• Kategoriler
    • Güncel
    • Popular Topics
    • Best Posts
    • Kullanıcılar
    • Gruplar
    • Arama
    • Kayıt Ol
    • Giriş
    1. Ana Sayfa
    2. sir.altan
    3. En İyi
    Üyelik oluşturma, email adresi onayı veya foruma giriş konusunda sorun yaşayan üyelerimiz [email protected] adresine email gönderebilirler!
    S Çevrimdışı
    • Profil
    • Takip Edilenler 0
    • Takipçiler 16
    • Konu 10
    • İleti 1,083
    • Gruplar 1

    İleti

    Güncel En İyi Tartışmalı
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      ..arasira australyanin gumruk programlarini izlerim,hava alanlarinda olan olaylar, dun bir tanesine bakiyordum, malezyadan bir bayan geliyor,gumruk memuru biraz supheleniyor,bir torbadan kucuk kucuk bir seyler cikiyor,gumrukcu ne oldugunu anliyamiyor kadinda ingilizce yok,orda calisan bir tercumanlik yapacak sahsi buluyorlar,gelen bayan kucuk beyaz seylere bunlar nedir diye soruyor, malezyali hanim bir sey kemikleri diyor, allah allah ne yapacaksin bunlari diye soruyorlar, black magic icin diye cevap veriyor yani buyu sihir icinmis, anladimki buyu sihir beynelmielmis.

      ...covit azgin oldugu zamanda ucak seyahatleri durmustu kizimda hava yollarinda calistigi icin izinli olarak evde kaldi, can SIKINTISINDAN biraz bahce ile ugrasti cicekler filan ekti,, gecen hafta eve bir mektup geldi zarfta agriculture filan yaziyor, muhim sey degil deyip zarfi actim, kizim chinden biriki cicek tohumu ismarlamis,biriside gondermis, gumrukte paketi aciyorlar, fakat ne tohumu oldugunu bilemiyorlar bir tanesini tesbit ediyorlar ama getirilmesi yasakmis, velhasil tohumlari imha etmisler ve bilgi vermek icinde mektup gondermisler.

      .....turkiyere ege ve karadeniz kiyilarinda turistlerin bol oldugu bolgelerde fake sahte esyalar satan cok dukkanlar vardir,giyecek olarak, saat olarak bayan cantasi olarak serbesttir kimse bir sey diyemez. diyelimki australyaya fake sahte iyi markali iki saat getiriyoruz, farkina varilirsa bir tanesini kendimiz kullanmak icin musaade ederler ikincisini alip imha ederler...

      .australyada duty free diye bir sey vardir, yurt disina giden insan 300 dolardan az olmamak sartiyla bir sey alip goturebilir, pasaporttan gectikten sonra icerde vergi ofisi vardir goturulen sey ve faturasi gosterilir,ve ibraz edilen hesaba veya karta %10 vergi iadesi yapilir.vergi iadesi yapilan sey 900 dolar ve altindaysa tatil donusu geri getirebilinir,900 dolardan fazla ise bir yil ayni sey geri getirilemez,,,,gumruk programinda bir vietnamliyi sorguya cekiyorlar elinde 20,000 dolarlik saat var ulkeye geri geliyor iki hafta evvel cikis yapmis ve 2000 dolarlik vergi iadesi almis,bazilari bu isi meslek haline getirmisler emanet bir saat veya kiymetli bir sey aliyorlar duzmece bir fatura, yurt disina cikip geri geliyorlar hem ucak parasi bedavaya geliyor hemde devleti soymus oluyorlar, vietnamlu yolcudan verilen vergi parasini geri istediler.

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      20 mart en kucuk torunun yas gunu iki gun sonrada gelinin torunun anasini yas gunu,her ikisinide beraber kutlariz,oglum davet etti, kimseyi cagirmiyacagiz annem sen kaynanam ve kayin pederim,okay ben henuz boyle gunlere gitmiyorum,benden sorry dedim,halen pek kalabaliga karismiyorum,carsiya bile mecburiyetten cikiyorum.....hatunla kizim biz gideriz dediler oyle olsun.
      ... bir hafta evvel oglum aradi baba oglum pozitif oldu 7 gun evde kalacak,eyvah eyvah neyse cok sarsilmamis iki gun sonra oglum yine aradi, baba buyuk oglum positif cikti, eyvah eyvah onada oda hapisi,cocuklar kolay atlatmislar, aradan iki gun gecti,oglum yine aradi,babaaa,karimda positif oldu, onu biraz sarsti,eyvah eyvah onada gecmis olsun,bir seye ihtyac olursa biliyorsunuz her zaman yaninizdayim.
      ...dun oglanin yas gunu tabi kimse gitmiyor, ogle saatlerinde telefon ettim gelin ve torunun yas gununu kutlayalim dedik, telefon acilmadi,iki saat sonra gelin aradi,hos bes nasilsiniz iyiyiz filan torun ve kendisinin yas gunlarini kutladim gecmis olsun dedim, goruntulu konustuk,,,eeee bizim adam nerde, himmm oglunmu kanapede uzanmis yatiyor basi korkunc agriyor bogazi aciyor, eeeee oda positif cikti,buyukler iki asi ve booster asisi oldular ona ragmen virus hepsini carpti, allaha sukurler olsun ilk korona gibi tehlikeli degil,,,,torunun yas gunu yine gelenler olmus kapinin zilini calip hediyelerini birakmislar....bu da basimizdan gecen en kotu yas gunu haftasi oldu.

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      ......computer basina gecince ilk isim mesaj kutuma bakmak olur.aliskanlikdir uyandigimda bir bardak cay ile computer basina gecmek ilk isimdir,bu gunde aynisini yaptim,my.gov.mesaj gelmis,eskiden sosyal servise centrelink derlerdi yine ismi ayni ama mesajlarda my.gov. diye geciyor.mesaj, mesaj kutuna git diyor,girdik mesaj kutumuza guvenlik olsun diye cep telefonuna hemen cod numarasi geldi onu ilave edince mesaj aciliyor, neyse mesaji okudum, sag olsun devlet baba zor gunler icin emeklilere yadirm ediyormus, $250 bana $250 de hatun icin hesabimiza para yatirmis..turkiyede bayram onceleri emeklilere devlet yardim yapar,kendi kendime australya hukumetide bayram yardimi yapti dedim...500 dolar bu gun icin buyuk para degil ama allah razi olsun..

      ..australyada hayat devam ediyor,emlak fiatlari durmak bilmeden yukseliyor,tabandan basliyanlar icin cok zor, bu ay ortalarinda federal hukumet secimleri olacak.liberal parti vardir simdi basdalar oyumu onlara verecegimi dusunuyorum birde isci partisi labor parti var, iclerinde cok yolsuzluklar oluyor liderleri arkadan bir birlerine kumpas kuruyorlar,eskiden onlara rey atardim sonra sogudum.

      .dun sabah erkenden yuruyus yapiyordum sabah olunca bir aklet ve uzerine kazak giyiyorum,simdi sonbahar ayindayiz haziranda kisa girecegiz,yurudugum guzergah uzerinde iki yasli adamda yuruyus yapar ozidirler,nezaketen gunaydin derim onlarda selam verirler adamlardan biri biraz daha genc ama 50 nin uzerlerinde belki 60 lik var adam bir short ve akletle yuruyor,dun sabah yine selamlastik ve adama boyle aklet ve shortla dolastigin icin seni kinamiyorum dedim,demek istedigim soguk havada kisacik seylerle dolasmak gibi,kendimde bir kazak var altinda sadece aklet eve gelene kadar sirtim su gibi oldu,neyse adamda valla hangi mevsimde yasadigimizi kendimde unuttum dedi,hizli hizli yururken bir seyler anlatmak istedi ama kulagimdan iceri girmedi,normalde isitme cihazlarim var ama hizli yururken kullanmiyorum...

      .....yani bu yilki kadar cok terledigimi hic hatirlamiyorum,rutubetli acayip bir hava var,ilk geldigim yillari hatirlarim nisan ve mayis ayinda kalin kalin seyler giyerdik.atmosferde muazzam bir degisiklik oluyor veya olmakda,kalin saglicakla

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      ..devletin dis hastaneleri ve klinikleri var,emeklilere ve calismayan isszilere filan bedava tedavi yapiyorlar, iki yil evvel hatun icin muracaat etmistik kisa bir beklemeden sonra tamam size bu kadar para veriyoruz gidin ozel discide tedavi olun dediler, birde yakin muhitlerdeki discilerin listesini verdiler,bakiyorum bakiyorum discilerin cogunlugu ya arap ya vietnam kokenli,,,,,devlet para verince fazla is yapmadan parayi kapmak istiyorlar, bir tane australyali disci bulmustum telefon ettim kadin cikti isim ingiliz ismi,aksanlardan anlarim ama bu kadinin aksani biraz daha degisikdi, neyse randevu aldik tedaviye basladik kadina hangi milletdensin diye sormadim ingiliz ismi ama australyali degil,bir gun senin aksaninda biraz amerikan aksani var dedim,kadip pilipinliyim orda cok amerikali vardi filan dedi.kadina cebimizdende 570 dolar verdik bir kac defa gittik geldik,ne yaptigini bende anlamadim, tamam tedavi bitti dedi, hatun pek memnun degil,zaman gecti kadin mesaj atip disleri kontrol zamani geldi diyor.

      .....hatunun agzinda yine problem var iki tane disin dolmasi lazim,disci ararken ya bir daha devlet klinigine telefon edeyim dedim, ettim bu numaraya telefon et dediler, orayi aradim mesaj birak dediler,telefon numarami verdim, bir kac saat sonra biri aradi, derdin ne ,hatunun dis tedavisine ihtiyaci var dedim isim soyledik emekli karti ve medicare karti numaralarin verdik,tamam 29 temmuz gunu sabah 9 da gelin dediler......
      dun ogleden evvel garajimda kendimi oyaliyordum telefon calci dis kliniginden ariyorlar efendim bu gun sat 15 ,00 de birisi randevusunu iptal etmis siz gelebilirmisiniz dediler,, kosa kosa geliriz dedik ve zamaninda gittik,daha evvelde burda hindistanli dis teknis yenleri veya doktorlari diyelim calisiyorlardi,bu sefer iki tane lubnanli hanim bizle ilgilendi,hatun kan sulandirici kullaniyor onun icin her seyde dikkatli oluyorlar,erken zamanda cagirmalarina sevindik, bazen siraya koyuyorlar aylarca bekletiyorlar,hatun bir kac sefer yakindaki bir hastaneye gittigi icin bilgisayarlara geciyor ve hemen neyin ne oldugunu anliyorlar,neyse disci hanim dislere bakti ikisi oyuk, rontgen cekti,hmmm bu iki disde hayir yok ikisininde cekilmesi lazim lazim dedi ve austos 11 e randevu verdi.her ay eve hemsire gelir hatundan kan alir INR denir kanin incelip kalinlastigi kontrol edilir, disci hanim iki gun evvel kan testi yaptircaksiniz bir gun evvelinde doktor bana INR raporu gonderecek bu rapor gelmezse elimi surmem dedi,patlojiye veya doktora telefon edip neticeyi ogrenebiliyoruz ama disci hanim kendini garantiye almak istiyor..kan cok koyulasirsa problem olur cok incelirse yine problem olur.

      .hatun kan sulandirici kullandigi icin seyehat sigortasi yapan sirketler hatunu sigorta etmek istemiyorlar yada cok asiri para istiyorlar, yurt disina giderken riske girip gidiyoruz, turkiyeye gitigimiz zaman pek korkumuz olmaz..

      .....belediyede calistigim zamanalar belediyeye ait binalarin bakimlarini onarimlarini yapardik ben tabi temizlikci, bir dere kenarinda eski bir elektrik uretme fabrikasi vardi belediye satin almis muze yapmis powerhouse, oyle sapa bir yerdeki kolay kolay kimse bulamaz,muze demeye bin sahit lazim,bakim tamirat yapiliyor,benim sef sen bir hafta burda kal filan dedi, iyi dedik, muzenin muduru telefonla konusuyor acayip bir konusma megerse adam gay imis,ama cok kibar adamdi... binanin biraz asagisinda dere geciyor aslinda deniz girintisi, otlar caliliklar var,yapacak fazla bir is yok biraz dereye ineyim dedim, bir kac adim attim onumden kocaman simsiyah bir yilan gecti,ben yilandan korktum yilan benden korktu,bir daha asagilara filan sokulmadim.

      ....guya muze bir nevi art centre artisler gelip bir seyler yapiyorlar,bende bu nebicim art diye bakiyorum bir kiz cagiz paketlerle kesme seker getirmis,sekerleri us uste koyup yarim metreye yarim metre diyelim kutu gibi bir sey yapiyor kule gibi oda sanatmis iste,,,,
      .....gay muze sefi sex sergisi yapiyor 15 gun kalacakmis duvarlar ve etraf ahlaksiz seylerle dolu cirken yazilar filan,kimse bir sey diyemiyor,neyse sergi gunu bitiyor,bir cok seyin silinmesi kaldirilmasi lazim,bir su tesisatcisi arkadas vardi bir gun muzeye geliyor etraf rezalet, galiba belediyeye sikayet ediyor,bir iki gun sonra adamin kedisini kapisinin onune astilar,,muze muduru baska bir kasabaya gitti asistani greek delikanli sef oldu, muzeye temelli bir temizlikci arkadas koydular yasli adam 8 saat orda duruyor, o hasta filan olunca benim sef himmm altan orayi en iyi sen biliyorsun hadi bir kac gun oraya git,yunanli mudur de cok kibar ,yapmami istedigi seyi kibarca o kadar dolayli yoldan soyluyorki bende bu adam ne diyor diye agzinin icine bakiyorum.
      ..kalin saglicakla

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      ....bundan tam 12 yil once ben, hatun kizim ve damadim kucuk kiz torunu okullarin ilk acilis gununde okula goturduk ve ogretmenine teslim ettik,bir kac yil kizi yuruyerek okula ben goturup getirdim,okul pek populer degil egitim derecesi dusuk oldugu icin kiz bir kac okul degistirdi,orta okulda erkek torunlarin okudugu okula geldi grammer school ozel okul bir hayli masrafli,zaman zaman arabamla kizi bu okula goturdum okuldan aldim derken kiz 17 yasina girdi,gecen hafta telefon etti, dedee, hmmm eeee iste cuma gunu okulun son gunu mezuniyet toreni var gelmezsen darilirim falan filan.....

      ....dun 11,30 da toren vardi-- okula yakin bir yerde koca bir kilise var salonu rahat rahat 1000 kisi alir gibi, burayi kiralamislar,saat gelince gittik sandalyelere oturduk,bu yil bu okuldan 50-60 kadar talebe mezun oluyor,okul gorevlileri konustu talebe okul kaptanlari konustu muzik filan calindi hristiyan okulu dua filan edildi,sonra dorder dorder talebeleri sahneye cagirip hediye verip kutladilar tebrik ettiler,gelen her talebenin resmide ekranda gorunuyor 6 yil evvel okula baslamissa her yilin resmi var,,,her cocuga hediye verildi tebrik edildi sonra yan bahceye cikip topluca resim cekildi, okul idaresi kucuk kekler ve meyva sulari getirmis dagittilar,okula gelenlerin cogu annne ve babadan ziyade dede ve ninelerdi,,yahu dun bebekdin ne cabukda buyuyup liseyi bitirdin dedim......

      ....iki erkek torunde ayni olkulda devam ediyorlar buyugu gelecek yil orta okula basliyor,orta okul ve lise 15,30 da paydos ediyor ilk okul saat 15,00 de paydos ediyor,ilk ve orta okulda cocugu olan varsa mecburen bekliyecek..

      ......ekim ayinda lise bitirenler icin HSC diye imtihanlar yapilir 18 gun filan surer hepsi yazili imtihandir bu yil eyalet capinda 76,000 cocuk liseyi bitiriyormus, HSC imtihanlarindan sonra imtihan kagitlari toplanir bazi ogretmenlere verilir ogretmenlerde imtihan kagitlarina not verirler en iyi not alanlarda istedikleri universitelere kolayca girerler en buyuk not isteyen iki fakulte doktorluk ve hukukdur...

      ....bir kac gun evvel benim kiz torun universiteye kabul edildim dede dedi,allah allah yahu daha HSC yapilmadi,yok artik eskisi gibi olmuyor,universiteye muracaat ediyorsun, senelik notlari inceleyip oyle karar veriyorlar dedi,saglik sektorunde kabul edilmis ama henuz ne okuyacagi belli degil bize 30 km uzaklikta campbelltown isimli bir muhitte uni.. dun benim yasli biraderle konustum, oda benim torunde unversiteye kabul edildi dedi sivil engineering muhendislik okuyacakmis,,,,cocuklara boyle kolayliklar tanidiklari icin allah razi olsun diyorum....

      .....22 eylul gunu australyada matem gunu tatil ilan edildi, resmi daireler filan bir cok is yeri calismadi,ama buyuk marketler acik kaldi,bazi is yerleride aniden karar verildi diye biraz kizdilar,bir cok seyleri ayarlamislar,....australyada hayat devam ediyor,aud amerikan dolari karsisinda biraz deger kaybetti,bir hafta evvelinde veya biraz daha fazlasinda borsada buyuk calkalanma oldu ve hisse sahipleri buyuk milyarlar kaybettiler,amerika oksururse digerleri nezle oluyor gibi.

      ..australyanin en sevilen sporlarindan biride australian futbol ligi,AFL dir acayip bir spor hem elle hem ayakla oynanir,puan hesabinin sonunda finaller oynanir, bu gun saat 2,30 da grand final melbourne sehrinde oynanacak melbourne sehrinin meshur cricet ground MCG stadi vardir 110 bine yakin insan alabiliyor 100,000 bilet haftalar oncesinden satilmis,final oynayacak takimlardan biri melbourne sehrine yakin geelong adli bir kasaba veya sehir var oranin takimi,,diger takimda sydney sehrinin sydney swans takimi, gecen hafta melbourne sehrinden bir takimla yari final oynadilar sydney takimi bir puan farkla diger takimi eledi cok heyecanli bir mac olmustu,,bu spor cok garip bir spor ama cok heyecanli oluyor,180 den asagi oyuncu yok ziplayip havada top yakalayacaklar.

      ..epeyi yazdim kalin saglicakla.

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      ..sydney sehrinde hayatimiz monoton sekilde devam ediyor,hic bir seyler eskisi gibi neseli degil, eski arkadas dost kalmadi,aile fetlerinden baskalarini pek gordugumuz yok gibi...hatunun dis problemi var devlet kiliniginde bakiyorlar,kismetse 11 kasimda uzman doktor iki dis ve birde icerke kalmis dis kokunu ameliyatla alacak,daha evvel normal dis doktoru bayan yapacakti bu isi fakat kendine guvenemedi ve uzman doktorun gormesini istiyorum dedi, 6 haftalik bir zaman tanidi....
      ....30 eylul gunu klinige gittik yagoona denen bir bolgede bizim yolumuzun ustunde arabayla 5-6 dakikalik yer, neyse ust kata ciktik sonra disci hemsiresi gelip bizi bir odaya goturdu,hemsire arap kokenli,doktor geldi kendini tanitti hindistanli orta yasli bir adam,hatunun agzina bakti filme bakti,tamam dedi asagiya inin size randevu versinler, tabi ameliyati yapacagim bir iki gun agri yapar biraz morarir filan,iki gun evvelde kan testi yapip INR denen kanin ince veya kalinligini gosteren raporu getirin dedi, eyvallah dedik tesekkur ettim, hindistanlilarin okumuslarinin cogu hep devlet islerinde calisirlar hemde cok kibar insanlardirlar..
      ..hemsireyle alt kata indik recepsiyondaki bayana durumu anlatti ve bu hanim size randevu ayarliyacak dedi,kapinin yaninda semsiyemiz duruyordu, hatun semsiyeyi unutmiyalim dedi, arap kokenli hemsire duymus aaa, semsiye arapcadada ayni dedi.
      ....simdi 11 kasim gununu bekliyoruz, bu arada bir kan tahlili yapalim diye aile doktorumuza gittik hem muayene olduk hem kan verdik,doktor hanima dis operasyonunu soyledim,,,, hmmm uc gun evvelden kan sulandirici ilaci keseceksiniz ve 3 gun karindan antibiyotik igne olmaniz lazim dedi, bizede bir kac tane igne verdi.... aldik igneleri ama kafama endise girdi,bu defa hemen yine dis klinigine gidip doktorun soylediklerini anlattim ve ben iki arada kaldim dedim.... gorevli hanimda dis doktoru kan sulandiriciyi kes demediyse kesmiyeceksiniz igne filanda yapmiyacaksiniz, olabilir, doktor kan inceligini veya kalinligini kabul etmezse ameliyat yapmiyabilir dedi... rahatladim..

      ...10 yila yakindir kulaklartimda isitme cihazi var,evde pek kullanmiyorum disari cikinca takiyorum, evde tv izlerken televizyonun sesini kesip alt yazi izliyorum,her yil isitme cihazi takan firmaya 43 dolar filan oduyorum bedava pil veriyorlar bir nevi sigorta gibi, gecen yil cihazin biri dusmstu gittim yenisini verdiler....
      ...bir aydir sirketin sekreteri beni ariyor efendim bir yil oldu gelin kulaklarinizi ve cihazlari kontrol edelim diye,bende he he deyip atlatiyordum, gecenlerde bir daha aradi, hadi oyle olsun deyip randevu aldim...... sabahin erken saatinde gittim o islere bakan genc bir adam ,tanistik,kulaklarima kulaklik takip her iki kulagimida test etti,elimde dugmeli bir sey var kulagima ses gelince basiyorum.....neticede hmmm cok fazla bir degisiklik yok,ama bu cihazlar 4-5 yillik, en iyisi size yenilerini verelim dedi,,,,,muayene ve cihaz paralarini devletten aliyorlar emekliler icin oyle oluyor,eger cok sahene cihaz istersek fark odememiz lazim.....neyse uzman yeni cihazlari cikardi,, telefonun varmi var ,verdim telefonuma bir app yukledi ve bana gosterdi......bir sey dinlerken telefonumdan sesi azaltip cogaltabiliyorum,yani mikrofon sesi alcaltip veya yukseltebiliyor....3 degisik sey digeri yine bir tiklamayla arkamizdan gelen sesi engelliyebiliyoruz, digeri tv izlerken filan, yeni isitme cihazlari cok hosuma gitti, cep telefonu uzerinden ayarlama yapabiliyorum.allah devletten razi olsun,dinimize dilimize rengimize bakmadan yardim ediyorlar.
      ..kalin saglicakla

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      .......australyada bir omur boyle gecti,tabi burda yasarken arasira turkiyeye tatile gittik,sanki hic orda yasamamis gibi ulkemizi biraz daha yakindan gordum,turkiyede yasarken,goremedigim maddi durumlardan dolayi gorme gitme imkanim olmiyan yerleri gordum..turkiyede yasarken turizm sektoru o kadar cok gelismemisti,australyada bir arkadas didim den bahsedince allah allah nerde bu yer diye sorardik,veya degisik bir tatil bolgesi....

      .....australyaya geldik, 3 yil kadar calistiktan sonra hatun benden paso,bundan boyle calisacak durumum yok dedi,yani saglik bakimindan kalbinde problem cikti bir nevi kalp romatizmasi diyelim,buskuvit fabrikasinda calisiyordu malum bant isi durmak yok, bir iki kere fenalamis,daha dogrusu,ben zorla isdem cikardim diyebilirim..
      .....yeni bir gurbetciyiz ev aldik araba aldik tek kisi calisiyoruz,evin borc taksidini oduyoruz,biraz sansli olmam isin agir olmasina ragmen mesaili bir isde calisyordum,yani gecede 12 saat demirlerle savasiyorduk, birde %30 gece calismasi bonusu veriyorlardi,boylece aileyi yere dusurmeden idare ediyorduk...

      ......1974 ocak ayinda australyaya geldik,1979 yilinda hatunu ve iki cocugu turkiyeye gonderdim 4 ay filan kaldilar,1982 yilina kadar kendim turkiyeye gidemedim,zaten 1980 yilina kadar turkiyede bir kaos yasaniyordu,adeta ulke ikiye bolunmus gibiydi , yerli sagcilar solcular terror yapiyorlardi,bu durumda turkiyeye gitmekde biraz mantiksizlik olurdu diyebilirim.....1980 de askeri ihtilal oldu ortalik biraz duzeldi,,,,,1982 yilinda tamam artik ulkede her sey duzelmistir,aradanda 8 yil gecti,hem ailemi hem de vatanimi goreyim diye turkiyeye gitmeye karar verdim.....calistigim is yeriyle konustum 6 haftalik izin vermeyi kabul ettiler biraz senelik iznim vardi birazda parasiz izin oldu.

      .... o zamanlar boyle internet filan yoktu, ucak bilet islerini seyahat acentalari ayarliyordu,turk acentalar kafile olarak turkleri yolluyorlardi,bende bir turk seyahat agentasina gittim,,adam tamam dedi bu tarihte ucak var gidis donus fiati bu kadar filan,uzun yillar gecti hangi hava yollariydi, ne kadar bilet ucreti odemistim hatirliyamiyorum, yeni bir hava yoluydu,,hava alaninda turk agentaciyla bulustuk, yaninda 9-10 kisi daha vardi kimileri bekar kimileri evli,rahmetli anam kucuk bir teyp istemisti,bende radyolu bir teryp alip valize koydum, o zamanlar pek carry-on cantalarida yoktu,elime bir memur cantasi aldim,,,,,,ucagin kalkmasina bir saat var bir vatandasin pasaportu yok agentaci ofisinde unutmus,yolcu feryad ediyor,gidip adamin pasaportunu buldular adamda turistmis galiba...
      .
      ....cok meshur olmiyan bir ucak sirketinin ucagina bindik.icki bedava,turkler ucagin kuyruk kisminda icmeye basladilar,erkek gorevlilerden birinide kafaya almislar galiba adam ickiye alisik degil,tayland da adami sedye ile ucaktan indirdiler,bir iki birada kendim icmistim..tayland in bang kong sehrinde baska bir ucaga binecegiz ama 9 saat bekleme zamani var turk gurubu bir aradayiz,bir tanesi ya disari cikip sehiri gorebilirmiyiz filan diye sordu,bir gorevliye sordular ,problem yok cikarsiniz dediler.....6 veya 7 kisi hava alanindan cikis yaptik gumrukcunun disarda taksici adami varmis ona talimat verdi iki taksi sehire gittik,bir yerde yemek yedik.....kafiledeki genclerin niyetleri baskaymis,masaj salonu dediler,taksiciler masaj salonuna goturduler,hem masaj hem hanki panki......yanimda genc bir delikanli vardi oda esi ve cocuguyla seyahat ediyor,biz ikimiz bir kenarda oturduk bu yazdiklarim belki biraz ayip oluyor ama hayatin gerceklerinden......bir salon var basamak basamak .ama arada cam var basmaklara kizlar oturmuslar, yakalarinda numaralar var kurbanlik koyun gibi bekliyorlar......bizim vatandaslar kizlara bakip secim yapiyorlar,velhasil hepsi birer kiz secip masaj odalarina gittiler, bende yanimdaki gencle oturup bekledik. gorevli geliyor ya siz niye masaj yaptirmiyorsunuz filan diyor......

      .....bir saat kadar burda zaman gectikten sonra yine taksilere binip hava alanina gittik,icerdeki hatunlari baska salona almislar, baska yerde bulduk sonra ucaga bindik,bundan sonraki durak hindistanin sehri olan eski adiyla bombay,bombay a geldik ucak acikta durdu, otobuse binecegiz hava sicak yukardan sicak yagmur yagiyor,hava alani bir rezalet dukkanlar kapali, bazi dukkanlarda insanlar dukkanin icinde yerde yatarak uyuyorlar,,burda kac saat kaldik hatirlamiyorum en azindan hindistan topraklarinada ayagimiz degmis oldu...hindistandan sonra dubai hava alanina geldik burdada biraz bekledik ve son durak turkiye....
      ..devami gelecek..

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      ...sene 1986 uzun yillardir calismakta oldugum sirket,brisbane sehrinde ayni isi yapan sirketi satin almis ve oraya goc etmeye karar vermisler eee, bana ve diger calisanlara yol gozuktu,calistigimiz yila gore hakkimizi verdiler,bazi kimseler bizde brisbane sehrine gelelim orda calisalim dediler ama sirket kimseyi istemedi....

      ...mevsim yaza yaklasiyor ben issizim,issizlige kayit oldum iki haftada bir para oduyorlar, bu firsat bu firsatdir deyip coluk cocuk turkiyeye tatile gitmeye karar verdik,en uygun ucak biletini singapore hava yollarinda bulduk, o zamanlar internet yok seyahat agentalari bilet isini ayarliyorlar......
      ..elektrik ve su idaresine gidip ben tatile gidiyorum diye biraz deposit yatirdim, postaneye gidip 3 ay icin mektuplarimi postanede tutun diye forum doldurdum,acele karar verdik ,turkiyede akraba dost cok yarim elma gonul alma herkese bir seyler almak icin kosusturduk, 2000 yilindan itibaren kimseye fazla bir sey goturmedik.

      .......evi kilitledik kapi komsumada arasira goz kulak ol dedim, ayip ettin gozum gibi bakarim dedi.........biraderim bizi hava alanina goturdu 1974 den beri ailece ilk defa vatana gidiyoruz..... o zamanin parasiyla tatil gezmeler filan 7000 dolar filan harcadik.nakit dolardan cok seyahat cekleri yaptirmistim,ihtiyac duydukca bozdurdum.
      ......o zamanlar singapore ucaklarina big top diyorlardi onu yuksek ucaklardan olmali, ilk duragimiz singapore oldu. simdiye dek kucuk kameralar kullaniyordum, duty free kendime bir olympus om4 kamera aldim elektronik,guzel makine filmli ,tabi turkiyede basina is geldi,geri donunce makinenin aynisi aldim ve 20 yil kullandim.
      ....turkiyeden yakinlardan biri canon marka kamera istemisti alacak gucum yok pahali, alirim ama verecegim kimseden para isteyemem diye almadim...singaporede bir kac saat bekledik ordan dubai ye gittik,burdada stop over yaptik, bir iki paket arap cayi aldim 70 dolara kucuk bir kamera gordum onuda canon yerine aldim,verdigim kisi memnun oldu,,,,dubai hava alani bir alem,ucaktan inip terminale girince herkese bir transit karti veriyorlar,giriste arama cikista arama,baska hava alanlarina gore duty free shoplar biraz daha ucuzdu..

      .....dubaidede bir kac saat bekledikten sonra ver elini turkiye galiba 4 saat filan suruyor. vatandan ayrilisimizdan 12 yil sonra ikinci defa vatana ziyarete gidiyoruz,coluk cocuk icinde degisiklik oluyor ,o sene dunya kupasi finalleride vardi......galiba bu defa gumrukde valizleri pek aramadilar.pasaportlara giris vuruldu ve disari ciktik,kayin baba ve benim aillemden bir iki kisi gelmis,minibus ayarlamislar.,uzun yolculuk kafa sersem anadolu yakasina dogru gidiyoruz bu defa yine petrol kokusu dizel kokusu midemi bulandirmaya basladi,uzun yillar sonra vatana donunce sanki tanimadigimiz bir ulkeye gidiyormusuz gibi gozler hep sagda solda oluyor,koca istanbul her yil degisiyor,bu defada tem yolu uzerinde yeni yeni yapilmis cok binalar gordum.koca kasali kamyonlar....
      .arkasi gelir.

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      1986 tatiline devam...

      .....3 ayligina geldik, eskiye gore herseyler pahali bende elimdeki parayi idare etmeye calisiyorum..... ankarada yasiyan ablamin altinoluk denen yerde bir yazliklari varmis,enistem kolay kolay kimseye dairesini vermiyen adam,coculuk cocuk oraya gitigi zaman kizlarini en ucra kosede denize goturuyor, yani biraz eski kafa,,,,,neyse bir haftaligina daireyi istedik,bilemiyorum gonullumu yoksa gonulsuzmu anahtari verdiler,kagit uzerine kroki cizip,dairenin sokagini ve numarasini yazdik,burda in surdan yuru filan.....
      .....ortanca kayinbiraderinde 14, 15 yaslarinda kizi var onuda yanimiza alip altin oluk denen koye geldik,sokagi bulduk siteyi bulduk,kapida bir yasli hanim var ,bizi gorunce hangi daireye geldiniz diye sordu, doktorun dairesi dedim, aaahhh burda iki doktorun dairesi var,biri deli doktorunun dedi,hah iste bizde deli doktorunun dairesine geldik dedim , aaa oylemi su daire dedi, kizim biraz usutmustu galiba kadina bahsettim o sirada kapidan bir adam cikiyordu, kadin doktor bey bu kiz biraz usutmus dedi, adamda sunu al bunu yap diye gecerken bir seyler soyledi tabi bir kelimesini anlamadim...... eh actik kapiyi daireye girdik, elektrik calismiyor,napicaz napicaz,yakinda elektrik ofisi varmis gittim daireyi tarif ettim acaba biri bakabilirmi dedim,gorevli vatandas birini cagirip hadi arkadasin dairesine bir bakiver diye bir adami yonlendirdi sohbet ederek gittik saga sola bakti, sigorta gevsekmis,benim eniste biliyhormus ama bana soylemeyi unutmus,neyse adam sigortayi ayarladi, eski zaman sigortalari, himmm oldu iste sigortanin arasina bir ellilik SIKISMIS diyer benden rusvet istedi neyse adama bir 50 lira toka ettim, elektirgimiz acildi ve bizimde bir haftalik tailimiz basladi, koy ana yolun altindaydi ana yolun ustude bom bos agaclik ormanlik filan sahane manzara..

      ...guzel bir plaji var gelenlerle ahbab olduk cogu gurbetcilerin daireleri, bir tanesi alman hanimla evliymis,turkiyede tatil cok ucuza geliyor diyor,baskalariyla tanistik cocuklar yuzerken kimileriyle tavla oynadik,kumda oturuyorum baktim iki 10-13 yaslarinda iki cocuk var ingilizce konusuyorlar, bir tanesinin aksani tam australya aksani,sonra cocugu kenara cekip evlat sen ingilizceyi nerde ogrendin diye sordum, cocuk biz australyadan geldik amca, melbourne sehrinden geldik,babam temelli buraya dondu,ben melbournede dogdum, ama amca benj buralari hic sevmedim,babam hayvancilik yapiyor...bir sey diyemedim cocuga baska bir gunde babasiyla tanistim biraz sohbet ettik.....aksamlari cay bahcesine gidip cay ictik aycekirdegi yedik kimi cay bahcelerinde canli muzik vardi.......temiz bir yerdi kimse kimseye yan gozle bakmiyordu,,,,, bir iki sefer belediyenin kamyonu sokaklari dolasti,sivri sinekler icin dumanmi dagitiyordu gazmi fiskirtiyordu neyse bir koku yayiliyordu.

      ......fazla nakit para kalmadi ne olur ne olmaz diye seyahat ceki bozdurmak istedim koyde banka yok sehire gitmemiz lazim,balikesirmi edremitmi hangi sehir oldugunu hatirlamiyorum, neyse minibusle sehire gittik pazar varmis biraz pazari dolastik yasli bir amcanin onunda bir sepet var icinde belki 5 kilo armut var satmaya calisiyor kilosu 5o kurus filan, yaa diyorum hepsini satsa ne kazanacak,neyse bir bankaya girdim seyahat ceki bozdurmak istiyorum dedim, baktilar baktilar sorry bunun ornegi bizde yok bozamayiz dediler, baska bir bankaya gittim, dunyaca neshur seyahat cekleri biraz baktilar hirin gurun sanki adamlar ilk defa goruyorlar,yahu istanbulda bu cekleri kuyumcular bile bozuyorlar dedim, neyse ceki paraya cevirdiler.

      .....istanbuldayken bir kuyumcuya gitmistik,tesaduf kuyumcu cocukluk arkadasim cikti altin aliyoruz,beyendik fiatta anlastik nakit para yok, siz biraz bekleyin ben bankadan cek bozdurup geleyim dedim, arkadasim bankaya gitmene luzum yok ben seni taniyorum ceki burda kullanabilirisin dedi, yani cekle altin almistik.
      .......altinoluk koyune yakin baska bir plaj varmis, hadi degisiklik olsun diye oraya gidelim dedik,piknik sepetimizi alaip gittik,kizlar cocuklar deniz girdiler, hatunun yegeni kiz kucuk bir bikini giyiyor yuzdu sonra uzandi kumlara,karsiya iki serseri geldi yattilar elbisleriyle kuma , kizin karsisina kizi dikizlemeye basladilar, bir kac km otede medeniyet degisebiliyor......koyun karsisinda kaz daglari var cok guzel bir manzara. doga harikasi diyelim.

      ........coluk cocuk guzel bir tatil yaptik geri donuyoruz,,,,,,hatunun yegeni ya hala, eniste bir kac gunde annaanneme misafir olalim cok memnun olurlar, orasida cok guzel yer dedi,eyu madem ciktik yola tatili biraz daha uzatalim bakalim,,,,,,, geldik bandirmaya ordan erdek, erdektende 4-5 km uzaktaki ocaklar koyu, cok eskiden tas ocaklari varmis onun icin ismi ocaklar olarak kalmis,istanbul kaldirimlarina epeyi tas gondermis.....

      ....ocaklara geldik, ortanca yengenin babasinin evine misafir olduk esiyle beraber kadin bizi iyi karsiladi, ev ufak olmasina ragmen yatacak yer sagladilar,bir kac gun kaldik biraz eve yiyecekler aldim,denizde yuzduk istanbuldan bir iki yegen daha geldi, gurup kalabaliklasti,burasida sakin ve guzel bir yer,insanlari menediyete aliskin, kizim saatini kumda unutmus,bir vatandas bulup koyun muhtarina teslim ediyor,operlordan anons yapiyorlar, saat kaybeden varsa muhtarliga gelsin diye,gittik aldik saatimizi,kucuk ama sirin bir koy,hatunun ortanca ve kucuk yengesi ayni yerden, hala ve dayi kizlari diyelim......
      ......bir kac gun burda misafir olduk,istanbula donus zamani geldi,,, yegen kizin abiside gelmisti, eniste ben burda biraz daha kalacagim dedi eyvallah dedik, burdada cay bahceleri vardi, iste is olsun diye sarki yarismasi dans yarismasi yapiyorlardi, bizim kiz yegen birinde sonradan birincilik kazanmis,mukafat galiba ailece aksam yemegi.
      .. arkasi gelir.

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      ......australyada omur hizla gelip geciyor,1998 yilinda gurbette 24 uncu yilimizi doldurduk.,bu arada birayi sarabi sigarayi cok sevdik,sigaranin paketi 7 dolar oldu,haftalik 50 dolarim sigaraya gidiyor,hatunun rahatsizligi dolayisiyla ev icinde sigara icmiyorum, arabada iciyorum, tabi coluk cocuk arabaya binince baba arabanin ici kokuyor diyorlar.,, eve geliyorum hava soguk hatun odanin camlarini aciyor,elbiselerine sinen koku bogazimi tikiyor nefes alamiyorum diyor.
      .........hmmmmmm oylemi oyle arabamla eve dogru gelirken sigarami ve cakmagimi camdan firlatip attim, lanet olsun sana sigara bundan sonra seni asla kullanmiyacagim dedim,daha evvelde bir kac defa denemistim ama yinede sigaraya yenilmistim,cunku 30 yildir dudaklarimdan eksik olmuyor...

      ..eve gelince hatuna mujde verdim hadi gozun aydin sigarayi biraktim dedim,15 dakika sonra canim sigara icmek istiyor,markete gidip bir paket alip almamak arasinda savas veriyorum.,bir hafta filan tutunsuz gecti,,,,,bir yil evvel babam vefat etmisti,is yerimde senelik izinimde 4 haftalik birikmis, o halde yalnizca turkliyeye ziyarete gitmeye karar verdim, kizim turkiyede malezya hava yollarinda calisiyor, tek faydasi iyi koltuk ayarlamak,auburn bolgesinde bir arap seyahat agentasi vardi gidip bilet ayarladim,, bir yerde duymustum sigara birakanlar icin nikotinli sakizlar varmis,buldum 3-4 paket aldim,canim sigara isteyince bir tane atip cigniyorum bir iki dakika sonra sakiz saman gibi oluyor,

      ........1998 yili avrupanin yaz aylarinda 4 uncu defa olarak turkiyeye gidiyorum,malezya hava yollari ile gidiyorum kizim ayarlamis 3 lu koltukda orta bos,yani rahat rahat seyahat .....kualalumpur sonra dubai iki stopdan sonra turkiyede olduk,hava alanindan kizimla kuzeni aldilar,iste gurbette gecen 24 yildan sonra 4 uncu defa memleketimde oldum, daha evvelde bahsetmistim her gidisimizde sudan cikmis baliga donuyoruz,...
      ...ataturk hava alninda indik, pasaport kuyrugune girdik,bir standa yonlendirildik,pos biyikli bir gumruk memuru var, gunaydin deyip turk nufus kagidi ve australya pasaportunu verdim,pasaporta bakti bana bakti yazdi cizdi, pasaporta bir giris damgasi vurdu, ama ne damga o kadar kuvvetli vurduki koca kulube sallandi, allahin magarasi, yani al bu pasaportuda bir yerine gibi demek istedi.

      ......arasira vatanda olmak guzel oluyor,ama yurt disina alisinca hep temkinli oluyorum,cunku eksik olan bir seyler var,anam yalniz yasiyor,mecburi anamin evine geldik,anamda sag olsun gec seksenli yaslarda, ama sagligi iyi hafizasi iyi.tabiki 60 yillik kocasini kaybetmek cok uzmus,,babam anama cok cektirmisti,fiziki ve manevi iskenceler yapmisti,anam hepsini unutmus bir 10 yil daha yasasaydi 10 yil daha bakardim diyor.

      .....kucuk dairede ana ogul sohbet ediyoruz,ah oglum diyor, baban her gun saat 10,00 da turk kahvesi icermis,vefat etmis aradan zaman gercmis her gun saat 10.00 da kapi zili calmaya baslamis, oglum babanin ruhu geliyor kapi zilini caliyor diyo,yok be ana olmaz oyle sey cocuklardir diyorum,neyse bir hocaya gitmis, hmmm sen kahve yap saat 10,00 da bir kac kisiye dagit demis hoca, anamda oyle yapmis,ondan sonra kapi zili calinmasi durmus,

      .....oturdugumuz ev iki katli asagida iki dukkan arasinda ust katin demir kapisi var,anam kapiyi acmadan kimse iceri giremez birde ablam var onda anahtar var, o bile gelirken anama haber veriyor,yani ust kata kimse kolay kolay cikamaz, yan dairede de kiraci var,onlarda gunduz calisiyorlar.kahvemi yudumlarken daire kapisi tak tak diye bir kac sefer calindi,nerdeyse yerimizden ziplayacaktik kucuk daire, kapi bir bucuk metre otemde,allah allah deyip kapiyi actim kimse yok,merdivenlerden asagi dogru baktim ana kapi kapali,,,anamin birden rengi degisti, iste bak oglum, babanin ruhu senin icin geldi dedi...boyle seylere asla inanmam ama birden bende acayip sarsildim,tak tak tak daire kapisi vuruluyor aciyorum kimse yok, yandaki dairede kimse yok, asagidaki kapi kilitli,,iste o gundur bu gundur o kapi vurulmasina bir anlam vermis degilim,aklimdanda cikmaz,batil seylere inanmam.,,,bu konuyu is yerimde bir yabanci arkadasla konusuyordum.mekadonyali, bizdede cenaze ciktiktan sonra olen kisinin ruhu geri gelmesin diye papaz gelir hem okurmus hemde bir su gibi bir sey serpermis, hmmmmm hristiyanlardada boyle bir sey varmis diye dusundum.....

      ...bunlari yazarken basima kulakligimi taktim ve tarkanin ahu veda albumunu dinliyorum ve nostalji oluyorum.......hatunun ailesini ziyaret ettim abisinin damadi var, galatasarayli oldugumu bilirler, kadikoyde bir liseden mezun olmus eniste kulubun lokaline gidelim fener gs maci var buyuk tv den izleriz dedi, okay dedik,mac gunu gittik bir masa rezervesyon yapmis, galiba dort kisiydik,,baska ailelerde var bira sarap iciyorlar,kimileri fenerli kimileri cim bomlu,,,, bir iki bira Ictik maci izledik,sonunda galatasaray bir sifir yenildi,fener taraftarlari lokali terkederkende , fincani tasadan oyarla cim bom a da boyle yerine elleriyle sak sak yaparak ciktilar....

      .....baska bir gun trenden indim eve gidecegim kenarda ayakkabi boyacisi var, 24 yildir hic ayakkabi boyamadim,adam gel abey ayakkabini boyayim dedi boyaci benden yasli,eh hadi turkliyede bir ayakkabi boyatalim dedik adam boyamaya basladim ya agabey bu ayakkabi turkiye ayakkabisi degil, sen nerde yasiyorsun diyo, turkiye ayakkabisi ustam dedim, adam agabey ben 25 yildir ayakkabi boyarim,hangi ayakkabinin turk ayakkabisi oldugunu bilirim dedi, takma kafana deyip bahsisyle boya parasini odedim,,adamlar ayagimizdaki ayakkabiya kadar biliyorlar,..

      ......evin karsisinda bir market var arasia turk birasi aliyorum,tabi siselere deposit aliyorlar,gunduz saatleri , iki kucuk ortaboy bira sise aldim markete gidecegim, asagidaki kiraciya selam vereyim dedim, adam dukkaninda masasinda oturuyor bende siseleri ayagimin kenarina koyup dukkan sahibiyle sohbet etmeye basladim, galiba bir 10 dakika kadar ayak ustui sohbet ettik, eh gidip birasmi alim dedim, ayaklarimin dibine baktim benim iki sise ayaklanip ucmus,hangi velet el cabukluguyla ayagimin yaninda duram siseleri goturmus.gulermisin aglarmisin.

      ........bir gun minubuse bindim eve donecegim minibus kalabalik on koltuklardan birinde bir kadin oturuyor, yaninda kucuk bir kiz var, agustos sicagi kadinin her tarafi kapali,bir gozleri gozukuyor, ellerinde dahi eldiven var,eh bu kadarida muslumanligin fazlasi diye dusundum, o zamanlar paralar cok sifirli,bozuk paralari tanimakda zorluk cekiyorum gozler zaten bozuk,minubuse para verecegim paralar elden ele sofere ulasir, para cikarirken elimden bir madeni para yere dustu,asagi baktim goremedim,kac para oldugunuda bilmiyorum,neyse parayi verdim, inecegim yere geldim iniyorum,geriye goz attim baktim o her tarafi kapali kadin ayagini kaldirip altindan benim dusurdugum parayi aldi,icimden allah belani versin dedim,para umurumda degil ama kadinin yaptigi.

      ..oyle boyle 4 hafta turkiyede gecirdim,australyadan bir komsumuz vardi,yasli dul bayan,,,30 seneden beri ilk defa turkiyeye gitmis, aile dostumuz,tesaduf ayni ucakta geri donuyoruz, check-in yaptik, ucaga biniyoruz,hostes biletlerimize bakip sizin koltuklariniz bu tarafta deyip bizi ucagin on tarafina aldi,oooooohhhhhh, birinci sinif yer,kizim bize koltuk cikip VIP bolumune gondertmis, kocaman koltuklar 10 dakikada bir hostesler gelip ikramlar yapiyorlar,hayatimda ilk defa bu kadar bir rahat yolculuk yaptik,komsumuzla hem sohbet ettik, kadin bizim sayemizde birinci sinif yolculuk yapti, malezyaya kadar cok rahat geldik,hostesler hic ikrami eksik etmediler,
      .malezyadan sydneye normal koltukla geldik, hani attan inip esege binmis gibi olduk.

      19 saatlik yolculuktan sonra sydneye geldik, disarda bizleri almaya gelenler bekliyorlar,valizleri bekliyoruz,benim valiz cikti komsumunki yok,valizi geldide birde karton kutu varmis onu bekliyoruz,malum hava alani araba parki parali,bekle bekle neyse bir gorevli elinde karton kutu ile geldi,teslim etti, bu nedir ,avizeymis,ustune kirilacak esya yazmislar,,,,,,

      ..iste 24 yil sonra 4 uncu defa turkiyeye gidip geldik,tatilmi ziyaretmi hasret gidermekmi kendimde bilemiyorum,tabi her gittigimizde aileden bir iki yaslinin aramizdan ayrildiklarini ogreniyoruz,gurbetin aci tarafi budur,yakinlardan biri vefat eder ya haberimiz olur yada olmaz,erken haberimiz olsa cenazeye yetismne imkanimiz olmaz.
      kalin saglicakla.

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      ......Australyada 50 inci yilimizi devirdik,bu zamanda ulke ici gezilerimiz hep arabamizla oldu,en uzak olarak gittigim sehirde adelaide sehriydi hemen hemen tek yol 1600 kim filan suruyor...ocak ayinda yurt disi gezisi yeni zellandaya gitmistim,biraz daha vakit varken gormek istedigim bir kac sehir var onlarida gormek istiyorum,kafayi tasmanya adasinin hobart sehrine takmistim, baktigim zamanlar 400 dolarin altinda iki kisi icin gidis- donus bileti bulabiliyordum,gunler yaklasinca baktim 800 dolardan bahsediyorlar, 400 dolar olsaydi bu gunlerde 6 gunlugune hatunla beraber gitmeyi planliyordum.....

      ...australya icinde hic ucak gezim olmadi, bu ayin baslarinda madem hobart olmuyor oyleyse australyanin miamisi olan goldcoast sehri var, queensland eyaletinin buyuk sehri sayilir,oraya gidelim dedim. 14 mart icin bilet aldim fena degil 1000 km lik yol iki kisi gidis donus memberler icin 355 dolar.....eee nerde kalacagiz kendim bir suru otel baktim ve dort tanesinin isimlerini kizima verdim,kendisi benden daha cok seyahat ettigi icin bu islerde tecrubelidir, otel derken burda oteller kucuk daireler, kac odali olsun kac kisi kalacagina gore daire bulabilinir, bir gun sonra kizim gelip baba bu oteller pek iyi degil ben bir otel buldum bir bak dedi, computere google abiye Q1 yaz dedi, yazdik ama cok dikkat etmedim odalara baktim guzel carsi icinde, iyi hadi Q1 olsun dedim kizim hotel.comdan book yapti parasini odedik, adres no 9 hamilton street..

      .....ucagimiz 11,10 da kalkacak o eyalet saatlerini degistirmiyor onun icinde bir saat uctuktan sonra oranin saatiyle yie 11,10 da ucagimiz inecek,starter fare diyorlar, en basiti 7 kilo carry-on canta hakki veriyor, check in valiz olursa extra para odenecek, hatun ile bana 7 ser kilo cok bile....ucakta her sey parali sadece su bedava.

      .....mesaj gonderip on-line check in yap dediler ben pek aldirmadim, kizimda hava alanina cok yakinda calisiyor, erken saatte yola ciktik, 3 saat evvel hava alaninda olduk, kucuk makineler var kendi kendine check- in yapiyorsun makine boarding karti print yapiyor, bir makineye gittim, elimdeki kagidin bar kodunu tuttum ama bir sey olmadi,kosede hint kizi gorevli vardi,cagirdim gel yardim et dedim,,, bar kodu tuttugum yerin altinda baska yer varmis baska bolum varmis buraya numarayi yazacaksin dedi, yazdik, hmmm makine sizin icin 8,10 dan sonra gelin diyor, saat sekizi 10 geceye kadar oturduk biraz daha gecince makineye gittim numarayi yazdim bir kac seye okey dedik ve makina kartlarimizi verdi.

      ...evde sandovic yapmistik ucak saati beklerken yedik ictik su sisemize su doldurduk.bir saat evvel ucak geldi yanasti,bazi yolcular onden koruklu kapidan iniyor bazi yolcular ucagin arka kapisina merdiven dayanmis ordan iniyorlar.ucak temizlendi yakiti dolduruldu ve yarim saat evvelden iceri almaya basldilar, bizim koltuk numarasi 5 mis yani onlerde sagli sollu 3 er koltuk var,kartimizi gosterdik, 15 numaraya kadar onden giriniz diyor bizde koruklu kapidan girdik ve yerimize oturduk,sansliymisiz ki yanimiza kimse gelmedi bir saatlik yolculuk rahat gecti. cam kenarinda oturuyorum asagilari izliyorum ucak deniz kenarina yakin gidiyor,mubarek sahiller hep kumluk,yani deniz kenarinda sari sari kumlar gorunuyor,yarim saat uctuk kaptan inise hazirlanin diyor....

      ...yurt disina giderken pasaporttan geciliyor, ucaga binerkende boarding kartiyla pasaportda gosteriliyor, bu ucaga binerken kimse kimlik sormadi,tabi yolcu salonuna girerken esyalar ve yolcular rontgenden geciyorlar buyuk plastik tepsiler var her seyler tepsilere konuyor,gittigim yere kucuk bir tirnak makasi gotururum,carry-on cantasi tasidigimiz icin ciletli tras makinesi alamiyorum,tirnak makasini hawaiiyede goturmustum, hic dikkat cekmedi bu gidisdede dikkat cekmedi....

      ....ucak goldcoast hava alanina indi, ciktik ordada sydney gibi metro karti kullaniliyor adi go kart sydneydeki opal card,hava alaninda WHsimith diye bir shop varmis buldum, iki tane go card istiyorum dedim, kartin tanesi 10 dolar kac paralik yukleme istiyorsan yapalim dedi adam ,30 ar dolar yukle dedim, bu arada yahu yeni zellandada kartlar 5 dolardi dedim,adam 10 dolari deposit olarak aliyoruz geri donunce buraya geri getir parani geri iade edecegiz dedi, hmmm bak bu iyiymis iste.

      ..771 no lu otobus var sehir merkezine yakin gidiyor, daha dogrusu tramvayin ilk duragina gidiyor, kartimiz bastik girdik iceri otobuse trene veya vapura binerken tap-on tap- off derler veya yazarlar. 35 dakikalik otobus yolculundan sonra tramway duragina geldik,burdanda surfers paradise bolgesine gidecegiz,surfer paradise sehir merkezi goldcoast bolgesinin kalbi.....biraz heyecanlandim tramvay duruyor ama disarda karti tap yapacak makineler var, ben sydneyde otobuse biner gibi zannettim ikimizde karti tap yapmadik,insallah inspector filan gelmez dedim, bir kac durak sonra surfersparadise geldik. hamilton street karsimizda bir asagi bir yukari yuruyup 9 numarali binayi ariyorum,yolun basinda dev bir bina var,otelin ismi aklimda birisini gordum yahu nerde bu Q1 binasi dedim, kadinda iste onunde duruyorsun dedi....

      ..girdik iceri lobide bir kac gorevli var sirayla aliyorlar,bana bir zenci memur vatandas denk geldi derdimizi anlattik,birinci kaide binada asla sigara icilmeyecek dedi,okay kredi kartini verdik 300 dolar deposit aldi,otel ucretini gelmeden odemistik, geceligi 240 dolarcik.adam anahtar karti verdi yan tarafta 4 tane asansor var hepsi yukari cikiyor,hos geldiniz dedi,karti aldik asansorun yukari dugmesine bastik,tabi hangi kata cikacaksak once asansorun senseruna karti tutacagiz yoksa asansor inat edip hayir yukari cikarmam sizi diyor... yedinci katta 703 numarali daireye girdik, cok gezdim cok apartman ve otellerde kaldim ama bu daire sahaneydi, bir kismi plaji goruyor,koca bir yatak odasi ve duvarda orta boy televizyon,.bir televizyonda salonda var mukemmel bir daire dusu var banyo kuveti var spa li olacak,....

      ..bina australyanin residence olarak en yuksek binasiymis deniz seviyesinden 323 metre yuksekligi var, 78 kat ve 526 daireli...yan tarafinda kucuk bir ofis var burdan catiya insan cikariyor kuleler tipi, tepeye cikip sehri seyret ama ucreti 31 dolar....biraz dinlendik yiyecek bir seyler alalim diye carsiya ciktik,her taraf renkli ve kalabalik,millet yari ciplak,woolworths super marketini bulduk ve yiyecek icecek seylerimizi aldik....

      ..bu gunluk bu kadar arkasi gelir..

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      .....yurt disinda yasiyan vatandaslarimiz oncelikle turkiyede mal mulk sahibi olmak isterlerdi,hep geriye donus projeleri vardi,yurt disinda yasayip turkiyede yatirim yapmak ne kadar dogru olabilir,turkiyeye yakin bir ulkede yasaniyorsa turkiyede , gunesi bol havasi ilik olan bir bolgede yazlik alinabilinir,bunun haricinde turkiyede sizin menfaatlerinizi kolliyacak, koruyacak yakinlariniz yoksa,kiraya verilecek emlak almak her zaman sizlere bas agrisi verebilir....

      ..ornek olarak kendimizin bir kac dairemiz var,bir iki yil evvel bir kiraci aylarca kira odemedi, ha bu gun ha yarin,icraya verdik kiraciyi cikardik,tabi karimizdan cok zararimiz oldu avukatlar bedava is gormuyorlar,kira bedelleri banka hesabina yatiyor hesapda cocuklarimdan birinin uzerine,uzun zaman hesaplara bakmiyor sonra baba,,,eee kiraci 6 aydir kira odememis, kiraciya mesaj atiyor, ah efendim bankada yalnislik olmus kira parasi baska hesaba gitmis,,yemiyoruz, aahh efendim kira parasi baska ikim uzerine yatmis en kisa zamanda duzeltecegim,gercekte dogru olan hic bir sey yok adam devamli yalan soyleyip oyaliyor, boylece bir yil gecti adam hem daireden cikmiyor hemde kira odemiyor,, son care yine avukat,gerekli bilgileri verdik, hem icraya ver hemde daireyi bosaltsin,avukat secim zamani diye biraz oyaladi,sonunda dava acmis, e-devletten bakiyorum icra ve tahliye davasi acilmis ilk mahkeme eylul ayinin basinda yani 5 ay sonra....
      ..mafia stili adamlarimiz yokki kiraciya goz dagi verelim,gerci turkiyede bir kac yuz dolara kol ve bacak kiracak adam coktur, ama bu tur bize uymaz,akrabalarimizin hepsi kendi dertlerinde kim bizim kiracimizla ugrasacak, vel hasil kiracimiz mahkeme gunune kadar oturacak kira odemiyecek, belki mahkemeye gelmiyecek bir iki celse daha, sonra kacip gidecek olan yine bize olacak yani malimizla rezil olmak gibi bir sey.

      ....yurt disinda yasiyan insanlar icin turkiyeye temelli donus fikriniz planiniz yoksa bulundugunuz ulkede yatirim yapin derim,ileriyi dusunulerek turkiyede emlaka yatirim yapmak ayni zamanda bas agrisi getiriyor insani uzuyor ..

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      ....hafta sounda australya soccer liginin grand finali oynandi sydneye 90 km uzaklikta olan central coast mariners takimiyla melbourne sehrinin victory takimi mac oynandi victory bir gol atti ve 91 dakikaya kadar geldi 91 inci dakikada marinas gol atti ve oyun uzatmaya gitti, 30 dakika uzatmada marinalar 2 gol daha atip lig sampiyonu oldular gecen sezonda ayni takim sampiyon olmustu.

      ..ALF adli spor var biraz amerikan futboluna benzer,yalniz bunda top iki yuksek direk arasindan gececek yani top elde tutulup ayakla vurularak atilacak,,,penalti veya firikik atisi olur, atacak sahis topu elleri arasina alir ve kosar kosar sonra topa vurur, top orta direkten gecerse 6 sayi yan direklerden gecerse bir sayi.....bir cok oyuncunun agizlarinda disleri koruyucu takma damaklar vardir,epeydir boyle maclari izliyorum zevkli oluyor tabi soccer kadar zevkli olmaz,ama victoria eyaletinde bu spor cok seviliyor, soccer macina 10,000 seyirci gitmezken bu AFL macina 60--70 bin seyirci gidiyor....firikik atacak sporcuya bakiyorum agzinda koruyucu damak var onu cikariyor ve corabinin icine sokuyor,frikik attiktan sonra tekrar agzina aliyor..

      .....tasmanya bir adadir ve eyalettir, bas sehri hobart dir,kafamda gidip gormek var, eh yaz aylari gelsin havalar isinsin o zaman gideriz diyorum,ada asagilarda kaldigi icin biraz serin havasi var,,,, hmmm burda aralik ayinda yaz baslar,tamam o zaman aralik ayinda giderim diyorum,, googgleden hobart iklimine bakiyorum aralik ayinda 11 ila 20 derece arasi,,,,, hmmm oyleyse ocak ayinda giderim diyorum ve ocak ayinda weather e bakiyorum 12 ila 21 derece arasi...eh yaz mevsimlerinde tatil yapmaya alistigimiz icin 12 ile 21 derece biraz serin geliyor, tabi kismet olursa aralikda gidecegim biraz kalin ceket goturmek yeter zannederim......

      ..buyuk maclarda bazi torenlerde once aborgine buyuklerinden biri cikip konusmaya yapiyor, eskiden aborginlere indigeneus derlerdi, simdi kendilerini first nation diye tanimliyorlar ve bu torenlerde digerlerine hos geldniz diyorlar,

      ..25 nisanda anzack gunu tatili vardi,anzac hikayesi gelibolu savasi ile baslar, 25 nisan oncesi ve sonrasinda yapilan butun musabakalarda kucuk askeri toren duzenlenip sehitler anildi......sydneyde emlak fiatlari durmuyor,evimin karsisinde kosede kucuk bir ev var iki yil olmadi, sahibi vefat ettikten sonra cocuklari satti o zaman 900,000 e satilmisti, bir iki ay evvel yine markete koydular baktim bu defa 1,2 milyon fiat koymuslar.....

      ..5 yil evvel bu gunlerde turkiyeye tatile gitmistim 6 hafta filan kalmistik,ayrilmadan evvel hatunun yegenleri ve yakinlari bizleri bir restoranta davet ettiler hepsi beraber 25 kisi filan olduk, yedik ictik sohbet ettik, tabi gelenler herkes kendi cebinden odedi,bizde misafir oldugumuz icin para odetmediler sag olsunlar,..biz bir hayli yaslandik,hatun yaslandi ve yavasladi bundan sonra turkiyeye gidecegimizi sanmiyorum 19 saat ucak icinde bizim icin dayanilmaz olacak. aile toplandi restoranta goturdu, kendi kendime ya diyorum iste herkes ordaydi niye ayaga kalkip ,bir kac sey soyleyip vedalasmadin diyorum ve kendime kiziyorum..daha evvelki seferlerde bir cok vedalastigimiz insanlari bir dahaki gidisimizde gorememistik yani rahmetli olmuslardi.
      ..kalin saglicakla.

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      .....ne derler yas kemale erdi gibi,bizim yasimizda bir hayli yuksek rakkamlara ulasti,yasadigim her gun bonus sayilir...,zaman zaman evimizde bulunan kullanmadigimiz esyalari toplayip hayir kurumuna birakiyoruz..bir kac hafta evveldi hatun biraz mutfaga gel dedi, gittim,kucuk merdiven seklinde tabure var, ona cik ve en yuksekteki dolabin kapagini ac, ve icindekileri bir bir bana ver.dolapta bir suru porselen tabak var,sahane bir yemek takimi hemde SIRLI cicekli tabaklar,sonra porselen caydanligi demligi, porselen cay bardaklari porselen kahve bardaklari,aman dusup kirilmasinlar diye itina ile tabaklari indirdim,,, eeeeee ne olacak, bunlarida gonderelim..garajimdan bir karton kutu ve bir suru gazete bulup getirdim,hepsini guzelce kutuya yerlestirdik,,bir kac gun sonrada yakindaki bir carsida bulunan hayir kurumunun shopuna biraktim..
      ...... eeee hatun biz bu tabaklarla hic yemek yedikmi, hic cay veya kahve ictikmi, hayir hatirlamiyorum onlar misafirler icindi,yani cok uzun yillar evvelinde iyi para vererek aldigimiz yemek takimi kullanmadan hayir kurumuna gitti,,,,,,bazi seyleri aman simdi kullanmiyalim ilerde kullaniriz diye dokunmayiz...... gecen hafta kizim hawaii ye gitti, gelirkende iki tane resimli uzerinde hawaii yazili porselen mug almis,biri anama biri babama diye... hatun bardaklari gosterdi sonra raftaki bardaklarin en arkasina koydu, bunlar burda dursun simdi eskileri kullanalim sonra bunlarida kullaniriz........insan oglu sanki hic olmiyecekmis gibi yasamaya calisiyor,iki gun sonra hawaii bardagini alip cay kahve icmeye basladim.

      .......hayat cok hizli geciyor haziran ayida bitti senenin yarisi gecti,bu gunun isini yarina birakmadan yasamaya calisalim ilerdeki yaslilikda neler olacagi hic belli olmuyor, sapa saglam gordugumuz insan bir anda kanser olabiliyor.bizim yaptigimiz gibi bu misafir tabagi bu misafir bardagi diye kullanmamak yapmiyalim.
      ..kalin saglicakla

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      .....bu yil en son tatilimizi mart ayinda yapmistik,ondan sonra eve kapandik sayilir, gerci kapanmadik her iki haftada bir sehir merkezine indik belli plajlara gittik,ve hemen hemen sene bitmek uzere, australyanin tasmanya adasi var galiba 1500 km uzaklikta uzun zamandir gormek istiyordum,havasi serin cunku asagilarda, ziyaret icin en iyi zaman aralik ve ocak ayi olurmus,hava durumuna baktim sicaklik 12 ile 21 derece galiba biraz serin olacak.. bende bir kac hafta evvel inceledim ve aralik ayinin 4 ile 10 u arasinda 6 gunlugune hatunumla gitmeye karar verdim,kismetse gelecek hafta bu gun tasmanyanin hobart sehrinde olacagiz,,,, iki kisilik ucak biletine 317 AUD Verdim,erken bilet alinca biraz daha ucuz oluyor,sehirin gobeginde de bir tek odali apartman dairesi kiraladim o da 6 gece icin 1300 dolara filan geliyor....tasmanya ufak bir eyalet iki buyuk sehiri var gerisi kucuk kasabalar,hobart sehrinden 2 saat uzaklikta port arthur bolgesi var eski kale ve muze hapishane, buyuk park..10 saatlik otobus turu var gitmisken birde orayi da gorelim, diye dusunuyorum, turkiyede turlar ucuz oluyor,belki yurtdisindan gelen bizlere ucuz gorunuyor, burda maalesef turlar bir hayli pahali

      ..kalin saglicakla

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      ...21 ocak sali sabahi,yeniden merhaba.

      21 ocak 2000 yilinda oturdugumuz eve tasinmistik,baba ocagindan sonraki en uzun muddet ikamet ettigimiz ev,bundan gayride baska bir yere gitme imkanimiz yok gibi,biraz daha gencken sahil kenarlarinda bir yerlere gitmek vardi ama biz tireni kacirdik.

      .....dun eve bir kac mektup geldi,bir tanesi bir devlet kurumundan geliyor,her bir kac yilda bir gonderiyorlar zannediyorum,oturmus oldugum evin yeni arsa degerini yaziyor,arsam 554 metrekare, yeni value yani arsa degeri 864,000 australya dolari olmus,soyle bir hesap yaptim,metrekaresi 1560 dolara filan geliyor.bu arsa degeri uzerinden de belediyeler hizmet vergilerini alirlar,daha evvelki arsa degeri rateable value 828,000$ mis, belediyede senelik olarak 1475,79 dolar vergi almis,belediye vergisini 4 taksitde odiyebiliyoruz,,, eh arsamizin degeri artmis,belediyede hizmetleri icin biraz daha zam yapabilir.

      ...hayat devam ediyor,kizim ve damadim evlerin i sattilar biraz uzak mesafede baska bir ev aldilar evde 30 yildir kiraci varmis ev sahibide pek ilgilenmemis,evin bastan asagi yenilenmesi lazim,bu yuzdende bir muddet icin kizimi, damadimi torunumu misafir ediyorum 6 ay veya bir yil kalabilirler,iki bos odamiz vardi verdim,tabi garajim ve evin icinde bazi bolumler esya ile doldu,buyuk esyalar kiralik depoya gitti,bazi ulkelerde insanlar bir tek seyi zar zor alabilirlar,burdada luzumlu veya luzumsuz bir cok sey kolayca alinabiliniyor.

      ...bir kac gun evvel iyi yagmur ve firtina oldu koca koca asirlik agaclar devrildiler,bazi agaclar evlerin uzerine bazi agaclar arabalarin uzerlerine dustuler.,boyle bir iklimki cumartesi yanar terleriz,pazar gunu sel, ruzgar gelir.
      ..kalin saglicakla

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      ...konu basligi australyada bir omur gecti,evet gecti ve geciyor, bu gun 29 ocak 2025 carsamba,australya ulkesinde yeni bir yasama basladigimizin yil donumu,29 ocak 1974 sali sabahi sydneye inmistik,bu gunde 29 ocak 2025 carsamba sabahi,bazen icimden ( nasil gecti habersiz o guzelim yillarim )sarkisini mirildanmak istiyorum,evet hayat cok hizli geciyor zaman ayni seri sekilde akip gidiyor zamani durdurma imkanimiz yok,buna karsida gunlerimizi ,imkanlarimizi en iyi sekilde degerlindermeliyiz,,

      ....eskisi kadar cok seyler yazamiyorum,tabiki forum yasadikca bendede kafa bir yerlere gitmedikce yazmaya devam edecegim,,,,bir kac aydir normal televizyon kanallarina baktigim yok,daha cok you tube den enteresan sayilacak bir seyler izliyorum,misal olarak amerika polisinin araba kovalamasi chase,kacan araba bir yerde duruyor veya durduruluyor diyelimki kovalamaya 6 polis arabasi katilmis,arabalarindan her cikan polis hemen silahina sariliyor....gercekten you tube de enteresan ve bilgi alinacak seyler var,tabiki uydurmna programlarda cok....

      .....benim hatun ayda bir doktora gidip kan verir kanin kalinligi veya inceligi icin,, 6 hafta evvel gidip kan vermisti,kan sulandirici kullaniyor ve hayat boyu devam edecek,bir gun sonra doktor telefon etti, aman aman kan cok incelmis,hapi 3 mg den 2 mg ye indirin dedi,okay deyip tesekkur ettik, 2 hafta evvel yine vakit geldi,yine hatun kan verdi, bir gun sonra doktor yine telefon etti,,,,eyvah eyvah bu defa kan cok katilasmis,hemen 3 mg hap al ve bir hafta sonra bir test daha yapalim dedi.eyvallah sag olasin doktor.bir hafta gecti araya bir seyler girdi gidemedik, pazartesi resmi tatil, sali gunu 37 derece sicak oyleyse bu sabah gidelim dedik, sabahleyin 8,30 muayenehane aciliyor,yer yuruyerek 8-10 dakikalik mesafede,hatunla yuruduk,doktorlarimiz kari koca vietnam kokenliler,iyi doktorlar.......

      ..gittik saat 8,30 araba parki bos,camlar kapilar kapali,yan kapiya not yazmislar efendim lunar yiliymis onun icin bu gun calismiyacaklarmis,yani chinlilerin yilbasisi,onlarin her yilbasisi bir hayvana denk gelir, eve gelince netten baktim bu sene yilan yiliymis.donduk geldik eve yarin sabah yine gideriz diyorum, kalin saglicakla

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      ..8-10 gun evvelinde computerim yeter artik calismiyorum deyip bana veda etti,tam 10 yildir kullaniyormusum iyi dayanmis,henuz yenisini almadim onun icinde emanet computerden giris yaptim,bu aralar cok SIK SIK foruma girecegimi tahmin etmiyorum..

      ......10 gun evvel gold coast bolgesinde 6 gecelik tatil yapmak icin ucak bileti aldim 19 martta gidecegiz, ama henuz otel odasi ayirmadim,surfers paradise denilen bolge miami gibi upuzun plaji var,surf yapacaklar icinde devamli dalga var... o bolgeler queensland eyaletindedir bir cok zamanlar firtinalara sellere maruz kalirlar,iste 3-4 gundur de bir telas basladi,bizim saatimizle persembe gecesinden itibaren cyclone -alfred 2 inci catagoride geliyor 125 ile 170 km hizinda ruzgar,yagmur ruzgar sel hepsi beraber geliyor,,200 km lik sahil seridinde gunlerdir panik var,belediyeler kamyonlarla kum ve kum torbalari getiriyor millet torbalari doldurup evlerine is yerlerine barikat yapiyorlar,,umud ederim cok buyuk zarar ve ziyan olmaz,buyuk zarar olursa benim tatilde suya duser..

      ..bizde hayat devam ediyor ev biraz kalabaliklasti 3 araba ve bir karavan geldi,kizim ve damadim evlerini duzene sokana kadar bizle beraber yasiyacaklar,,,her iki haftada bir esimle sehir icine gidiyoruz bir iki plaj geziyoruz ekmegimizi yiyip kahvemizi ictikten sonra geri donuyoruz,en azindan deniz havasini cigerlerimize cekiyoruz.
      ..gecen cuma gunu subat ayinin son gunuydu,ayni zamanda yaz mevsimi bitmis oluyor ve sonbahara giriyoruz,biz yine hatunla sehire indik gezdik dolastik, deniz kenarlarinda oturduk,sonunda otobusden evimize yakin yerde indik aneeeyyyy disarsi yaniyor,deniz kenarlari serin serin esiyordu,megerse yazin son gunu 36 derece sicak olmus....

      ..yasam sartlarina gore devlet baba mart ayinda emekli maaslarimiza biraz daha zam yapti,gerci her 6 ayda bir zam yapiyorlar,allah razi olsun.

      ..kalin saglicakla

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      ...1974 yilinda australyaya geldim,iki hafta biraderin evinde kaldiktan sonra sydneyin auburn bolgesinde bir turk ailesinin evinin bolunmus bir kesmina tasindik,auburn semtinde 4 yil filan oturdum,o zamanlar bir baskaydi 3 tane super market vardi bir iki beyaz esya bir iki nalburiye,bir kac pub,bir kac banka,muhit turklerin gettosuydu,ana caddede yururken kolunu sallasan muhakkak bir turk vatandasina carpardi,bankalarda turklere yardim olsun diye turk elemanlar calisir turk musterilere tercumanlik yaparlardi...australyalilarin isletmekte olduklari shoplar vardi,etraf duzenli ve temizdi,3 banka ve iki pub hala durur....

      ..bir ay kadar evvel sehire inmistik donuste parramatta uzerinden eve otobusle gidelim diye auburn semtinden trenle gectik tren istasyonda durdu tabi, tirenden inenlere binenlere bakliyorum allah allah ben yabanci bir memleketemi geldim diyorum.

      .....gecen sali gunu yine sehire gittik deniz cok dalgaliydi son olarak manly bolgesine vapurla gittik, baktim deniz cok dalgali hadi hatun biraz evvel iskeleye gidelim dedim gittik, ferry geldi,yan taraftada ozel fast ferry var,bizimkinden yolcu bosaldi gorevlilerden biri bu ferry iptal yandakine gidin dedi kostuk fast feriye bindik,deniz cok dalgali bogaz kismina gelince ferry bayagi saga sola yatti,neyse sag salim isleye geldik bizden sonrada ferry seferleri iptal olmus,sansliymisiz yoksa otobusle 2 saate yakin bir yolculuk yapmamiz gerekecekti.

      ...bu defa Yine parramatta uzerinden eve gidecegiz, hatun auburn da inelimde turk marketinden tatli sucuk alalim dedi , okay dedik trenden indik market uzak degil otobusede 20 dakika var sucuk aldik geri duraga donduk otobus kalkmis gidiyor dakika farkiyla otobusu kacirdik,bir sonraki otobus bir saat sonra, eh hadi oyleyse auburn ana caddesini bastan asagi dolasalm dedik.....hmmmmm 3 tane turk donercisi duruyor bankalar yerinde,ana caddede yuruyorum, hmmm afgan lokantalari afgan halicisi afgan zuacciye, afgan manavi,bir kac tane irakli kuyumcu,turk donercilerinin yerine afgan yiyecek shoplari olmus hepsinin vitrinlerinde yemek resimleri kimisi halal yaziyor,cogunda biryani diyor galiba onlarin meshur yemegi,auburn north kisminda bizim buyuk camimiz ve huzur evi dayanisma evi filan ,, carsinin istasyon karsisi 100 metrelik bir serit diyelim burasinida vietnamlilar kaplamislar vietnam kasabi vietnam marketi vietnam balikcisi, vietnam emlakcisi tayland masajcisi,vietnam firini,eh auburnda birde turk firini var menzil...

      ..velhasil eskiden auburn turklerin kalesi sayilirdi doktorumuz discimiz bankacimiz emlakcimiz, tercumanimiz velhasil her sey vardi,yurudum ama sadece bir iki turke rast geldim,afganlilar pakistanlilar auburn bolgesini isgal etmisler, afganli aile yuruyor yanlarinda 5-6 yaslarinda erkek cocuk, cocugun ayaginda beyaz salvar gibi pantolon uzerinde entari gibi bir sey onun uzerinde yelek veya ceket basinda takke,kendi kendime dusunuyorum bu cocuk bu kiyafetle buyurse ilerde buna kimse is vermez diyorum,afganlilarin kadinlari ve erkekleri maalesef giyim kiyafet bakimindan gunun sartlarina uyamiyorlar uzerlerinde hep geleneksel kiyafetleri...

      otobus geldi binerken kendi kendime vay anam vay ne hale gelmis bizim meshur auburn dedim... kalin saglicakla

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • RE: Avustralya'da bir ömür böyle geçti...

      .....bizim eyalette sali,carsamba ve persembe, bu gun cuma ogle saatlerine kadar dinmeyen bir yagmur vardi torrential rain deniyor,eyaletin bazi bolgelerini seller basti galiba bir iki kisi hayatlarini kaybetti....sel olur yangin olur, evlerinizi terkedin cabuk buralardan uzaklasiniz denir,ama hani mal canin yongasi derler bir cok insanlarda son dakikalara kadar yerlerinde kalmak isterler ve nihayetinde canlarindan olurlar.

      .......son isimi biraktigim tarih uzerinden hemen hemen 20 yila yakin zaman gecti,is yerinde calisirken devamli arkadaslarla konusur,ingilizcemiz fazla gerilemezdi,dun aksam dusundum ya ben simdi kimlerle ingilizce konusuyorum,markete gideriz her sey otomatik,tezgahtar poset isteyip istemdigimizi sorar,yes or no,parayi soyler c ash veya karttan odeyip tesekkur ederiz,yani bir kac kelime ingilizce,,,bakkal manav,kasap gazeteci hep ayni seyler bir kac kelime konusma, bazen markette bir seyin yerini bilmiyorsak onu sorarim..yani soyle karsilikli oturup ingilizce sohbet edecek bir ortam yok,haftada bir iki sefer bir iki defa bir kac cumle ingilizce konusmak,ne diyelim onada sukur.

      ....cairns diye bir sehir var sicak bolgelerde deniz kenari ve aborgineleri bol olan bir yer,gelecek ay oraya gitmek icin ucak bileti aldim, gidip 6 gece kalacagiz, bir saat uzaginda port douglas diye kucuk bir tatil yeri var,3 gun orda 3 gun cairns de kalmayi dusunuyorum,fazla attractions yok, portdouglas kucuk bir yer zenginlerin kafa dinlemeye geldikleri bir yer, buyuk resort oteller var onlara kapagi atip tatillerini otel icinde geciriyorlar,...bu bolgede yagmur ormanlari var doga guzellikleri var,gunluk degisik turlar var,tabi en ucuzu 200 dolardan basliyor........turkiyede 1000 liraya 10 gun tur yapmistik otel gezi, aksam yemegi, sabah kahvaltisi filan buranin tur fiatlarina gore beles beles, kalin saglicakla.

      Pasifik içinde yayımlandı
      S
      sir.altan
    • 1
    • 2
    • 10
    • 11
    • 12
    • 13
    • 14
    • 40
    • 41
    • 12 / 41