• Kayıt Ol
    • Giriş
    • Arama
    • Kategoriler
    • Güncel
      • Popüler Konular
      • Beğenilen İletiler
    • Popüler Konular
    • Beğenilen İletiler
    • Takip Duvarı
    • Takip Edilen Başlıklar
    • Yer İmleriniz
      • Kullanıcılar
      • Gruplar
    • Kullanıcılar
    • Gruplar
    • Harita
    • Takvim
    • Social Media
      • Facebook Group
      • YouTube Channel
      • Facebook Page
      • Twitter Page
      • Instagram Page
    • Arama
    1. Ana Sayfa
    2. ahmetty
    Üyelik oluşturma, email adresi onayı veya foruma giriş konusunda sorun yaşayan üyelerimiz [email protected] adresine email gönderebilirler!
    • Profil
    • Takip Edilenler 0
    • Takipçiler 0
    • Konu 9
    • İleti 150
    • En İyi 85
    • Tartışmalı 1
    • Gruplar 0

    ahmetty

    @ahmetty

    18

    177
    İtibar
    240
    Profil Görüntülemeleri
    150
    İleti
    0
    Takipçiler
    0
    Takip Edilenler
    Katılım Tarihi: Son Çevrimiçi Zamanı:
    Konum Calgary

    ahmetty Takip etme Takip Et

    ahmetty tarafından gönderilen en iyi iletiler

    • Amerikan Futbolu

      Amerikan Futbolu, İlk olarak 19.Yüzyılda kolejler arasında oynanmaya başlanan, Amerika'nın en çok izlenen ve taraftarı olan spordur. NFL'in (National Football League) final karşılaşması SuperBowl, dünyanın en çok izlenen spor etkinliğidir. Amerikan futbolu, İngiltere'de ortaya çıkmış olan Rugby ve Futbol'dan (Soccer) esinlenerek oynanmıştır. Bir diğer futbol kuruluşu ise Amerikan üniversiteleri, Askeri okullar ve kolej takımlarının boy gösterdiği NCAA'dır.

      Amerika kıtasında, avrupa'dan bağımsız olarak bizlerin yabancı olduğu sporlar daha çok rağbet görmektedir. Buz hokeyi (Kanada) , Amerikan Futbolu, Beyzbol, Basketbol gibi sporlar Amerika'da en çok oynanan ve takipçisi olan sporlardır. Örneğin Futbol (Soccer) Avrupa'da genellikle erkekler tarafından oynanırken, Amerika'da futbolu genelde kadınlar oynamaktadır. En iyi kadın futbol takımının da Amerika olduğunu anekdot düşmek gerek.

      National Football League

      cd57c07b-16ff-43e2-8250-e78011f8e025-image.png

      Ulusal futbol ligi, Amerika'nın en önemli ve büyük profesyonel ligidir. Ligde toplamda 32 takım bulunmaktadır.

      Lig, biri American Football Conference (AFC), biri ise National Football Conference (NFC) olarak ikiye ayrılmıştır. Her konferans ise Doğu, Batı, Kuzey ve Güney olmak üzere 4 gruba ayrılır ve her grupta 4 takım bulunur. Eylül-Aralık ayları arasında her takım 16 maç yapar ve normal sezonun bitiminden itibaren 6 takım NFL-Playoff maçları yapmaya hak kazanır. 12 takımın tek maç usulü ile karşılaşması sonucu kalan son 2 takım arasında SuperBowl karşılaşması oynanır. Bu karşılaşmadan sonra AFC VE NFC'den seçilen "ALL-Star" oyuncular Hawaii'de gösteri maçına çıkar.

      3b99a43d-5778-4ec2-b023-1659f52b6f49-image.png

      Amerikan Futbolu Hakkında Genel Bilgiler

      Her takım 11 oyuncuyla sahaya çıkar. Takımlar genelde; Hücum takımı, defans (savunma takımı ve özel takım olarak 3'e ayrılır.

      Hücum takımının en önemli görevi Touchdown yani skor yapmaktır. Hücum takımı "Snap (santraya benzetebiliriz) yapmadan önce Line of scrimmage (Hücum ve defans arasında kalan oyun başlamadan geçmenin yasak olduğu bölge) düzgün bir formasyonda dizilmelidir. Snap yapılmadan, hiçbir oyuncu snap bölgesine giremez ve hücum oyuncular snap yapılmadığı sürece hareket edemez. Bu arada hücum ile savunma takımının forma renkleri farklıdır.

      d4f72a33-bf48-48dd-969b-162771158073-image.png

      Savunma takımının ana görevi düşürmelerle ve top çevirmelerle (top çalma ve top düşürme) hücum takımının ilerlemesine engel olmaktır.

      Savunma çizgisinde (DL) bulunan mevkiler ise, defanslar (DE) ve savunma forvetleridir (DT). Defans oyuncuları oyun çizgisinin sonlarında dururlar, ancak savunma forvetleri defansların arasında bulunurlar.

      Özel takımlar, oyun içinde tüm vuruşlardan sorumlu olan takımlardır. Özel takımlar, o anki oyunda topun kontrolüne sahip olan takımdır ve karşı takım oyuncuları blok yapmaya ve topu geri çevirmeye çalışırken, Field Goal ( Skor) denemelerini ve kickoff (Oyunu başlatan vuruş) yaparlar.

      Amerikan Futbolunun kuralları

      Amerikan futbolunda bir Touchdown (Skor) 6 puandır. Kafası karışanlar için field goal 3 puan iken, touchdown 6 puandır. Touchdown'un skor getirebilmesi için topun, saha sonuna pas veya koşu ile ulaştırılması ya da rakip sahada topun kazanılmış olması gerekmektedir.

      1f0e54e3-fc4f-4182-9a8f-5a0cc8ab5415-image.png

      Field Goal (FG) ise 3 puan değerindedir ve vuruşla, topun sayı direklerinin arasından geçirilmesiyle olur. Field Goal'den sonra skoru yapan takım kick-off (başlatma vuruşunu) yapmak zorundadır.

      Amerikan futbolunda vuruşların 2 ana kategorisi bulunur. Bunlardan birisi oyun anı vuruşlarıdır ve hücum takımı tarafından oyun çizgisinin arkasından olmak üzere herhangi bir oyun sırasında yapılabilir, diğer vuruş çeşidi ise serbest vuruşlardır. Serbest vuruşlar ise; yarıların başlarında, uzatma devresinin başında, başarılı bir Field Goaldan sonra vurulan Kickoff ve Safetyden sonra vurulan Safety Kick olmak üzere 2 çeşittir. (Safety ,topu taşıyan kişi kendi saha sonunda düşürüldüğünde elde edilir. Safetynin değeri 2 puandır ve savunma takımına verilir.)

      Amerikan futbolu maçları hem profesyonel hem kolej düzeyinde 15 dakikalık 4 çeyrek, 30 dakikalık 2 yarı olmak üzere toplamda 60 dakikadır. Lise düzeyinde ise çeyrekler 12 dakika, yarılar ise 24 dakika olmak üzere maç toplamda 48 dakika sürmektedir.

      Oyunun başlangıcında, iki takımın oyuncuları ve hakemler saha ortasında para atışını yapmak için buluşurlar. Para atışı sırasında konuk ekibin kaptanı, paranın yüzlerinden olan "Heads"'i ya da "Tails"'i seçer. Para atışını kazanan tarafın kaptanı ise 1.-2. yarı için Kickoff'u yapmayı, 1.-2. yarı için alıcı olmayı ya da savunulacak saha sonunu seçer. Para atışını kaybeden tarafın kaptanı ise, kazanan tarafın seçim yapmadığı tarafta seçim yapar. Örneğin eğer kazanan takım herhangi bir yarıda kickoff yapmayı tercih etmişse, kaybeden taraf herhangi bir yarı için savunacağı saha sonunu seçebilir. Çoğu takım para atışını kazanınca kickoff alıcısı olmayı tercih eder çünkü bu ilk drive için topun kontrolünü almak demektir

      e4fc73ea-323f-4703-beb6-e4a3126e839f-image.png

      SuperBowl

      İşte geldik işin en can alıcı kısmına. SuperBowl günü Amerika'da hayat durma noktasına gelir. Neredeyse 100-150 milyon kişinin ekran başında takip ettiği bu karşılaşma adeta bir şenlik havasında gerçekleşir. En ünlü şarkıcılar, sanatçılar konserlerini SuperBowl'un genel olarak yapıldığı Rose Bowl stadyumunda verirler. Bu konserler öyle azımsanacak konserlerden değildir. Amerikan Futboluna yabancı olan birinin bile ağzını açık bırakacak derecede yapılan bu konserler, çoğu kişiyi büyülemeye devam ediyor. En son Jennifer Lopez ile Shakira'nın boy gösterdiği konser şahane idi.

      SuperBowl günü 100 milyondan fazla kişiyi ekran başında olduğu için şirketler yeni reklamlarını televizyona o gün verirler. Yaklaşık 30 saniyelik bir reklam için 5 milyon dolar üzerinde parayı gözden çıkarmaktadırlar.

      46cad143-4090-4862-914d-d38bb6ce58ce-image.png

      Amerikalıların Thanksgiving (Şükran günü) den sonra en çok yiyecek tükettiği gün SuperBowl günüdür. ulusal tavuk konseyi verilerine göre sadece SuperBowl pazarında ABD’de tüketilen Tavuk Kanadı (buffalo wings)’ sayısı 1,35 milyar. Nielsen analiz firmasının 2017 rakamlarına dayanarak yaptığı 2018 tahminlerine göre amerikalılar pazar günü biraya 1,2 milyar dolar, patates cipsine 277 milyon dolar, çereze 99 milyon dolar haracayacak. pizza huts, dominos, papa john’s ve diğer zincirler, ülkede yaklaşık 50 milyon super bowl partisinin sofrasında yer almak için büyük mücadele veriyorlar.

      689bb2a2-8436-4acb-8404-856a35608f62-image.png

      SuperBowl'dan sonraki gün olan pazartesi ise çoğu çalışanın "Bugün hastayım" Mazereti ile işe gitmediği SuperBowl pazarından sonraki güne ise "Super Sick Monday adı veriliyor.

      646dd902-0c7f-49dd-b070-e9142adeef33-image.png

      Umarım yararlı bir başlık olmuştur. Unuttuklarım olabilir. Okuduysanız teşekkür ederim. Aşağıya da en son Shakira ve J.Lo'un konseri ve SF49ers - Kansas Chiefs arasında oynanan SuperBowl maçının linkini bırakıyorum.

      Kültür ve Hobi içinde yayımlandı
      ahmetty
      ahmetty
    • RE: DV2022 Bekleme Odası

      ace67445-9be1-4e28-bf93-3884148cf4b0-image.png

      Yeşilkart (Greencard) ve Göçmenlik içinde yayımlandı
      ahmetty
      ahmetty
    • RE: DV2022 Bekleme Odası

      Kaldı 18... Dile kolay 6 ay göz açıp kapayıncaya kadar geçti. Ekimde başvuruyu yaptığımda bu zaman nasıl geçecek diye düşünüyordum ki geçiyormuş 😃

      Bu bir piyango sonuçta kimisi üzülecek kimisi sevinçten çığlıklarla yeri göğü inletecek. Hani çıkmayacak olsa bile insan ümit ediyor. İnsanı yaşatan da bu işte.

      Herkes için en hayırlısı olsun.

      Yeşilkart (Greencard) ve Göçmenlik içinde yayımlandı
      ahmetty
      ahmetty
    • Amerika'ya gittiğiniz zaman vs. 2021

      Forumda gördüğüm kadarıyla Obama dönemini hatta Bush'lar dönemini görmüş olanlar bile var. Bu yaşadığınız süreçte Amerika değişti mi? Gittiğiniz günden bu yana gözlemlediğiniz büyük değişiklikler oldu mu? İnsanların hayat tarzlarında, eğlence şekillerinde, politik, sportif, teknolojik açılardan değişen şeyler neler oldu?

      Eski toprak Amerikalılar toplansın 😆

      Göçmenlik Sohbetleri içinde yayımlandı
      ahmetty
      ahmetty
    • RE: Kanada'ya öğrenci vizesi ile giderek göçmen olmak

      Selamlar, Kanada'da neredeyse 4 ay olacak. Goz acip kapayincaya kadar onca zaman gecmis gercekten. 4 aydir soyle boyle gozlemlerimi aktarmak isterim.

      • Kanada'ya dunyanin hangi ulkesinden gelirseniz gelin yabancilik cekmek imkansiz. Ben ilk geldigimde Turkiye'nin daha yesillik ve daha ucuz bir bolumune geldigimi dusunmustum. Tabi geze geze Kanada'ya geldiginizi anliyorsunuz.

      • Turk komunitesi dusundugunuzden de buyuk. Her yerde karsilasmak mumkun, ozellikle sinirdan gelenler cok fazla,

      • Toronto'nun havasi Ankara'ya benziyor diyenler varsa sonbahar icin bu belki gecerli olabilir ama bence alakasi yok. Veya benim soguk direncim dusuk cunku bazen donuyorum adeta. Gelirken mont, kabandan ziyade icliklerinizi kesinlikle getirin.

      • Kanada pahali. Geldikten sonra biraz hayal kirikligina ugradim desem yalan olmaz. Su siralar fiyatlarin dususte oldugunu soyluyorlar ama henuz bir dusus gozlemlemis degilim. Belki de enflasyonun biraz daha dizginlenmesini bekliyorlar.

      • Ne yaparsaniz yapin cinlilerden ev kiralamayin.

      • Toplu tasima gayet iyi, cekinceniz olmasin. Metroda plansiz bir sekilde aninda calismalar olabiliyor onun disinda herhangi bir problem yasamadim Toronto icin.

      • Ehliyet almak iskence. Burada G1-G2 ve G ehliyetleri var. Bildigim kadariyla Turk ehliyetini 3 ay boyunca kullanabiliyorsunuz ve G1'e girmeden G2 testi ile G2 sahibi olabiliyorsunuz. Ama benim gibi ehliyetiniz yoksa oncelikle G1 testine girip (yazili kolay bir test) 1 YIL SONRA G2'ye girebiliyorsunuz. G1 ehliyetiyle de ne otobana cikabiliyor ne de tek basiniza araba surebiliyorsunuz. Stajyer ehliyet gibi dusunebilirsiniz. G1 testinin de 160$ gibi bir fiyati var.

      • Universiteleri cok guzel. Kanada'nin Dunya ilk 500'unde 17 tane universitesi var ve hepsi birbirinden guzel.

      Aklima geldikce daha da ekleme yapacagim

      Kanada içinde yayımlandı
      ahmetty
      ahmetty
    • Kanada göç edilecek bir ülke mi? Sizce neden kötü?

      Eksi sozlukte az once su entry ile karsilastim.

      IMG_1359.JPG

      Bu entry'in ilk paragrafina katilmakla beraber sonraki cumlelere pek katilmamaktayim. Evet burasi cidden 3.dunya ulkelerinden gelen insanlarla dolu. Bazi asagilik kompleksi olan arkadaslar "Yauw turkiyede 3.dunya ulkesi zaten ehe" dese de degil. Gercekten hem fiziksel hem de davranis itibariyle tanidigim tum Turkler (Istisnalar harici) burada cogunlugu olusturan milletlerden biraz daha iyi bir konumda.

      Gerek gocmenlik yasalarinin esnek; Gerekse de dunyadaki tum ulkeler arasindan en gocmen bazli ulke olmasi nedeniyle 3.dunya ulkeleri vatandaslarinin da ilk tercihi oluyor. Sokakta goreceginiz 100 insanin 50si hintli, 25i cinli, 15i koreli 10u da iranli falan.

      Kanada'ya gelen her gocmenden sunlari duymaniz cok muhtemeldir:

      • Imkanim olsa ABD'ye giderdim.
      • ABD olmadi buraya geldik.

      Tabi bu Kanada'nin cok mu kotu cok mu sıkıcı oldugu anlamina geliyor? Birazdan deginecegiz.

      Kanada'ya gelenlerin buyuk bir kisminin ingilizcesi ya cok kotu ya da yok. Bu durumda sosyal yasanti denen sey yine ingilizcesi kotu olan turklerle kurulan sohbetlerden oteye gitmiyor. Tabi ona da sosyal yasanti denirse. Kanada'da 4 ayim gecti ve az biraz sosyal hayati olan bir insan bile burada dibine kadar eglenebilir. Arkadas edinmek, tanimadiginiz bir insanla bile oturup 2 icmek asiri kolay. Olay sizde bitiyor. Insanlarla tanismayip, minimum wage'in altindaki islerde omur tuketip sonra da kanada kotulemeyi kendine hak goren insanlara da sasmamak elde degil.

      Kanada'ya son yillarda gelen turklerin cogunlugu meksika sinirindan kacak gelenlerden olusuyor. Bu ayni 70-80lerde bir sekilde Almanya'ya gitmis turkler gibi. Nasil onlar 2-3 yilda bir turkiyeye gelip Almanya'yi bize kotuledilerse, kendileri de yasadigi kotu kosullardan dolayi Kanada'yi kotuluyor. Onlara da bir sey diyemiyorum acikcasi. Hayatin ne getirecegi inanin hic belli olmuyor.

      Kanada'ya geldiginiz yas da onemli acikcasi. 40-45ten sonra buyuk umutlarla gelmek mental olarak sizi yoracaktir. Yasi gectim, hangi ulkeye gidiyorsaniz gidin; Cok buyuk umutlarla gelmeyin. Hayatin b*ktan taraflariyla da karsilasacaksiniz. Tek basinizasiniz. Ben cok mu hayati gormus bir insanim? Tabi ki degilim. Ama mental olarak kendimi buna hazirladigim icin bazi insanlarin burayi kotuleyip durmasina sasiriyorum. En azindan duze cikmasi daha kolay

      Manitoba, Nova Scotia, Winnipeg gibi sehirlere gidip Kanada kotuleyenler var bir de. Dostum turkiyede kastamonuda yasamak neyse kanada'da da nova scotiada yasamak ayni sey.

      Basta dedigim gibi, olay sizde bitiyor. Kanada'da gunde 10-12 saat calisip turklerle oturup turklerle kalkmak da sizin elinizde; Onca insanla tanisip sosyal hayatin dibine vurmak da sizin elinizde. Kanada'nin neresi sıkıcı gercekten merak ediyorum bu entryi yazan arkadas gelmis mi acaba hic.

      Anti-tez olarak ise Kanada'yi ovenleri de bir garip buluyorum. Kanada'nin abartilacak bir yani yok. Saglik bedava diye ovenler var eger bu forumda da varsa yazsinlar asagi ben blocklayim ya da siz blocklayin zahmet olmazsa.

      Kanada bana gore guzel, kimine gore cok kotu. ABD'ye gidip de donenlere sorsan ABD' onlara gore kotu, ABD'de basarip duzenini kuran insanlara sorsan ABD dunyanin en guzel ulkesi. Her sey sizin elinizde.

      Kanada içinde yayımlandı
      ahmetty
      ahmetty
    • RE: DV2021 Rosales v. Biden Davası (Ocak 2021)

      Davanın sonucunu kestirebilen var mı? Trump tarafı umarım kaybeder . DV2021 talihlierine şimdiden hayırlı olsun diyelim.

      Greencard Lotosu (Diversity Visa) Süreci içinde yayımlandı
      ahmetty
      ahmetty
    • RE: Dolar Çıldırdı

      @muhalif Trump gelirse artmayacak diye bir kaide yok. Doların artması daha doğru söylemek gerekirse TL'nin değer kaybetmesi hükümetin politikaları yüzünden. Asıl mesele Trump gelirse dolar yine artacak fakat Biden'ın seçilmesi durumunda olduğu kadar artmayacak. Biden'ın Türkiye üzerinde kuracağı baskı veya muhtemelen uygulayacağı ambargolar yüzünden dolar bir anda fırlayacak. O yüzden temennimiz Trump'un seçilmesi yönünde

      Gündem ve Sohbet içinde yayımlandı
      ahmetty
      ahmetty
    • RE: DV2022 Bekleme Odası

      Bu arada foruma katılalı tam 1 yıl olmuş 😃 . Katıldığımdan beri tüm üyelerden birçok şey öğrendim. Tüm forum ahalisine teşekkür ederim. Son 20 gün 🎊

      Yeşilkart (Greencard) ve Göçmenlik içinde yayımlandı
      ahmetty
      ahmetty
    • RE: Montréal

      Toronto'dan buraya gelince biraz degisik hissetmedim degil 😃

      Acikcasi burada insanindan tut kulturune cogu sey Kanada'nin cogu yerine gore biraz farkli. Henuz daha burada cok vakit gecirmemisken gozume carpan bircok bariz fark var.

      Oncelikle Toronto'da gormeye asina oldugum hint ve cinli nufusu burada neredeyse ceyregi kadar. Onun yerine Bati Avrupa ve Latin Amerikadan gelen insanlar cogunlugu olusturuyor. Fransizcanin ana dil olmasi haliyle Avrupadan cok ogrenci ve isci geliyor.

      Fransizcaya deginmisken acikcasi bu kadar olacagini tahmin etmiyordum. Yuzune karsi ingilizce konustugum elemanlar bana fransizca cevap veriyor. Bizde Kibris nasil yavru vatansa Fransa icin de burasi oyle. Montreal'in biraz disina cikarsaniz kirsal alanlarda ingilizce bile bilmeyen insanlarla karsilasmak mumkundur. Hele Montreal gibi metropolitan bir sehirde bile Ingilizce bilmeyene rastlamisken hic de sasirmam acikcasi.

      Montreal'de Ingilizce egitim veren sadece 2 tane universite var. Birisi McGill digeri de Concordia. Bunlar disindaki tum universiteler tamamen Fransizca egitim veriyor. McGill dunya uzerindeki en iyi 50 universiteden biri olarak kabul ediliyor ki egitimi cok iyi. Mount-Royal'in hemen asagisina kurulmus kampusu ise harika otesi. Concordia ise en iyi 300 universite arasinda. Bunlarin aksine Fransizca egitim veren Universite de Montreal ise Dunyadaki en iyi 150 universiteden biri.

      Buradaki cogu insan Trilingual (3 dil bilen). Ve inanmayacaksiniz bu 3 dili de akici bir sekilde konusabiliyorlar. Su anki oda arkadasim Ingilizce, Fransizca ve Ispanyolcayi akici bir sekilde muazzam konusuyor. Bunun sebebi de tahmin edebileceginiz gibi ilk olarak aile faktoru oluyor. Burada dogup buyuyen cocuklar ailelerinin de gocmen olmasi sebebiyle ilk olarak ana dillerini ogreniyorlar. Buyuduklerinde ise okulda Fransizca/ Ingilizce karisik egitim goruyorlar ve bu sayede 3 dile hakim oluyorlar.

      Montreal, ana dilin fransizca gibi olmasi sebebiyle goz korkutsa da acikcasi aile kurmak veya cocuk buyutmek icin harika bir yer. Okullarda 2 dilin de harmanlanarak ogretilmesi ve cocuklarin da boyle buyumesi harika bir sey. Tabii, fransizcaniz yoksa is bulup gelmek en mantiklisi cunku girdigim her is yerinde neredeyse herkes Fransizca biliyor.

      Quebec farkli bir ulke sanki. Ontario'daki gormeye alistigim local marketlerin aynisini alip ismini degistirmisler ve uzerinde sadece fransizca seyler yazan urunleri koymuslar. Mesela LCBO yerine SAQ, Loblaws yerine Provigo gibi. Gercekten farkli bir yere geldiginizi hissettiriyor buradaki atmosfer.

      Halen bagimsizlik mucadelesi veren tipler var. Sokaklarda Quebec'in bagimsiz ulke olmasi icin dagitilan afisleri gorebilmek mumkun. Hatta 1995de yapilan bir referandumda ucu ucuna hayir cikiyor da Kanada'dan ayrilamiyorlar.

      Sehir merkezi ve cevresinde Avrupai bir hava oldugunu soylemek mumkun. Binalar, muzeler, sanat galerileri... Fransiz mimarisini yuzunuze yuzunuze vuruyor buradaki binalar. Hemen buraya bir resim birakayim. Montreal Guzel Sanatlar Muzesi.

      IMG_20230515_160233.jpg

      Kanada içinde yayımlandı
      ahmetty
      ahmetty

    ahmetty tarafından gönderilen son iletiler

    • RE: Calgary

      Calgary'de 5.ayimi doldururken tecrubelerimi de paylasmak isterim 🙂

      • Calgary, Kanada'nin bati ve dogu yakasindan gocen bircok insana ev sahipligi yapan bir sehir. Ozellikle Ontario, British Columbia, Nova Scotia gibi eyaletlerde yasam masraflarinin artmasi nedeniyle insanlar Alberta eyaletine gocmeye basladilar. Toronto'da yasadigim donemde metro istasyonlarinda Alberta'nin reklamlarini sikca gormekteydim.

      • Calgary gelismeye cok musait bir sehir. Cok daha buyuyecek hatta ilerleyen donemlerde. Housing talebi cok fazla oldugu icin yer yer insaatlar da baslatiliyor.

      • Montrealden geldikten sonra bu sehre alismam biraz zaman aldi desem yalan olmaz. Sehir baya bos, bildiginiz bos. Ozellikle 9PM'den sonra sokakta baya az insan oluyor. Cumartesi ya da cuma aksamlari sehrin meshur sokagi 17th avenue'da insan gormeniz mumkun lakin Toronto ya da Montreal'e kiyasla hicbir sey.

      • Calgary, diger Alberta sehirlerine gore sogugu cok daha az hisseden bir sehir. Chinook etkisi nedeniyle ruzgar cok fazla seyretmiyor. Rocky daglarinin arasinda kaldigi icin de kuru bir soguk mevcut genel olarak. Sogugu zaten fena, arada bir ruzgar olunca daha da fena oluyor.

      • Acikcasi bu sehrin en sevdigim yanlarindan biri her turlu doga guzelligine sahip olmasi. Maksimum 3 saatlik mesafelerde Banff, Lake Moraine/Lake Louise, Yoho, Icefields Parkway, Jasper gibi doga mucizelerini gormek mumkun. Banff'a ilk gittigimde asiri buyulenmistim. Gercekten boylesi bir guzellik nasil varolabiliyor diye dusunmekten kendimi alikoyamamistim yolculugum boyunca.

      • Evler ve kiralar, Kanada'nin diger kentlerine kiyasla biraz daha ucuz.

      • Petrol sahalari Alberta'da bulunmasindan mutevellit Gas diger sehirlere gore gayet ucuz. Gecenlerde litresi 99cent'e kadar dusmustu Costco'da.

      Kanada içinde yayımlandı
      ahmetty
      ahmetty
    • Calgary

      Calgary, (İskoçça ya da Kelt dilinde "çayır kenarı" mânâsında) sahip olduğu 1,239.220 nüfusuyla Kanada'nın dördüncü ve Alberta eyaletinin en büyük kentidir. Şehir, dünyanın en zengin bölgelerinden biri olan Calgary-Edmonton Koridoru'nun en güney ucunda yer alır. Calgary'nin ekonomisi enerji, finansal hizmetler, film ve televizyon, ulaşım ve lojistik, teknoloji, imalat, havacılık, sağlık ve sağlık, perakende ve turizm sektörlerindeki faaliyetleri içerir. Calgary Metropolitan Bölgesi, ülkenin en büyük 800 şirketi arasında Kanada'nın ikinci en yüksek kurumsal merkez ofisine ev sahipliği yapmaktadır. Kent, 1988 Kış Olimpiyatları'na ev sahipliği yapmıştı.

      1914'te Alberta'da petrol bulunmasıyla başlayan süreçte, bölge sahip olduğu petrol ve diğer doğal kaynaklarla zenginleşti. Özellikle 1973'te Arap petrolüne uygulanan ambargo dolayısıyla petrol fiyatlarının aşırı artış kaydetmesiyle bölge baş döndürücü bir şekilde büyümüştür. Günümüzde Calgary, Kanada'da, Toronto'nun ardından en çok şirket merkezine sahip olan kent unvanına sahiptir. Bu şirketlerin birçoğu petrol endüstrisiyle yakından ilgilidir.

      Calgary, ünlü Kanada Kayalık Dağları'na 80 km. uzaklıktadır ve kent merkezi dağların eşsiz manzarasına sahiptir. Kayalık Dağları üzerindeki ünlü turizm kasabaları Banff, Lake Louise ve Canmore'a olan yakınlığının yanında, kent, turistlere sunduklarıyla da her yıl 4.5 milyon ziyaretçi çekmektedir. Calgary Stampede adı verilen büyük festival döneminde kent milyonlarca ziyaretçiye kapılarını açmaktadır. Calgary, şehrin doğu kısımlarında nemli bir karasal iklim ve yüksekliğin artması nedeniyle şehrin batı kısımlarında yarı arktik bir iklim yaşar.

      Calgary Üniversitesi kentin en önemli yükseköğrenim kurumudur ve yaklaşık 32.000 öğrencisi vardır.

      Güney Alberta'nın yerli halkları, Bow Nehri ve Dirsek Nehri tarafından yapılan keskin viraja atıfta bulunarak Calgary bölgesinden "dirsek" olarak bahsetti.

      Önemli caddesi International Avenue her yıl Ağustos ayı sonlarında GlobalFest'e ev sahipliği yapar.

      a6748e82-f844-4e7a-96f3-d8c005da0ddd-image.png

      Kanada içinde yayımlandı
      ahmetty
      ahmetty
    • RE: Kanada'da geçim çok mu zor?

      @Henry-bloor Ayni zamanda calisiyorum da. Bir real estate firmasinda stajyerim. Isim geregi de insanlarla surekli telefon ya da yuz yuz yuze gorusuyorum. Su ana kadar da ingilizce bilmeyene rastladiysam bile bu oran maksimum %5'dir. Onlar da Afrika'daki fransiz somurgelerinden gelenler. Kalan herkes ingilizce biliyor. Illa bir native speaker gibi ingilizce konusmuyorlar ama hicbir sekilde anlasma problemi yasamadim. Insanlar fransizca konusmanizi bekliyorlar ama bilmiyorsaniz da kimsenin umrunda degil keza burasi Kanada, Fransa degil.

      Kanada içinde yayımlandı
      ahmetty
      ahmetty
    • RE: Kanada'da geçim çok mu zor?

      @mexido Hocam montreal icin bilgi verecek olursam Quebec'in kendine has sartlari var. PR icin farkli prosedurler izleniyor, basvuru sirasinda QC icin bir belge ya da sertifika almaniz gerekiyordu yanlis hatirlamiyorsam.

      Sahsi gorusum belirli bir is teklifi almadiysaniz ya da tanidiginiz yoksa montreal'e gelmenizi onermem keza en kotu fast food restorantinda bile herkes fransizca biliyor. Dolayisiyla is bulma sureci sanrili gecebilir.

      Onun disinda Montreal bana kalirsa ailecek yasanabilecek en guzel sehirlerden biri. Ozellikle erken yastaki cocuklar icin bulunmaz bir nimet cunku okullarda Ingilizce/Fransizca egitimle buyuyor. Evde de turkce konusursaniz daha 10 yasina gelmeden trilingual bir cocugunuz olur. Bu acidan cok olumlu buluyorum montreal'i.

      Fakat ailecek buraya gelecek olsaydim tercihim Ottawa'dan yana olurdu. En azindan baslangic icin daha ideal bana kalirsa Toronto ve Montreal'den. Ne edmonton, calgary gibi sıkıcı ne de toronto, montreal gibi pahali.

      Kanada içinde yayımlandı
      ahmetty
      ahmetty
    • RE: Kanada'da geçim çok mu zor?

      @Henry-bloor Ogrenciyim bu arada. Kanada'da 1.5 yila yakindir yasiyorum. Quebec'in izole sehirlerinde yasamiyorsaniz cogu insan ingilizce biliyor. Quebec City, Montreal, Gatineau buralar ingilizcenin de fazlaca konusuldugu yerler.

      Kanada içinde yayımlandı
      ahmetty
      ahmetty
    • RE: Kanada'da geçim çok mu zor?

      @Henry-bloor hocam 6 aydir montrealde yasiyorum fransizcam yok herkes ingilizce biliyor burada. Derdinizi de cok kolay bir bicimde anlatabiliyorsunuz

      Kanada içinde yayımlandı
      ahmetty
      ahmetty
    • RE: Kanada'da geçim çok mu zor?

      Selamlar, oncelikle belirtmek isterim ki acik calisma iznine basvurular 25 eylulde bitiyordu en son okudugumda. Herhangi bir uzatma soz konusu mu acikcasi bilgim yok, yanlisim varsa affola.

      Toronto icin konusacak olursam, evet. Ev kiralari bir hayli yuksek. Ozellikle corona donemi ve Kanada'nin icinde bulundugu housing krizi yuzunden kiralar bir hayli artti. 2000-2500CAD civarina 2 odali bir apartman dairesi bulabilirsiniz fakat 6 ay pesin kira veya depozito vermeye hazirlikli olun derim. Cunku Kanada'ya yeni gelmis kisilerden bu isteniyor genelde.

      Buraya yillar once gelmis ailelerle tanistigimda genelde anne-baba ikisi de calisiyor. Uber yaparak gecim belli bir olcude saglaniyor kazanclar yine cok da kotu degil fakat rahat etmek acisindan ebeveynlerin ikisi de calisirsa daha rahat edersiniz diye dusunuyorum. IT isi yaparak gecinemeyenler nasil gecinememis biraz sasirdim. Insanlari neler yasadiklarini bilmeden yargilamak haddim degil fakat IT kazanclari burada ABD kadar olmasa da iyi duzeyde.

      Ilk geldiginizde kuryelik vb, islerde belirli bir duzeyde geciminizi saglayabilirsiniz diye dusunuyorum. Ardindan farkli islere yonelmek gerekebilir, ya da aile fertlerinden bir yada ikisinin calismaya baslamasi luzumu ortaya cikabilir.

      Kanada içinde yayımlandı
      ahmetty
      ahmetty
    • RE: Montréal

      @Seda-Uysal-Avcı Selamlar,

      Montreal'de kiralar acikcasi toronto'dan cok daha iyi ve mantikli duzeyde. Ama yine de iyi okullarin oldugu yerlerde muhitten de fark edecegi icin fiyatlar da ona gore sekilleniyor malumunuz.

      Universiteler haricinde cok bir bilgim yok maalesef. Fakat okullar konusunda pisman olmazsiniz zannediyorum keza cokca kaliteli okullar mevcut montreal ve cevresinde.

      Kanada içinde yayımlandı
      ahmetty
      ahmetty
    • RE: Montréal

      Toronto'dan buraya gelince biraz degisik hissetmedim degil 😃

      Acikcasi burada insanindan tut kulturune cogu sey Kanada'nin cogu yerine gore biraz farkli. Henuz daha burada cok vakit gecirmemisken gozume carpan bircok bariz fark var.

      Oncelikle Toronto'da gormeye asina oldugum hint ve cinli nufusu burada neredeyse ceyregi kadar. Onun yerine Bati Avrupa ve Latin Amerikadan gelen insanlar cogunlugu olusturuyor. Fransizcanin ana dil olmasi haliyle Avrupadan cok ogrenci ve isci geliyor.

      Fransizcaya deginmisken acikcasi bu kadar olacagini tahmin etmiyordum. Yuzune karsi ingilizce konustugum elemanlar bana fransizca cevap veriyor. Bizde Kibris nasil yavru vatansa Fransa icin de burasi oyle. Montreal'in biraz disina cikarsaniz kirsal alanlarda ingilizce bile bilmeyen insanlarla karsilasmak mumkundur. Hele Montreal gibi metropolitan bir sehirde bile Ingilizce bilmeyene rastlamisken hic de sasirmam acikcasi.

      Montreal'de Ingilizce egitim veren sadece 2 tane universite var. Birisi McGill digeri de Concordia. Bunlar disindaki tum universiteler tamamen Fransizca egitim veriyor. McGill dunya uzerindeki en iyi 50 universiteden biri olarak kabul ediliyor ki egitimi cok iyi. Mount-Royal'in hemen asagisina kurulmus kampusu ise harika otesi. Concordia ise en iyi 300 universite arasinda. Bunlarin aksine Fransizca egitim veren Universite de Montreal ise Dunyadaki en iyi 150 universiteden biri.

      Buradaki cogu insan Trilingual (3 dil bilen). Ve inanmayacaksiniz bu 3 dili de akici bir sekilde konusabiliyorlar. Su anki oda arkadasim Ingilizce, Fransizca ve Ispanyolcayi akici bir sekilde muazzam konusuyor. Bunun sebebi de tahmin edebileceginiz gibi ilk olarak aile faktoru oluyor. Burada dogup buyuyen cocuklar ailelerinin de gocmen olmasi sebebiyle ilk olarak ana dillerini ogreniyorlar. Buyuduklerinde ise okulda Fransizca/ Ingilizce karisik egitim goruyorlar ve bu sayede 3 dile hakim oluyorlar.

      Montreal, ana dilin fransizca gibi olmasi sebebiyle goz korkutsa da acikcasi aile kurmak veya cocuk buyutmek icin harika bir yer. Okullarda 2 dilin de harmanlanarak ogretilmesi ve cocuklarin da boyle buyumesi harika bir sey. Tabii, fransizcaniz yoksa is bulup gelmek en mantiklisi cunku girdigim her is yerinde neredeyse herkes Fransizca biliyor.

      Quebec farkli bir ulke sanki. Ontario'daki gormeye alistigim local marketlerin aynisini alip ismini degistirmisler ve uzerinde sadece fransizca seyler yazan urunleri koymuslar. Mesela LCBO yerine SAQ, Loblaws yerine Provigo gibi. Gercekten farkli bir yere geldiginizi hissettiriyor buradaki atmosfer.

      Halen bagimsizlik mucadelesi veren tipler var. Sokaklarda Quebec'in bagimsiz ulke olmasi icin dagitilan afisleri gorebilmek mumkun. Hatta 1995de yapilan bir referandumda ucu ucuna hayir cikiyor da Kanada'dan ayrilamiyorlar.

      Sehir merkezi ve cevresinde Avrupai bir hava oldugunu soylemek mumkun. Binalar, muzeler, sanat galerileri... Fransiz mimarisini yuzunuze yuzunuze vuruyor buradaki binalar. Hemen buraya bir resim birakayim. Montreal Guzel Sanatlar Muzesi.

      IMG_20230515_160233.jpg

      Kanada içinde yayımlandı
      ahmetty
      ahmetty
    • Montréal

      Montreal, ya da Fransızca Montréal, Québec eyâletinin en büyük, Kanada'nın ise ikinci büyük kentidir.

      Kent, Paris'in ardından dünyanın Fransızca konuşan en büyük ikinci kentidir. Montreal’de uluslararası firmalarda çoğunlukla İngilizce tercih edilirken, günlük yaşamda ağırlıklı olarak Fransızca kullanılmaktadır. Fransızca bilmeyen insanlar için Montreal, Kanada’nın diğer şehirlerine göre daha zorlayıcı olabilmektedir ancak halkın önemli bir kısmının aynı zamanda İngilizce konuşması iş yaşamında veya günlük yaşamda kolaylık sağlamaktadır.

      Kent merkezinin nüfusu 1,9 milyon olmakla birlikte, Montreal Metropoliten Bölgesi'nin (Communauté métropolitaine de Montréal) nüfusu, 2011 yılı itibarıyla 3.824.221'dir. 1642'de Ville-Marie veya "City of Mary" olarak kuruldu,

      Sehrin göbeğindeki üçlü tepeli tepe. Şehir, adını şehirle aynı kökenden alan Montreal Adası ve en büyüğü Île Bizard olan çok daha küçük birkaç çevre adasında merkezlenmiştir.

      Şehir, ulusal başkent Ottawa'nın 196 km (122 mil) doğusunda ve eyalet başkenti Quebec City'nin 258 km (160 mil) güneybatısındadır.

      Montreal iklim ılıman geçmektedir. Montreal ilinde belirgin yağış görülmektedir. En kurak aylarda bile yağış miktarı oldukça fazladır. Montreal ilinin yıllık ortalama sıcaklığı 6.4 °C 'dır. Yıllık ortalama yağış miktarı ise 975 mm'dir.

      c2d66a97-4f67-4d6c-b700-af7c365104df-image.png

      Kanada içinde yayımlandı
      ahmetty
      ahmetty