Merhabalar herkese, dün vize mülakatım vardı. Sizlerle deneyimlerimi paylaşmak isterim. Ankara'ya bir gün önceden geldim ve konsolosluğa yakın bir otelde konakladım. Otel rezervasyonu için farklı uygulamalarda uygun fiyatlı seçenekler bulabilirsiniz. Ben de bu şekilde bir otel ayarladım.
Sabah saat 07.15 civarında konsolosluğun önündeydim. Konsolosluğun yakınında emanet hizmeti veren büfe tarzı bir yer bulunuyor (yürüyen merdivenlerden aşağı indikten sonra). Çanta ve elektronik cihazlar konsolosluğa alınmadığı için eşyalarınızı burada güvenle bırakabilirsiniz.
Randevu saatimize göre içeri almaya başladılar. Girişte göçmen vizesi mülakatı için geldiğimi söyledim ve bana bir sıra numarası verdiler. İlk olarak evrak teslimi için numaram yandı.
Benden şu belgeler istendi:
Aile Nüfus Kayıt Örneği
Adli Sicil Kaydı
Askerlik Durum Belgesi
CV
İş teklifi veya davet mektubu
Not: Görevli bana iş teklifim olup olmadığını sordu. "Hayır." dedim. Bu vize kategorisinde iş teklifinin zorunlu olmadığını özellikle belirtmedim; sadece sorulan soruya cevap verdim.
Bekâr olduğum için evlilik cüzdanı istenmedi. Ayrıca DS-260 onay sayfası, UID numarasının bulunduğu confirmation page gibi belgeler de talep edilmedi. Mülakatı hangi dilde yapmak istediğim de sorulmadı.
Evrak tesliminden sonra mülakat için beklemeye başladım. Bizden önce farklı kategorilerden başvuru yapan kişiler mülakata girdi. Özellikle EB kategorisinden başvuran bir ailenin mülakatı yaklaşık 15-20 dk. Sürdü; vizeler onaylandı.
Mülakata giren başka bir göçmen vizesi başvurusunda bazı evraklar arasında kaldığını söyledi. Durumu görevliye anlatınca kendisine bir kart verildi ve dışarı çıkıp evraklarını alarak geri gelebileceği söylendi. Açıkçası görevliler oldukça anlayışlı ve kibardı.
Sıra bana geldiğinde ise şu sorular soruldu:
Hangi kategoriden başvurduğum.
Amerika'da ne iş yapacağim.
Nerede kalacağım.
Daha önce Amerika'da bulunup bulunmadığım.
İlk soruya EB2-NIW (Professional) kategorisinden başvurduğumu söyleyerek cevap verdim.
Daha önce birkaç kez Amerika'ya gittiğimi söyledim. Bunun üzerine ziyaretimde ne kadar kaldığım soruldu. Hatırladığım süreleri paylaştım. Sanırım uzun süreli kalışlarla ilgili bir değerlendirme yapıyorlardı, ancak kesin sebebini bilmiyorum.
Sorular bittikten sonra görevli camı kapattı. Dosyamı lastikle toparladı ve yanındaki görevliyle birkaç dakika kendi aralarında değerlendirme yaptılar. Açıkçası o birkaç dakika bana oldukça uzun geldi. 😊
Küçük bir not: Sorular Türkçe sorulduğunda Türkçe, İngilizce sorulduğunda ise İngilizce cevap verdim. 😊
Ardından camı tekrar açtı ve şu cümleyi söyledi:
"Vizeniz onaylandı. Pasaportunuz yaklaşık bir hafta içinde VFS Global aracılığıyla adresinize teslim edilecektir."
Mülakat yaklaşık 5-10 dk. sürdü sanırım. Sorulara mümkün olduğunca kısa, net cevaplar vermeye çalıştım. Memurun sormadığı detaylara girmemeye özellikle dikkat ettim. Bence en doğru yaklaşım da bu.
Başvurudan vizenin onaylanmasına kadar geçen süreç benim için oldukça uzundu. Avukatlarla yapılan görüşmeler, hatta bir avukatla anlaştıktan sonra sorumluluklarını yerine getirmediğini fark edip anlaşmayı iptal etmek zorunda kalmam, dosyanın hazırlanması ve başvurunun büyük bölümünü kendim yürütmem derken yaklaşık üç yıllık bir süreç oldu.
Elbette sabır gerektiren bir yolculuk. Ancak dosyanıza güveniyorsanız, gereğinden fazla stres yapmanıza gerek olmadığını düşünüyorum.
Bu süreçte öğrendiğim en önemli şey ise beklerken hayatı ertelememek oldu. Sonuçta zaman çok değerli. Elinizden geleni yaptıktan sonra sürekli sonucu düşünmek yerine hayatınıza odaklanmaya devam edin. Beklemek bazen sürecin en zor kısmı olabiliyor, ama hayat o sırada da akmaya devam ediyor.
Buradan vizesini alan herkesi bir kez daha tebrik ediyor, yeni hayatlarında başarılar diliyorum. Sonuç bekleyen tüm arkadaşlara da en kısa zamanda güzel haberler almalarını gönülden temenni ediyorum.
Umarım bu paylaşım mülakatı yaklaşan arkadaşlara az da olsa fikir verir ve biraz olsun içlerini rahatlatır.
Şimdiden herkese bol şans ve güzel sonuçlar diliyorum.