17.04.2025 tarihinde Viyana’da gerçekleştirdiğimiz Green Card vize mülakatı deneyimimiz.
Herkese selamlar. Asıl talihli eşim ve iki çocuğumuzla Viyana’da gerçekleştirdiğimiz göçmen vizesi mülakatımızla ilgili deneyimlerimizi elimden geldiğince aktarmak istiyorum. Aslında gerek geçmiş yıllarda gerekse de bu yıldan Viyana’da mülakata girmiş ve tecrübelerini bizlerle paylaşmış onlarca deneyim varken insan ister istemez ben paylaşmasam da olur düşüncesine kapılabiliyor. Ancak ne olursa olsun tekrara düşmek pahasına deneyimlerimi burada paylaşmayı forumun bana verdiklerine karşılık borç biliyorum.
2023 yılı Ekim aynın son haftasında internette “Yeşil Kart başvurularında son günler” haberi ile öylesine başladığımız bu süreci 17.04.2025 tarihinde göçmen vizemizi alarak Viyana’da sonlandırmış bulunuyoruz.
Yeşil Kart başvurumuzun olduğunu bile unutarak geçirdiğimiz birkaç ay sonunda 2024 yılı Mayıs ayının ilk haftasında yine internette gördüğümüz “Yeşil Kart talihlileri açıklanıyor” haberiyle sonuçlarımızı kontrol ediyor ve eşimin talihli olduğunu öğreniyoruz. Bir müddet sevindikten sonra eşimin “Yeşil Kartlarımızı bize gönderecekler mi yoksa biz mi gidip alacağız” sorusu sevincimizi bıçak gibi kesmişti. Hele ben bir araştırıp öğreneyim dedim. Açtığım ilk Youtube videosunun 5. dakikasında Yeşil Kartın bize asla gönderilmeyeceğini, bizim onu almak için uzun ve çetin bir yola çıkmamız gerektiğini anladım. Eşim videodan hiç bir şey anlamadığını söyleyip oturma odamıza geçti ben videolar izlemeye devam ettim ve DS-260 formunun acilen doldurulması gerektiğini anladım. Bir müddet sonra eşim çalışma odamıza geldi ve yeşil kart ile ilgili bir site bulduğunu ve süreçle alakalı bir çok bilginin olduğunu söyledi. Böylece Yeşil Kart forum ile tanışmış oldum. AppStore’da uygulaması var mı diye baktım ama maalesef yoktu.(Keşke olsa).
Dosya Taşıma
DS-260 formlarımızı birkaç küçük hata ile doldurup tamamladım. Eşime söylediğim ilk şey Ankara’dan mülakat alamayacağımız ve dosyamızı Viyana’ya taşımamız gerektiği oldu. Şimdi sıra dosyamızı taşımaya gelmişti. Forumda okuduğum önceki senelere ait Viyana mülakatlarının tamamı numaralarının aktif olmasıyla konsolosluk aracılığı ile dosyalarını taşıdıklarını söylüyordu. Ancak haziran ayında forumda bazı üyeler yeni yönetmelikten ve KCC aracılığı ile dosya numarasının aktif olmadan taşınabileceğinden bahsediyordu. Bazı üyeler KCC aracılığı ile dosya taşıma taleplerinin olumlu karşılandığını ve taşıma işlemlerinin gerçekleştiğini söylüyordu. Yeşil pasaportumuz olduğu için dosyamızı Viyana’ya taşımaya karar verdik ve temmuz ayında KCC aracılığı ile dosyamızı Ankara’dan Viyana’ya taşımış olduk.
Current ve Mülakat Mailimiz ve sağlık randevumuz
Dosyamızın taşındığını KCC’den teyit ettikten sonra uzunca bir süre forumda 2025 talihlilerinin current olma, mülakat maili alma haberlerini ve mülakat deneyimlerini okuyarak geçirdik. Aylar geçtikçe artık current olma isteği bizde tavan yapmıştı. Nihayet Şubat ayında açıklanan bülten ile current olduk ve birkaç gün sonra 2NL mailimizi aldık. Birkaç gün sonra da Viyandan 17.04.2025 tarihinde gireceğimiz mülakatın onaylanması ve gerekli belgelerin belirtildiği maili aldık. Aynı gün Viyana konsolosluğuna mülakat günümüzü onayladığımıza dair mailimizi gönderdik. Sağlık raporumuz için Dr. Molnar’dan 17 nisandaki randevumuza yetişecek şekilde muayene randevusu talep ettik. Molnar kliniğinden 15 nisan için randevumuzu oluşturmuş olduk.
Viyana
13 Nisanda ailemle birlikte Ankara’dan Viyana’ya uçtuk. Pasaport kontrolünden sonra airbnb’den 6 geceliğine tuttuğumuz konuta geçmek üzere metroya yöneldik. Bilet almak için en yakın biletmatik makinesine gittik tam bilet alacakken Viyana’da ikamet eden bir Türk bizi uyardı ve bileti makineden değil hemen yanındaki gişeden satın alın dedi, çünkü Viyana’da tatilmiş bu nedenle çocuklar 1 hafta ücretsiz bir şekilde toplu taşımaları kullanabiliyorlar dedi. Kendisine teşekkür edip gişeye yöneldik. Viyana sınırına kadar iki adet yetişkin bilet, bir de Viyana şehir merkezinde kullanmak için 1 haftalık 2 adet yetişkin bilet isteyecektim. Tam cümleye girdim, aklıma instagram’da karşıma çıkan kahve siparişi veren adam geldi. (Şu “Can i get duble duble extra large pelase” diyen adam.) Size de denk gelmiş olabilir. Ben, can i get ‘den sonrasını getiremedim. Biraz bekledim ve sonunda ne istediğimi anlatabildim. Sağ olsun gişedeki çalışan da beni anlamaya istekliydi. Konutumuza geçtik. Konutumuz Molnar kliniğine ve konsolosluğa 10’ar dakika yürüme mesafesindeydi.
Sağlık Muayenemiz
Viyana’ya geldikten sonra sağlık muayenemiz öncesi 1 gün boşluğumuz vardı. Biz de yakın olduğu için yürüyerek önce Molnar kliniğinin olduğu sokağa gittik, sonra geri gelip konsolosluğun bulunduğu sokağa geldik. Artık bir nebze Viyana’ya aşinaydık. Ertesi gün gerekli belgelerimizle birlikte Molnar’ın yolunu tuttuk. Sabah 9:30 da orda olmamız gerekiyordu biz de 9:30 da orada olduk. Kapısı kapalıydı. O esnada bizi kapıda gören bir beyefendi sigarasını atıp hızlıca bize doğru geldi. Selamlaştık, vize için sağlık muayenesine geldiğimizi söyledik. İçeri geçtik. Pasaportlarımızı ve Ceac çıktılarımızı istedi, fotoğraflarımızı çekti aşı kartlarımızı aldı ve doldurmamız için formlarımızı verdi. Koridorda oturduk formlarımızı doldurmaya başladık. O sırada bizden önce sağlık muayenesi için kliniğe gelen @Katzfiell_ arkadaşım ve değerli anne ve babası ile sohbet etmeye başladık. Sonra onlar sağlık muayenesi işlemlerine devam ettiler işleri bitince sıra bize geldi ve hemşire hanım bizi odasına çağırdı çocuklar için bir takım sorular sorduktan sonra onları dışarı çıkardı bu kez ben ve eşime sorular sormaya başladı. Sorduğu soruları kısaca önündeki bilgisayardan çevirisini göreceğiniz şekilde soruyor size de kısaca yes yada no demek kalıyor. Bana sorulan kronik rahatsızlığınız var mı? Ve devamlı kullandığınız ilaç var mı sorularına ben maalesef “yes” demek zorundaydım. Çünkü kronik hipertansiyon hastasıyım. İlaç kutularımı verdim kaydetti sonra ilaçlarımı bana geri verdi ancak o andan itibaren ben tansiyonumun ılık ılık yükseldiğini hissediyordum. Eşimin tansiyonunu ölçtü gayet güzel dedi. Cihazı koluma taktı tuşa bastı. Ben kaç çıkacağını biliyorum ama hemşire hanımın nasıl tepki vereceğini merak ediyorum. Benim tansiyon 19/13. Çok şaşırdı iyi misin diye 3 defa sordu en sonunda gerçekten kendini nasıl hissediyorsun diye sordu iyiyim dedim. Bir kez daha ölçtü tansiyonumu yine 19/13. Almanca bişeyler söyleyip odadan ayrıldı. 2 dakika sonra hemşire hanım ve Dr. İvana hanım birlikte geldiler tansiyonumu bir kez daha ölçtüler 18/12 çıktı. Beni muayene odasına alacağını söyledi. Muayene odasına geçtik, İvana hanım benden uzanmamı ve 10 dakika kadar dinlenmemi istedi.Uzandım aklıma yıllar önce YouTube’da izlediğim Almanya’ya işçi olarak gidecek olan Mustafa-1 Mustafa-2 nin hikayesi geldi. Belgeselde Mustafa -1 kalp sorunları nedeniyle sağlıktan eleniyor ve Almanya’ya işçi olarak gidemiyordu. Ben bunları düşünürken O sırada eşimin ve çocuklarımın muayenesi bitmişti ben 15 dakika boyunca karanlıkta uzanıyordum. Hemşire hanım geldi, sadece donunuz kalacak şekilde soyunun birazdan dr. muayenenizi yapacak dedi. Dr. İvana hanım geldi ve ilk iş yine tansiyonumu ölçtü tansiyon yine yüksek ama kendimi iyi hissediyorum. Telefonla birini aradı Almanca konuşuyordu ve hiçbir şey anlamıyordum. İçimden benim iş yattı dedim. Telefonu kapattı. Ben hemen güleç bir yüzle kendimi çok iyi hissettiğimi, bu durumun benim için sıradan olduğunu ilaçlarımı düzenli kullandığımı söyledim. Hatta bu sabah içmem gereken ilacımı bile içtiğimi söyledim. Beni anladığını ancak her şeyin benim iyiliğim için olduğunu söyledi. Beni bir hastaneye gönderebileceğini söyledi. Eşim gelsin diye rica ettim ,Tabi ki dedi. Seslendi eşim geldi eşime @Katzfiell_ buraya gelebilir mi diye sor dedim çünkü benim İngilizcem bitmişti artık hiç bir şey konuşamıyordum. Eşim de onlar az önce röntgene gittiler sen bildiklerini baştan yine kullan dedi. Eşim odadan ayrıldı Dr. hanım muayenemi yaptı. Benden biraz daha beklememi istedi. Koridorda 5 dk daha bekledik. Sonra Dr. İvana hanım ve hemşire hanım elinde kabusum olan makinayla bir daha geldiler. Bu kez makineyi değiştirmelerini mümkünse fiziksel tansiyon ölçer cihazı kullanmalarını istedim. Hemen makineyi değiştirdiler Dr. hanım tansiyonumu ölçtü ve tamam durum iyi dedi. Stephan geldi aşılarınız tamam herhangi bir aşı yapmayacağız size bir mail atacağız bu da şifresi dedi şifreyi kâğıda yazdı röntgen merkezinin krokisini verdi. 1410 Euro muayene ücreti ödedik, çıkacağız ama ben dr. ile konuşmak istedim rica ettim bişey sormak için tabiki dedi hipertansiyonumun vizeyi almama engel olup olmadığını sordum. O da sağolsun bunun kesinlikle bir engel teşkil etmediğini söyledi. Röntgen merkezinin yolunu tuttuk.
Röntgen
Röntgen merkezine gitmek üzere otobüse bindik ve röntgen merkezine yakın bir durakta indik sıra numaralarımızı aldık kaydımızı yaptırıp sıramızı beklemeye başladık. Röntgen merkezi kalabalıktı ve havasızdı salon dardı ve herkesin oturabileceği kadar sandalye yoktu. Bilgisayar işletmemi hanımefendiler kendi aralarında çok yüksek sesle konuşuyorlardı. Hemen yanındaki arkadaşıyla diğer odadaymış gibi bağırarak konuşuyorlardı. Tam bizim kaydımız yapılacağı esnada elektrikler kesildi. İşlemler durdu. Ben de kapıya doğru yöneldim karşıda bir iş yerinin ışıkları yanıyordu. Sigortaların attığını anladım. Bir kaç dakika sonra elinde elektrik odasının anahtarı ile bir teknisyen sallana sallana önümden geçip arka tarafta bulunan kapıdan içeri girdi. 5 dk sonra elektrikler geldi ve röntgen için bekleyen teyzelerden bir kaçı elektrik icat olmuş gibi sevinip alkışladılar. Röntgenlerimizi çektirdik CD lerimizi aldık ayrıldık.
Mülakat Günü
Mülakatımızın olacağı günün akşamında teslim edeceğimiz belgelerimizi son bir kez gözden geçirip herkes için ayrı ayrı ayırıp pasaportlarımızın da son sayfalarından belgeleri birbirlerine ataşla sabitledim. Tabiri caizse nakış gibi işledim çıt çıtlı dosyamıza koydum. Sabah kahvaltımızı ettikten sonra son hazırlıklarınızı yaptık ve yürüyerek konsolosluk binasın olduğu yere gittik. Bir gün önceden @Katzfiell_ ile yarım saat önceden orda buluşalım diye sözleştik. Konsolosluk binasın olduğu sokaktaki oturaklara oturduk sohbet ettik. Hanımların heyecanı yüzlerinden okunuyordu. 5 dk kadar sonra yanımıza @burakedizz geldi selamlaştık sohbete devam ettik. Kendisi işi gereği iyi derecede ingilizce konuşuyordu. Kendi dahil biz ve bir Türk ailenin mülakatıma girdi ve bu sayede hepimiz mülakatlarımızı sorumsuz bir şekilde gerçekleştirdik. Mülakat saatine 10 dakika kala asansörle 4. kata çıktık asansörden indiğimizde karşımızdaki merdivende iki üniformalı asker oturuyordu merdivenin sağında ise konsolosluğun giriş kapısı yer alıyor. Bizi kapıda üniforması farklı başka bir asker karşıladı. Burak vize mülakatı için geldiğimizi söyledi o da sıraya geçmemizi ve pasaportlarımızı vermemizi istedi. Bizim pasaportlar nakış gibi işlediğim evraklara ilişik. Dosyayı açtım hanımın pasaportunu ataştan ayırayım dedim fotoğraflar uçuşu verdi. Kendi pasaportumu vereceğim yine aynısı oldu bu sefer benim fotoğraflar yerde. Hanım da sakin ol tansiyonun çıkacak diyor. Benim 1.92 boyum 105 kilom var ama nedense o asker gözümde hulk gibi gözüküyordu. Kapıdan girdik bir polis memuru çantalarımızı ve elektronik cihazlarımızı makinadan geçirtti. Sonra bizler X-ray cihazından geçtik benim elimde sürekli yanımda taşıdığım limonlu suyum vardı. Suyumu da eşim tutuyordu polis sudan bir yudum alın geçin demiş benim hanım da limonlu suyu geçiremiyoruz diye düşünmüş ve hepsini içmiş. Neyseki bekleme alanına geldik ve oturduk ismimiz okundu evrak teslimini yaptık. İstenen belgelerden sadece eşimin lisans diplomasının fotokopisi istendi diğer hiç bir belgenin fotokopisi istenmedi. Belgeler sırasıyla;
Eşim için: Pasaport, iki adet fotoğraf 5x5, Diploma aslı ve fotokopisi. Diploma çift dilli olduğu için çeviri yaptırmadık. Formül A, formül B, adli sicil kaydı, banka dökümü ve imza sirküsü imza sirküsünü de aldı. Banka hesap dökümünü ziraat bankasından ingilizce olarak aldığımız için çeviri yaptırmadık.
Benim için: pasaport, 2 adet fotoğraf 5x5, formül a, formül b, adli sicil kaydı.
Çocuklarımız için pasaportları 2 şer adet fotoğraf ve formül a belgelerini teslim ettik ve yan taraftaki bankoya geçip 1320 dolar ödeme yaptık. Tekrar bekleme alanına geçtik ve çağrılmayı bekledik bu esnada Can ve ailesi mülakata başlamıştı. Mülakatları bitti ve vizelerini aldılar hemen ardından Burak’ın mülakatı başladı ve o da bayrağını aldı. Ardından bizim soyadımız anons edildi ve mülakatımız Burak’ın tercümanlığında başladı. Mülakatımızı esmer uzun boylu çok kısa saçlı bir hanımefendi yaptı. Sorular sırasıyla şöyleydi;
Daha önce evlilik yaptınız mı?
Hayır.
Daha önce yurt dışına çıktınız mı?
Hayır.
Şu an ne iş yapıyorsunuz?
İkimiz de memuruz.
Amerika’da ne iş yapmayı düşünüyorsunuz?
Hizmet sektöründe çalışacağız.
Amerika’da tanıdığınız var mı?
Evet.
Amerika’da nereye gideceksiniz?
Los Angeles.
Tebrikler dedi çocuklarımız için iki tane bayrak verdi ve son olarak
Ne zaman döneceksiniz diye sordu. Bizde Cumartesi Viyana’dan ayrılacağız dedik. Sizi mail ile bilgilendireceğiz dedi. Mülakat için bekleyen Türk ailenin mülakatını bekledik onlarda vizelerini alınca hep beraber konsolosluktan ayrılıp toplanma bölgesinde bir müddet ayak üstü sohbet edip vedalaşıp ayrıldık.
Pasaport teslimi
Mülakatımızın istediğimiz gibi geçmiş olmasının verdiği huzur ve rahatlıkla Viyana’yı başka bir gözle gezmeye başladık. Üzerimizden büyük bir yük kalkmıştı ve inanılmaz hafiflemiş hissediyorduk. Ferhat döner bile lezzetli gelmişti ikinci gidişimizde. Ertesi gün sabah 10:30 da pasaportlarımızı teslim alabileceğimize dair mail geldi ve biz saat tam 11:00 da konsolosluğun kapısındaydık. Pasaportlarımızı almak için geldiğimizi söyledik içeri aldılar biraz bekledikten sonra ismimiz anons edildi ve pasaportlarımız ve sarı zarflarımız teslim edildi. Ve sürecimizi böylece sonlandırmış olduk.
Teşekkür
Bu zorlu süreçte dolu dolu bilgiyle bizlere kolaylık sağlayan yeşil kart forum ailesine, sorduğum sorulara kısa sürede cevap verip yardımcı olan değerli büyüğüm @Flight101 hocam ve @ZÜLAL hanıma çok teşekkür ederim. Ayrıca @Katzfiell_ Can kardeşim ve kıymetli anne ve babasına, mülakatımızda bizi yalnız bırakmayan @burakediz hocama sonsuz teşekkürlerimi sunarım. Amerika’daki hayatında huzur ve mutluluklar dilerim.