@rüzgar Türkiye'de gelecek nasıl şekilleniyor.... :( içinde söyledi:
Çok ilginç bir yazı sizlerle paylaşmak istedim şuan içinde bulunduğumuz çıkmazı ve ilerde ülkemizde yaşanacak sıkıntıları gözler önüne sermiş bence... :(
Hastanede Çalışan Bir Jinekologun Kaleminden:

Suriyeli mülteciler, bir süredir Türkiye'nin sosyal gündeminde kritik bir yerde duruyor bildiğiniz üzere. Suriyeli aileleri çocuklarıyla görmeye alışkınız ama bu çocukların hastahane ve doğum süreçlerini hiç görmüyoruz. Olayın iç yüzüne bakalım.
lkemizdeki mülteci halkımızın doğum oranları ve geleceğe yönelik planlamasının gidişat durumuna yönelik sayısal verileri ile bu hastaların yönetimine dair yaşadığımız sıkıntılarımıza yönelik ele almış olduğum konudur aşağıdaki.
Türkiye'de 1 günde 367 suriyeli bebek doğmaktadır 2018 verilerine göre. bu, bir yılda 134 bin doğuma tekabül ediyor. bir doğum olayının sağlık bakanlığına maliyeti 2557 tl'dir. bu rakam hesaplandığında suriyeli mülteciler sigorta ücreti ödemediği için devlete binen yük bir yılda 350 milyon tl olarak hesaplanmaktadır. çalıştığım hastanede de 5 doğumdan 1'i olarak, %20 oran ile bu sayıya katkı sağlamaktayız.
Yazının devamı için Kaynak linkine tıklayınız...
https://seyler.eksisozluk.com/hastanede-calisan-bir-jinekologun-kaleminden-suriyeli-gocmenlerin-dogum-sikintilari
degişik bir bakış açısı ... Dogum oranları genel olarak orta dogu ve asyada daha yüksektir. Bu anlamda bakılırsa ülkemizde misafir bulunan suriyeli mülteci kardeşlerimizin dogum oranlarının artmasını ya da artmış görünmesini ben genetik bir türünü devam ettirme refleksi olarak görüyorum neredeyse yarısına yakını kimyasalla ya da füzelerle öldürülmüş canını kurtarabilenin can havliyle kaçtıgı bir ülkeden bahsediyoruz burada... Artı olarak onların kültürlerinde 13-14-15 yaşında evlenme yaygın haliyle genç yaşta anne/baba/anneanne/ babaanne/ dede olma da yaygın. Diger yandan ard arda gebeliklerin kadın vücuduna verdigi fiziksel ve psikolojik zarar da göz ardı edilemez. Savaştan can havliyle kaçarken annesin babasını ailesini kaybetmiş 14-15-16 yaşındaki genç hanımların ister istemez beraber kaçtıgı akraba-komşu oglu ile(kendisi de 17-18-19 yaşlarında olan) evlendirilip çocuk sahibi oldukları da bir gerçek. Olaya bu açıdan da bakmak lazım. Yani endişelerimiz keşke dogum oranlarıyla sınırlı kalsa. Bu ülkenin insanları zor durumdakilere mazlum insanlara her daim el atmış atmaya da devam edecektir bu bizim genlerimizde var. Ama asıl endişelenilmesi gereken , ülkelerinden zalimce koparılan bu ailelere ülkeleri geri verilebilecek midir .. Acaba kagıt üzerinde sadece birer sayı/istatistik olarak görülen bu ailelerin hali ne olacaktır daha da önemlisi vicdan yoksunu görünüşte insan gerçekte ne olduguna karar veremedigim bazı insan müsveddelerinin kagıt üzerindeki planları sadece Suriye ile mi sınırlıdır bu vicdansız müsveddeler bizler için de bir şeyler planlamış mıdır vs vs vs Endişelenecek o kadar çok şey var ki açıkçası çok dogurmaları, yatak işgal etmeleri, vs vs bunlar bana çok basit geliyor. Akıllı ve SABIRLI olmakta her daim fayda var vesselam. Saygılar.