Herkese merhaba
Biraz geç de olsa sizlerle 5 Mart Ankara mülakat deneyimimizi paylaşmayı bir borç olarak görüyorum. Saat 7.30 olan randevumuz için 7.00 gibi buyukelciligin önündeydik (eşim ve 7 yaşındaki oğlum ile birlikte). Elçilik çevresinde aracınızı yol kenarina park edebileceğiniz birçok sokak var hatta elciligin bukadar yakinlarinda bukadar çok park halinde aracın bulunmasına izin verilmesi biraz garip gelmedi değil!
Elçilik girişi ana cadde üzerinden değil yan sokağından yapılıyor zaten gittiğinizde kalabalığı fark edeceksiniz ama içeriye randevu saatine göre alındığı için eğer randevunuza 10-15dk varsa gidip sıranın en arkasına gecmenize gerek yok, kapıdaki görevliyi duyabileceginiz müsait bir yerde bekleyebilirsiniz.
Öncelikle saati gelenler bahçeye aliniyor ve burada çocuklu ailelere öncelik tanınarak tekrar bir sıra oluşturuluyor, nizamiye girişi gibi siraniz geldiğinde pasaportlarınızı veriyorsunuz ve içeriden sizi tek tek çağırıyorlar, burada tıpkı havaalanlarındaki gibi x-ray den geçip pasaportlarınızı alıp elçilik binasına doğru yürüyorsunuz.(araç anahtarı hariç hiçbir elektronik eşya ve hatta kadın cantası bile almıyorlar)
İçerisi daha önce de söylendiği gibi banka şubesi gibi. Girince sol taraftaki masaya pasaportlarınızı teslim ediyorsunuz ve vize türünüz soruluyor (mülakat aşamasına kadar muhattap olduğunuz ve sizi yonlendiren herkes Türkçe konuşuyor hatta çoğu da Türk). Daha sonra pasaportlarınıza bilgilerinizi içeren bir etiket yapistiriliyor, kısa bir süre sonra başka bir görevli oturup bekleyenlerin arasında isimle dolaşarak pasaportlarınızı geri dagitiyor ve onun dağıttı sıra ile ödeme veznesine geçiyorsunuz (yani bu aşamada numara yok). Ödeme veznesine pasaportları ve pasaport başı 330$ verdikten sonra size sıra numarası veriliyor. Sıra numaranız önce evrak teslim noktasında yanıyor ve önce talihlinin olmak üzere tüm belgeleri burada görevli istedikçe teker teker teslim ediyorsunuz (gorusmenize bir hafta kala kişi bazli istenilen belgeler için elcilikten ayrıntılı bir mail geliyor)
Talihli için;
-Saglik raporu (unganlar)
-Fotoğraf (2adet)
-Evlilik cüzdanı (aslı ve fotokopisi)
-Diploma (aslı ve fotokopisi)
-Hesap bakiyesi (son 6aylik döküm ve imza sirküleri)
-Pasaport
-Askerlik belgesi (e devlet - Türkçe)
-Arsiv kayıtlı adli sicil kaydı (e devletten ingilizce alabiliyorsunuz)
-Nufus kayıt örneği (e devlet)
Eşim icin;
-Saglik Raporu (unganlar)
-Fotograf (2adet)
-Evlilik cüzdanı (fotokopi)
-Pasaport
-Arsiv kayıtlı adli sicil kaydı (e devlet)
-Nufus kayıt örneği (e devlet)
Oğlum için;
-Saglik Raporu (unganlar)
-Fotograf (2adet)
-Pasaport
-Nufus kayıt örneği (e devlet)
Burada birşey belirtmek isterim, e devletten küçük çocuklar adına nüfus kayıt örneği alınamıyor bu yüzden oğlum için de kendi nüfus kayıt örneğimden bir kopya daha aldım, ayrıca oğlum adina yine e devletten doğum belgesi aldım ve ikisini beraber teslim ettim (doğum belgesi iki sayfa halinde ama geçerli olması için önlü arkalı çıktı almalısınız zaten belgeyi yazdirmadan önce de sistem sizi uyarıyor dikkat edin).
Evrak teslim ettiğiniz görevli son olarak size mülakatı İngilizce mi yoksa Türkçe mi yapmak istiyorsunuz diye soruyor, biz İngilizce tercih ettik.
Sonrasında hafiflemis bir şekilde tekrar ödeme yaptığınız veznenin yanındaki mülakat veznelerinin önündeki bekleme yerine gelerek numaranızın bu sefer bu pencerelerden birinde yanmasını bekliyorsunuz.
Yaklaşık 10dk sonra numaramız yandı ve hepbirlikte veznenin karşısına geçtik, (camın iki tarafında o da biz de ayaktayız ve tüm görüşme o şekilde geçiyor) gayet güler yüzlü bir beyefendi "goodmorning" diyerek bizi karşıladı hatta yanında tercüman olarak gelen bir kadın da vardı ama biz de "goodmorning" deyince yanındakine yine gülümseyerek "bence sana gerek yok" gibi birşey dedi biraz olsun rahatlamistim çünkü son ana kadar bu ifadesi hiç bozulmadi
önce yemin ettik;
-söyleyeceklerinin hepsinin dogruluguna yemin eder misin?
-yes
(uzun cümleler kurmaya inanın gerçekten hiç gerek yok)
(Aynı şekilde eşime de sordu)
Eşimin ve benim parmak izlemiz alındı, sonrasında uzun bir süre önündeki bilgisayara bakti biseyler girdi, teslim ettiğimiz evrakları tek tek inceleyip üzerlerine damgalar bastı, "bu adam neden hicbirsey sormuyor?" diye düşünmeye başlamıştım ki diplomamin aslını gösterip;
-bu hangi derece diplomasi?
-yuksek lisans diye cevap verdim,
-okey deyip fotokopisine mühür basıp aslını teslim etti.
Sonra evlilik cüzdanı fotokopilerimizi hizli hızlı mühürledi ve aslını bize teslim etti.
-ilk evliliğiniz mi? (aynı soruyu eşime de sordu)
-yes
Adamı takip ederken benim başım dönmüştü aradan bi sayfa çıkardı,
-Bu askerlik belgesi mi?
-Yes (askerlik belgesi Türkçe olduğu için teyit etmek istedi herhalde).
Sonra yine bir süre sessizlik
sonunda önündeki tüm belgeleri hızlıca toparlayıp o klasik soruları sormaya başladı:
-Daha önce Türkiye dışında yaşadınız mı?
-No
-Amerikada nereye gitmeyi düşünüyorsunuz?
-California,
-Daha önce Amerika'da bulundunuz mu?
-Evet daha önce orada bulundum
-Vize süren dolmasına rağmen ABD de kalmaya devam ettin mi?
-No
-Gidecegin yerde bir tanıdığın var mı?
-Evet bir arkadasim var, belirttiğim adreste oturuyor.
-Gittiğinde ne iş yapmayı düşünüyorsun?
-Makina mühendisiyim ve kendi meslegime devam etmek istiyorum.
-Hersey iyi görünüyor, tebrikler, bunlar bende kalacak (pasaportları göstererek)
Karşılıklı teşekkür ederek biraz şaşkınlık biraz sevinçle veznenin önünden ayrıldık. Hatta çıkışta pasaportlara ilk etiket yapıştırılan masadakilere sordum "yapmamız gereken birşey yada beklememiz gereken bir durum var mı" diye, "mülakatınız bittiyse yok" dediler
burda bukadar uzun gibi göründüğüne bakmayın 9.30da tekrar disardaydik (buraya yazması daha uzun sürdü nerdeyse)
Çarşamba günü girdiğimiz mülakat sonrası Perşembe akşamı ceac da vizenin basıldığını gördüm, Cumartesi sabah pasaportlarımızı teslim aldık.
Bu süreç içerisinde bu forum sayesinde birçok bilgi edindim başta @gucarslan olmak uzere tüm Forum kullanıcılarına çok teşekkür ederim, mülakat bekleyen, mülakat alan, vizesini alan, alamayan herkes için hayırlısı olsun, inşallah benim bu paylaşımım da birilerine ışık olur
tam süreç yerine oturmusken böyle bir durum ile karşılaşmak dediğinize göre çok büyük bir şanssızlık hatta dv çekilişini kazanmaktan bile daha düşük bir ihtimal...