GÜNCEL KONULAR


Üyelik oluşturma ve foruma giriş konusunda sorun yaşayan üyelerimiz forum@yesilkartforum.com adresine email gönderebilirler! Forumumuza yeni üye olan arkadaşlar şu iletideki kuralları okumalılar ve tüm kurallara dikkat etmeliler.

İngilizce'yi nasıl öğrenmeye çalışıyorsunuz?



  • Herkese merhaba, ilk yorumda şöyle bir şey yazılmız: "Avrupa, ABD dil öğrenme kitaplarından çalışmamamın nedeni verim alamamak oldu. Çünkü aynı dil grubunda değiliz. Ural-altay dil grubunda olan Japoncayı rahatlıkla öğrenebilirken, aynı zamanda bir Japon; Türkçeyi rahatlıkla öğrenebilirken. Japonlar ve Türkler başka bir dil grubunda olan İngilizce'yi çok zor öğreniyor. Bu kitaplarla bir Hollandalı, Alman çok rahat öğreniyor. Çünkü aynı dil grubunda sadece kelime ve bağlaçları öğrenmesi yetiyor."

    Ne yazık ki katılamıyorum buna.. İngilizceyi öğrenmek Dünya'nın en basit işidir.. Sadece doğru yöntemi bilmek gerekir. Bu noktada şunu düşünün İngilizce neden Dünya dili olmuştur? Elbette İngiltere'nin zamanında üzerinde güneş batmayan bir imparatorluk olmasının etkisi var. Ama İngilizce'nin basit bir dil olmasının da etkisi var.

    Bilenler bilir, geçmişte ilkokulu bitirdikten sonra bir sınava girilirdi. Kazananlar ortaokul ve liseyi Anadolu lisesinde okurlardı. Bazı dersler İngilizce olurdu hatta. Sonra o sınavlarda kaldırıldı, o liseler de kapatıldı zaten. O liselerden mezun olanlar varsa çevrenizde, bakının, İngilizceleri çok iyidir. Çünkü o liselerde sadece İngilizce öğretilmezdi. İngilizce kullanılarak başka şeylerde öğretilirdi. Bu yöntemin adı da CLIL yöntemidir. Yani Content and Language Integrated Learning.. Yani içerik ve dil bütünleşik eğitim..

    Kısaca söylemek gerekirse İngilizceyi kullanarak başka şeyler yapmak.. Mesela İngilizceyi kullanarak matematik dersi işlemek, ingilizceyi kullanarak bulmaca çözmek.. Üniversitelerimizde İngilizce bölümler bu şekildedir. Bu yüzden üniversitelerde İngilizce bölüm okuyanlar İngilizceyi güzel öğrenirler. Ben İngilizce İşletme mezunuyum. Hukuk dersleri hariç bütün derslerimizi İngilizce görürdük.

    İşte bu yüzdendir ki, bir kişi, öğrenmek istediği dilin kullanıldığı ülkeye gittiğinde çok kısa sürede o dili öğrenir. çünkü her konuda o dile maruz kalır. Günlük alışverişini İngilizce yapmak zorunda kaldığın zaman marketten aldığın her şeyin İngilizcesini 2-3 güne öğrenirsin..

    Burada İngilizce öğrenmek isteyen arkadaşlara tavsiyem şudur. Bir kaynak bulup genel olarak grammerin üzerinden geçsinler. Oturup kelime ezberi yapmaya çalışmayın. Onun yerine başlangıçtan daha zora doğru seviyeleri olan İngilizce çocuk kitapları var.. Alın onların çevirilerini yapın.. Bilmediğiniz bir kelime çıktığında sözlükten bakın anlamına.. Çevirisini yapıp yazın bir başka deftere bütün hikayeyi. Zamanla oradaki kelimeleri öğrendiğinizi göreceksiniz.. Bakın ezberlediğinizi değil, gerçekten öğrendiğinizi göreceksiniz.

    Zamanla seviyenizi arttırır daha zor hikaye kitaplarına geçersiniz. En son olarak da ilgi alanlarınızı içeren yazıları netten bulup onları çevirmek olur. Örneğin ekonomi ile mi ilgileniyorsunuz. Amerika'daki gazetelerin ekonomi sayfalarını çevirmeye başlarsınız. Zaman içerisinde kelime haznenizin muazzam arttığını göreceksiniz..

    Bu da size Amerika öncesi özgüven verir zaten.. Konuşma kısmına gelince, Türkiye'de konuşabileceğiniz bir yabancı bulabiliyorsanız ne ala.. Bulamıyorsanız bile endişelenmenize gerek yok. Amerika'ya indikten 2-3 ay sonra dilinizin nasıl açıldığına inanamayacaksınız bile..



  • Voice of America'nın "Learning English" bölümü de benim için çok faydalı oluyor.. farklı seviyelere göre ayrılmış ve okuma, dinleme, quiz var ayrıca yazıda geçen kelimelerin aşağıda yine ingilizce açıklamaları var.. bir kelimenin anlamını Türkçe karşılığından değil İngilizce sözlükten bakarak anlamaya çalışmak inanın çok daha faydalı öğrenmek için.. buraya bir örnek bırakıyorum.. umarım siz de seversiniz ve faydalı olur..👇

    hatta altına bir Türk de faydalı olduğuna dair yorum yapmış.. belki forumdandır, buradaysa selam olsun.. 👋🏼 😃

    https://learningenglish.voanews.com/a/should-coffee-bars-be-in-schools-/4991182.html



  • @travelleth yazdıklarınıza tamamı ile katılıyorum.

    Bende kendim nasıl öğrendiğimden bahsedecek olursam; devlet okullarında okudum, Anadolu Lisesi çıkışlı olmama rağmen okulda Üniversite Sınavına daha çok önem verildiği için ingilizcem gelişmedi. Sonra İTÜ'de hazırlık alınca grammer yapım oturdu. Birde üstüne W&T yapınca dili nasıl kullanmam gerektiğini öğrendim. Bakın ingilizcem çok iyi demiyorum sadece dili çözümledim. Geçen sene GC sonucunu öğrendikten sonra ise bu işi Amerika'ya gitmeden önce nasıl en iyi şekilde ilerletebilir ve mesleğimde de bunu öğrenebilirim diye oturup düşündüm. Bir kere telefonum yıllardır ingilizce modda. Sonrasında izlediğim dizileri artık direk ingilizce altyazı ile izliyorum. Başlarda 20dk'lık dizinin belkide 5dk'sını bile anlamıyorsunuz ama pes etmezseniz hem kelimeleri, hem de okunuşlarını sürekli konuşmalar içinde duyarak kaptım. Sonra yeni mezun olarak kendi sektörümde çok büyük bir projede çeviri işlerine başladım. Asla böyle bir eğitimim yok ve iyi olmadığımı şirkette biliyordu fakat hep aynı şeyler döndüğünden dolayı 1 ayda kendi sektörümdeki terimlerin çoğunu öğrendim. Aynı zamanda da waike, opentalk gibi bazı uygulamalardan insanlarla sesli olarak konuşuyorum. Dikkat çekmek istediğim nokta, ben 1 yıl önce temel seviyede yurtdışında hebele hübele yaparak W&T yapmış bir öğrenciydim ve şuandaki gelişimime baktığımda aldığım kararlar ve kendimi tanımam bunu başardığımı görüyorum. En önemli nokta en güzel nasıl öğrenebildiğinizi bilmek. Yoksa öğrenmenin çok yolu var: Podcastlar, youtube videoları, diziler, applicationlar, radyo dinlemek ...... bunlara başlamak için grammerinizin mükemmel olmasına gerek yok. Siz hayatınıza ingilizceyi ne kadar sokarsanız zaten ingilizceyi o kadar çabuk kabulleniyorsunuz 🙂



  • ingilizceuzem platformuna bir bakın derim. en azından arada türkçe geçişler var 🙂 biz türkler buna alışkınız :)))



  • 2000-2003 arası NY eyaletinde yaşarken yaklaşık 2 sene bir restoranda garsonluk yapmıştım. Müşteriler sohbet etmeye bayılıyorlardı ve bu benim işime geliyordu.

    Her ne kadar tam zamanlı dil kursuna gitmiş olsamda, o işte geliştirdiğim ingilizce ile hayatımın devamını getirdim. İnanılmaz yararlı olmuştu.


Log in to reply
 

Benzer Başlıklar

  • 5
  • 5
  • 1
  • 3

60
Online

7.7k
Users

2.3k
Topics

127.1k
Posts

| | | |

Powered by NodeBB