• Kategoriler
    • Güncel
    • Popular Topics
    • Best Posts
    • Kullanıcılar
    • Gruplar
    • Arama
    • Kayıt Ol
    • Giriş
    1. Ana Sayfa
    2. sir.altan
    3. En İyi
    Üyelik oluşturma, email adresi onayı veya foruma giriş konusunda sorun yaşayan üyelerimiz [email protected] adresine email gönderebilirler!
    S Çevrimdışı
    • Profil
    • Takip Edilenler 0
    • Takipçiler 16
    • Konu 10
    • İleti 1,083
    • Gruplar 1

    İleti

    Güncel En İyi Tartışmalı
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      ..1996 yili turkiye ziyareti.
      ..son olarak memlekete 1986 yilinda tum ailece gitmistik ve iyi tatil yapmistik..eh koprulerin altindan cok sular akip gitti, bende burarada kendi kendimin patronu olayim diye bilmedigim ticaret islerine giristim....pazar gunleri pazara gidip pazarcilik yapiyorum, diger bes gun aksamlari iki is yerini temizliyoruz,ayni anda gunde dokuz saat belediyede calisiyorum
      .....evi ipotek edip bankadan borc aldim,yani durdugum yerde kasindim,faiz yuksek,buyuk kizim ehliyet almisti, ama bir muddet sonra ben turkiyeye tatile gidecegim dedi, 3 ayligina gitti 10 sene sonra dondu,hatun araba kullanmayi bilmez,bende zorlu gunler gecirip hemen hemen 10 seneyi doldurduk, bu arada oglum 18 yasina girmeden ehliyetini aldi,belediyede benim bir yilim doldu ve 4 haftalik izine hak kazandim...

      ..isler hassas kimseye emanet edemiyorum yani guvenecegim kimsem yok, bu arada turkiyeden telefonlar geliyor baban agir hasta gel diyorlar,gidemiyorum, bir seferinde doktor cenaze islemlerine baslayiniz aksama sabaha sag cikmaz bu adam diyor,telefon geliyor strese giriyorum, gidemiyorum,telefon calinca kotu haber alacagim diye hatun sen bak diyorum.....
      .....oglum ehliyet aldi hem otomatik hemde vitesli araba kullanmasini ogrettim,hadi bakalim evlat gorev sirasi sende ben 4 hafta turkiyeye gidecegim dedim,turkiyedeki kizimda malezya hava yollarina girmis,eh malezya hava yollarindan bilet aldik.belediyedeki sef no problem deyip 4 hafta izinimi onayladi, evin yaninda kapi komsum var,kapilarimiz birbirine bakar,bir muddettir konusmuyoruz kucuk oglu hirsiz, ve bagimli, komsum kadiniyla ingiltereye taile gidiyorlar, evi iki 20 yaslarinda oglanlarina birakiyorlar...
      .......ucak ogleden sonra kalkiyordu cuma gunu, eski bir arkadasim hava alanina birakti,bindik ucaga, ucak melbourne sehrine gitti, havadan biraz ulkenin o kisimlarini gordum,melbourne hava alaninda boarding icin beklerken genc bir hanimla tanistik, australyaya gelin gelmis tatile gidiyor ingilizce yok,epey yardimci oldum,melbourneden sonra malezyaya indik,hava alaninin eski bir ismi vardi dini kutsal bir isim simdi aklima gelmiyor seyh abdulazizi filan olabilir, daha sonra hava alani sehir disina cikti ve ismini KILA koydular.,,,malezya hava alaninda iki turk daha ucaga bindi,bir tanesi gemilerde calisiyormus tatile geliyormus digeride japonyada kacak isci olarak calisiyormus,iste herkesin bir hikayesi vardir, gemici anlatiyor, kanadaya ugramislar, bir turk restoranti varmis restorant sahibi gel kizimla evlen bu restoranti sana vereyim demis.,ucakta koltuklar degisti, hanim kizin yanina bir japon erkek oturdu, bak isde bu adamla cat pat konusmaya calis ingilizcen ilerler dedim.
      .....malezyadan dubai, dubaiden sonra ataturk hava alani,kizim ve kuzeni arabayla gelmisler beni aldilar ve anamin evine gittik,,,,,,

      .....yine bir 10 yil sonra vatandayim, malum her seferde degisik seyler gormeye alisiyoruz,kultur ve mentaliti ayni, degisen seyler binalar ve yeni yollar filan...1986 yilinda giderken babami saglam birakmistim, adam yatalak olmus, parmaklarindaki kikirdaklar kurumus ve parmaklar degisik yonlere donmusler,sansli adamdi anam kendinden bir yas buyuk olmasina ragmen saglikliydi be buyuk ablamizda yakinda oturuyordu her ikisi babama bakiyorlardi...kimse yarinlarin ne getirecegini bilemez, dag gibi adam,yatakda halsiz yatiyor,neyse olmeden once sag salim bir daha gorebildim.....

      .....tatile yalniz gidilince hayat pek yani tatsiz oluyor cekilmiyor,,,,,,buyuk kayinbiraderin kizi evlenmisti aileye ilk gelen damat,aralarinda biraz yas farki var,7-8 yaslarinda bir kizlari var,,,,kiz ailenin ilk goz agisiydi her kes severdi, enistem gelmis hadi onu tatile goturelim diyor,,, baldiz hanimin armutluda bir yazligi var, sag olsun isteyene anahtari verir-almislar anahtari, eee eniste bu saatte bostanci iskelesinde ol dediler, gittik, kiz kocasina yasli bir adam demis,henuz yasim 50- giyinisimde genellikle spor olur hala ayniyimdir...damat gelmis saga sola bakiniyor, dugun resimlerini gormustum ordan taniyip ismiyle hitap ettim,, aaa eniste senmisin dedi, he ya benim iste, ya karim yasli adam dedi bende yasli adam ariyorum filan,,, neyse ailenin ilk damadi ile tanistik.ailede 10 kiz 4 erkek var,simdilik benimkiler dahil 8 damat 4 gelin var.....

      ..bostanci iskelesinden deniz otobusune bindik,biraz sohbet ettik,yolculuk ne kadar surdu bilemiyorum,gemi iskeleye yanasti ve indik, bir borekcide sabah kahvaltisi ettik, sonra damat bir taksi cevirip apartmanin adresini soyledi,,,,, gittik, daire besinci katta,bir kac yuz metre ilerde plaj var,yuzmeye basladik,deniz guzel ama kenarlari bes para etmez,yani belediye filan pek bakmamis.

      .....damat ve esi bira icmeyi cok seviyorlar bende icerim, balkonda barbeku var yani mangal,biraz et balik filan kizarttilar, besinci kat asagi bakinca sanki cok yuksek gorunuyor......uzun yillar yurt disinda yasadik ve o ulkenin havasina suyuna gidalarina alistik,turkiyenin havasimi pis, sularimi bakterili,iki gun gecmeden midem ve barsaklarim calismaya basladi, gaz ve ishal,hani bazen gelip gelecegime de pisman olmus gibi oluyorum,ya bira ictik o yapti yok bunu yedik o yapti,ya gidalardan yada sudan filan oluyor,bir kac arkadasinda basina gelmis doktora gitmisler.

      .....denizde yuzuyoruz,kucuk kiz yuzmeyi ogrenmis gibi ama bir turlu cesaret edemiyor, babasi hadi yavas yavas yuzerek gel diyor kiz korkuyor,babasina sen kenara cekil dedim, bak cocuk bu gun bes metre yuzersen sana koca bir cikolata var dedim,once dedigimi yapacaksin dedim.kiz merakla bu adam ne diyor diye bakiyor,her halde cikolata sozu tatli geldi, hadi bakalim once 2 metre, sonra 3 metre derken kiz cesaretle 5 metreyi korkusuzca yuzdu,ondan sonrada yuzmeye devam etti, aksam uzeri bir cay bahcesine gittik, biz damatla tavla oynarken kizada bir cikolata aldim.

      .....kucuk kiz buyudu psikiyatris oldu, 2019 yilinda ki tatilimde bir yerde bulustuk,kiz unutmamis biliyormusun eniste bana yuzmeyi sen ogretmistin dedi.....bir kac gunluk deniz kiyisinda tatil iyi geldi,onlar biraz daha kaldilar bende kara yolundan istanbula dondum,kara yolu bir kac aktarmayla bir hayli uzun surdu..kendim istanbuldayim ama kafam hep australyada hatun ve cocuklar ne yapiyorlar pazar nasil gidiyor,pazardan pek beklentimiz yoktu,buyuk magazalar hafta sonlari acilinca pazarcilikda olmus gibiydi.
      ..arkasi gelecek.

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Dolar Çıldırdı

      ....vay vay vay, tum dusmanlarimiz temmuzda catlayacak,edirnedeki vatandaslarimizda bulgaristana gidip alis veris yapacaklar.politikacinin namuslusu cok azdir, zaten durust insan politikaci olamaz,olursada basarili olamaz.sene sonuna dogru dolarin 40 lirayi bulacagini tahmin ediyorum.

      Gündem ve Sohbet içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      ..mart ayinin son gunu benim yas gunumdur,havalar iyi ise hatunu alip tatile giderim, bu yilda oyle yaptim 100 km uzaklilktaki bir tatil beldesinde daire kiraladim,daha evvel ayni binada kalmistim, yaz sezonu bitince daire gunluk kiralarida azaliyor,azaliyor derken geceligi 150 dolardan asagi olmuyor.
      .......the entance kasabasina gittik, ogle saatlerinde agentadan anahtari aldim,
      .....daire kapilari surme kapi ,disinda sineklik teli olan kapi var ayni zamanda guvenli kapi, kapiyi surdum kapi elimde kaldi, yani rayindan cikti, kaldirdim yerine taktim,,,, bir daha dustu,neyse yine yerine takip ellemedim, ertesi gunu agentaya bildirdim, banyonun isigi yanmiyor sahibi otomatik calisan kucuk bir seyyar lamba koymus prize takilan cinsinden,gecen geldigimizde daire iyiydi, biraz daha durduk bu sefer kara fatma yavrulari hamam bocekleri her yerde dolasiyor,biraz spray SIKTIK.
      .....bir gun sonra carsiya dogru yururken telefonum caldi, reklamci diye cevap vermedim, biraz yurudum ne olur ne olmaz diye numarayi aradim, ariyan ustaymis kapiyi yapmaya geliyormus, agentadan anahtar al eve gir dedim, eve girmesine luzum yok, neyse adam kapinin altindaki tekerlekleri degistirmis kapi iyi oldu....
      ......arasira hamam bocekleri icin spray yapmaya devam ettik bir iki tup harcadik..

      ... 8 gecelik tatil, etraf biraz sakin daha guzel oluyor, bol bol yuruyus yapiyoruz, sadece bir gun yagmur yagdi onun disinda ,gunler iyi gecti, dairenin balkonu var, karsimiz deniz,onumuzde asfalt var karsisi deniz,yalniz deniz biraz asagida kaliyor 30-40 basamak inmek lazim,plaj var,erken saatlerde surfculer geliyorlar, denizde dalga yakalamaya ugrasiyorlar......tatiller ne kadar uzun olsalarda bir gun biterler benim 8 gecelik tatilde bitiverdi, 9,30 da anahtar teslim etmemiz lazim,diger zamanlarda 9.00 da terkederiz bu defa hatun erken cikalim dedi,. arabami dairenin karsisina yola cektim yan yan cizilmis park yerleri var, esyalari tasiyorum, fazla bir sey yok,buzluguda arabanin arka kismina yerlestirdim, kapagi indirmek uzereydim yanima orta yasli bir hatun geldi- gunaydin, gunaydin, nasilsin, ben iyiyim sen nasilsin, bende iyiyim,,, eeee bir dakikan varmi, vaaarrrr...... 6 nisan persembe gunundeyiz, 7 nisan cuma gunu good friday.....yani hristiyanlarin tatili cumaya iyi cuma derler, pazar gunu icinde easter derler, turkcede paskalya bayrami filan diye gecer...tatil gunlerinde bir gun evvelden trafik cezalari iki misli olur, hem para cezasi hemde ehliyet puanlari...

      ..velhasil.kadin isa peygamberden bahsetmeye basladi jesus derler, dua filan ediyor,sonunda jesus seni korusun dedi, amin senide korusun dedim kadin gulerek ayrildi gitti, bak iste bu iyi -dua ile yola cikacagiz,,,,, dairenin kapisini kilitlemek uzereydim,bir sey kaldimi kalmadimi diye bir daha goz atayim dedim,iki oda var odalari dolastim,birine esyalarimi koymustum yerde kucuk bir sey parliyor,elime aldim allah allah , 30 yildir boynumdan cikarmadigim altin icinde nazar boncugu, zincir boynumda ama nazar boncugu hali ustunde,zincirinden nasil kurtuldu cikti aklim almadi, neyse boynuma taktim boncugu, hmmmm kadinin duasi kabul oldu dedim.

      .....agentanin kapisinda anahtar atilmak icin, bir yarik var , ordan anahtarlari iceri biraktim ciktik yola,freeway a cikmak icin iki yol gidiyor,her zaman kullandigimdan gideyim deyip o yola girdim 14 km lik yol ama uzerinde cok cok gobekler ve trafik isiklari var,daha evvel bir arkadasim yari yolda orimbah yoluna girersen o gobeklerin yarisni kesmis olursun demisti, orimbah sapagina geldim ve yoldan ciktim, eh bombos kaymak gibi yol,bir kac daikka icinde orimbah denen bolgeye geldim , geldim ama onumde trafik SIKISTI kagni arabasi gibi yol almaya basladik .......tren istasyonu var, yaninda yol ayriliyor, ben tabela ariyorum freeway a gider diye, ama bir sey goremedim, yarim saatden fazla buralarda oyalandik, yollarda tamirat yapiyorlar,tek bant dur kalk dur kalk.....yol acildi ben yola devam ama budefa nerden ana yola cikacagim hic tabela yok, bir kac kucuk kasaba gectim, tam bir saat 10 dakika sonra baska bir bolgeden ana yola ciktim, yarim saatlik yol birsaat 10 dakika oldu...

      ....hmmmm bu defa kadinin duasi kotu isledi dedim.....neyse freewayde limit 110 km bastik 110 u sydneyin kenarina geldik, normal bir yol var, birde tunel var,tunel 10 dolar filan, ya vaktim bol tuneli bos ver deyip normal yolda devam etmeye basladim,,,, sabahleyin 8,30 ile 9,30 arasi okul saatleridir,boyle okul onunden gecersek surat 40 km olacak eger kamera varsa 41 km yapsak cezayi yeriz,....pennathills roadda ilerliyorum saat 9,18 okul onune geldim suratim dusuk, hatun hey sari isik yaniyor dedi,okulun kapisinin yanina trafik isiklari koymuslar,ah vah deyip sari isikda gectik, acaba suratim ne kadardi 40 in uzerindemiydi,,aldi beni bir telas cezalar iki misli, yalnis yaptiysam en azindan 1000 dolar ceza gelir 5-6 puanimda gider......iki hafta heyecanla postaciyi bekledim, net uzerinden ehliyet kismima baktim,,,,,ucuncu hafta rahatladim ceza gelseydi simdiye kadar gelirdi dedim, ceza gelseydi bir iki saniyelik dikkatsizligi 1000 dolarla odiyecektim,

      ......dun aksam biraderimle konusuyordum,boyle trafik cezalarindan bahsediyordum,,,,,, damadinin yegeni ingilizce ogrenmeye geldi, araba filan aldi, kirmizi isikta gecmis kamera yakalamis 600 dolar ceza gelmis, turistin baska bir arkadasi bir kac ay evvel oda ingilizce ogrenmek icin geliyor, bir iki hafta evvel oda disable yere park etmis onada 600 dolar ceza gelmis, bir cok marketlerde belli yerlerde araba parklari vardir cizgi cizgi ayrilmistir, 3 -4 tanede yer de ozurlu vatandaslar icindir, disable parki denir, boyle yere parkeden kisinin arabasinin on caminda resimli disable karti vardir, bu kart gozukmezse polis veya rangerler hemen cezayi basarlar,

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Dolar Çıldırdı

      endiselenecek durum yok, dunyaya IHA drone satip saman aliyoruz

      Gündem ve Sohbet içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya hakkinda bilgiler ve deneyimler

      australyanin bassehri canberra dan clipler. forum uyesi (cycraft) icin
      https://www.youtube.com/watch?v=Sj-VzFlJ14o
      https://www.youtube.com/watch?v=XcST29RJBd0
      https://www.youtube.com/watch?v=CONgL4cctF8

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Dolar Çıldırdı

      https://www.msn.com/en-au/money/markets/turkey-s-lira-hits-new-low-after-bank-rules-rollback/ar-AA1d2NEH?ocid=entnewsntp&pc=U531&cvid=1de8b9ee760a4cb3a30912d6e42899c6&ei=81

      Gündem ve Sohbet içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya hakkinda bilgiler ve deneyimler

      .....australyada hayat devam ediyor..rahatimiz yerinde oldugu icin ne haberleri nede politikayi takip ediyorum,zaten burda kimse politika konusmasina ve din konusmalarina taraftar degildir,herkesin tututugu parti ve imani kendi icindedir.......malum burda kis mevsimine girdik haziran temmuz austos kis aylari,herseye ragmen havalar fena degil, sabahleyin biraz erken ise gidenler ayaz yiyebiliyorlar, sabah erken saatlerde 4-5 derece olabiliyor.bazen sabah 6,00 da yuruyuse cikiyorum kalin bir kazak yetiyor.......21.28 dolar olan asgari ucret 23,23 dolara cikti yani inflationdan dolayi zam yapiliyor,baska bir haberde okumustum alman hukumetide en dusuk saat ucretini 12,83 euro yapmis.

      .....australyada ogretmen eksikligi var, burda turkiye gibi ogretmen okullari yok, nasil ogretmen olduklarini bende pek bilmiyorum,bilhassa ozel okullar cok ogretmen ariyorlar. birde saglik calisanlarina ihtiyac oldugunu biliyorum, hemsire, yaslilar ozurlular ve huzur evlerinde ki sahislara bakacak elemanlar,hasta bakici diyemiyorum burda hasta bakici diye bir tabir yok,duymadimda,hastanelerde hemsireler ve nurse denen daha kucuk hemsireler vardir,ayrica yataklari duzeltecek yeni yastik carsaf degistirecek ,hastalari nakil edecek kimseler bulunur.....bir hastaya yapilacak igneyi ya doktor yapar ya da tecrubeli hemsire...

      ...okullar iki haftalik tatile girdiler bazi ozel okullar bir hafta onceden tatile girip 3 hafta tatil yapiyorlar,,,,,bes eyalet var cogunun tatil zamanlari degisik tarihlerde sadece bir iki hafta fark var

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: TOGG - Yerli otomobil

      .2050 yilinda dunyada petrolla calisan arac kalmiyacakmis yani her vasita arac elektrikli olacakmis, 2070 yilinda toprak altinda olan petrol reserveleri ancak %3 olacakmis yani ham petrol kaynaklari kurumak uzereymis.....bir yerde okudum,kendi fikrim degil..

      Gündem ve Sohbet içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      2007 yili turkiye tatili.

      ..32 yil australyada calistim,askerlikden evveli ve sonrasi ile calisma hayatim 40 yili buldu belki gecti,5-6 yil geceleri 12 saat calistim mesaileri hesaba katarsak calisma yillari cok daha uzar,turkiyede insanlar 20 yil calisip emekli oluyorlardi, 40 yil calisma deyince garip garip bakiyorlar,bir cok avrupa devleti emeklilik yasini 67 ye yukseltti,emekli olmak isyeyen sahislar 40 yildan daha fazla calisacaklar.

      .....40 yil calistim diyelim yasda 60 i buldu bu kadar calisma yeter deyip 2006 nin sonunda isimi biraktim, ve issizlige gittim, biraz kosturmaya basladilar,yani is aratiyorlar,
      .uzun zamandir hatunla beraber turkiye tatili yapmamistik,oyleyse 2007 yilinda gidip uzunca Bir tatil yapalim diye dusunduk.2006 da bilet ayarlamaya basladik, erken alinan biletlerde bir hayli indirim oluyor bizde 8 ay evvelinden malezya hava yollarindan gidis donus bilet aldik parasini odedik......turkiyeye inis gunumuz 2 mayis 2007....damadima rica ettim turkiyede babanla bir gorus yapabilirse bizi hava alanindan alsin dedim, sag olsun dunurum gelip hava alanindan aldi,trafikde dur kalk, dur kalk, ataturk hava alanindan cevizliye 2 saat de geldik...

      .......anamin dairesi var ama muhiti pek sevmiyuorum biraz da carsilara uzakta,hatun ablamda kallacagiz demisti,mecburen baldiz hanimin evine gittik,esi vefat etmisti bir kiziyla yasiyor,yerlestik dinlendik,,,,2001 bir yilinda geldigimde bol bol ishal olmustum bu defa bir kac paket ishal hapi getirdim, neyse bu defa,fazla rahatsizlanmadim.
      ....australyadayken turkiyen tatili programi yapmistim 3 ay kalacagiz hep istanbulda evde oturmak olmaz tabi....eh turkiyeye gelirken evde ne kadar altin cinsinden bir seyler varsa attik valize,zaman icinde hatun bir suru bilezik almis...2 mayisda istanbula indik dunurum iyiki bu gun geldiniz dun gelseydiniz hava alanindan disari cikamazdiniz bir mayis dolayisiyla tum yollar trafige kapatyilmis bir cok vapur ve tren seferleri iptal edilmis.

      .......tatilin ilk ayagi.. urgup ghoreme oldu, daha evvel hilaye gibi yazip arsivime koymustum, simdi bnuraya aktaracagim hemde kendim okuyup nostalji olacagim.

      …….Kapadokya’ya dogru.
      Hep resimlerden veya dokumanter televizyon filimlerinden gorurdum Kapadokyayi.., Peri bacalarini ve magara gibi yamaclara oyulmus kiliselerini cok merak ederdim..Resimlerden veya tv,den gormek baska oluyor, birde oralara gidip, dolasip inceleyip insanin kendi gozleriyle gormesi ve tarihleri hakkinda bilgi almasi tabiki cok cok degisik bir sey oluyor..
      ……Turkiyeye tatile giderken kendime gore bir program hazirlamistim,suraya giderim buraya giderim diye, birde ne varki haritayi elimize alip baktigimiz zaman gidecegimiz yer gercekten cok uzakmis gibi gozukuyor,ama gitmek gormek, ogrenmek isteyen kisiler icin bu yollar o kadar uzun gelmiyor tabi.
      …..Evet Kapodokya gezisinide yapmis oldugum programin icine soktuk ve turkiyedeki ilk gezim Kapadokya ,ya oldu, havalar isinmadan gittik geldik, yaz aylarinda oralari 40 derecenin uzerine cikarmis diye duymustum.Sansimiz varmis hava cok guzeldi, sadece bir gun onbes dakika kadar sagnak yagmura yakalandik..
      ……Persembe gecesi saat 12.00 Ets, tur otobusu Kadikoy evlendirme dairesi otoparkindan hareket etti, $ehirden siyrildiktan sonra rehberimiz once kendini sonra kaptani ve transport gorevlisini takdim etti, yine hepsine kuvvetli bir alkis verdik, biraz sonra kutu icinde yiyecek ve icecek verildi,gece karanligi icinde yola devam ettik.Bolu Gokdemir tesislerinde ilk 45 dakikalik molamizi verdik, sonra yine yola devam. Ettik. Ankarayi icinden gectik hatta bir yerde iki bayan yolcu alindi, bundan sonraki molamiz, Aksarayda Orhan agacli tesislerinde oldu, kimileri sabah kahvaltisi ettiler,…Kahvaltidan sonra gezimiz basladi. Ilk durak bir krater golu olan Narlikuyu krater golune gittik, sabahin erken saatinde bir hayli ayazdi, ceketlerimizi giymeye mecbur olduk, burda resim cektik kayit yaptik…Selcuklardan gunumuze kalmis olan Agzikarahan kervansarayi,daha sonra tepesidelik han ile Alayhani,nida panaromik olarak gordukten sonra…..….Burdan Hititler zamanindan kalma derin kuyu sehrine girdik, topragin altinda adeta oyma bir saray, tam yedi kat, don don asagiya dogru iniyorsun, icinde ambarlar, ahirlar, su kuyusu bile var, bazi kemer kapilari cok alcak egilmeden gecilmiyor, icersi guzel havalandirildigi icin temiz hava var astimlilar icin filan bir tehlike yok. Her odada rehberimiz bir seyler anlatiyor. Kuyunun derinligi dahil tam 55 metreye kadar iniliyor, yani topragi kaza kaza dusmanlardan korunmak icin bir sehir yapmislar, akil kari is degil yani..

      ……Burdan sonra otele yerlesiyoruz, odalarimizi buluyoruz, verilen serbest zamandan sonra tekrar otobusumuze biniyoruz, Bir yerde oglen yemegi yedikten sonra sehiri kus bakisi gormek icin Uchisar kalesine cikiyoruz, resimler cekiyoruz, kimileri hediyelik esyalar aliyorlar, pazarlik yapmasini bilmezseniz, kazi kazi kaziklan olunuyor,.daha sonra kus saraylari ile meshur guvercinlik vadisini ve uclu birlesik ve tek peri bacalari ile meshur olan pasabag mevkisini geziyoruz, tabiki gezi olurda alisveris olmazmi, Onyx atolyelerinde tasin tarihcesi ile ilgili bilgiler aliyoruz, yesil islenmis taslar ve gumus esyalar satiliyor, tabiki kapidan iceri girince caylar ve drinkler hemen ocaktan oluyor, bir gumus alyans sordum, 55 ytl dedi, almadim, geri donunce istanbulda aynisini 20 ytl.ye aldim.Burdan Dervent,e hareket ediyoruz, Kayalarin ve peri bacalarinin hayvan seklinde erozyana ugradigi bolgeyi goruyoruz, gercekten peri bacalari bir doga harikasi milyonlarca yilda bu hale gelmisler,,Burda birinci gunumuz bitiyor, otele geliyoruz, banyomuzu aldiktan sonra asagiya yemege iniyoruz, Otelin adi Perissia cok guzel bir otel, bu otelde kalmak icinde adam basi her gece icinde extra 50 ser ytl verdik..
      ……..
      …….Yeni bir gun basliyor, Sabah kahvaltisindan sonra uc guzeller peri bacasini goruyoruz,,, 40 kapi 4 makam felsefesi ile egitim veren dergahlarin en buyugu olan Haci Bektas veli dergahini gezmeye basliyoruz, ilk olarak ana kapidan girerek ucler cesmesinin onunde duruyoruz, resim cekiyoruz, rehberimiz anlatiyor, sonra ikinci kapidan gecerek Nadar avlusuna giriyoruz, burda aslanli cesmeyi gordukten sonra yemekhane ve meydan evini geziyoruz, icerde bir cok resimler cekip, kayit yapiyorum..Burda isimiz bittikten sonra bir tepeye cikiyoruz, burda delikli kaya var, bir tarafindan kucuk bir kapidan iceri giriliyor, tavandaki kucuk bir delikten yuzunuz kayanin icine baker vaziyette bu delikten kendinizi disari cikariyorsunuz,. Efsanaya gore birisi buraya cile doldurmaya girmis sonra yumrugunu magara tabiri kayanin tavanina indirmis delik acmis ve ordan cikmis, bir cok kisiler ayni seyi yaptilar fotograflarini cektim, ama ben kendim cesaret edemedim. Tepedede bir ozanin heykeli var kim oldugunu hatirliyamiyorum
      ….Tekrar Kapadokya bolgesine donuyoruz, bu sefer bir hali imalathanesine ugruyoruz, caylar kahveler ikram ediyorlar, sonra atolyeye giriyoruz, burda bir kac bayan hali dokuyor, onlari goruyoruz..Ipek kozolarinin nasil islendigini gosteriyorlar ve bizi show odasina davet ediyorlar, duvar kenarlarindaki siralara oturuyoruz, basliyorlar halilari ayaklarimizin altina sermeye. Ipek halilar yun halilar yuzlerce haliyi aciyorlar….Burdan sonra oglen yemegi yiyoruz,, sonra goreme acik hava muzesine hareket ediyoruz, ilk olarak St basil. St Barbara Elmali yilanli yemekhane, carkli tokali kiliselerini geziyoruz, kayalarin icine oyulmus kiliseler,tepelerinde peri bacalari var,buralardan ayrildiktan sonra saraplariyla meshur Turasan sarap mahzenlerini geziyoruz sarap tatmak test yapmak bedava,yan tarafta asmali konak var disardan birk ac fotograf cekiyorum, videoya kayit yapiyorum, maalesef o dvd de bozuk cikti yarim saatlik cekimlerim bosa gitti…Boylece bir aksam daha oluyor. Aksam semah gosterisi ve danslar varmis adam basi 25 ytl semah gosterisini kacirmak istemiyorum parasini oduyorum, birk ac saat sonra bizimkinin eli ayagi kesiliyor, rica edip parami geri aliyorum, en cok gormek istedigim seyi,de boylece kaciriyorum…..Bu arada bir yerde porselen atolyesine gidiyoruz.burdada once ikram sonra atolye gosterisi ve show odalari…. kizil irmagin kenarlarindan geciyoruz, kirmizi bir toprak cikariyorlar, tugla kiremit yapiliyormus, etrafta cok tugla harmanlari var..

      ..Yine sabah oldu yine otobusumuzdeyiz,Hasan dagina dogru yol aliyoruz, kizil manastiri gorerek ihlara vadisine geliyoruz, toplam uzunlugu 12 kilometre olan Melendiz cayinin yillar icinde asindirdigi bu vadide bulunan kiliseleri geziyoruz, hemen hemen 400 basamak kadar merdiven inip dere kenarindaki patika yollardan kiliseleri geziyoruz, cok guzel bir vadi inerken iyi oluyor ama geri yukari cikarken 4oo basamak da insanin nefesini kesiyor yani.,burdan selimiye koyundeki muhtesem peri bacalarini gordukten sonra geriye donusumuz basliyor. Aksaraya hareket ediyoruz burda oglen yemegi yiyoruz, daha sonra $erefli Koc Hisarda tuz golunde bir mola veriyoruz, gol uzerinde bir hayli yuruyoruz, kocaman bir gol, bir kac resim cekiyorum. Tuvalete girecegiz, adam kapilarina turnike koymus, once veriyorsun parayi sonra turnike aciliyor, ve yapiyorsun isi. Valla turkiyede tuvaletlere bir servet verdik sayilir, 50 kurus ile bir lira arasi degisiyor,….Aksamin gec saatlerinde Kadikoyde oluyoruz bu gezide boyle bitiyor.
      Peri bacalari gercekten bir doga harikasi seyler, daglari ormanlari nehirleri her yerde gorebilirsiniz ama bu peri bacalarini dunyadaki hic bir ulkede goremezsiniz…Gittim gordum pisman olmadim memnun oldum, sevindim,… Bu doga harikasi yerleri gormek insallah bir gun sizlerede nasip olmasini diliyorum.

      Okuyanlara tesekkurler.
      Sir.altan
      Mayis.2007

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Dolar Çıldırdı

      .......dolar 30 uda 50 yide bulur, dususun onlenmesi cok zor, devletin bir seyler uretip dis piyasalara satmasi lazim.bir zamanlar yurda doviz getiren gurbetcilere cok hurmet gosteriyorlardi.

      Gündem ve Sohbet içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      ..1 august sali sabahi, dun aksam ozi kizlar kanada takimini yenip 16 ya kaldilar iyi haber.japon kizlari ispanyol kizlarini dagittilar 4-0...kis mevsimi dun ogleden sonra hava sicakligi 23 dereceydi....

      .....2007 turkiye tatiline devam edelim,hayat kisa ve yillar cabucak gelip geciyor,zamanimizi degerlendirmemiz lazim sonraya biraktigimiz seyler icin hep gec oluyor.....bu defa yine malezya hava yollari ile turkiyeye gitmeye karar verdik, ucagimiz sydneyden havalanip brisbane sehrine indi,transit salona gectik gece gec saat, cebimden okuma gozlugumu cikardim cercevesi kiriliverdi bendede panik basladi,gozluksuz okumam ve yazmam cok zor. icerde bir gazete bayisi var girdim baktim o numarali gozluklerden satiyorlar 3-5 dolarlik gozlugu galiba 12 veya 15 dolara aldik.

      ..sydney hava alanina cocuklarim getirmisti icerde biraz duty free shoplara baktim, simdiye dek hep filmli kameralar kullandik devir degisiyor, digital kameralar cikti,kucuk bir olympus camera beyendim kartiyla filan 300 dolarin uzerinde, dubai hava alanindaki duty free shoplari biraz daha ucuz, ordan alirim dedim, gumrukten gectik ic salonda yine duty free shoplari var cogu kapanmak uzere, baktim ayni kamera burdada var fiati 330 dolar aldim baktim, karti kac mg diye sordum adam galiba anlamadi hadi senin icin 315 dolar olsun dedi. galiba 7 mg pixelli kamera olacak uzak icin teleskopik lensi var. boylece ilk digital kamerami almis oldum...

      .......oyle boyle uzun yolculuktan sonra turkiyeye indik baldiz hanimin evine yerlestik,eh gozluk lazim.austrlyada kimse gozluk tamir etmez, cercevemi kirildi yenisi al... baldiz hanim kartalda bir gozluk tamircisi var dedi. atladik minubuse ve kartala gittik eski istasyonun karsisinda han icinde bir dukkana goturduk gozlugu tamirci galiba 12 liraya yaparim dedi, iki saat sonda gelin dedi, adam cerceveyi kaynatmis boyamis tamir oldugu bile belli olmuyor.....

      ......australyada bir yoldan karsiya gececeksek once mutlaka sagimiza bakariz cunku vasitalar sag tarafimizdan gelirler, eh gozlukcuden ciktik ben hatun, baldiz caddede yuruyoruz, karsiya gececegim sag tarafima baktim, gelen vasita yok sol tarafta sanki otobus gidiyor, kaldirima ayagimi attim otobusde aci aci kornasina basti,bir adim daha atsam otobusun altinda kalacagim,iste turkiyede yoldan karsiya gecerken sol tarafimiza bakacakmisiz onuda ogrendik sayilir.....

      ...turkiyede ikinci gezimiz karadeniz bolgesine turla gitmek oldu, daha evvel yazmisdim, simdi arsivimden alip buraya Aktaracagim yaslilik iste bazi harf ve kelime hatalari oluyor onun icinde ozur dilerim.

      Istanbuldan ciktim yola Karadeniz.

      …
      …………..Karadenizde dedelerim tarafindan kan bagim var.Simdiye kadar dedelerimin memleketini gormek kismet olmamisti,icimde cok merak vardi, gerci egitici programlarda goruyorduk ama, insanin kendi gozuyle gormesi tabiki daha baska olacakti.Bu tatilimde elime bir firsat gecti ve esimle beraber ETS. Tur ile 10 gunluk bir Karadeniz turuna ciktik.

      …………….Cuma aksami saaat 12.oo de Kadikoy evlendirme dairesi oto parkindan hareket ettik, bir kac dakika sonra rehberimiz Bulent kendini, kaptani ve yardimcisini takdim etti, herkes icin kuvvetli bir alkis verdik.Biraz sonra karton kutular icinde sandovic ve drink verildi, daha sonra Adapazari ve Bolu arasinda ilk mola verildi 45 dakikalik moladan sonra yola devam ,bir cok kisiler uyudular,sabah gun isinlari sacilirken yine Osmancik civarlarinda bir yerde ikinci mola verildi, burda herkes kendi cebinden sabah kahvaltisini etti.camdan bakiyordum her taraf yemyesildi, sularla doldurulmus tarlalarda ekilmis bir seyler vardi cok resimlerini cektim, sonradan bunlarin celtik olduklarini ogrendim..otobusumuzde 34 yolcu vardi,daha henuz kimse kimseyi tanimiyordu, ilk duragimiz Samsun oldu, buyuk bir parkin icinde olan Ataturk anitina gittik,orda bir hayli resim cektik,yakinlardaki dukkanlari dolastiktan sonra otobusumuze binerek,Biraz otede ve deniz kenarinda olan Ataturkun samsuna gittigi Bandirma vapuruna geldik, gemi, orijinalin kopyasiymis, burda-da bir cok cekimler yaptim, her taraf civil civil ve yemyesildi….Buyuk bir talihsizlik olarak kameramdaki dvd bozuk cikti Samsunda ve Sumena manastirinda cekim yapmis oldugum kayitlar cope gitti, dvd,yi kurtarmak icin cok ugrastim ama kurtaramadim.20 dakikalik cekim heba oldu.

      ………...Samsundan sonra yolumuza devam ettik, amazon kadinlarinin yurdu Carsamba ,Terme Unye Fatsa Persembe uzerinden Orduya hareket ettik bu arada onunde amazon okcusu olan bir dinlenme tesislerinde ogle yemegi yedik Rehberimiz Bulent amazon kadin savascilari hakkinda cok bilgi Verdi, iyi ok atmak icin de sol goguslerini aldirirlarmis,,Bolamanda haznedaroglu koskunu ziyaret ettik,,yason burnu ve kilise gezisinden sonra Orduya vardik. 475 m yukseklikteki Boz tepeye cikip orduyu seyrettik, Findik reyonuna ugrayip findik aldik.,gece konaklamak icin deniz kenarinde bulununan baliktasi oteline yerlestik, dus aldiktan sonra asagi inip aksam yemegimizi yedik ve odamiza cekildik.
      ……Sabah otobusumuz hareket edince rehberimiz oturdugumuz yerde egzerzis yaptirdi findik toplayip digerlerine attik.bundan sonra tur,a katilanlar bir bir en ondeki mikrofona gelip kendilerini tanitmaya basladilar.Grubumuz gercekten burokrat ve ekabirler grubuydu,cok iyi insanlardilar ama hic bir zaman resmiyeti elden birakmiyan kisilerdi, 10 gunluk seyahat boyunca hep hanfendi,beyefendi diye bir birlerimize hitap ettik..
      …Ordudan ayrildiktan sonra yine sahil yolundan Trabzona hareket ettik, burda Ataturk koskune ciktik.ama nasil daracik bir yoldan koskoca otobusle ciktigimizi gelinde bana sorun, kosku gezdik icerde resim cektirmediler disarda resimler cektik, sonra ayasofya gezisi yaptik tepelerden Trabzonu seyrettik.sehirde serbest gezinti yaptik,bir yerlerde ogle yemegi yedik galiba Nihat usta olacak guzel bir kofteciydi, gumusculer magazasina girdik, oralarda bir yerde Sumena otelinde kaldik,….. Garibime gitti karadeniz !!, daglarin eteklerine konulmus sehirler. Findik bahceleri, cay bahceleri, yamaclardaki evler, her dort eve bir cami, hemde tepelere kurulmus cogu 3 serefeli camiler. yemyesil tepeler asagilarda azginca akan nehirler. Daracik yoldan otobusle Sumela manastirina cikiyorduk, yolumuzun sag tarafinda azgin nehir akiyor,sol tarafimiz dim dik kayalik yamaclar, iste tam o sirada onumuze buyuk bir koyun surusu cikti dort tane coban onlari yaylalara goturuyorlarmis, koyunlarin kacacaklari bir yer yok, sagimiz azgin nehir solumuz sarp yamac.bir muddet kagni arabasi gibi koyunlarin arkasindan gittik, yol biraz genisliyene kadar suru onumuzde gitti, biraz bosluk olunca cobanlar butun Gayretlerini sarfederek suruyu yolun kenarina cektiler.
      ….Trabzondan ayrildiktan sonra icerlere dogru hareket ettik,Macka gumushane ve Bayburt uzerinden Erzuruma geldik, kimi yerler yemyesillik, kimi yerler boz kir yada hic bir bitki yetismeyen tepeler,.Gumushaneye gelmeden bir yerde karaca magarasi varmis, programda olmamasina ragmen kaptanimiz yolu degistirip magara yoluna sapti 5 veya 6 km.lik bir dag yoluna girdik, daracik ve cok virajli bir yol virajlarda eksi arti hic tolerans yok, yani manevra yapma sansi yok. selavat getire getire magaraya geldik,,,,Alanyadaki damlatasi magarasi gibi bir sey ama cok guzel tavandan sarkan kirecli maddeler sanki sacaklardan sarkan buzlar gibi ama bunlarin rengi bal renginde ne yazikki burdada resim cektirmediler…Erzuruma gelmeden evvel zigana gecit tuneli onunde durduk otobusden inip cay ictik, hatira resimleri cektik ..Aksam karanliginda Erzuruma vardik sehir girisinde Polis control yapiyordu, otobusumuzu de durdurdu, sofere nerden geliyorsun dedi, soferde Trabzondan dedi, Sonra merakli memur otobusde kimler var diye sordu, sofer yine rahatlikla misafirler var dedi,Merakli polis ya oylemi hadi devam edin deyip yolu acti, bende az daha gulmekten yerlere yatacaktim yani,

      ..Erzurumun disinda palan doken daginin eteklerinde Polat renaisses oteline yerlestik, 5 yildizli sahane bir otel bizim odamizda 6,ci katta filandi,palan doken dagina bakiyordu..karsi tepelerde kar vardi,asagida kayakcilari tepelere tasiyan telefrik vardi otel odamdan biraz resim cektim birazda kayit yaptim.Sabah kahvaltisindan sonra sehire indik, ince minare,eski kongre binasi 3 kumbetler, oltu carsinini ve gorulecek tarihi yerleri gordukten sonra meshur cag kebabcisina girip ogle yemeginde cag kebabi yedik, gercekten tadi damagimda kaldi, Birkac Erzurum evini de ziyaret ettik.
      …..,Hayatimda ilk defa bu kadar bol cocuklu bir sehire girdigimi zannediyorum masallah cocuk kayniyor sekiz on yaslarindalar,daha ufaklarida var ama hepside cin gibi, cok akilli cocuklar bilmedikleri yok gibi, bakkaldan seker alip bir coklarina verdim bazilarinla resim cektim.
      ……Erzurum ziyareti bitince yine yola koyulduk,. Kackar daglari uzerinden Rizeye dogru ilerlemeye basladik.Ispirde mola verdik kuru fasulyesi cok meshurmus bende bir kilo aldim, Istanbula gelince pisirdik, Erzurumdan uzaklastikca yukselmeye basladik, karsilarda tepelerinde kar olan daglar goruyorduk,gordukce resim cektim videoya aldim sahane manzaralardi.bir cok yaylalardan gectik, , biz ilerledikce gordugumuz karlar daha cok siklasip bize yaklasiyordu yada biz onlara yaklasiyorduk,sanki kervan gecmez kus ucmaz yollarda gibiydik. 2800 mete yukseklikteki ovit gecidinde duruyoruz otobusun transport gorevlisi cay yapiyor disari cikiyoruz etrafta durmus kar va ama Karin yuksekligi bir metreden fazla, disari cikmadan ceketlerimizi giyiyoruz, bazi gencler kar topu oynuyorlar bir iki tanesi yol kenarindaki Karin ustune yatiyor, Karin yuksekligi en az 1. metre sanki 3 gun icinde dort mevsim yasiyoruz,, caylarimizi bitirdikten sonra otobusumuze binip yolumuza devam ediyoruz, kaptanimiz Eyup kaptan Trabzonlu ve cok usta sofor..bu arada yolumuz uzerinde Hamsi koy diye bir yerde duruyoruz sutlaci cok meshurmus sutlac yiyoruz,Yaninda kahve var bir turk kahvesi iciyorum,Yolun kenarina siyah beyaz renklerde iki tane inek heykeli koymusler, aralarinda,da bir timsah var,Avustralya aklima geliyor,timsahlari bol olan bir ulkedir. sonra Rizenin ikiz dere ‘ sine variyoruz,. Dere kenarinda iki katli otele yerlesiyoruz, galiba Genesis oteli olacak sakin ve kalabaliktan uzakta bir yerde. Odalarimizda kaloriferler yaniyor, dus aldiktan sonra yemege iniyoruz, burda butun masalari birlestirmisler, dort bes masa birlesmis her kes karsi karsiya oturuyor. Yemek yerken dj canli muzik caliyor, yemek bitince gruptan sesi guzel yasli bir bayan mikrofonu alip sarkilar soyluyor soyledigi sarkilarla bizleri yillarin gerisine goturuyor, hep beraber tempo tutup agzimizlada bayana eslik ediyoruz,….
      Isleri bitten garson, ahci,kapici gorevli piste geliyorlar ve horon tepmeye basliyorlar,ne kadar hizli bir oyun hepsi ter icinde kalmalarina ragmen bikmadan usanmadan oynuyorlar, bizlerden bir kac kiside aralarina katiliyor ama ayak uyduramiyorlar, sonra muzik degisiyor, kurtlarini dokmek isteyen cikiyor piste,hele iki tane guzel ve genc kiz kardesimiz bir dokturuyorlar, bir dokturuyorlar vucutlarinda oynatmadik yerleri kalmiyor.kultur turlari biraz yorucu geciyor,biz odamiza cikiyoruz.…
      ……..Rizedeyiz… iste esas heyecan burda basliyor,cunku yaylalara cikiyoruz,cay fabrikasini gezdik bazi kimseler satis magazasindan cay aldilar, sonra kumas magazasini gezdik ordanda bir cok kisiler hediyelik aldilar,Camlihemsinde dere kenarindaki dere restorantta ogle yemegi icin gidiyoruz,kapida kucuk bir cocuk gayda calarak bizi karsiliyor,yerlesip karnimizi doyuruyor ve caylarimizi iciyoruz. Restorant tam derenin ustune kurulmus gibi altimizdan saril saril dere geciyor, bembeyaz kopuklu bir dere , yemekten sonra restorant gorevlileri ortaya gelip horon tepmeye basliyorlar kucuk delikanli yine gaydasiyla onlari costuruyor

      …..Yemekten sonra zil kalesine dogru yola cikiyoruz,munibuslere bindik, yollarda tamirat var, yollar cok dar,bir taraf derin ucurum diger taraf sarp yamac, sanki tepemizden kayalar asagiya duseceklermis gibi geliyor. Yol ancak bir arabalik, karsimiza bir kamyon cikti bir birine tos vuracak koclar gibi karsi karsiya geldik 3 munubus yavas yavas geri gittiler dag yollarinin da kendine gore kanunu varmis.daracik bir yerde aynalar birbirine carparcasina milim milik ilerleyip her iki tarafda gecti, yillardir araba kullanirim sehirlerde gezdigim kadar dag baslarinda da gezdim ama hayatimda ilk defa bu yayla yolunda korktum, neyse zar zor, zil kaleye geliyoruz, tam tepede nasil ve nicin bu kadar yuksek kus konmaz kervan gecmez yerde kale kurulduguna akil erdiremiyorum, rehberimiz kalenin tarihini anlatiyor, kaleye gelmeden evvel de venediklerden kalma tek kemerli kopruleri goruyoruz, kale ziyareti bitiyor, bir grup tamam diyorlar biz buraya gelene kadar yeterince korktuk, biz daha yukari cikmayacagiz diyorlar, bizim hatunun da kalbi var, gel istersen bizde donelim diyorum, yok hayir diyor buraya kadar geldik, burdan ileriye de gidecegiz diyor, ondan sonra esimin ismini bayan cesuryurek olarak degistirdim….Bir munubus dolusu insan geriye gidiyor yemek yedigimiz restoranda bizim donmemizi bekliyecekler. Yola devam ediyoruz, biraz sonra yol duzeliyor, hey be otoban diyoruz, geriye donenleri kiniyoruz,biraz sonra oyle bir yollara giriyoruzki hep bayir yukari ve virajli hemde toprak,herkesin sesi solugu kesilmis sekilde bir cogu da geldigine pisman oluyor. Bir tarafimiz dag diger tarafimiz ucurum asagida azgin nehir akiyor. Biraz ilerde yol genisliyor yol calisanlari var, rehber inip soruyor, ilersi nasil diyor. Karadeniz sivesiyle cevap veriyor adam yol eyudur gidin bir sey olursa biz burdayiz diyor. Oralarda bir sey olursa bir kaza olur, kaza da ucuruma yuvarlanmak demektir. Kan ter icinde yolumuza devam ediyoruz, toprak yola yukardan kar sulari akiyor,araba patenaj yaparsa felaket ama usta sofor,ustalikla arabayi kaydirmadan sudan geciriyor,heyecanli bir yolculuktan sonra yaylaya cikiyoruz,Meshur Ayder yaylasiymis, yayla evleri var ama kimseler yok o sirada yagmurda basliyor, zaten kara denizde senenin 300 gunu yagmur yagarmis.kucuk cami gibi bir sey var kenarlarina siginiyoruz, yagmur altinda arabalara binip geri donuse basliyoruz, yine heyecanli ve nefes kesici bir yolculuktan sonra dere kenarindaki restoranta geliyoruz, bazilari yukari gelmedikleri icin asagidakileri kiskandirip yukarinin cok guzel oldugunu yollarin cok duzgun oldugunu soyluyorlar,bazilarida iyiki gelmediniz diyor, asagida kalanlarda bol bol horon seyretmisler.,,, Hep beraber otobusumuze binip yakindaki otelimize gidiyoruz.

      ……Rizede dedeman otelinde iki gece kaliyoruz, canli muzik var yemekten sonra esimle dans ediyoruz,arada bir kadeh de raki iciyorum,,,,Rizeden Hopaya gidiyoruz, borcka uzerinden Artvin’e dogru yol aliyoruz, yollar bozuk ve cok virajli baraj ve yol calismalari var yollar gercekten cok virajli done done yukari yukseliyoruz, zirvede cankurtaran gecidinde durup fotograf molasi veriyoruz, tekrar yola koyuluyoruz, duz yol olsa bir kac saatlik yol ama virajli oldugu icin cok uzun suruyor…Artvin,e geliyoruz, sehir disinde munubuslere biniyoruz, done done bizleri sehirin tepesindeki milli parka cikariyor cok guzel bir yer burda parkda gezinti yapiyoruz, cay iciyoruz, boga guresleri yapilan kucuk arenanin fotgraflarini cekiyoruz, kamerelar devamli el degistiriyor, her kes digerine resim cektiriyor, Artvin carsisina iniyoruz dagin yamaclarina kurulmus kucuk bir sehir. iki saat serbest zaman veriyorlar, hem geziyoruz, hem ogle yemegi yiyoruz, daglarin yamaclarina kurulmus bir sehir, dimdik bir ana caddesi var, fakat insanlarini cok sevdim sicak kanlilar ve yabani gormus gibi bakmiyorlar.Artvinden tekrar Hopaya dogru yola cikiyoruz, sikici bir yolculuk oluyor, coruh nehri kenarinda saatlerce gidiyoruz, avrupanin en hizli akan ikinci nehriymis bir cok tunnel ve koprulerden geciyoruz,artik tunellerin ve koprulerin isimleride degismis, viyaduk diyorlar.…..Hopaya geldikten sonra kaptanimiz direksiyonunu batum’a dogru ceviriyor ve kendimizi sarp sinir kapisinin onunde buluyoruz, hatira resimleri cekiyoruz, cektiriyoruz,iki sinir kapisinin onu plaj, denizde yuzen insan farkina varmadan bir metre ileriye gitse gurcustana gecebilir. Zaten kiyidan biraz acikta bir samandira baglanmis burdan otesi gurcustan oldugunu isaret ediyor..sarp kapisinida gordukten sonra rizedeki dedeman oteline geliyoruz, boylece Rize macerasi burda bitiyor

      .
      …..Sabahleyin otobusumuze binip Giresuna dogru yola cikiyoruz, yol uzerinde ki surmenede durup meshur bicakci dukkanlarini ziyaret ediyoruz,bir caki beyeniyorum 35 milyon diyor dukkan sahibi, amerikadan smith Weston cakisi getirtsem yari fiyatina olur, baska bir kucuk cakiyi 8 milyona aliyorum sirf hatira olsun diye, cakiyi acmak icinde ya kerpeten yada pense lazim. Giresuna geliyoruz. Giresun kalesi ve topal osman anitini ziyaret ediyoruz.Giresundan evvel uzun gole gidiyoruz, ogle yemeginden sonra uc munubusle yaylaya cikiyoruz, buradada heyecanli bir yayla yolculugu oluyor…..Hava kararirken eski yol uzerinde kalan otelimize gidiyoruz,

      ………..Giresunda sabahleyin otobusumuze binip Sinop’a dogru yola cikiyoruz, eski karadeniz yolu cok dar ve cok virajli yeni yol acildigindan artik bu yolu kullananlar cok az,yorucu bir yolculuktan sonra sinop’a variyoruz, Sinopu geziyoruz, cok guzel bir yer eski mahkumlardan olup simdi kapanmis olan hapisheneyi gezdiren adamla konusuyorum ama hapishaneyi ziyaret etmiyorum, kalenin ustune cikip resim cekiyorum, gumruk iskelesinde yuruyus yapiyoruz,deniz kenarinda bir bardak bira iciyorum. Buranin insanlarida artvin dekiler gibi temiz ve kibar insanlar hayran oldugum sehirlerden biride burasi oluyor. Bir coklari meshur sinop mantisini yiyorlar, ben kofteyi tercih ediyorum, cokca-da model gemi satan dukkanlar var, icerden ve disardan gemilerin resimlerini cekiyorum bir tanede hatira olsun diye aliyorum

      ………..Sinoptan yola cikip Kastamonuya geliyoruz, burda kisa bir gezintiden sonra ilgaz daglarinda bir yerdeki otelimize gece karanliginda variyoruz, bunglov sitilinde bir otel yuksekte ve orman icinde .yakinlari kayak merkeziymis havada bir hayli soguk. .. sabah erken kalkip ormanda esimle bir yuruyus yapiyoruz, Otelin onunde kagni arabasiyla cepheye cephane tasiyan bir kadin heykeli var.ismi $erife baci, galiba ayni heykel Kastamonuda,da var. saatimiz gelince yine otobusumuze binip Safranboluya dogru yola cikiyoruz, bir muddet sonra Safranboluda oluyoruz, once hidir tepesine cikip sehire yukardan bakiyoruz, vaktimiz cok, meshur safranbolu lokumcusuna giriyoruz, lokumun nasil yapildigina dair slayt gosteriyorlar. Ben bol bol Safranbolu evlerinin resimlerini cekiyorum, ne yazikki bu dvd kasetide bozuk cikti cektigim resimler havaya gitti Safranboluya gelmeden evvel cok eski ve tarihi. Bir yoruk koyunde ogle yemegi yiyiyoruz, menu gozleme ve ayran, ustune kahvemizide iciyoruz. ……Safranbolu son duragimiz, burdan sonra Istanbula dogru yola cikiyoruz, Karabuk demir celik isletmelerinin yanindan gecip ana yola cikiyoruz ve kaymak gibi yol basliyor. Gece saat 21.00 de filan Istanbulda oluyoruz ve karadeniz turuda boyle bitiyor, aslinda yazacaklarimin yarisini bile yazamadim, onlarida tatli hatiralar olark kendime sakliyacagim, , zaman zaman dvd.lerimi cikarip seyredecegim….. Karadenizde biraz kan bagim var, dedelerimin memleketini gormek istemistim gittim gordum,bir fikrim oldu,en azindan karadeniz denince nasil bir yer oldugunu ogrendim bir gun sizlerinde imkanlariniz olursa mutlaka bir karadeniz turuna katilin ve sizde gorun…..Aslinda karadeniz ile kan bagim var darken hata yapmis oldugumu anliyorum, ben Turkum benim vatanim Turkiye, Turkiyenin her karis topraginda kan bagim var,Elime firsat gectikce durumlar musait oldukca butun yurdumu bastan asagiya gezmek isterim.
      ..Saygilarimla,
      Sir…Altan tarafindan yazilmistir.
      Merak edip okuyanlara cok tesekkurler.

      ...efendim gezi gurubumuzda birde yasli dis profesoru vardi,bir cesit tedavi sistemini turkiyeye o getirmis,arasira sohbet ediyoruz, adam anlatiyor, bir konferans icin australyaya gitmis, tabi gumrukte biraz SIKISTIRMISLAR esyalarini aramislar adam cok kizmis, yahu ben profesorum konferansa katilmak icin geldim diyorum ama gumruk memurlarinin umurunda bile degil diyor irkciliktan filan bahsediyor,.iste bir yerde turk pasaporunun degersizligi. 2019 yilinda turkiyeden donerken doha da ucak saatini bekliyoruz yan kanapede bir kari koca var baktim ellerinde turk pasaportu, selamlastik tanistik,ogullari okumak icin australyaya gelmis sonra burda evlenmis, iste anne ve babada ikinci sefer 6 ayligina ziyarete geliyorlar, ingilizceleri yok boarding zone usulu oluyor, ayni zone icindeyiz, ucaga binmelerine yardim ettim, sydneyde indik pasaport sirasinda yine karsilastik, adam yardimci olurmusunuz dedi, onumdeler gumruk memuru onlari cagirdi bende yanlarinda gidip bunlarin ingilizceleri yok yardimci olmak istiyorum dedim, memur okay dedi, hangi sehirden geliyorsunuz, ilk defami geliyorsunuz diye iki soru sordu ve pasaporta damgayi basti..belki adamina hore muamele yapiyorlardir.

      ....karadeniz gurubumuzda yine bir zat var ekonomist midir, akamemisyenmidir anliyamadim bir kac ulke gezmis, sohbet ediyoruz, bir yil kadar evvel amerikada bir ucak hava alanina inis yapacak onde tekeri var teker yuvasindan cikiyor ama yan duruyor yani ucagin burnu gibi duz olmuyor,eh ucak yakiti bitene kadar hava dolasti ve sonra indi neyse yamuk tekerle indi bir sey olmadi,ben bunu anlatiyordum, bizim akademisyende benim hanim amerikadan gelirken ucagin tekerleri yerde kaldi diyor,etrafta bir suru tahsilli adam var akademisyene bakiyorlar, daha sonra dis profesoru peki ucak nasil indi diyor , bizimkide rahatca indi iste diyor,her halde insanlari enayi yerine koymak istiyor,, istanbula yaklasiyoruz yine bizim akademisyen iste bu kavsakda arabamiz 4 takla atti ama kimsenin burnu kanamadan kurtulduk diyo...
      ..kalin saglicakla okuyanlara tesekkurler.

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Dolar Çıldırdı

      .....hic bir devlet gercek enfilasyon rakkamlarini milletine aciklamiyor.devlet %4 enfilasyon var diyorsa gidin super marketlerdeki yiyecekleri ve diger ihtiyac malzemelerini kontrol ediniz,bir yil evvelki fiatlarla bu gunku fiatlar arasinda gozle gorunur bir fark oldugunu anliyacaksiniz... 3 ay evvel 2 dolara almis oldugum ekmek bu gun, 2,40 dolar oldu.

      Gündem ve Sohbet içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      ...bizim eve yakin bir alis veris merkezi var,fena degil bir iki super market var kasap manav eczane firin yani ihtiyac olacak seyler icin yeterli....bir gun plazadan cikiyorum kapi onune geldim, yanda bir market trolisi var ici dolu yaninda biri 7-8 yaslarinde digeri daha kucuk iki erkek cocuk var,yanlarina kadin geldi analari olacak,basladi cocuklara turkce bagirmaya, ulan serefsiz diyor, ulan bilmem neyin oglu,galiba cocuklara trolinin yanindan ayrilmayin diye tenbih etmis,tipi yozgat kirsehir taraflarini andiriyordu,kucuk cocuga serefsiz diye bagiran anne cok tuhafima gitti...

      ..baska bir gun yine plazada kapiya dogru yuruyorum,buraya gelenler her tipden insanlardir araplar vietnamlilar chinliler hindistanlilar,onumde yine bir kadin ve yaninda kucuk cocukla yuruyor,kadin cocugun elini tutmus, sakin elimi birakma oglum yoksa seni cingeneler kacirir diyor. gelde gulmekten yerlere yatma australyada cingeneler filan.

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Neden ABD'de Türk Göçmenlerin kurduğu büyük şirketler yok?

      ...sirket demek ticaret yani alis veris yapmaktir,baskalarina hizmetler vermektir, bir cok sirketler icin sermaye lazimdir,amerikada turklerin kurmus olduklari kucuk kucuk aile sirketleri olabilir.buyuk sirket olabilmek cok zordur,zor yatirim yapilir ama kolayca kaybedebilinir.restorant acmak donercilik yapmak sirket sayilmaz.bir cok sektorlerde tekelcilik vardir bilhassa gida islerinde,buyuk sirketler piyasalarini kucuk sirketlere kaptirmak istemezler,buyuk sirketlerin , cok zengin ortaklari ve boardlari vardir.

      ....turkiyedeki televizyonlarda yayinlanan tv shows diger adiyla dizilerde, her dizide bir kac sirket vardir,sirket sirket diye milleti kandirirlar.ticaret yapmak kolay degildir bu isi yapacak sahisda once ticaret kafasi ,beyni bulunmasi lazimdir.

      Gündem ve Sohbet içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      ....australya da bayanlar dunya kupasi devam ediyor,amerika takimi penaltilarda elendi, guzel dengeli mac olmustu,buyuk sanssizlik, ingiltere takimida penaltilarla kazandilar yani ceyrek finale gittiler ilk 3 penalti direk disari gitti.,australya kizlar takimi ceyrek final icin danimarka takimi ile oynadi ve 2-0 galip geldiler her yer bayram yerine dondu,75,800 seyirci gelmis.....cumartesi gunu yine oynayacaklar rakip ya fransa ya da morocco olacak.

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Dolar Çıldırdı

      .....arasira amerikaya gittigim icin 2019 yilindaki turkiye tatilimde bende bir kac bin amerikan dolari almistim 6 liranin altindaydi,bes yilda dolar kendini bese katladi,gelecek yillarda dolarin artis rakkamlarida yuksek olur diye dusunuyorum yani bir iki lira degil 10-20 lira birden artabilir. 5 yil dir kasamda 1500 e yakin amerikan dolarim duruyor,hawaii gezisi icin artik yok cok uzun geliyor amerikin ana topraklari daha da uzun ucakla 14 saat suruyor,yani pek amerika gezisi bizden gecti gibi......

      .....her ulkede her sey lere zam geliyor, bir yil evvelki fiatlarla bu gunlerin fiatlari arasinda cok fark var,ekonomisi zayif ulkelerin paralarida kuvvetli kurlar karsisinda deger kaybedecekler...

      Gündem ve Sohbet içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      Ikinci Baharin Ikincileri

      ………….Buyuk araba parkinin icindeyim, valizlerimi bir kenara koydum,bizi Akdeniz Ege turuna goturecek otobusu bekliyorum,bir cift var bakiyorum orta yaslarin uzerindeler. Adamda,ayak bileklerinin yukarsindan basliyan son yillarin modasi pantolon var,kargo cepli, dikkatli bakiyorum saclari kir, yasinin ellilere yakin oldugunu tahmin ediyorum ..Yaninda bir Bayan var,devamli bir birlerine sariliyorlar, cok samimi havalari var….Bayan da sort giymis,yeni genc asiklar gibi bir birlerine kur yapiyorlar,dolasiyorlar, konusuyorlar.bol bol birbirlerine sariliyorlar..Insanlari elestirmek, on yargiyla karar vermek adetim olmadigi icin bir sey diyemiyorum….
      ………….Tur otobusumuz geldi biniyoruz,sezonun ilk turu sadece 26 kisiyiz.Kir sacli adam ve yanindaki Bayan karsimdaki koltukta oturuyorlar, hafifce selamlasiyoruz, gece yarisindayiz uyumaya calisiyoruz, adam sirtindaki esortman ustunu cikarip Bayanin ustune ortuyor,esortman ustunun arkasinda bir yazi var England yaziyor, him diyorum, bunlarda benim gibi gurbetci galiba,ama bu sefer kendime yenilip cok havalilar diyorum…
      …………Sabahin er saatinde Efes Selcukda oluyoruz, yol kenarindaki bir dinlenme tesislerinde sabah kahvaltimizi yapiyoruz,gruptaki insanlara dikkat ediyorum,henuz kimse kimseyi tanimiyor,Meryem ana evinden turumuz basliyor,gulerek ordan burdan konusuyoruz…grubun cogunlugu bayan…..Kir sacli adam ve yanindaki Bayana bakiyorum, fikir yurutmeye calisiyorum ama cozemiyorum, adeta okullu asiklar gibiler,..bunlar uzun yillar evli insanlar olamazlar diye dusunuyorum….Gun cabuk geciyor bu arada grup icinde ciddiyetler azalip samimiyetler cogaliyor, kaynasmalar basliyor,sohbetler derinlesiyor,….Ikinci gunumuzde erkenden yola cikiyoruz,Rehberimizin istegi uzerine herkes mikrofona gelip kendini tanitiyor,Sira bana gelince ben kendimi tanitiyorum, bu arada cim bomlu oldugumu soyluyorum ve iyi bir alkis aliyorum.Sira karsi koltukta outran adama geliyor, mikrofona geliyor…..Adini soyadini soyluyor Ingilterede oturdugunu turkiyeye cok sik sik gelip gittigini anlatiyor,koltukta outran Bayani isaret edip beraber seyahat ettiklerin anlatiyor.Sonra Bayan geliyor mikrofana oda Istanbulda oturdugunu soyluyor cok fazala anlatmadan ayriliyor. Iki degisik soyadi dikkatimi cekiyor…Boylece. Kadri ve Inci hanimi tanimis oluyorum…….Turumuz kultur ve eylence oldugu icin vakit cok cabuk geciyor,soyle oturup guzel guzel lafliyamiyoruz, geziyoruz, yiyoruz, yuzuyoruz,yedi kisilik bir grup olduk, ama kimselere ozel hayatlarindan soramiyorum,sabah kahvaltilarinda, aksam yemeklerinde herkes degisik saatlerde asagiya indigi icin bir masaya oturmak sansimiz az oluyor. Gunler ilerledikce kaynasma daha cok oluyor….Uzun bir yola gidiyoruz,rehberimiz bir oyun buluyor, genc bir arkadasi basbakan yapacagiz,bizde ona sorular soracagiz diyor, basbakan otobusden asagiya iniyor, bu arada rehberimiz bize diyorki, basbakan tuvalette oturuyor, sizde ona sorular soracaksiniz, biz gulmekten yere yatiyoruz. Basbakan iceri gelip koltuguna oturuyor.ama kendisini basbakanlik kotugunda oturuyor zannediyor,bizde onun tualetde oturdugunu biliyoruz, sorular soruyoruz, oda guzel guzel cevap veriyor, kimi zaman gulmekten kendimizden geciyoruz…..
      ……..Bir ara Kadri beyi kenara sikistirip sizi bir turlu cozemedim arkadasim diyorum, biz nisanliyiz abi diyor,allah mesut etsin diyorum ve fazla derinlere inmiyorum,bazen Ingiltereden bazende Australyadan bahsediyoruz.millet birbirine kaynasti ama gunler cok cabuk gelip geciyor,yollarda fikralar anlatiyoruz sesi guzel olanlar sarki soyluyorlar…….Kadri bey ve bir kac arkadasa E-Mail adresimi veriyorum,burda tam dost olamadik ama dostlugumuz sanalda devam etsin diyorum……Bir ruya gibi tur bitiyor,yine Kadikoy evlendirme dairesi onunde duruyoruz,burda inecekler iniyor,biz dahil, Pazar sabahi, uyumiyanlar asagiya inip ayrilanlarla vedalasiyorlar,vedalasmak hep beni yaralar ama kacamiyorum, insanina gore tokalasiyoruz, sariliyoruz ve ayriliyoruz,..Kadir ve inci karsiya gececekler onlarda inip bizimle kucaklasiyorlar, goruselim abi diyor, tabi gorusecegiz diyorum….Temmuzun sonunda evimde olacagim o zaman ara beni diyorum…..Tatiller guzeldirler ama ne kadar uzun olsalarda yine kisadirlar.Bizimde turkiye tatilimiz bitiyor,bir daha kac sene sonra geri donecegimizi bilemeden turkiyeden ayrilip vatana donuyoruz…..

      …..Iki hafta sonra msn de 4 yeni adres olusuyor, 3 u turdan tanidigim insanlar,Biri kir sacli arkadasim Kadir bey……Firsat buldukca konusmaya basliyoruz, turda konusamadigimiz seyleri burda konusuyoruz…Yavas yavas anlatiyor kendini.her konusmamizda biraz daha aciliyor…Genc yaslarda Ingiltereye gitmis orda kalmis,sonra cok guzel ve anlayisli bir Ingiliz bayanla evlenmis, iki kizlari olmus, bir baska konusmamizda Biz turkuz abi, eslerimizden cok seyler bekliyoruz, adeta hizmetci gibi bizlere hizmet etmelerini istiyoruz, bende ingiliz esimden hep boyle seyler bekledim cok hatalar yaptim,esim her seferinde beni affetti ama ben ders almasini ogrenemedim.cok iyi bir kadin olmasina ragmen bir gun yeter dedi ve ayrildi…..Benim pismanligim para etmedi oda son defa affetmedi demisti..
      ……Zaman zaman gorusmelerimize devam ettik…..Ingiliz esinden ayrildiktan sonra bir muddet evlenmeyi dusunmemis sonrada bekar hayatin cekilmiyecegini anlayip kendine yeni bir es aramaya baslamis, ikinci esini Turkiyeden secmeye karar vermis,…. yeni bir es bulmak gercekten zormus,bir cok sakincalari oluyormus.,kendi Turkiyeden uzakta yasiyormus, Yeni bir Es aradigini arkadaslarina dostlarina soylemis ,karsisina bir kac kisi cikmis ama hic biri kendine uyacak tarzda degilmis,..Bir arkadasi Turkiyedeki bir arkadaslik sitesini tavsiye etmis, oraya kayit olmus,resmini koymus kisa bir frofilini yazmis,Yavas yavas es arayan bayanlarla tanismaya baslamis,tanistikcada Turkiyeyi komsu kapisi yapip bir kac haftada bir gelmeye ve tanistigi bayanlarla gorusmeye gitmis.sehir sehir Turkiyeyi dolasmaya baslamis, tanistigi kadinlar hep degisik sehirlerde oturuyorlarmis.Bir cok kadinlari o beyenmemis, yine bir cok kadinlarda onu beyenmemisler, bazilarinin,coluk cocuk ayak baglari varmis, bazi kadinlarda daha ilk bastan bir suru sartlar ileri suruyorlarmis,,,,,Bir senesi boyle Ingiltere ve Turkiyedeki sehirler arasinda mekik dokumakla gecmis,nerdeyse umutlarini kaybetmek uzereymis….Varlikliymis Kadri bey ama tanistigi hic bir kadina ben $uyum ben buyum bu kadar malim mulkum var diye bahsetmemis,basit bir emekli olarak tanitmis kendini..

      ………Bir gun yine bir msn mesaji almis, bu sefer karsisina Inci hanim cikmis,bir muddet yazismislar, sonra telefonla gorusmeye baslamislar, Inci hanim istanbulda oturuyormus, kocasindan ayrilmis ayak bagi olmiyan ozgur bir kadinmis,Bir muddet sonra yuz yuze tanismaya karar vermisler…. Atlamis ucaga Kadri bey gelmis istanbula..Inci hanim kendisini hava alaninda karsilamis,sakin bir café’ye gidip saatlerce konusmuslar,Kadri bey bir kac gunlugune gelmisken iki haftaya yakin istanbulda kalmis, her gun bulusmuslar. Saatlerce konusmuslar. Parada pulda gozu yokmus Inci hanimin.. kendisini sevecek anliyacak ,ayni zamanda kendide sevebilecegi bir es ariyormus…
      ………Kaynasmislar birbirlerine,o gunlerden sonra birbirlerinden ayrilmaz parca haline gelmisler.Kadir beyin bir ayagi Istanbulda bir ayagida londra,da olmus, tesaduf buya benim tura ciktigim gunlerdede onlarda ayni tura katilmislar……Bu senenin baslarindaydi E-mailime Kadir beyden bir davetiye geldi Nikah davetiyesi. Nikah gunu 14 subatdi yani sevgililer gunu,benide davet ediyorlardi,dunyanin bir ucundan gidemezdim tabi, mesaj adip kendilerini tebrik edip kutladim, allah mesut etsin dedim…..Bir muddet sonra Inci hanimi da ingiltereye aldiracakti vize islemlerini bekliyordu, bir gun yine sohbet ediyorduk, Abi , allah gonlume gore bana bir es gonderdi.mutlulugumu sevincimi kelimelerle ifade edemiyorum dedi……Iste onlar birbirlerinin ikinci baharlarinin ikincileri oldular..

      Sir.altan tarafindan yazilmistir
      Okuyanlara tesekkurler.
      2.temmuz.2008

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Meksika’dan ABD’ye kaçak geçen Türk vatandaşlarının sayısında rekor artış yaşandı

      https://www.msn.com/en-au/news/australia/texas-border-patrol-agents-find-five-unaccompanied-kids-on-border-carrying-pieces-of-paper-with-addresses-in-empire-state/ar-BB1j4uhH?ocid=entnewsntp&pc=U531&cvid=4cee3100318647c5af25127e0221d024&ei=142

      Gündem ve Sohbet içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      gezinin baslarinda 45 yaslarinda bir zat ile tanistik yaninda ,evlenecegi bayan var, ebru diye kilolu bir hanim var oda kiz arkadasiyla gelmis galiba ismi tugba olacak,birde uzun boylu bulent bey diye bekar bir arkadas var,,,,45 lik zat ingiltere, leicesterde yasiyormus, esi ingilizmis bosanmislar,eh firsat buldukca turkiyeye gelip yeni es ariyormus,bir cok hatunlar onu beyenmemisler bir coklarinida kendi beyenmemis sonunda ipek hanimla kafalari uyusmus ve beraberce tatile cikmislar,..iyi gurup olduk.

      .....bir dere kenarindaki resturantta ogle yemegi yiyoruz, epey yedik ictik firinda ozel pide gibi ekmekler yapiliyor, bir kac tane onlardan yedik, yedi kisiyiz, hesap dedik,garson hesap getirdi 65 lira, ben parayi odedim, digerleri paylasim yapip bana oduyorlar,, biraz tuhaf oldum, kadir bey hayrola abi yedi kisiye paylasinca kisi basi bu kadar oluyor dedi,yok be arkadasim 7 kisiye 65 lira cok az, garsonlar yalnis hesap yapmis olmalilar dedim,garsonlarin umurlarinda degilki,,,kilolu ebru hanim iyi fal bakiyor bir kac sefer kahve falimiza bakti.

      ..gurupta 3 bayan ve bir erkek var , adam emekli ogretmen veya mudurmus, bayanlarin bazilari ogretmenmis, masallah arka koltuklari kapladilar,,eh tanisma zamani geldi, herkes mikrofona gelip kendini tanityiyor,bana sira gelince dilim biraz pelteklesti, egitimci adamda hemencecik( ifade kabiliyeti efendim )diye lafi yapistirdi,disarda yabanci icerde almanci usulu.

      ...antalyadami yoksa fethiedemiyiz hatirlamiyorum,otobus yerinden hareket etti,yandan gecen kucuk tente kasali bir kamyonda otobusun aynasina carpti,bizim sofer mehmet bey otobusden firladigi gibi diger soferin bogazina sarildi,otobusdekiler hemen bizim sofere yapistilar, ayna biraz egilmis baska bir sey yok.....sofer bey yaz turlarindan anlatiyor, efendim bir seferinde o turdan bu tura bu turdan o tura kosturmus ve tam alti ay eve gelmemis, bir gece eve gelmis kapiyi acin diye sesleniyormus, karisi bile kocasinin sesini unutmus kimsin sen diye seslenmis,,, isine gelirse degilmi.

      ..sakli kent denen yerdeyiz, bazi kimseler icerlere dogru yuruyorlar iki vadi arasinda dere akiyor,bende pacalari sivayip karsiya geceyim dedim,yani suyun icine karpuz birak iki dakika sonra buz gibi olur,tam suyun ortasinda bir kac kiz var suya bakip duruyorlar, allah allah dedim , bir tanesi gunes gozlugunu dusurmus onu ariyorlarmis, o buz gibi su icinde ayajklari donmustur, dere akiyor gozlugu alip goturmustur......denizde tekneden atlamistim ama en yuksek yerinden degil, ayni sirketin diger gurubu var 45 kisi kadar, bir otele karargah kurmuslar gunduzleri gezip gece ayni otele geliyorlar, cok neseli bir guruptu, sarkilar turkuler,sicak kanli insanlar,.....iki gurup bir teknede birlestik, galiba teknede ogle yemegi ve bol bol yuzme,...eh kendine guvenen teknenin en ustune cikip atliyor, bizim sofer mehmet kaptanda turistmis gibi tepeden atliyor tekneye cikip yine atliyor,islak ayakla hizli giderken dustu ayagini incitti, diger gurupta doktor varmis hemen geldi,tekneden soguk icecek kutulari alip kaptanin ayagina koydular,neyse diger gurupta bir sofer daha varmis otobusu otelimize o getirdi, ertesi gunde kaptan araba kullanacak duruma geldi.....

      .....bodrumda bir otele yerlestik aksam yemegi yiyoruz, canim bira istedi, garson geciyordu bir bardak bira getitirmisiniz dedim,efendim hersey dahil oldugu icin gidip birayi kendiniz aliniz dedi,eh ilk defa hersey serbest yedik ictik...otelde bir hayli ingiliz turist var,ust katta taraca varmis, dus aldiktan sonra ciktim ohoooo ingilizler yayilmislar,bufe var icki istiyorlar kahve istiyorlar,
      ...
      ....fethiyede turun anlasmasi oldugu bir otelin kapisina geldik geceliyecegiz kapilar kapali in cin top oynuyor, adamlar sezonu acmamislar, neyse baska bir otele goturulduk,guzel bahceli bir otel, burdada bir suru ingiliz var, garsonun adin i john koymuslar jon raki pilis,,,mubarekler raki icmeye alismislar,gec saate kadar iciyorlar.

      .....turkiyede en guzel tatil yaptigim yil 2007 yili oldu tabi herseyin bir bedeli vardir,para olursa,tatillerde guzel oluyor.bir cok vatandasda kredi kartlariyla tatile cikiyorlar.

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Dolar Çıldırdı

      bu gunlerde her gun maliye bakani haberlerde cikiyor,gazete haberlerinde, bir kac ay evveline kadar sesi cikmiyordu

      Gündem ve Sohbet içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • 1 / 1