Herkese merhaba 
Şu anda bunları size Amerika’dan yazıyorum süreci güzel bir şekilde tamamladığım için çok mutluyum.
Öncelikle sayın @gucarslan , sayın @Serapp Hanıma, forum kurucularına, bana yardımcı olan ve buraya emek veren herkese çok teşekkür ederim.
Kazanma süreci ve dosya taşıma
Kazandığımı öğrendiğimde, kartın başvuruda verdiğim adrese geleceğini sanıyordum.
Ne bu süreç ne de greencard hakkında hiçbir bilgim yoktu. Amerika’daki arkadaşım çok ısrar ettiği için son gün gidip fotoğraf çekilip başvuru yapmıştım. Kazandığımı öğrendikten sonra DS-260 formunu doldurmam gerektiğini YouTube’dan öğrendim. Aynı zamanda foruma üye olmuştum. Risk almak istemeyip arkadaşımın daha önce destek aldığı İstanbul’da bir acente ile formu doldurup sürece katılmış oldum. Forumu detaylı incelememiştim açıkçası çok karmaşık gelmişti söylenenlerin hepsi değişik farklı terimler gibi geliyordu o yüzden 21 Ocak 2025’e kadar bu defteri kapatmıştım.
Çalıştığım acentaya her soru sorduğumda bir miktar para ödüyordum bana sürekli numaramın yüksek olduğu ve aktif olduktan sonra dosyamı başka ülkeye taşırız gibi şeyler söylüyorlardı. Benim hiç ümidim yoktu.
Sonrasında aklıma yeniden foruma girmek geldi ve birinin imzasını gördüm Ankara daha o case’lerde değildi ama o kişi vizesini almıştı. O an dünya durdu. Bir şeyler olduğunu anladım 9 saat boyunca forumda kaldım ve DV2025 başlıklı her sayfayı okumaya başladım. İlk iki saatte dosyamı taşımam gerektiğini ve bunu kendi başıma örnek maillerle çok kolay yapabileceğimi farkettim. Hemen KCC’e mail gönderdim. 10 saat sonra dosyamı Hong Kong’a taşımak için fiziksel adres istediklerine dair mail ile geri dönüş yaptılar. Hemen forumda herkesin kaldığını gördüğüm Bishop Lei’nin adresini verdim konsolosluğa yakın olduğu için bu adreste kalacağımıı belirten bir mail gönderdim. 1 saat sonra dosyamın taşındığını KCC’den gelen mail ile öğrendim.
Çok mutluydum aynı zamanda ne yaptığımı da algılayamıyordum. Hong Kong nerede, nasıl gidilir, aileme süreci nasıl açıklayabilirim, tek başıma ilk kez bu kadar uzağa gideceğim yapabilir miyim diye bir sürü kafamda düşünceler ile doluydum.
Sonrasında ailemle konuştum ve bana destek oldular açıkçası bu kadar kolay olacağını düşünmemiştim. Ama çevremdekilere söylediğim için çok pişman oldum. Sürekli Amerika nerede Hong Kong nerede ne alaka, vize alanlar nasıl alıp gidiyor, geçen komşunun oğlu almış Ankara’dan sen neden alamıyorsun gibi sorularla uğraştım. Aynı zamanda bültenin açıklanmasını bekliyordum. 16.000’de olduğu için hemen açıklanır diye düşünmüştüm ve işten ayrılma, İzmir’deki evimi kapatma gibi planlara başlamıştım. İşim çok yoğun olduğu ve haftada 6 gün çalıştığım için foruma vakit bulamıyordum. Her gece uykusuz bilgi edinmeye çalışıyordum aynı dönemde kalbimden bir operasyon geçirdim. Yoğun iş, uyku, forum dengesi kurmaya çalışıyordum. Bülten açıklandı ve sabit kaldı. Sonraki ayı bekledim bu seferde 17.500’de kaldı ve ben 150-160 kişilik bir farkla kaçırmıştım. Acaba vize kalır mı korkusu başladı. İnsanlara bu sefer de neden gidemediğimi açıklıyordum ve o gün geleceğimle ilgili her şeyi gizli yürütme kararı aldım.
Bu süreçte kan testi verdim İzmir’de Katip Çelebi’de (Yeşilyurt devlet hastanesi) sonuçlar aynı gün çıkıyor. Sonuçları alıp eksik aşılarımı olmaya başladım. Hong Kong’a gidene kadar aşılarım bitmişti. Bulunması zor olan Boostrix Polio isimli aşıyı aynı hastanenin karşısındaki Hisar eczanesine sipariş verip 1 hafta sonrasında teslim aldım. Aşıyı sağlık ocağında yaptırdım. Dilerseniz eczane aşıyı olacağınız güne kadar saklamayı kendisi yapıyor çünkü soğuk zincir olduğu için dolapta beklemesi gerekiyor. Aşı kartını da kendim hazırladım. A4’e hasta ismi, soyismi, aşı ismi, seri numarası, tarih, doz sayısı (ilk doz şeklinde), doktor ismi-soyismi, kaşe ve imza yeri yazıp çıktısını aldım doktoruma kaşelettim. İlk sağlık ocağım kabul etmediği için ailemin yaşadığı şehirdeki sağlık ocağına gidip dilekçe verip orada aşımı yaptırdım.
Geçerlilik süresi olmayan e-devlet evraklarımı tercümeye verdim. Geçirdiğim iki operasyon için doktorlarımdan epikriz belgelerini aldım. Son operasyonu e-devletten aldım. Diğeri 2017’de olduğunu için kendim a4’e doktor ismi, branşı, operasyon ismi, nedeni, sonuç (komplikasyonsuz başarılı bir operasyon gerçekleşmiştir şeklinde) yazıp en alta doktor kaşe-imza ve isim-soyismini yazdım çıktısını alıp doktoruma kaşelettim. Kendim hazırladığım için onları da tercümeye verdim daha güvenilir gözükür diye düşünmüştüm ama direkt Türkçe-İngilizce hazırlayabilirmişim.
Case’imin aktif olması
Dosya numaram bir sonraki bültende aktif oldu ve ben hemen KCC’e mail atarak mülakat tarihimi öğrendim. Sonrasında Nicolson’a yazarak mülakat tarihim, pasaport fotoğrafım ve DV bilgilerimin olduğu bir mail gönderdim. İki gün sonra dönüş yaptılar ve artık sağlık randevu tarihimde netti. Ben tarihi kendim verdim 13’ünde randevu almak istiyorum dedim ve direkt onayladıklarını söylediler. Mülakat için tercüman Büşra Hanıma yazdım hizmet fiyatı görüşmemiştim Hong Kong’a gidince 400$ olduğunu öğrendim. Ben genel harcamalarım için yanımda dolar ile gittim World Wide plazadaki Western Union’dan para bozdurdum fiyat olarak bana en uygun o geldi. Uçak bileti ve oteli ayarladım. Öncesinde bir ev düşünmüştüm ama sonra otele karar verdim. Uçak biletini Thy ile gidiş-dönüş olarak aldım ve direkt uçuştu. Mülakatım 7 Temmuz’daydı dönüş biletimi pasaport teslimi belki uzar diye 1.500₺ farkla değiştirilebilir olarak 10 Temmuz sabahına aldım. (Toplamda gidiş-dönüş uçak biletlerine 34.000₺ ödedim.) Daha önce forumda gördüğüm SouthNest otelini ayarladım. (27 gece konaklama için 29.700₺ ödedim.) Aberdeen bölgesindeydi konsolosluğa, kliniğe, şehir merkezine ve ana karaya giden her yere otelin önündeki duraktan otobüsle gidebilirsiniz. Maksimum 10 dakika sürüyor beklemesi ve sürekli otobüsler geçiyor. A10 otobüsü ile de direkt havaalanındaki otobüs terminalinden (1 buçuk saat süren yolculukla) otelin önündeki aynı durakta iniyorsunuz. Havaalanına da aynı otobüs ile aynı şekilde gidebilirsiniz. Otelden şehir merkezi, Nicolson kliniği 15-20 dakika sürüyor. Konsolosluğa da otelin önünden 37A’ya binip 15-20 dakikalık yolculuk sonrası Bank of China durağında inip 10 dakika konsolosluğa doğru dümdüz yukarı doğru caddede yürüme ile toplamda 30 dakikada varmış oluyorsunuz. Nicolsona giderken de otelin önünden 37A’a binip sonra Nicolson’un 50-60 metre yakınında iniyorsunuz. Market ve kırtasiye de otelin yanında ve bir arka sokağında. (Kırtasiyeci kız çok para alıyor baştan fiyatı konuşun. Ayrıca fotokopi için merkezdeki Fotomax’leri kullanmadım ama uygun olduklarını ve heryerde olduklarını söylediler.)
Ben otelin arkasındaki wellcome marketi kullandım hep. Otelin yanındaki 759 isimli marketten tava aldım. Otel de her katta mutfak var sadece ben yemek yapıyordum diğer kalanlar sadece mikrodalga için mutfağı kullanıyordu. Mutfak çok temizdi her katta olduğu için de yoğunluk olmuyordu. Arıtma vardı ve içme suyu olarak kullandım. En alt katta çamaşır ve oyun odası vardı. 30 HKD’na çamaşır yıkatıp, 40 HKD’na çamaşırları kurutmaya atabiliyorsunuz ödemeleri Octopus kartı okutarak yapıyorsunuz. Odalar her gün temizleniyor, çarşaflar ve havlular değiştiriliyordu ben çok memnun kaldım.
HongKong
Havaalanında hiç soru sorulmadı pasaport kontrolü yapıldı ve küçük kağıtta 90 gün geçerli vize verildi. Para bozdurup aynı yerden 80GB 88 HKD’na simkart ve Octopus kart satın aldım renksiz olanların içerisindeki depozitoyu şehirden giderken kartı iade edip alabiliyorsunuz (50HKD). Simkartı orada takıp aktif ettiler. Gelen sms’de phone number yazıyor ve başına +852 yazıp not alıp kaydettim. Az önce anlattığım şekilde otelime gittim. Bir gün sonrasında da yine anlattığım şekilde otobüs ile sağlık mülakatıma gittim.
Sağlık Mülakatı
Randevum saat 09.00’daydı. Ben 08.30’da gitmiştim. Wing on House 14. kata çıktım. Klinik henüz açılmamıştı. Sol taraftaki banklara oturup beklemeye başladım. 10 dakika sonra klinik açıldı ve 08.45’de neden geldiğimi söyleyip girişteki çalışanlardan numara yazılı fiş alıp turuncu koltuklara geçip beklemeye başladım. Biraz bekledikten sonra çağırıldım.
Teslim ettiklerim;
DV kazandığımı gösteren ESC mektubu
Pasaport fotokopisi ve bilgiler(aynı a4’e isim, soyisim, mail, tr adresim, telefon numaram ve onun altında Amerika’da gideceğim kişinin ismi, soyismi, adresi ve telefon numarasını yazmıştım)
Antikor testi sonuçlarım
5 tane 1x1.5 inch fotoğraf
Aşı kartlarım
Covid aşı kartlarım (e-nabız çıktısı)
Gözlük reçetemi sadece gösterdim almadılar.
Sonrasında iki tane bilgilerimin olduğu ve hastalık geçmişi, kullanılan ilaçlar vb. bilgileri isteyen formu doldurdum. Yes-no soruları ile doluydu.
Önce boy-kilo ölçümü sonrasında tansiyon, göz testi yapıldı. Gözlüğüm olduğu halde en alttakileri okuyamadım ve gözlüğümü değiştirmem gerektiğini söylediler, normalde kullanmadığımı sırf bunun için geçen hafta aldığımı söyleyince paranı boşuna harcamışsın diyip güldüler. Kan testi için kan alımı yapıldı.
Ardından kıyafetlerimi değiştirdim ve verdikleri önlüğü giyip xray çekimine geçtim. Orada gebelik riski olup olmadığını soruyorlar ve riski kabul ettiğinize dair imza alıyorlar. Xray çekimi de bir dakika sürdükten sonra yirmi dakika kadar doktorun gelmesini bekledim.
Doktor geldiğinde işaretlediğim formu yeniden kendisi sordu. Operasyon detaylarını sorduğunda epikrizimin yanımda olduğunu söyledim ve görmek istedi. Kalp operasyonumu detaylı inceledi ve sorular sordu. Biraz gerilmiştim sonrasında burun operasyon epikrizine bakıp solunum problemi sebebiyle olduğunu gördü ve güldü aslında estetik amaçlı mıydı dedi aslında evet dedim yine gülünce stresim azaldı. Tüberküloz öyküsünü iki kez sordu ve ekrandan xray görüntüsüne baktı ben de Türkiye’de de xray çekildiğimi ve geçen hafta kolumdan PPD testi yaptırıp sonuçlarımın yanımda olduğunu gösterebileceğimi söyledim. Sorun yok dedi ve tb hayır kutucuğunu işaretledi. (Benim böyle bir sorunum olmamıştı ama hemşire olduğum ve süreci bildiğim için elimde ekstra bilgi olsun sorun olursa gösteririm sürecim uzamaz belki diye her şeyi yaptırıp gittim.) Ardından fiziksel muayene yapıldı ve işlemlerim bitmiş oldu. Ödemeyi kredi kartım ile yapıp çıktım.
10 gün sonra sonuçlarımın hazır olduğunu söylediler ve gidip zarfı teslim aldım. Orada sadece üzerinde yazan bilgileri kontrol ettim zarfı incelemedim. Otele gittim bir gün sonra klinikte çok detaylı bakmadığım için yeniden incelemek istedim ve zarfın mühürlü bantlı kısmı değil, yan tarafının 3-4cm’lik hasarlı olduğunu gördüm. Açılırsa zarfın içi hafif gözükecek derecedeydi birkaç kâğıt ipliği zarfın o kısmını tutuyordu. En ufak harekette zarf oradan açılabilirdi çok endişelenmiştim. Tercümanım Büşra hanımdı sağolsun gece 23.30’da benimle görüştü hatta sonrasında gece 12’de arayıp yeniden destek oldu. Mülakatta aynı anda farklı bankolardaki üç kişiye hizmet vermeye çalıştığı ve yetişemediği için yaşattığı stresten dolayı kendisi ile çalıştığım için üzgün olsamda mülakat öncesindeki tüm süreçte her soruma cevap verdi, öncesinde arayıp gereken evrakları hatırlattı bu konuda kendisinin hakkını vermem gerekir.
Sabah kliniğe gittim ve zarfı girişteki çalışana gösterdim zarf tamamen kapalı yardımcı olacağız dedi ve evrak teslimi yaptığım kişiye yönlendirdi zaten orada zarfı görünce hemen elimden alıp daha öncede bunun yaşandığını zarfla ilgili problem olduğunu söyledi. 5 dakika kadar bekledim içeride zarfı değiştirip getirdiler.
Oradayken mutlaka her yerini inceleyin evirin çevirin bakın benim gibi uykusuz kalmayın.
Gezi
Ben kuzenimin arkadaşı HongKong’da yaşadığı ve gezmek için erken gitmiştim buna hiç gerek yokmuş zaten küçük bir yer sağlık muayenesinden mülakata kadar olan süreçte her yeri gezebilirsiniz.
Ben gezdiğim yerleri yazmıyorum gezilecek her noktayı ve sokağı gezdim. Sadece Monsters building’e yalnız gitmek istemediğim için ve Disneyland’a Amerika’da gideceğim için gitmedim.
Bu süreçte Kaan bey ve eşi Pınar Hanımla birlikte buluştuk hep haberleştik. Çok güzel vakit geçirdik. Onlarla birlikteyken sanki İzmir’de vakit geçiyormuşuz gibiydi çok mutlu oldum iyi ki varlar. Ben hemen Amerika’ya gideceğim için bir aşımın dozu uçağımın olduğu güne denk geliyordu. Amerika’da da aşı ile uğraşmak istemedim. Aşımı Nicolson’da olmaya karar verdim. Pınar abla ve Kaan abiyle gittik. Orada kartım ödeme yapmadı ve @Kaan-Taşkın hemen kartı ile ödeme yaptı beni kurtardı. Kartım sonra çalıştı bazen hata olabiliyor sanırım önlemli gitmek gerekiyor.
Yemek önerisi
Ben çok zorlanmadım. Otelde kendim tava, tabak, yağ, tuz vs. alıp kendi yemeğimi kahvaltımı wellcome marketten alıp hazırladım. Et, tavuk, salata, cacık gibi canımın çektiği her şeyi yaptım. Bol bol noodle yedim. Hatta düzenli yediğim için kilo alıp döndüm.
-PiCi İtalyan restoranı eğer HongKong usulü yemeklerden sıkılırsanız ve benim gibi Egeliyseniz zeytinyağına ekmek banmak isterseniz kesinlikle gidin. Domates soslu midye tabağını başlangıçta ve son tatlı olarakta Tiramisu seçmenizi öneririm. Zaten başlangıç, makarna ve tatlı paketi var hepsinden seçiyorsunuz. Daha uyguna geliyor. Merkezdeki yerlerinde tüm makarnalar var. Diğer yerlerinde sadece seçili makarnalar var.
-bb.q (Nicolson’un karşı arasında DonDonDonki’e varmadan solda)
Golden chicken tabağını (tavuk, salata, kimbap) öneririm. Burası Kore restoranı ama tavuğu ve kimbapları çok lezzetliydi. Buraya Kaan abi ve eşiyle de gittik hepimiz bayıldık.
-Bu yemek önerisi değil ancak Lan kwai fong sokağına gidecekseniz gece 11’den sonra hareketlenmeye başlıyor ve ben mekanları beğenmedim. Eğer güzel bir yere gitmek isterseniz direkt dragon-i’e gitmenizi öneririm. Hem yemek, hem alkol hem gece eğlencesi hem de kalite açısından sokaktakilere göre en iyi yerdi.
Mülakat günü
Çok heyecanlı ve mutluydum artık sonuna gelmiştik. Ne olursa olsun bügünün bitmesini istiyordum süreç beni çok yormuştu.
Konsolosluğun kapısında normalde beklemeye izin vermiyorlarmış ama 8.10 geçe herkes sıraya geçmeye başlamıştı ve izin verdiler. Ben de sıraya geçtim 11 tane Türk vardı. Forumda birbirimizle konuşuyorduk ama ilk kez görüşmüştük çok farklı, güzel ve bir arada olmanın güç verdiği bir andı. Bizim gibi başka ülkeden gelen iki kişi vardı. Kendi vatandaşlarını bizden sonraki saatte almışlardı. Tercümanım kendisinden ilk randevuyu ben aldığım için evrak teslimine benimle başlayacağını söylemişti. O gün bir çift dahil 6 kişiye Büşra hanım hizmet verdi.
Belge tesliminde;
İlk olarak pasaport ve fotokopisi
ESC mülakat mektubu son güncel halini teslim ettim
Sonrasında ücret ödemesi yapıp yeniden bankoların olduğu alana geldik. Yeniden çağırıldım ve bu sefer;
İki adet 2x2 inch fotoğraf
Lise diploması ve noter apostilli tercümesi
Formül A (e-devlet) (çok dilli)
Arşivli adli sicil kaydı (e-devlet, İngilizce)
Vukuatlı nüfus kaydı (e-devlet, aileminde bilgilerini içeren) ve tercümesini teslim ettim.
Evrakları verirken yan bankoda benim tercümanımla çalışan başka bir kişide evrak veriyordu ve Büşra Hanım ikimize de yardım etmeye çalışıyordu. Lise diplomasından sonra istenilen evrakları kendim konuşup anlayarak teslim ettim.
(Hong Kong lise diplomasına önem verdiği için sadece lise diplomama apostil yaptırdım evrak teslimi alan kişi de buna gerek yoktu dedi)
Verdiğim fotoğrafta ve greencard’a başvururken yüklediğim fotoğrafta aynı tonlarda gömlek giymiştim evrakları alan kadın ikisine bakıp son verdiğim fotoğrafın çekim tarihini sordu 6 aydan eski mi dedi ve yeni olduğunu söyledim fotoğrafçıda fotoğrafların durduğu kartlığın üzerine tarih atmıştı onu gösterdim tamam teşekkürler dedi.
Lise diplomamı en son kısımda geri verdi.
Sonra oturdum ve evrak teslimlerini izlemeye başladım aynı tercümanla çalıştığımız 2 kişi daha aynı anda evrak teslimine başlamıştı. Tercüman ikisine de yardım ediyordu ve o sırada ilk bankodan benim soyismim seslenildi. Günün ilk mülakatını gerçekleştiriyordum.
Ben gittim ve mülakatı yapacak beyefendi elimi kaldırıp yemin etmemi istedi. Tercümanımın da olduğunu söyledim nerede dedi evrak teslimi yapıyor dedim ve çağırmamı istedi. Diğer baştaki bankoya gidip tercümanıma mülakatım başladı sizi çağırıyor dedim o da geliyorum dedi hizmet verdiği iki kişi hala yan yana farklı bankolarda evrak teslimi yapıyordu. Sonra yeniden bankoma döndüm bu sefer adam sert bir şekilde nerede dedi ve geleceğini söyledim birkaç saniye sonra söylenerek yerinden kalktı ve ilk bankoya bakmak için gitti o sırada Kaan bey tercümanıma Selen’in mülakatı başladı sizi bekliyorlar diye seslendi ve “aa öyle mi” diyip tercümanım geldi ve bana beyefendi nerede dedi size bakmaya gitti dedim. Çok stres olmuştum zaten İngilizcem kendimi ifade edecek kadar yetiyordu ama stres olmamak bilmediğim terime ya da kelimeye denk gelmemek için tercümanla katılmayı seçmiştim.
Sonra beyefendi geldi ve Büşra hanım diğer tarafta evrak tesliminin devam ettiğini o yüzden böyle olduğunu iletti. Beyefendi de bana kendin devam edebilir misin dedi “bilmiyorum belki” dedim. Tercümanım da “evet” şeklinde çevirdi sonrasında beyefendi Büşra hanıma “belki dedi evet demedi” dedi ve başlıyorum diyerek yeniden yeminle başladı.
Sorular;
Greencard başvurusunu kendin mi tamamladın?
En yüksek eğitim seviyen?
Hangi bölümü okudun?
Yurtdışına gittin mi? (DS-260’da yoktu ben formu doldurduktan sonra Balkan turu ile 6 tane ülkeye gitmiştim.)
Ne amaçla gittin?
Yakın zamanda evlendin mi ya da evlenmeyi düşünüyor musun?
Neden Florida’ya gideceksin?
Bu soruların ardından uzunca bir cümle kurup koltuğundan kalktı ve gitti. Ne söylediğini sordum tercümanım da çıkışta söyleyeceğim güzeldi bitti diyip diğerlerine yardım için öteki bankolara ilerledi. Konsolosluktan çıktığımda sıcaktan, oldu mu olmadı mı, ne söyledi acaba endişesinden bir şey anlamamıştım kendimi çok kötü hissediyordum hemen otele geçtim. Sayın @gucarslan’a bir konuda danıştım ve o sırada mülakata giren Pınar hanımlar beni aradılar sağolsun tercümanları Murat bey de benimle konuştu senin de güzel geçti, bir sorun olsa pasaportu geri veriyorlar endişelenme dedi. Tercümanıma mesaj atıp en son ne söyleyediğini bana söyleyecektiniz yazdım kendisi arayıp onaylanması için tavsiye edeceğini söyledi dedi ben de keşke o an öğrenseydim bunu öğrenene kadar çok endişelendim dedim. O sırada sayın @gucarslan ’dan danıştığım konuya cevap olarak vizen hayırlı olsun mesajı aldım ve tüm stresim o an bitti.
Ertesi gün sabah 10.29’da konsolosluktan pasaportunuzu alabilirsiniz diye mesaj geldi.
Kaan Bey ve Pınar Hanımla pasaportlarımızı almaya gittik. Mülakatın yapıldığı salondaki aynı bankolardan pasaportlarımızı teslim aldık. Üzerindeki yazıları kontrol ettik, açılmaması gereken sarı zarfımızı kontrol ettik. Sonrasında tek bildiğimiz macera dolu Amerika şarkısını söyleyerek ve sürecin yarattığı stresi arkamızda bırakarak yemek yemeye gittik.
Eğer bu foruma katılmasaydım bugün bunları yazıyor olamazdım. En büyük desteği burada birbirine emek veren, zaman ayıran forum üyelerinden aldım. Sürecimde emeği bulunan ve bunları okumaya zaman ayıran herkese çok teşekkür ederim. İyi ki vardınız iyi ki varsınız yeşilkartforum ailem


kızım doğduğunda öğrendik süreç sonunda iki yaşındaydı demişsiniz gerçekten uzun süren bir maceraydı. Aileniz ile birlikte Amerika’da güzel günler diliyorum, kızınız ve sizler için çook güzel bir başlangıç olsun