Dün akşam yaşadığımız bir anıyı paylaşmak istedim.
Oğlum futbola pek düşkün olmayan Amerikalı arkadaşlarını uzun süredir Türkiye'nin maçlarıyla ilgili öyle bir doldurmuş ki, sonunda hepsini futbolsever yapmış.
Dün gece saat 24:00'teki ilk maç için evde bir etkinlik düzenledi ve arkadaşlarını davet etti. Bilgisayarı projektör cihazına bağlayıp duvara dev bir ekran yansıttı, ortamı harika hazırladı.
Ben de Türk adetlerindendir diyerek börek ve kek yapayım dedim. Oğlum güldü, yok anne, onlar öyle şeylere alışık değil. Ben atıştırmalık, cips, kola, kuruyemiş ve soslar alıp masayı donatırım, sen hiç yorulma dedi. Hatta kola, soda gibi içeceklerin dışında, önceden nerde bulabileceğini araştırmış gidip Türkiye’nin meşhur Efes birasını da almıştı.
Ben de en azından bir havuçlu kek yapayım bari dedim. İyi ki de yapmışım, havuçlu keke bayıldılar ikişer dilim yediler.
Kalabalık bir grup geldi o saatte bu kadar kişi beklemiyorduk doğrusu, hepsi o kadar cana yakındı ki hatta içlerinden biri İstanbul’da üç ay kalmış, biraz Türkçe öğrenmiş; çat pat benimle Türkçe konuşmaya çalıştı, çok tatlıydı.
Oğlum hepsinin aklına Türkiye'yi öyle bir işlemiş ki, maç boyunca kızı erkeği hepsi milli takımımızı tuttu. Türkiye atak yaptığında sevinçle bağırıp, gol yediğimizde hep birlikte üzüldüler. Oğlum bir sonraki maçta da başka bir grubu davet edecek ama ben TR’ye dönmüş olacağım. ABD ile olan maç için de Amerikalı arkadaşlarından biri benim evimde toplanalım demiş.
Ayrıca hepsi, bundan sonra Dünya Kupası’nda sonuna kadar Türkiye’yi destekleyeceklerini söylediler.
Bizim için gerçekten çok güzel ve unutulmaz bir anı oldu.