Üyelik oluşturma ve foruma giriş konusunda sorun yaşayan üyelerimiz forum@yesilkartforum.com adresine email gönderebilirler!
DV2022 Green Card çekiliş başvuru tarihleri 7 Ekim - 10 Kasım 2020 olarak açıklandı. Ücretsiz Green Card Çekiliş Başvurusu için buraya tıklayın.
LÖSEV Lösemili Çocuklar Vakfına bağış karşılığında Yeşilkart Forum Başvuru Servisini kullanmak istiyorsanız buraya tıklayın.

ABD ve Kahve Bağımlılığı Üzerine



  • bu konuyu aslında uzun zamandır dile getirmeye düşünüyordum, bugüne kısmetmiş.

    küçüklükten beri izlediğimiz filmlerde de hep karşımıza çıkan bir durum bu aslında. kahramanımız ne zaman bir restoranta gitse, sorgusuz sualsiz fincanina kahve doldurulur ve kahramanımız da içmeye başlar. bunun istisnası neredeyse yoktur..

    bizde çayın yeri neyse, onlarda da kahve bir nevi bağımlılık diyebiliriz. özellikle filtre kahve ya da americano. bunu abd'de kaldigim dönemde de gözlemleme fırsatım oldu. sabah kalktıklarında bizler nasil demliğin altını yakıp çayı demlemeye başlıyorsak, onlar da filtre kahve makinesinin düğmesine basıyor.

    merak ettiğim konu ise, türkiye'de çaydan vazgeçemeyen forumdaki arkadaşların abd'ye yerleştikten sonra kahve ile aralarındaki ilişki. içmeye başladılar mi? başladilar ise şuan ki bağımlılıkları nasil?

    ha bir de türkiye'de kahve ile arası iyi olup da abd'de bu bağımlılıkları ne düzeye geldi?

    buyurun kahve sohbetlerine..

    coffe


  • ⭐⭐⭐⭐⭐

    Ulke ulke kahve ve cay tuketim oranlari... 🙂 Dunya, kabaca bati ve dogu diye ikiye ayrilmis...

    coffee_tea.png


  • ⭐⭐⭐⭐

    Ben eskiden cogunlukla cay icerdim ve kahveyi arasira denerdim. 2012 yilinin baslarinda sigara olayini ve seker kullanma isini biraktiktan sonra caydan kahveye dogru bir gecis yaptim. Sekersiz, sade kahve (black) tadinda. O zamandan beri her sabah ve gun boyu kahve iciyorum, kahvalti da dahil. Aksam yemeginden sonra ise sekersiz cay iciyorum.

    Kahve olarak genelde Colombia, Cuban ve Arabic iciyorum. Cay olarak Ahmad Tea, ceylon ve special blend.

    Esim Turk kahvesine cok duskun. O yuzden hemen hemen hergun icer ama ben o kadar cok Turk kahvesi icmem.

    Ofisde kahve makinemiz var ve degisik kahve cesitleri iciyoruz. Ben birde cay icin su isitma makinesi getirdim, tabii ki Ahmad Tea. Guney Koreli patronum ofisdeyken sabah aksam cay iciyor.



  • @MySea, içinde söyledi: ABD ve Kahve Bağımlılığı Üzerine

    Ben eskiden cogunlukla cay icerdim ve kahveyi arasira denerdim. 2012 yilinin baslarinda sigara olayini ve seker kullanma isini biraktiktan sonra caydan kahveye dogru bir gecis yaptim. Sekersiz, sade kahve (black) tadinda. O zamandan beri her sabah ve gun boyu kahve iciyorum, kahvalti da dahil. Aksam yemeginden sonra ise sekersiz cay iciyorum.

    Kahve olarak genelde Colombia, Cuban ve Arabic iciyorum. Cay olarak Ahmad Tea, ceylon ve special blend.

    Esim Turk kahvesine cok duskun. O yuzden hemen hemen hergun icer ama ben o kadar cok Turk kahvesi icmem.

    Ofisde kahve makinemiz var ve degisik kahve cesitleri iciyoruz. Ben birde cay icin su isitma makinesi getirdim, tabii ki Ahmad Tea. Guney Koreli patronum ofisdeyken sabah aksam cay iciyor.

    kahve konusunda tüketiciler bir süre sonra taze / bayat kahveyi ayırt etmeye, damak zevklerine uygun kahveleri araştırmaya ve farklı demleme methodlarini öğrenmeye başlıyor. bu da aslinda kahvenin bağımlılık ilkesine bir gönderme diyebiliriz 🙂

    bulunulan çevre ve insanların tüketim alışkanlıkları bir süre sonra sizi etkisi altina almaya başlıyor. başlarda çay içerken sonraları kahveye baslamaniz belki sigara ile alakalı görülse de, hayatınızda farklı etkenler de bunu size sunmuş olabilir. sosyal çevrenin etkisi, gittiğiniz her yerde hazir bir fincan kahvenin size sunulması, "çay içer misin?" sorununun yerini "kahveni nasil alırsın?" sorusu birer sebep olarak görülebilir.

    bunu dışında en büyük etken de ana ürüne etki eden diğer etkenler tabiki. mesela şeker, süt, tatlandırıcılar, aromalar vb. bunlar asil ürünün tadini almaniza mani olan şeyler. çoğu kişiden duyarız, "şekerli çayı nasıl iciyormusuz" serzenişini. bu da aslinda asil lezzeti yakalamaya başlayan tüketicinin doğru ürünü bulma cabasindan ileri geliyor.

    uzakdoğu'da bir kültür ve seramoni imgesi olan çay, baska coğrafyada yerini sürekli hazir bulunan siradan bir ürüne yani kahveye bırakıp milyonlarca $'lik bir pazar yapabiliyor 🙂



  • konuyu biraz daha araştırdığımda gerçekten ilginç istatistikler çıktı karşıma. bunlardan bir kaçını paylaşmak istiyorum;

    1. 2019'da 18 yaş ve üstü amerikalıların % 64'ü her gün kahve içiyor.

    2. amerikalılar, kişi başına yıllık ortalama 4,2 kg tüketim ile kişi başına kahve tüketiminde 25. sırada yer almaktadır.

    3. ABD, günlük kişi başı 200 mg oranıyla kafein tüketiminin en yüksek olduğu ülkeler arasında 11. sırada yer almaktadır.

    4. ortalama bir A.B.D. kahve tiryakisi günde 2.7 fincan tüketir ve ortalama boyutu 9 ons olan bir kahve fincanıdır.

    5. 150 milyondan fazla amerikalı, günde yaklaşık 400 milyon fincan kahve veya yılda 140 milyardan fazla fincan içiyor.

    yine bazı spesifik istatistiklere bakacak olursak;

    yaş aralıklarına göre baktığımızda, 60+ üzeri yaşlardaki amerikalıların en çok kahve tüketen kesim olduğunu görüyoruz. bu da aslında kahvenin bağımlılık gerçeğini kanıtlar nitelikte.

    by age.jpg

    cinsiyet farklılığı kriterine göre, gün içinde erkeklerin kadınlardan daha fazla kahve tükettiğini ancak; kadınların yıl içinde kahveye ödediği paranın erkeklerden daha fazla olduğunu görüyoruz.

    by gender.jpg

    peki neden kahve içiyorsunuz?, sorusuna göre ise yine ve yine aslında bağımlılık durumu devreye giriyor ve birincilik kürsüsüne "tat" duyusu oturuyor. tahminim zamanla insanların kahvenin tadından zevk almaya başladığını ve bunun da bağımlılık noktasına eriştiğini gösteriyor. bu olguyu; daha fazla enerji, uyanık kalmak, odaklanmak izliyor..

    by reason.jpg

    peki amerikalılar günün hangi saatlerinde kahve tüketiyor?

    sabah – 65%
    akşamüzeri – 30%
    günün geri kalan kısmı – 5%

    peki amerikalılar hangi demleme metodunu kullanıyor?

    klasik kahve makineleri – 45%
    espresso makinesi – 12%
    diğer demleme metotları – 43%

    *kaynak; link


  • ⭐⭐⭐⭐

    Kahve icmek Amerikalilar icin en vazgecilmez seylerden birisidir. Sabah saatlerinde Starbucks, Dunkin ve daha bircok kahve satan yerlerde ve hatta gas stationlarda kahve almak icin kuyruklar gorursunuz, gerci artik cogunlukla bircok yerde drive-thru da arac kuyrugu var. Hemen hemen herkesin bir favori mekani vardir kahve almak icin ve tabii ki bir de kahve markasi.



  • @crazycells, içinde söyledi: ABD ve Kahve Bağımlılığı Üzerine

    Ulke ulke kahve ve cay tuketim oranlari... 🙂 Dunya, kabaca bati ve dogu diye ikiye ayrilmis...

    coffee_tea.png

    İşin garip olan kısmı kahve doğu kökenli içecek. Tarih bu toplumları hırpalamış ve değiştirmiş demek ki 🙂

    Sıkı bir kahve sever olarak böyle bir konuyla karşılaşmak mutluluk verici. Teşekkürler @gucarslan 🙂

    ABD'liler, dünyaya 2. nesil kahveci kavramını kazandıran topluluk. Haliyle bu tüketime de yansıyor. 1. nesil de aslında onlardan çıkma gibi, ama asıl tüketim alışkanlığını Starbucks ile 2.nesil kahvecilerle sağladılar. Starbucks ve türevleri ile getirdikleri yorum ve kolay erişebilirlik kahve severler için günü kurtaran bir çözüm oldu dünya genelinde. Bu yüzden kendilerine teşekkürlerimizi sunuyoruz.

    Fakat iyi kahve için adresler artık farklı. Starbucks da bu yolda ilerlese çok güzel olur ama operasyonel olarak pek mümkün değil. Çok araştırmadım, o yüzden sormak istiyorum: 3.nesil kahvecilerin durumu nasıl acaba ABD'de? Butik kahve çekirdekleri, butik demleme yöntemleriyle servis yapılan ve sadece kahve odaklı yerler mevcut mu? Biraz ABD kültürünü düşününce bu butiklik zor gibi geliyor ama belki San Francisco, Chicago, Boston gibi göreceli olarak ABD'nin diğer şehirlerinden farklılaşan yerlerde böyle kahveciler mevcuttur.



  • @Sono ben de çok mutlu oldum bu konunun takip ediliyor olmasına 🙂

    abd'deki 3.nesil kahveci kavramı (third wave coffee) aslında tahmin edildiğinden çok ama çok hızlı gelişiyor. bununla ilgili oldukça çok makale yayınlanıyor ve mekanlar açılmaya devam ediyor. insanların artık lezzetli ürüne ulaşma çabası bir şekilde karşı konulamaz talepler listesinde üst sırada.

    bütün dünya genelinde bulunan ve güncellenen bir google maps haritası da mevcut aslında. abd'deki yoğunluğu görebilirsiniz 🙂

    hatta yerleşmeyi düşündüğümüz şehirler listesinde bulunan charlotte'da çok ünlü bir kahveci var. sitesini buraya bırakıyorum.. özellikle ambalajları görülmemiş derecede güzel 🙂


  • ⭐⭐⭐⭐

    Birkac websitesi de ben vereyim, Newark, Delaware'den:



  • aha Buu...bende gucarslan kahveci çıktı diyodum kahvehane kültürü sandım başlığı amaan ne kahvesi batak bilmem koz bilmem😂😂newjersey ye açmak lazım.ben kahveye b kaşık paket krema karıştırıyorum çok iyi oluyo.



  • Ben aslında çayı hala seviyorum ama sabah kahve yapıp ise goturMek daha kolay geliyor hem de kahve tok tutuyor. Ayrıca işyerinde de kahve yapıldığı icin ister istemez kahveye doğru kaydım yalan yok. Ama hala akşam yemeklerinden sonra esimle çay yapıp içeriz. Özümüzü bırakmıyoruz 😂


  • ⭐⭐⭐⭐

    Isyerindeki bir arkadasim Native Indian, yani kizilderili. Kendisi Turk kahvesini daha once Almanya ve Misir seyahatlerinde icmis ve cok sevmis. Patterson, NJ'e daha onceki bir gidisimizde, kahve cezvesi ve bir buyuk kutu Turk kahvesi alip, hediye ettim. Nasil yapildigini ise esim anlatti kendisine, ve ayrica youtube'den bulup izlemis. Aile boyu Turk kahvesi iciyorlarmis 🙂

    Yine kendisini Boston'da Turk restuarantina goturdum onceki yaz. Turk kahvesi ictik yemegin uzerine. Bir de burada sahibi Fasli bir Mediterranean restaurant var, arasira gidip yemek ve uzerine Turk kahvesi iciyoruz.



  • zincir kahve markalarının eyalet olarak yoğunluklarını gösteren bir veri haritası da burada;



    Maptitude map of coffee shops and largest coffee chain by state



  • @gucarslan, içinde söyledi: ABD ve Kahve Bağımlılığı Üzerine

    zincir kahve markalarının eyalet olarak yoğunluklarını gösteren bir veri haritası da burada;



    Maptitude map of coffee shops and largest coffee chain by state

    Caribou’yu bulmak zaman aldı 😂



  • covid salgını sonrası abd'deki yerel kahvecilerin yavaşça kapanmaya başlaması üzerine bir makale;

    Say Goodbye to Your Local Coffee Shop in America’s Cafe Shakeup



  • @gucarslan, içinde söyledi: ABD ve Kahve Bağımlılığı Üzerine

    covid salgını sonrası abd'deki yerel kahvecilerin yavaşça kapanmaya başlaması üzerine bir makale;

    Say Goodbye to Your Local Coffee Shop in America’s Cafe Shakeup

    Pandeminin en çok orta ve küçük ölçekli işletmeleri sarstığı gerçeğini bir kez daha okumuş olduk. Üzüldüm ancak haberi okurken şunu merak ettim: "Eve satış ile bu dönemi atlatamadılar mı?"

    İstanbul'un ilk 3.nesillerinden olan birkaç kahveciyi yakınen tanıyorum ve onlar bu süreçte tamamen kavurmaya odaklanarak, nitelikli kahve çekirdeği satışıyla müdavimlerini evde kahve tüketmeye yönlendirerek başarıyla atlattılar. Tabi ki bu alışkanlık ekipman satışlarına da pozitif yansıdı.

    Örneğin nitelikli bir fincan demlenmiş kahveyi şubede 16 TL'ye satarken (kabaca 15 gramdan demleniyor), çekirdek satışlarında 250 gramı 50-60'a satmak zorunda kaldılar. Bu karlılık açısından şube kadar olmasa da, en azından çarkın bu zor dönemde dönmesinde büyük fayda sağladı.

    Elbette bu dediğim kavurma işini de kendileri yapan işletmeler için geçerliydi. Kavurma bilgisi olmayıp, hazır kavrulmuş çekirdekler ile bir şeyler yapmaya çalışan yerler Türkiye'de de çok zorluk çektiler ve çekmeye devam ediyorlar.


  • ⭐⭐⭐⭐

    @Sono Amerika'da bambaska bir kahve kulturu var. Carry-out denilen ve gun boyunca elde tasinan kahve olayi cok yaygin. O yuzden heryerde boy boy coffee mugs satilir. Hemen hemen herkes en az bir cesit coffee mug sahibidir ve cuzdan veya canta gibi heryerde gun boyu veya ozellikle sabahlari yanlarinda tasirlar.

    Turkiye'de ise bir mekanda oturup kahve icme olayi cok yaygin. Elinde coffee mug ile sokakta dolasan kolay kolay goremezsiniz. Tam tersi, cafelerde ve benzer ortamlarda kahve icen insanlar coktur. Gozlemledigim kadariyla Avrupa ulkeleri de ayni durumda.

    Gecenlerde gordugum bir sema vardi. Avrupa'da Starbucks subesi olan ulkeler diye. Semaya gore en fazla sube Ingiltere ve Turkiye'de vardi. Ayni zamanda her iki ulke de yuksek cay icme oranlarina sahip. Ilginc bir durum bence 🙂



  • @MySea, içinde söyledi: ABD ve Kahve Bağımlılığı Üzerine

    @Sono Amerika'da bambaska bir kahve kulturu var. Carry-out denilen ve gun boyunca elde tasinan kahve olayi cok yaygin. O yuzden heryerde boy boy coffee mugs satilir. Hemen hemen herkes en az bir cesit coffee mug sahibidir ve cuzdan veya canta gibi heryerde gun boyu veya ozellikle sabahlari yanlarinda tasirlar.

    Turkiye'de ise bir mekanda oturup kahve icme olayi cok yaygin. Elinde coffee mug ile sokakta dolasan kolay kolay goremezsiniz. Tam tersi, cafelerde ve benzer ortamlarda kahve icen insanlar coktur. Gozlemledigim kadariyla Avrupa ulkeleri de ayni durumda.

    Gecenlerde gordugum bir sema vardi. Avrupa'da Starbucks subesi olan ulkeler diye. Semaya gore en fazla sube Ingiltere ve Turkiye'de vardi. Ayni zamanda her iki ulke de yuksek cay icme oranlarina sahip. Ilginc bir durum bence 🙂

    On the go konsepti Türkiye'de özellikle İstanbul'daki iş yerlerinin bulunduğu Levent, Maslak gibi manhattan'ımsı bölgelerde çok yaygın aslında ama elbette kafede oturup sohbet ile kahve içmek hala ilk sırada geliyor. O yüzden bahsettiğim kahveciler de en büyük satışlarını öğle yemeği sırasında ya da iş çıkışı yapıyorlar. Aslında Starbucks'ın ilk kuruluş nedeni de İtalya'daki kahve eşliğinde saatlerce sohbet etme kültürünü ABD'ye götürmekti. Starbucks bu imkanı dükkanlarında sunsa da anladığım kadarıyla ABD halkı hızlı yaşamına farklı şekilde entegre etmeyi tercih etmiş kahveyi.

    ABD'de on the go çok daha fazlaysa, evet benim dediğim olay pek tutmaz 🙂 Bu kadar hızlı yaşamaya alışmış insanlar için evde kahve demlemek biraz uğraşı isteyen bir şey (en azından özel demleme metotları için geçerli bu dediklerim. türkiyede bahsettiğim dükkanları müdavimleri özel demleme metotlarını tercih ediyorlar evde.)

    Herkesin elinde büyük büyük mug olur deyince aklıma iskandinav ülkelerini ziyaret etmiş bir dostumun dediği gelmişti. Örneğin o ülkelerde kimi yerel kahveciler, belli ücret karşılığında sınırsız kahve içme imkanı sunuyormuş. Siz bitirdikçe kahveyi, bardağı dolduruyorlar ve siz dilediğiniz kadar kahve içiyorsunuz. ABD'de de böyle bir uygulama var mı peki?


  • ⭐⭐⭐⭐

    @Sono Genelde restaurantlarda var. Ozellikle kahvalti hizmeti veren yerlerde. Kahveniz azaldikca, garson getirip doldurur. Bazilarinda sodalar yani pepsi-cola gibi gazli icecekler ile ice tea cesitleri icinde bu gecerlidir. Bardakta azaldikca garson yeniler.


Log in to reply
 

Forum kurallarına uymayan veya forum düzenine aykırı davranan üyeler uyarılmadan forumdan çıkarılabilirler. Özellikle gereksiz yeni başlık oluşturacakların dikkatine!

92
Online

10.5k
Users

2.7k
Topics

166.4k
Posts

| | | |

Powered by NodeBB