasyonlara katılmayanlar hiçbir şey yapmıyor. Yapıyorlar…
Herkes bireysel aslında bu süreçte. Herkes kendisini kurtarmak istiyor ve haklılar da.
Bu sebeple elbette karar sizin ama, mail, tweet vs ile zaman kaybetmek yerine, bütçeniz el verdiği sürece kendi alternatiflerinizi yaratmaya çalışın. Emin olun birileri yapıyor ve başarıyor bunu. Bazen me yaparsanız yapın olmuyor ama o şimdinin konusu değil. 30 eylülden sonra o konuyu konuşalım. Başarılar, bol şanslar
Buradan tanıştığım bir arkadaş ile dosya taşımak konusunda biraz sohbet etmiştik. Ben özetle demiştim ki, “dosya taşımayı kabul eden konsolosluk, numaranızın current olup olmamasından bağımsız, taşıyabilir. Yeter ki istesinler.”
Bir süre sonra beni bir gruba ekledi, 100 kişi kadar insan var grupta. Grupta önceki yıllarda kazanmış bir arkadaş da var, youtube kanalı olan. Bu arkadaş current olmadan dosya taşınmaz diye diretmiş. Ben aksini söylüyorum tabi. Bu sebeple bizi yüzleştirmek istemiş :))
Saçma bir polemiğin içinde buldum bir anda kendimi ama ben kanıtlar da sunduğum için doğru yolu bulduk bir şekilde. Sonrasında bazı sorular soruldu, bildiğim kadar cevap verdim. Her defasında da forumdan faydalandığımızı, sordukları soruların tamamının forumda sorulduğunu ve cevaplandığını hep söyledim. Hatta forumdaki ilgili başlıkların linklerini attım.
2 konuya değinmek için bu açıklamayı yaptım aslında, birincisi; bir gmail hesabına sahip olan herkes youtuber olabiliyor. Çok uzatmak istemiyorum bu konuyu.
İkincisi, hepiniz gibi ben de görüklerimi söyledim 24 süreci ile alakalı. Yanılmayı çok isterim ama10K civarında mali yılı bitirir bu gidişle ankara dedim. Hala aynı fikirdeyim ve hala yanılmayı çok isterim.
Bunun için de bıkmadan mail atmaları gerektiğini söyledim.
Sonuç ne mi oldu?
Ücretli danışmanlara yönlendirmek için olumsuz hava yayan biri oldum. Bununla itham edildim. Gerekçenin biri olumsuz yazmam iken bir diğeri de uzun yazmammış. Ben sadece kendi yaşadığım hayal kırıklığını bir başkası da yaşamasın, birinin bile vizesini almasında faydam olursa mutlu olurum diye yazıyordum oysa. Hiçbir iyilikten karşılık beklemedik hiçbir zaman ama, bazı iyiliklerden de maraz doğuyormuş sahiden.
Üstelik herhangi bir yanlış anlaşılmaya mahal vermemek için, güçarslan’a da gruptan ve yazılanlardan bahsettim.
Neyse ki aklım yolu birdi ve ayrıldım gruptan.
Kıssadan hisse; youtuber olmak için herhangi bir şey bilmenize gerek yok. Zira bunun mülakatı yok.
Her iyilik de aynı şekilde dönmüyor insana, karma’ya inanın ama bence çok da güvenmeyin.
He, ankara’ya hiç güvenmeyin.
Selam, sevgi…
@Buse-Şahin yeşil pasaportunuz, ilgili ülkelere vizesiz giriş yapabilmenizi sağlar. KCC ise oturum kanıtı ister dosya taşımak için. Pasaportunuz size oturum sağlamadığı için ne yazık ki taşıma yapamazlar. Ama siz ilgili ülkelerin konsolosluğuna dosya taşımak istediğinizi belirten mailler atabilirsiniz. Onlar isterse dosyanızı taşıyabilirler
Merhaba, ds 160 vize başvuru onay sayfasını bulamıyoruz. Bunu almanın bir yolu var mı? Bulamazsak mülakata giderken bir sorun olur mu?
@ferhatdemirhan
Hemen şimdi KCC ile iletişime geçip taşıma talebinde bulunun bence. Kötümser olmak istemem ama, ben bu sene de 15K’nın bile Ankara’dan mülakat alabileceğini düşünmüyorum. (Umarım yanılırım)
@steward59 önceki yılların mülakatlar deneyimlerini okursanız sizler için çok faydalı deneyimler okuyacağınıza emin olabilirsiniz. Fiziksel olarak ülkede bulunmalarını isteniyor, barbados’a gidip sonra taşıma talebi yapmak gerekiyor. Giden arkadaşların dosyalarını da taşımadılar
@steward59 hayır olumlu dönüş olmadı başka. Afrika ülkeleri ve barbados geldiğini kanıtlarsan verebiliriz gibi ucu açık dönüşler yaptılar ama gitmedim bem. Giden arkadaşlar da maalesef alamadı zaten.
@sametx öncelikle vize bülteninde numaranızın aktif olmasını beklemeniz gerekiyor. Sonrasında da konsolosluğun mülakat vermesini. Dosya taşıma, aos gibi seçenekleriniz yoksa eğer. Önceki yıllarda aşağı yukarı bir tarih tahmin edilebiliyordu belki ama, son birkaç yıldır maalesef performans giderek düşüyor. O sebeple tarih vermek hatalı olur. Umarım vizenize kavuşabilirsiniz. Bol şanslar
@Hope-Breaker Öncelikle tebrikler. Yasal oturum izninizi maile ekleyerek, dosyanızın ilgili konsolosluğa taşınmasını talep edin. Bazen konuyu anlamıyor, hazır cevaplar gönderebiliyorlar. Israrla talebinizi iletmeye devam edin. Başarılar.
@katafalk2 eşinizin tüm bilgilerini girmek zorundasınız ds-260 formuna, gelmeyecek olsa bile. Bilgilere eşinizle iletişim kurmadan ulaşabilirim diyorsanız olur elbette.
Sevdiğimiz bir şarkıda da söylendiği gibi, “benim için üzülme” 
Hayat her şeye gebe. Aksilikler can sıkıyor ama bir şeyler de öğretiyor. Hatta bazen -bana olduğu gibi- yeni yollar açıyor. Aksilikler ve olumsuzluklar da hayatın tadı tuzu diyelim. Gibi’nin “bilanço” bölümünün son sahnesinde Yılmaz’ın verdiği barbunya örneği çok iyidir bu konuda.
Selam, sevgi…
@talhabakunin evliliğinizi tamamlayın, add aplicant ile sizi eklesin forma eşiniz. Sonra mülakat maili alana kadar herhangi bir işlem yapmanıza gerek yok form için. Bu arada eşinizin kimliği pasaportu vs değişecek. Onlar bazen uzun sürebiliyor, onları da halledin. Mülakat aldıktan sonra ilgili konsolosluğa, eşiniz mail atıp, evlendiği için formda değişiklik yapmak istediğini bildirsin.
@Meho35 bir dertleri yok, çok defa oldu bu. Sonraki dağıtımda alırsınız.
@katafalk2 eşinizin fotoğrafı ve bilgileri olmadan başvuramazsınız. Eşiniz gelmek istemiyorsa gelmeyebilir elbette ama siz bilgileri tam ve doğru girin lütfen. Aksi halde kazansanız dahi mülakatta elenirsiniz