• Kategoriler
    • Güncel
    • Popular Topics
    • Best Posts
    • Kullanıcılar
    • Gruplar
    • Arama
    • Kayıt Ol
    • Giriş
    1. Ana Sayfa
    2. DustyBlue
    3. En İyi
    Üyelik oluşturma, email adresi onayı veya foruma giriş konusunda sorun yaşayan üyelerimiz [email protected] adresine email gönderebilirler!
    DustyBlueD Çevrimdışı
    • Profil
    • Takip Edilenler 0
    • Takipçiler 11
    • Konu 9
    • İleti 623
    • Gruplar 1

    İleti

    Güncel En İyi Tartışmalı
    • RE: [Arşiv] DV2020 Mulakat Deneyimleri

      @Mert-Güngör, içinde söyledi: DV2020 Mulakat Deneyimleri

      Tekrar merhaba,
      Sormak istediğim bir soru var.
      Bana tekrar mülakat tarihi alabilirsiniz diye mail geldi 17 eylülde. Öğrenmek istediğim şey ise bu noktadan sonra sürece devam etmezsem ileride turistik olarak başvuracağım vizelerde bir sıkıntı yaşar mıyım olacaktı.

      evet sorun olacak. ds260 ı doldurduğunuz için göçmenlik düşüncenizi beyan etmiş durumdasınız ve bu sizin karşınıza her seferinde çıkacak.

      Greencard Lotosu (Diversity Visa) Süreci içinde yayımlandı
      DustyBlueD
      DustyBlue
    • RE: Greenkart talihlisi olup ABD'ye ailece gidememek

      @srhnkskn, içinde söyledi: Greenkart talihlisi olup ABD'ye ailece gidememek

      Herkese selam arkadaşlar benim eşime çıktı ve malesef ailesine aşırı düşkün olduğu için gitmeye pek gönüllü değil. Benim durumuma benzer durumda olan varmı varsa ne yapmayı düşünüyor merak ediyorum.

      2018 de boyle bir durum yaşandı kendisi bu forumda araştırıp bulabılırsınız. ne yazık ki sonuç hüsran oldu. ismini bilerek vermiyorum dv18 lerin konusunda kendisi bahsetmiştir muhtemelen. fakat eşiniz sizin talebinizle bu işe olur derse sonuçlar her zaman olumlu olamayabiliyor. bahsettiğim olayda manen ve maddi zarar büyük olmuştu sonuçtada gitmekten vazgeçtiler. (kendisi 2 kere gitti abd ye ancak eşi gelmeyi kabul etmeyince dönmek durumunda kaldı)

      eşinizi araştırmaya teşvik ederseniz gitmeyi kabul edecektir. bu fırsatı kaçırmayın.

      Yeşilkart (Greencard) ve Göçmenlik içinde yayımlandı
      DustyBlueD
      DustyBlue
    • RE: [Arşiv] DV2020 Mulakat Deneyimleri

      @pawlover, içinde söyledi: DV2020 Mulakat Deneyimleri

      Abd’ye ilk girişte asıl talihli kişi girip eş daha sonra giriş yapabiliyor mu? Yoksa çiftlerin ve tüm ailenin aynı anda mı giriş yapması gerekir? @crazycells sizin bu konu da bilginiz var mı

      asıl kazanan kimse önce o girmeli. asıl kazanan girmeden yani vizesinde v1 yazan girmeden diğer vizeler kullanılamaz. havalimanında da önce dv1 vizeli giriş yapmalı sonra aile uyelerı gırıs yapmalı.

      Greencard Lotosu (Diversity Visa) Süreci içinde yayımlandı
      DustyBlueD
      DustyBlue
    • RE: Houstonda araba ve oda kiralama ?

      @Hawkerx, içinde söyledi: Houstonda araba ve oda kiralama ?

      Arkadaşlar greencard vizemin süresi dolduğu için uzatmak amaçlı 4 gün için houston'a geleceğim. Mecburen araba kiralayacağım ve airbnb den oda kiralayacağım .

      İnternet üzerinden rentalcars.com ve airbnb üzerinden kiralama yapmayı düşünüyorum.

      Birde yakıt alırken illa debit card lazımmı nakit alamazmıyım ?

      Daha uygun ucuz bir önerisi veya tavsiyeleri olan var mı ?

      benzinlikte arabanızı bir pompanın önüne park edip içeri geçin kaç dolarlık alacaksanız pompa numarasını ve parayı verin. sonra arabanızın başına gidin pompa o miktarda hizmet verecek size. karta gerek yok.

      Texas içinde yayımlandı
      DustyBlueD
      DustyBlue
    • RE: amerikan isimlerine giriş

      Donald, Kelt dilinde ‘Hakan’, ‘dünya lideri’ demek. Cilve üstüne cilve… 20’nci yüzyıl başına kadar İskoç kökenliler arasında kullanılırken, son yüzyılda diğer kültürlerden Amerikalılar da kullanmaya başladı. Don, Donny, Donnie gibi kısaltmaları yapılır.

      Cermen kökenli bir isim olan Frederick ise anlamsal olarak Türkçedeki ‘Orhan’ın karşılığı.

      Ronald, eski Norveçce ‘ferman’ anlamındaki Rögnvald’ın İskoç dilindeki söylenişi. Aynı şekilde de Anglikanize olmuş. Reynard, Reinhard ile de akraba bir isim. Ronald’ın Ron, Roni, Ronnie gibi kısaltılmış formları var. Son yüzyılda Rona (Rhona) şeklinde feminen versiyonu da yaygın. Yine aynı ismin Fransız Renault ve Alman Reynold versiyonları da var. İspanyol ve Portekiz dili evrenindeki karşılığı ise Ronaldo. Portekizcede, aynı ailede birden fazla Ronaldo olduğunda, genç olanlara ‘Ronaldocuk’ anlamında ‘Ronaldinho’ denir. Paulinho, Serginho, Coutinho, Robinho gibi Brezilya isimlerinin ortak ve küçük sırrıdır bu. Amerikalılar ise ismin yanında ‘Junior’ anlamında ‘Jr’ ekleyerek çözüyor bunu. Dallas dizisi kuşağı ise JR’ı (Ceyar) kötülüğün sembolü gibi görür.

      Yeri gelmişken kısa bir parantez açayım. Amerikalılar, ‘evcil isim’ anlamında ‘pet name’ diyor. Yani bir kişinin dostlarınca ve yaşı ondan büyükçe kişilerce çağrılma şekli.

      Bazen isme bir küçültme eki takılmasıyla oluyor. Amerikan kültüründe sıça ‘-y’ ekiyle yapılır bu. John isminin Johnny, Daniel isminin Danny olması gibi. Farklı dillerde farklı eklerle de yapılır. Örneğin;

      İtalyanların ‘-ino’, ‘-ina’ ekiyle (Georgino, Georgina gibi…) yaptıklarını, Fransızlar, ‘-ette’ ekiyle (Jeannette, Paulette, Antoinette) yaparlar. Yine Fransızlarda, ‘-on’ (Alison, Ninon) ve ot/otte ekleriyle de (Charlot, Charlotte, Margot) yapılabilir.

      İspanyollarda ise ita/ito ekleriyle isim küçültme yapılır. Anita, Carlito, Pepito gibi…

      Yine, Hollandalılarda -je/-the ekleri (Antje, Liesje and Maartje); İrlandalılarda -an/-in ekleri (Aidan, Kevin, Máirín, Ryan); Polonya ve Çekyalılarda -ek (Bolek, Jarek, Marek, Jurek ve Radek); Ruslarda -şa eki (Maria-Maşa, Mikhail-Maşa, Natalie-Nataşa) Macarlarda -ska (Annuska, Juliska ve Mariska); Diğer bazı Avrupa dillerinde -ka/-ko eki (Branka, Ivanka, Stanko ve Zlatko); Türkçede –cık/-cik eklerinin yanı sıra modern çağda –can eki (Mehmetçik, Fatmacık, Alican); Kürtçede –o eki (Ahmedo, Şakiro) yaklaşık olarak aynı fonksiyonu icra eder.

      Harold, Cermen dilinde ‘güçlü ordu’ anlamına gelen ‘Hereweald’ın zamanla değişmiş hali. Walter ise ‘orduların hakimi’ anlamına gelen eski bir Cermen adı. Wat, Walt gibi kısaltmalara uğrar. Fransızca evreninde Gaultier, Hispanik evrende Gutierre şeklini almış bu isim.

      Frank ismi, aslında günümüzde Fransızların da ataları arasında olan Cermen kavmi Franklardan geliyor. ‘Özgür insan’ gibi bir anlama gelen bu ismin asıl hali Francis. Fransızlar ‘François’ (Fransua) diyor, Almanlar ise ‘Franz’… ‘Fransa’ aslında bu ismin dişi versiyonudur. Latin evreninde Francesco ve Franco versiyonları var. Hristiyan dünyada ismi popüler yapan Fransiskan Keşişleri tarikatının kurucusu ünlü aziz Asisli Fransis’dir. Baba tarafından Frank kavminden olduğu için bu şekilde isimlendirilmiş. Hispanik kültürün adı ‘Francisco (Fransisko)’ olanlara ‘Paco (Pako)’ demesinin kaynağı ise takipçilerinin Aziz Fransis’e Latince ‘Pater Communitatis (Cemiyetimizin Babası)’ demeleri. Paco da Hispanik kültürdeki ‘küçültme’ ekiyle Paqito veya kızlarda Paqita’ya dönüşür. Francisco adının Hispanik dünyadaki bir başka kısaltması ise ‘Pancho (Panço)’. Yine, ‘Franklin’ de bu kökle ilgili bir isim. Asillerden olmayıp da özgür olan mülk sahiplerine denirmiş.

      ‘Kane’ ismi, ‘savaş’ anlamına gelen Kelt ismi Cathan’ın Anglo Saksonlaşmış hali.

      Kutsal Kitap kökenli isimler
      Batı Hristiyan toplumunda İncil’den çocuklarına isim bulma geleneği sanıldığı kadar eski değil. Protestanlığı doğuran Reformasyon ile başlamış bir gelenek bu. Öncesinde, çocuk isimlendirmesinde dini etki, sadece yortusu, Azizler takviminde, bebeğin doğum gününe denk gelen Aziz’in adının verilmesi ile sınırlı.

      17’nci yüzyıldan itibaren Püriten sofuların dindarlığı, Ezra, Hiram, Ezekial, Zachariah, Elijah gibi Kutsal Kitap kaynaklı isimlerin Yeni Dünya’da hızla yaygınlaşmasına neden odu. İncil’de geçen her kelimeden isim koyma geleneği aldı yürüdü. Öyle ki ABD’de bir dönem kız çocuklarına Faith, Hope, Prudence takma akımı, bizde 80’li yılların sonunda oluşan Merve-Büşra-Kübra akımından bile çok daha güçlüydü.

      İbranice kökenli isimler, Müslüman kültürünün egemen olduğu coğrafya gibi ABD’de de yaygın bir kullanıma sahip. Sonu ‘tanrı’ anlamındaki ‘el’ ile biten birçok isim İbranice kökenlidir. Örneğin bazı dillerde Immanuel versiyonu olan İspanyolcada ise ‘Manuel’ denen ‘Emanuel’ ismi ‘tanrı bizimle’ demek. İspanyol kültüründe ‘Manu’ ismi de aslında Manuel’in kısaltmasıdır. Emanuela, Manuela gibi kadın versiyonları da var.

      Cebrail isminin karşılığı olan Gabriel ‘gücümü tanrıdan alıyorum’ demek. Gabriela ise bu ismin kadın versiyonu.

      Mikail isminin karşılığı olan Michael, ‘tanrının benzersiz olduğunu’ ima eden bir isim. İncil’de şeytana karşı cennet ordularının komutanı gibi tasvir edildiği için, tarih boyunca Hristiyan askerlerin Azizi kabul edildi. Mike, Mic, Micky, Mick kısaltmaları var. Rusça Mikhail, bazı Doğu Avrupa dillerince Mihail, İspanyolca Miguel gibi versiyonları olan Michael ABD’de 20’nci yüzyıl boyunca en popüler erkek ismi oldu. Kadın versiyonu ise genel olarak Michelle’dir. Mitchel, Michael’ın bir başka söyleniş şeklidir ve kısaca Micth kullanılır bu isimdekiler için.

      Kutsal Kitap’ta bir başka üst düzey melek adı olan Raphael veya Rafael ise, İngilizce evreninde hiçbir zaman popülerlik kazanamadı. Bununla beraber Avrupa ülkeleri veya Latin Amerika kökenli Amerikalılarda sıkça rastlanılabilecek bir isim.

      Samuel, İbranice’de, ‘tanrının adı’, ‘tanrı buyurdu’ gibi anlamlara gelen bir isim. Yaygın yanlış kanının aksine bizdeki İsmail’in karşılığı değil. Bizdeki İsmail’in karşılığı Ishmael.

      Samuel, Reformasyondan sonra Hristiyan dünyada popülerleşen isimlerden biri. Günlük dilde Sam, Sammy gibi kısaltmaları var. Samantha adı da, Samuel ile eski Yunancada ‘çiçek’ anlamına gelen Anthos’tan türetilen kadın adı Anthea’nın birleşmesiyle oluşturulmuş popüler bir kadın ismi.

      Eski Yunancada ‘duru’ veya ‘aydınlık’ gibi anlamlara gelen Phoebe ise aslında Yunan mitolojisinde bir Titan’ın adı. Artemis’in büyükannesi. Reformasyon’dan sonra Hristiyan dünyada bu ismi popüler kılan ise, İncil’de geçen bu isimdeki erken dönem Hristiyan kadın lider. Shakespeare, Phebe şeklinde kullanmış. Bu arada Phoebe deyince aklıma geldi; Chandler, ‘kandilci’ demek. Büyük olasılıkla soyadlarının göbek isim olması furyasında isim olmuş. Hepinizin aklına gelen karakter gibi, özel bir öyküsü yok yani…

      Jesus, İbranice’de ‘kurtarıcı’ anlamına gelen Joshua’nın (Caşua) Yunanca söylenmiş şeklidir. Anglo Sakson dünyada oğluna Jesus adı verme geleneği yoksa da Hispanik Amerikalılarda ‘Hezus’ diye telaffuz ettikleri bu ismi taşıyan çoktur. Hispanikler ismi Jesus olanlara günlük dilde ‘Chucho’ diye hitap eder.

      İsa’nın bir başka adı ise ‘Mesih’ anlamındaki ‘Chris’tir. Yunanca ‘Hristo’nun Anglinakize olmuş halidir bu. Chris, Kris, Chip (ismi Charles olanlar da bazen Chip diye kısaltılır) gibi kısaltmaları var.

      Christian ismi ‘’İsa’nın takipçisi’’ anlamına geliyor. Portekizcede Cristiano, kadınlarda Christa, Christina, Krista, Danimarkalı kadınlarda Christen (C ile yazılıyor), Kristine, Kristina, Christina gibi versiyonları var.

      Christopher ise ‘İsa’nın destekçisi’ anlamına gelen Yunanca Hristoforos isminin Batı dillerine geçmiş telaffuz şeklidir. Kristofer şeklinde yazan kültürler de var. Hispanik versiyonu ise Cristobal’dır.

      Ve tabii ki peygamber isimleri de Amerika’nın isim kültüründe oldukça geniş bir yer kaplar.

      Bunların belki de en popüleri olan John İslam kültüründe ‘Yahya’ diye adlandırılan isim. İngiliz veya Amerikalı John, Leh ya da Flemenk Jan, Alman Hans, Fransız Jean, İtalyan Giovanni veya Gianni, İspanyol Juan, Fin dilinde Johannes ya da Joni, Slav dillerde İvan, Jan ve İvo, Keltik dillerde Sean veya Shawn, Portekizli João, Yunan Yannis veya İoannis hep Yahya isminin karşılıkları. Kadınlarda ise Johanna, Jane, Janet gibi versiyonları var.

      Bu arada ‘Jon’un ‘John’ ismiyle bir ilgisi yok. Jon, bizde ‘Hüdaverdi’, ‘Tanrıverdi’, ‘Allahverdi’ veya ‘Hudeyda’ isimleri ile aynı anlama sahip ‘Jonathan’ın kısaltılmış versiyonu. Jonathan’ın ABD’de ‘Jon’ dışında ‘Nate’ şeklinde kısaltması da kullanılır.

      ‘Tanrıverdi’ anlamına yakın başka isimlere sahip Amerikalılar da var. Eski Yunan kökenli ‘Theodore’ isimi de ‘tanrıverdi’ demek. Yine, İbranice kökenli Matthew (Mathias) ve Nathaniel, Arap Amerikalılarda karşımıza çıkan Ataullah veya kadın isimleri Dorothy ve Godiva da ‘tanrıverdi’ anlamındaki isimler arasında. Theodore’un kadın versiyonu Theodora, günlük kullanımdaki kısa versiyonu ise Teo’dur. Theodore ismi Rus kökenli Amerikalılarda ‘Fyodor’, Bulgar kökenli Amerikalılarda ‘Todor’ şeklinde karşımıza çıkar.

      Bir başka popüler peygamber ismi de Yusuf’un karşılığı olan Joseph’tir. Bu ismin günlük dilde Jo, Joe, Joey gibi kısaltmaları var. Alman kökenliler ise Sepp şeklinde kısaltır bu ismi. Yusuf, İspanyolca versiyonu Jose (Hoze), İtalyanca versiyonu Giuseppe ile de bu kültürlerden Amerikalılarda karşımıza çıkar. İtalyanlar ismi Giuseppe olan dostlarına kısaca ‘Peppe’ der. Hispanik kültürde de bu taklit edilir ve Jose olanların ismi, ‘Pepe’ şeklinde de kullanılır. Orada da durmaz, Pepito diye bir daha küçültürler.

      Abraham, İbrahim’in Batı dillerindeki söylenişi. Kelime olarak ‘herkesin atası’ anlamındadır. Doğu Avrupa kültürü kökenli Abram versiyonu da yaygındır. Abe ve Avi gibi kısaltmalarıyla da karşımıza çıkar. Abraham Lincoln ile ABD’de bir dönem oldukça popülerleşmiş. İbrahim’in eşinin ‘asil kadın’ anlamındaki ismi Sarah da yaygın bir kadın adıdır. Sera, Sally, Sarina, Sara gibi kısaltmaları da var. İbrahim’in iki oğlundan Isaac (İshak) daha popülerdir. Zac, Zach şeklinde kısaltılır. Ishmael (İsmail) ise Moby Dick romanına rağmen çok yaygın değil.

      Rebecca, İshak’ın eşi Refika’nın Hristiyan dünyadaki karşılığı. Reformasyondan sonra Hristiyan dünyada popülerleşti ve 17’nci yüzyılın Püriten sofularında popüler bir kız adına dönüştü. Rebeka, Becky gibi versiyonları da var.

      Rebeka, Harran’lıydı. Harran adı, İbrahim peygamberin kardeşi Haran’dan geliyor. Harran bir başka çok popüler kadın isminin Jessica’nın da vatanı aslında. Bu ismin orijinali, İbranice ‘basiretli’ anlamındaki Yiskah’tan geliyor. Kutsal Kitap’ta İbrahim peygamberin yeğeni Iscah’ın adınının anglikanize edilmiş hali. Jessica şeklinde ilk kullanımı Shakespeare’in Venedikli Tacir oyununda bir karakteri bu şekilde adlandırmasıyla olmuş. O dönemde bazı İncil çevirilerinde Yiskah’ın Jeska şeklinde yazılmasından esinlendiği tahmin ediliyor.

      İbrahim’in torunu olan Yakup ve ailesi de oldukça verimli bir isim kaynağı olmuş. Amerikan toplumunda Yakub’un birebir karşılığı olan ‘Jacob’ ismi, İbranice orijinali ‘Ya‘aqōv’un Avrupa dillerinde aldığı şekil. Çok popüler bir erkek adı olan James ismi de, Yakup’ isminin biraz değişmiş bir başka versiyonudur. Yakup’un Latince karşılığı olan Iacomus, eski Fransızca’ya James olarak geçip oradan da Anglo Sakson dünyaya aynı şekilde transfer olmuş. Jim, Jimmy, Jake, Jack, Jamie hep James isminin kısa versiyonları. Yine Yakup’un karşılığı olarak Fransızca kökenli Jacques ve dişi versiyonu Jacqueline de sıkça karşımıza çıkar. James’in İspanyolcadaki karşılığı ise Jaime. Bunun yanı sıra, Yakub’un Hispanik kökenliler arasında ‘Tiago’ veya ‘Thiago’ şeklindeki versiyonu da yaygındır. Hispanik kültürde Santiago (saint yago’nun birleşik hali) ve Santiago’nun daha hızlı söylenişinin zamanlı kısalmış versiyonu Diego veya San Diego olarak da karşımıza çıkar Yakup ismi.

      Yakub’un 12 oğlunun en genci olan Benjamin’in (Bünyamin) adı İbranice ‘güneyin oğlu’ anlamına geliyor. Hristiyan dünyada Protestan Reformasyonundan sonra yaygınlık kazanmış. Bu isimdekilere dostları genellikle ‘Ben’, ‘Benny’, ‘Benji’ gibi kısaltmalarla hitap eder.

      Rachel ismi de, Yakub’un ikinci karısı, Bünyamin ve Yusuf’un anneleri Rahil’in (Rahel) Batı dünyasındaki karşılığı. İbranice ‘koyun’ anlamına geliyor. Portekizce Rakuel, İspanyolca ve italyanca Raquel, Rusça Rahil, Fransızca Rachelle (Raşel), İskandinav dillerindeki Rakel gibi versiyonlarını taşıyan Amerikalılara rastlamak da mümkün.

      Yakub’un en büyük oğlu olan Reuben de ismiyle hala yaşıyor. Aynı zamanda Aaron (Harun) ve Moses (Musa) peygamberlerin dedesi olan üçüncü oğlu Levi de Amerikan toplumunda çok sayıda erkeğin adını taşıdığı biri. Yakub’un beşinci oğlu ‘Dan’ın adı da hala yaşıyor. Yani tanıştığınız her Dan, otomatik olarak ‘Daniel’in kısaltması olmayabilir.

      Adam, Adem’in karşılığı oldukça popüler bir erkek ismi. İtalyan kökenlilerde Adamo, Hispanik kökenlilerde Adan veya kısa formuyla ‘Addy’ olarak da karşımıza çıkabilir. Adem’in, ilk cinayeti içeren kıssalarıyla ünlü iki oğlu Abel (Habil) ve Cain (Kabil) ile Eski Ahit’e göre üçüncü oğlu Seth (Şit peygamber) de yine isimleri yaşayan peygamber kuşağı kişileri arasında. Adem’in eşi Eve (Havva), İbranice ‘nefes’ anlamına gelen kökten gelen bir isim. Helen dünyası ‘Zoe’ şeklinde tercüme etmiş bu ismi ki eski Yunanca’da ‘yaşam’ anlamına geliyor. Farklı kültür coğrafyalarından gelen Eva, Evita, Hava, Evelia gibi versiyonları da var.

      Türkçe’de Davud dediğimiz peygamberin ismi olan David en popüler erkek isimlerinden biri. Dave, Davy, Davey kısaltılmalara uğrar.

      Elias veya Elijah (İlyas), Daniel (Danyal), Ezekiel (Zülküf), Noah (Nuh), Job (Eyüp), Jethro (Şuayb), Solomon (Süleyman), Zechariah (Zekeriya), Ezra (Üzeyir), Jonah/Jonas (Yunus) diğer bazı popüler peygamber isimleri.

      Elizabeth, İbranice ‘Elişeva’nın Yunanca’ya geçişinde aldığı şekil. Elişeva, Tevrat’a göre Harun’un eşidir. İncilde ise Zekeriya’nın eşi ve Yahya’nın annesi olarak anılır. İslam inancında ise ‘İşa’ diye geçer bu isim ve Meryem’in annesi olan Hannah’ın kardeşi, Zekeriya’nın da annesi olarak kaydedilir. Isabella, Isabel, Lisa, Liz, Elise, Betty, Beth hep Elizabeth’in kısaltmaları veya değişmiş versiyonlarıdır.

      Tevrat’ta anılan bir gelin olan Ruth ismi de Reformasyon döneminde Hristiyan dünyada yaygın bir kız ismine dönüşür. Ruth, dul kaldıktan sonra da Yahudi kayınvalidesinin yanından ayrılmaz ve ‘sen nereye ben oraya, senin dinin benim dinim, senin halkın benim halkım’ der. Yahudi doğmadığı halde Yahudiliğe geçenlerin Yahudiliğini kabul eden Yahudi görüşünün dayandığı temel öyküdür. Günümüz Amerikasında, Brooklyn ve New Jersey’deki Suriye kökenli bazı Yahudi grupları dışında neredeyse bütün Yahudi grupları, başka inançlardan isteyen kişilerin Yahudilik dinine geçişini kabul eder. ‘Ruth’ bu anlamda sosyal mesajı da yüksek bir isim.

      İbranice Hannah da, Püritenlerden beri yaygın bir kadın ismi. ‘Tanrının lütfu’, ‘lütfiye’, ‘güzellik’ gibi anlamlara geliyor. Latince evrenine Anna, Anne, Ann, Ana verisyonlarıyla geçmiş. Meryem’in annesinin adının Anne veya Hannah olduğu kabul edildiği için Hristiyan dünyada yaygın bir kadın adı. Anne, İngiliz sosyal evreninde daha çok ‘Ann’ şeklinde geçiyor. ‘Ann’ isminin farklı bir söylenişi olan ‘Nancy’ de son iki yüzyılda bağımsız bir isme dönüştü. Ann isminin Anette, Anita, Aneta, Anabel gibi farklı versiyonları da kullanılıyor.

      Magdalene, ‘Magdala-lı’ demek. İsa’nın Celile’nin Mecdel kasabasından olan takipçisi ‘Magdalalı Maria’dan (Mecdelli Meryem) dolayı popülerleşmiş bir kız ismi. İngiliz kültürüne Madeline şeklinde geçti. Lena, Linn, Alena, Alenka gibi versiyonları da var.

      Natalie, Latince ‘Hz İsa’nın doğum günü’ demek. Türkçedeki ‘Mevlüde’ ismi ile aynı anlamsal işlevi görür. Rusça ismi Natalie olan kızlarına ‘Nataşa’ diye hitap eder. Doğrudan bu şekilde adlandırıldıkları da olur. Aynı ismin Rus kültür evreninde Taşa ve Talya şeklinde kısaltma versiyonları da var.

      Martha, Arami dilinde ‘evin hanımefendisi’ anlamındaki Marta’dan geliyor. İncil’de geçen bir karakterin de adı olunca Hristiyan dünyada popüler bir isim olmuş. Kardeşi Lazarus ile beraber İsa’nın yeniden dirilişinin tanığı oldukları kaydediliyor.

      Eski zamanlarda 6 Ocak’taki Epifani Yortusuna yakın dönemde doğan erkeklere Yunanca’da ‘tanrının tecellisi’ anlamında Theophanes ve kızlara da Theophania adı verilirmiş. Tiffany buradan gelen bir isim. Ortaçağ sıralarında bu gelenek yok oldu. Adını New York’taki ünlü mücevher mağazasından alan 1961 tarihli ‘Breakfast at Tiffany’s’ filmiyle beraber kız çocuklarına ‘Tiffany’ adı verilmesinde bir patlama yaşandı.

      Kültür ve Hobi içinde yayımlandı
      DustyBlueD
      DustyBlue
    • RE: Trump’ın Göçmenliği Durdurma Kararı (Nisan 2020)

      @volkan_ist, içinde söyledi: Trump’ın Göçmenliği Durdurma Kararı (Nisan 2020)

      @DustyBlue güzel kardeşim senin daha o mektubun yok yanlış mıyım?

      sizin geçtiğiniz yollardan ben geçtim. bana süreci anlatmayın. o mektupta vize alma garantiniz olmadığı yazıyor, 2021 deki seçimlerle alakanız yok. 30 eylüle kadar zaman var kalkıp 2021 konusunu tartışıyorsunuz.

      Gündem içinde yayımlandı
      DustyBlueD
      DustyBlue
    • RE: Trump'ın Göçmenlik ve Çalışma Vizelerini Yıl Sonuna Kadar Durdurma Kararı (Haziran 2020)

      For the reasons discussed below, the court grants in part and denies in part Plaintiffs’ motions for preliminary relief. Specifically, the court rejects Plaintiffs’ statutory and constitutional challenges to the Proclamations, but holds that Plaintiffs are substantially likely to succeed on their claims that (1) the State Department’s policy of not reviewing and adjudicating non-exempt visas is not in accordance with law, is in excess of statutory authority, and is arbitrary and capricious; (2) the State Department’s non-processing of 2020 diversity visa applications constitutes agency action unreasonably delayed; and (3) the State Department’s exclusion of 2020 diversity visa applications from its guidance on mission critical services is arbitrary and capricious.

      anlaşılan davacıların anayasal haklarının çiğnendiği iddialarını kabul etmemiş mahkeme fakat dışişleri bakanlığının vize kısıtlamalarında keyfi davrandığı iddialarını kabul edilebilir ve makul bulmuş. ilk başı okumak yerine sondan girdim okumaya :)))

      Gündem içinde yayımlandı
      DustyBlueD
      DustyBlue
    • RE: Trump'ın Göçmenlik ve Çalışma Vizelerini Yıl Sonuna Kadar Durdurma Kararı (Haziran 2020)

      @theyakamoz, içinde söyledi: Trump'ın Göçmenlik ve Çalışma Vizelerini Yıl Sonuna Kadar Durdurma Kararı (Haziran 2020)

      Mahkemenin kararı belli oldumu acaba

      Gündem içinde yayımlandı
      DustyBlueD
      DustyBlue
    • RE: Trump'ın Göçmenlik ve Çalışma Vizelerini Yıl Sonuna Kadar Durdurma Kararı (Haziran 2020)

      Gündem içinde yayımlandı
      DustyBlueD
      DustyBlue
    • RE: ABD' ye vizeli girip kaçak yaşamak?

      @Concorde, içinde söyledi: ABD' ye vizeli girip kaçak yaşamak?

      Bilgin olsun iltica başvurun sonuçlanana kadar ülkene dönmek yasak diye biliyorum, yasaktan kastım madem vatandaşlığından çıkmak istediğin ülkeyi istemiyorsun neden oraya gidiyorsun diyerek süreci sonlandırabiliyorlarmış. onun dışında yeşil kartı aldıktan sonra da bildiğim kadarıyla vatandaşlığı alana kadar ülkene dönmen hoş karşılanmıyor.

      iltica süresince izin almadan ülkeden çıkış yapılırsa süreç ve dosya düşüyor. ve abd ye bir daha girilemiyor. izin belgesi alıp (sorun yaşadığın ülkeye girmemek kaydı ile) ülke dışına çıkmak bile sorunlu. kapıda problem yaşama ihtimali var diye onuda önermiyorlar. iltica etmek için bir gruba ya da inanca dahil olduğun için can güvenliğin tehlikede olmalı ya da o gruba dahil olmanın o ülkede hayatının kalanını olumsuz etkileyeceğini/etkilediğini göstermen gerekiyor. sadece ben x im demek faydasız. x olduğun için kötü muameleye uğradığını göstermelisin. ırkımdan dolayı ayrımcılığa uğruyorum deyip abd deyken göçmenlik bürosunun istediği bir evraki gidip konsolosluktan alırsan iltica masasındaki memur sana ne kadar inanır? çok ayrıntılı bir konu bu.

      Amerikan Vizeleri içinde yayımlandı
      DustyBlueD
      DustyBlue
    • RE: amerika'nın artıları kadar eksileri de var peki sizce neler eksi?

      @travelleth "Türk kökenli değilim.. Çerkes'im.. Farklı olmam devlet nezdinde tehlikeli sayılıyor..

      İşin özü ben Türkiye'de zaten ikinci sınıf vatandaşım.. Hatta üçüncü, dördüncü.. İyi ve kötü gerçekten de göreceli.. Yoksa yemişim evini de, kirasını da, vergisini de.. Vergiymiş.. Tek sorunumuz vergi olsa keşke.."

      yahu ayıptır be kardeşim ayıp... şu lafı kürtler falan derse bir nebze haklıdırda çerkes birinin devlet beni tehlikeli görüyor demesi kadar abuk sabuk bir laf duymadım. ülkenin askeri ve istihbarat teşkilatından önemli bütün memurluk yerlerinde çerkesler mevcut. kimseninde çerkeslere ikinci sınıf vatandaş şeklinde yaklaştığı yok resmen yalan söylüyorsunuz.Farklıyım diye dolanan sizsiniz daha ikinci cümlenizde ben çerkesim demeniz sorundur belki de. rusyaya anavatanım demişsiniz gidin anavatanınıza öyleyse. kimsenin kafasına silah dayamıyorlar gitmeyin diye. 150 sene önce soykırımdan kaçıp geldiğiniz, savaşlarında kan döktüğünüz bunun karşılığında devletin ve halkın sevgisini kazanan bir topluluktan gelip, hala anavatan olarak başka bir ülkeden basediyorsanız sorun sizde.

      diğer söylediklerinizde a dan z ye haklısınız ama şu çerkeslik ve ikinci sınıf vatandaşlık konusunda alenen yalan söylüyorsunuz. bunu en iyi çerkesler biliyor, ben daha şu yaşıma kadar bir tane çerkes arkadaşımdan şu dediklerinize benzer
      sözler duymadım.

      buyrun;
      https://eksisozluk.com/turkiyede-cerkes-olmak--6216529

      Göçmenlik Sohbetleri içinde yayımlandı
      DustyBlueD
      DustyBlue
    • RE: FY2020 Administrative Process (AP durumu) (İdari İşlem)

      @alpergldkn, içinde söyledi: FY2020 Administrative Process (AP durumu) (İdari İşlem)

      DV2020 talihlisi olarak 11/02/2020 tarihinde konsoloslukta vize mülakatına sağlık raporum olmadan girmiştim(saglık raporum için ek balgam testi istendiği için)konsoloslukta görevli tebrikler saglık raporunuz çıkınca vizeniz onaylanacak dedi,2 ay sonra saglık raporum çıktı fakat konsolosluk vize işlemlerine kapalı oldugu için vize mi alamadım,mahkeme kararıyla ayrılan 9000 vize ne zaman dağıtılmaya başlanacak acaba?

      Biden'ın vize yasagını kaldırmasından sonra hemen UNGANLAR'dan saglık raporu için randevu aldım fakat 2020 talhlisi oldugum için beni randevuma kabul etmediler,konsolosluktan haber gelmeden rapor veremiyorlarmış.

      Konsolosluğa mail attım 2020 talihleri için 30/09/2020 de süreç sonlandı size vize veremeyiz diye cevap geldi.

      Bu ayrılan 9000 vize verilecek mi verilmyecek mi hiç birşey belli değil?

      Benim nerdeyse hiç umudum kalmadı artık bu süreçle bu 9000 vize ilgili bilgisi olan var mı acaba?

      o 9000 vize verilecek ve bence en az umutsuz olması gerekenlerden birisi sizsiniz. elçilikte görüşmeye kadar girmişsiniz önceliğiniz olacaktır. takip etmeyi asla bırakmayın.

      Tüm Göçmen Kategorileri İlgilendiren İşlemler içinde yayımlandı
      DustyBlueD
      DustyBlue
    • RE: (F/M) Öğrenci Vizeleri

      bugün ekşisözlükte gördüm paylaşayım dedim son durum için;


      üreçle alakalı güncel bilgi almak isteyenler için deneyimlerimi paylaşmak istediğim vizedir kendileri.

      öncelikle 21 ekim 2020'de vize görüşmesi için başvurduk (kendim için f-1 eşim için f-2) ve randevumuzu ağustos 2021'e attı. acil randevu talebi oluşturup eğitimimin 16 ocak'ta başlayacağını yazdık. ardından randevuyu 5 kasım'a çektiler 2 gün içinde fakat o dönemde terör saldırısı ihbarı için konsolosluklar kapandı. bu sebepten dolayı randevuyu tekrar düzenleyip 4 aralık'a ertelediklerini söylediler. istanbul'da ikamet etmemize rağmen başvuruyu ankara üzerinden yaptık, bunun sebebi ankara'da vize yoğunluğunun daha az olduğu bilgisini almamızdı.

      vize gününden önce ankara'ya gittik, konakladık ve ertesi gün sabah 9.15 randevusu için saat 8.30 da büyükelçilik önündeydik. içeri girmemiz yaklaşık saat 10'u buldu. içeride tek banko açıktı ve en fazla 3 başvuru sahibi içeride aynı anda bulunabiliyordu. eskisi gibi tüm işlemler ayrı ayrı değildi. önce girişte ds-160 çıktısı, talimatların ilk sayfası, pasaportlar ve ı-20 belgelerini teslim ettik. 5 dakika bekledikten sonra görevli tarafından çağırıldık. hem parmak izini alan hem kaydı oluşturan hem de mülakatı yapan kişi aynı kişiydi. mülakat şöyle gelişti.

      -daha önce amerika'da okudunuz mu?
      +evet 2016'da dil okulu için bulunmuştum bir süre
      -masraflarınızı kim karşılayacak
      +kendimiz karşılayacağız
      -banka hesaplarınızı görebilir miyim?
      +buyurun (hesaplarımızın olduğu kağıtları cama yapıştırarak gösterdik)
      ardından eşime dönüp:
      -tennessee'ye gitmek için heyecanlı mısın diye sordu ve vizeniz onaylandı iyi yolculuklar dedi.

      beklediğimizden çok daha kolay bir mülakat gerçekleşti. yalnızca çalışan kişi maskeli olduğu için camın diğer tarafındaki diyafondan sesi duymak ekstra güç oldu. ayrıca görüşmeye gelmeden bir iki gün önce covid formu gönderiyorlarmış mail olarak. spam klasörüne düştüğü için ben bu maili görmedim. normalde bu mailin çıktısı ile gitmek gerekiyormuş. bize kapıdaki güvenlik görevlisi bu çıktı olmadan sizi içeri alamam dedi. bizde böyle bir mail almadık falan filan diye direttik, içeriye gitti danıştı ve gönderilen formların çıktılarını orada doldurup içeri girdik. görüşmeye gidecek olan kişiler maillerini mutlaka takip etsinler, bu durumda içeri alıp almamak onların insiyatifinde tamamen.
      306.12.2020 12:32 pappalagi

      Öğrenim Vizeleri (F/M ve J) içinde yayımlandı
      DustyBlueD
      DustyBlue
    • amerikan isimlerine giriş

      CEMAL TUNÇDEMİR
      15 Mayıs 2018

      Amerikan toplumunun kurucu ve egemen kimliği yakın döneme kadar genel olarak Avrupa, daha özel olarak da Anglo Sakson kültürü olageldi. 19’ncu yüzyılın başından 20’nci yüzyılın ortalarına kadar Amerikaya gelen bir çok göçmen, Yeni Dünyada tutunabilmek için kendilerinin veya çocuklarının isimlerini ‘Anglo Sakson’ kültüre adapte etme yoluna gitti. Örneğin, büyük göçmen dalgasıyla gelen İrlandalılar, 19’ncu yüzyılın ortalarından 20’nci yüzyılın ilk çeyreğine kadar toplumdan gördükleri büyük dışlanmayı aşıp kabul görebilmek için Terence, Dennis, Patrick gibi İrlandalı olduklarını bağıran isimler yerine William, George ve John gibi Anglo-Sakson evrende ‘kaybolabilecekleri’ isimler tercih ettiler.

      Alman kökenli Amerikalılar da aynı şekilde, Karl, Otto, August, Hermann, Ludwig, Heinrich, Wolfgang, Albrecht, Wilhelm, Kurt, Hans, Rudolph, Johann gibi isimleri terk ettiler. Bunların Charles, Lewis, Henry, William, John, Frank gibi İngilizce versiyonları aldılar. Göçmen Vaclav’lar William olurken, Jaroslav’lar Jerry’e dönüştü. Bronislav’lar Barney olurken Stanislav’lar Stanley oldu.

      1965 göçmen reformu ile Amerika’nın kapılarını Avrupa dışı göçmenlere de açması sonrası oluşan günümüz Amerikan toplumu ise, tarihin belki de en çoğulcu toplumunu oluşturduğu için isimler açısından da artık bu özelliğine yakışan çok renkli bir tablo oluşturuyor. Artık Amerikalıların isimlerinin anlamına bakmak, neredeyse artık bir ölçüde de olsa dünyadaki insan isimlerinin anlamlarına bakmak gibi…

      Mevcut çeşitliliğine rağmen, Amerikalıların geleneksel isimlerini belli başlıklar altında kategorilere ayırmak de mümkün. Amerikan toplumunun temelindeki kültürü anlama adına da aydınlatıcı olabilecek bu gruplamaları elbette ki herkes farklı kriterlere göre yapabilir. Amerikan sinemasının, medyasının, popüler kültürünün son yarım yüzyılda küresel etkinliği nedeniyle, hiç bu ülkeye yolu düşmeyenlerin bile dağarcığına yerleşen bu isimleri, bu kültüre çok da aşina olmayanlar için biraz daha anlaşılır kılabilmek amacıyla bazı çok bilinen isimlerle birlikte kendimce bir gruplamaya tabi tuttum. Buyrun;

      Cermen, Kelt ve Pagan kökenli isimler

      Anglo Sakson kültürün atası olan Cermen kültüründen, Kelt ve Viking kültürleri ile Pagan dönemden günümüze kadar ulaşan bazı çok popüler isimler var.

      Ortaçağ Avrupasında Cermen erkek isimleri oldukça popüler hale geldi. Öyle ki 1200 – 1700 yılları arasında Anglo-Sakson erkelerin yüzde 80’inden fazlasının isimleri, Henry, Robert, William, Richard, Thomas veya John’du. İngilizce’deki ‘’Tom, Dick and Harry’’ deyiminin ‘herkes’ anlamına gelmesi bundan dolayı… Belkıs Akkale’nin ‘herkes’ yerine ‘Ayşe-Fatma-Hayriye’yi kullanması gibi. Bizde ‘Ali-Veli’ veya ‘Ahmet-Mehmet’ gibi versiyonları da var. Fransızlar ‘Pierre et Paul’ ve Almanlar, ‘Heinz and Kunz’ (Heinrich ve Conrad’ın kısaltmaları) deyimlerini kullanır.

      Aslında Cermen kökenli isimlerin çoğu da daha çok pagan dünyanın doğayla irtibatına uygun anlamlara sahip. Örneğin, Adolph ve Rudolph, sırasıyla ‘asil kurt’ ve ‘şanlı kurt’ demek. Birincisinin Adolf, Alf (İskandinav evreninde), Aike, Adolfo gibi yazılışları da varken ikincisinin Rudy, Rodolfo gibi versiyonları da kullanılır.

      Viking dillerinde ‘bilge kurt’ anlamına gelen ‘Radulf’, Norman işgali sonrasında Britanya’ya Ralph şeklinde geçmiş. Ralph Waldo Emerson’dan dolayı 19’ncu yüzyılda Yeni Dünya’da da oldukça popülerlik kazanmış. Aynı isim Latin dilleri evrenine ise ‘Raul’ olarak geçmiş.

      Bernard bizim ‘iriyarı’nın anlamsal karşılığı olarak ‘ayıvari’ demek. Barney ise Bernard’ın değişmiş bir versiyonu. Bernardo, Bernardino, Bent gibi versiyonları var.

      Ortaçağ Anglo-Sakson evrenindeki 6 popüler isimden sadece Thomas ve John, Hristiyanlık kökenli. Diğer dördü pagan Cermen isimler.

      Henry, eski Cermen dilinde ‘bey’, ‘ağa’ anlamına geliyor. Almanların ‘Heinrich’i, İtalyanların Enrico’su, Hispanik kökenlilerin Enrique’si, İskandinavların Henrik’i, Hollandalıların ‘Hendrik’i de Henry’nin karşılıkları… ‘Harry’ de Henry’nin bir versiyonu. Fransız aksanının ‘r’ ile birlikte gelen ‘n’ harfini yutmasının meyvesi. Harrison da ‘Harry’nin oğlu’ demek. Harriet ve Henrietta bu ismin en popüler kadın versiyonları. ‘Hank’ ise Amerikan kültüründe adı ‘Henry’ olanlar için yakınları ve dostlarınca kullanılan kısaltma. İtalyanlar ‘Enzo’ şeklinde de kısaltabiliyor.

      Robert ve Richard iki Norman ismi. Birincisi ‘Robin Hood’ ile diğeri ise ‘Aslan Yürekli Rişar’ ile yaygınlık kazanmış.

      Richard, ‘kral’ ‘han’ gibi anlamlara gelen ‘Ric’ ile ‘cesur, sıkı’ anlamına gelen ‘hard’ın birleşiminden oluşmuş bir isim. Yani kısaca ‘Erhan’ diyebiliriz. Biz, Fransız telaffuzunu taklitle ‘Rişar’ diyoruz bu isme. Futbol spikerlerimiz ise ‘Reykart’ diyor. Latin kültürdeki karşılığı ‘Ricardo’ veya ‘Riccardo’. Amerikan kültüründe bu ismi taşıyanlara samimi oldukları insanlar “Dick“, “Dickie“, “Rich“, “Richie“, “Rick“, “Ricky” gibi kısaltma lakaplarından biriyle hitap eder.

      Robert, Cermen dilinde ‘şanlı ışık’ anlamında bir isim. İsmi Robert olanlar, dostlarınca günlük dilde Bob, Bobby veya Bert şeklinde çağrılır. Rupert de bu ismin bir versiyonu. İspanyolca, İtalyanca ve Portekizcedeki karşılığı ise Roberto. Fransız dokunuşuyla ‘Robin’ şeklinde bozulmuş bir versiyonu kendi başına bir isme dönüşmüş. Sadece erkek ismi olan Robert’ın aksine Robin, ‘hercins (unisex)’ bir isim. Kadınlar arasında da bu ismi taşıyan sayısı da son çeyrek yüzyılda hızla artıyor.

      ‘Bert’, günümüz İngilizcesindeki ‘bright’ın (aydın, ışıklı)’ etimolojik kökeni. Osmanlı Türkçesinde ‘Ruşen’ isminin, halk dilinde ‘Ziya’nın karşılığı gibi. Türkçe isimlendirmede ışığı çokça ‘ay’ veya ‘nur’ ile sembolize ettiğimiz için içinde ‘bert’ geçen isimlerin Türkçe karşılıklarını ‘ay’lı ‘nur’lu ‘ziya’lı düşünüyorum. Örneğin ‘Albert’i ‘Ziyaeddin’ diye çevirmekten kendimi alamıyorum. ‘Vatanın ışığı’ anlamına gelen Lambert’i ‘Ayhan’ diye çevirmekte bir çekince görmüyorum.

      Bu ismin kökeni tek başına, ‘Bertha (Aynur)’ kadın ismiyle de karşımıza çıkıyor. Anglo-Sakson bir isim olan Bertha’nın Latin dillerindeki (İspanyolca, Portekizce, İtalyanca) karşılığı ise ‘Clara’. Clara’nın Fransızca dünyasından yayılan Claire versiyonu da popülerdir.

      Eski Cermen dillerindeki ‘irade’ anlamındaki ‘will’ ile ‘koruyucu’ anlamındaki ‘helm’in birleşmesiyle oluşan ‘güçlü iradeli koruyucu’ anlamındaki ‘William’ da Pagan çağ kökenli bir başka popüler isim. Will, Willy, Bill, Billy gibi kendisi kadar popülerleşmiş kısaltmaları da var. Wilma bu ismin kadın versiyonu. Günümüzde Cermen kökenli bazı Avrupa dillerinde Wilhelm, İspanyolcada Guillermo, İrlanda dilinde Liam gibi karşılıkları da var.

      Gerard veya Gerald en eski Cermen isimlerden biri. Bu ismin bozulmuş bir versiyonu olan Garrett kendi başına bir isme dönüşmüş. Bütün erken dönem Cermen isimler gibi ayrı anlama sahip iki kökten oluşur. ‘Ger’ yani mızrak ve ‘hard’ yani ‘sıkı, güçlü, cesur’. Latin dilleri evreninden Gerardo, Almanca evreninden Gerhardt, İtalyancadan Giraldi, Fransızcadan Giraud şekilleriyle de Amerika’ya taşınmış. İngilizce’de Gerry ve Jerry şeklinde kısaltması yapılırken, Hollanda dilinde Gert veya Geert, Almancada Gerd şeklinde kısaltmaları da var.

      Arthur, isminin anlamsal kökeni hakkında kimse bir şey bilmiyor. Altıncı yüzyılda Saksonların işgaline direnişin efsanesi anlatılan ve gerçekte yaşayıp yaşamadığı bile bilinmeyen Briton kralı Arthur ile doğduktan sonra Britanya’da Ortaçağ’da popülerlik kazanmış bir isim.

      ‘Asalet’ anlamına gelen Alice’in kökeni, Fransızca ‘Adelais’ isminin kısaltılmış versiyonu olan Alis. Adelais isminin Cermen evrenindeki karşılığı ise ‘Adelaide’. Bu Cermen ismin Adel, Heidi, Adela gibi kısaltılmış versiyonları da birer bağımsız isme dönüşmüş durumda. Alice isminin Victoria çağında popüler yapan iki faktörden biri Lewis Caroll’un Alice Harikalar Diyarında masalı diğeri ise Kralice Victoria’nın kızı Prenses Alice’di. ABD’de ise Theodore Roosevelt’in kızı Alice ile popülerlik kazandı. Son 50 yılda bu ismin Alicia, Alison gibi versiyonları da çok popüler isimlere dönüştü.

      Ludwig, Cermen dilinde ‘şanlı savaşçı’, ‘cesur savaşçı’ yani kısaca ‘Alpay’ demek. Bu isim İngilizceye ‘Lewis’ ve Fransızca’ya ‘Louis’ olarak geçmiş.

      Lawrence ismi ise Fransızca ‘Laurence’den İngiliz kültürüne geçmiş. Onun kaynağı ise Latince ‘Lauretumlu kişi’ anlamındaki Laurentius. Bu ismin ‘Laurent’, ‘Lauren’, ‘Lars’, ‘Lenz’ şeklinde versiyonları da var. Amerikan kültüründeki kısa versiyonu ise Larry. Aynı ismi Hispanik kültürdekiler ise Lorenzo veya ‘Renzo’ şeklinde kullanıyor. Yine İtalyan kökenliler de aynı şekilde ‘Enzo’ diyebiliyor. Loren, Lorena, Laurena gibi kadın versiyonları da kullanılıyor.

      Ferdinand, ‘maceracı’, ‘seyyah’ gibi anlamlara gelen bir Cermen ismi. Avusturya Habsburg hanedanlığının 16’ncı yüzyılda İspanya’daki egemenliği sırasında İspanyol dünyasına ‘Fernando’ ve ‘Hernando’ şekillerinde geçmiş.

      Anglo Sakson dünyadaki en popüler erkek isimlerden biri olan Alan ile ilgili olarak Britanya’da çok farklı köken teorileri var. Kelt dillerinde ‘kaya’, ‘yakışıklı’ gibi anlamlara geldiği teorisi güçlü. Bunun yanı sıra, 4’ncü yüzyılda Orta Asya’dan Avrupa’ya göçen Alan kavminden geldiği yönünde bir teori de var. Alanların bir kısmının bugünkü Fransa’nın bir bölgesine yerleşmesi ve bunun da Fransız erkek ismi Alain’in kökeni olduğunu belirtir bu teori. Buna göre Alan ismi daha sonra Normanların Britanya’yı işgali ile buraya taşındı. İsmin Allan, Allen, Alen gibi versiyonları da var. Alana, Alaina, Alayna gibi kadın versiyonları da sıkça karşımıza çıkabilir.

      Anglo Sakson evreninde ‘Servet’ anlamına gelen ‘Ed’ kökü, bir çok isimde karşımıza çıkar. Edward ‘servetin koruyucusu’ demek. ‘Edmund’ ismi de aynı anlama gelir. Latin kökenlilerde ‘Eduardo’ olarak görürüz bu ismi. ‘Edgar’ ‘pahalı mızrak’ anlamına gelirken, ‘Edwin’ de, zengin dost anlamına gelir. Almanların, ‘Servet’ anlamına gelen Otto ismi ise özellikle Bismarck sonrası ABD’deki Alman kökenliler arasında da yaygın şekilde kullanılır olmuş. Amerikan kültüründe ismi Edward olanlar Ted, Teddy, Ned, Ed, Edwin veya Eddie gibi kısaltmalarla çağrılır.

      ‘Kartal gücü’ anlamındaki Arnold, Normanların Britanya’ya taşıdığı eski Cermen isimlerden biri. Ortaçağda popülaritesini yitiren isim, 19’ncu yüzyılda küllerinden yeniden doğmuş.

      Alfred ismi de 9’ncu yüzyılda aynı isimli İngiliz Kralı sayesinde popülerleşmiş bir isim. Cermen mitolojisindeki ‘elf’ ile vekil anlamındaki ‘rad’in birleşmesiyle oluşmuş. ‘Elf vekili’ gibi bir anlamı var. Latino evreni bu ismi Alfredo şeklinde kullanıyor.

      Roger, eski Cermen kültüründe ‘Tolga’ isminin karşılığı.

      Charles bir başka popüler erkek ismi. Biz Fransızların telaffuzu ile bu ismi ‘Şarl’ olarak da biliyoruz. Sessiz sinema düşkünlerimiz içinse her daim ‘Şarlo’… Charles isminin, Alman dünyasındaki karşılığı Karl ve Hispanik dünyadaki karşılığı ise Carlos. Doğu Avrupa’da ‘Karol’ şeklinde de kullanılan bu isim, güneydoğu Avrupa dillerinde ise ‘kral’ oldu. Biz de ‘kral’ı onlardan aldık.

      İsmin etimolojik kökeni kadim Cermen dilinde ‘özgür adam’ anlamına gelen ‘karlaz’ sözcüğü. Onun kökeni ise Cermen öncesi ana Hint-Avrupa dilindeki ‘karaz’. Bu, bizim argomuzun İran kültüründen aldığı ve ‘serbest ve lakayt takılan’, ‘alık’ gibi anlamlara da gelen ‘keriz’in de kökeni olabilir. Bakmak lazım. Aynı sözcüğün zaman içinde iki ayrı coğrafyanın birinde krala, birinde kerize evrilmesi olasılığı keyif verici. Hint-Avrupa dilleri tarihçisi Julius Pokorny ise, ‘karl’ın ‘aksakal’ veya ‘muhitin yaşlı büyüğü’ gibi anlamlara da sahip olduğunu belirtiyor. Aile büyüklerine ‘kal’ diyen ve Hint-Avrupa dil ailesinin bir üyesi olan Kürtçenin bu olasılığa kaşını kaldırarak bakması olası…

      Almancadaki Karl’ın Amerikan kültüründe Carl şeklinde bir versiyonu da yaygın. Carla, Karla, Carole, Caroline, Carolina, Charlene ve Charlotte ise aynı ismin kadın versiyonları. Carrie adı ise Caroline adının kısaltma lakabıyken bağımsız bir isme dönüşmüş. Charles isminin ‘Charlie’ şeklinde kısaltması ise ABD’de son yıllarda hem kız hem erkek çocuklarına veriliyor. İngiliz kültüründe ise daha çok erkek çocuklarına veriliyor. Charlotte isminin, Lola, Lottie, Lotte gibi kısaltmaları da var. Amerikan kültüründe ismi Charles olanlar, dostlarınca ve yakınlarınca ‘Chuck’ diye çağrılır genelde.

      Geoffrey, Cermen dilinde ‘tanrının selamı’, ‘tanrının barışı’ veya ‘tanrımisafiri’ anlamına gelen ‘Gottfried’ın Anglo Saksonlaşmış hali. Bildiğiniz ‘Abdusselam’ yani. ABD’de daha yaygın kullanılma şekli Jeffry. Bu ismin popüler kısaltması ise Jeff . ‘Jeffry’nin oğlu’ gibi bir anlama gelip, normalde soyadı olan Jefferson ismi sonradan isme de dönüşmüş. Bunun tek nedeni ise Thomas Jefferson değil…

      Henry Mencken, 18’nci yüzyıl ortalarına kadar Amerikan toplumunda erkek çocuklarına annenin soy ismini de göbek isim olarak takma geleneği yüzünden, Stanley, Cecil, Howard, Douglas ve Duncan gibi Anglo Sakson kültürünün soy isimlerinin, Amerikan toplumunda isim olarak da yaygınlaşmasının gerekçesi olarak kaydediyor.

      Cermen kültürün ‘cesur vekil’ veya ‘cesur müdafi’ anlamına gelen Konrad ismi Anglo Sakson dünyada karşımıza Conrad şeklinde çıkıyor. Kurt ismi ise bu ismin kısaltılmış versiyonundan türetilmiş ve sonradan kendi başına bağımsız bir isme dönüşmüş. Howard ise, eski İskandinav dilinde, aynı anlama gelen bir isim.

      Bir başka Cermen kökenli isim Raymond, ‘bilge lider’, ‘koruyucu’ gibi anlamlara geliyor. Raymond, Ramiro, Rayner, Rein, Reingard hep bu isimle aynı anlam kökünden türemiş isimler. Aynı isim Hispanik kültürde olanlarda ise Ramon olan karşımıza çıkar. Bu ismin halk dilinde kısaltılmış versiyonu ‘Ray’ ve kadın versiyonu ise Ramona.

      ‘Yürek’, ‘vicdan’, ‘zeka’ gibi anlamlara gelebilen Cermen ismi Hugh, Latin dillerine ‘Hugo’ şeklinde geçmiş.

      Pagan dönemden beri kullanılan bir başka isim ise ‘yavru kurt’ anlamına gelen Kelt kökenli ‘Conan’.

      Erik veya Eric ise, İskandinav Kralı Kızıl Erik ile popülerleşmiş bir isim. ‘Daimi’ anlamındaki ‘ei’ ve ‘hükümdar’ anlamındaki ‘rikr’in birleşmesiyle oluşmuş bir isim. Frederic William Farrar’ın 1858 tarihli ‘Eric, or Little by Little‘ adlı çocuk romanı ile İngilizce kültür evreninde de popüler bir erkek ismine dönüşmüş. Erica veya Erika şeklinde kadın ismi versiyonu da vardır.

      Lee, eski İngilizcede ‘çayır’, ‘mera’, ‘tarla’ anlamına gelen ‘leah’tan türemiş bir soyadıydı. ABD’de ise Kuzey Güney savaşında Güneylilerin komutanı olan Robert Lee’nin soyadı, sonraki yıllarda ona hayran Güney eyaletlerinde hem kız hem de erkek çocuklarına takılan popüler bir isme dönüştü. İsmi Lee olan sarışınlara bakıp bakıp ‘bunun neresi Uzakdoğulu’ diye düşünmeyin diye bunu da kayda geçeyim.

      Normalde coğrafi bir zemini ima eden bu kök, yer isimlerinin çocuklara verilmesi furyası nedeniyle çok sayıda isme kaynaklık eder. Örneğin Lord Kimberley’nin adının verildiği Güney Afrika şehri Kimberley, 20’nci yüzyılın ortalarından itibaren popüler bir kız adı oldu. Kısaca ‘Kim’ diye hitap edilir bu isimdekilere. Bu isimden esinlenilerek kehribar’ taşının İngilizcesi ve Arapçası olan ‘amber’den üretilmiş ‘Amberly’ de bir başka kız ismi. Diş budak (ash tree) ağaçlı tarla anlamındaki bir soyadı olan Ashley de zamanla bir isme dönüşmüş. ABD’de 1960’lara kadar erkek çocuklarına takılırmış ama son 50 yıldır çoğunlukla kız ismi olmuş. Beverly de ‘kunduz çayırı’ anlamındaki İngiliz kenti Beverly’den dolayı isimleşti. 19’ncu yüzyılda daha çok erkek ismiymiş. George Barr McCutcheon’ın 1904 tarihli ‘Beverly of Graustark’ adlı romanı ile popüler bir kız adına dönüşmüş.

      Kelt kökenli Ross ismi de normalde yer adıyken önce soyadına ardından isme dönüştü. Sheldon ismi de aslında ‘sarp yamaçları olan vadi’ anlamında bir yer adı. Ancak sonradan önce soyadına sonra isme ve Big Bang Theory sonrası fiile dönüştü.

      Şehir isimlerinin isim olarak konulması geleneği son yıllarda daha güçlendi. Sydney, Alexandria, Paris, Phoenix ve hatta London ve Brooklyn isimli gençlere rastlamamızın nedeni bu.

      Jennifer, Güney Batı İngiltere’de konuşulan ve Kelt dillerinden biri olan Kernevekçe’de ‘peri’ anlamına gelen Gwenhwyfar’dan geliyor. Jen, Jenny, Jenna gibi kısaltmaları var.

      Kültür ve Hobi içinde yayımlandı
      DustyBlueD
      DustyBlue
    • RE: Göçmen Vize ile ABD'ye ilk giriş

      @esranboylu, içinde söyledi: Gocmen Vize ile ABD'ye ilk giris

      Herkese merhaba arkadaşlar. Uzun zorlu dv2020 sürecinizi Amerikada sonlandırdık. 2 mart ta Amerikaya geldik. Uçuşumuz çok keyifli ve yorucuydu. Houston saatiyle akşam 19.00 da indik. Önce pasaport kontrolden geçtik. Green card kazananı olduğumuzu açıkladık. Yanımızda 10 bin dolardan fazla getirdiğimiz söyledik. Not aldık sarı zarfları mızı teslim ettik. Adres değişikliği yapacağımızı da söyledik. Sonra pasaport kontrol deki memur başka birisini çağırdı bizim sarı zarfları ona verdi bize onu takip etmemizi söyledi. Sonra şeritle ayrılmış arka kısma geçtik. Orada da başka memurların bankolar vardı. Bize siz oturun sizi çağıracağız dediler. 5 dk filan bekledik. Sonra bize seslendi ler evraklarımızı anlatmaya başladı. Bizde adres değişikliğini tekrar ettik daha önce söylemeliydin dedi diğer memura söyledik ama size söyleme fırsatım olmadı dedik. Tekrar düzenledi evrakları adresi teyit ettirdi. Bu kez o da birisini çağırdı yine onu takip etmemizi söyledi. Takip ettik. Normal insanların çıktığı yerden gitmemiştik . Biran tedirgin olduk ama meğer bizi direk valiz kontrollerinin yapıldığı yere indirmişler. Pasaportlarımızı verdik. Eşime valizlerimizi alması için kilitli bir kapıdan götürdüler valizlerimizi aldık ve valizlerimizi kontrol ettirme bölümüne geçtik. Önce çantalar da ve valizlerde para ve kuru yiyecek dondurulmuş bir şey var mı dedi. Bende hayır dedim. Para çantasını gösterdim ne kadar olduğunu söyledim. Bir evrak imzalattılar. Ama para için değildi pasaportları filan yazdılar. Bütün valizler çantaları montlarımızı filan herşeyi didik didik aradılar. Bir sorun yaşamadan çıktık. Yardımsever abimiz Kadir Zora beyefendi bizi havaalanından eski 2020 kazananlarından bir arkadaşımıza aldırdı. Otelemize yerleştirdi. Tüm gece jetlag mevzusundan uyuyamadık tabi. Sabah yine Kadir beyin sabah kahvaltısına misafir olduk. O gün bizim tlf hatlarımızı hallettirdi. Biz 3 hat ve 1 tlf aldık. Toplam 120 dolar verdik. O gün sohbet ile geçirdik. Ertesi gün yine Kadir beyden çok severek ve beğenerek arabamızı aldık. Kendisinin asla kendisinden bir araba almanız beklentisi yoktur. Biz başka galeride de araba beğendik. Sağolsun bize yardımcı oldu aradı tlf görüşmesi yaptı arabanın sorunlu olduğunu anladık. Sonra kendisinde beğendiğimiz arabayı aldık. Çokta içimize sindi. Aracımız bize vergisi ile ve tüm masrafları ile 9800 dolara geldi. Aynı gün araba sigortamızı yaptırdık. Sigortaya çekici ekletmemizi başımıza ne geleceğini bilmediğimiz için özellikle söyledi. Bizde öyle yaptık sigorta eşim ve ben kullanıcı olarak 103 dolara mal oldu. Aynı gün San Antonio doğru yola çıktık gece otelimize vardık. 4 gün otelde kaldık. 3 günümüzde evimizi beğenip teklif verdik. Aynı gün kabul ettiler. Normalde ev kiralama için başvuru sonrası 48 saat sürer diyorlardı ama biz öğlen 2 de başvurunuzu bitirdik. Saat 5 de bize sitemize hoşgeldiniz diye mail atıp aradılar. Şimdi bunları size rahat ve yorgun bir şekilde evimizden yazıyorum. 😊 Umarım süreç herkes için istedi gibi biter 🙏 bütün bu süreçlerde destek olan sorularımıza cevaplar veren herkese binlerce teşekkür ederim. Eksik yazdığım sormak istediğiniz bir şey olursa cevap vermekten zevk alırım. 🙏 Bu arada SSN lerimiz geldi. Bundan sonra ki arkadaşlara ssn ve Green card için adres konusunda yardımcı olabilirim.

      yeni hayatınızda başarılar.

      Yolculuk içinde yayımlandı
      DustyBlueD
      DustyBlue
    • RE: Jacksonville - Orange Park Mall'de Eglence sektorunde calisacak calisma arkadasi araniyor.

      @HockeyUmpire2, içinde söyledi: Jacksonville - Orange Park Mall'de Eglence sektorunde calisacak calisma arkadasi araniyor.

      @crazycells @Orhan-Volkan-Zanbak Orhan arkadasimiz Jacksonville geldi ve bir kac gune calisma arkadasimiz olacak. Forumdan bir arkadasimiza yardimci olup ,is ayarlamak beni inanilmaz mutlu etti. Hosgeldin Jacksonville Orhan 😊

      nereden baksan kral hareket :))türklerden uzak duralım diyen kitle sizin gibi olsa abd de sırtımız yere gelmez

      İlan ve Duyuru içinde yayımlandı
      DustyBlueD
      DustyBlue
    • RE: Greencard çekilişi kalkıyor (Mayıs ayı yasa tasarısı)

      Arkadaşlar bir kafa karışıklığı var, abd sistemi ile bizim sistemimiz değişik olduğu için kafaları karışıyor bazı arkadaşların. açıklamaya çalışacağım.

      öncelikle daha öncede söyledim ben bu yasanın bir taraf büyük ödünler vermez ise geçeceğine asla inanmıyorum. Fakat geçerse dv2020 yi etkilemez diye bir şey yok.

      örnek üzerinden gidersek.

      aşağıdaki link senatodaki "bill" yani yasa tasarılarını takip edebildiğiniz devlete ait site. sizin için göçmenlikle alakalı bir tasarı/teklif buldum.

      https://www.govtrack.us/congress/bills/116/hr1044/text

      şimdi bu teklifin içeriğini okuyabiliyoruz.
      burada section 2 (d) kısmında effective date var, bu bütün tekliflerde olan bir kısım. yasanın geçerli olacağı tarihi yazarlar. kimi tekliflerde bu kısım teklif yasalaştıktan hemen sonra olacak şekilde düzenlenir kimisinde ise(aslında çoğunda) sonraki mali yılın ilk günü olacak şekilde hazırlanır.
      mesela bu teklifte şöyle diyor;

      Effective date
      The amendments made by this section shall take effect as if enacted on September 30, 2019, and shall apply to fiscal years beginning with fiscal year 2020.

      yani trump'ın söylediğine göre hazırlanacak olan bir yasa teklifinde çok uçuk bir durum olmazsa(geçtiğimiz yıl hazırlanan bütün teklifler bir sonraki fiscal year başında geçerli olacak şekilde hazırlanmıştı sadece 1 tanesi kabul edildikten hemen sonra geçerli olacak şekilde sunulmuştu) 1 ekim 2020 itibari ile belirlenen kurallara göre göçmen alımı yapılacaktır. bu durumda dv kazanıp 1 ekimden itibaren mülakata girecek olanlar elbette etkilenecekler. ancak özelden yazan bir arkadaşa da söylediğim gibi ne bu yasa geçecek ne de siz 2020 ekim itibari ile bu kadar şanssızlık olmaz diye söyleneceksiniz. ortada kazanılan bir hak olmasa da inatlaşmalar var ve çok büyük tavizler olmadan ne demokratlar ne de cumhuriyetçiler yerinden kıpırdayacaklar. rahat olun.

      Gündem içinde yayımlandı
      DustyBlueD
      DustyBlue
    • RE: Amerikada Pastacılık yapmak

      pasta işi bulabilir misiniz bilmiyorum ama walmartta falan pasta diye satılan çöpleri görünce herkesin bir şansı olduğuna inanıyorum.

      Turizm içinde yayımlandı
      DustyBlueD
      DustyBlue
    • 1
    • 2
    • 3
    • 4
    • 5
    • 18
    • 19
    • 3 / 19