Hong Kong ABD Konsolosluğu’nda DV Lottery Mülakatım – Bir Yolculuğun Son Durağı
Bazen aylarca, hatta yıllarca zihninizde kurduğunuz bir an vardır…
DV Lottery sürecim benim için tam olarak böyleydi. Numaram EU21600’dü ve temmuz ayında current olduğumu gördüğümde, aylarca beklediğim yolculuğun son virajına girdiğimi anladım. Mülakat tarihim 8 Ağustos, sağlık muayenesi ise 22 Temmuz’da Dr. Nicholson’da.
Zaten current olur olmaz kcc’den mülakat tarihini öğreniyorsunuz. Sonrasında başka kaygılarınız ortaya çıkıyor.
Belgeleri, planları, uçak biletlerini, oteli… Her detayı tek tek tamamladım. Bir yandan da içimde bir merak, bir tedirginlik, bir umut…
** Sağlık muayenesi netleştikten sonra herkese ilk önerim sağlığa dair tüm randevuları halletmek olacak. Aile doktorumuza durumu anlattıktan sonra devlet hastanesine ve tüberküloz testi yapan kuruma yazı yazmasını istedik. Sonrasında da o yerlere gidip testleri olduk.
** Aşılar eksikse onları halledin.
NOT: DR. Nicholson’daki doktorla konuştum. Adamlar sadece bulaşıcı hastalık var mı yok mu ona bakıyor, kendisine bu kişi zarar vermiş mi, mental açıdan ok mi değil mi ona bakıyorlar. Ciğer filminde bulaşıcı hastalığa dair bir şey yoksa ufak tefek şeylere kimse takılmasın. Doktorların umurunda değil.
Konaklama: Hopewell Hotel Deneyimi
Hong Kong gibi yoğun bir şehirde ferah bir oda bulmak zor. Hopewell Hotel bu açıdan tam bir kurtarıcı oldu. Odası gerçekten genişti, camdan baktığımda şehrin hem karmaşasını hem de düzenini aynı karede görebiliyordum. Her yere yürüyerek gidebilmek ise büyük rahatlık. Bebekli ve küçük yaşta çocuğu olan ailelere bu oteli gönül rahatlığıyla önerebilirim. Bekar arkadaşlar için bir tık pahalı kaçabilir.
Mülakat Öncesi Bir Nefes: Tokyo
Mülakattan önce kendimize küçük bir mola verdik ve Tokyo’da 1 hafta kaldık. Orada zaman hem yavaş hem de hızlı akıyor gibi. Değerlendirmek isteyen arkadaşlar için müthiş bir deneyim olabilir. Tavsiye ederiz.
Döndüğümüzde tekrardan Hong Kong’u gezmeye başladık.
Bazı arkadaşlar “gezilecek çok yer yok” demişti ama biz nereye baksak yeni bir sokak, yeni bir tat, yeni bir hikâye çıktı karşımıza.
Yemeklerde dünyanın her mutfağını bulabiliyorsunuz.
Fiyatlar biraz yüksek ama kalabalığın ve çeşitliliğin içinde bu çok göze batmıyor.
Hava nemliydi ama Tayland kadar boğucu değil.
Buda heykeli, boğaz turu, parkları, ocean park, tapınakları,balıkçı köyü,disneyland, ladies market, gece pazarı, viktoria tepesi ve dahası.
Sağlık Muayenesi (22 Temmuz)
Dr. Nicholson’ın kliniği sakin, personel güleryüzlü. Gittiğimizde elimizde pasaportlarımız, DS-260 onay sayfamız ve aşı kartlarımız hazırdı. Röntgen, kan testi derken işlemler hızlıca tamamlandı.
Belgelerimiz mülakattan 3-4 gün öncesinde hazır oldu. Bu aşama biraz mekanik ama oradan çıkınca “Bir adım daha tamamlandı” hissi insana iyi geliyor. Bazı arkadaşları tekrardan çağırdılar. Ama bir şey çıkmadı.
Mülakat Günü (8 Ağustos)
Sabah erkenden kalktık. Konsolosluğa direkt taksiyle gittik. Hava çok aşırı nemli. Yürümek çok terletiyor insanı. Oraya yaklaşırken attığım her adımda “Bittiğinde hayatımız değişebilir” diye düşündüm.
Güvenlik kontrolünden geçtikten sonra ikinci bankoya yönlendirildik. Burada belgeler toplanırken aynı zamanda ufak bir ön mülakat yapılıyor. Sorular basit ama dikkatli soruluyor. Bence arkadaki konsolosa buradan onay gidiyor. Evli ve 2 yaşındaki kızımın tüm evraklarını vermek yaklaşık 25 dakika sürdü.
*Tüm belgeleriniz hazır olsun. Yüzünüzden tebessümü eksik etmeyin. Biraz stres normal ama çok strese kapılmamaya çalışın zaten benim gördüğüm burada vize onayından ziyade vize zaten verilmiş ama alacak kişi gerçekten kendisi mi değil mi onun confirmation’u yapılıyor. Anne kızlık soy ismi, ds 260 formundaki bilgilerle kıyaslama vb.
Benden lise mezuniyeti, çevirisi, formül a, formül b, evlilik cüzdanı fotokopisi 2 tane, 2’şer tane foto vb. klasik belgeleri istedi. Ekstra dikkatinizi çeken bir belge yok.
İşyerime dahil herhangi bir şey sorulmadı. Ama bazılarına soruluyor. SGK kaydı vb.
Sorulan Sorular
Daha önce başka bir evlilik yaptınız mı?
Amerika’ya daha önce gittiniz mi? Vize reddi aldınız mı? Evetse, deden?
1 seneden uzun süre başka bir ülkede yaşadınız mı?
Hepsi net sorulardı, ben de net cevapladım. Konsolos bana vizemin onaylandığını söylediğinde… O an kelimeler havada asılı kaldı. Yüzümde hafif bir tebessüm, içimdeyse büyük bir rahatlama vardı. Zaten tam anlamıyorsunuz. Gerçekten oldu mu, bitti mi bu iş vb.
Sonrasında vize basılma süreci başlıyor. İnsan pasaportunda net görene kadar emin olamıyor. Bunu eminim tüm arkadaşlar yaşamıştır 
Bu Süreçten Çıkarımlarım
Belgeleri toplu verin: Aile olarak gidiyorsanız evrakları tek tek değil, istenen belgeyi tüm aile için bir arada verin. Formül A’ları birlikte vb.
Tercümeleri mutlaka kontrol edin: Bizde bir belgede hata vardı; uçağa binmeden önce tekrar çevirtmek zorunda kaldık. Has no military service yazmış mesela.. Has no military service (obligation) yazmalıydı ya da daha başka gibi. Ama dikkat etmesek patlayabilirdik.
Hazırlıklı olun: Fazladan evrak götürmek bazen gereksiz gibi görünüyor ama orada “Keşke alsaydım” dememek için önemli. Bazı arkadaşları sıkıştırabiliyorlar.
Dijital kopyaları bir yerde saklayın: Biz tüm belgeleri WhatsApp grubumuza yükledik. Ne olur ne olmaz diye.
Son Söz
Bu süreç, sadece belgelerle değil, sabırla ve duygularla da ilgili. Bazen yoruyor, bazen bekletiyor, bazen umutlandırıyor. Ama o gün geldiğinde… Hepsi bir anda anlam kazanıyor.
Bu yolculukta yanımda olan, fikir veren, destek olan herkese teşekkür ederim. Umarım bu satırları okuyan herkes bir gün aynı mutluluğu yaşar.
Herkese bol şans. 