• Kayıt Ol
    • Giriş
    • Arama
    • Kategoriler
    • Güncel
      • Popüler Konular
      • Beğenilen İletiler
    • Popüler Konular
    • Beğenilen İletiler
    • Takip Duvarı
    • Takip Edilen Başlıklar
    • Yer İmleriniz
      • Kullanıcılar
      • Gruplar
    • Kullanıcılar
    • Gruplar
    • Harita
    • Takvim
    • Social Media
      • Facebook Group
      • YouTube Channel
      • Facebook Page
      • Twitter Page
      • Instagram Page
    • Arama
    1. Ana Sayfa
    2. Hamuchera
    Üyelik oluşturma, email adresi onayı veya foruma giriş konusunda sorun yaşayan üyelerimiz [email protected] adresine email gönderebilirler!
    • Profil
    • Takip Edilenler 0
    • Takipçiler 12
    • Konu 0
    • İleti 101
    • En İyi 58
    • Tartışmalı 0
    • Gruplar 0

    Hamuchera

    @Hamuchera

    228
    İtibar
    487
    Profil Görüntülemeleri
    101
    İleti
    12
    Takipçiler
    0
    Takip Edilenler
    Katılım Tarihi: Son Çevrimiçi Zamanı:

    Hamuchera Takip etme Takip Et

    Hamuchera tarafından gönderilen en iyi iletiler

    • RE: ABD'ye Yeni Taşınmış Göçmenlerin İlk Aylardaki Deneyimleri

      Evet, 20 Şubat… Birleşik Devletler hudutlarına ayak basalı bugün 4 ay 5 gün oldu. Bir şeyler karalamanın vakti geldi sanırım. Hanımın hesabından yazıyorum. Erkek yazısı diye garipsemeyin. Nitekim talihli de oydu zaten. Her ne kadar işleri yürütsekte biz yancıyız öyle böyle.

      15 Ekim günü eşim ve 2,5 yaşındaki oğlumla John F. Kennedy Havalimanına iniş yaptık. Şimdi geriye dönüp bakınca yaptığımız çılgınlığa bir hayli şaşırıyorum. Tabi sorular art arda geliyor böyle söyleyince. Neden New York? Neden çılgınlık? Çünkü değerli dostlar, bir insanın koca amerika kıtasında bir tane mi hısım akrabası, üç kuşak öteden kuzeni falan olmaz. Yok arkadaş. Sayın İbrahim Tatlıses’in dediği gibi. Yok ha yok! Evet olmayınca olmuyor. Belki yüzlerce deneyim okumuşumdur forumda. Çoğu insan mutlaka ya bir arkadaşının ya bir akrabasının yanına gidiyor. Bu da size tabi ilk varış destinasyonu konusunda bir veri sağlıyor. Bizde böyle bir veri olmayınca koca amerikada hayata nereden başlayacağımızı internet araştırmasıyla bulmak mümkün olmadı. Velhasıl sor soruştur iş artık konu komşunun göçmen akrabalarına kadar varınca el birliğiyle bir dayı bulduk. Dayı diyerek alay etmiyorum hakkaten komşunun dayısı abimiz. New York’ta yaşıyor Long Island’da. Sağolsun destek oldu nedir ne değildir ne yapılır ne edilir anlattı. İlk gün 2 saat yol gelip bizi havalimanından aldı Brooklyn’de kalacağımız yere kadar bıraktı. Amerikada herkesten göremeyeceğiniz iyilikler bunlar. İnsanlar yoğun ve vakitler kısıtlı zira. Akşamın bir saati Brooklyn’e geldik, Jamaicalı bir ablamız evinin bodrum katını döşemiş kiralıyor. Ev iyi, sıcak yatak, sıcak su. Pencere olmasa da olur. Temiz. Fakat dolap tamtakır. Havalimanından kalma yarım simit var çocuk için saklıyoruz. Soruyorum yarım ingilizceyle etrafta market manav var mı? Kapalıdır diyor ev sahibemiz. On dakika sonra kapıyı tıklattı. Birkaç parça bir şeyler getirmiş; ton balığı ekmek meyve suyu falan. Çıkarken dönüp seslendi. “You can survive tomorrow!” İnsanın hayatta unutamadığı anlar vardır ya. Öylesi işte. Kucağımızda bir bebe, üç beş tane çanta... Bakıyoruz hanımla birbirimize, gözlerde yarı korku yarı heyecan. Sabah oldu. Çocuğu attık bebek arabasına en yakın marketin yolunu tuttuk. Vasıta yok tabi tabanvay. O günden itibaren hayatta kalmak için çabaladık desek yanlış bir ifade olmaz sanırım. Zira gelince ilk işiniz hayatta kalabilmek. Çok güzel deneyimler okuyorum müthiş mesleklerle, mükemmel ingilizceyle buraya gelen, hatta gelmeden işini yerini ayarlayan insanlar var. Bizde böyle bir vaziyet yok dostlar. Memuriyeti bırakıp gelmişiz, uçak ıstanbuldan kalkar kalkmaz bizim vasıflarda tümden tarih oldu. Neyse arabayı sattık geldik biraz paramız var. Evde pişirip evde yiyoruz. Ssn’i bekle, yeşilkartı bekle derken günler geçiyor. Gezentiyizdir biraz hanımla. Güneşi havada görünce atlıyoruz o tramvay bu otobüs durmaksızın geziyoruz. Şaka etmiyorum 2 ay içerisinde 100 mil yürümüşüz. Telefonun yalancısıyım. İlk zamanlar turist gibi oluyor insan herhalde. Tadı başka. Bu arada ehliyet işlerine başladık kartlar geldikten sonra. Ama öyle çalışıyorum ki otuz yaşında oturup not alıyorum tekrar yapıyorum. Çünkü bu amerikada işler hep yavaş yürür gardaşım. Bir de sen kaldın mı sınavdan. Geçmiş olsun bir ay daha uzat o işi. Neyse hallettik tekte permiti aldım tekte direksiyonu verdim. Artık vaziyet ciddileşiyor, bakıyoruz buralarda kalınacağı yok. Kiralar ateş pahası. İşsizlikten kırılıyor zaten millet. Ne iş olsa yaparım durumunda binlerce adam var. Oturup düşünüyoruz hanımla kara kara. Kaldığımız yerin günü doluyor. Bir ay daha eşyalı yere para versek artık vaziyet sıkıntıya girecek. Üzülme diyorum hanıma olmadı atarız çantaları arabaya gideriz aşağı doğru. Güneyde hava güzel, çadırda da olsa kalırsın. İş bulduktan sonra gerisi gelir diyorum. Ha tabi bir yandan iş arıyorum, indeed vesaire. Amazon’un ilanlarına bakıyorum. Kurban olduğum bazı defa öylesine denk geldim ki ilana tıklayıp girene kadar başvuru kotası doluyor. New York City civarı kurtlar sofrası bildiğin. Al takke ver külah baktım bir gün Rochester için ilan var Amazon’da. Orayı da New York vilayetine bağlı görünce dikkatimi çekti. Velhasıl araştırdım bir Türk Cemiyeti vesaire ciddi bir topluluk var. Kiralar desen kıyas edilmez zaten hayli uygun. Başvuruyorum dedim hanıma. Ertesi güne görüşme tarihi veriyor. Ya nasip dedim atladım gece otobüse gittim. Uyuşturucu testi, birkaç form doldurma, evrak işleri falan yarım saatte bitti. Sonuç email olarak gelecek dediler. Aynı gün döndüm Brooklyn’e hanım çocuk yalnız neticede. Nasip olacak ya işte tamam oldu o iş. Email geldi imzalayın diye evrakları online göndermişler. 12 gün sonra iş başı. Başladık hanımla sosyal medyadan sağdan soldan Rochester araştırmasına. Kader ağlarını örüyor derler ya hani bir anda iyi insanlar sardı etrafımızı. İki aydır sesi çıkmayan telefonlarımız çalmaya, mesajlar gelmeye başladı. Nuran abla doğma büyüme üsküdarlı. 32 yıllık amerika yaşantısı muntazam istanbul türkçesini hiç değiştirmediği gibi torun sahibi olmasına rağmen yıllar güzelliğinden hiçbir şey eksiltmemiş bir istanbul hanımefendisi. İşim gücüm var demedi hiç görmediği tanımadığı çocuklar için kalktı site site dolaştı ev sordu yer aradı. Böyle de iyi insanlar varmış bu diyarlarda dostlar. Sözü uzatmayayım bunca çabaya rağmen ev tutmak yine mümkün olmadı. Nitekim elde ne bir maaş çeki var ne kredi skoru. Diğer yandan her iş gibi bu da yavaş yürüyor. Konuştuğumuz yerler başvuru yapın 2 hafta içinde olumlu veya olumsuz döneriz diyor. Böyle bir vaktimiz yok. Son tahlilde yine bir eşyalı daire bulduk. Yolu düşen olursa bilgisini burdan vereyim. Avalon Apartmanları tamemen eşyalı dairelerden oluşan bir site. Şehrin doğusunda nezih bir bölgede. Haftalık veya aylık kiralayabiliyorsunuz. Yönetici Mark çok yardımcı oldu. Email üzerinden yolladığı formları doldurduk ve bir aylık daire kiraladık. Akşamdan ne var ne yok yükledim arabaya, sabahına düştük yola. Manhattan’ın göz alıcı manzarasına son kez baktık uzaktan. Pişman mıyım? Vallahi değilim dostlar. Biraz para harcadık yorulduk fakat ahir ömrümüzde dünyanın en büyük metropolünü böyle işsiz güçsüz dolaşmak bir daha nasip olur mu? Sanmıyorum.

      Şimdi biraz işten bahsedeyim. Amazon işle ilgili bütün evrakları online imza ile imzalatıyor. Size hemen iş ayakkabısı almanız için 100 dolarlık bir indirim kodu gönderiyor. İlk iş günü girişte kartlarımızı teslim edip eğitim salonuna yönlendirdiler. Eğitim sorumlusundan, insan kaynakları müdürüne, güvenlik şefinden operasyon yöneticisine birçok insan arka arkaya çıkıp bir şeyler anlatıyor. Kimi zaman görsel materyaller, slatylar ile eğitim iki gün boyunca devam ediyor. Sonrasında çalışacağınız departmana yönlendiriyorlar. Orada da bilgisayara giriş yapıldığı andan itibaren sistem size her adımda ne yapacağınızı bilale anlatır gibi anlatıyor zaten. Sıfır ingilizceyle yürür mü? Zor ama yürüten var. Bir defa sistemlerine neredeyse tüm dünya dillerini entegre etmişler. Yani istersen ekranı türkçe yapabiliyorsun. Ben ilk birkaç gün hata yapmayayım diye türkçe kullandım ama bu defa işin jargonundan kopuyorsun. O yüzden ingilizce devam ettim. Personeller bu konuda çok anlayışlı. İlk günlerde asistanlardan bir kız ekranı türkçe görünce bana söyleyeceği şeyi telefondan translate edip yazılı olarak göstermişti. Sistem içinde birçok departman var. Decant, stow, picking, packing, ship dock gibi. Birçoğunda çalıştım şimdiye kadar. Zor diyebileceğim bir iş yok. İşin zorluğu uzun saatler ayakta kalmaktan ve aynı hareketi tekrarlamaktan geliyor. Haftalık çalışma süresi 40 saat. 4 gün iş 3 gün istirahat. Bunun üzerine eğer istersen ekstra mesai alabiliyorsun ve bu overtime olarak hesaplanıyor. Birde ekstra mesailerde shift premium adı altında saatlik 2 ila 10 dolar arası değişen bir ödeme var. Örneğin saatlik ücret 20 dolar ise ekstra mesai aldığınızda overtime saat ücreti 30 dolar oluyor. 5 dolar da shift premium varsa ekstra çalıştığınız saatlerde saatlik 35 dolar kazanıyorsunuz. En fazla çalışabileceğiniz süre ise 60 saat. NY kanunlarına göre bu süreyi aşmak yasak. Ödemeler her hafta cuma günü yapılıyor. Benefitleri gerçekten çok iyi diyebilirim. Buraya yazsam çok uzar o yüzden hiç girmiyorum çünkü web sayfalarında zaten hepsi var. Kurum içi yükselme hızlı ve kolay. İş saatlerine dikkat ediyorsanız, yaptığınız işte özenli davranıyorsanız zaten sürekli manager gelip teşekkür ediyor. Hata yaparsanızda hemen gelip neyi nasıl yapacağınızı kibarca anlatıp yine teşekkür ediyorlar. Bu amerikalılar bilahare teşekkür ediyor dostlar. Meslek hayatında böyle şeylere pek alışkın değilim nitekim bizde hata yaptığında toplum içinde rencide edilirsin, iyi bir iş çıkardığında ise ‘tabi yapacaksın senin işin bu, bir de takdir mi bekliyorsun’ diye azarlanırsın. Velhasıl ben amazonu sevdim. Her gün sipariş gelecek mi gelmeyecek mi, kaza mı yapıcam ceza mı yiycem kaygısıyla doordash e umut bağlamaktan çok çok iyi. Uzun yıllar yapılır mı? Tabi ki yapılmaz. Çünkü amerikada bedenen kendini fazla yıpratmak ilerleyen yıllar için pek akıl kârı değil. Ama başlangıç için benim gibi amerikada geçerli bir meslek veya diplomanız yoksa hayata tutunmak için iyi bir seçenek. İlerleyen süreçte ya ingilizceyi arşa çıkarıp manager olma yolunda ilerlemek ya da kariyer imkanlarından faydalanıp teknik bir mesleğe yönelmek gerek.

      Şimdi size biraz Rochester’dan bahsedeyim. NY eyaletinin en kuzeyinde Ontario gölünün kıyısında küçük bir şehir burası. Gölün karşı yakası Kanada’nın Toronto şehri. Yani burası ABD’nin kuzey sınırında bir şehir. Genelde göçmenler küçük şehirlerden korkar. Bana da new yorktan başka yerde tutunamazsınız, göşmenleri sevmezler diye ısrar eden bir iki insan oldu. Ancak tahmin ettiğimin aksine Rochester ciddi anlamda kozmopolit bir şehir. Şehirde amerikalıların ve hispaniclerin dışında Türkler, Ruslar ve Polonyalılar, Araplar, Hintliler, Çinliler ve hatta italyan kökenliler var. Evet bende şaşırdım. Ama burası farklı kültürlere ciddi anlamda alışkın. Zaten ciddi bir türk nüfusu olduğundan türk olduğunu söyleyince kimse şaşırmıyor, hemen türklerin çok kibar olduğundan ve nefis yemeklerinden bahsetmeye başlıyorlar. Şehrin downtown bölgesinde güvenlik problemi olan yerler olduğunu söylüyorlar. Ama zaten arkadaşlar amerikada downtown ı güvenli olan bir şehir kaldı mı gerçekten? Benim downtown da hiç işim olmadı. O yüzden bilmiyorum neresi iyi neresi kötü. Son olarak havasından bahsedeyim. Evet soğuk bir şehir. Fakat malatya, ankara ve istanbulda kış mevsimi yaşamış biri olarak beni şaşırtan bir soğuk görmedim. Eskiler tabi geçmişte çok şiddetli kışlar geçirmiş. Evleri kapatacak kadar kar yağarmış. Ancak küresel ısınma buraları bizim alışkın olduğumuz dört mevsim döngüsüne getirmiş artık bu yıllarda.

      Sözlerime son verirken nihayetinde Rochester’da bir ay eşyalı dairede kaldıktan sonra Amazondan aldığım pay checklerle ev tutmayı başardık. Kira 1170 dolar. 70 dolar aidat. Isınma ve internet dahil. Ev eşyalarımızın neredeyse tamamını bu şehrin kalbi güzel Türk insanları verdi. El birliğiyle bize ev kurdular hepsine minnet doluyuz. Oturduğumuz mahalle şehrin doğusunda çok sakin ve nezih. Wallmart, wegmans, plazalar yürüme mesafesinde. Hayatımız biraz stabil ve huzurlu bir hale geldi diyebilirim şükürler olsun.

      Sanırım hayatta kalmayı başardık dostlar…

      Amerika Birleşik Devletleri'nde Yaşam içinde yayımlandı
      Hamuchera
      Hamuchera
    • RE: Green Card çekilişini kaçıncı başvurunuzda ve kaç yaşındayken kazandınız?

      İlk ve tek başvurumuzda 33 yaşında kazandık. Önce sevindik sonra sıra ilerlemedi üzüldük ve bu fikirden tamamen vazgeçtik. Sonra hiç beklemezken 14 binlerde olan numaramızla mali yılın son ayı için mülakat randevusu aldık tekrar sevindik. Ve finalde tüm mali yılın son günü olacağını bilmeden, o tedirgin 6 Eylül günü, belki de en son basılan vizelerden biriyle Amerika’ya geldik. Nasıl bir araftı… Umut etmekle vazgeçmek, inanmakla inkar etmek arasında, bağırmak isteyipte sesinin çıkmadığı, uyanılamayan rüyalar gibiydi.

      Yeşilkart (Greencard) ve Göçmenlik içinde yayımlandı
      Hamuchera
      Hamuchera
    • RE: DV (Green Card) Çekilişinin Durdurulma Kararı (Aralık 2025)

      ABD’de yerleşik üçüncü yılımız ve biz bile tedirgin olurken hali hazırda vize veya taşınma sürecinde olan arkadaşların stresini hayal edemiyorum. Hepinize iyi şanslar ve kolaylıklar dilerim. Trump hükümeti ultra zenginler ve az sayıda nitelikli insanlar dışında her türlü göçmenlik sürecini sabote etmek için elinden geleni yapıyor, yapacak. Mahkemeden döneceği kesin olan kararları bile sırf insanları rahatsız etmek, korkutmak, sindirmek için imzalıyorlar. İki yılın ardından artık greencardı cüzdanımda taşıyorum. Bir köşe başında sebepsiz gözaltına alınmak işten bile değil. Yeni vize alan arkadaşlarımız umarım tüm imkanlarını seferber eder ve en kısa sürede fiziki kartlarını alırlar. Bence bu hükümet gidene kadar Türkiye’ye gidiş gelişleri bile minimuma indirmek iyi olur. Cumhuriyetçilerin güçlü olduğu eyaletlerden, göçmen yoğunluğu olan, ice polislerinin dolaştığı bölgelerden mümkün olduğu kadar uzak durmak gerektiğini düşünüyorum. Ben upstate new york bölgesinde yaşıyorum. Buralar fazla göçmen akını almadığı için biz biraz daha gözden uzak rahat yaşıyoruz. ABD yapı olarak Türkiye’den farklı. Gözden uzak olan sistemden de uzak olur. Yolda olan, yola çıkacak olan, mülakata hazırlanan tüm arkadaşlara tekrardan bol şanslar.

      Gündem içinde yayımlandı
      Hamuchera
      Hamuchera
    • RE: Amerika'da tutunamayıp geri dönenler var mı?

      @mustafa_27 Gerçekten çok doğru tespitler. Yeni gelenlerin veya gelecek olanların dikkate alması gereken bir gerçekliği anlatmışsınız. Türkiye’de sahip olduğu mesleği, mesleki deneyimlerini ve kariyerini ABD’ye taşıyabilen arkadaşlarımız genellikle çok mutlu. Bunun yanında kaybedecek hiçbir şeyi olmayan, hali hazırda Türkiye’de geçim sıkıntısı çeken arkadaşlarımız da burada kavuştukları ekonomik refah ve iş olanakları ile mutlu. Esas problem orta sınıfta oluyor. Yani Türkiye’de emek verip belli bir mesleki deneyim ve unvan edinmiş, evini barkını alıp düzenini kurmuş fakat TK1 uçuşu İstanbul Havalimanından teker kestiği anda bütün unvan ve birikimlerini geride bırakan o arkadaşlarımız… Bir de belli bir yaşın üzerindeyseniz o sıfırdan başlama hissiyatı gerçekten çok zor. Ben geldiğimden beri amazon deposunda çalışıyorum. Amazon’da çalışırken bile yeni mezun olmuş 20 yaşında çocukların başınızda durup manager havası estirmesi insanın içinde değişik bir his bırakıyor bir noktadan sonra. Ama geçenlerde ilk defa paket dağıtmaya çıktım. Yanlış anlaşılmak istemem ama daha önce hiç bu kadar ezilmiş hissetmemiştim. Restaurant çalışanları umursamaz, müşteri kapıda bekletir gelmez falan neyse Allah bugünlerimizi aratmasın. Yıllarca verdiğimiz emeği başa sardık. Şimdi tekrar mücadele gerek. Level 1 ile başladık bir yıl önce. Şuan Level 3. Bir sonraki seviye area manager. Diplomanın denkliğini al, belki yeniden dersler al sınavlara gir, kabul görmek için yüksek lisans yap, mülakatlardan geç derken 30 yaşından sonra bu hayatta tekrar kendimizi ispatlamamız gerekecek. Açıkçası çocuğumun geleceğini düşünmesem kendi adıma Türkiye’deki orta halli hayatıma devam etmek isterdim. Arkadaşımızın da dediği gibi… Burada herkes kendi amerikasını yaşıyor. Umarım bütün arkadaşlarımız dilediği hayata ve hayallerine kolaylıkla kavuşur.

      Göçmenlik Sohbetleri içinde yayımlandı
      Hamuchera
      Hamuchera
    • RE: Amerika'ya büyük umutlarla gelip mutlu olamamak

      @ayvalik10 Gerçekler her zaman acıtır. Üzülecek bir şey yazmadım kendi geçirdiğim süreçte ne derece zorlandığımı ifade ettim ve daha iki haftalık yani başlangıcında olduğumuzu da belirttim. Bu hesabı eşimle beraber kullanıyoruz ve o fazlasıyla her şeye hakim. Buna rağmen biz bu sıkıntıları yaşıyoruz. Tanıdığımız sadece NY ta var ve arabasız ulaşım çok zor diğer yerlerde diye ilk etapta burayı seçtik. Sıkıntımız NY değil ki. Forumda yazanlar olmuş geldim NY a hemen banka hesabı açtım. Biz iki haftadır uğraşıyoruz peki neden açamadık ? Bu da bir gerçeklik değil mi?? Burada işlermizi halledemiyoruz o ayrı ki iki haftadır burdayız biz 10 yılda yarattığımız hayatı arıyoruz ve başaramayınca moralimizin bozulması, inişlerin çıkışların yaşanması duygusal açıdan gayet normal. Yani yaşadığımız sıkıntıyı anlatmayalım mı ? İçimizi dökmeyelim mi ? Gerçekleri mi gizleyelim? Bunlar da tecrübe bunlar da başka insanlara hikaye. Başarısızlıklardan da çıkarım yapamaz mıyız ? İşimizi sormuşsunuz Ben ingilizce öğretmeniyim peki gelmeden insanlar ne tür işlere hazırlık yapsın sayın forum yazarı ?? Mobilya mı öğrenelim çıraklık mı 6 ayda ki bizimki son dakika netleşti?Bütün yaşadığımız sürecin ayrıntısını veremiyorum sonra üzülürsünüz. Gerçekten kim olduğunuzu bilmiyorum ama mesaj dili farklıdır ve uslübunuz hoş değildi.

      Amerika Birleşik Devletleri'nde Yaşam içinde yayımlandı
      Hamuchera
      Hamuchera
    • RE: [Arşiv] DV2023 Mülakat Deneyimleri

      Merhaba değerli yeşilkart forum üyeleri.
      Lotoyu kazandığımızı öğrendiğim gün hayatımın değişeceğini düşünmüştüm ama aradan geçen bir yıldan fazla zamanda yaşayacaklarımı asla tahmin edemezdim. Ds260 formunu doldurup gönderdikten sonra artık tüm hayatımızı harcamalarımızı maddi ve manevi her anlamda bu sürece odakladık. Tabi ki her günümüz yeni hayaller kurmakla ve youtube videoları izlemekle geçiyor, geçmiş yıllara şöyle iyimser bir bakış atınca nisan mayıs gibi mülakata gireceğimizi ve yaz aylarında huzurla işlerimizden ücretsiz izne ayrılarak Amerika yolculuğuna çıkacağımızı ümit ediyorduk. Mali yılın ilk aylarında mülakatlar yavaş ilerlese de yaz dönemine doğru bunun hızlanacağını ve bir yandan da vize bülteninin hızla yükselmesine bakarak sıranın bize rahatça geleceğini düşünmüştük. Ocak ayında numaramız current oldu. Şimdi birkaç ay içinde o davet mailini alacaktık ve hayatımız değişecekti. Ne yazık ki hayallerimiz 6 Şubat Pazartesi sabahı saat 04:17’de bir toz bulutuyla kaplandı. Hayatımız gerçekten inanılmaz bir hızla değişti ve üzerimizde tek parça kıyafet ve kucağımızda 1,5 yaşında bebeğimizle üzerimize kar yağarken ve sokaklarda koşturuyorken bulduk kendimizi. Zorlu yolculuklar sonucunda kendimizi güvende hissedebileceğimiz bir yere ulaştığımızda artık tek derdimiz vardı. Hayatta kalmak. İnsanın öncelikleri, planları ve hayat standartları ne kadar hızlı değişebiliyormuş. Hiç tanımadığımız insanlardan birçok yardım gördük. Forumdan da Gökçe Hanım ulaştı, forum yöneticileri ve üyeleri adına geçmiş olsun dileklerini iletti sağolsun. O süreçte yaşadığımız duyguları kelimelerle anlatmak mümkün değil. Artık uzatıp başınızı ağrıtmayayım. Günler aylar geçti ve maalesef mülakatlar ilerlemedi. DV2023 Ankara için büyük bir hayal kırıklığı olma yolunda ilerledi ve bu süreçte bizim maalesef bir dosya transferi için mücadele edecek ne maddi ne de manevi gücümüz artık kalmamıştı. Kaderimize razı olduk ve artık greencard hayalini de aklımızdan çıkardık. Depremden hasar gören ve üzerine bir de yıkık çatısından su basan evimizden kurtarabildiğimiz eşyalarımızı kurtardık. İşlerimiz için başka şehirlere tayin isteğinde bulunduk. Eşimin bekleyen doğu görevi için doğuya gitmeye karar vermiştik ve bir kez daha kader hayatımıza imzasını attı, planlarımızı alt üst etti. 14 Temmuz günü eşimin tayin sonucunu öğrendik. Yüksekova/Hakkari. Aslında sevinmiştik. Doğal güzellikleriyle ve fena olmayan imkanlarıyla doğu görev için güzel bir ilçeydi. Sadece birkaç saat sonra eşim farklı bir yüz ifadesiyle geldi ve konsolosluktan mail geldiğini ve 6 Eylül için randevu verildiğini söyledi. Büyük bir şokla birkez daha bütün planlarımız değişti.
      9 Ağustos Unganlar
      Mülakat mailini aldıktan sonra en erken şekilde randevu almaya çalıştık. Çünkü mali yıl sona yaklaşıyordu ve muayenede çıkacak bir problem, balgam testi vs sürecimizi olumsuz sonuçlandırabilirdi. Unganlar muayenehanesinin ilk olarak 4. Katına çıktık ve kapısında Prof.Dr. Mehmet Ungan yazan daireye girdik. İçeride ciddi bir kalabalık vardı ve bekleyenlerin neredeyse tamamı İranlıydı. Bir süre bekledikten sonra ilk kayıt için pasaportlarımızı ve aşı belgelerimizi istediler. Bunun dışında hiçbir belgeye gerek olmadı. E nabızdan aldığımız aşı belgeleri ve ekran resimleri de herhangi bir onay veya ıslak imzaya gerek olmadan geçerli sayıldı. Sonrasında hızlıca 3. Kata indik, ben ve eşim kan verdik ve göğüs röntgeni çektirdik. 2 yaşındaki çocuğumuz için bir işlem yapılmadı ve 95 dolar ödeme yaptık. 4. Kata döner dönmez bizi hiç bekletmeden muayeneye aldılar. Mehmet Bey muayenede sadece amerikada ne iş yapacağımla ilgili biraz sohbet etti, ameliyat ve ağır hastalık geçirdin mi şeklinde sorular sordu ve hızlıca aşıları yaparak muayeneyi bitirdi. Ben ve eşim için 4 er aşı ve çocuğumuza 1 aşı yapıldı. Toplamda buraya da 790 dolar ödeme yaparak ayrıldık. Neyse ki sağlık muayenesinde bir problem yaşamadan raporlarımızı aldık.
      6 Eylül Mülakat
      Mülakat günü yaklaştıkça ciddi anlamda artık uykumuzu kaçıracak durumlar ortaya çıkmıştı. Yıllık DV kotası dolmak üzereydi ve vize sayısı 55 bine ulaştığında süreci bitirecekler mi yoksa geçen yıl olduğu gibi fazladan vize basacaklar mı bunu kimse bilmiyordu. Ağustos ayının son haftası bittiğinde ceac verilerinde artık sadece 800-1000 civarı vize kaldığı bununda birkaç günde tükenebileceği konuşuluyordu. 4 Eylül günü Amerikan işçi bayramı olduğu için elçilikler kapalıydı. 5 Eylülde mülakatlar yapılmaya devam edecekti ve artık vizelerin bitmesi için sadece saatler kalmıştı. 5 Eylül gecesi eşimin çalıştığı kurumun misafirhanesinde konakladık ve inanılmaz stresli ve uykusuz bir gece geçirdik. 6 Eylül 09:15 mülakatı için sabah 8:15 gibi elçiliğin önündeydik. Park sorunu olmayan ve kolay bulunabilecek bir yer. Elçiliğin önünde 20 metre civarında bir kuyruk vardı. Çağırmalarını mı beklesek yoksa hemen sıraya girsek mi diye düşünürken eşim bu sıra bitinceye kadar zaten bizim saatimiz gelir diyerek sıraya girdi ve iyi ki girmiş çünkü sonrasında sıra yola kadar taştı ve çok uzadı. Sıramız gelince büyük camlı bölmenin önündeki çekmecenin kapağını kaldırarak pasaportlarımızı bırakıp kapattık. Birkaç dakika sonra soldaki giriş kapısına yönlendirdiler ve tek tek arama bölümünden geçtik. Görevliler çok nazik ve ilgiliydi. Uzun taşlı yoldan geçerken ve binanın önüne geldiğinizde gerçekten amerikaya gelmiş gibi hissediyorsunuz. Ağır demir kapıyı geçip içeri girdiğinizde soldaki danışmaya doğru ilerleyen bir sıra oluyor. Bu sıra çok çabuk ilerliyor. Diğer vize türleri için gelenler burada bazı evraklarını ve fotoğraflarını hazırlıyor. DV için geldiyseniz sadece pasaportunuz olması yeterli. Danışmadaki personel pasaportunuzun arkasına bir etiket yapıştırıp geri veriyor ve tekrar hemen önünüzdeki ikinci kuyruğa giriyorsunuz. Burası da ödeme sırası. Ödemelerde yaşanan aksaklıklar vs sebebiyle biraz ağır ilerliyor. Ödeme yaptıktan sonra üzerinde aynı numaranın yazdığı biri büyük biri küçük iki sıra no kağıdı veriliyor. Biz gittiğimizde 13-14-15-16 nolu bankolar belge teslimi için çalışıyordu. Belge teslimi sırasını beklerken oğlumun içeride koşuşturup oynaması ve biraz yaramazlık yapması nedeniyle 13 nolu bankoda oturan hanımefendi tatlı sert bir uyarıda bulundu. Ne var ki sıramız da 13 nolu bankoda geldi ama eşim belgeleri teslim için gitti biz karşısına çıkmadık. Eşim evrakları konsolosluktan gelen hatırlatma mailinde yazdığı şekilde hazırlamıştı ve bu sayede hiç zorlanmadan belgeleri teslim etti.
      Evraklar:
      Sıra numaralarından küçük olanı
      Pasaport (fotokopi istenmedi)
      Nüfus Kayıt Örnekleri
      Adli Sicil Kayıtları
      Eşim için askerlik belgesi
      Diploma ve fotokopisi
      Evlilik cüzdanı ve 2 adet fotokopisi (ilk 3 sayfa)
      Banka evrakları
      Sağlık raporları
      2 şer adet 5*5 fotoğraf

      Evrakları teslim alan hanımefendi İngilizce mülakat yapabilir misiniz diye sormuş eşim evet demiş. Biz burada özellikle sıranın çabuk gelmesi için İngilizce seçtik. Ve gerçektende evrakları teslim edip bekleme bölümüne dönmek üzere daha yürürken 19 nolu bankodan konsolosluk memuru isimlerimizi okuyarak çağırdı. Çok kibar ince yapılı esmer bir beyefendi bizi gülümseyerek karşıladı. Kendisi de camın arkasında bizim gibi ayakta duruyordu. Önce parmak izlerimizi aldı ve çocuğumuz için benim sol elimden tekrar aldı. Sonrasında bir yandan dosyada evrakları çevirerek soruları sormaya başladı.

      Sorular:
      Hangi bölümden mezun oldunuz?
      Şuan ne iş yapıyorsunuz( Bana ve eşime ayrı ayrı)
      Şuana kadar sadece birbirinizle mi evlendiniz?
      Daha önce yurtdışında yaşadınız mı?
      Bankada ne kadar paranız var?
      Amerikada nereye gitmeyi düşünüyorsunuz?
      Amerikada ne iş yapmayı düşünüyorsunuz (Bana ve Eşime Ayrı ayrı)

      Soru cevap sadece bir iki dakika sürdü ve sonrasında Türkçe olarak “Tebrikler vizeniz onaylandı 1 hafta ptt” dedi.Teşekkür ederek bankodan ayrıldık ve çok sevindik ama hala içimizde bir tedirginlik vardı. Çünkü forumdan ve telegram gurubundan takip ettiğimiz kadarıyla vize biterse ne olursa olsun basılamazdı, o yüzden yarı sevinçli yarı tedirgin binadan ayrıldık. Kahvaltı yaptık ve akşam 17:00 ye kadar ankaradan ayrılmadık. Eşim bu arada sürekli olarak ceac sitesinden statümüze bakıyordu ve tam ankaradan ayrılacakken akşam 5 gibi ceac statümüz administrative process oldu. Bunun aslında olumlu bir şey olduğunu biliyorduk ama yinede heyecanlı ve gergin beklemeye devam ettik. Ve sonunda birkaç saat sonra ceac statüsü issued oldu ve derin bir nefes aldık. 7 ve 8 Eylülde mülakatı olan ve iptal edilen arkadaşların üzüntüsünü kendi içimizde hissettik çünkü süreçte çok emek veriyorsunuz ve maddi manevi büyük bir stresle mücadele ediyorsunuz. Umarım hayat onlara daha büyük fırsatlar sunar. Bu süreçte forum ve telegram gurubu bizim için bir kütüphane gibiydi. Aradığımız her şey her bilgi hazırdı. Mülakata giderken o kadar her şeye hakim olmuştuk ki kapıdaki güvenlik görevlisi eşimin üzerinde kemer dahi olmayınca şaşırdı. Adım adım her şeye hakimdik. Bu platformu kuran yöneten katkı veren ve deneyimlerini paylaşan herkese gönülden teşekkürler.

      Greencard Lotosu (Diversity Visa) Süreci içinde yayımlandı
      Hamuchera
      Hamuchera
    • RE: ABD'ye Yeni Taşınmış Göçmenlerin İlk Aylardaki Deneyimleri

      En zorunun evli ve 4 yaşından küçük çocukla gelmek olduğunu söyleyebilirim. Kreş fiyatları çok yüksek olduğu için bir kişinin evde çocuk bakımını üstlenmesi gerekiyor. Bu durumda tek çalışan haftalık uzun saatler çalışarak bütün maddi yükü karşılamak zorunda kalıyor. Evde kalan birey haliyle asosyalleşiyor, kendine ayıracak vakti kalmıyor ve psikolojik olarak zorlanıyor. İki kişinin de bu yoğunluğu kişisel gelişimlerine vakit ayırmalarına müsade etmiyor. Sadece bununla sınırlı değil mesela çocuğunuz olduğu için site yönetimleri 1 odalı apartman tutmanıza izin vermiyor veya zorluk çıkarıyor. 2 odalı apartman tutup ekstra maliyete katlanmanız gerekiyor. Bireysel ev sahipleri genelde çocuklu ailelere evini kiralamak istemiyor çünkü çocuklarla ilgili yasalar çok katı. Çocuğunuz olduğu için kirayı ödemeseniz bile mahkeme sizi evden çıkarmıyor, evdeki bir kusurla ilgili çocuğun sağlığına bir zarar gelirse ev sahibi sorumlu tutuluyor gibi. Bunlar bizim duyduğumuz konular tabi avukatlardan net bilgi alınabilir. Kısaca küçük çocukla gelmek bence en zoru. Çocuk okul çağına gelinceye kadar biraz sabredilmesi gerekiyor.

      Amerika Birleşik Devletleri'nde Yaşam içinde yayımlandı
      Hamuchera
      Hamuchera
    • RE: Amerika'da tutunamayıp geri dönenler var mı?

      @yusufalak Hakkınızda hayırlısı olsun. Umarım herşey dilediğiniz gibi olur. Benim düşüncem kartlarınızı iade etmeyin. Elinizde 10 yıl boyunca geçerli bir greencard var ve sadece bir ihtimalde olsa 9 yıl sonra bile tekrar ABD’ye girme şansınız var demektir. Bir diğer nacizane tavsiyem Amerikada açtıysanız eğer banka hesaplarınızı kapatmamanız. Kredi kartlarınızı küçük alışverişlerle açık tutmanızda fayda var. Vergi dönemlerinde sıfır gelirle dahi olsa bence beyanda bulunmalısınız. Aylık 10 dolar gibi bir ücretle sizin adınıza postalarınızı alan, açıp size online gönderen firmalar var. Bu şekilde postalarınızı takip edebilirsiniz. Bunları neden söylüyorum çünkü hayatın ne göstereceği belli olmaz. Şayet bir gün tekrar gelmek isterseniz bunlar ABD’ye girişiniz için elinizi ciddi anlamda güçlendirecektir.

      Göçmenlik Sohbetleri içinde yayımlandı
      Hamuchera
      Hamuchera
    • RE: Amerika'da Yaşayanlardan Yaşam Maliyeti Örnekleri

      Rochester/New York

      Kira: 1170 $
      Aidat:70 $
      1+1, site içi, havuz, gym, çocuk parkı, açık otopark, ısınma, sıcak su ve internet dahil
      Elektrik: 70 $
      Su-Kanalizasyon-Çöp: 70 $
      Telefon: 100 $ (Iphone 15 Pro Max+Limitsiz Hat)
      Araç Sigortası: 90 $ (Geico)
      Benzin: 120 $
      Mutfak Masrafı: 800 $ (3 kişi)

      Amerika Birleşik Devletleri'nde Yaşam içinde yayımlandı
      Hamuchera
      Hamuchera
    • RE: Memurluk mu Amerika mı?

      @zaferdemir Biz de memur olarak geldik. 3. Ayımızdayız yani daha yeniyiz. Çok bir tecrübe aktaramam ama biz de memuriyeti bıraktık geldik. İngilizceniz bence iyi gelene kadar daha da iyi olur çünkü intermediate altını kaldırmıyor süreç. Kimseye muhtaç olmadan götürürsünüz işinizi.
      Bir tanıdığınız olsun buralarda mutlaka size gönülden yardımcı olacak olan. Sıfırdan başlamak çok meşakkatli ama üstesinden gelinemeyecek bir durum yok. Çok sağlam psikolojiyle gelinmesi gerek çünkü süreçte gereksiz hayal kırıklıkları inişler çıkışlar çokça yaşanıyor. Burada Türkiye de inşa ettiğiniz her sıfırlanıyor yani eviniz arabanız her şey. Süreci ve bütçenizi gelmeden ayarlarsanız bence çok sıkıntı yaşamazsınız. Forumu insanların tecrübelerini çok okuyun çünkü eşim süreci bu şekilde yönetti.Umarım her şey gönlünüzce olur🙏🏻

      Göçmenlik Sohbetleri içinde yayımlandı
      Hamuchera
      Hamuchera

    Hamuchera tarafından gönderilen son iletiler

    • RE: DV (Green Card) Çekilişinin Durdurulma Kararı (Aralık 2025)

      ABD’de yerleşik üçüncü yılımız ve biz bile tedirgin olurken hali hazırda vize veya taşınma sürecinde olan arkadaşların stresini hayal edemiyorum. Hepinize iyi şanslar ve kolaylıklar dilerim. Trump hükümeti ultra zenginler ve az sayıda nitelikli insanlar dışında her türlü göçmenlik sürecini sabote etmek için elinden geleni yapıyor, yapacak. Mahkemeden döneceği kesin olan kararları bile sırf insanları rahatsız etmek, korkutmak, sindirmek için imzalıyorlar. İki yılın ardından artık greencardı cüzdanımda taşıyorum. Bir köşe başında sebepsiz gözaltına alınmak işten bile değil. Yeni vize alan arkadaşlarımız umarım tüm imkanlarını seferber eder ve en kısa sürede fiziki kartlarını alırlar. Bence bu hükümet gidene kadar Türkiye’ye gidiş gelişleri bile minimuma indirmek iyi olur. Cumhuriyetçilerin güçlü olduğu eyaletlerden, göçmen yoğunluğu olan, ice polislerinin dolaştığı bölgelerden mümkün olduğu kadar uzak durmak gerektiğini düşünüyorum. Ben upstate new york bölgesinde yaşıyorum. Buralar fazla göçmen akını almadığı için biz biraz daha gözden uzak rahat yaşıyoruz. ABD yapı olarak Türkiye’den farklı. Gözden uzak olan sistemden de uzak olur. Yolda olan, yola çıkacak olan, mülakata hazırlanan tüm arkadaşlara tekrardan bol şanslar.

      Gündem içinde yayımlandı
      Hamuchera
      Hamuchera
    • RE: Göçmen Vize ile ABD'ye ilk giriş

      @D-K Hiçbir şey olmaz merak etmeyin, kimsenin greencardına öyle kolay kolay kimse el koyamaz, bu zaten kuralları çiğneseniz bile sadece mahkemenin verebileceği bir karar. Gönül rahatlığıyla gidin gelin biz burada yasal göçmenleriz mahkum değiliz, en fazla birkaç soru sorarlar.

      Yolculuk içinde yayımlandı
      Hamuchera
      Hamuchera
    • RE: Göçmen Vize ile ABD'ye ilk giriş

      @D-K Görevliye bağlı. Eşim ve oğlum gittiler 5 ay kalıp döndüler. Tek bir soru bile sorulmadı. Geçen ay hep beraber tatil için gittik 20 gün kalıp döndük JFK’de bizi soru yağmuruna tuttu görevli.

      Yolculuk içinde yayımlandı
      Hamuchera
      Hamuchera
    • RE: 14 yaşından küçük çocuklar için B1-B2 başvuru süreci

      @BK84 “Delivered to post” pasaportunuzun konsolosluğa teslim edildiği anlamına geliyor zaten

      Ziyaretçi ve Turist Vizeleri (B1/B2 ve C) içinde yayımlandı
      Hamuchera
      Hamuchera
    • RE: 14 yaşından küçük çocuklar için B1-B2 başvuru süreci

      @yasbek-ceren Pasaport konsolosluğa iletildi ise sorun yok başvurunun sisteme düşmesi birkaç hafta hatta bir aya kadar sürebilir işlem yoğunluğuna göre.

      Ziyaretçi ve Turist Vizeleri (B1/B2 ve C) içinde yayımlandı
      Hamuchera
      Hamuchera
    • RE: 14 yaşından küçük çocuklar için B1-B2 başvuru süreci

      @yasbek-ceren Siz bir case açarak veya telefonla ulaşarak pasaportun durumunu araştırsanız bence iyi olur. Passport Status en azından “in transit to post” olmalıydı.

      Ziyaretçi ve Turist Vizeleri (B1/B2 ve C) içinde yayımlandı
      Hamuchera
      Hamuchera
    • RE: 14 yaşından küçük çocuklar için B1-B2 başvuru süreci

      @cem-gulermak

      14 yaşın altındaki başvuru sahipleri için:
      • Pasaport
      • DS-160 formunun onay sayfası
      • Son altı ayda beyaz fon ile çekilmiş, 5×5 cm boyutunda bir adet renkli fotoğraf. Gözlüklü olarak çekilmiş fotoğraflar kabul edilmemektedir; fotoğraf kriterlerini buradan inceleyebilirsiniz.
      • Türk kimliğinin (nüfus cüzdanı) bir kopyası
      • Ebeveyn(ler)in geçerli B1/B2 vizelerinin kopyaları
      • (Eğer varsa) ABD önceki vizesinin bulunduğu pasaport

      Ziyaretçi ve Turist Vizeleri (B1/B2 ve C) içinde yayımlandı
      Hamuchera
      Hamuchera
    • RE: 14 yaşından küçük çocuklar için B1-B2 başvuru süreci

      @yasbek-ceren Visa Status Check sayfasından bilgileri doldurarak başvurunuzun durumunu kontrol edebilirsiniz. Yeni sistemdede sayfanın en alt kısmında pasaportun durumuna bakabilirsiniz.

      Ziyaretçi ve Turist Vizeleri (B1/B2 ve C) içinde yayımlandı
      Hamuchera
      Hamuchera
    • RE: Mülakatsız B1/B2 Turist Vizesi Yenileme

      @randomam Sizin vizeniz immigrant vize değil non-immigrant vize olarak seçip doldurabilirsiniz bilgileri.

      Ziyaretçi ve Turist Vizeleri (B1/B2 ve C) içinde yayımlandı
      Hamuchera
      Hamuchera
    • RE: 14 yaşından küçük çocuklar için B1-B2 başvuru süreci

      Yeni sisteme geçişle başlayan büyük kaostan birçok arkadaşımızın mücadelesiyle ve aldığı bilgilerle çıkmayı başardık. Destek olan, bilgi paylaşan herkese ayrı ayrı teşekkürler. Henüz pasaportu teslim almadık ama vize basım süreci tamamlandı.

      25 Nisan: Başvuru
      11 Temmuz: Belgelerin VFS Global Ankara Şubesine elden teslimi
      15 Temmuz: Belgelerin Konsolosluğa ulaşması
      17 Temmuz: Application Received
      18 Temmuz: Approved
      21 Temmuz: Issued

      Ziyaretçi ve Turist Vizeleri (B1/B2 ve C) içinde yayımlandı
      Hamuchera
      Hamuchera