Üyelik oluşturma, şifre hatırlatma veya foruma giriş konusunda sorun yaşayan üyelerimiz forum@yesilkartforum.com adresine email gönderebilirler!

25 soruda İngilizce seviyenizi ölçün



  • 25 soruluk ücretsiz bir online test ile İngilizce seviyenizi ölçerek hangi dil sınavına hazırlanmanın sizin için uygun olabileceğine dair bir fikir edinebilirsiniz.



  • İki kez yaptım birinde 13 birinde 14 :) daha çok yolumuz varmış.



  • Your score is 17 out of 25 :) Grammer kurallarını doğru düzgün bir öğrenmem gerekiyor ama ne zaman?



  • aynı sitede farkli bir sinav için testler var sitede gezinirken fark ettim
    Ücretsiz online hazırlık testleri: https://www.cambridgeenglish.org/tr/exams-and-tests/linguaskill/preparation/



  • Ben de yukarıdaki testten 17 doğru ile çıktım. Ama bir süredir kafamı meşgul eden bir soru var. İngilizce seviyesi "yes/no" olan ve beginner seviyesine gelmemişleri liste dışı tutarsak, hangi İngilizce nelere yeterli gelir, özellikle İngilizce konuşulan ülkelerde yaşayanlar örnekleyebilir mi? Bir seviyedir gidiyor, evet her seviyenin tanımlanmış göstergeleri vardır elbette ama benim gibi -garip bir- İngiliz eğitimi ardından 3 yıl milli ve yerli ortaokul sonra 3 yıl da milli ve yerli liseye eğitimi alınca çorba bir seviyeye sahip oluyor. Şu an İngilizce'min bir seviyesinin bile olduğuna emin değilim. Kelime, gramer ve pratikteki eksik bilgiler bir yana, büyük oranda kirlenmiş ve karıştırılmış bir İngilizcem var.
    Gelelim soruma. Aşağıdaki örneklediğim durumlarda hangi seviyeler karşılık gelir sizce ve USA'da ne kadarı yeter/işe yarar.
    Üst seviyeleri çizmek gerekirse eksik ve fazlalıkları ekleyip-çıkartarak maddeleri seviyelendirebilir misiniz?:

    • Yolda birileri ile karşılaşınca saati sormak ve iyi günler dileyip hal hatır sormak seviyesi
    • Alış verişte kasiyerle ürünler hakkında konuşabilmek ya da ilgili ürün standında görevliden detaylı bilgi sorabilip anlatılanı anlamak
    • Mesai arkadaşına dünkü sinema filmini anlatabilmek.
    • Telefonda kablotv görevlisine TV deki sorunu anlatıp anlatılanları anlayabilmek.
    • Bir polis memuruna bir konuda bildirimde bulunmak ve soruları cevaplamak.
    • Resmi dairede bir form isteyip, doldurup, takıldığın yerleri görevliye sorabilmek.
    • Kendi mesleğinizle ilgili bir iş başvurusunun mülakatına katılmak.
    • Bir işte callcenter'da çalışıp müşterilerin sorunlarına çözüm üretmek.
    • Bir konferansta sözlü bildirim sonrası sorulan soruları cevaplamak
      ve örnek vermek isterseniz hangi seviye İngilizce hangilerine yeter siz de örnekler misiniz?
      Umarım anlatmak istediğimi anlatabilmişimdir.


  • @caglaror 25 soruda İngilizce seviyenizi ölçün içinde söyledi:

    Ben de yukarıdaki testten 17 doğru ile çıktım. Ama bir süredir kafamı meşgul eden bir soru var. İngilizce seviyesi "yes/no" olan ve beginner seviyesine gelmemişleri liste dışı tutarsak, hangi İngilizce nelere yeterli gelir, özellikle İngilizce konuşulan ülkelerde yaşayanlar örnekleyebilir mi? Bir seviyedir gidiyor, evet her seviyenin tanımlanmış göstergeleri vardır elbette ama benim gibi -garip bir- İngiliz eğitimi ardından 3 yıl milli ve yerli ortaokul sonra 3 yıl da milli ve yerli liseye eğitimi alınca çorba bir seviyeye sahip oluyor. Şu an İngilizce'min bir seviyesinin bile olduğuna emin değilim. Kelime, gramer ve pratikteki eksik bilgiler bir yana, büyük oranda kirlenmiş ve karıştırılmış bir İngilizcem var.
    Gelelim soruma. Aşağıdaki örneklediğim durumlarda hangi seviyeler karşılık gelir sizce ve USA'da ne kadarı yeter/işe yarar.
    Üst seviyeleri çizmek gerekirse eksik ve fazlalıkları ekleyip-çıkartarak maddeleri seviyelendirebilir misiniz?:

    • Yolda birileri ile karşılaşınca saati sormak ve iyi günler dileyip hal hatır sormak seviyesi
    • Alış verişte kasiyerle ürünler hakkında konuşabilmek ya da ilgili ürün standında görevliden detaylı bilgi sorabilip anlatılanı anlamak
    • Mesai arkadaşına dünkü sinema filmini anlatabilmek.
    • Telefonda kablotv görevlisine TV deki sorunu anlatıp anlatılanları anlayabilmek.
    • Bir polis memuruna bir konuda bildirimde bulunmak ve soruları cevaplamak.
    • Resmi dairede bir form isteyip, doldurup, takıldığın yerleri görevliye sorabilmek.
    • Kendi mesleğinizle ilgili bir iş başvurusunun mülakatına katılmak.
    • Bir işte callcenter'da çalışıp müşterilerin sorunlarına çözüm üretmek.
    • Bir konferansta sözlü bildirim sonrası sorulan soruları cevaplamak
      ve örnek vermek isterseniz hangi seviye İngilizce hangilerine yeter siz de örnekler misiniz?
      Umarım anlatmak istediğimi anlatabilmişimdir.

    Benden çok uzun süre yurtdışı deneyimi olan arkadaşlar varken benim cevap vermem biraz abes olabilir ama yine de ben de size bu konuda kendimce cevap vermek isterim.

    Öncelikle fikir vermesi için söylüyorum: Ben İngiltere'de 1 yıla yakın kaldım, Amerika'da da 2 haftaya yakın. İnglizcem KPDS 95-100 arası bir seviyede. İngilizce hukuki toplantılarda, sözleşme görüşmelerinde, yazışmalarda sorun yaşamıyorum.

    ABD'de 2 haftalık deneyimimde yaşadıklarım şunlardı: Banka hesabı açarken 2 saat civarında sürdü işlemim. Uzun uzun ve detaylı konuşmalar yapıldı. Yer yer formlardaki ifadelerle ilgili sorular sordum, vergiyle ilgili konularda mesela, ve bunlarla ilgili cevaplar aldım. Herhangi bir yardım almadan ve sanırım hiç tekrar da ettirmeden bütün işlemi kendi başıma hallettim.

    Telefonda bir resmi görevliyle görüşmem gerekti, 10 dakikalık önemli bir konuşmaydı sanırım, bunda da hiçbir sorun yaşamadım. Telefon konuşmalarında anlaşmak yüzyüze anlaşmaya göre çok daha zor olmasına rağmen (ses kalitesi, yüz-mimik ipuçlarından yoksunluk) yine sorun yaşamadım.

    Şimdi de size sorun yaşadığım yerleri söyleyeyim: Subway'den sandviç alırken, otobüste siyahi şoförle konuşurken, havalimanında görevliyle konuşurken pürüz yaşadım. Söylediklerini anlamakta birkaç defa zorluk çektim ve tekrar ettirmem gerekti.

    Demek istediğim şu: ABD'de çok çeşitli insan var ve herkes aynı net ve durulukta aynı İngilizceyi konuşmuyor. Bazıları yuvarlıyor, bazıları çok hızlı konuşuyor, bazılarının İngilizcesi ise sizinkinden kötü. Sandviç satan Meksikalı sizin söylediğinizi anlamayabiliyor, yarısını paket yapın yarısını burada verin diyorum net bir şekilde, sandviçi dörde bölüp bana veriyor mesela... Nasıl öyle anladığı tam bir muamma... :)

    Konuşma ve anlama pratiği bambaşka bir şey. Bunu ancak o toplumda biraz zaman geçirdikten sonra, kulak aşinalığı kazandıktan sonra akıcı bir seviyeye getirebilirsiniz ve kendinizi rahat hissedebilirsiniz. Sınavlarda ölçeceğiniz seviyeniz ne olursa olsun, isterseniz en iyi seviyede olun, başlangıçta bu gibi pürüzlerle karşılaşabilirsiniz.

    17 doğru ile çıktısaysanız sanıyorum B1-B2 arası bir seviyeniz var. Bu seviye ile yukarıdaki işlemlerin ilk üçünü, biraz pratiklik kazandıktan sonra rahatlıkla yapabilirsiniz diye düşünüyorum. Diğerlerinde de pürüz yaşayarak da olsa işinizi görebilirsiniz sanırım. İş görüşmelerinde de bir şekilde anlaşırsınız ama özgeçmişinize "English: Fluent" yazdıysanız bunun tam olarak doğru olmadığı düşünülecektir. Diğer taraftan bu seviye İngilizce ile IT sektöründe çalışmakta da ciddi bir sorun yaşayacağınızı hiç sanmıyorum. Ancak önemli ve resmi işlemlerde hata yapmamak için tercüman istemeniz iyi olabilir.



  • Teşekkürler aradığım cevaplardan bir kısmını aldım. Aslında soruyu Türkçe için de sorsam olurdu. Mimikler ve tonlamalar olmadan konuşmaya çalışmak, kelime haznenizin çok zengin olması ve kalıplara hakim olmakla yakından ilgili aslında. Büyürken çok zengin bir dili öğrensek de (TR) günlük hayattaki kullanım darlığı bizi 500-600 kelime ile yaşamaya itiyor. Ne iş yerinde ne de aile çevresinde insanlarla dili daha renkli ve detaylı kullanmayınca ister istemez köreliyorsunuz. Bilim, sanat, etimoloji konuşulmayan bir evde gerçekten kendinizi ifade yeteneğiniz azalıyor. Hele şu diziler yok mu, TR'nin baş belası.
    Aslında temel-günlük İngilizceyi 1-2 ay gibi sürede problemsiz hale getireceğime eminim ama uzun sürede sağlıklı bir İngilizce edinememek korkutuyor beni.
    Dediğiniz gibi IT alanı iyi ki terimlerin ortak kullanıldığı global bir alan. Oradan biraz şanslı olsam da bazı iş ilanlarındaki "good communication skills" kısmı tedirgin etmiyor değil :)
    Tekrar teşekkür ederim.



  • @caglaror 25 soruda İngilizce seviyenizi ölçün içinde söyledi:

    Teşekkürler aradığım cevaplardan bir kısmını aldım. Aslında soruyu Türkçe için de sorsam olurdu. Mimikler ve tonlamalar olmadan konuşmaya çalışmak, kelime haznenizin çok zengin olması ve kalıplara hakim olmakla yakından ilgili aslında. Büyürken çok zengin bir dili öğrensek de (TR) günlük hayattaki kullanım darlığı bizi 500-600 kelime ile yaşamaya itiyor. Ne iş yerinde ne de aile çevresinde insanlarla dili daha renkli ve detaylı kullanmayınca ister istemez köreliyorsunuz. Bilim, sanat, etimoloji konuşulmayan bir evde gerçekten kendinizi ifade yeteneğiniz azalıyor. Hele şu diziler yok mu, TR'nin baş belası.
    Aslında temel-günlük İngilizceyi 1-2 ay gibi sürede problemsiz hale getireceğime eminim ama uzun sürede sağlıklı bir İngilizce edinememek korkutuyor beni.
    Dediğiniz gibi IT alanı iyi ki terimlerin ortak kullanıldığı global bir alan. Oradan biraz şanslı olsam da bazı iş ilanlarındaki "good communication skills" kısmı tedirgin etmiyor değil :)
    Tekrar teşekkür ederim.

    Rica ederim... Size tavsiyem Türkçe'yi en az ilk 6 ay hayatınızdan çıkarın. Aileniz ve yakın arkadaşlarınızla olan ilişkinizi ihmal etmeyin tabi ama kimseyle mecbur kalmadıkça Türkçe konuşmayın. Türkçe radyo, tv, internet, gazete, youtube, bunlara zorunlu haller dışında paydos (yesilkartforum hariç :)! İngilizce konuşabileceğiniz yeni arkadaşlar edinmekte acele edin. Hemen bir Community College veya kilise veya nerede olursa, başka bir İngilizce kursuna part-time da olsa başlayın.



  • Are you cola. Are you disco. Sonuç 11/25



  • Sonuç 21\25. Ama sonuçta bu bir sınav. Önemli olan günlük hayatta karşımızdakini anlayıp ve kendimizi ifade edebilmektir. Gün içerisinde karşılaşacağımız sıradan insanların hiçbiri kusursuz bir grammer kullanmayacaktır. Bu dünyanın her yerinde ve her dilde böyledir. Önemli olan sosyalleşmektir. Elbette temel ve kelime hazinemizin geniş olması gerek. Ama anlamak ve anlanılana cevap vermek için sosyelleşmek gerek. Günlük hayattımızda hiçbirimiz sempozyum da konuşmacı üslubu ile konuşmuyoruz. Bence bir temeli oluşturmak ve sosyelleşmek. Ve zamana bırakmak.



  • @saulgoodman Notlarımı aldım, aynen uygulayacağım :)



  • @caglaror 25 soruda İngilizce seviyenizi ölçün içinde söyledi:

    Dediğiniz gibi IT alanı iyi ki terimlerin ortak kullanıldığı global bir alan. Oradan biraz şanslı olsam da bazı iş ilanlarındaki "good communication skills" kısmı tedirgin etmiyor değil :)
    Tekrar teşekkür ederim.

    Amerika'da IT sektorunde calismak icin ne seviye ingilizce'ye gerek vardir?
    Simdi bunu yanitlamak icin ilkonce IT sektorunde nasil calisildigina bir bakmak lazim. Anlasilmasi icin basitinden bir developer rolune ustunkoru bakalim. Mesela bir applicaton development process nasil yurur? Develop yapilacak application icin ilkonce business (projenin sponsoru) tarafindan bir BRD (Business Requirement Document) hazirlanir. Bu detayli dokuman develop yapilacak application'in kapsami (scope), amaci, ozelliklerini, beklentilerini teknik jargon kullanmadan yazilir. Sonra bu dokuman uzerine Business Analyst'lerin, Data Modeler'in, Developer'larin, upstream, downstream systemlerinin temsilcileri ve diger Stakeholder'larin katildigi toplantilar yapilir. Bu toplantilarda design uzerine bazen cok sert tartismalar da yasanir. Konsensus saglandiginda BA (Business Analyst) BRD dokumanini alir ve toplantilarda uzerinde anlasilan noktalar isiginda tamamen teknik jargonlu bir FSD (Functional Spec) hazirlar. Bu dokuman development icindir. Developer bu dokumani alir ilkonce Low Level Design document (buna bazen Detailed Design Document'da denir) hazirlar. Bu dokuman design ve development hakkinda her turlu detay bilgiyi icerir ve diger dokumanlar gibi application Production'a verilmeden bu belgenin butun stakeholder'larca onaylanmasi mecburidir. Eger bu dokumanda anlasilmayan veya design konusunda hemfikir olunmayan bir nokta olursa developer bu dokumanda ki herbir cumlesini stakehoder'lar onunde savunur, tartisir ve sonunda ikna eder veya degisiklik yapar. Development bittiginde application testing ekibine verilir. Developer bu sefer test ekibinin bitmek bilmeyen sorularini yanitlar, gelen defect'leri fix yapar vs. Bu arada gunde ortalama 50-100 arasi email/chat mesaji alir ve gonderir. Proje manager'iyle, BA ile, Data modeler ile, Business ile surekli iletisim halindedir.
    Simdi calakalem kisaca yazdigim bu development surecinde anlatmaya calistigim 90'larda ki gibi ofisin bir kosesinde yalniz basina kod yazan developer tipi artik yok. Simdi daha cok "business facing" veya "client facing" dedikleri turden direk business musterileriyle muhatap olan, onlarin isteklerini/ihtiyaclarini ogrenen ve ona gore bir application gelistiren developer tipi makbul. Yine mesela artik eski klasik "waterfall methodology" neredeyse tamamen kalktmistir, cogunlukla "agile development methodology" uygulandigindan en azindan her sabah proje manager'i dahil butun ekiple birlikte stand-up (scrum) toplantilarinda (what have you done yesterday? what are you going to do today? Any issues or blockers?) sorularina detayli yanit vermeniz lazim. Developer icin boyle. Solutions Architect gibi kapsami ve sorumlulugu daha yuksek roller icin ise iletisim yogunlugu cok daha artmakta. Dolayisiyla, Amerika'da az bir ingilizceyle IT sektorunde haydi haydi calisilir iddiasinda ki arkadaslara sapka cikariyorum.



  • @hadi Bu detaylı ve yararlı katkı için çok teşekkürler. Bu yazınıza yazılımla ilgili başlıkta da atıf yapmak lazım.

    Kendi adıma açıklık getirmem gerekirse, benim "az bir ingilizceyle IT sektorunde haydi haydi calisilir" gibi bir iddiam olmadı. Sn. @caglaror 'un İngilizcesi az bir seviyede değil. Ben de ona, bu seviyenizle IT sektöründe ciddi bir sorun yaşayacağınızı sanmıyorum demiştim, bunu da SF'deki bir yazılım mühendisi arkadaşımdan bu konuda aldığım duyuma dayanarak ve IT sektöründeki global lisandan hareketle söyledim, ama elbette yanılıyor da olabilirim. Sizin çok daha bilgili olduğunuz açık.

    Bir de şu açıdan bakabilir miyiz; her IT işi sizin söz ettiğiniz nitelik ve çapta olmayabilir mi? Örneğin küçük ve IT ile ilgili olmayan bir şirkette, daha basit bir IT işini ele alalım. Mesela Youtube'da "ver elini amerika" kanalının sahibi böyle bir durumda. Bir LED fabrikasında IT ile ilgili işler yapıyor ve İngilizcesinin en azından başlangıçta iyi olmadığını da birkaç kere dile getirmişti. Bu işiyle ailesini geçindiriyor, durumları da gayet iyi görünüyor. :)



  • @hadi tecrübelerimi tüm detayıyla paylaşacağım. Böylece "IT alanında web developer olarak hangi seviye İngilizce gerekebilir" sorusuna bir yanıt oluşturabiliriz. Sanırım skaladaki tüm sonuç durumlarında (fail -> success) buraya aktarabilir durumda olacağım :)
    IT alanında çok fazla profesyonel tecrübem olmadı maalesef. Ama çalıştığım kurumda 30'dan fazla bilgisayar/yazılım mühendisi ile bir süre aynı havayı soludum, USA'nın yazılım proje kültürünün bizden üstün olabileceğini tahmin ediyorum. Ama trilyonluk Sağlık Bakanlığı Projelerinde hiç de iyi ele alınamayan uygulama geliştirme akışlarını birinci elden gözlemledim. İsim vermeyi gereksiz buluyorum ama kamu spotlarında dönüp duran projelerin gerisinde bolca Turkish/standart altı durumlar var diyebilirim. USA'da bu konuda kendimi geliştirirken İngilizce'mden önce teknik bilgi ve becerimin beni yolda bırakmayacağını umuyorum.



  • @saulgoodman Evet çok aynı kavramı farklı çaplardaki işler için kullanıyoruz. Dar anlamda "web developer" dersem kendi adıma daha doğru olabilir. Yine de IT ekosistemi çok geniş ve gerçekten sıfıra yakın İngilizce ile de iş bulunup çalışabilineceğini tahmin ediyorum. Ama Sayın @hadi 'nin bahsettiği kurumsal yapılarda çok daha fazla iletişim becerisi ve İngilizce gerekiyor olmalı. Buradan bizim Ankara GC grubundan SF'e giden IT profesyoneli arkadaşlarımdan maalesef hiç birisi foruma girmiyor :(
    Kulaktan kulağa olmaması için onlardan edindiğim bilgileri de aktarmak istemiyorum. Keşke ilk ağızdan yazsalar.



  • Degerli @saulgoodman yurtdisinda kurumsal buyuk firmalarda isler maalesef boyle yuruyor. Ben son 20 senede cok sayida buyuk firmalarda kontratli olarak calistim ve edindigim tecrube hep yukarida anlattigim gibiydi. Kucuk isletmelerin nasil calistiklari hakkinda bilgim yok. Belki disariya goturu is veriyorlardir bilemiyorum. Fakat boyle islerin kazancininda kucuk olacagini dusunuyorum. Bu tur isler kisinin kendini gelistirmesine de pek imkan tanimaz.

    Degerli @caglaror sizin Saglik bakanliginda gordugunuz olay butun Dunya'da sikca rastlanan bir durum. It sektorunde bazen 2-3 sene devam eden ve milyonlarca dolar harcanan projeler aniden iptal edilir, cope atilir. Ben 3-4 kez bu olaya sahit oldum. En sonuncusu 3 sene once Ford firmasinin bir projesinde calisirken ki 3 senedir devam eden buyuk bir projeydi, ben projenin son 8 ayinda dahil olmustum IBM kanaliyla. Bir sabah ofise gittigimizde buyuk odaya topladilar butun ekibi ve projenin iptal edildigini soylediler. Nedeni ise projenin bir turlu bitirilemiyor olmasi cunku baslangicta yapilan hatalar sonucu ortaya cikan application/yazilim business/user istekleriyle/ihtiyaclariyla ortusmuyordu. Fix yapilacak gibi de degildi, yazilimin bastan asagi yeniden design ve develop edilmesi gerekiyordu. Yazilim'larda ayni binalar gibidir. Eger binanin temeli dogru atilmamissa onun uzerine dogru bir yapi insa edemezsiniz. Burada ki temelden kasit kullanici ihtiyaclarinin (user/business requirements) dogru ve tam bir sekilde toplanmasi ve yazilimin dogru bir sekilde design edilmesi. Development sonra gelir. Kisi az ingilizceyle ne o kullanici ihtiyaclarini dogru duzgun toplayabilir ne de dogru design yapabilir. Ondan sonra yapacagi development'da yanlis olur, milyonlarca dolar da cope gider. Hicbir firma bu riski almaz.

    Sizlere yeni mesleki hayatinizda basarilar dilerim. Sizlerin ve sn @arnblt'in Amerika tecrubelerini merakla bekliyor olacagim. Saglicakla.



  • Grammer seviyesini ölçen kısa bir test. Fikir vermesi açısından bile çözmek gereksiz. Geçen sene girdiğim IELTS AC skorum 7.0 yani C1 seviyesi oluyor. İngilizce bilgimi sürekli arttırıyorum... Bu testte 18 doğrum çıktı yani siteye göre B1 seviyesi. Writing'im özellikle grammerim zayıf ondandır.

    İngilizce seviyesini ölçen, tüm düynada geçerli TOEFL IBT ve IELTS AC var. (YÖK'e göre IELTS geçersiz dandik YDS geçerli... :D :D :D) Gerçekçi bir sonuç için onlara girilmesi daha mantıklı olur ama fiyatları kur sağolsun 4 haneli oldu. :S



  • Selamlar,
    Henüz daha ABD ye yerleşmedik. Kısmetse gelecek sene Temmuz da yerleşeceğiz.
    Ekim de 1 haftalığına gittik, İngilizce açısından bir problem yaşamadım. Antalya da 7 yıl kolejde eğitim gördüm. Erken yaşta İngilizce eğitimi almak üniversite de almaktan daha önemli. Ayrıca Antalya'da 9 sene yaz tatillerinde otel ve free shop dış hatlarda çalıştım. Özellikle free shop ta mesai arkadaşlarımdan başka neredeyse Türkçe konuşan müşteri yoktu. Çünkü o tarihlerde (92,93,94) yurtdışı tatilleri o kadar ekonomik değildi. O dönemde pratiğim bir hayli gelişmişti.

    Gelelim IT ingilizcesine. IT ingilizcesi diye bir şey yok.=) Zamanında İngiltere Başbakanı da bu ingilizceyi lanetleyen bir deklarasyon yapmıştı.
    Tamamen ürünlerin baş harflerinin ingilizcesini kullanmak üzerine kurulmuş bir gürültü. BRM, ESB, BPM vs. Yok scrum, yok agile, waterfall, sprint, regression test vs....
    Hele hele proje yönetimi diye bir safsata var ki hiç sormayın. Yöneticilik vasfı ruhunda olmayanların, kitaptan okudukları ile öne çıkmaya çalıştıkları komedi. Bir de kendini, Syber security specialist, IT Auditor, COBIT uzmanı olarak tanıtan işletme mezunu tipler var. Bizi denetlemeye geliyorlar. Kötü niyetli olsak, IT ile ilgili 2 soru sorsak eve ağlayarak gider.

    Neyse, IT de ekmek çok. Ama ben IT ciyim demek istiyorsanız, daha spesifik olarak yazılımcıyım demek istiyorsanız o iş çooook farklı.
    İki üç sene yazılım ile uğraşırsanız ve programlama mantığını iyi biliyorsanız ne dili bildiğiniz hiç önemli değildir. Örneğin c# biliyorsanız, 2 ayda aynı düzeyde Java ya çıkarsanız. Ama önemli olan programlama mantığını bilmeniz.
    Peki bu yeter mi. Yetmez. Proje geliştirmiş olmanız gerekir. C# ile programlama kitabı yazmış olsanız dahi,
    büyük bir projede çalışmamışsanız, analistin önünüze getirdiğini anlamıyorsanız, kullanıcının isteklerini kestiremiyorsanız, bir sorun çıktığında çözemiyorsanız yazılımcı olamazsınız.
    Yine iyi bir yazılımcı olmak istiyorsanız mutlaka ve mutlaka bir veri tabanı programlama dilini tuning leri dahil (Örn:Oracle PL/SQL) çok iyi bilmeniz gerekir. Bana endpointler gelsin ben sadece web servisle önyüzünü yaparım derseniz vasat seviyede kalırsınız.
    Bir raporlama ön yüzünü (Crystal Repors, Oracle Reports gibi) bilmeniz gerekir.
    Web servislerde şifreleme ve güvenlik taraflarını bilmeniz gerekir.

    Kendi planlarıma gelince gelecek sene gidince ilk 6 ay IT alanında iş aramayı düşünüyorum. Baktım olmuyor, uber:)
    Hepinize saygılar,



  • Bir IT çalışanı olarak beni ofis dışındaki ingilizce beni geriyor. özellikle devlet daireleri, alım satım işleri veya oranın kültürünü içeren ve yabancı olduğumuz muhabbetler vs..

    Bence A2-B1 seviyesinde olmak bile yeterli olacaktır dil bilgisi açısından. Öncemli olan vocabulary diye düşünüyorum. IT alanında konuşurken her türlü karmaşık durumu anlatabiliyor ve anlayabiliyorken kelime haznemin dar olduğu bir alanda apışıp kalıyorum doğal olarak.

    o yüzden ben eksiğimi belirledim ve kelime çalışıyorum. tabi sadce Adj. Verb. Noun ezberlemekle olmuyor. bazen çözmeye çalıştığın cümlede yer alan bir phrasal verb anlamı tamamen değiştiriyor. phrasal verbs ve idiom haznesini de geliştirmek lazım düşüncesindeyim.



  • Konu dallandı biraz ama birden aklıma geldi, yine İngilizce ile ilgili olarak soruyorum, -hani tesadüf bu ya- Adana Ayas Koleji'nde okuyan oldu mu hiç aramızda?
    Ek: Yeniden aynı isimde bir kolej açılmış. Benim kastettiğim 80-90 arasındaki Adana Koleji, kapanmıştı sonradan.


Cevaplamak için giriş yapın
 

54
Çevrimiçi

2730
Kullanıcı

1058
Başlık

38164
İleti

Yeşilkart Forum ile bağlantınız koptu, yeniden bağlanmak için lütfen bekleyiniz.