.okurken yazarken devamli yakin gozlugu kullaniyorum,australya bozuk paralarina gozumuz alisti,eh amerikaya gezmeye gittik elimize bir suru bozuk para gecti,bir cent 5 cent 10 cent ve 25 cent,25 cente quarter diyorlar 1 dolar ise kagit para bir iki yerde bir dolara single dediklerini duydum ,,bizde bes cent en kucuk capli paradir, ,bir yerden alis veris yapiy0rum bozuk para olunca paralari avucuma alip tezgahtara uzatiyorum,tezgahtar en kucuk paralari alip tamam diyor, allah allah ya hep bes centleri aliyor yalnis yapiyor diyorum,,,sonra paralari gozlukle inceleyince 5 cent diye bildiklerim megerse 10 cent mis bes centten kucuk molduklari icin onlari ben 5 cent zannediyordum,tezgahtarlar megerse 10 cent aliyorlarmis,dikkatli bakinca ogrendim 10 cente de dime diyorlar..
.....bir marketten alis veris yapmistim,tezgahtarlar bozuk paralara el surmuyorlarmis,kasanin yaninda ufak bir kayma yeri gibi yer var para asagi dokuluyor ve musteride aliyor,bende para ustunu kagit para olarak aldim,bozuk paralara hic dikkat etmedim,benim bozuk paralarda orda kalmis,ikinci gidisimde isin farkina vardim.
İleti
-
RE: Amerika anılarım...
-
RE: Amerika'da sigara fiyatları
.....Australya duty free sigara isini kaldirdi,ne disariya gidene nede iceriye gelene sigara satiliyor,baska ulkeden alip getirmekde gumruk vergisine tabi,yani bir karton getirseniz vergi odersiniz,sadece 20 tanelik bir paket ve birde acilmis paket serbest......Australyada sigaralar kapali raflar arkasinda yani sigarayi kimse gormuyor,bir yerde isimleri ve fiatlari vardir..20 tanelik en ucuz sigara 30 dolar civarlarinda,turk lirasiyla 1000 liraya yakin,yolda yururken filan bazi insanlardan sigaran varmi bir tane verirmisin diye soran oluyor,kullanmiyorum diyorum,kullansamda sigara isteyene 2 dolarin varsa bir tane verebilirim derim.googleden baktim, en ucuz 20 tanelik paket $37,75 olmus
....Kendim 30 yil sigara kullandim,simdi dusundugum zaman 30 yil parami havaya uflemisim,hem kendime hemde cevremdekilere zarar vermisim,hayat tecrubesi olan bir sahis olarak sigarayi birakin derim,sonunda kazanan siz olursunuz
-
RE: Avustralya hakkinda bilgiler ve deneyimler
....australya kocaman bir adadir,buyuk bir kitadir ve icinde 25 milyonluk nufuslu bir devlet vardir,topraklari turkiyeden 10 defa daha buyuk sayilir.sahillerden kara yoluyla gezilirse 15 bin km filan olur,deniz uzerinden butun girisi cikislariyla 20 bin km olur.Australya bagimsiz cumhuriyet degildir,kendi islerinde ozgur olmalarina ragmen kanada ve yeni zellanda gibi ingilterenin kolonisidir,bu durumdanda kimse sikayetci degildir.
...secimle gelen hukumet ve basbakan vardir,canberra sehri ulkenin bas sehiridir parlemanto burdadir,federal hukumetin oldugu bolgeye australian capital territory denir.victoria,newsouthwales,queensland,south australya,west australya ve tasmanya gibi eyaletleri vardir,eyaletler disinda territory denilen ve direk ana hukumete bagli bolgeler vardir......ulkenin baslica buyuk ve populer sehirleri sydney,melbourne ve brisbane dir,en kalabalik nufuslarda bu sehirlerde olur,adelaide,perth,hobart,darwin gibi diger buyuk sehirleri vardir,ama hayat yasam ilk 3 buyuk sehirdedir,sydney ve melbourne sehirlerinin nufuslari 5 milyona yakindir.
-
RE: Amerika'ya gitme sebepleriniz ?
...toprak ve doga guzelligi bakimindan turkiye cennet gibi bir ulke,yani kolay kolay birakilip gidilecek bir ulke degil,,ne yazikki hukumetler sanayiyi ulke capina dagitamamislar, sanayi belli basli bir kac buyuk sehirlerde olusmus,bir cok bolge insani hayvancilik ve tarim uzerinde yasam mucadelesi vermeye calisiyorlar ve zar zor karinlarini doyuruyorlar, bazi bolgelerde karnini doyuramiyan vatandas mecburen yasakli madde ekiyor,yakalaninca hapise giriyor......diger bir yonden dinci tarikatlar bir cok kuruluslari ellerine gecirmisler istedikleri gibi oynuyorlar,bir cok market zincirlerinin bazi tarikatlara ait oldugunu tahmin ediyorum.....bazi programlarda bazi olaylara bakiyorum ve bu insan neden bu ulkeyi terk etmesin diye dusunuyorum,,imkan bulabilecek herkes yurt disina gidip yeni bir hayat kurmak istiyor.......turkiyede din ve politika gunluk yasamdan cikarilsa belki insanlar daha mutlu olabilirler,yegenimin aile dostu bir hanim var iktidardaki parti taraftariymis ve you tube den videolar izlemeye baslamis sonunda nerdeyse kafayi usutecek hale gelmis ve psikolojik yardim almaya baslamis.particilik yurt disinda yasiyan insanlarida etkiliyor.....
...uzun yillar yurt disinda yasiyorum partilerle hic alakam olmuyor ne yaparlarsa yapsinlar diyorum,cunku millet kendi kaderini kendi hazirliyor......bu gunlerde genc olarak kendimde turkiyede yasasaydim muhakak yurt disinda bir ulkeye gitmek icin cok cabalardim.
-
RE: Amerika anılarım...
..benim amerika anilari hakkinda fazla yazacak bir seyim kalmadigina inaniyorum yani sona geldik sayilir,amerikada yasiyanlar veya her hangi bir sebeble orda bulunanlar devam ettirirlerse hem hareket hemde bereket olur diye dusunuyorum...
...LA da marine del isimli oteldeyiz, aksam uzeri pjamalari giydik dinleniyoruz,tak tak tak kapi calindi,allah allah dedim,kapiya kostum,disardan bir kadin sesi,( it's me darling open the door )diyor.neyse actim kapiyi yasli bir bayan asagiya gidip makineden buz almis 3 uncu kata cikacagina ikinci kata gelip ayni numarali odayi kendi odalari zannetmis,actik kapiyi kadin bir sasirdi sonra ozur diledi.
-
RE: Güvenilir Yolcu Programları (Global Entry, TSA PreCheck, vb.)
...preclearence,turkce karsiligi her sey okay problem yok gibiye geliyor,bu an tam olarak turkce karsiligini bulamiyorum.CBP Custom border protection..bir nevi sinirlari koruma diyelim gumruk gecisleri hava limanlari deniz limanlari filan,ulkeye girilen sinirlar....amerika cbp uzun yillar evvel preclearence diye bir sistem uygulamaya baslamis,bazi devletlerden amerikaya gelecek insanlar icin,maksat, amerika havaalanlarindaki yogunlugu daha azaltmak,milletin saatlerce pasaport ve valiz kontrolundan kurtulmasi,o ucaktan inip baska bir ucaga binecekse vakit kaybetmemesi icin,diger sekilde asylum seekers yani kacak yollardan girmek isteyenler veya multeci gibi gelmek isteyenleri onlemek,terrorist girisini onlemek, terrora yardimci olacak silah veya gerecleri onlemek..
.ilk once kanadanin bir kac sehrinde sistem baslatilmis sonra bir cok ulkeye yayilmis,amerikaya direk ucus yapan bir cok avrupa ulkesiyle yeni anlasmalar yapilmaya ve bu sistemi uygulamaya calisiliyor....Preclearence olan hava limanlarinda amerika bolumu var,yolcu oraya yonlendiriliyor,once check-in yapmasi lazim, check -in de pasaporta bakilir zaten bilet otomatik olarak gozukmektedir,check-in yapilip boarding karti verilir,yolcunun vizesi yoksa geri gonderilir, chec-in den sonra gumruk kismina gecilir pasaport kontrolu,burda kiosklardan forum doldurulur,parmak izi alinir, resim cekilir,makineden alinan forum ile pasaport memuruna gidilir,pasaporta bakar,foruma bakar sorular sorabilir,her sey normalse pasaporta giris yapar ve yolcu salonuna gonderir,artik ic hatlar yolcusu gibi amerikaya gidince hic bir yere ugramadan valiziniz alip cikabilirsiniz.
......yolcu salonunda beklerken yine amerikan gumruk gorevlisi gelip size soru sorabilir arama yapmak isteyebilir, hayir yapamazsiniz denilirse ,o zaman o ulkenin gumruk polisi gelir arama yapabilir,sual sorabilir,icabinda arrest yapar......preclearence disinda amerikaya girislerde beklemeyi onlemek icin gelistirilmis sistemler vardir,ucakta forum doldurulmaz, APC automatik passport control sistemi vardir, bir yerde kiosk denen makineler vardir,burda pasaport scann yapilir parmak izi verilir resim cekilir,forum makinede doldurulur, ondan sonra pasaport memurlarina gidilir...birde GLOBAL ENTRY vardir,net uzerinden uye olunur bir sefer 100 dolar odenir,yine uye olan kisi amerikaya girince yine kiosklara gider forum doldurur otomatik giris yapar ve gumruk memurlarini gormeden cikip gider.
-
RE: Avustralya hakkinda bilgiler ve deneyimler
..australya dunyanin sapa bir kosesinde olmasina ragmen,her yil 10 milyon civarinda turist gelir gider,toplum da cok gocmen kokenli yasiyanlar olduklari icin onlarda kendi ana vatanlarina yahut dedelerinin ana vatanlarina gidip gelirler,sydney ve melbourne hava alanlarinda hava trafigi cok yogundur.sydney hava alani sehir icinde sayilir,sehir merkezinden 50 km uzaklikta ikinci hava alani insasi baslamistir,4-5 yil sonra faaliyete gececektir...australyanin en buyuk hava yolu sirketi qantas dir, en eskisidir,yine kendine bagli olarak jet star diye hava yollari vardir,uyelerine ucuz ucuslar saglar..uzun mesafelere qantas ucaklari gider...
....yabanci hava yollarida yolcu getirip yolcu gotururler, emirates, katar,etihad hava yollari biraz daha ucuz tarife uygularlar....2019 yilinda kisi basi 1000 aud ile turkiyeye katar hava yollari ile gidip gelmistik, serviside cok guzeldi...
....avrupanin belli basli ulkelerinden ve amerikanin bir kac hava yolu sirketide sydneye ve diger sehirlere servis yaparlar, virgin,delta,lufthansa gibi,malezya, singapore da gunluk seferler yapar.
..ic hatlara calisan bir iki kucuk sirket daha vardir.....australyada eyaletler arasi tren seferleri SINIRLIDIR,her yere tren yoktur,ic bolgelere nakliyatcilik TIR larla olur,tirlar cok sahanedirler hepsi piril pirildir,kimisinin arkasina ayri kasa eklenir romork diyelim,bir TIR da 22 teker vardir.bazi insanlar tir soferligini sevmezler,australyada gorecek fazla bir sey olmadigi icin tir soferligi biraz SIKICI olabilr,her meslegin seveni vardir.......australyada genellikle duz bir ulkedir daglari bayirlari azdir,ic bolgelerde 15 km uzaktaki bir arabanin fari isiklari gorunebilinir.
.....sydney hava alaninda araba park etmek masraflidir galiba saati 19 dolar filan,20 dakika kalmis olsaniz yarim saat parasi alinir,32 dakika kalmis olsaniz bir saat parasi odenir yani dakika isi yoktur,bir kisminda bedava 15 dakikalik park yeri vardir,gelen yolcu hemen burdan kapilip cikilir,biz alistik yolcu goturursek ust katta indirip ceker gideriz,yolcu alacagimiz zamanda saatini iyi ayarlayip yolcu aliriz,saatine 19 dolar para vermek cok agirima gidiyor.uzun saatler park edenler azdir,bazilari eder, uzun zaman gormedigi insanlar geliyordur, pasaport kapisindan sonra bekleme yeri vardir,orda beklerler yolcu gorununce feryadi figan kopar aglamalar kucaklasmalar.ben yolcu ugurlamayi severim ama yolcu beklemeyi hic sevmiyorum daha cok duygulandiriyor insani,yavas yavas kapidan insanlar cikarlar ha geliyor ha gelecek dersiniz,bazen valiz kisminda problem cikar yolcu gecikir bazen ucagin yanasacagi kapi olmaz mecburi ucak icinde bekletilir.
..... ucak seyahati yapacaksak hava alanina bir yakinimiz goturup birakabilir,uber cagirilip gidilir, ic ve dis hatlara giden tren vardir,her istasyondan baglantisi vardir bazi yerde bir aktarma gerekir,hava alanina giden tren bileti pahalidir hemen hemen 15 dolardir,bir nevi ayak basti parasi alirlar, tren istasyonlarinda artik bilet satan giseler kalmamistir, makineler konmustur at parayi al bileti.
...ben ve hatun emekli oldugumuz icin, sehir icinde gezmeye cikacaksak tren gemi otobus tam gun icin 2,50 dolardir....pazar gunleri icin familiy fun day diye bilet vardir ailede cocuk varsa ayni kisi basi 2,50$ biletle sabahtan aksama kadar vapur otobus tren le gezilir.sydney sehir ici pazar gunleri daha cok renklidir. -
RE: Amerika'ya gitme sebepleriniz ?
.....bazen hatunuma takilirim biktim bu ulkeden gel satip savalim vatana donelim derim,senmi doneceksin der kendine guveniyorsan git der sen orda ancak 3 gun dayanirsin der.huzur dolu bir ulkede yasanirken geri donmek bu devirde gercekten aptallik olur diye dusunuyorum.bu face book, instagram filan ciktiktan sonra turk erkegine ve kadininada bir seyler olduevli cocuklu kadin bir hafta evvel sosyal medyada tanistigi ve yuzunu gormedigi adama kaciveriyor,evet kiskaniyorlar bizi...almanyada bir doktor yetistirmek 400 bin euroya maal oluyormus,turkiyeden bedava doktorlar aliyoruz diye seviniyormus alman hukumeti.
..turkiyeden ayrilip baska ulkelere yerlesmek isteyenleri kinamamak lazim.torpil yoksa is de yok.
-
RE: Dolar Çıldırdı
...2019 yaz aylarinda turkiyedeydim,biraz birikmis kira parasi vardi,amerikaya gittigim icin amerikan dolari alalim dedik, 2000 dolar icin 12,000 tl odedik,bir yil sonra ayni seyi yapmaya kalksam galiba 2000 dolar icin 40.50 bin tl veririz.bir yerde yurt disina yerlesmisim orda yasiyorum sanane turk lirasindan desem, yinede icim el vermiyor,tl dustukce icim yaniyor.
-
RE: Göçmen Vize ile ABD'ye ilk giriş
@AYSY33, içinde söyledi: Göçmen Vize ile ABD'ye ilk giriş
@Gezzio merhaba.Ilk giriş çıkış yaptıktan sonra.2.girisinizde green card yanınızda olmadan mi sadece immigrant vize ile giriş yaptınız?onu anlamadım...
....pasaporta bir yillik vize vuruldugunu zannediyorum,green card olmadan bu vize ile girisi cikis yapildigini zannediyorum..
-
RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...
.....her onemli olan seye turkler ilgi ceker,burdaki turk asutralya ic isleri bakaninin kim oldugunu bilmez ama turkiyedeki politikacilari isim isim sayabilir,kibris olayina sahit olduk, ermeniler tarafindan baskonsolosumuzun oldurulmesine sahit olduk , bankalar soyan turk gangesterinin koseye SIKISTIRILIP oldurulmesine sahit olduk.bir turk tarikat liderinin araba kazasinda yasamini yitirmesine sahit olduk, genc milli futbol takimi geldi amerika takimindan 6 gol yemesine sahit olduk, galiba basketbol takimi geldi,turkler sirbistan takimina bir seyler attilar..2002 den sonra turk milli takimi geldi macina gittik.....
.gecen persembe aksami bir tv kanalinda travel seyahat programi gosteriyordu, 11 kisi 4 gurup australyali turkiyeye gidiyorlar,istanbulu ve turkiyey geziyorlar biraz da komiklik var tanidiklardan biri arayip hemen 9 uncu kanali ac istanbulu gosyeriyor dedi,gormedigimiz yer degil ama actik ve izledik.turklerle ilgili bir sey olursa telegraflar hemen calismaya baslar.
-
RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...
.australyanin bassehri canberra dir capital city denir,federal hukumet ve meclis, ayrica cumhurbaskani pozisyonundaki sahisin konutuda burdadir,cumhurbaskani yoktur,general governer diye biri atanir.partiler aralarinda anlasarak bu sahsi secerler,bir nevi ingiltere hukumetinin temsilcisidir,hukumeti kovma yetkisi vardir....
.australyaya yeni geldigim yillarda pek neyin ne oldugunu bilmiyorduk canberra yi isittik guzel bir savas muzesi oldugunu ogrendim,sydneye 285 km kadar uzaklikta.ilk arabamin o uzun yola dayanamiyacagini dusunup gitmemistim ikinci aldigim araba daha guvenlikliydi,bir hafta sonu gece yola cikip bas sehire gittim, her yer saat 9, 00 dan sonra aciliyor,uzun saatler araba icinde uyuduk,kucuk bir sehir,tabi simdi cok buyudu, eski meclis binasi vardi,zannedersem o zamanlar ziyareci almiyorlardi...
.. savas muzesini bulduk,australyanin ilk savasi geliboluda oldugu icin,muzenin buyuk kismi gelibolu canakkale savasina ayrilmis,araziyi filan cok guzel canlandirmislar, esirler yaralilar,insani cok duygulandiracak bir muze.....gittik gorduk geldik.
.....zamanla cocuklar cogaldi biraz buyuduler, baska bir arkadasimda canberrayi gormek istiyormus,yanimiza birde arabasiz aile alip gittik.gorulecek yerleri gorduk. eski meclis yerine cok buyuk bir meclis binasi yapiliyordu, goremedik........zaman gecti yeni meclis binasi acildi,bu defa sadece cocuklarimla gittim muzeyi dolastik,sonra meclis binasina girdik kucuk bir aramadan sonra bina icine girdik, kocaman bir meclis binasi,her tarafini gorduk, asagida basbakan ve bakanlar oturuyor bir yerde izliyeciler ve dinleyiciler oluyor,bazi yerlerde rehber var,meclisi dolastik, ust kati duz beton tavan, ustune cikip sehire biraz baktik,ilerde bir tepede tv kulesi vardi,bazi kulelere cikmaya musaade ediyorlar cikip etrafin resmini cekebiliyoruz,vakit gec oldu diye gitmedim.... 2000 lerde terror olaylari olunca meclis binasinin catisina cikmayi yasaklamislar,catida 3 ayakli koca bir direk var, otobus buyuklugunde bayrak dalgalanir.
.ilerki yillarda bir daha gittim.....amerika iraka ve afganistana girdi, australya askerleride var,hukumet icerde SIKI tedbirler aldi,cok manyak terror heveslileri var, ISID oldu australyadan bir suru genc kadinli erkekli suriye ve iraka gidip ISID a katildilar,kimisi icerden maddi yardim gonderdi,bu islere bakan polis servisi cogunu yakaladi, suriyeye gidenlerin cogu catismada hayatlarini kaybettiler, bazilari halen turkiyede kamp icindeler ve australyaya gelmek icin bekliyorlar, hukumet cogunun pasaportlarini iptal etti.beyinleri yikanmis insanlarin ne yapacaklari belli olmuyor..islamic terror olarak bir kac kucuk vaka oldu, bir kac kisi yasamini yitirdi....
..bir gun evimin onunde oturuyorum yasli bir adam geldi afganli kiliginda sac sakal karisik uzerinde uzun beyaz entari, su istedi, eee sen turksun degilmi muslumansin degilmi, allah allah kim bu adam diyorum,fazla yuz vermedim adam yuruyup gitti, allah allah bu muhitte boyle adamin ne isi var diyorum sonra kafama suphe girdi, CIA gibi australya hukumetinin ajani olabilir dedim...bir muddet terroristler bir sey yapmasin diye hukumet bir cok yerlerde tedbirler aldi..
-
RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...
.yarim kalan geziye devam.....malum simdi burda kis aylarinin ortasindayiz geceleri 1 dereceye kadar dusuyor biraz ayaz var, gunduzleri saat 9,00 dan sonra hava isinmaya basliyor 20 dereceye kadar cikabiliyor, yine en dusuk sicaklik 14 derece filan oluyor..
....great ocean road a turquay denen kasbadan giris taptim sonra lorne isimli bir kasabada mola verdim,ordan yola devam ettim bir yerde yuksek deniz feneri vardi,bazilarinda turislere musaade ediyorlar yukari cikip etrafa bakiliyor, o an benim aklima gelmedi, etraf karadeniz kiyilari gibi hep yamaclarla dolu bazi yerlerde adamlar acayip villalar yapmislar.....
..oyle boyle apollo bay a gelip yerlestik,yakinlarda national park buyuk orman varmis oda gozumuzden kacti ,bir yerde belli bir gun icin yola cikmisim her yeri gezecek durumum yok,,kaldigim kabinin karsisinda bir cadir vardi,baktim elektrik almislar cadirda soba yakiyorlar onlarda gunluk gelmisler,australyanin bati sahilleri hint okyanusu icindededir, dogu sahilleride guney pasifik okyanusu icinde galiba ben her iki okyanusun ortasina filan geldim,mevsim ilkbahar ama havalar belki bolge icinacayip ruzgarli,gece kucuk kabin icinde hatun usudu...
..sabahleyin yine erkenden yola ciktik, deniz icinde olan kayalarin oldugu yere gidecegiz,yol ayni sekilde zikzakli jirajli,,,yol kenartlarinda belli mesafelerde mile stone olur.kucuk beton direklerdirler bazi yerlerinde fosforlu plaka vardir gece parlar bu mile stone lerinde ilerde hangi buyuk kasaba veya sehir varsa onun bas harfi yada ilk iki harfi yazilmistir ve kac km uzakta oldugu yazilmistir...benim gidecegim yerden cok az geride prince town diye bir yer var koymudur kasabamidir bilemiyorum ama elimdeki haritada gosteriyor,mile stone lerinde gosteriyor,prince town prince town geldik gectik bir sey yok,tabela bitti,baska kasaba ismi gosteriyor, geri dondum,tepe bir yerde bir otel var galiba bir ikide shop vardi, hmmmm iste prince town buymus dedim,,biraz daha ilerleyince twelve apostel tabelalari gorundu, yolun saginda araba parki yapmislar baska yerde durmak yok, arabayi park ettik ama ruzgar adeta ucuracak gibi,arabada yedek kalin is ceketi vardi onuda uzerime giydim ve yurumeye basladik asfaltin altindan kopru yapmislar tunel gibi , gectik, kayalarin gorunecegi yere cok uzun yurume platformu yapmislar,korkunc ruzgar var deniz cok dalgali,zaten oyle ruzgardan toprak erimis ve bir kismi deniz uzerinde kalmis 45 metreye yakin yukseklikleri var,bir kac tanesi cokmus.,resim cektim video cektim galiba,denize bakiyorum sanki mavi degilde kapkara bir deniz gibi murky water derler....iste bu kayalari gormek icin 1250 km yol geldik,araba park yerinde bir turist info binasi var,erken oldugu icin kapali bir yerde helikopter barinagi var,isteyenlere helikopter turu yaptiriyorlarmis......
...apollo bay da turist info ofisi vardi, princes hwy e nerden cikarim diye sormustum,cunku ayni zik zakli yollardan geri donmek istemiyorum, kadin ara yollardan cikarsin , tabelalara dikkat et dedi,ara yollardan colac diye bir kasabaya cikiliyor.... 12 havarileri gorduk simdi geri donus var tabi melbourne sehrine gidecegim.... ara yollardan done done ana hwy ya ciktim belki 45 dakika belki uzun surdu, ama etraf cok guzeldi her taraf yemyesil,tarlalarda otliyan inekler koyunlar,o kadar yol gittim bir kucuk cukura bile rastlamadim......princes hwy butun australyayi sahilden dolasir,yol, uzerindeki colac kasabasina geldim, yol kenarinda dinlenme parki var cocuk parki var cektik kenara,arabamda termos var butun gun sicak suyu muhafaza edebiliyor,her dinleniste bir mug kahve iyi oluyor.....
...evden acele ile cikarken melbourne sehir haritasini unutmusum,,,burda uye oldugum araba sigorta sirketinin ofisini buldum uyelerine bedava yol haritasi verirler, bu eyalette sirketin ismi degisik,girdim ofise harita dedim bayan cikardi haritayi verdi 3,00 dolar dedi,ya uyelere bedava olmasi lazim filan, yok burda parali dedi,verdik 3 dolari aldik haritayi.....burasia kucuk kasaba,fazla bir sey yok biraz dinlendim biraz yurudum hadi bakalim yola devam.......melbourne sehrinde kalacagim bir karavan parki bakmistim,sehirin icine girmeden bu parka gidecektim bir bucuk saat kadar araba surup melbourne ye yaklastik, yol ayriminda ana yokdan cikmam lazimdi dalgaya dusup devam edip sehir icine yaklastim,karavan parki biraz ters tarafda, bir kac kisiye sordum ordan git burdan git,en kestirme yol var ama parali yol,nakit para almiyor,ne olursa olsun deyip parali baglanti yoluna girdim,bir yerde kameralar yakaladi bizi.uzun yollardan gelince veya uzun yollarda gidince bazen harita okumakda zor oluyor sagami donecegiz solami donecegiz filan gibi.....bir carsiya girdim nerde oldugumu bilmiyorum bir arabalik park yeri buldum park ettim, tesaduf bir postaci geciyordu durdurup gidecegim ana caddeyi sordum,yolun sonuna git sola don ondan sonra yine ilk sola gir dedi,bana gore sanki geldigim tarafa gidiyormusum gibi oldu, oyle yaptim...... iki sol bir yerde benzinci gordum daldim hep depoyu doldurdum bu ara sehir haritasinida kaporta uzerine actim, yanda bir vatandas vardi nereye gideceksin dedi, big4 karavan parki dedim biraz uzak sol tarafda dedi, tesekkur ettim islek bir caddede gide gide karavan parkinin sokagini buldum daldik iceri ilerde karavan parkini buldum, cok buyuk karavan parki.....eskiden sydneyde bir kac tane karavan parki vardi,hepsi kayboldu gitti..
..karavan parkinin ofisine gittim galiba yer ayirtmistim veya ayirtmamistim hatirlamiyorum 2 gece kalacagim, 190 dolar verdik, bayan kucuk golf buggy gibi arabasina bindi ve beni takip et dedi,kucuk bir kabinin onune geldik iste burasi dedi.,yerlestik banyo yaptik dinlendik ,biraz park icinde yuruduk karavanlar var kabinler var, kucuk tugla kabinler var bayagi buyuk bir park girisi cikisi kontrollu,temiz ve bakimli bir park diyebilirim.biraz disari ciktik yuruduk mahalle arasinda bir yer cok gorulecek bir sey yok......
..ertesi sabah ofise gidip biz sehir merkezine gitmek istiyoruz dedim, ilerdeki bir otobus duragini tarif etti,once otobus, otobusun son duraginda tramway duragi var ordan tramvaya bineceksiniz sizi sehir icine goturecek dedi....bulduk otobusu, emekli oldugumuz icin 2,50 dolarlik biletle butun gun dolasabiliyoruz, otobus soferine emekli kartimi gosterdim 3,50 dedi,sydneyden bir dolar daha pahaliymis,biraz otobusle gittik sofer burdan tramvaya binin dedi, tramvay duragina geldik baktim muhit bizim auburn gibi turk mahallesi caddede cocuklu turk kadinlari yuruyor, adamin bir karsidan karsiya digerine bagriyor hadi kahveye gelmiyormusun diyor....
..iki vagonlu tramvay geldi, bindik etrafi seyrederek sehir merkezine kadar geldik son durak, tramvay vagonlarida bir hayli uzun,sofer her duraga yaklasirken durak ismi soyluyor.
-
RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...
...erken yillarda kamp yapiyorum,kucuk bir cadirim vardi biraz buyugunu aldim,henuz kucuk bir dairede yasiyorum,malum ayni yere kampa gittik , ne hikmetse o yil havalar sansimiza yagmurlu gecti,kampcilikda birazda caylaklik var,yagmur devam edince topladim cadiri filan eve donduk,garajim filan yok,cadir islak, torbasiyla beraber oylece dolaba koydum. aradan bir yil gecti yine kamp zamani, gittik yerlestik cadir biraz rutubet kokuyor.masallah havalarda sahane gidiyor,yuzuyoruz geziyoruz,balik tutuyoruz, yine gunluk guneslik bir gun gok yuzu masmavi,hava sicak,iyi bir yaz gunu, ogle saatleri yemek icin cadirin yanina geldik, aniden kucuk kucuk dolu taneleri dusmeye basladi,yakinda buyuk bir agac vardi arabami agacin altina cektim,her saniyede dolular buyumeye basladi,tas gibi dolau dusmeye basladi,,beni m cadirin tavanina vuran dolu kanvasi yirtip iceri dusuyor,topu topu 5-10 dakikalik bir olay,dolu gecti,eee zarar tesbiti yapalim bakalim, cadirin icine girdim gok yuzunu gorecek onlarca delik olusmus....cadir bir yil havalandirilmadan dolapta kalinca curumus,islak islak birakmistim...
....biraz gecti yanima yasli bir hayir sever adam geldi, elince kucuk tup yapiskan bir parcada yamalik,lastikmi kanvas mi var ,bir sey olduysa yardim edebilirmiyim dedi,cadirin tepesini gosterdim ve hep beraber gulmeye basladik,toparlanip eve donduk,gelecek yil icin daha saglam cadir aldim yine cadirin uzerine serilen tarpolin deriz tarp aldim,yagmur olsun gunes olsun cadirin onunde oturabildik.
.....belediyede calistigim zamanlar,degisik degisik kimyasal maddeler kullaniriz, cogu kokar kimini kullanirken maske takmak gerekir.bir gun sef moorebank binasindaki salon halisini yika dedi, tek katli buyuk bir bina icinde kutuphane var, kucuk salonu var, gunluk kiraya verilen bir kac odasi var, odalari bazi sahislar kiralarlar ve orda bir seyler ogretirler genellikle yaslilar icindir, kucuk salonun yaninda ki odada yasli bayanlar el isleri kursu goruyorlarmis,bende makineye sicak suyu ve hali temizleme ilacini doktum ve haliyi yikamaya basladim,kendim kokuya alismisim bana koku gelmiyor ama ilk defa birisi gelse kokuyu hisseder,bes alti dakika dir calisiyorum, yan tarafdan feryatlar gelmeye basladi, yasli bir kadin bana gelip durdur o makineyi durdur o makineyi diyor,durdurdum ve disari ciktim, birisi can kurtaran yolda diyor,
,,yasli hanimlardan biri astim hastasiymis,,,,,benim hali temizleme ilacinin kokusu oraya kadar gitmis ve kadin fenalasmis,cankurtaran geldi aldi kadini ,digerleri de islerini biraktilar,benimde biraz moralim bozuldu...ondan sonra temizlik kokulu kimyasal ilaclarla temizlik yaparken etrafda yasli insanlarin olmamalarina cok dikkat ettik -
RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...
...dun aksam uzeri haberleri izliyordum,normal olarak saat 18.00 de haberler baslar,derken telefon caldi,bolgenin milletvekili,banttan konusuyor, once kendini tanitti,SIKINTILI zor gunler gecirdigimizden bahsetti,bu anda bir problem varsa 1 no lu tusa basin,baska probleminiz olursa ofisim ve ben her zaman yaninizdayiz deyip iyi gunler dileyip konusmasi bitti,eyvallah dedik....nasil bir sistemse herkese ev telefonundan mesaj gonderiyor...
.......2009 yili hatunun 60 yas gunu evliligin 40 inci yili, yas gununde cocuklar bir turk restaurantina goturduler,yegenlerde geldi yedik ictik dansoz filan vardi,bu kucuk kutlama, bunu buyultelim dedim,yurt disina bir yere gidelim diye dusundum ozi ler en cok bali ye giderler taylandin guzel bir iki tatil yeri vardir oraya giderler,once bende asya gezisi dusundum,bir yandanda icimden gelmiyor, jet star hava yollari hawaii icin indirim yapmis,iyi firsat cikti bos ver asyayi deyip hawaii ye gitmeye karar verdik,galiba ekim ayiydi, gittik hawaii de havalar sahaneydi 9 gece kaldik guzel bir tatil yaptik...
..her yil sene sonuna dogru hatun 1984 den beri yilda bir defa kalp uzmanini gorur,lubnanli doktordur iyi adamdir,hatuna bakarken ordan burdan sohbet ederiz, eh bu defa yine doktora gittik, adam bakti dinledi filan,,, eeeee artik sizin kan sulandirici haplari almaniz lazim,aile doktoruna gidin o ilaci yazsin tarif etsin filan,,,,,,bir kac gun sonra aile doktoruna gittik o da misirli kokenli doktor,musluman degil ne oldugunu yillardir cozemedim,1983 den beride bu adama gideriz,anlattik derdimizi okay 5mil kan sulandiriciyla basliyalim dedi, normalde 7 mg ile baslariz filan ilaci aldik once biraz tesir yaparmis,hangi sebzeler ilaca tesir edermis filan biraz anlatti..
...hatun kan sulandiriciyi kullanmaya basladi,basladi ama acayip oldu, ilac nasil tesir ettiyse sanki dermani kalmadi, doktora geri gidiyoruz,aile doktoru bu ilac asla boyle tesir yapmaz diyor,kadin dogru durust yuruyemiyor, ilaci kessek kesemiyoruz,benimde butun psikolojimi bozdu, yilbasinda kampa gidecegiz ben istemiyorum hatun gidelim diyor ,gittik kucuk torunda var,kiz erkek ayse bir yerde durmaz devamli pesinde kosuyorum.....haftalar aylar geciyor hatun bir turlu normale girmiyor,bana stress basiyor, kalp uzmanindan randevu aldik, ancak nisan ayinda gorebilirsiniz dediler, burda uzman doktorlar randevu ile calisirlar, her gun doludurlar,kimilerini gormek icin aylarca beklemek lazimdir ...
...2010 nisan ayinda doktoru gorduk, ya senin verdigin ilac bu kadini mahvetti dedim, adam gulmeye basladi, bu ilactan sikayet eden ilk defa sizsiniz dedi,yine muayene etti,romatizmali kalp kapagi biraz daha daralmis,doktor north sydneyde bir hastanede de calisiyormus, orda cerrah arkadasim var sizi ona gondereyim dedi, kendi sekreteri randevu aldi,randevu gunu oglumu kizimida yanima alip doktora gittik , cocuklar daha iyi anlarlar, anlatirlar,, genc bir kalp cerrahi,bakti doktorun raporuna bakti,, evet ameliyat lazim dedi,hatuna ameliyat olmak istiyormusun dedi, hatun dusunmeden evet dedi,,,,operator, iki sey yapabiliriz biri madeni kapak digeri domuzlardan alinan normal kapak, ama domuz kapagini size tavsiye etmem dedi, insan vucuduna domuz organlari daha cok uyum sagliyormus,diger madeni kapagi gosterdi anlatti,allah razi olsun iyi adam,tamam dedi iki hafta sonrasina ameliyat gunu verdi,defterine yazdi....
..hastanenin admission kismina gittik bir kagit verdik onlarda ameliyattan bir iki gun evvel gelin on testler yapilsin dediler,iyi hatirlamiyorum,bir hafta evvelmi gittik bir kac gun evvelmi gittik,hemen hemen butun gunumuz hastanede gecti, film cek kan muayenesi, ameliyatci konusur narkoscu konusur ameliyattan sonra fizikci konusur,bir gunde epey testler yapildi ve eve donduk, north sydney bize uzaktir,ama yakindaki bir istasyondan trene binince hic aktarma yapmadan hastanenin oldugu yere yakin istasyona giden trenler var,bizde bir kac sefer trenle gittik,bazen ameliyat gununde hastaneye cagiriyorlar,bizimkine anjino yapilacagi icin bir gun evvelinden cagirdilar...arkasi yarin...
-
RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...
....dunyada milyonlarca insan stress kurbanidir, stress cok kotu bir seydir,gelincede kolay kolay gitmez,stress vucudun bir cok organlarini etkiler......belediyede calistigim yillarda isimden dolayi stress e girmistim,basimin tepesi yanmaya baslamisti,ne sebebden yandigini cok zaman sonra anlamistim,,, 2009 yilinin sonlarinda benim hatunda kan sulandirici hap kullanmaya baslayinca bir anda halsizlesmis dermani kalmamis gibi olmustu,kavgasiz gurultusuz bir hayat geciriyoruz,bir anda kadinin hastalanmasida bilinc alti olarak benide stress e sokmustu,, ayak bas parmaklarim yanmaya baslamisti,allah allah bu da nesi, bazi insanlarda hastalikdan dolayi ayak parmaklarinda bir seyler olur,bende kendi kendime acaba seker hastasi filanmiyim diye huylanmaya baslamistim.
...nortshore hastanesinde ameliyatci doktoru gorduk sag olsun adam hemen ameliyat gunu verdi,sanki bana da bir mucize oldu, ayak basparmaklarimin yanmalarida bir anda gecti gitti.bu gunlerde bile zaman zaman arasira cok nadir bir ayak bas parmagim yanar,allah allah kafam neye takildi,cozemedigimiz ne var diye dusunurum,australyadan cok turkiyede aile icinde olan bazi seylere kafamiz takilir....
.....northshore hastanesinde hatuna kalp ameliyati yapacaklar ve calismiyan bir kapaga madeni bir kapak takacaklar, diger bir hucredede problem varmis orayada bilemedigim bir parca takmislar,arasira hatuna bionic women diye takilirim,,emekli oldugumuz icin cebimizden bir kurus para cikmadi.ameliyattan bir gun evvel kendi uzman kalp doktorumuz ayni hastanede bazi gunler calisiyormus, hatuna angiogram yapti.....bir gun sonrada hatun ilk sirada ameliyata gidecek,,,,sabahleyin galiba bir kac hap verdiler sedatif gibi bir sey olabilir,ameliyata giden sahislar heyecanlanirlar kadinlar bilhassa aglarlar, masallah bizimki cok sakin,ameliyathaneye goturecek hemsire gelene kadar coluk cocuk hatunun basinda durduk, sonra erkek hemsire geldi hadi gidiyoruz dedi,bizde ameliyat hanenin kapisina kadar yuruduk, yerde kirmizi bir cizgi var onu gecmek yasakmis, o cizgiye gelince kendimi bayilacak gibi hissettim..gorevliler 4 saat filan arayip sormayin dediler.
.....kucuk kizim bir arkadasiyla hastanenin kantininde kaldi, oglumla bende manly diye bir bolge var sahane plaji vardir arabasiyla oraya gittik biraz carsisini gezdik turistik bir yer ahim sahim bir carsi yok, hediyelik esyalar satan dukkanlar var restaurantlar var.bir iki saat buralarda oyalandik, daha sonra deniz kenarinda bir kac yere gittik,sydney limani icinde cok korfezler vardir cok guzeldirler.......
....ameliyatlarin icinde kalp ve beyin ameliyatlari en tehlikeli olanlardir,doktorlardan binlerce defa allah razi olsun diyorum,tabi makineleri icad edenleri ihmal etmemek lazim tibbi makineler aletler sayesinde binlerce can kurtariliyor.....ogleden sonra hastaneye geri donduk,hastaniz amelyathaneden cikti ama bir iki saat daha goremezsiniz yogun bakimda dediler, o kismin kendi yogun bakimi varmis ameliyattan cikan hastayi alip makinelere bagliyorlar basinda bir hemsire oturuyor dakika dakika kayit yapiyor... daha sonra hemsire hastanizi gorebilirsiniz dedi ,zaten bir bekleme salonu yapmislar hemsire telefondan konusuyor,iki iki kucuk yogun bakima gittik,hatun yatakda oturur vaziyette hortumlar kablolar bagli tabi uyutuluyor,resim makinem yanimdaydi resim cekebilirmiyim dedim hemsire olmaz cok elektronik aletler var dedi.
.hatun sag salim ameliyattan cikti,ben ve cocuklarda rahatladik,kendim trenle eve dondum... aileden biri boyle buyuk bir ameliyat gecirirse is yerleri hastanin yakinlarina ucretli olarak 10 gun izin veriyormus, oglum ve kizim bu sistemden faydalanip 10 ar gun izin almislar. -
RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...
....sydneyde nikon marka camera beyenmistim,amerikada ucuz diye duydum ayni modelden bir tane ogluma hediye alirim diye dusundum,fisherman wharf deniz kiyisina inince bir kac kamera satan dukkan gordum,,dukkan sahipleri hep misir kokenli, bu model kamera varmi diyorum var, kac para adam yari fiyat soyluyor,himm ucuzmus ya, iyi biraz dolasayim sonra gelirim, bir kac dukkan daha dolasiyorum hep ucuz fiat veriyorlar, adamlarin maksadi musteriyi iceri cekip aksesuar satmak,bir tanesi o00 sen turksun filan istanbulu cok severim kameranda guzelmis ama filtersiz olmaz filan 50 dolara bir filter satti...
.....bir shop a gittim hani sen bu fiata verecektin dedim, adamin yuzu kizardi,kusura bakma o fiata satmam imkansiz dedi.kamera almak kafama takilmis, bir gun sonra filter satan dukkana gittim oda istedigim kamerayi ucuz soylemisti, kamera varmi var,tamam oyleyse sen hazirla ben atm den para cekip gelecegim, adam yalan soylemeye o kadar cok alismiski,bir iki atm den para cektim bir seferde 100 dolardan fazla vermiyor,neyse geri dukkana gittim, kamera hazirmi, kamerayi biliyorum sydneyde cok incelemistim,,, adam patronuna donup george o model kamerayi ismarlarmisin dedi, george a bakti ,george ismarliyor obur depodan yarin ogleden sonra gelir, o zaman gel diyor, icimden allah belami versin dedim, baska bir dukkana ugramistim sahibi chinliydi,adam dogru soyledi bu model kamerayi kimse 800 dolardan asagi satamaz, ucuz veririm diyenler yalan soyluyorlar dedi,uyandirdi beni ama uyanamadim,ertesi sabah erkenden hava alanina gidecegiz, cable car tramvay duragina yururken bir kamera shopu daha gordum, birde buraya bakayim dedim, kapida meksikali satici,icerde misirli sahibi, hatun arkamdan dikkat et de yalnis bir sey vermesinler dedi,
..kapidan girdik malum turk usulu yaglama ballama, bu tip kamera ariyorum sende varmi dedim,ne diyeyim kamera almadan gitmiyecegim kafama takilmis bellegim tutulmus sanki,him aa turkiyedenmisin istanbulu cok severim filan kamerayi gormuyorum,kac para 500 e yakin,parayi verdik,kucuk makbuz imzaladiksatis makbuzuna kameranin modelini yazmis ben olkumadim tabi..., saticisi kamerayi kutuya koyuyor, efendim 50 dolar daha vereceksin satis vergisi, onuda verdik, torba icinde kamerayi aldik tramvaya bindik otele geldik,sabah erken gidecegiz yemekten sonra valiz yerlestirecegiz,fazla yer kaplamasin diye yeni kamerayi kutusundan cikarip valizin icine camasirlarin arasina koyacagim,elima aldim, ahaa bu benim istedigim kamera degil, benimki 3100 modeldi verdigi 3000 ,modeli arkadaki ekran degisik,saat 21,00 i gecmis sabah 5,00 de trene gidecegiz,rengim mengim soldu,tabi kabahat benim goz gore gore kaziklandik, gerci kameranin degeri kadar para verdim ama istedigim kamera degildi, getirdik ogluma verdim,happy oldu, tabi kandirildigimi anlattim, alacagim kamerada arka ekrandan cekecegimiz seyi gorebiliyoruz, aldigim kamerada sadece tek gozle bakip resim cekecegiz,neyse oglum 9 yil filan kullandi,2 yil evvel dogum gunuydu,biraz para ben verdim biraz kendi katti, yuksek modellerden bir tane nikon aldik....baba eski kamerayi baldizima vermek istiyorum ne dersin dedi,benim kameralarim var sen bilirsin dedim.
..yolunuz san francisco ya duserde kamera shoplarina ugrarsaniz cok dikkatli olunuz,adamlarda acayip teknikler var yontemler var, bir shopda meksikalinindi,bir kamera cantasi gordum onu indirirmisin dedim,alicakmisin dedi, yok once bakacagim dedim, adam almiyacaksan beni niye mesgul ediyorsun dedi,indirmedi cantayi,bir sey satmak icin musterileri asagilama taktikleride var. -
RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...
...guzel bir tekne turu yaptik, bu arada teknede iki genc turk kizina rastladik,galiba dil ogreniyorlar,,,tekneden indikten sonra biraz ilerde pasaj gibi bir yer var oraya yuruduk,deniz uzerine kocaman bir kac tane sal yapmislar,mubareklerin uzeri seal fog baliklari ile dolu,hepsi uyukluyor,biraz etrafi dolastik eh buraya kadar gelmisken bir defa daha cable -car..tramvay a binelim deyip bindik ve sehir merkezine gittik, tren istasyonun uzeri alis veris merkezi iceri girip yiyecek bir seyler aldik,bir masada oturup yedik,fiatlar tabi cok pahali geldi,ust katlarda magazalar var ama alacagimiz bir sey yok, fazla dolasmadik.
..otele donmek icin otobus sordum kimse dogru durust bir sey bilmiyor,turk street var yolun sonu otelin caddesine cikiyor, hadi biraz yuruyelim ordan otobuse bineriz dedik,haritaya gore yakin gozukuyor,ama bir hayli uzakmis, yolda bir bakkaldan sise suyu aldim,arap asilli birine benziyordu, baktim birine sarilmis sigara satiyor.epeyi yuruduk ve van nes caddesine ciktik otobus geldi, bindik otele yakin bir durakta indik....
....sabahleyin erkenden hava alanina gitmemiz lazim,otobus duragida otelin karsisinda,erken saatte uyandik , sandovic yapip cantamiza koyduk,otelle vedalasip duraga gittik, sofere nerde inecegimi soyledim,yer altinda metro varmis, trene binip sehir merkezine gidecegiz, bir yerde otobus durdu hadi inin dedi, atladik asagi ama etrafta istasyon filan gozukmuyor,kosede bir dukkan sahibi dukkanini aciyordu, selam verip yahu nerde bu metro istasyonu dedim , biraz ileriyi gosterip asagi inin dedi. istasyonu bulduk indik asagi,bilet almamiz lazim, istasyon bombos,bir asyali gorevli hanim vardi yanimiza geldi, nereye gidiyorsunuz filan, sehir merkezi, daha dogrusu hava alani dedim, guler yuzlu kadindi, makineden hemen iki tane yasli bileti aldi, biraz sonrada metro treni geldi bindik ve sehir merkezinde indik
....hava alanina gidecek tren bir ust kattan gidiyormus oraya ciktik, makinelerden iki bilet aldim galiba tanesi bu sefer 10 dolar filandi bir hayli pahali....gecen gelisimizde cable-car la gidis 5 dolardi bu sefer oda 8 dolar olmus.
..tren 20 dakikada hava alanina gidiyor hava alani son durak, gittik trenden indik, hava alani icinde isleyen kucuk trene binip,ucagin kalkacagi terminale gittik, australyadayken seattle sehrini gormek istemistim o bolgede iki sehir vardi galiba biri portland, o zamanlar eski forum vardi ordan birine sormustum o hanimda seattle daha iyi demisti...bir tanede san francisco da yasiyan bir hanim vardi universite hocasi filandi galiba, mine hanim olmali. evimin bahcesinde misafir evi var istersen gelip bizde kalabilirsiniz demisti,sehir merkezine uzak oldugu icin pek sicak bakmamistim. -
RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...
bir iki haftadir bir seyler yazamadim,belki tembellikten belkide yazacak sey kalmamis olmasindan olabilir.
....kullandigim arabayi 2014 yilinda sifirdan almistim bu gune kadar ancak 25.000 km yapmisim araba yeni gibi,bu yilin basinda cam silecegi degistirdim,rego muayenesi yaparken mekanik tekerlerin degismesi alzim dedi, 4 tekeride degistirdik.....malum bir iki ay lock-down yasadik,mecbur olmadikca sokaga cikmadik,araba kullanmayincada 7-8 hafta evvek aku nun bosaldigini gordum,neyse garajimda sarj aleti var aku yu cikarip sarj ettim,bir arabada bir akunun 7 yildan fazla dayanmasi zordur,gelecek hafta tatile gidecegim,bir kac haftadir akuyu degistireyimmi diye evhamlaniyordum..
.....persembe gunu oglum geldi,konu geziden ve akuden acildi, hah iste gecen hafta biri gelip arabama iyi aku takti 250 dolar dedi,benimde alacagim akular 230-240 dolar civarinda,ucuzlarida var ama olmusken iyisi olsun diye dusundum,neyse oglum istiyorsan mesaj atip gelsin taksin dedi, okay dedim mesaj atti, adam yarim saate kadar gelir takarim demis,oglu aku isini yapiyormus bazende babasini gonderiyormus,yani baba ogul evlere gidip aku takiyorlar,oglum evine dondu biraz sonra minubusle adam geldi, hello mello,adam bahceyi gorunce,(duvar kenarlarinda cicekler sebzeler bir birine karismis )sizin wog oldugunuzu anladim dedi,once biraz canim SIKILDI bende wog um deyince isler degisti,adam akuyu sokerkende cene yapmaya basladi, malta maltiz kokenliymis,biraz ordan biraz kibrisdan ordan burdan sohbet etmeye basladik,velhasil 10 dakikalik isi adam yarim saatte bitirdi sohbet etmeye ihtiyaci varmis,hawaiiye gittinmi gittim fiji ye gittinmi gitmedim,biraz da hawaii den bahsettik, adam 60 yaslarinda filan neseli adam,nasil olduysa konu gelibolu canakkale savasina geldi,ya dedi o kumandan galiba mustafa olacak ataturkden bahsediyor,iste mustafa sehit yabanci sehit anneleri icin cok guzel bir soz soylemis cok takdir ettim dedi. sizin evlatlariniz bizim bogrumuzde uyuyorlar gibi ataturkun sozu var.... allah allah bunu nerden duymus olmali diye dusundum, biraz ataturku ovdum,neyse adam yeni akuyu takti eskisini aldi, faturasini yazdi gitti.
...bir kac ay evvel australyanin gelibolu dizisini izlemistim,dusmanina haince yuklenmeyen bir dizi o dizidede ataturkun yabanci sehitler icin soylemis oldugu soz geciyordu,maltiz akucu diziyi izlemis olmali diye dusundum.........cok cok turkiye haberlerine bakmam yani televizyonda bakmam,sabahlari bir kac turk gazetesine net uzerinden goz atarim, turk lirasini takip ederim. hani bazi haberleri okuduktan sonra, gercekten turkiyede kadin olmak cok zor diye dusunuyorum, her gun bir veya iki manyak cikip ya karisini yada ayrilmak isteyen sevgilisini katlediyor, genc kizlar sosyal medyadan tuzaga dusuruluyorlar,yine sosyal medya uzerinden evli cocuklu kadinlar kandiriliyorlar.yani nereye gidiyor bu memleket diyorum, evvelden erkekliginde bir serefi vardi,simdi serefsiz erkekler kadinlari kandirip ya paralarini yiyorlar ya da kredi cektirip parayi kendi keyiflerince yiyorlar,erkekligin serefinide yere batiriyorlar, zaten bu isleri yapanlarda utanma diye bir sey yokturki...

