@finalhope Boston şehrinde yaşadım.
@hope123 Ben orada kaldığım 1 yıl içinde 50 kişiyle tanıştıysam yaklaşık bunların 2 tanesi memnundu halinden. Bir tanesi tamirci. Diğeri bankacı. Türk restorantlarıda iyi çalışıyor tabi sermayeniz varsa.
Orada yaşanlardan bir kaç hayat hikayesi paylaşayım
-Benden 1 sene önce istifa edip gelen 1 polis arkadaş geri dönmek için avukatla görüştü ama olamayacağını öğrendi şu an 3. yılında vatandaşlığı alıp dönme planı yapıyor.
-Yine bir sene önce gelen öğretmenlikten istifa eden ve amerikada akrabası olmasına rağmen hiç memnun değil. şu an 3. yılında. Uber ve Lyft yapamıyor çünkü trafik ceza yediği için hesapları açılmamak üzere kapatıldı. Sadece doordash yaparak ailesini geçindirmeye çalışıyor.
-Yine green kartla astsubaylıktan istifa eden biri şuanda homedepo da çalışıyor ve ağır malzemeler indirip bindirmekten fıtık olma durumunda.
Bu anlattıklarımın ingilizceleri yetersiz durumda onu belirteyim.
-Bir tane genç benimle birlikte aynı zamanda gelen arkadaş ingilizcesi ve iyi bir diploması vardı askeriye girdi orada yapamadı ve istifa etti (green kartı aldı) şu an türkideyede sanırım.
-15 Yıldır amerikada yaşayan biriyle tanıştım. Pizza dükkanı varmış yıllardır. Durumunu sordum anca geçinebildiğini söyledi. Yıllardır Türkiyeye gidemediğini söyledi.
Kaçak gelenleri zaten saymıyorum zaten . Onların durumları çok kötü.
Genelde herkes eyalet değiştirme planları yapıyor. Yeni eyalette herşeyin düzeleceği umuduyla. Bizim eyalete gelen
de çok gidende çok. Yani herkes umut peşinde.
Ayrıca şunuda belirmekte fayda var : 4 kişilik bir aileyseniz ve ortalama geliriniz varsa Amerikaya geldiğinizde Türkiyeyi unutmanız gerekiyor. Çünkü hem uzak hem geliş gidiş harcama ve 2 ay çalışmayacağınızı ve kiranızı katarsak 30 bin dolar gibi bir bütceye ihtiyacınız olacak.
@erenotti Amerika sadece hollywood efekti göçmenlerin çoğu için bence. Müstakil evler, çimli bahçeler, büyük arabalar. Bu tür lükslere sadece gerçek amerikalılar sahip olabilir. Homedepo da Walmartta Amazonda çalışarak bunlara sahip olamazsın. Alabileceğin sadece iphone ve araba 
Tatil için 1 haftalığına ünlü şarkılar yazılan her filmde olan tatil merkezi Miami ye gittim. Şehrin biraz dışından bir airbnb tuttum. Şehir hippi ve siyahi arkadaşlarla dolu. İngilizce bilen daha az diyebilirim. Şehrin biraz dışında bir Mc donaldsa gittim kapının önününde bir kaç siyahi arkadaş ot çekiyor zar zor içeri girdim. Sonra onlarda girdi ve kasiyerden kola istediler tabiki beleş. Orada soyulmadığım için şanslıyım. Şehir merkezine gittim meşhur otelin önüne. Heryer polis arabası ve polis dolu. Savaştalar sanki. Böyle bir güvenlik durumu var yani. Meşhur sahiline gittim okyanus yosun dolu ve çok dalgalı yani yüzme şansın yok. Böyle bir yeri bize cennet diye pazarlıyorlar.