Merhabalar,
Biraz geç olacak ama ben de mülakat deneyimimi yazmak isterim.
Öncelikle biz mevcut durumdan dolayı sağlık raporunu almadık. Raporsuz katılım gerçekleştirdik.
Mülakatımız 09.00'daydı biz hem yanlış yollara sapma hem de trafikten dolayı 8.30'da elçiliğin önündeydik ve sıraya girmiştik. (Elimizde belgelerimizi koyduğumuz Gratis poşetiyle biraz ayrık kaçtık ortama
) Öncelikle ilk girilen sıradan pasaportlar teslim ediliyor sonra hemen yan tarafta beklemeye geçiyorsunuz. Bi kaç dakika içerisinde isminizle X-Ray'den geçmek üzere içeri çağrılıyorsunuz. Burada pasaportlarınız geri veriliyor. Kontrolden geçtikten sonra ana bina girşinde yani ağır kapıların olduğu yerden binaya giriş yapıp numara alıyorsunuz. GreenCard için gelen var mı diye soruyorlar biz o esnada elimizi kaldırınca bizi direkt ödeme yapılacak sıraya aldılar. Pasaportlarımızı verdik ve sonrasın kredi kartı ile ödememizi gerçekleştirdik. Kişi başı ödeme alıyorlar. Yani biz 2 kişiydik 2 sefer 330$'lık ödeme çekiyorlar.
Sonrasında ödeme fişlerimizi pasaportların içerisine koyup bize geri verdiler. Akabininde evrak teslimi için bekleme alanına geçtik. Burada evrak teslimi yapan 2 banko vardı. Bi tanesi çok gergin hanımefendi diğeri ise beyefendiydi. Hanımefendinin hal ve hareketlerini gördükten sonra inşallah bu bankoya düşmem derken beyefendi numaramızı yakıp bizi çağırdı.
Kendisine istenilen belgeleri birer birer kendi saydığı sırada teslim ettim. Sağlık raporumuzun olmadığını söyledim herhangi bi yorumda bulunmadı ve elindeki evrak listesine işaret attı. Kendi adıma sağlık raporunun haricinde eksik olan tek şey , evlilik cüzdanımızın ikinci fotokopisiydi. Her iki dosyaya da konulması gerekiyormuş, sağolsun beyefendi yardımcı olup kendisi ikinci kopyayı çekti ve dosyamıza ekledi.
Sonrasında aynı numaramızla mülakatın yapılacağı alana geçip numaramızın yanmasını bekledik. Sarışın Amerikalı hanımefendiyle mülakatımızı gerçekleştirmek üzere en son biz çağrıldık.
Bankoya geçtikten sonra İngilizce bilip bilmediğimizi sordu. Kendimin bildiğini ama eşimin zorlanabileceğini söyledim. Eğer izin verirse tercümanlık yapabileceğimi söylerken eğer eşiniz izin verirse siz tercüme eder misiniz dedi. Önce eşime sordum (maksat adet yerini bulsun
) sonrasında da sorun olmayacağını söylediğini ilettim ve mülakatımıza başladık. Öncelikle sağ ellerimizi kaldırıp yemin etmemizi istedi. Sonrasında parmak izlerimizi aldı. Ne iş yaptığımı sordu. Bilgisayar mühendisi olarak mezun olduğumu kıdemli sistem mühendisi olarak da uluslararası bir firmada çalıştığımı söyledim. Eşime de sordu. Tercümesini yaparak yanıtını ilettim. Nerede yaşamayı düşündüğümüzü sordu ve New York City olduğunu söyledim. Akraba veya arkadaşların mı var neden orası diye sordu. Hem arkadaşım olduğunu hem de çalıştığım firmanın ofisi olduğunu söyledim. Gayet güzel dedi. Ne kadardır evli olduğumuzu ve ilk evliliğimiz olup olmadığını sordu ve ona da gerekli yanıtı ilettim. Sağlık raporu almadınız mı dediğinde de mevcut durumdan dolayı almadığımı söyledim. Tamamdır dedi. Sonrasında da mülakatın sorunsuz olduğunu ancak mevcut durumdan dolayı vizenin basılamadığını içeren klasik bilgilendirmesini yaptı ve beyaz kağıdı verdi. Eğer açılırsa mail atın ve sağlık raporunuzu alın dedi. Teşekkür ederek bankodan ayrıldık.
Çıkışımızı yaparken güvenlik görevlisi bey tarafından da bi ufak şakaya uğradık. Eşim önden geçerken ben de bi yandan belgelerimi poşete yerleştirmeye çalışıyordum. O esnada görevli beyefendi eşimi aniden durdurdu. Bi sorun mu oldu derken kapıyı bana tutturup sonrasında eşimi geçirdi. Normalde bu tip şeylere çok dikkat eden biri olmama rağmen o anki stres boşalması ve evrak düzenleme çabasından aksiyon almayı unutmuşum ve bu vesileyle de tatlı bi anı yaşadık.
