Merhaba herkese,
Biz de eşimle birlikte 4 Mart’ta Ankara’da mülakata girenlerdeniz. Aşamaları (herkesle hemen hemen aynı olduğu için) olay akışı şeklinde anlatmayacağım, tekrar olmasın. Bunun yerine, benim tecrübemde dikkatimi çeken noktaları dile getireceğim.
İlk mülakat gününden bahsedeyim:
İçeri hiçbir şekilde çanta sokamıyorsunuz
Günlük olarak kullandığınız çantaları ne de olsa X-ray'den geçiriyorlar diye düşünmeyin. Evraklarınızı koyduğunuz evrak çantası bile olsa, içeri sokamıyorsunuz. Sadece evraklarınız, dosyalarınız ve siz girebiliyorsunuz. Bu sebeple kıymetli olduğunu düşündüğünüz ve emanete bırakmayı tercih etmeyeceğiniz eşyalarınızı lütfen görüşmeye götürmeyin. (Telefon, kulaklık, bilgisayar vb. eşyaları zaten içeri sokamıyoruz.)
Hemen yandaki binanın altında emanet verebileceğiniz bir yer var
İllaki yanımda olmalı dediğiniz eşyaları hemen yandaki iş merkezinin aşağısında bulunan büfeye bırakabilirsiniz. Büfe dediğime bakmayın. Burada sıklıkla emanet yerine ihtiyaç duyulduğu için kendi sistemlerini yaratmışlar. Eşyanızı bırakıyorsunuz; isminizi, emanet eşyalarınızı, emanet saatinizi numaranızı alıyorlar, size bir anahtar teslim ediyorlar. O anahtarı kaybetmeyin. Görüşmeye o anahtarla girebiliyorsunuz, çıkışta da büfeye onu emanet ediyorsunuz. Ben boş bir çanta emanet ettim 250 tl verdim. Çanta, telefon vb. eşyalar için farklı ücretler talep ediliyor. Çanta içerisindeki eşyalara göre fiyat değişebilir. En düşük ücret 250.
Konsolosluk dışındaki sırada beklemek 1 saat sürebiliyor
8.30’daki görüşmemiz için 7.30’da oradaydık. Bu bekleyenler kesin 7-7.30 randevularıdır diye düşündük, sıramıza daha var diye bi yarım saat yandaki bi noktada kahve içtik; ancak o sıradakiler sadece 7 randevuları değil, bizler gibi 8.00-.8.15, 8.30, 8.45 ve hatta 9.00 randevularını bekleyenlerdi. 8.00’e doğru sıraya girdiğimizde baya bir gerideydik. Geç kalacağız diye gerildiğimiz için polislere saatimizi ve neden geldiğimizi söyledik. Bu soru sıklıkla gelmeye başlayınca sırayı saatlere göre düzenlemeye başladılar ve arkada kalan ama saati erken olan insanları öne aldılar. Tabi burada kendi zamanına göre sıraya giren insanlara da haksızlık olmuş oldu, yalan yok. (dip not: eğer buradaysa, bize görüşmem saat 9.00’da deyip sırasını gönüllü veren arkadaşa teşekkür ederiz.) sıranızı vermek istemiyorsanız, saatinizi söylemeyebilirsiniz, evraklarınıza kimse o aşamada bakmıyor. Yine de bu dış mekandaki sıra karışıklığını bir kenara not edin derim.
Dışarıdaki sırada beklerken görüşme saatimi kaçırdım diye stres olmayın
Ben yaptım siz yapmayın
önemli olan o gün görüşmenizin olması. Kimse içeri girdiğinizde aa ama geç kalmışsınız demiyor. Hatta biz orada beklerken bir beyefendinin görüşmesinin 3 mart olduğunu öğrendik. Kendisinin iddiasına göre görüşmesi 4 marttaymış ama bir çıktı aldığında görüşme 3 martta gözüküyormuş. Doğrusu tam olarak neydi bilmiyorum ama onu da içeri aldılar.
Ankara sabahları soğuk, sırada beklerken üşüyebilirsiniz. Ona göre giyinin.
Bu bağışıklığı hassas olanlar için bence çok önemli bir nokta. Bunu deme sebebim de şu: ben resmi bir makamla görüşeceğim için -çok abartmamakla birlikte- nispeten daha smart-casual kıyafetlerle gittim. Bunu da tamamlamak için topuklu bir bot giydim. Topuklu bot giyenler beni anlar, bu aynı zamanda alt giyiminizi incelten bir şey. Bu sebeple çok üşüdüm. Akşam da baya üşütmüştüm. Görüşme esnasında kimse ayağınızı görmüyor. Kendinizi ayakkabıya kadar yormanıza gerek yok. Sadece sürece saygı gösterdiğinizi belli etmek açısından temiz, güzel giyinseniz yeter.
Görüşmeler, önünde koruyucu cam olan mikrofonlu bankolarda oluyor
Daha önce farklı vizeler için başvurduysanız, o görüşmelerdeki bankoları düşünün. Yine aynı bankolarda görüşme yapıyorsunuz. Bu göçmenlik vizesi olduğu için farklı bir usul uygulanır diye düşünmeyin. Sistem aynı gidiyor. Bir önceki ayakkabı uyarım da ondandı
kimse ayağınızı görmeyecek 
Ailenizde İngilizce bilmeyen biri varsa Türkçe tercümanlı görüşme talep edebilirsiniz
Başta sizden evraklardaki her şeyin doğruluğu konusunda yemin etmenizi istiyorlar. Bu yemine dediklerini tam olarak anladığınızdan emin olmanızı istiyorlar. Yemin konusu önemli olduğu için gelen herkesin orada konuşulanı tam olarak anlamasını istiyorlar. Aksi durumda bir sorun çıkar mı bilmiyorum, biz baştan Türkçe ve İngilizce istedik, hiç sorun yaşamadık. Bunun bize bir kolaylık yarattığını düşünüyorum. Zaten baştaki yeminden sonra her şeyi memurla İngilizce konuştuk. Bir süre sonra eşime sorulacak soruları da bana sordu ve ben cevap verdim. Burada en önemli nokta tabi ki bizim tüm evraklarımızın tam olması ve durumumuzun da netliğiydi diye düşünüyorum. (ikimizin de ilk evliliği, ikimiz de başka bir ülkede yaşamadık, herhangi bir suç kaydımız yok, ikimiz de kendi işimizde uzun süreli tecrübeye sahibiz vb.) görüşmemiz de bu sebeple çok hızlı başladı ve bitti. Özetle İngilizce bildiğinizi kanıtlamak için, aranızda birinin İngilizcesi iyi diye Türkçe’ye gerek yok demeyin. Fazla yardım ve kolaylık kimseyi yormaz. İngilizce biliyorsanız illaki orada bunu gösterme şansınız olacak.
DS 260’ta verdiğiniz bilgilerin hepsinin doğru olması önemli
Bunu şundan dolayı söylüyorum; ds-260 formunu görüşmeden önce tekrar açtırma konusunda -mülakat tarihini geciktirme kaygısı sebebiyle- bir çekimserlik var. Burada bize en çok yapılan uyarı “çok önemli bir durum olmadıktan sonra açtırmayın”dı. Buradaki “önemli” kısmının altını çizmek istiyorum. Formu ilk doldurduğumda abd’ye hiç seyahat etmemiştik. Eylül sonunda, bir fikrimiz olması açısından new york’a seyahat ettik ve döndük. Döndükten sonra bu bilgiyi girmek için formu açtırmalı mıyım açtırmamalı mıyım diye çok düşündüm. Bir arkadaşımın arkadaşı (kendisi turist vizesi departmanında çalışmış olan eski bir konsolosluk çalışanı) bana sadece şu bilgiyi iletti: “bunu önemli bir detay, bunu belirtmezsen saklayacak bir şeyin olduğunu düşünebilirler. Yanlış anlaşılmalara mahal verme”. Ben de Aralık ayında formu açtırdım, bilgileri girdim. Düzeltmeleri yaptım ve çıktım. Bu açtırma benim görüşme tarihimi etkilemedi. Gene sıra numaradaşlarım gibi 4 mart’ta randevumu bana ilettiler. Yani “çok önemli bir durum olmadıktan sonra açtırmayın” aynı zamanda “önemliyse de açtırın” da demek. Bu uyarıdaki bu detayı kaçırmayın lütfen.
Herkes yardımcı olmak için orada
Ne sorsanız herkes cevap veriyor, herkes güler yüzlü ya da kibar. Zaten abd’nin bu güler yüzlülük kültürünü seviyorum. Nezakete dikkat eden biri olarak bana kendimi herhangi biri gibi hissettiriyor. Beklerken görüşmelere de kulak misafiri oluyorsunuz, eksik evrakı olan herkese “size bu süreçte mümkün olduğunca yardımcı olmaya çalışıcaz” diyorlar. Yönlendirmeler yapıyorlar. Tabi ki eksik evraklıların görüşme süreleri daha da uzayabiliyor. Mesela bizden önce bir aile vardı. Biri boşanmış ama boşanma evrakını getirmemiş. Diğeri abd ziyaretinde yasal süreden fazla kalmış. Mesela bu durumda zorluk çıkarırlar diye düşünürsünüz ama hayır, süreci çözmeye çalışıyorlardı. Ha belki bu durum kararı olumsuz etkiliyordur, bilemiyorum. Ama tutumları iyi.
Gösterdiğiniz adreste kimin yaşadığını belirtin
Ben arkadaşımın adresini gösterdim. Bu adreste kim kalıyor bilmek istiyorlar. Kâğıda yazmamıştım arkadaşımın ismini. Sözlü olarak ilettim. Sorun çözüldü ama o soruyu beklemiyodum
soruyolar, bilginiz olsun 
Önceden Abd’ye seyahat ettiyseniz nerede kaldığınızı bilmek isteyebiliyorlar
Ben adres olarak belirttiğim adresteydim, bu yüzden soruya da kolay cevap verdim. Sizin de aklınızda bulunsun.
Görüşme öncesinde gelen evrak listesindeki evrakları istiyorlar
Biz fazla fazla çıktılar belgeler alıp gitmiştik. Tedbirlilik iyidir tabi ama o listenin dışına çıkmadılar.
Mali belgeleri kontrol edip geri veriyorlar
Biz birikimlerimizi fiziksel olarak yapan bir çiftiz, bankada tutmuyoruz. Biz mali varlığımızı görüşmeden 1 hafta önce bankaya yatırıp belgeledik. Evet bu bir risk, doğrudur ama ben bu riski almayı tercih ettim, çünkü param değer kaybederse, kabul gördüğümüz durumda oradaki hayatımıza etkisi olacaktı. Bu sebeple kayıp yaşamamak adına bunu göze aldım. İki kişi new york için 40.000 USD değerinde bir para gösterdik. TL hesaplarında gösterdik. Bununla ilgili bir soru gelmedi, gelse açıklamam da hazırdı ama artık takdir onların. 2 risk vardı, birinden birini tercih ettim. Hayırlısı.
Eksiklik ya da özel bir durum yoksa, sorulan sorular aynı
Bilgiler doğru mu, nerede yaşayacaksınız, neden, ne iş yapmayı düşünüyorsunuz, orada bir akrabanız var mı vb. bize beklenmedik bir soru denk gelmedi.
Sağlık raporu tecrübelerimiz:
İsminiz onlarda var, sıranız gelince sizi çağırıyorlar
İçeri girdiğinizde “acaba burada olduğumuzun farkındalar mı?” diye bir kaygı oluşabilir. Zaten içeri giren herkes (biz dahil) girişte geldiklerine dair bir bilgi verip vermemeleri konusunda çalışanlara soru soruyor. Herkese cevapları aynı: Randevuluysanız, isminiz burada görünür; sizi çağırırız. Biz oradayken Türk bir vatandaşa bu cevap da yeterli gelmedi, çalışanlarla biraz ters konuştu, minik bir gereksiz gerginlik yaşandı. Ama günün sonunda adamın da ismi okundu. Yani randevu onayınız geldiyse sorun yok. Geç kalırsanız, belki o zaman konuşabilirsiniz.
O aşıyı olacaksınız 
Maalesef devlet tarafından eski aşı bilgileri kaydedilmemiş jenerasyonlar olarak bu aşıları olmak zorunda kalıyoruz. Olmamak için antikor testi yaptırdıysanız, bilgi vereyim: antikor testlerini kabul etmiyorlar. E-nabızdan aşı kartı oluşturulamıyor. Biz şöyle yaptık. Bir devlet hastanesine gittik, aşılarımızın çıktısını alıp başhekime imzalattık. O aşılar kabul edildi. 10 mayısta elimi kesmiştim, tetanoz aşısı olmuştum. Onlar geçerli oldu. Sisteme de öyle girmiş doktor. Ama o 3 aşıyı bana da eşime de yaptılar.
Kişi başı 220 değil, 400USD gibi bir şey ödedik + laboratuvara 3800 TL ödedik
Eğer kredi kartıyla ödeyecekseniz, sadece Türkiye bankalarına ait kredi kartı ile ödeme yapılabiliyor. Günün kurundan TL olarak çekiliyor. Yani o günün ücreti ile 2 kişi toplamda 38-39binlik bir ödeme yaptık. Buna hazırlıklı olun. 440 beklerken 800-850 gibi bir şey ödeyince Mahmut Tuncer gibi bayılacak oldum :D:D:D Size sürpriz olmasın.
Hastalıklar hakkında dürüst olun
Ben geçmişte antidepresan kullandığımı söyledim. Dövmelerime bakıldı. Bana kendine zarar vermek istiyor musun gibi sorular soruldu, hayır dedim. Tatlı sohbetli bir muayene oldu. Ertesi gün raporumuzu aldık.
Son olarak;
Forumda olmasına rağmen bir türlü bulamadığım bilgileri bana usanmadan, sıkılmadan tekrar tekrar gösteren adminler, iyi ki varsınız.
Özellikle başta adminler olmak üzere tecrübelerini, bilgilerini bizlerle paylaşan herkese çok çok çok teşekkür ederim. Süreçler hiç bilmeyen biri için o terimler, evrak isimleri vb. oldukça karmaşıktı ama buradaki bilgiler sayesinde her aşamayı sorunsuz şekilde tamamladık.
Bu sebeple (her ne kadar aynı önemde olmasa da) ben de iade-i emek olarak tecrübelerimi uzun uzun yazmak istedim.
Sürç-ü lisan eylediysem affola.
Herkese kolaylıklar ve başarılar diliyorum.
